Anasayfa / Yazar Arşivi: Editör (sayfa 20)

Yazar Arşivi: Editör

Kavgacı Yaratılış Ve Ruh Coşkunluğu

KAVGACI YARATILIŞ VE RUH COŞKUNLUĞU Ruh coşkunluğu, hayatı boyunca sürdü. Kavgacı yaratılışı da hayatı boyunca kendini gösterdi Kavgacı yüreği karşısında kimse bulunmadığında kendisini didiklerdi. İlk karşılaşan, onun bu hallerine şaşırır, kızar, üzülür; sonradan alışırdı. Şiirde, yazıda, hitabette otorite kurmuştu ve bu otoriteyi özel hayatında da devam ettirmek isterdi. İlk karşılaşmamızda, “Bre hey!…” diye bir nara basarak üzerime yürüdü. Güneş Matbaacılık ... Devamını Oku »

Karpuz

KARPUZ “Karpuz… Hayatımın en büyük hediyesi… Ramazandı. Oruçluydum. Tanıdığım bir tüccar iftar yemeğimi hergün evinden, hususî otomobiliyle gönderirdi. Ben de hapishane kapısının yanındaki ilk telörgüde yemeğimi beklerdim. Herkesin deliğine çekildiği o saatlerde bana izin verirlerdi. Yine böyle beklerken, bir gün ihtiyar bir adam telörgüye sokuldu. Üstü başı dökülen, amele kılıklı bir İhtiyar… Beni asla tanımadan “oğlum, içeride bir Necip Fazıl ... Devamını Oku »

Kadın-Erkek Eşitliğine Dair

KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİNE DAİR Aydınlar Kulübü sohbet günlerinden birini Üstadımız doldurmuştu. Konferanstan sonra Laleli civarındaki bir eve gittik. Galiba kulüp başkanı ve o zamanlar tıp doçenti olan Süleyman Yalçın Beyin eviydi. Sonradan amerika’ya gidip, zannederim karaciğer üzerinde çalışmış ve bu dalda profesör olmuştu bu abimiz. Kadınlı erkekli sekiz on kişi vardık bu evde. Bir ara rahmetli Prof. Ayhan Songar’ın eşi Reyhan ... Devamını Oku »

Kadın Ve Gözyaşı

KADIN VE GÖZYAŞI Bir defasında, yine mevkuftur ve dayanılmaz ıstıraplar içindedir. Hâkimler heyetinden, tahliyesini istemektedir. Ve bunu temin için, içinde bulunduğu dayanılmaz haksızlığı ve acıyı o kadar belâgatle belirtir ki heyetin biri kadın olan azasının gözlerinden yaş süzülmeye başlar. Bunu farkeden Necip Fazıl Üstad durur ve herkesin aynı manzarayı görmesini temin ettikten sonra – İşte, der, Şeriatın bir sırrı daha ... Devamını Oku »

Jandarmalar Ve Üstad

JANDARMALAR VE ÜSTAD ”Gece yarısına doğru Adana… Jandarmalarım o kadar büyük bir nezaket gösterdiler ki, gar lokantasında yalnız başıma yemek yemem ve serbest bir yolcu gibi hareket etmem için adeta bana yalvardılar. Bu çocuklar anlamışlardı ki, muhafızlarım kaçsa benim onları kovalamam icabedecek kadar nazik ve emin şartlar içinde bir insandım ben…” (Cinnet Mustatili’nden) Devamını Oku »

Hocalarım

HOCALARIM Din Dersleri Hocamız, İslâmiyetin bütün insanlığı nasıl kuşatacağına dair bir tahassüs ve tahayyül yazımı o kadar sevdi ki; onu sınıfta okuttu, yüzüme dikkatle baktı ve istikbâlde benden çok şeyler beklediğini söyledi. Bu, Aksekili Ahmed Hamdi Efendiydi. Demokrat Parti devrinde Diyanet İşleri Reisliğinde bulunan ve makamiyle vicdanı arasındaki muhasebe neticesinde kalbi çatlayıp ölen Ahmet Hamdi Aksekili… Diyanet İşleri Reisliğinde oldukça ... Devamını Oku »

Hilmi Oflaz’ın Üstad’ın Kitaplarını Dağıtma Aşkı

HİLMİ OFLAZ’IN üSTAD’IN KİTAPLARINI DAĞITMA AŞKI Necip Fazıl’ı değişik illerden konferansa davet ediyorlardı. Hilmi Oflaz, her konferansına yetişiyor, çeşitli kereler dinlediği sözleri, kesinlikle kimse onun kadar can kulağıyla dinlemiyordu. Birgün Hilmi Oflaz, yayınevine geldi. Niyazi’ye: – Bir teklifim var, dedi. Maddî ve manevî kazanç getiren bir teklif. Ben nasıl olsa Üstad’ın konferanslarına gidiyorum. Kitaplarınızdan iki yüzer tane verin, konferans salonunun ... Devamını Oku »

Heybet

HEYBET O sırada beni, bir de Yassıada’ya götürdüler!.. Toptaşı’ndan alıp, şahit olarak Yassıada’ya… Yanımda iki tertemiz Anadolu çocuğu, jandarma neferi… Ellerinde olsa «yorulma!» deyip, sırtlarında götürecekler… Saçlarım kesik… Dolandırıcıların, yankesicilerin yanında yatıyoruz hapishanede… Eski Roma’da parayla tutulmuş ağlayıcılar vardı cenaze alaylarında… Yassıada’da da aynı şey… O tarzda tediyeli bir yuhacı ve alkışçı gurup… Onların tabiriyle «Baş Gerici geliyor!..» İster misin ... Devamını Oku »

Her Şeyden Önce Üstad

HER ŞEYDEN ÖNCE ÜSTAD Üstad, muhataplarına iltifattan hazzederdi. Fikir öfkesi içinde bulunmadığı zamanlar, ya da karşısındakilerin bir idrak ve hassasiyet ifadesi taşıdıklarını görünce, fevkâlâde ince iltifatlar yağdırırdı. Ankara’ya gelişlerinden biri Rasim Özdenören’in evlendiği güne rastlamıştı. Rasim ise, bu özel durumunu bir mazeret saymayarak, o geceki Üstad’ın sohbetini kaçırmamak için, bizimle birlikte oldu. Sohbet geç saatlere kadar devam etmişti. Bir arkadaşımız, ... Devamını Oku »

Hepimizi Keser!

HEPİMİZİ KESER! 1949: Üç çocuğum, zevcem ve kaynanamla beraber oturduğum tek otel odasında idrak edilen yeni sene… Mahkemenin beraat kararında ısrarı üzerine, Büyük Doğu, dördüncü defa, gazete şeklinde çıkmaya başlar. Bu arada kulağıma gelen, Recep Peker ile İncedayı arasında eski bir konuşma: “-Ordu, donanma, polis, jandarma, para, hükümet bizde… Bu adamsa tek ve aciz bir ferd… Böyleyken kendisini bertaraf edemiyoruz. ... Devamını Oku »

image_pdfimage_print
Free WordPress Themes - Download High-quality Templates