Anasayfa / Etiket Arşivi: arvasi (sayfa 3)

Etiket Arşivi: arvasi

Nefs Ve Muhalefet-i Nefs / Tasavvuf Bahçeleri Kitabından

NEFS Lûgatta, beden ve ruh; ve birşeyin varlığı, aynı, mânâlarına gelir. Tasavvuf ıstılahında(teriminde) ise, nefsten, kulun çirkin vasıfları ve kötü ahlâkı kastedilir. Bu vasıfların bir kısmı, Şeriat emirlerine karşı gelmek, onlara aykırı davranmak gibi, kulun kendi kazancıyla olan şeylerdir. Bu kısmı da kulun, kötü ahlâkı, çirkin huylarıdır ki, bunlar, kınanmış vasıflar olarak bulunur. Bu kısım, sıkı bir gayret ve mücahede, ... Devamını Oku »

Şehadet / Efendi Hazretlerinin Rabıta-ı Şerife Kitabından

Üstadın, Esseyyid Abdulhakim Arvasi hazretlerinin kaleme aldığı Rabita-i Şerife kitabının, yeni iman gençliğinin anlaması için sadeleştirdiği kitaptan alıntıdır. Kitabın Parçalar adlı bölümünde ki bazı yazılardan başlıklardan iktibas edilmiştir. (Parçalar, Efendi Hazretlerinin ders, takrir ve mektuplarından.) —- ŞEHADET Dini işlerde bid’atlerin türemesi öyle bir fitnedir ki, zararı bütün mahlukları sarar. Bunlardan biri de cihad ve gazada gevşeklik ve tembelliktir. Burada bir ... Devamını Oku »

Cennet – Cehennem Ehli / Efendi Hazretleri’nin Rabıta-ı Şerife Kitabından

Üstadın, Esseyyid Abdulhakim Arvasi hazretlerinin kaleme aldığı Rabita-i Şerife kitabının, yeni iman gençliğinin anlaması için sadeleştirdiği kitaptan alıntıdır. Kitabın Parçalar adlı bölümünde ki bazı yazılardan başlıktan iktibas edilmiştir. (Parçalar, Efendi Hazretlerinin ders, takrir ve mektuplarından.) CENNET – CEHENNEM EHLİ Cennet ve cehennem ehli kimlerdir? Cennet ehli şunlardır ki, kalbinin en iç noktasında, Allah razı olduğu şeyleri sevmek keyfiyeti vardır. Hatta ... Devamını Oku »

Efendi Hazretlerinden Bir Üniversiteliye Cevap

BİR ÜNİVERSİTELİYE CEVAP Abdülhakîm efendinin, İstanbulda, Sultân Selîm Câmi-i şerîfi bahçesindeki, (Medrese-tül-mütehassısîn)de tesavvuf müderrisi [Yani, ilâhiyyât fakültesinde, tesavvuf kürsüsü, ordinaryüs profesörü] iken, bir üniversitelinin süâline karşı, yazmış olduğu mektûbu, kelimelerini sadeleştirerek, aşağıya yazıyoruz: Bütün kuvvetinizle, Allahü teâlânın kudreti sahasından dışarı çıkabilirseniz, çıkınız! Fakat, çıkamazsınız. Bu sahanın dışı, adem diyârıdır. O adem [yani yokluk] diyârı da, Onun kudreti içindedir. Bir sırası ... Devamını Oku »

Hûş Der Dem / Nakşî Istılahlarından – Efendi Hazretleri’nin Tasavvuf Bahçeleri Kitabından

HÛŞ DER DEM Sâlikin, her nefesini şuur halinde ve uyanık olarak alması… İnsanın nefesleri “he” sesi ile girip çıkıyor… Bu “he”, “hüviyet”in, “he”sine işarettir. Demek ki, insan, her nefeste zikredicidir; ancak bunun mânâsı ve şuurundan gafil olduğu için bu zikirden sayılmaz ve zikrin faydasını temin etmez. Böylesi zikir, uykudaki konuşmaya benzer. Uyuyanın, uykusunda konuştukları, nasıl, mânâsını düşünmekten uzak olduğu için, ... Devamını Oku »

Tasavvuf Nedir? – Manası Ve Başlangıcı / Efendi Hazretleri’nin Tasavvuf Bahçeleri Kitabından

Aşağıdaki metin, Esseyid Abdülhakim Arvasi Hazretleri tarafından kaleme alınan ve üstad tarafından sadeleştirilen, Tasavvuf Bahçeleri isimli eserin giriş kısmıdır ve tasavvufun kelime manası, terim anlamı ve doğuşu hakkında aydınlatıcı malumat ihtiva etmektedir. BAŞLANGIÇ Zahir ilimlerinin, mevzu genişliği itibariyle tasavvuf ilmine nisbeti, bir damlanın bir deryaya kıyası gibi olduğu, bazı tasavvuf büyüklerinin açıkladıkları hususlardandır. Zira, tasavvufun mevzuu, yerinde de bahs ve ... Devamını Oku »

Gerçek Alim-SEYYİD ABDÜLHAKİM ARVASİ HAZRETLERİ

SEYYİD ABDÜLHAKİM ARVASİ HAZRETLERİ GERÇEK ALİM… Osmanlı’nın bize bıraktığı en büyük manevi ve kudsi miraslardan… Zahir ve batın ilimlerinde kamil ve dört mezhebin fıkıh bilgilerinde mahir büyük bir alimi ve ruh bilgilerinin mütehassısıdır. 1865’de (H.1281) Van vilayetinin Başkale şehrinde doğdu. 1943’de (H.1362) Ankara’da vefat etti. Kabirleri Ankara yakınındaki Bağlum’dadır. Babası Seyyid Mustafa Efendi ve bütün dedeleri, zamanlarının alim ve fadılları ... Devamını Oku »

Üstad Ve Efendi Hazretleri

Büyük bir buhran geçirdiği ve Abdülhakim Arvasi Hazretleri ile tanıştığı yıl olan 1934’ün adeta Necip Fazıl’ın hayatının birden bire bütünüyle değiştiği bir milat olarak kabul edilir. Kanaatimce bu değişimden (1934) sonrasına vurgu yapılması, Necip Fazıl hakkında pek çok önemli gerçeğin gölgede kalmasına sebep olmuştur. Ne yazık ki Necip Fazıl hakkında yazılanların ekserisi bu eksendedir. Romain Rolland, Tolstoy’un hayatını anlattığı eserinin ... Devamını Oku »

Manzur-u Nazar_ı Piran_ı Kiram…”gözlemler”

Talebelerinden Hafız Hüseyin Efendi anlatır: Tahsilimi İstanbul’da yaptım. Arabi ve Farisi’yi iyi bilirdim. Her toplulukta söz sahibiydim. Bir gün beni Abdülhakim Arvasi hazretlerine götürdüler. Maksadım orada da söz sahibi olmaktı. Kendisine çok yakın bir sandalyeye oturdum. Sohbete başladı. Hemen sonra sandalyede oturmaktan haya edip, yere indim. Sohbette, hiç bilmediğim, duymadığım şeyleri anlatıyordu. Yakınında yere oturmaktan da haya edip biraz geri ... Devamını Oku »

image_pdfimage_print
Free WordPress Themes - Download High-quality Templates