Anasayfa / Etiket Arşivi: İslam (sayfa 18)

Etiket Arşivi: İslam

image_pdfimage_print

Hengame

HENGAME TARİHİNİ koyduğumuz hengâme Genç Şair’in hayatında çok renkli ve hareketli… “Millî Oto” diye fransız otomobilleri satan bir şirkete “ticarî servis” şefi olmuş, Cumhuriyet gazetesinin Peyami Safa idaresindeki edebiyat sahifesinde yazılar yazmaya başlamış, Peyami’nin “Yeni Türk şiirinin Şairi” ve “Birsamlı (gözüne hayalet görünen) Şair” adlı makalelerine mevzu teşkil etmiş, daha nice kalemde tecelli etmeye yüz tutmuş ve parmakla gösterilir hale ... Devamını Oku »

Hediyeleşmek

HEDİYELEŞMEK Üstad hediyeleşmeyi de çok severdi. Bize her gelişinde çocuğuma bir hediye getirirdi. Hediyeyi unuttuğu zamanlarda da para verirdi çocuğa. Verdiği hediyeyi küçümser, kendisine edilen armağanları ise büyük görürdü. Bir gün bana bir elbiselik kumaş getirmiş: -Sana mütevazi bir kostümlük getirdim, lütfen kabul buyurula! diyerek vermişti. (Akif İnan – Mavera Dergisi, Üstad Özel Sayısı) Devamını Oku »

Havyar Mı, Hıyar Mı ?

HAVYAR MI, HIYAR MI? Tedbiri hiç elden bırakmayan Said ( Çekmegil ) ağabey, adeta kilimin dört ucunu suya atmıştı. Onların bir dediklerini iki etmiyordu. Her gün, her öğün, tepsi tepsi yemekler gönderiyordu. Bütün Müslümanlara düşen görevi o tek başına yerine getiriyordu. Hem de öyle bir zamanda… Arasıra bizim de yukarıya yemek gönderdiğimiz oluyordu. İyi bir şeyler geldi mi, yemeğe kıyamıyorduk. ... Devamını Oku »

Ham Yobazlığa Bir Misal

HAM YOBAZLIĞA BİR MİSAL Bir ordu muhasebecisi vardır ki, kaba softa ve ham yobaz tipinin su katılmamış örneği olduğu için, mücerret mânası bakımından ele alınmaya değer. Beş vakit namazında ve geceleri teheccüdünde olduğu için Sabık Şair’in alâkasını çeken ve onun ayrılmaz dostu olan bu tip, hakikatte ibadetinin hiçbir sır ve hikmet noktasına varamamış, ince idrakine yükselememiş ve adetâ, ibadet içinde ... Devamını Oku »

Halid Bey

HALİD BEY Halid Bey her işi rahmet tarafından alır, bütün mazlumların Hesap Gününde kendi kanlarını dökenlere şefaatçi olacaklarını söyler, her şeyi affeder, şahsî hiç bir kıyas cesareti göstermeksizin yalnız büyüklerin ölçüsüne teslim olur ve günah bahsinde derdi ki: – Günahtan korkmanın da derecesi vardır. Fazlası da günahtır. Biz iki kanat ortasındaki ahenk ve muvazeneye memuruz. Allah’ın Resulü, sahabîlerin büyük bir ... Devamını Oku »

Hâkim İçin Okunan Müdafaa

HÂKİM İÇİN OKUNAN MÜDAFAA Bir mahkemesi için Üstad Ankara’daydı. Yıl sanırım 1964 olacak. Üstad muhteşem bir savunma metni hazırlamış. — Mahkemeden önce biz dinleyelim. Dedik. Bize : — Hayır, dedi, mahkemede dinleyin. Bayılacaksınız. Mecburen : — Olur, dedik. Bu ‘olur’ deyiş, hepimizin Üstad’la birlikte, dinleyici olarak mahkemeye gitmemiz anlamınaydı tabii. Ve gittik de. Hem de oldukça kalabalık bir gurup halinde. ... Devamını Oku »

Gürbüz Azak’tan Üstad Hâtıraları

GÜRBÜZ AZAK’TAN ÜSTAD HÂTIRALARI İkinciliğe tahammül ettiğini hiç hatırlamıyorum. Birlikte çalıştığı kişilerin daima “Yıldız adam” bilinmesini isterdi. Kendine olan güveni ise tükeneceğe benzemezdi. Kimbilir kaç defa tâdil edilip kaç kere yeniden yayımlanmış Büyük Doğu’yu (bazen gazete, bazen dergi) çıkarmaya karar vermişti. Babıâli’de Sabah gazetesindeki odasında haftalarca uğraşmış, Büyük Doğu dergisinin başlığı ile sayfa düzenlerini beraber hazırlamıştık. Bana arada bir, “Gürbüz ... Devamını Oku »

Günümüzün Namık Kemal’i

GÜNÜMÜZÜN NAMIK KEMAL’İ Kırıkkale’de konferansını vermiş, kendisini davet eden Derneğin binasında sohbette bulunmaktadırlar. İçeride o kalabalıkta nasıl girebilmişse girmiş, bir kadın da var. Şöyle orta öğrenim görmüş gibi hissettiren, başı yarım yamalak yaşmaklı, orta yaşlı bir kadın. Bir fırsat bulup söze giriyor ve şöyle diyor Üstad’a: – Siz günümüzün Namık Kemal’isiniz. Üstad acı acı, homurtuyla gülüyor. Cevaplıyor: -O adamı gözünüzde ... Devamını Oku »

Gençliği Bozmak

GENÇLİĞİ BOZMAK Ve 1960… O sırada Ankara’da hâlim ve çırpınışlarım… Tevfik İleri’yle başbaşayız. Aralarında imanını yakından gördüğüm, tek adam desem, hatâ etmem… O da benimle ağlıyor… Fakat hamlesi yok, atılganlığı yok… Böyle bir adam… Yanmak için… Bir gün gittim odasına… — Kapat kapını! dedim. — Bakan da gelse kabul etme!.. Telefonları da bağlatma!.. Seninle konuşacağım!.. — Derhâl!.. dedi. Ona Büyük ... Devamını Oku »

Gardiyanlar Ve Saat

GARDİYANLAR VE SAAT Malatya zindanının gardiyanları, kelimenin gizli manasiyle gardiyan, yani zaptedici değil de muhafaza edici, koruyucu… birbirinden güzel, ruhi manada güzel, birbirinden merhametli, birbirinden idrakli ve neticede her biri tam Müslüman beş altı fert… Aralarında, bilhassa daima “ Allah gafur ve rahimdir” diye söze başlayan, topuğundan saçlarına kadar İslam şefkat ve merhametinin doldurduğu Aldülvahap efendiyi daima hatırlamalıyım. Bir de”Nekre”si ... Devamını Oku »

Free WordPress Themes - Download High-quality Templates