Anasayfa / Etiket Arşivi: İslam (sayfa 21)

Etiket Arşivi: İslam

image_pdfimage_print

Büyük Doğu’ların Çıkarılışı Ve Üstad

BÜYÜK DOĞU’LARIN ÇIKARILIŞI VE ÜSTAD 1965 Büyük Doğu’ların çıkarılmasında, Üstad Necip Fazıl Kısakürek’e yardımcı oluyordum. İdarehanede, matbaada… Gedikpaşa’daki idarehanenin zemininin beyaz muşamba ile kaplatmıştık. Üstad muşambanın temiz olmasını istiyordu. Ben de elimden geldiği kadar temizliğe dikkat ediyordum. Dışarıdan gelenlerin, mutlaka kapıdaki paspasa ayağını silmesini, bundan sonra idarehaneye girmesini istiyordu, Üstad… Birçok kimse ayağını paspasa temizlemeden idarehaneye giriyordu. Üstad bu kimseleri ... Devamını Oku »

Bulunan Para

BULUNAN PARA Necip Fazıl, eğlenmeye giderken Fikret Adil ve arkadaşlarıyla karşılaşır. Kendilerinde para olup olmadığını sorar. Arkadaşlarında da, kendisinde de para yoktur. “Durun” der. “Şimdi on lira bulacağım!” Gider, on dakika sonra gelir. “İşte” der, sevinçle parayı göstererek. “Hayat dergisine bir şiir sattım” Şair bir süre önce Cumhuriyet gazetesinin edebiyat sayfasına verdiği şiiri, yeniden satmıştır. O zaman için çok değerli ... Devamını Oku »

Bugünlerde Çok Dalgınım…

BUGÜNLERDE ÇOK DALGINIM… Hocam üniversitedeyken arkadaşlarıyla üstada ziyarete giderler (hocamın ilk ziyaretidir). Hocam bu kadar değerli bir zatın yardımcıları, hizmetçileri vardır diye düşünür, fakat evde üstad yalnızdır ve ikramı, hizmeti kendi yapmaktadır, Üstad bir ihtiyaç için içeri girer, O’nun girmesiyle tüm öğrenciler gülüşerek sehpa üzerinde duran şekerliğe saldırırlar, avuç avuç şekerlerle ceplerini doldururlar. Hocam, – Ne oluyor, ne yapıyorsunuz? demeye ... Devamını Oku »

Bozuk Para

BOZUK PARA Bir gün idarehanede birisine ödeme yapmak icap etmişti. Bozuk para gerekiyordu. Üstad bana parayı verdi ve acele bozdurmamı istedi. Olacak iş değildi ama parayı bozduramıyordum. Çaresiz döndüm ve galiba gereken parayı başka türlü temin ettim. Üstada bozduramadığım parayı verince kızdı. “Bir bankaya girip adımı söylesen hemen hallederlerdi” dedi. “Efendim” dedim, “böyle bir iş için isminizi kullanmayı uygun bulmadım.” ... Devamını Oku »

Borçlar – Alacaklılar

BORÇLAR – ALACAKLILAR Ben onun yokluk çektiği günleri de bilirim. Eski alacaklılarının listesini tutup seneler sonra eli açılınca teker teker ödeyip helâlleştiğini de.. Hattâ bunlardan biri rahmetli Ekrem Hakkı Ayverdi’dir ki: “Hayır Necip Bey, ben o yardımı davanız için yapmıştım bana borcunuz yok” demek asaletini göstermiştir.. Bir de unuttuğu alacağının ödenmesi karşısında hayranlığa düşen bir tanesinin, biraz sonra aradaki enflasyon ... Devamını Oku »

Boğazın Pazarola’sı & Kalem Kudreti

BOĞAZIN ‘PAZAR OLA’SI Boğazda yeni bir Pazar ola Hasan Bey türedi. Her gün gökyüzü ağarırken yola çıkıp gece yarısına kadar Vaniköyle Köprü arasında mekik dokuyan yeni bir Pazar ola Hasan Bey! Tıpkı Pazar ola Hasan Beyin, meşhur koca kafasını sallayıp sağa sola “pazar ola!” diye iltifat savurması gibi, Üsküdarla Vaniköy arasında ve adım başında aynı mânada bir ses çıkaran yeni ... Devamını Oku »

Bizim Necip

BİZİM NECİP Yine bir gün, çok yakın bir arkadaşımız, belki de Ali Biraderoğlu’ydu, bir kişiden kırgınlıkla, kızgınlıkla bahsediyordu. O adam, Üstad’ın gıyabında, Üstad’tan : —Bizim Necip, ya da Bizim Necip Fazıl. Diye bahsedesiymiş güya. Üstad o arkadaşın şikâyetini dinledikten sonra: —Bunda pek bir şey yok. Belki biraz laubaliliğe kaçan bir samimiyet iddiası görülebilir. Bir edep kırıklığı bulunabilir. O da şundan ... Devamını Oku »

Bir Van Gezisi

BİR VAN GEZİSİ — Üstadım, demiştim, 1976 nın sonbaharına doğru, (evleniyorum) nikah Van’da olacak, teşrif edebilir misiniz, şahidimiz olur musunuz? Kabul etti, lütfetti. İstanbul’dan, Ankara bağlantılı Van uçağıyla geldi. Aynı uçağa İstanbul’dan rahmetli babam da binmişti. Necip Fazıl’ın da geleceğini biliyordu. Uçak Ankara’ya gelmiş, yolcular kalkış saatına kadar bekleme salonuna alınmıştı. Salona girdiğimde babamla onu hemen hemen yan yana oturuyor ... Devamını Oku »

Bir Ramazan Hatırası

BİR RAMAZAN HATIRASI Çocuktum. 6-7 yaşlarında var yoktum. Bir Ramazan günüydü. Çemberlitaşta oturduğumuz büyük Konaktan sokağa çıktım. İleride, bir sehpaya oturttuğu tablasından çoluk çocuğa şeker meker satan birini gördüm. 10 para mı, 20 para mı, ne verdiğimi hatırlayamadığım bir horoz şekeri satın aldım. Şekeri eme eme Konağa dönmek üzereydim ki, üzerime hamal kılıklı bir adam çullandı. Yarı ciddi, yarı şakacı ... Devamını Oku »

Bir Numara

BİR NUMARA Haldun Taner Anlatıyor: 50’li yıllarda Ankara Palas’ın iki odasında komşu kalıyorduk. Devlet Tiyatrosu’ndaki bir oyunuma davet ettim. “Bir numaralı koltuğu ayırsınlar, gelirim” dedi. Müellif yerleri dördüncü sırada idi. “Siz onlara Necip Fazıl geliyor deyin, onlar bir numarayı ayırırlar” dedi. Dediği gibi de oldu. (Mustafa Miyasoğlu – Necip Fazıl Armağanı – Sh. 427) Devamını Oku »

Free WordPress Themes - Download High-quality Templates