Anasayfa / Etiket Arşivi: mütefekkir (sayfa 10)

Etiket Arşivi: mütefekkir

Mezhepler Ve Ecnebi

MEZHEPLER VE ECNEBİ Sınıfın sessizliği…… Bir aralık Güzel Sanatlar Akademisi’nde hocalığım oldu. Kültür dersi hocalığı. Girdim sınıfa. Sınıfım gayet enteresan, hepsi kibarzade Galatasaray mezunu malum tipler. Karşılıklı oturduk. Talebede usuldür, hocasını imtihan eder. Hoca da talebesini. İki taraf evvela bir göz düellosu yapar. Konferanslarda da aynı şeydir. Evet; sınıf konuşmamı bekliyor, sesime kadar merakta. Şöyle bir yoklama yaptım; döndüm dedim ... Devamını Oku »

Menderes ve Örtülü Ödenek

MENDERES VE ÖRTÜLÜ ÖDENEK Beni Yassıada’ya şahitliğe çağırdılar (…) Sual: -Örtülü ödenek vaziyetine ne dersiniz? -Evet aldım. Alırken de bir rejim ve hükumet meddahlığı vazifesini üzerime almadım. Ben, Tanzimattan beri sökün edici oluşların köksüz olduğunu, hiçbir zaman Doğu be Batı arası bir nefs muhasebesine yanaşılmadığını ve mahsup sırrına varılmadığını, her kıymetin ruh ve kökünde, yani İslamda bulunduğunu ve aklımızı Batıdan ... Devamını Oku »

Mehmet Soyak Üstad’ı Anlatıyor

MEHMET SOYAK ÜSTAD’I ANLATIYOR Necip Fazıl Kısakürek’i ilk olarak 1964’te Ankara’da “Sosyalizm ve Türkiye’ konferansında dinledim. Sonradan anladım ki, o konuşmayla, düşünce ve dünyaya bakışım tamamen değişti! Lütfettiler, görüşmeye başladım. Türk düşünce ve sanat dünyasının en çarpıcı dehasiyle görüşmek, konuşmak, yakınında bulunmak benim için en üstün bir lütuf olmuştur! Üstad, gündelik, sıradan konularda bile, sürekli yeni fikir, duygu ve tavır ... Devamını Oku »

Mehmet Kısakürek İle Röportaj

Kısakürek ölmeseydi hapse girecekmiş Üstad Necip Fazıl Kısakürek’in en büyük oğlu babasıyla ilgili bilinmeyenleri anlattı Annem babamın odasına girdi; ‘nedir bu haliniz’ dedi. Babam; ‘hapse girebilirim’ dedi. Annem; ‘Girin’. Babam; ‘Ama hapiste ölebilirim’ dedi, annem de; ‘ölün’ dedi. ‘Böyle bir kitap yüzünden hapse girmeniz bile sizin ebedi kurtuluşunuzdur’ diye cevap verdi. Boşluğu doldurulamayan Üstad Necip Fazıl Kısakürek’in en büyük oğlu, ... Devamını Oku »

Mehmed Hilmi Efendi

MEHMED HİLMİ EFENDİ (Ö. 1916) Büyük babamı görüyorum; aşağı kattaki yemek salonunda, büyük sofranın başında… Etrafında, haremi, kızları, gelini ve torunları… Solunda ve yanıbaşında ben varım… Hava soğuksa muhakkak onun kürküne bürülüyüm… Beş – altı yaşındayım… Büyük babam her ân bana bitişik yaşar. O sofraya gelen sıcak yemeklerden hiç hoşlanmaz. İşte cici annemi (büyük annem) ve hizmetçileri haşlıyor. Herkes başı ... Devamını Oku »

Mediha Hanım

MEDİHA HANIM Annem, uzaklardan, uzaklardan, Akdeniz kıyılarından İstanbul’a hicret etmiş bir ailenin kızı. Babamla evlendiği zaman 15 – 16 yaşlarında… Babam da 17 – 18… . . . . Yirmi küsur yaşında babamdan dul kaldıktan sonra topyekûn küsen, bütün ömrü uğultulu konaktan başlayarak bir besleme halinde ezilmekle geçen, nihayet hastalanan, kurtulan, çocuğunu (beni) dişlerinde taşıyarak büyüten, bu defada kendini erkek ... Devamını Oku »

Maveracıların Üstad’a Ayıbı

MÂVERÂCILAR VE BİR ÖLÇÜ Bu arada «Mâverâ» isimli, üzerinde erimeye ve bir takım vaadler hecelemeye değer bir mecmua ve etrafında bir çevre var ki, herbirini tam ayar Büyük Doğucu bildiğim ve kadromuzda gösterdiğim, (otomobil-kendinden hareketli) eser verme çağında, olgun yaşta gençler diye sıfatlandırılabilir bu zümreyi korkunç bir kaçaklık içinde görmekle, öteden beri biricik gıdamı teşkil eden inkisar ve ıstırapların en ... Devamını Oku »

Mareşâl Fevzi Çakmak

MAREŞÂL FEVZİ ÇAKMAK Bu devre Demokrat Partinin hem iktidara, hem de kendi azmanı ikinci muhalefet teşekkülü Millet Partisine karşı edebî tâbirine uygun mücadeleleriyle geçer. Demokrat Partide özledikleri muhalefet temel ve binasını bulamayanlar, büsbütün temelsiz ve çatısız bir muhalefet kurmuşlar ve Halk Partisine diş gıcırdatmak, Demokrat Partiye de yumruk sallamaktan öteye geçememişlerdir. Demokrat Partinin eksiğini sezip de bunları yerine getiremeyen ve ... Devamını Oku »

Malatya Hapishanesi’nde Ödenemeyecek Yardım!

MALATYA HAPİSHANESİ’NDE ÖDENEMEYECEK YARDIM! Necip Fazıl, ümmi Müslümanla ne konuşabilirdi, bazılarıyla hal dilinden başka. Bunun için Reis Bey piyesinde, Reis Bey’in tumturaklı ahlaki ve dini bir tiradını hayran hayran dinleyen “hırsız”a sorar “Anlıyor musun oğlum?” Hırsız hapishaneye düşmüş bu büyük adamın sualiyle kendine gelir ve cevap verir: Anlıyorum,baba,anlamadan anlıyorum… Evet bunları çok kere anlamadan anladılar en iyi anlayanlar… Üstelik korkarım ... Devamını Oku »

M. Sait Zarifoğlu’nun Üstad’ı Ziyareti

M. SAİT ZARİFOĞLU’NUN üSTAD’I ZİYARETİ Çok sevdiğim bir arkadaşım vardı. Sessiz, kibar, düşünceli, imanlı ve daha sayılamayacak kadar iyi meziyetleri olan bir arkadaşım. Alper Yücetürk. Uzun seneler önce, çok sevdiği Allahına kavuştu. Kainatın yaratıcısı güzel Rabbimin rahmeti üzerine olsun. 1958’lerin bir sonbaharının bir güneşli gününde İstanbul’da Anadolu yakasında bir bulvarın üzerinde bir köşkün dış kapısı önünde saat onaltıya doğru bir ... Devamını Oku »

image_pdfimage_print
Free WordPress Themes - Download High-quality Templates