Anasayfa / Etiket Arşivi: nfk (sayfa 10)

Etiket Arşivi: nfk

Prenses

PRENSES Bütün basın; tâ başladığı günden bugüne, tıpkı partiler gibi, başladığı günden bugüne, ruh kökümüze zıt dâvada ve bana karşı… Hepsi… O kadar alçak ki, karakterleri, elimde şu kibrit kutusu kadar bir organ, bir neşir vasıtası olsa ödleri patlıyor, susuyorlar. Hapse girdiğimde bir ağızdan… O kadar ki, bir gün buraya eski Osmanlı Hanedanından, —sonradan mısırlı bir prensin karısı— bir prenses ... Devamını Oku »

Peynir Çalan Mühendis…

PEYNİR ÇALAN MÜHENDİS Hapishaneye bir aralık “Binbaşı bey!” diye çağırılan bir tip geldi. Tip tarifine mecalim yok… Tip ki, tip!.. Ne binbaşı, ne bir şey… Galiba yüzbaşılıktan ayrılmış… Ve güya –kimbilir hakikatte ne?- Bir polis dövdüğü için hapishaneye düşmüş… Şu üç şeyden emin: güzeldir, kuvvetlidir, zekidir! Bu seri malı zamane münevveri bir oyun icat etti: Kafiye oyunu… Biri kelime bulacak, ... Devamını Oku »

Parasız Kalmak

PARASIZ KALMAK 1965 ler olacak, bürosundayız, ben ve Pakdil. Üstad bir yerden para bekliyor. Parasını bir adam getirdi. Galiba üçbin lira civarında bir para.. Üstad bir ara o günler parasız olduğunu da söylemişti. Parayı aldı, hep birlikte dışarı çıktık. Sonra vedalaşıp ayrıldık. Pakdil tutturdu : — Üstad’tan para isteyelim! Verirdi, vermezdi, ayıp olurdu, olmazdı gibilerinden konuşu yoruz. — Haydi koş ... Devamını Oku »

Onun Cenazesini Ben Yıkadım

ABDÜLHAK HAMİD TARHAN Üsküdar Selimiye Camii imam hatibi Fahri Duran anlatıyor: Bir gün Ahmet Mekki Efendi’nin oğlu, Prof. Dr. Ahmet hikmet Üçışık geldi, beni arabasıyla vakıf Guraba Hastanesine götürdü: ”üstad vefat etti, cenazesini sen yıkayacaksın! “dedi, gittik. Prof. Dr. Süleyman Yalçın, Prof. Dr. Ahmet Hikmet Üçışık ‘la bir kişi daha vardı, şimdi onun adını hatırlayamıyorum. Cenazeyi yıkadık, havluyla kuruladık, kefene ... Devamını Oku »

O Kelimeleri Kullanmak Için Gençsin

O KELİMELERİ KULLANMAK İÇİN GENÇSİN Üstad’ın bizim kullandığımız bazı kelimelere itirazı vardı. Hele bir arkadaşımızı daha çok eleştirirdi. Kendi neslinin dilini beğenirdi, kendinin kullandığından daha sadesini yadırgardı Üstad. Öte yandan ağdalı, terkipli konuşma alışkanlığında olanları da bayağı garipserdi. Mesela rahmetli Fethi Gemuhluoğlu ağabeyimizin dilini. Rahmetli gayet zarif bir eski Osmanlı diliyle konuşurdu. Şahsen benim çok hoşuma giderdi ama Üstad’ımız o ... Devamını Oku »

Nelere şahid Kıldın Beni!

NELERE ŞAHİD KILDIN BENİ! Bir pastanede buluşacaktık. Ben biraz geç gittim. Gittim ki hiddetler içinde. Oysa ancak beş dakika kadar gecikmiştim: -Nerede kaldın sevgilim? Vakitlerdir beklerim, gelmezsin. Bu cenderenin içinde bekletilir mi? Ve devam ediyor: -Herkesin gözü üzerimde. Tanınmamak için ne yapmalı bilemiyorum. Bir çorap mı geçireyim yüzüme, maske mi kullanmalıyım, ne yapayım? Hâlâ devam ediyor: -Sağ tarafımda bir sırnaşık ... Devamını Oku »

Necip Fazıl’ın Ve Serdengeçtinin Bediüzzamanı Ziyareti

NECİP FAZIL’IN VE SERDENGEÇTİ’NİN BEDİÜZZAMANI ZİYARETİ “Üstad İstanbul’a gelince sanki bütün İstanbul halkı Akşehir Palas Oteline boşaldı. Hergün yüzlerce insan Üstadı ziyaret ediyordu. Bu arada bir çok tanınmış zevat da bu ziyaretçiler arasındaydı. Necip Fazıl da Üstadı ziyarete gelmişti. Üstad, kendisini alaka ile karşıladı. Bir sandalyeye oturttu. “Necip Fazıl, kendisinin yanına gelip giden gençleri Üstad Bediüzzaman’ın yanında ve hizmetinde görünce ... Devamını Oku »

Necip Fazıl’ın Sohbetinde Bediüzzaman

NECİP FAZIL’IN SOHBETİNDE BEDİÜZZAMAN Bir kısım öğrencilerimi, ”Şairler Sultanı”na götürmüştüm. Kalabalık bir genç topluluğu karşısında görünce çok sevinmiş, onlara çok önemli tavsiyelerde bulunmuştu. Üzerinde en çok durduğu husus ise, ” imanda derinleşme ” ve ”sahabeye benzemek” hassasiyeti idi. Sohbetin bir yerinde, ben de Bediüzzaman’dan bir söz naklettim: ”İman hem nurdur, hem kuvvettir. Hakiki imanı elde eden adam, kainata meydan okuyabilir.!” ... Devamını Oku »

Necip Fazıl Kısakürek’ten Bir Anekdot

NECİP FAZIL KISAKÜREK’TEN BİR ANEKDOT NecipFazıl Kısakürek, Büyük Doğu cemiyetini Erenköy, istasyon kıraathanesinde 1965 te kurdu. Herkesin içinde, Ve saklayacak bir şeyimiz yok, dedi. “Her zaman ‘Kanuni zuhur’ der ve kanunların dışına çıkmaya müsaade etmezdi. Mehmetcik hitabesinde biri Üstad’a: Üstad’ım burda polisler var, deyince Ona: Otur otur yerine. Şimdi yavaş söylüyorum. Memur bey rahat rahat not alsın. dedi. Devamını Oku »

Necip Fazıl Kısakürek’in Trabzon’a Ait İzlenim Ve Hatıraları

NECİP FAZIL KISAKÜREK’İN TRABZON’A AİT İZLENİM VE HATIRALARI Necip Fazıl Kısakürek, bir yolculuk hatırası olarak zihnimize çizdiği Trabzon’la ilgili izlenimlerini 1920’lere kadar götürmektedir. Necip Fazıl, İstanbul-Trabzon yolculuğunu Kafa Kâğıdı adlı eserinde şöyle anlatır: “Anadolu harekâtı gelişmeye başlamış ve devletleşme çığırına girmiştir. …Büyük dayım Anadolu’da Erzurum Polis Müdürü… Haydi bu defa onun yanına!.. Anneannem, annem ve ben, yabancı bir kumpanyanın gemisiyle ... Devamını Oku »

image_pdfimage_print
Free WordPress Themes - Download High-quality Templates