Anasayfa / Etiket Arşivi: nfk (sayfa 19)

Etiket Arşivi: nfk

image_pdfimage_print

Basın Ve Riya

BASIN VE RİYA Gece yarısına doğru Adana…Jandarmalarım o kadar nezâket gösterdiler ki, gar lokantasında yalnız başıma yemek yemem ve serbest bir yolcu gibi hareket etmem için adeta bana yalvardılar.Bu çocuklar anlamışlar ki, muhafızlarım kaçsa benim onları kovalamam icabedecek kadar nazik ve emin şartlarda bir insandım ben…Gar lokantısında, ilaç alır gibi, mahzun yemeğimi yedim, zevceme bir mektup yazıp postaya verdim ve ... Devamını Oku »

Bâbıâli’nin Son Sayfaları

BÂBIÂLİ’NİN SON SAYFALARI Sanırım 1978 sonbaharıydı. Hava pusluydu. Büyük Doğu’nun Yerebatan’ndaki bürosu… O yılın mayısında çıkmaya başlayan Büyük Doğu son kez kapanmıştı. Necip Fazıl belki de dergi yerine çıkaracağı raporları düşünüyordu. Ülkenin ufku, tıpkı dışarısı gibi giderek kararıyordu. Aslında Büyük Doğu’nun günlük çıkması gerekiyordu ama imkânlar ortadaydı. Büyük Şair, yılların yorgunluğunu omuzlarında hissediyormuşçasına durgun, caddeye bakıyordu. Bir zamanlar ülkenin bütün ... Devamını Oku »

Aşırılık

AŞIRILIK Necip Fazıl’da aşırılık diye de adlandırılabilecek fakat aslında bir şeyi sonuna, en uç noktalarına kadar götürmek, o şeyi o uç noktalarda denemek, kurcalamak iştiyakı vardır. Bu özelliği hayatının amacını oluşturacak hedeflerin belirlenmesinde görülebileceği gibi, gündelik hayatın ayrıntılarında da gözlenebilmektedir. Kararını verip de bir teşebbüse geçtiğinde bütün gemilerini yakan adamdır o. Gerilemez. Her fırsatta biraz daha, biraz daha ileriye doğru ... Devamını Oku »

Yük / Hep O (Şiir İncelemesi)

YÜK / HEP O Büyük şair Necip Fazıl Kısakürek’in tüm eserlerinde görülen mistik hava ve ruh penceresinden bakış, aynı zamanda Onun şiirlerindeki en belirgin özelliklerden birisidir. Asra imzasını atan, şiire yeni bir kimlik kazandıran ve şiire kazandırdığı bu yeni kimlikle madde ötesi anlayışını, sonsuzluk davasını ve aklın kat kat üstündeki mücerret zemini pırlanta yüklü kolyeler misali kelimelere namütenahi bir ahenkle ... Devamını Oku »

Aziz Nesin’den Üstad’a Mektup

AZİZ NESİN’DEN ÜSTAD’A MEKTUP Üstad, Çoktan beri ziyaretinize gelmek istiyorum. Ancak ben, sizden çok uzakta oturuyorum. Çatalca’da kimsesiz çocuklar için kurduğum vakıfta yaşamaktayım. Yine de bir gün ziyaretinize geleceğim. Kültür Bakanlığı büyük ödülünü kazandığınız için sizi candan kutlarım. Bu ödülü almakla Kültür Bakanlığını onurlandırdınız. Size gelecektim, ama üç gün sonra Almanya’ya gidiyorum; bir ay sonra döneceğim. Altı yıldan beri ‘Nesin ... Devamını Oku »

Avukat

AVUKAT Birgün bir başka adam çıkageldi. Üstadın deyimiyle: “Hokkabaz şapkasından tavşan çıkar gibi…” bazı meşhur dâvâlarda avukatlık yapmışmış… Üstadı da en güzel şekilde savunacakmış… Daha bunu der demez ilk şamarı yedi. Üstad birden bire gürledi: -Bu sözlerinle beni peşinen suçlu kabul etmiş olmuyor musun? Bu inançla neyi savunacaksın?.. Kimi?..Ben suçlu muyum? -Estağfirullah üstadım, sanıksınız… -Sanık… Tanık… Yargıç… Yok daha bilmem ... Devamını Oku »

At Kazası

AT KAZASI Zonguldak’ta bir at kazası geçirdim ve saatlerce baygın yattım. Baygınlığımda tek bir rüya veya rüyamsı bir şey… Muayede salonu gibi fevkalâde bir odada; iki yaldızlı koltukta, sırtlarında bâlâ rütbesinin üniformaları ve ellerinde kılıçları, büyük babam ve Abdülhak Hâmid… İkisi de rahmetli… Büyükbabam beni görünce gülümsüyor ve eliyle «gel gel!» diye işaret ediyor. Abdülhak Hâmid ona dönüyor ve: — ... Devamını Oku »

Asılmış Adam

ASILMIŞ ADAM Cinnet Mustatili üzerinde gezdiğim günlerden birinde… Bahar çiçekleriyle bezeli bir yemiş ağacı, galiba bir kayısı… Ve bu ağacın bir dalında, kopuk bir çamaşır ipi parçası gördüm. İpin yere doğru sarkan ucunda bir düğüm… Bu düğüm tıpkı bir kafaya, altından sarkan daha ince kısımlar da bir gövdeye benziyordu. Dakikalarca, kan ter içinde dört nala koşan hayalimi suçlandırırken, manzaradaki müthiş ... Devamını Oku »

Tohum (Eser İncelemesi)

TOHUM Hakikat kesifleştikçe küçülür ve küçüldükçe gizlenir. Bir tohum gibi… Tohum, Necip Fazıl Kısakürek’in ilk tiyatro eseri olup 1935 yılında kaleme alınmıştır. O tarihlerde 30’lu yaşlara yeni ayak basan ve Abdulhakim efendiyle de henüz tanışan Necip Fazıl, hafakanlarının ve çilesinin doruğa çıkmaya başladığı; arayışının ise Abdulhakim efendiyle görüşmesinden sonra encamına erdiği ve şiir-ruh ilişkisinde de zirvede olduğu bir anda eserini ... Devamını Oku »

Türk’ün Muhasebesi

TÜRK’ÜN MUHASEBESİ Başlıklar 1-Oluş 2-Sebep 3-Teşhis 4-Kendi Zaviyemizden Avrupalılık 5-Avrupalı Tuzağı 6-Bugünkü Dünya 7-Doğan Dünya ve Biz 8-Olmadı Olmaz 9-Bu Ağacın Yemişleri 10-Tek Kelimeyle Kurtuluş Yolu 11-Ahlak Davamız 12-Ahlak Kaynağımız Oluş Irkımız, ikinci insan tohumu olan Yafes’e kadar uzatılmıştır. Biz, yani Türk, Doğunun kendi dairesi içinde, onun (karakteristik) niteliklerine tamamen bürünmemiş olsak da, gün gelmiş Batıya yenilmiş, gün gelmiş Batıyı ... Devamını Oku »

Free WordPress Themes - Download High-quality Templates