Anasayfa / Etiket Arşivi: nfk (sayfa 7)

Etiket Arşivi: nfk

image_pdfimage_print

İnönü’nün Ziyareti

İNÖNÜ’NÜN ZİYARETİ 1941 yılında bir gün, sabahın en erken saatinde kapım vuruluyor. Yatağımdan fırlayıp kapıyı açıyorum: Resmî bir polis… -Ne var, ne istiyorsunuz? -En erken saatte Akademide bulunacaksınız! -Ne münasebet? Bugün benim dersim yok! -Emir böyle! Cumhurreisi Hazretleri geleceklermiş… -Bunu tevkif emri gibi polisle mi bildirirler? -Biz emir kuluyuz. Lutfen imza ediniz! Akademide 80’lik eski hat hocalarından, 30’luk resim muallimlerine ... Devamını Oku »

Üstad Bediüzzaman’ın Üstad Necip Fazıl’a Nazariyetleri

ÜSTAD BEDİÜZZAMAN’IN ÜSTAD NECİP FAZIL’A NAZARİYETLERİ Bediüzzaman’ın İstanbul muhakemesi sırasında bende kendini yakından görmek ve İslâm yolunda çırpınan bu muhterem mücahidi göz ve kulak planında tanımak arzusu doğdu. Otel, kapısından itibaren Nur talebeleriyle doluydu. Kendimi haber verdim. Beni yukarı kata çıkardılar. O katta da hizmetine bakan talebeler… Bu gençlerin yüzlerinde ziyaretimden memnunluk duyduklarını ilan eden mânâlar… Beni, içinde, dar ve ... Devamını Oku »

Üstad Hakkında Yazmaktan Kaçınmak

ÜSTAD HAKKINDA YAZMAKTAN KAÇINMAK 25 Mayıs 1983 Çarşamba günü Hakk’ın Rahmeti’ne kavuşan Üstâd Necip Fazıl Kısakürek’le ilk karşılaşmamız üniversiteye girdiğim 1966 yılına rastlarsa da, eserleri ve yazılarıyla ve özellikle “Büyük Doğu”suyla tanışıklığımız ta 1960 öncesine kadar gider. Ortaokul öğrenciliği sıralarımdan başlayarak 20 yılı aşkın bir zamandır Üstâd’ın eserlerini okuyup anlamaya çalışıyorum. Nerede onunla ilgili en küçük bir doküman bulsam onu ... Devamını Oku »

Üstâd Mahkemede!

ÜSTÂD MAHKEMEDE! Mahkemelerdeki müdafaa ve taktiği şahaneydi. Kendisi en katı kelimelerle en mücerret gerçekleri anlatmakta üstâd idi. Bir başyazarı anlatan yazıda “Sen beş kere namussuzsun” demişti. Başyazar mahkemeye koştu. Sanık sandalyesinde Necip Fazıl şunları söylüyordu: -Benim yazımda isim yok. Ben beş kere namussuz bir insandan bahsediyorum bu yazıda. Müştekinin şikâyet hakkı doğması ve müdahalesinin kabulü için kendisi önce o beş ... Devamını Oku »

İslam Ve Kapitalizm

İSLAM VE KAPİTALİZM Ben Bursa’da bir konferans verdim. Beni takdim eden kişi bir yerde imammıymış ne.. “Komünizme dair üstadın konferansı, biz ki kapitalistiz” dedi.. Çüşşşş diye bağırdım arkadan. Biz kapitalist miyiz? Mülkiyet başka kapitalizm mezhebi başka. (Konuşmalar isimli kitabından iktibas edilmiştir) Devamını Oku »

İlk Anı

İLK ANI Üstad’la yüzyüze gelmek şansına eren herkesin, muhakkak çarpıcı birtakım anıları vardır… Onlardan haz duyar anı sahibi ve övünebilir de!… Onu 1953’lerden itibaren isim olarak işitmeğe, 1960’lardan sonra da görmeğe başlamıştım. Bu benim yaşım gereğiydi. Nihayet çeşitli hitabeleri yanında «İman ve Aksiyon» şaheserini (1964 yılı, Ramazan ayındaydı) Aydınlar ocağının Beyazıttaki daracık ve basık salonunda, iki gece üstüste devam şartıyla ... Devamını Oku »

İlim Adamı Ve Cesaret

İLİM ADAMI VE CESARET Bir Mustafa Şekib vardı… Onun evindeyiz… Peyami Safa da var… Konuşuyoruz. Bir köşede akvaryum… İçinde kırmızı bir balık yüzüyor. Çocuğu da oralarda oynuyor. “Niçin şu camları kırmıyorsun?.. Hiçbir şeyinize inanmıyorum, diye bağırmıyorsun?.. Niçin sende bu haysiyet yok?.. Hangi âlim cemiyette kendinden ibaret kalır?.. Tıpkı şu balık gibi…” Dedim. Şöyle çocuğunu gösterdi: “Viran olası hânede evlad ü ... Devamını Oku »

İhanet

İHANET “Büyük Doğu Cemiyeti”ni iki saik yıktı: Kadro zaafı ve kurmay heyeti yoksunluğu; ve “hürriyet” nârasiyle gelen, Halk Partisine taş çıkartacak derecede yalan – dolanda mütehassıs tiplerce, Sabık Şair’i Müslümanların gönlünden düşürmek için tertiplenmiş kumar komplosu… Dayandıkları ve faydalandıkları tek nokta da, Müslüman geçinen içi geçmişlerin, küfürden gelen senetlere itibar açacak kadar gaflette olması ve nihayet, dön, dolaş, dâva etrafındaki ... Devamını Oku »

Yeniçeri Olmak

YENİÇERİ OLMAK Evet, Mareşal… Hocayken kısa bir müddetle çağrıldığım ikinci askerliğimden döndüğüm zaman Genel Kurmaydaki odasında beni perhiz yemeğini paylaşmaya davet ediyor ve önünde kocaman bir yoğurt kâsesi, bana memleket görüşümü soruyor. -Feci, diyorum; tam bir fikir ve ahlâk buhranı içindeyiz. Üstelik umumî idare plânında, insanı en basit idrakten bile mahrum kılıcı bir (psikoz – cinnet) hali… Bir İsviçre gazetesi, ... Devamını Oku »

Yavuz Bülent Bakiler’den Bir Hatıra

YAVUZ BÜLENT BAKİLER’DEN BİR HATIRA 1969 yılında ben Sivas’ta avukatlık yaparken, öğrendim ki Necip Fazıl merhum Malatya’ya bir konferans vermek üzere gelmiştir. İki arkadaşımla birlikte burdan bir arabaya atladık ve Malatya’ya gittik. Malatya’da Necip Fazıl Kısakürek’i Malatya’nın fikir dünyasının önde gelen isimlerinden birisi olan Sait Çekmegil’in bahçesinde gördüm. O bahçeye girdiğim zaman merhum bir kayısı ağacına yaslanmıştı, düşünmekteydi veya uyumaktaydı. ... Devamını Oku »

Free WordPress Themes - Download High-quality Templates