Anasayfa / Etiket Arşivi: sanat (sayfa 10)

Etiket Arşivi: sanat

Üstad Ve Büyük Doğu

ÜSTAD VE BÜYÜK DOĞU Şair Murat Kapkıner’in eski bir dergide (Yeryüzü) yayınlanan röpörtajından alıntı yapmak istiyorum. Büyük Doğu Mecmuası ile ilgili… Şöle diyor Şair Murat Kapkıner kendisine yönelik bir soruya cevabında : _ Büyük Doğuları bir kenara alalım bir kere. Çok farklı bir şeydi O. O edebiyat dergisi değildi. Onu değil bizim edebiyat dergileriyle, hiç bir dergiyle kıyas edemeyiz. Büyük ... Devamını Oku »

Üstad Ve Cemil Meriç

ÜSTAD VE CEMİL MERİÇ Yine bir gün Cemil Meriç’in Erenköy’deki evine gittim. Daha önceden Cemil Meriç’in Üstad Necip Fazıl’ın yanına gittiğini duymuştum. Cemil bey diğer odadayken eşi Fevziye Hanım’a: Dün Necip Fazıl’ın yanına gittiğinizi duydum ve neler olduğunu çok merak ediyorum.” dedim. Fevziye hanım: “Necip Fazıl, Cemil Meriç’e: “Cemil buzdağı gibisin. Tabanına varmak istiyorum, ulaşamıyorum.” dedi. Cemil Meriç ‘Bu Ülke’nin ... Devamını Oku »

Üstad Ve Çilesine Dair

ÜSTAD VE ÇİLESİNE DAİR Benim bir tane doktorum olabilirdi; o da, tam 10 yıl evvel ölmüş, daha doğrusu ölümsüzlüğe geçmişti. Ankara’da, Keçiören’in ilçesinde, Bağlum köyünün mezarlığında, maddesiyle küçük bir kabre sığmış ve ruhaniyetiyle bütün Fezayı doldurmuştu. Alemin Fahri’nin maddi ve manevi büyük sülalesinden gelen, efendim ve mürşidim Abdülhakîm Efendi Hazretleri. Fakat ben, maddeye esir, âciz ve perişan adam, onun ruhaniyatini ... Devamını Oku »

Üstad Ve Turgut Özal

ÜSTAD VE TURGUT ÖZAL • TURGUT ÖZAL TAVSİYE VE TALİMATLAR (Partisinin kuruluş döneminde, kendisini sık sık evinde ziyaret ederek fikirlerine başvuran Turgut ÖZAL’a yazdırdığı bir nottan bölümler) MANZARA Bugünkü manzara en büyük ümit ile en derin imkansızlığı kavuşturacak kadar çetindir. Yani asla parti kurmaktan vazgeçmenin şartları ile, vatan kurtarıcılığı mahiyetinde ince ve dahiyane bir stratejiye sahip bir parti kurma mecburiyeti ... Devamını Oku »

Üstad Ve İnfak

ÜSTAD VE İNFAK Selami Çalışkan anlatıyor… “Yıl 1977. Üstad Necip Fazıl’ın evinde sohbetteyiz. Takım elbiseli, kravatlı bir adam geliyor. ‘Bunu filanca bey gönderdi’ deyip Üstad’a bir çanta takdim ediyor ve hemen gidiyor. Üstad oğluna sesleniyor: ‘Şu çantayı aç bakalım, içinde ne varmış’ diyor. Çanta açılıyor; ağzına kadar banknot dolu, hepsi binlik. ‘Tamam’ diyor Üstad, ‘Münasip bir yere kaldır’. Aradan beş-on ... Devamını Oku »

İnönü’nün Ziyareti

İNÖNÜ’NÜN ZİYARETİ 1941 yılında bir gün, sabahın en erken saatinde kapım vuruluyor. Yatağımdan fırlayıp kapıyı açıyorum: Resmî bir polis… -Ne var, ne istiyorsunuz? -En erken saatte Akademide bulunacaksınız! -Ne münasebet? Bugün benim dersim yok! -Emir böyle! Cumhurreisi Hazretleri geleceklermiş… -Bunu tevkif emri gibi polisle mi bildirirler? -Biz emir kuluyuz. Lutfen imza ediniz! Akademide 80’lik eski hat hocalarından, 30’luk resim muallimlerine ... Devamını Oku »

Üstad Bediüzzaman’ın Üstad Necip Fazıl’a Nazariyetleri

ÜSTAD BEDİÜZZAMAN’IN ÜSTAD NECİP FAZIL’A NAZARİYETLERİ Bediüzzaman’ın İstanbul muhakemesi sırasında bende kendini yakından görmek ve İslâm yolunda çırpınan bu muhterem mücahidi göz ve kulak planında tanımak arzusu doğdu. Otel, kapısından itibaren Nur talebeleriyle doluydu. Kendimi haber verdim. Beni yukarı kata çıkardılar. O katta da hizmetine bakan talebeler… Bu gençlerin yüzlerinde ziyaretimden memnunluk duyduklarını ilan eden mânâlar… Beni, içinde, dar ve ... Devamını Oku »

Üstad Hakkında Yazmaktan Kaçınmak

ÜSTAD HAKKINDA YAZMAKTAN KAÇINMAK 25 Mayıs 1983 Çarşamba günü Hakk’ın Rahmeti’ne kavuşan Üstâd Necip Fazıl Kısakürek’le ilk karşılaşmamız üniversiteye girdiğim 1966 yılına rastlarsa da, eserleri ve yazılarıyla ve özellikle “Büyük Doğu”suyla tanışıklığımız ta 1960 öncesine kadar gider. Ortaokul öğrenciliği sıralarımdan başlayarak 20 yılı aşkın bir zamandır Üstâd’ın eserlerini okuyup anlamaya çalışıyorum. Nerede onunla ilgili en küçük bir doküman bulsam onu ... Devamını Oku »

Üstâd Mahkemede!

ÜSTÂD MAHKEMEDE! Mahkemelerdeki müdafaa ve taktiği şahaneydi. Kendisi en katı kelimelerle en mücerret gerçekleri anlatmakta üstâd idi. Bir başyazarı anlatan yazıda “Sen beş kere namussuzsun” demişti. Başyazar mahkemeye koştu. Sanık sandalyesinde Necip Fazıl şunları söylüyordu: -Benim yazımda isim yok. Ben beş kere namussuz bir insandan bahsediyorum bu yazıda. Müştekinin şikâyet hakkı doğması ve müdahalesinin kabulü için kendisi önce o beş ... Devamını Oku »

İslam Ve Kapitalizm

İSLAM VE KAPİTALİZM Ben Bursa’da bir konferans verdim. Beni takdim eden kişi bir yerde imammıymış ne.. “Komünizme dair üstadın konferansı, biz ki kapitalistiz” dedi.. Çüşşşş diye bağırdım arkadan. Biz kapitalist miyiz? Mülkiyet başka kapitalizm mezhebi başka. (Konuşmalar isimli kitabından iktibas edilmiştir) Devamını Oku »

image_pdfimage_print
Free WordPress Themes - Download High-quality Templates