Kitap Da─č─▒t─▒m Projesi

Dikkat: Projemize yo─čun talepten dolay─▒ yeni ba┼čvuru al─▒nmamaktad─▒r, mevcut ba┼čvurular kar┼č─▒land─▒─č─▒ taktirde yeni ba┼čvurular al─▒nacakt─▒r.

Sitemiz taraf─▒ndan ba┼člat─▒lan ├ťstad’─▒n kitaplar─▒n─▒ da─č─▒t─▒m projemizin ilk ad─▒m─▒nda Trabzon Ma├žka ─░mam Hatip Lisesi’ne 45 adet ├ťstad kitab─▒ hediye edilmi┼čtir.

─░lgili Foto─čraflar:

Sitemiz taraf─▒ndan ba┼člat─▒lan ├ťstad’─▒n kitaplar─▒n─▒ da─č─▒t─▒m projemizin ikinci ad─▒m─▒nda Erzurum Merkez Anadolu Lisesi k├╝t├╝phanesine 33 adet ├ťstad kitab─▒ hediye edilmi┼čtir. Foto─čraflar:

Sitemiz taraf─▒ndan ba┼člat─▒lan ├ťstad’─▒n kitaplar─▒n─▒ da─č─▒t─▒m projemizin ├╝├ž├╝nc├╝ ad─▒m─▒nda Erzurum Hac─▒ Sami BOYDAK Anadolu lisesi k├╝t├╝phanesine 33 adet ├ťstad kitab─▒ hediye edilmi┼čtir. Foto─čraflar:

Sitemiz taraf─▒ndan ba┼člat─▒lan ├ťstad’─▒n kitaplar─▒n─▒ da─č─▒t─▒m projemizin bir di─čer ad─▒m─▒nda Hatay/Erzin/G├Âkdere K├Ây├╝/G├Âkdere K├Ây K├╝t├╝phanesi’ne 21 adet ├ťstad kitab─▒ hediye edilmi┼čtir. Foto─čraflar:

Erzurum/Toprakkale K├Ây├╝’nde bulunan Delikanl─▒ odas─▒na┬á├ťstadÔÇÖ─▒n kitaplar─▒n─▒ da─č─▒t─▒m projemiz kapsam─▒nda 17 adet ├ťstad kitab─▒ ve odan─▒n duvarlar─▒na as─▒lmak ├╝zere 4 adet ├žer├ževeli resimli ┼čiir hediye edilmi┼čtir.

─░lgili foto─čraflar:

***********************************

Projemiz dahilinde D├╝zce Ak├žakoca Anadolu ├ľ─čretmen Lisesi’ne 40 adet ├ťstad kitab─▒ g├Ânderilmi┼čtir. ┬áG├Ânderilen kitaplar ┼čunlard─▒r:

Hikayelerim
Çile
O ve Ben
Sahte Kahramanlar
Aynadaki Yalan
Batı Tefekkürü ve İslâm Tasavvufu
Bâbıâli
Sosyalizm Kom├╝nizm ve ─░nsanl─▒k
T├╝rkiye’nin Manzaras─▒
─░man ve ─░slam Atlas─▒
─░deolocya ├ľrg├╝s├╝
M├╝min Kafir
Son Devrin Din Mazlumlar─▒
Ulu Hakan II. Abd├╝lhamid Han
İmân ve Aksiyon
Do─čru Yolun Sap─▒k Kollar─▒
H├╝cum ve Polemik
En K├Ât├╝ Patron
Nasreddin Hoca
Bedi├╝zzaman Said Nursi
Hacc
├ç├Âle ─░nen Nur
Peygamber Halkas─▒
Ba┼čbu─č Velilerden 33
G├Ân├╝l Nimetleri
+15 tiyatro eseri




Hasta Ruhlara Derman B├╝y├╝k Veli

HASTA RUHLARA DERMAN B├ťY├ťK VEL─░

…Gen├ž adam art─▒k ├Âmr├╝n├╝n sonuna geldi─čini d├╝┼č├╝n├╝r. Son olarak, her ┼čeyin sahibi olan Cenab-─▒ Hakka, o zor durumda ┼č├Âyle yalvar─▒r: ÔÇťYa Rabbi! Bu zaman─▒n en b├╝y├╝k evliyas─▒, kutbu kim ise onu imdad─▒ma g├Ânder!..ÔÇŁ

ÔÇťSenenin bereketi bahar─▒ndan belli olurÔÇŁ g├╝zel s├Âz├╝n├╝n tecelli etti─či bir b├╝y├╝─č├╝ anlataca─č─▒z bug├╝n… Vekili oldu─ču b├╝y├╝k yolun b├╝t├╝n nurlar─▒n─▒n topland─▒─č─▒ hazineden, ├Âl├╝ kalpleri dirilten bir g├Ân├╝l m├╝tehass─▒s─▒ndan, bir nazar─▒yla nicelerini ebedi seadete kavu┼čturan, Resulullah─▒n soyundan, silsile-i aliyyenin 34 halkas─▒ndan, Abd├╝lhakim Arvasi hazretlerinden s├Âz edece─čiz…

D├╝nyan─▒n kar─▒┼č─▒k oldu─ču ve dinin ├že┼čitli sald─▒r─▒lar alt─▒nda oldu─ču bir zamanda 1865ÔÇÖte gelir d├╝nyaya Abd├╝lhakim Arvasi. Dedeleri hep ├ólim ve evliya olan bir neslin ├žocu─čudur o. K├╝├ž├╝k ya┼č─▒nda bile sergiledi─či vakar─▒, edebi ve zek├ós─▒ herkesi hayran b─▒rak─▒r kendine… ─░lk ilim tahsili babas─▒n─▒n yan─▒nda olur. Ondan sonra ibtidai ve r├╝┼čtiye mekteplerini bitirir. Daha sonra d├╝┼čer yollara. IrakÔÇÖ─▒n ├že┼čitli ┼čehirlerinde ve VanÔÇÖ─▒n Bah├žesaray il├žesinde (M├╝k├╝s) din ve fen ilimleri ├╝zerine zaman─▒n─▒n ├Ânde gelen hocalar─▒ndan dersler al─▒r. ─░lim pek b├╝y├╝k bir ┼čereftir elbet fakat bu ilmin vicdani bir h├ól almas─▒ i├žin bir b├╝y├╝k m├╝r┼čid gerektir diye yanar durur Abd├╝lhakim Efendi…

─░hlasla ve g├Ân├╝lden yapt─▒─č─▒ bu duas─▒n─▒n ilk meyvesini r├╝yada Resulullah─▒ g├Ârmekle al─▒r. Daha sonra babas─▒na sordu─ču r├╝yan─▒n tabiri, m├╝jdelerin ilkidir. Babas─▒: ÔÇťM├╝jdeler olsun ey o─čul! ─░n┼čallah b├╝y├╝k bir ├ólim olursun.ÔÇŁ Art─▒k ba┼čka bir bakar kitaplara… B├╝t├╝n zamanlar─▒n en b├╝y├╝klerinden biri olacak olan Abd├╝lhakim Efendi, o g├╝nlere haz─▒rlan─▒rcas─▒na, insan├╝st├╝ bir gayretle gece g├╝nd├╝z demeden ders ├žal─▒┼č─▒r. Uykusu gelince oturdu─ču minder yata─č─▒, kitaplar─▒ yast─▒─č─▒ olur, olu┼čan manevi bereketi yorgan yapar kendine…

Zaman Seyyid Fehim hazretlerinin d├╝nyaya nur sald─▒─č─▒ zamanlard─▒r. B├╝y├╝k veli bir gece r├╝yas─▒nda Resulullah─▒ ÔÇťsallallah├╝ aleyhi ve sellemÔÇŁ g├Âr├╝r. Efendimiz aleyhisselam ona ┼č├Âyle emir buyururlar: ÔÇťAbd├╝lhakimÔÇÖin terbiyesini sana ─▒smarlad─▒m.ÔÇŁ

Art─▒k Allah├╝ tealan─▒n insanlara merhamet ederek yaratt─▒─č─▒ b├╝y├╝klerden birinin de istikbaldeki mukaddes g├Ârev i├žin haz─▒rlanmas─▒n─▒n kilometre ta┼člar─▒ d├Â┼čenme─če ba┼članm─▒┼čt─▒r. Bir m├╝r┼čid-i k├ómile kavu┼čmak i├žin yanan Abd├╝lhakim Efendi ile, Resulullah─▒n emri ├╝zerine onu yeti┼čtirmek ├╝zere yolunu g├Âzleyen Seyyid Fehim hazretlerinin vuslat─▒ ger├žekle┼čmek ├╝zeredir. 1878 y─▒l─▒nda bekleyen ve beklenen, emanet edilen, emanet olunana kavu┼čur. Abd├╝lhakim Efendi, art─▒k o pek ├Âzledi─či hikmetler deryas─▒ merhamet dolu m├╝barek kalbin sahibinin, hem dergah─▒na, hem g├Ânl├╝ne kabul olunmu┼čtur ki, b├╝t├╝n saadetlerin kap─▒s─▒d─▒r buras─▒.

M├╝r┼čidini g├Ârd├╝─č├╝ anda Abdulhakim Efendi, unutur kendini… Geceler kar─▒┼č─▒r g├╝nd├╝zlere… S├╝rekli ilim tahsil etti─či hocas─▒na olan a┼čk─▒ ile, uzar geceler, sabaha varmaz zaman. ├ľyle bir a┼čk vard─▒r ki hocas─▒ ile Seyyid Abd├╝lhakim aras─▒nda ├ódeta g├Âzler konu┼čur, g├Ân├╝ller ├že┼čit lisanlarla muhabbetler yapar bir nice. ─░lim hikmet esrar denizleri dev┼čirilir kalbine Abd├╝lhakimÔÇÖin b├Âylece… Hocas─▒na kavu┼čtuktan sadece 4 y─▒l sonra Allah├╝ te├ól├óya kavu┼čturan bir├žok yolda icazet yani diploma almakla ┼čereflenir…

Seyyid Fehim hazretleri ona icazeti verirken ┼č├Âyle buyurur tebess├╝mle: ÔÇť─░┼čte bana buÔÇŁ der. B├╝y├╝k velinin bu latifesi, y─▒llar ├Âncesinde ya┼čanm─▒┼č bir muhabbetli olaya dayan─▒r ki, Abd├╝lhakim efendi daha be┼č ya┼č─▒nda iken Seyyid Fehim hazretleri ona ÔÇť─░smin ne diye sormu┼čtur.ÔÇŁ O zaman Seyyid Fehim hazretlerini tebess├╝m ettiren ve kendisini ├žok sevdiren be┼č ya┼č─▒ndaki Abd├╝lhakim Efendinin cevab─▒ ise ┼č├Âyle olmu┼čtur: ÔÇťSana ne?..ÔÇŁ ─░cazeti alan Abd├╝lhakim Efendi hazretlerine, pek zor gelse de ayr─▒l─▒k, ald─▒─č─▒ emir ├╝zerine do─čmu┼č oldu─ču Ba┼čkaleÔÇÖye gider ve arsalar─▒n─▒ sat─▒p yapt─▒rd─▒─č─▒ medresede, b├╝t├╝n masraflar─▒n─▒ kar┼č─▒lad─▒─č─▒, talebeleri yeti┼čtirme─če ba┼člar.

Ne var ki bu hayal ├óleminin takvim yapraklar─▒ birer birer d├╝┼čt├╝─č├╝ gibi, ge├žen zamanla birlikte Abdulhakim Efendi bir b├╝y├╝k kay─▒p ya┼čar ki, o kay─▒p, b├╝t├╝n bir ├Âm├╝r hat─▒rlanan, firak─▒ ilikleri yakan m├╝r┼čidi Seyyid Fehim hazretlerinin vefat─▒d─▒r. Ve b├╝y├╝k veli vefat etmeden ├Ânce ÔÇťAbd├╝lhakim benim mutlak vekilimdir. Hepiniz Ona itaat edinÔÇŁ buyurmu┼čtur.

B├╝y├╝k yolun vekili olan Seyyid Abd├╝lhakim Arvasi hazretleri, tam 29 y─▒l boyunca nice ├ólimler yeti┼čtirir bu medreselerden.
Ne var ki sava┼člarla kar─▒┼čmaya ba┼člayan d├╝nya, b├╝sb├╝t├╝n beter olacakt─▒r.. RusyaÔÇÖn─▒n k─▒┼čk─▒rtt─▒─č─▒ Ermenilerin do─čuda ba┼člatt─▒klar─▒ katliam, ya─čma ve tarihte g├Âr├╝lmemi┼č vah┼četler, Seyyid Abd├╝lhakim Efendi hazretlerinin oldu─ču Ba┼čkaleÔÇÖye ula┼čmak ├╝zeredir… B├╝y├╝k veli ve ailesinin de oldu─ču, nice binlerle insan da─člara ka├žmak zorunda kal─▒r ki, b├╝y├╝k ├žilelerin ya┼čand─▒─č─▒ bir hicrettir bu…

Yar─▒n devam etmek ├╝zere bir kerametiyle noktal─▒yoruz bug├╝nk├╝ yaz─▒m─▒z─▒:

K─▒┼č─▒n b├╝t├╝n ┼čiddetiyle ya┼čand─▒─č─▒ do─čuda, Bitlisli bir gen├ž m├╝thi┼č bir tipiye tutulur ve yolunu kaybeder. Gen├ž adam art─▒k ├Âmr├╝n├╝n sonuna geldi─čini d├╝┼č├╝n├╝r. Son olarak, her ┼čeyin sahibi olan cenab-─▒ Hakka, o zor durumda ┼č├Âyle yalvar─▒r: ÔÇťYa Rabbi bu zaman─▒n en b├╝y├╝k evliyas─▒, kutbu kim ise o nu imdad─▒ma g├Ânder.ÔÇŁ
Duas─▒ yeni bitmi┼čtir ki, gen├ž g├Âzlerine inanamaz. Hemen ka┼č─▒s─▒nda sakall─▒, nur y├╝zl├╝ bir zat g├Âr├╝r. O zat, gencin at─▒n─▒n dizginlerini tutup ona istikamet g├Âstererek ÔÇť┼×u istikamette git in┼čallah kurtulursunÔÇŁ der. Gen├ž, hayretler i├žinde, bir o kadar sevin├žlidir. Nihayet o ┼čahs─▒n g├Âsterdi─či istikamette yol al─▒p k├Ây├╝ne var─▒r. Aradan tam otuz y─▒l ge├žmi┼čtir ki, bu adam─▒n yolu ─░stanbulÔÇÖa d├╝┼čer. Namaz k─▒lmak i├žin Bayezid Camiine giren adam, bir anda k├╝rs├╝de vaaz veren ├ólime bak─▒nca hayretle ÔÇťBen bu zat─▒ tan─▒yorum. Ama kim?!.ÔÇŁ deyip b├╝y├╝k bir meraka d├╝┼čer; fakat bir t├╝rl├╝ bu zat─▒ nerede g├Ârd├╝─č├╝n├╝ hat─▒rlayamaz… Bu zat Seyyid Abd├╝lhakim Arvasi hazretlerinden ba┼čkas─▒ de─čildir. Vaaz bittikten sonra b├╝y├╝k veli, o adam─▒n yan─▒na gelir ve zaman─▒n─▒n en b├╝y├╝─č├╝ oldu─čunu bir kez daha g├Âsteren kerametlerini, ┼ču s├Âzleriyle izhar ederler: ÔÇťHat─▒rlamaya ├žal─▒┼čt─▒─č─▒n ┼čey BitlisÔÇÖte tutuldu─čun tipi mi?..ÔÇŁ
Otuz y─▒l ├Ânce tipiye tutulan adam, b├╝y├╝k kurtar─▒c─▒s─▒n─▒n ├Ân├╝ndedir ve o ellerine sar─▒l─▒rken b├╝y├╝k velinin, g├Âzlerinden ya┼člar akmaktad─▒r ┼čimdi…

SEYY─░D ABD├ťLHAK├ÄM ARVAS─░ BUYURDU K─░:

Temiz ve yeni elbise giyiniz. Gitti─činiz yerlerde, ahl├ók─▒n─▒zla, s├Âzlerinizle, giyini┼činizle ─░slam─▒n vakar─▒n─▒, k─▒ymetini g├Âsteriniz.
*

VANÔÇÖDAN DO─×AN G├ťNE┼× -2-

B─░R MERHAMET DERYASI
ABD├ťLHAK─░M ARVAS─░ÔÇť…

Yak─▒p y─▒k─▒lan ve ayr─▒ kal─▒nan vatan, yaban ellerde ge├žen y─▒llar, kaybedilen, kara topra─č─▒n ba─čr─▒na b─▒rak─▒lan akrabalar, hat─▒ralar, eski g├╝nler… Fakat bu zorlu hicretin her an─▒nda, B├╝y├╝k veli, takdiri ilahiye teslimiyetin numunesi olur ve etraf─▒ndakilere ayakta duracak g├╝c├╝ o verir, nasihatleriyle… ÔÇť

Sava┼člar─▒n ve ├žeki┼čmelerin oldu─ču, d├╝nyan─▒n kar─▒┼čt─▒─č─▒ bir zamanda, bidÔÇÖat ve zulmet bulutlar─▒n─▒ da─č─▒tan, kalplere ┼čifa, g├Ân├╝llere derman olan b├╝y├╝k veli Seyyid Abd├╝lhakim Arvasi hazretlerini anlatma─ča devam ediyoruz…

├ľnceki b├Âl├╝m├╝m├╝zde, zaman─▒n─▒n bir tanesi oldu─ču ├že┼čitli kerametlerle de sabit olan bu b├╝y├╝k evliyan─▒n, ya┼čad─▒─č─▒ zaman─▒n zorluklar─▒ndan s├Âzetmi┼č ve Ermenilerin yapm─▒┼č oldu─ču zul├╝mler dolay─▒s─▒yla b├╝y├╝k bir hicret ya┼čand─▒─č─▒n─▒ arz etmi┼čtik. Bu, hakikaten tarihin g├Ârd├╝─č├╝ en ac─▒ manzaralardan biridir. ├ço─ču ├žocuk ve kad─▒n olmak ├╝zere binlerce insan da─člara s─▒─č─▒nm─▒┼čt─▒r. ─░klim ┼čartlar─▒, bir yandan a├žl─▒k ve ├žaresizlik bir yandan tarife s─▒─čmaz s─▒k─▒nt─▒lar ya┼čarlar bu muhacirler. Bir nice yol alanlar aras─▒nda, b├╝y├╝k veli de vard─▒r. Geride b─▒rak─▒lan ve d├╝nyaya nur sa├žan medrese, camiler, harap olmu┼č, zalimlerin kanl─▒ elleri her ┼čeyi yak─▒p k├╝l etmi┼čtir. Bu kahreden haberin yan─▒nda, ZahoÔÇÖnun ge├žit vermez da─člar─▒nda ve ├ž├Âllerinde bir a├žl─▒k vurur ki muhacirleri, y├╝zde yetmi┼či can verir d├╝┼čer topra─č─▒na y├╝ksek rak─▒ml─▒ tepelerin… Uzun s├╝ren bir yolculuktan sonra Seyyid Abd├╝lhakim Arvasi hazretleri, karde┼či Seyyid ─░brahimÔÇÖin vefat─▒yla b├╝y├╝k bir teess├╝r ya┼čar. Bununla kalmaz b├╝y├╝k velinin akrabas─▒ndan pek ├žok kimse hastal─▒ktan dolay─▒ vefat eder, garip diyarlarda topra─ča bir… Nihayet aylar sonra ErbilÔÇÖe var─▒l─▒r. Peri┼čanl─▒─č─▒n ve kaybedilen sevenlerin, h├╝z├╝nl├╝ g├╝nlerinden sonra, asil ailenin zengin bir ferdi b├╝y├╝k├že bir evi Seyyid Abd├╝lhakim Efendi ve ailesine tahsis etme bahtiyarl─▒─č─▒na ve ┼čerefine kavu┼čur.

Resulullah─▒n v├órisi ve zaman─▒n kutbu, OÔÇÖna v├óris olman─▒n ┼čerefi yan─▒nda, ├žekti─či me┼čakkatlerle, onun s├╝nnetini ya┼čam─▒┼č olur bu hicretle… Yak─▒p y─▒k─▒lan ve ayr─▒ kal─▒nan vatan, yaban ellerde ge├žen y─▒llar, kaybedilen, kara topra─č─▒n ba─čr─▒na b─▒rak─▒lan akrabalar, hat─▒ralar, eski g├╝nler… Fakat bu zorlu hicretin her an─▒nda, b├╝y├╝k veli takdiri ilahiye teslimiyetin numunesi olur, ve etraf─▒ndakilere ayakta duracak g├╝c├╝ o verir nasihatleriyle…
IrakÔÇÖta bir nebze olsun rahatlan─▒lsa da yine vatana d├Ânme iste─či, g├Ân├╝llerdeki en b├╝y├╝k arzudur. Bu sebepten, tekrar g├Â├ž d├╝z├╝l├╝r yollara.

66 K─░┼×─░ TAMAMLADI

150 ki┼či ile ba┼članan yolculuk, altm─▒┼č alt─▒ ki┼či ile tamamlanabilir AdanaÔÇÖda. Tasavvuru bile zorlarken insan─▒, bu ac─▒n─▒n tezah├╝r├╝n├╝ ya┼čayan b├╝y├╝k veli ve ailesi altm─▒┼č alt─▒ ki┼či yola ├ž─▒kt─▒klar─▒ AdanaÔÇÖdan, Eski┼čehirÔÇÖe gelinceye kadar, hastal─▒k dolay─▒s─▒yla vefat edenlerden dolay─▒ sadece 20 ki┼či kal─▒rlar.
Ve tarihler 1918ÔÇÖi g├Âsterdi─činde, ad─▒ g├╝zel kendi g├╝zel ─░stanbulÔÇÖa ad─▒m atar b├╝y├╝k veli… Art─▒k da─člarda ge├žen aylar, gurbet ellerde s├╝regelen hayat─▒n f─▒rt─▒nal─▒ g├╝nleri, yerini asude bir liman olan ─░stanbulÔÇÖa b─▒rakm─▒┼čt─▒r. B├╝y├╝k veli ailesini toparlamaya muvaffak olur, cenab-─▒ Hakk─▒n yard─▒m─▒yla ÔÇťasitaneÔÇŁde…
Aile daha sonra, dahiliye naz─▒r─▒ ve b├╝y├╝k bir ├ólim olan Hayri Efendi taraf─▒ndan, Sultan Yaz─▒l─▒ Medresesine yerle┼čtirilir.
VanÔÇÖdan do─čan o muazzam hidayet g├╝ne┼či pek b├╝y├╝k s─▒k─▒nt─▒lar ya┼časa da, ─░stanbulÔÇÖdan ├Âylesine ─▒┼č─▒k verecektir ki d├╝nyaya, b├╝t├╝n ├ólem onun nuruyla ayd─▒nlanacakt─▒r. B├╝y├╝k veli ─░stanbulÔÇÖda ilkin, G├╝m├╝┼čsuyu Tepesindeki Ka┼čgari Dergah─▒na ┼čeyh, imam ve vaiz olarak tayin edilir.
Abd├╝lhakim Arvasi hazretlerinin b├╝y├╝kl├╝─č├╝n├╝ bilen zaman─▒n sultan─▒, daha sonra onu se├žkin bir ├╝niversite stat├╝s├╝ndeki S├╝leymaniye Medresesine tasavvuf m├╝derrisi (ordinary├╝s profes├Âr) olarak tayin eder. D─▒┼čar─▒dan ve i├žeriden devlet-i aliyyenin y─▒k─▒lmaya ├žal─▒┼č─▒ld─▒─č─▒, sap─▒klar─▒n mezhepsizlerin dini bozmak i├žin k├╝stah├ža oyunlar ve ┼čeytanca d├╝┼č├╝nceler geli┼čtirip, bunlar─▒ yaymaya ├žal─▒┼čt─▒─č─▒ bir zamanda, Allah├╝ te├ól├ó Eshab─▒ kiramdan sonra ─░slamiyyete en fazla hizmette bulunmu┼č bir milletin ├žocuklar─▒n─▒ zayi etmez ve onlara rahmet ederek, Abd├╝lhakim Arvasi hazretlerinin ─░stanbulÔÇÖda nihai ikametini nasip eyler. Abd├╝lhakim Arvasi hazretleri, o muazzam ilmi, marifeti ve kimselerin nihayetini bilemedi─či b├╝y├╝k hikmet deryas─▒ m├╝barek kalbindeki manevi esrarlarla, sap─▒k g├╝ruha delillerle cevaplar vererek susturur onlar─▒. Mezhepsizlerin mesnetsiz, ilimden ve nakilden yoksun, kas─▒tl─▒ iddialar─▒n─▒ yerle bir ederek, onlar─▒ karanl─▒k d├╝nyalar─▒n─▒n, k├╝fl├╝ dehlizlerine geri g├Ânderir.

├ç├ľZ├ťLEMEYENLER─░ ├ç├ľZD├ť
O ayn─▒ zamanda, ─░stanbulÔÇÖda ├╝niversite mensuplar─▒n─▒n, ilim ve devlet adamlar─▒n─▒n ├ž├Âzemedikleri sorular─▒n─▒n ve m├╝┼čkillerinin, ├ž├Âz├╝m makam─▒d─▒r.
Ermeni zulm├╝yle, do─čdu─ču yerlerden uzaklara hicret eden hidayet g├╝ne┼či Abd├╝lhakim Arvasi hazretleri, payitahtta bir ba┼čka par─▒ldamaya ba┼člam─▒┼čt─▒r ki, bu y├╝zy─▒llara ayd─▒nl─▒k sa├žacak bir muazzam do─čumun, ilk m├╝jdeleridir.

YAPILACAK B─░R ┼×EY YOK…
Bug├╝nk├╝ yaz─▒m─▒z─▒ b├╝y├╝k veli Seyyid Abd├╝lhakim Arvasi hazretlerinin bir menk─▒besiyle noktal─▒yoruz: Seyyid Abd├╝lhakim Arvasi hazretlerinin ├ó┼č─▒klar─▒ndan biri de Faruk Efendi nam─▒nda bir zatt─▒r. Bu zat bir apartmanda ikamet etmektedir. Bir g├╝n Faruk EfendiÔÇÖnin Nevzat ad─▒ndaki k├╝├ž├╝k o─člu, apartman─▒n balkonundan beton zemine d├╝┼čer. Tela┼članan aile hareketsiz duran ├žocu─ču hastaneye zor yeti┼čtirir. Bir zaman sonra ├žocuk kendine gelmi┼čtir gelmesine fakat, akli melekelerini kaybetmi┼čtir. Bu, Faruk Beyi ve ailesini b├╝y├╝k bir ├╝z├╝nt├╝ye sevk eder. Derhal ─░stanbulÔÇÖa g├Ât├╝r├╝len ├žocuk, konusunda en iyi olan uzman doktorlara g├Âsterilir. Cevap hep ayn─▒d─▒r ve umut k─▒r─▒c─▒d─▒r: ÔÇťYap─▒lacak bir ┼čey yok…ÔÇŁ Eli kolu ba─čl─▒ kalan ve b├╝y├╝k bir ├╝z├╝nt├╝ye garkolan Faruk Bey ve ailesi, o─čullar─▒n─▒n bu kahreden durumuyla ve yanan y├╝rekleriyle Abd├╝lhakim Efendi hazretlerine s─▒─č─▒n─▒rlar. ├çocuk b├╝y├╝k veliye teslim edilir.
Merhamet deryas─▒ Abd├╝lhakim Arvasi hazretleri, ├žocu─čun bu durumundan pek bir m├╝teessir olurlar ve ├žocu─ča her bakt─▒klar─▒nda s├Âyledikleri s├Âz ise, b├╝y├╝k velinin geri d├Ânmeyen dualar─▒d─▒r ve sadece bir kelimedir: ÔÇťMahzunum ya Rab… Mahzunum ya Rab…ÔÇŁ O b├╝t├╝n doktorlar─▒n ├╝midini kesti─či ve ├žaresiz denilen ve akli melekelerden mahrum kalm─▒┼č ├žocuk, k─▒rk g├╝n├╝n sonunda Allah├╝ te├ól├ón─▒n izni ile ┼čifa bulur ki, bu Abd├╝lhakim Arvasi hazretlerinin kerametinden ba┼čka bir ┼čey de─čildir.

SEYY─░D ABD├ťLHAK├ÄM ARVAS─░ BUYURDU K─░:

Kavu┼čtu─čunuz her nimet; hep Hakka iman─▒n has─▒l etti─či karde┼čli─čin neticesi ve Allah├╝ tealan─▒n ihsan─▒d─▒r.
*

O B─░R H─░DAYET G├ťNE┼×─░ -3-

─░L─░M, MAR─░FET VE ESRAR HAZ─░NESi ABD├ťLHAK─░M ARVAS─░

B├╝y├╝k veli, cemaate ┼ču nasihati yapar: ÔÇť─░├žinizden biri evine giderde, ├žocu─čunu ├žat─▒da kiremitler ├╝zerine ├ž─▒km─▒┼č bir halde, g├╝vercinleri kovalad─▒─č─▒n─▒ g├Âr├╝rse, ona asla ba─č─▒rmas─▒n. G├╝zellikle ├žocu─čuna ÔÇśyavrum bak sana neler getirdim, ┼čeker ald─▒mÔÇÖ desin. ├çocu─čunu ├žat─▒dan bu ┼čekilde indirdikten sonra, bir daha b├Âylesi tehlikeli hareketler yapmamas─▒ y├Ân├╝nde onu ciddi ┼čekilde uyars─▒n…ÔÇŁ

Seyyid Abd├╝lhakim Arvasi hazretleri ÔÇťkuddisesirruhÔÇŁmuhabbet sahibi kalpleri kendine ├žeken bir b├╝y├╝k veli, onlar─▒ marifetullaha kavu┼čturan e┼čsiz bir derya, hi├žlik denizlerinde yolunu kaybedenlere en b├╝y├╝k k─▒lavuz, Allah├╝ te├ól├ón─▒n raz─▒ oldu─ču yolu bulduran bir kutup y─▒ld─▒z─▒, bidatlerle kararmaya ba┼člayan d├╝nyay─▒, ehl-i s├╝nnetin ayd─▒nl─▒k seherlerine kavu┼čturan bir emsalsiz bir g├╝ne┼čtir kendi zaman─▒nda…
O, memleketin i┼čgal, dini m├╝binin tehditler alt─▒nda oldu─ču bir zamanda olmas─▒n─▒n zorluklar─▒yla m├╝cadele eden bir evliyad─▒r. B├╝y├╝k veli ÔÇťderecesi tabiinden, hizmetleri eshab─▒ kiramdan sonrad─▒rÔÇŁ diye methetti─či Osmanl─▒n─▒n ve aziz milletinin ve bu milletin u─čruna can─▒n─▒ seve seve verece─či mukaddes vatan topra─č─▒n─▒n bir ├ó┼č─▒─č─▒ olarak, s├╝rekli dua eder, dua ettirir. Ve nice insanlar─▒ do─ču cephesine g├Ândererek, kurtulu┼č sava┼č─▒nda b├╝y├╝k hizmetler yapar…
Abd├╝lhakim Arvasi hazretleri, durup dinlenmeden camilerdeki vaazlar─▒nda sohbetlerinde, Resulullah─▒n ÔÇťsallallah├╝ aleyhi ve sellemÔÇŁ ve eshab─▒n─▒n ÔÇťr─▒dvanullahi te├óla aleyhim ecmainÔÇŁ yollar─▒ d─▒┼č─▒nda kalan hi├žbir yolun Allah├╝ tealaya kavu┼čturamayaca─č─▒n─▒, ehl-i s├╝nnetin kurtulan tek f─▒rka oldu─čunu anlat─▒r insanlara… ─░man, itikat, amel hususlar─▒ onun g├Ân├╝lleri tenvir eden sohbetlerinde vazge├žmedi─či hususlard─▒r ki, zaman─▒n zorluklar─▒n─▒ ve din-i islam─▒n garib oldu─ču bir zaman i├žin en elzem olan ve ifa etmi┼č olduklar─▒ bu hizmetleri ifade etti─či muazzam c├╝mlesi ┼č├Âyledir: ÔÇť30 y─▒l boyunca s├╝rekli iman─▒ anlatt─▒m…ÔÇŁ
ÔÇťSevmek t├óbi olmakt─▒rÔÇŁ s├Âz├╝n├╝n tam ve k├ómil manada g├Âr├╝ld├╝─č├╝ ┼čekilde, Seyyid Abd├╝lhakim Arvasi hazretlerinin, konu┼čmas─▒, y├╝r├╝mesi, edebi, tevazusu, merhameti has─▒l─▒ her h├óli, ├ó┼č─▒k─▒ ve v├órisi oldu─ču ├ólemlerin Efendisi Sevgili Peygamberimizin s├╝nnet-i seniyyesi ├╝zeredir elbet. Onun, Allah├╝ te├ólan─▒n raz─▒ oldu─ču yolda istikamet ├╝zere olmakla ilgili, vekili oldu─ču yolun hususiyetinden, n├╝b├╝vvet kayna─č─▒ndan s├╝z├╝l├╝p gelen ┼ču muazzam ifadeleri, hayranl─▒k uyand─▒ran bir tesbit, emsalsiz bir mihenk ta┼č─▒d─▒r: ÔÇť─░stikamet (Allah├╝ te├ól├ón─▒n raz─▒ oldu─ču ehl-i s├╝nnet itikad─▒ ├╝zere olmak ve buna g├Âre ya┼čamay─▒ devam ettirmek) kerametten ├╝st├╝nd├╝r.ÔÇŁ

Onun en b├╝y├╝k nasihatlerinden biri de ÔÇťFitne uykudad─▒r, uyand─▒rana lanet olsunÔÇŁ hadis-i ┼čerifi ve ehl-i s├╝nnet ├ólim ve evliyalar─▒n─▒n ve ─░slamiyyetin bildirdi─či ┼čekilde kanunlara kar┼č─▒ gelinmemesi ve fitne ├ž─▒kar─▒lmamas─▒ y├Ân├╝nde yapt─▒─č─▒ uyar─▒lard─▒r.
O pek ├žok kerameti g├Âr├╝len bir b├╝y├╝k evliyad─▒r ki;

ÇATIDAKİ ÇOCUK

Bir g├╝n b├╝y├╝k veli Bayezid Camiinde kalplere ┼čifa olan e┼čsiz nazarlar─▒yla s├╝zd├╝─č├╝ cemaate vaaz vermekte iken, birden anlatt─▒klar─▒ konuyla hi├žbir ilgisi olmayan ┼ču nasihati yaparlar: ÔÇť─░├žinizden biri evine gider de, ├žocu─čunu ├žat─▒da kiremitler ├╝zerine ├ž─▒km─▒┼č bir h├ólde g├╝vercinleri kovalad─▒─č─▒n─▒ g├Âr├╝rse, ona asla ba─č─▒rmas─▒n. G├╝zellikle ├žocu─čuna ÔÇśyavrum bak sana neler getirdim ┼čeker ald─▒mÔÇÖ desin. ├çocu─čunu ├žat─▒dan bu ┼čekilde indirdikten sonra, bir daha b├Âylesi tehlikeli hareketler yapmamas─▒ y├Ân├╝nde onu ciddi ┼čekilde uyars─▒n…ÔÇŁ Cemaat ┼ča┼čk─▒n, b├╝y├╝k veliyi bilenler, bu hususun mutlaka bir i┼čaret oldu─čunun bilincinde, tefekk├╝r halindedirler. Vaaz─▒ dinleyen Akhisarl─▒ bir adam, kendi kendine ÔÇťAllah Allah… ┼×imdi bu s├Âzlerin, bu vaaz─▒n konusuyla ne ilgisi varÔÇŁ diye ge├žirir i├žinden. Vaaz bitip bu adam evine gidince, bir bakar ki 4 ya┼č─▒ndaki ├žocu─ču ├žat─▒da kiremitlerin ├╝zerinde g├╝vercinleri kovalamaktad─▒r ki a┼ča─č─▒ d├╝┼čmesine ramak kalm─▒┼čt─▒r. B├╝y├╝k bir panik ya┼čayan adam, o anda Abd├╝lhakim Efendi hazretlerinin vaaz─▒n─▒ ve bu konuda yapm─▒┼č oldu─ču uyar─▒y─▒ hat─▒rlay─▒p, onun vaaz s─▒ras─▒nda emir buyurduklar─▒ ├╝zere ├žocukla konu┼čur ve sa─č salim a┼ča─č─▒ inmesini sa─člar. Daha sonra onu ciddi bir ┼čekilde uyarmay─▒ da ihmal etmez… B├╝y├╝k velinin bu a├ž─▒k kerameti ile, hem zat─▒n ├žocu─ču kurtulur, hem de ona olan muhabbeti ve bu muhabbetle a├ž─▒lan feyz yoluyla, kalbine nice hikmetler akar bu adam─▒n.
Zaman─▒n kutbu Seyyid Abd├╝lhakim Efendi hazretlerinin, ─░zmirÔÇÖi te┼črif etti─či zamanlard─▒r. B├╝y├╝k veli, Hisar Camiindedir. Bir ara huzurlar─▒na bir ├žocuk getirilir. Bu ├žocuk, ailesinin, bir kelam konu┼čabilmesi i├žin her ┼čeylerini feda edebilecekleri dilsiz bir ├žocuktur. Ve O, 12 ya┼č─▒na gelmi┼čtir ki, ailesi art─▒k ya┼č─▒ dolay─▒s─▒yla konu┼čmas─▒ y├Ân├╝nde ondan ├╝midi kesmi┼člerdir. Nazarlar─▒ ┼čifa, dualar─▒ makbul, Allah├╝ te├ól├ón─▒n yery├╝z├╝nde en sevdi─či kulu, evliyas─▒ olan Seyyid Abd├╝lhakim Arvasi hazretleri ├žocu─ča pek bir merhametle bakarlar. Bir s├╝re sonra ona, tarife gelmeyen tatl─▒ kelamlar─▒yla ÔÇťO─člum ismin nedir?ÔÇŁ diye sorarlar sadece. B├╝t├╝n g├Âzlerin ├ževrildi─či dilsiz ├žocuk, Allah├╝ tealan─▒n izni ve ┼čifa vermesiyle, o anda konu┼čmaya ba┼člar ve Seyyid Abd├╝lhakim Efendi hazretlerine ÔÇť─░smim AhmetÔÇŁtir der ki, onun bu iki kelimesi ailesini sevince garketti─či gibi, onlar─▒n bu kerametle de Abd├╝lhakim Arvasi hazretlerine olan muhabbetleri ve yakinleri pek bir artar.

VE AYRILIK…

Seyyid Abd├╝lhakim Arvasi hazretleri, ├Âmr├╝ boyunca, b├╝t├╝n b├╝y├╝kler gibi, ─░slamiyyete hizmet yolunda, pek bir me┼čakkatler ├žeker. Ve bir ara Ehl-i s├╝nnet d├╝┼čmanlar─▒n─▒n vermi┼č oldu─ču s─▒k─▒nt─▒lardan dolay─▒ ikamet zorunda kald─▒klar─▒ AnkaraÔÇÖda rahats─▒zlan─▒rlar. Ve 18 g├╝n hasta yatt─▒ktan sonra sevenlerini b├╝y├╝k h├╝z├╝nlere sevk ederek 27 Kas─▒m 1943ÔÇÖte vefat ederler. Vefat an─▒nda k├╝├ž├╝k bir zelzele meydana gelir. B├╝y├╝k velinin nereye defnedilece─či konusu netlik kazanmam─▒┼čken, bir ara kap─▒ ├žal─▒n─▒r ve kim oldu─ču ve nereden geldi─či me├žhul heybetli bir zat ┼čunlar─▒ s├Âyler: ÔÇťSeyyid Abd├╝lhakim Efendi hazretlerini Ba─člum denilen yere g├Ât├╝r├╝n├╝z ve oraya defnediniz ki, onun i├žin uygun yer oras─▒d─▒r.ÔÇŁ Daha sonra bu adam pe┼činden gidilse de bulunamaz, s─▒rra kadem basar…
Bu manevi i┼čaret ├╝zerine, b├╝y├╝k velinin m├╝barek bedeni AnkaraÔÇÖya 24 kilometre uzakl─▒ktaki Ba─člum denilen mevkiye g├Ât├╝r├╝l├╝r ve g├╝n├╝m├╝zde de ziyaret edilen ve b├╝y├╝k bereketlere kavu┼čulan, cennet bah├žesi kabr-i ┼čeriflerine defnolunurlar.

O, eserleri olan, Sahabe-i Kiram ve ─░slam Hukuku Erriy├óz-ut-Tesavvufiyye eserleriyle oldu─ču gibi, yeti┼čtirdikleri talebeler ve bunlar─▒n verdi─či eserler ile b├╝t├╝n d├╝nyaya yay─▒lan ve yay─▒lacak olan bitmeyen bir feyzin sahibi, batmayan bir hidayet g├╝ne┼čidir.

Seyyid Abd├╝lhakim Arvasi hazretlerinin hocas─▒ Seyyid Fehim hazretlerine, di─čer evliyaya ve Resulullaha duydu─ču hasreti dile getiren ve pek mahzun bir ┼čekilde s─▒k s─▒k s├Âyledikleri, her harfi muhabbet ve firak korlar─▒ gibi dizilen ┼ču beyit, OÔÇÖnun kalpleri paralayan, ci─čerleri yakan vefat─▒yla, sevenlerinin OÔÇÖna ve di─čer b├╝y├╝klerin ayr─▒l─▒─č─▒na duyduklar─▒ hislere, pek g├╝zel bir ┼čekilde terc├╝man olmaktad─▒r:

Zi hicr-i d├┤s├«t├ón h├╗n ┼č├╗d, der├╗ni s├«ne-i c├ón-─▒ men
F├«rak-─▒ hem ni┼čin├ón, suht magz-─▒ istih├ón-─▒ men.
(Dostlar─▒m─▒n ayr─▒l─▒─č─▒ndan, kalbim kan a─čl─▒yor
Onlar─▒ hat─▒rlad─▒k├ža, (kemiklerimin) ilikleri yan─▒yor…)
-SON-

SEYY─░D ABD├ťLHAK├ÄM ARVAS─░ BUYURDU K─░:

ÔÇťEdeb hud├╗da, s─▒n─▒rlara riayet etmek onu ta┼čmamakt─▒r. En b├╝y├╝k edeb ise ilah├« hududu muhafazad─▒r, g├Âzetmektir.ÔÇŁ

Emin Arvas




Seyyid Abd├╝lhakim-i Arvasi Hayat─▒, Ki┼čili─či,Kerametleri (Kapsaml─▒)

Seyyid Abd├╝lhakim-i Arvasi

Son as─▒rda yeti┼čen, zahir ve bat─▒n ilimlerinde kamil ve d├Ârt mezhebin f─▒k─▒h bilgilerinde mahir, b├╝y├╝k ├ólim ve ruh bilgilerinin m├╝tehass─▒s─▒ b├╝y├╝k velidir. Silsile-i aliyyenin otuz ├╝├ž├╝nc├╝s├╝d├╝r. Babas─▒ Seyyid Mustafa Efendidir. 1865 y─▒l─▒nda Van’─▒n Ba┼čkale kazas─▒nda do─čdu. 1943ÔÇśde Ankara’da vefat etti. Kabirleri AnkaraÔÇÖn─▒n Ba─člum nahiyesindedir.

Babas─▒ Seyyid Mustafa Efendi ve b├╝t├╝n dedeleri, zamanlar─▒n─▒n ├ólim ve fad─▒llar─▒ idiler. ─░mam-─▒ Ali R─▒za bin Musa Kaz─▒m soyundan olup, seyyid olduklar─▒ Irak’taki ┼čer’i mahkeme defterlerinde yaz─▒l─▒d─▒r. Arvasi ailesi, alt─▒ y├╝z seneden beri ilim yaymakla ve en ├╝st├╝n insanl─▒k meziyetlerinde numune olmakla tan─▒nm─▒┼č ve halk aras─▒ndaki ayr─▒l─▒klar─▒ gidermekte, milli birli─či sa─člamakta b├╝y├╝k vazifeler ├╝stlenmi┼č ve bunlar─▒ devam ettiregelmi┼člerdir.

─░lk tahsilini babas─▒n─▒n huzurunda g├Ârd├╝. Seyyid Abd├╝lhakim Arvasi hazretleri Nehri’de g├Ârd├╝─č├╝ bir r├╝ya ├╝zerine tahsiline daha b├╝y├╝k ehemmiyet verdi. Bu r├╝yay─▒ ┼č├Âyle anlatmaktad─▒r:

Nehri isimli kasabada din ve fen ilimleri ├╝zerine tahsil g├Âr├╝yordum. Ramazan ay─▒n─▒ ailemle birlikte ge├žirmek ├╝zere memleketime d├Ând├╝m. Hen├╝z ilk mektep kitaplar─▒n─▒ tahsil etti─čim zamanlard─▒. Ramazan ay─▒n─▒n on be┼činci Sal─▒ gecesi, r├╝yada Allah’─▒n Resul├╝n├╝ g├Ârd├╝m. Y├╝ce bir taht ├╝zerinde risalet makam─▒nda oturmu┼člard─▒. Onun heybet ve celali kar┼č─▒s─▒nda deh┼čete d├╝┼čm├╝┼č, yere bakarken, arkamdan bir kimse yava┼č yava┼č sa─č taraf─▒ma yana┼čt─▒. G├Âz ucuyla kendisine bakt─▒m. K─▒saya yak─▒n orta boylu, top sakall─▒, ayd─▒nl─▒k al─▒nl─▒ bir zat… Bu zat sa─č kula─č─▒ma i┼čitilmeyecek kadar hafif bir sesle, f─▒k─▒h ilminin hayz meselelerinden bir sual sordu: “Hayz zaman─▒nda bir kad─▒n─▒n, camiye girmesi uygun de─čilken, iki kap─▒l─▒ bir caminin bir kap─▒s─▒ndan girip ├Âb├╝r kap─▒s─▒ndan ├ž─▒kmakta ┼čer’an serbest midir?” Allah Resul├╝n├╝n heybetlerinden b├╝z├╝lm├╝┼čt├╝m. Suali tekrar sormamas─▒ i├žin gayet yava┼č├ža ve al├žak bir sesle; “Dinin sahibi haz─▒rd─▒r, buradad─▒r” diye cevap verdim. Maksad─▒m, ┼čeriat sahibinin huzurunda kimsenin din meselelerine el atamayaca─č─▒n─▒ anlatmakt─▒. Resulullah efendimiz, ses i┼čitilemeyecek bir mesafede bulunmalar─▒na ra─čmen cevab─▒m─▒ duydular. Durmadan; “Cevap veriniz!” diye ├╝st ├╝ste iki defa emir buyurdular.

Ertesi g├╝n, ├Â─čle namaz─▒ vaktinde pederimin camiye geli┼č yollar─▒ ├╝zerinde durdum. Kendilerine bir ┼čeyi arz edece─čimi hissederek yan─▒ma geldiler. R├╝yam─▒ anlatt─▒m. Y├╝zlerine b├╝y├╝k bir sevin├ž dalgas─▒ yay─▒l─▒rken; “Seni m├╝jdelerim! ├élemin Fahri seni mezun ve din bilgilerini tebli─če memur buyurdular. ─░n┼č├óallah ├ólim olursun! B├╝t├╝n g├╝c├╝nle ├žal─▒┼č” diyerek r├╝yam─▒ tabir etti. Babama; “K├óinat─▒n efendisi huzurunda, bunca din meselesi dururken bana hayz bahsinden sual a├ž─▒lmas─▒n─▒n ve cevab─▒n─▒n taraf─▒mdan verilmesi hakk─▒ndaki Resulullah─▒n emrinin hikmeti nedir?” diye sordum ┼ču cevab─▒ verdi:
“Hayz, f─▒k─▒h bilgilerinin en zoru oldu─ču i├žin, b├Âyle bir sual, senin ileride din ilimleri bak─▒m─▒ndan ├žok y├╝kselece─čine i┼čarettir.ÔÇŁ

Bu r├╝yadan sonra, on sene m├╝ddetle, Cuma gecelerinden ba┼čka hi├ž bir geceyi yorgan alt─▒nda ge├žirdi─čimi hat─▒rlam─▒yorum. Sabahlara kadar dersle u─čra┼č─▒p insanl─▒k ic├ób─▒ uykuyu kitap ├╝zerinde ge├žirdim. ─░nsan g├╝c├╝n├╝n ├╝st├╝nde denilebilecek bir gayret ve istekle ├žal─▒┼čt─▒m.

Seyyid Abd├╝lhakim Arvasi hazretleri, ├Â─črendi─či f─▒k─▒h, tefsir gibi ilimlerin yan─▒nda kendisini m├ónevi yoldan yeti┼čtirecek bir rehbere kavu┼čma arzusu ile yan─▒yordu. Di─čer taraftan Seyyid T├óh├ó-i Hakk├óri’nin halifesi Seyyid Fehim-i Arvasi, r├╝yas─▒nda Allah├╝ te├ól├ón─▒n Resul├╝n├╝ g├Ârd├╝. Peygamber efendimiz kendisine; “Abd├╝lhakim’in terbiyesini sana ─▒smarlad─▒m” buyurmu┼čtu.

Nihayet Seyyid Abd├╝lhakim Arvasi, 1878 (H.1295) y─▒l─▒nda Seyyid Fehim-i Arvasi hazretlerinin huzuruna kavu┼čtu ve hocas─▒ndan ald─▒─č─▒ ilk emir, tevbe ve istihare oldu. ─░stiharede ┼č├Âyle bir r├╝ya g├Ârd├╝:
Seyyid T├óh├ó hazretleri, camide, talebesi Seyyid Fehim’e ┼ču emri veriyordu: “Abd├╝lhakimi al, elbisesini soy, cev├ózim├ót-─▒ hams ├že┼čmelerinde kendi elinle tamamen y─▒ka! Sonra ikimize de imam olsun!.. Seyyid Fehim hazretleri onu al─▒p cev├óz─▒m├ót-─▒ hams ├že┼čmelerinde y─▒k─▒yor, o da elini onun omuzuna koyarak, sa─č aya─č─▒n─▒ kendisi i├žin serilmi┼č olan seccadeye b─▒rak─▒yordu.

Bu r├╝ya onun talebeli─če kabul edildi─čine dair gayet a├ž─▒kt─▒. Tabire muhta├ž k─▒sm─▒ sadece cev├óz─▒m├ót-─▒ hams tabiri idi. Cev├óz─▒m cezm’in ├žo─čulu olup kat’i, kesin demektir. Hams yani be┼č adedi ise ├ólem-i emrin, latifenin tasfiyesine i┼čaret oldu─ču a├ž─▒kt─▒. R├╝yan─▒n ba┼čka tabire muhta├ž olmayan a├ž─▒kl─▒─č─▒ ayr─▒ bir ilahi l├╝tuf ve sonsuz bir ihsand─▒.

Seyyid Abd├╝lhakim Arvasi, g├Ârd├╝─č├╝ bu r├╝yan─▒n tesiri ile b├╝y├╝k bir a┼čkla ilim tahsil edip, ilimde ilerledi─či gibi, Seyyid Fehim hazretlerinin sohbet ve tevecc├╝hleri ile g├Ânl├╝n├╝ nurland─▒rd─▒.

Y├╝ksek tahsilini zaman─▒n en b├╝y├╝k ├ólim ve evliyas─▒ Seyyid Fehim Arvasi hazretlerinin huzurunda tamamlad─▒. 1300 hicri sene ba┼č─▒nda ilm-i sarf, nahv, mant─▒k, m├╝nazara, vad’, beyan, meani, bedi’, belagat, kel├óm, usul-i f─▒k─▒h, tefsir, tasavvuf, ulum-i hikemiyye yani hikmet-i tabiÔÇÖiyye (fizik, biyoloji), hikmet-i ilahiyye, riyaziyye (yani matematik, geometri), heyÔÇÖet (astronomi) gibi zahir ilimlerde icazet (diploma); tasavvufun Nak┼čibendiyye, Kadiriyye, K├╝breviyye, S├╝hreverdiyye ve ├çe┼čtiyye yollar─▒ndan hilafet ald─▒. Ba┼čkale’de otuz y─▒l kadar tedris ve ir┼čad ile me┼čgul oldu. Yani ders okuttu ve insanlara Allah├╝ te├ól├ón─▒n emir ve yasaklar─▒n─▒ anlatt─▒.

1914 (H. 1332)te Birinci D├╝nya Harbi ├ž─▒k─▒p Ruslar Do─ču Anadolu’yu i┼čgal edince, Ba┼čkale’den hicret edip, Irak’a, oradan Adana, Eski┼čehir ve 1919 (H. 1337)da ─░stanbul’a geldi. Ey├╝p Sultan’da ├Ânce yaz─▒l─▒ medreseye, sonra G├╝m├╝┼čsuyu Tepesindeki M├╝rteza Efendi Dergah─▒na yerle┼čti ve Ka┼čgari Hanekah─▒ me┼čihat─▒na tayin olundu. ─░slam halifelerinin ve Osmanl─▒ Sultanlar─▒n─▒n sonuncusu olan Sultan Vahideddin taraf─▒ndan Medrese-i m├╝tehass─▒sin denilen ─░lahiyat Fak├╝ltesinde tasavvuf m├╝derrisi yani ordinary├╝s profes├Âr├╝ olarak 8 Zilkade 1919 (H. 1337) tarihli ferman ile tayin edildi.

Anadolu’da ├žarp─▒┼čan Kuvay-─▒ Milliyenin galip gelmesi i├žin para, mal ve dua ile yard─▒m edilmesi, eli silah tutanlar─▒n onlara kat─▒lmalar─▒ i├žin milleti te┼čvik ederek ├žok kimseyi Anadolu’ya g├Ânderdi. ├çok yard─▒m yap─▒lmas─▒na sebep oldu. Uzun zaman ir┼čad, vaaz ve tedris ile me┼čgul olup hayat─▒n─▒n sonuna do─čru ─░zmir’e g├Ânderildi. Zor ┼čartlar alt─▒nda ─░zmir’de kald─▒─č─▒ s─▒rada ihtiyarl─▒─č─▒n da verdi─či takatsizlikle hastaland─▒. Ankara’ya getirildi. Ankara’ya geldikten birka├ž g├╝n sonra 27 Kas─▒m 1943 (H. 1362) tarihinde s─▒k─▒nt─▒larla dolu d├╝nyadan ahirete intikal etti. Ankara’n─▒n kuzeyinde bulunan Ba─člum nahiyesinde defnolundu. Kabri ziyaret edilmekte, huzurunda yap─▒lan dualar kabul olunmaktad─▒r.

Seyyid Abd├╝lhakim Arvasi v├╝cut├ža gayet mutedil ve kusursuzdu. Bu─čday tenliydi. Aln─▒ geni┼č ve a├ž─▒kt─▒. Ka┼člar─▒ birer hilal gibi olup, kabar─▒k ince ve ├Âl├ž├╝l├╝yd├╝. Nur bak─▒┼čl─▒ g├Âzleri iriceydi. Burnu ahenkli ve normalden b├╝y├╝k├žeydi. Y├╝z├╝ zay─▒f├ža olup sakal─▒ s─▒kt─▒. Bedeni iri yap─▒l─▒ olup, insana mutlak surette h├╝rmet telkin edici bir vakar ve heybeti vard─▒.

Her h├óli ve hareketi ile ─░slamiyetÔÇÖe uyard─▒. ├çok m├╝tevaz─▒ olup; “Ben” dedi─či i┼čitilmemi┼čti. ├çok heybetli ve temkin sahibiydi. ├çok misafir severdi. Yard─▒m yapmaktan ho┼član─▒rd─▒. Ziyaretlere gider, davetlere icabet ederdi.

Seyyid Abd├╝lhakim Arvasi din bilgilerinde ve tasavvufun ince marifetlerinde derin bir derya idi. ├ťniversite mensuplar─▒, fen ve devlet adamlar─▒, ├ž├Âz├╝lemez sand─▒klar─▒ g├╝├ž bilgileri sormaya gelir; sohbetinde, dersinde bir saat kadar oturunca, cevab─▒n─▒ al─▒r; sormaya l├╝zum kalmadan o bilgi ile doymu┼č olarak geri d├Ânerdi. Tevecc├╝h├╝n├╝, sevgisini kazananlar, say─▒s─▒z kerametlerini g├Âr├╝rd├╝. ├çok m├╝tevaz─▒, pek al├žak g├Ân├╝ll├╝yd├╝. Ey├╝p Sultan, Fatih, Bayezid, Bak─▒rk├Ây, Kad─▒k├Ây, Beyo─člu’nda A─ča Cami-i ┼čerifleri k├╝rsilerinde senelerce ilim ne┼čretmi┼čtir. Sultan Selim Cami-i ┼čerifi yan─▒ndaki S├╝leymaniyye Medresesinde, tasavvuf m├╝derrisi (profes├Âr├╝) iken Er-Riyad-├╝t-Tasavvufiyye kitab─▒n─▒ yazm─▒┼čt─▒r. Tasavvuf hakk─▒nda risale b├╝y├╝kl├╝─č├╝nde m├╝teaddid mektuplar─▒ vard─▒r. Mevlid okunmas─▒n─▒n ve tesbih kullanman─▒n ba┼člang─▒├ž ve me┼čruiyeti hakk─▒nda bir risale, Rab─▒ta-i ┼×erife Risalesi, Sah├óbe-i Kir├óm ve Ecdad-─▒ Peygamberi risaleleri, ─░slam Hukuku, Ke┼čkul ve Sefer-i Ahiret isimli eserleri, Arabi, Farisi ve T├╝rk├že ┼čiirleri pek k─▒ymetlidir.

..

25 y─▒l ├Ânceki r├╝yadaki ┼čah─▒s
Seyyid Abd├╝lhakim Efendi, 1897 y─▒l─▒nda hac vazifesi ile Hicaz’a geldi─činde ├Ânce Medine’ye gelip Peygamber efendimizin kabr-i ┼čerifini ziyaret etti. Yan─▒nda Hac─▒ ├ľmer Efendi isimli e┼čraftan bir zat vard─▒. Onunla beraber bir gece, m├╝barek Ravza’da ak┼čam namaz─▒ndan sonra, y├╝z├╝n├╝ saadet ┼čebekesine d├Ând├╝rm├╝┼č, son derece edep ve h├╝rmet i├žerisinde beklerken, sa─č taraf─▒nda oturan Hac─▒
├ľmer Efendi kula─č─▒na e─čilip yava┼č├ža:
“Refikam, ┼ču anda ├Âz├╝r sahibidir. Peygamber Mescidini ziyarete gelemez. B├ób-├╝s-Sel├óm’dan girerek Peygamber huzurunda bir selam verip, B├ób-─▒ Cibril’den ├ž─▒kmas─▒na ┼čer’an m├╝saade var m─▒d─▒r?” dedi.

Seyyid Abd├╝lhakim hazretleri o anda 25 y─▒l ├Ânceki r├╝yan─▒n hat─▒r─▒na gelmesi ile korkuyla sars─▒ld─▒. Hac─▒ ├ľmer Efendinin y├╝z├╝ne bir daha bakt─▒. Evet 25 y─▒l ├Ânce r├╝yas─▒nda g├Ârd├╝─č├╝ ┼čah─▒s da bu ┼čah─▒st─▒.

Yava┼č├ža:
“Bu sualin cevab─▒na mezun olmak ┼č├Âyle dursun, bilakis memurum!” buyurdu. Ancak r├╝yada oldu─ču gibi Resulullah efendimizin huzurunda bulundu─čundan cevap vermekte mazur oldu─čunu bildirdi. B├ób-─▒ Rahme’den d─▒┼čar─▒ ├ž─▒kt─▒ktan sonra hem meseleyi cevapland─▒rd─▒ ve hem de r├╝yay─▒ tafsilat─▒ ile anlatt─▒.

Sultan─▒n dua ve yard─▒m istemesi
Sultan Vahideddin Han kendilerini ├žok sever, takdir ederdi ve dualar─▒n─▒ isterdi. Nitekim Abd├╝lhakim Efendi hazretleri ┼č├Âyle anlatt─▒:
Memleketin i┼čgal alt─▒nda bulundu─ču ve kurtulu┼č sava┼č─▒n─▒n ba┼člad─▒─č─▒ g├╝nlerdi. Be┼čikta┼č’ta Sinanpa┼ča C├ómiinde vaaz edip ├ž─▒k─▒yordum. Kap─▒ ├Ân├╝nde duran bir saray arabas─▒ndan, kibar bir bey inip; “El melik├╝ yakra├╝kessel├óm ve yed’uke iletta’├óm” yani “Sultan sana selam ediyor ve seni iftara ├ža─č─▒r─▒yor” dedi. Araba ile saraya gittik. ─░stanbul’un se├žilmi┼č vaizleri, imamlar─▒ ├ža─č─▒r─▒lm─▒┼čt─▒. Yemekten sonra ser m├╝s├óhib geldi. Sultan─▒n selam─▒ var. Hepinizden rica ediyor. Anadolu’da k├ófirlerle ├žarp─▒┼čan kuv├óy-─▒ milliyenin galip gelmesi i├žin dua etmenizi ve Anadolu’daki m├╝cahidlere para ve dua ile yard─▒m etmeleri, eli silah tutanlar─▒n onlara kat─▒lmalar─▒ i├žin milleti te┼čvik etmenizi rica ediyor, dedi. Bu emir ├╝zerine ├žok kimseyi Anadolu’ya g├Ânderdim. ├çok yard─▒m yap─▒lmas─▒na sebep oldum.

Bir defas─▒nda da Sultan Vahideddin Han, Ramaz├ón-─▒ ┼čerif ay─▒nda H─▒rka-─▒ se├ódetin bulundu─ču oday─▒ ziyaret edecekti. Seyyid Abd├╝lhakim Efendi’yi de davet etti. Di─čer ileri gelen devlet adamlar─▒ ve din adamlar─▒ da oradayd─▒. Bu vakan─▒n devam─▒n─▒ hizmetlerini g├Âren ┼×akir Efendi ┼č├Âyle nakletmektedir:
Sultan tam H─▒rka-i se├ódetin bulundu─ču odan─▒n kap─▒s─▒na gelince, Abd├╝lhakim Efendi nerededir? diye sordu. Oradaki kalabal─▒k birbirlerine bak─▒┼čt─▒lar. O isimde birisini tan─▒m─▒yorlard─▒. Arkaya do─čru haber verdiler. Efendi hazretleri, benim ismim Abd├╝lhakim’dir deyince, sultan sizi istiyor deyip, hemen yol a├žt─▒lar. Sultan kendilerini bekleyip yan yana biri d├╝nya, biri ahiret sultan─▒ olarak, Sultan├╝’l-enbiya Peygamber efendimizin se├ódetli h─▒rkalar─▒n─▒n bulundu─ču odaya girdiler. Beraberce ziyaret ettiler. ├ç─▒k─▒nca Sultan bereket sayarak orada olanlara birer mendil, ona ise iki mendil hediye etmi┼čler. Ben d─▒┼č kap─▒da Efendi’yi bekliyordum. Geldiler ve ziyaretlerini anlatt─▒lar. “Sultan herkese bir mendil verdi, bana iki tane verdi. Birisi senindir” deyip birini bana verdiler.

Abd├╝lhakim Arvasi hazretleri siyasete hi├ž kar─▒┼čmam─▒┼č, siyasi f─▒rkalara ba─članmam─▒┼čt─▒r. B├Âl├╝c├╝l├╝─če kar┼č─▒yd─▒. Talebeleri kendisine tekkelerin kapat─▒lmas─▒ ile ilgili olarak sorduklar─▒nda:
“H├╝k├╝met, tekkeleri de─čil, bo┼č mekanlar─▒ kapatt─▒. Onlar kendi kendilerini ├žoktan kapatm─▒┼člard─▒” demi┼čtir. Bu muazzam g├Âr├╝┼č, o g├╝nlerin umumi manada tekke ve dergah tipine ait te┼čhislerin en g├╝zelidir.

Kanunlara uymakta ├žok titiz davran─▒r, konu┼čmalar─▒nda da bunu tavsiye ederdi.

Abd├╝lhakim Efendinin yemesi, i├žmesi, yatmas─▒, kalkmas─▒, konu┼čmas─▒, susmas─▒, g├╝lmesi, a─člamas─▒ hep ─░slamiyetÔÇÖe ve Resulullah efendimizin h├óline uygundu. Onun yemesini g├Âren sanki ├ódet yerini bulsun diye yiyor zannederdi. Az yer, lokmalar─▒ k├╝├ž├╝k al─▒r ve yava┼č yerdi. Yak─▒nlar─▒ onu otuz senedir kaylule yaparken veya yatarken bir defa olsun s─▒rt ├╝st├╝ veya sol taraf─▒na d├Ân├╝p yatmad─▒─č─▒n─▒ s├Âylemi┼člerdir. Hep sa─č yan─▒ ├╝zerine yatar, sa─č elinin i├žini sa─č yana─č─▒ alt─▒na koyar, ├Âyle yatard─▒. Her h├óli istikamet ├╝zere idi. “─░stikamet yani Allah├╝ te├ól├ón─▒n be─čendi─či do─čru yol ├╝zere olmak kerametin ├╝st├╝ndedir” s├Âz├╝n├╝ s─▒k s─▒k tekrar ederdi.

├çok m├╝tevaz─▒, pek al├žak g├Ân├╝ll├╝ idi. Ben dedi─či hi├ž i┼čitilmemi┼čti. ─░slam ├ólimlerinin ad─▒ ge├žti─či zaman:
“Bizler o b├╝y├╝klerin yan─▒nda haz─▒r olsak sorulmay─▒z, gaib olsak aranmay─▒z.” Ve, “Bizler o b├╝y├╝klerin yaz─▒lar─▒n─▒ anlayamay─▒z. Ancak bereketlenmek i├žin okuruz” buyururdu. Halbuki kendisi bu bilgilerin m├╝tehass─▒s─▒ idi.

Abd├╝lhakim Arvasi hazretlerinin k─▒ymetli s├Âzlerinden baz─▒lar─▒:
“Her peygamber, kendi zaman─▒nda, kendi mekan─▒nda, kendi kavminin hepsinden, her bak─▒mdan ├╝st├╝nd├╝r. Muhammed aleyhisselam ise her zamanda her memlekette, yani d├╝nya yarat─▒ld─▒─č─▒ g├╝nden k─▒yamet kopuncaya kadar, gelmi┼č ve gelecek, b├╝t├╝n varl─▒klar─▒n, her bak─▒mdan en ├╝st├╝n├╝d├╝r. Hi├ž kimse, hi├žbir bak─▒mdan Onun ├╝st├╝nde de─čildir. Bu olamayacak bir ┼čey de─čildir. Diledi─čini yapan, her istedi─čini yaratan, Onu b├Âyle yaratm─▒┼čt─▒r. Hi├žbir insan─▒n Onu methedecek g├╝c├╝ yoktur. Hi├žbir insan─▒n Onu tenkit edecek iktidar─▒ yoktur.”

“Hak te├ól├ón─▒n hakimli─čini tan─▒d─▒─č─▒n─▒z, emaneti ve emniyeti bozmayarak ├žal─▒┼čt─▒─č─▒n─▒z zaman, birbirinizi ne kadar sevecek, birbirinize ne kadar ba─čl─▒ karde┼čler olacaks─▒n─▒z. Sizin o karde┼čli─činizden AllahÔÇÖ─▒n merhameti neler yaratacakt─▒r. Kavu┼čtu─čunuz her nimet, hep Hakk’a iman─▒n has─▒l etti─či karde┼čli─čin neticesi ve Allah├╝ te├ól├ón─▒n merhamet ve ihsan─▒d─▒r. G├Ârd├╝─č├╝n├╝z her musibet ve felaket de; hep k─▒zg─▒nl─▒─č─▒n, nefretin ve d├╝┼čmanl─▒─č─▒n neticesidir. Bunlar ise hakk─▒ tan─▒maman─▒n, zul├╝m ve haks─▒zl─▒k etmenin cezas─▒d─▒r.”

“B├╝y├╝klerin s├Âz├╝, s├Âzlerin b├╝y├╝─č├╝d├╝r.”

“Evliyan─▒n s├Âz├╝nde rabbani tesir vard─▒r.”

“─░nsan─▒ kaplayan s─▒k─▒nt─▒lar─▒n birinci sebebi, Hakk’a kar┼č─▒ ┼čirk ve m├╝┼črikliktir. ─░lim ve fen ilerledi─či halde, insanl─▒─č─▒n ufuklar─▒n─▒ sarm─▒┼č olan fesat karanl─▒─č─▒ hep ┼čirkin, imans─▒zl─▒─č─▒n, vahdetsizli─čin ve sevi┼čmezli─čin neticesidir. Be┼čeriyet ne kadar u─čra┼č─▒rsa u─čra┼čs─▒n, sevip sevilmedik├že, ─▒zd─▒rap ve felaketten kurtulamaz. Hakk’─▒ tan─▒mad─▒k├ža, Hakk’─▒ sevmedik├že, Hak te├ól├óy─▒ hakim bilip, Ona kulluk etmedik├že, insanlar, birbiri ile sevi┼čemez. Hak’dan ve Hak yolundan ba┼čka her ne d├╝┼č├╝n├╝lse, hepsi ayr─▒l─▒k ve peri┼čanl─▒k yoludur.”

“M├╝sl├╝manlar─▒n ├Â─črenmesi laz─▒m olan bilgilere Ulum-i ─░slamiyye (M├╝sl├╝manl─▒k Bilgileri) denir. ─░slam dininin emretti─či bu bilgileri Resulullah aleyhisselam ikiye ay─▒rm─▒┼čt─▒r. Biri, “ulum-i nakliyye”, yani din bilgileri; di─čeri “ulum-i akliyye” yani fen bilgileridir, buyurmu┼čtur. Din bilgileri, d├╝nyada ve ahirette, huzuru, saadeti kazand─▒ran bilgilerdir.

Bunlar da ikiye ayr─▒l─▒r: “Ulum-i aliyye” yani y├╝ksek din bilgileri ve “ulum-i ibtidaiyye” yani alet ilimleri. ─░slam ilimlerinin ikinci k─▒sm─▒ olan ak─▒l bilgilerinin yani tecr├╝bi ilimlerin iyi ├Â─črenilmesi, ince ve derin din bilgilerinin kolay ve a├ž─▒k anla┼č─▒lmas─▒na yard─▒m eder. Riyazi fizik ├Â─črenmek, din bilgilerini kuvvetlendirir. Astronomi, aritmetik ve geometri, dine yard─▒mc─▒ bilgilerdir. Tecr├╝bi fizikteki (tecr├╝be ve isbat edilenlere esasen uymayan) birka├ž yanl─▒┼č teori ve hipotezden ba┼čka hepsi dine uymakta, iman─▒ kuvvetlendirmektedir. ─░lahi fizik (metafizik) bilgilerinden, ├ž├╝r├╝k, bozuk olanlar─▒ dine uymaz. Bu ilimler ├Â─črenilince, din bilgilerinin akli ilimlere uyan ve akli bilgilerle ├ž├Âz├╝lmeyen yerleri ve sebepleri meydana ├ž─▒kar ve akla uygun san─▒lmayan, akl─▒n eri┼čemedi─či meselelerin ink├ór edilemeyece─či anla┼č─▒l─▒r.”

“Kur’an-─▒ kerimden ve Resul aleyhisselam─▒n hadis-i ┼čeriflerinden sonra en k─▒ymetli kitap, ─░mam-─▒ Rabbani hazretlerinin Mektubat kitab─▒d─▒r. Hanefi mezhebinde en m├╝kemmel ve en k─▒ymetli f─▒k─▒h kitab─▒, ─░bni Abidin’in D├╝rr├╝l-Muhtar ha┼čiyesidir. ┼×afiiÔÇÖde Tuhfet-├╝l-Muhtac kitab─▒d─▒r.”

“─░slam dini, Allah├╝ te├ól├ón─▒n, Cebrail ismindeki melek vas─▒tas─▒ ile, sevgili Peygamberi Muhammed aleyhisselama g├Ânderdi─či, insanlar─▒n, d├╝nyada ve ahirette rahat ve mesut olmalar─▒n─▒ sa─člayan, usul ve kaidelerdir. B├╝t├╝n ├╝st├╝nl├╝kler, faydal─▒ ┼čeyler, ─░slamiyetÔÇÖin i├žindedir. Eski dinlerin g├Âr├╝n├╝r g├Âr├╝nmez b├╝t├╝n iyiliklerini, ─░slamiyet, kendinde toplam─▒┼čt─▒r. B├╝t├╝n saadetler, muvaffakiyetler ondad─▒r. Yan─▒lmayan, ┼ča┼č─▒rmayan, ak─▒llar─▒n kabul edece─či esaslardan ve ahlaktan ibarettir. Yarad─▒l─▒┼č─▒nda kusursuz olanlar onu reddetmez ve nefret etmez, ─░slamiyetÔÇÖin i├žinde hi├žbir zarar yoktur. ─░slamiyetÔÇÖin d─▒┼č─▒nda hi├žbir menfaat yoktur ve olamaz.”

“Son zamanlarda, tekkeler cahillerin eline d├╝┼čt├╝. Dinden, imandan haberi olmayanlara ┼čeyh denildi. Din d├╝┼čmanlar─▒ da, bu ┼čeyhlerin s├Âzlerini, oyunlar─▒n─▒ ele alarak dine hurafeler kar─▒┼čm─▒┼čt─▒r, dedi. Halbuki bozuk tarikat├ž─▒lar─▒n s├Âzlerini, i┼člerini din sanmak, bunlar─▒ tasavvuf b├╝y├╝kleri ile kar─▒┼čt─▒rmak, ├žok yanl─▒┼čt─▒r. Dini bilmemek, anlamamakt─▒r. Dinde s├Âz sahibi olmak i├žin, Ehl-i s├╝nnet ├ólimlerini tan─▒mak, o b├╝y├╝klerin kitaplar─▒n─▒ okuyup, iyi anlayabilmek ve bildi─čini yapmak laz─▒md─▒r. B├Âyle bir ├ólim bulunmazsa, din d├╝┼čmanlar─▒, meydan─▒ bo┼č bulup, din adam─▒ ┼čekline girer. Vaazlar─▒ ile, kitaplar─▒ ile, gen├žlerin iman─▒n─▒ ├žalarak millet ve memleketi felakete g├Ât├╝r├╝rler.”

“Temiz ve yeni elbise giyiniz. Gitti─činiz yerlerde, ahlak─▒n─▒zla, s├Âzlerinizle, ─░slamÔÇÖ─▒n vakar─▒n─▒, k─▒ymetini g├Âsterdi─činiz gibi, giyiminizle de sayg─▒ ve ilgi toplay─▒n─▒z.”

“├çe┼čitli, lezzetli yemeklerle ve tatl─▒, so─čuk ┼čerbetlerle bedenlerinizi rahat ve ho┼č tutunuz.”

“Allah├╝ te├ól├ó, her ┼čeyi bir sebep alt─▒nda yaratmaktad─▒r. Bu sebeplere, i┼č yapabilecek tesir, kuvvet vermi┼čtir. Bu kuvvetlere, tabiat kuvvetleri, fizik, kimya ve biyoloji kanunlar─▒ diyoruz. Bir i┼č yapmam─▒z, bir ┼čeyi elde etmemiz i├žin, bu i┼čin sebeplerine yap─▒┼čmam─▒z laz─▒md─▒r. Mesela bu─čday has─▒l olmas─▒ i├žin, tarlay─▒ s├╝rmek, ekmek, ekini bi├žmek laz─▒md─▒r. ─░nsanlar─▒n b├╝t├╝n hareketleri, i┼čleri, Allah├╝ te├ól├ón─▒n bu ├ódeti i├žinde meydana gelmektedir. Allah├╝ te├ól├ó sevdi─či insanlara iyilik, ikram olmak i├žin ve az─▒l─▒ d├╝┼čmanlar─▒n─▒ aldatmak i├žin bunlara, ├ódetini bozarak sebepsiz ┼čeyler yarat─▒yor.”

“Tek vakit namaz─▒m─▒ ka├ž─▒rmaktansa, bin kere ├Âlmeyi tercih ederim.”

“Namaz, aman namaz, nerede ve ne ┼čart alt─▒nda olursa olsun mutlaka namaz k─▒l─▒n.”

ÔÇťEn b├╝y├╝k edep, ilahi hududu muhafazad─▒r, g├Âzetmektir.”

“Allah├╝ te├ól├ó bir kuluna iman vermi┼čse ona daha ne vermemi┼čtir. ─░man vermemi┼čse ona daha ne vermi┼čtir!ÔÇŁ

“Bizim meclisimizde bulunanlar, s├╝kut i├žinde otursalar ve s├╝kuttan ba┼čka bir ┼čey g├Ârmeseler bile, din bahsinde ├ólim ge├žinenlerin hatalar─▒n─▒ ke┼čfederler, bir bir ├ž─▒kar─▒rlar.”

ÔÇťKur’an-─▒ kerim ┼čifad─▒r. Fakat ┼čifa, suyun geldi─či boruya t├óbidir. Pis borudan ┼čifa gelmez.ÔÇŁ

ÔÇťGer├žek keramet, kerametin gizlenmesidir. Bunun d─▒┼č─▒nda g├Âr├╝nenler, velinin irade ve ihtiyar─▒ ile de─čildir. ─░lahi hikmet ├Âyle gerektiriyor demektir.ÔÇŁ

ÔÇťAllah├╝ te├ól├ó s─▒rr─▒n─▒ eminine verir. Bilen s├Âylemez, s├Âyleyen bilmez.ÔÇŁ

ÔÇťAhmakl─▒k, hatada ─▒srar etmektir.ÔÇŁ

ÔÇťDin bilgileri, d├╝nyada ve ahirette, huzuru, saadeti kazand─▒ran bilgilerdir.ÔÇŁ

ÔÇťAllah├╝ te├ól├ó diledi─čini yapar. ─░ster sebepli ister sebepsiz, diledi─či gibi azap veya l├╝tfeder. G├╝zel ve do─čru Onun diledi─čidir.ÔÇŁ

ÔÇťAllah├╝ te├ól├ó bize rahmetiyle muamele etsin. Adaletiyle muamele ederse yanar─▒z.ÔÇŁ

ÔÇťRiya olmas─▒n diye cemaatten ka├žanlar ayr─▒ bir riya i├žindedirler.ÔÇŁ

ÔÇť─░lim cehli izale eder, yok eder, ahmakl─▒─č─▒ de─čil.ÔÇŁ

ÔÇťCemiyetteki ruh hastal─▒klar─▒n─▒n sebebi, iman eksikli─čidir.ÔÇŁ

Talebelerinden baz─▒lar─▒ o ilim deryas─▒ b├╝y├╝k veliden ┼ču s├Âzleri ve menk─▒beleri nakletmi┼člerdir.

Talebelerinden Haf─▒z H├╝seyin Efendi anlat─▒r:
Tahsilimi ─░stanbul’da yapt─▒m. Arabi ve Farisi’yi iyi bilirdim. Her toplulukta s├Âz sahibiydim. Bir g├╝n beni Abd├╝lhakim Arvasi hazretlerine g├Ât├╝rd├╝ler. Maksad─▒m orada da s├Âz sahibi olmakt─▒. Kendisine ├žok yak─▒n bir sandalyeye oturdum. Sohbete ba┼člad─▒. Hemen sonra sandalyede oturmaktan haya edip, yere indim. Sohbette, hi├ž bilmedi─čim, duymad─▒─č─▒m ┼čeyleri anlat─▒yordu. Yak─▒n─▒nda yere oturmaktan da haya edip biraz geri ├žekildim. Biraz daha biraz daha derken nihayet kendimi kap─▒n─▒n ├Ân├╝nde buldum. Nerede ise kap─▒dan d─▒┼čar─▒ ├ž─▒kacak h├óle gelmi┼čtim. Ben y─▒llarca ┼čeyhlik postunda oturmu┼č talebeleri olan biriydim. Seyyid Abd├╝lhakimi g├Âr├╝nce ancak talebe olaca─č─▒m─▒ anlad─▒m ve talebelerime:
“Seyyid Abd├╝lhakim Efendiyi g├Âr├╝nce, tan─▒y─▒nca ┼čeyhli─čin ne oldu─čunu anlad─▒m, ete─čine yap─▒┼čmaktan ba┼čka i┼čim kalmad─▒” dedim. O b├╝y├╝k zata talebe olmakla ┼čereflendim.

Otuz y─▒l boyunca yan─▒ndan ayr─▒lmayan yak─▒n─▒ ┼×akir Efendi anlat─▒r:
Bir sabah dergah─▒n mescidinde namaz k─▒l─▒yorduk. Efendi ile ikimizdik. Her zamanki gibi beni imam yapt─▒lar. Mescidin giri┼č k─▒sm─▒ ba┼čtan ba┼ča camek├ón oldu─čundan giri┼čteki sofa ┼čeklinde oturma yerinden mescidin i├ži apa├ž─▒k g├Âr├╝l├╝rd├╝. Biz namaza haz─▒rlan─▒rken zevcem de gelip sofa k─▒sm─▒nda ├žaylar─▒m─▒z─▒ haz─▒rlamaya koyulmu┼čtu. Namaz ve dua bitince, sofaya ge├žtik. G├Ârd├╝k ki semaverin etraf─▒nda iki ├žay barda─č─▒ yerine bir s├╝r├╝ bardak. Zevceme, bu kadar barda─ča l├╝zum olmad─▒─č─▒n─▒ s├Âyleyip, ni├žin ikiden ├žok bardak getirdin, deyince, ┼ču cevab─▒ ald─▒m: “Hayret! Arkan─▒zda b├╝y├╝k bir cemaat vard─▒. ┼×imdi da─č─▒lm─▒┼č.”

Talebelerinden ─░lyas Efendi anlat─▒r:
Bir g├╝n ya┼čl─▒ bir kad─▒n marangoz d├╝kkan─▒ma gelip; “Bir odal─▒ evim var. ─░kinci bir oda yapt─▒r─▒yorum. Kiraya verip onunla ge├žinece─čim. Bedelini kira paras─▒ndan vermek ├╝zere, bana bir kap─▒ ve pencere yapar m─▒s─▒n?” dedi. Yar─▒n gel, konu┼čuruz dedim. Maksad─▒m, Seyyid Abd├╝lhakim Efendi’ye gidip dan─▒┼čmakt─▒. ─░kindi vakti derg├óhlar─▒na gittim. H├ólimi sordular. “M├╝┼čteri geliyor mu?” dediler. “Geliyor” dedim. Fakat sormak i├žin gitti─čim kad─▒n─▒ unutmu┼čtum. “Sipari┼č veren oluyor mu?” dediler. “Bug├╝n yok” dedim. “Kad─▒n m├╝┼čterileriniz oluyor mu?” buyurdular. Gene hat─▒rlamad─▒m. Bunun ├╝zerine; “Bug├╝n gelen kad─▒n─▒n i┼čini g├Âr!” buyurdular. Ancak o zaman hat─▒rlayabildim.

Bir g├╝n Bayezid Camiinde vaaz verirlerken konu ile hi├ž ilgisi olmad─▒─č─▒ halde; “Sizden biriniz, eve gidip, ├žocu─čunu ├žat─▒ya kiremitler ├╝zerine ├ž─▒km─▒┼č, g├╝vercin kovalar g├Âr├╝rse, ba─č─▒rmadan, g├╝zellikle, yavrum bak sana neler getirdim, ┼čeker ald─▒m, desin, onu tutup i├žeri ald─▒ktan sonra azarlas─▒n” buyurdu. Vaaz─▒ dinleyen Akhisarl─▒ bir zat i├žinden ┼čimdi bunun da ne ilgisi var diye ge├žirdi. Vaazdan sonra evine gidince bakt─▒ ki ├žocu─ču evin dam─▒na ├ž─▒km─▒┼č, kiremitler ├╝zerinde g├╝vercin yakalamak pe┼činde, nerede ise kenardan d├╝┼čecek halde. ├çocuk k├╝├ž├╝k olup ├╝├ž-d├Ârt ya┼č─▒ndayd─▒. Hemen Abd├╝lhakim Efendinin nasihatlerini hat─▒rlad─▒ ve ├Âyle yapt─▒. ├çocuk d├╝┼čmekten kurtuldu.

Necib Faz─▒l K─▒sak├╝rek anlat─▒r:
Sene 1941… Almanlar s─▒n─▒r─▒m─▒zda. Ben, bir gazetede ├ž─▒kan yaz─▒lar─▒mda da ├╝st├╝ne bast─▒─č─▒m gibi, ─░kinci D├╝nya Harbine girmemizin bir an meselesi oldu─čuna k├óniim. Bu meseleyi huzurlar─▒nda savunuyorum. L├╝tfen dinliyorlar. Etraflar─▒nda yak─▒nlar─▒ndan birka├ž ki┼či ve avukat Mahmud Veziro─člu isminde kendisini sevenlerden bir zat… Harbe s├╝r├╝klenmek mecburiyetimizi riyazi bir v├ók─▒a h├ólinde g├Âsteriyor ve anlat─▒yorum. Sonuna kadar dinledikten sonra buyurdular ki: “Harbe girilmez. Yaln─▒z Birinci Cihan Harbinde oldu─ču gibi pahal─▒l─▒k olmasa, vesika usul├╝ ├ž─▒kmasa.” Buyurduklar─▒ gibi oldu. Harbe girmedik. Fakat pahal─▒l─▒k, vesika usul├╝ milleti kavurdu. Mahmud Bey, bana bu kerameti s─▒k s─▒k tekrar eder ve; “M├╝thi┼č, m├╝thi┼č!.. herkes harbi beklerken; “Harbe girilmez” ve kimse vesika usul├╝n├╝ beklemezken “O olacak” buyurmalar─▒ b├╝y├╝k keramet” derdi.

Faruk Bey anlat─▒r:
Bundan y─▒llarca evvel, o─člum Nevzad, o zamanlar oturdu─čumuz apartman kat─▒n─▒n balkonundan a┼ča─č─▒ya, beton bir zemin ├╝zerine d├╝┼čt├╝. ├çocu─ču koma h├ólinde bir hastaneye yeti┼čtirdik. Ay─▒ld─▒. Fakat akli melekelerini kaybetmi┼č haldeydi. ─░stanbul’a g├Ât├╝rd├╝k. B├╝t├╝n m├╝tehass─▒s sinir ve ak─▒l doktorlar─▒na g├Âsterdik. Hemen hepsi ├╝mit g├Âremediklerini s├Âylediler. Bir Rum doktor erken bunama te┼čhisini koydu ve ┼čifas─▒ yok h├╝km├╝n├╝ bast─▒. B├╝lu─č ├ža─č─▒ndaki ├žocu─čumu, b├╝y├╝k amcas─▒ Abd├╝lhakim Efendinin kollar─▒na teslim ettim. ├çocuk tekkede k─▒rk g├╝n kald─▒. Bu m├╝ddet i├žinde, onu nazarlar─▒ndan ay─▒rmad─▒lar. Sadece; “Mahzunum, mahzunum!” diye i├žlenerek i┼či, Allah├╝ te├ól├óya havale ettiler. K─▒rk g├╝n sonra Nevzad, hi├ž bir zaman sahip olmad─▒─č─▒ maddi ve manevi bir s─▒hhate kavu┼čtu. Hukuk Fak├╝ltesini bitirdi. Uzun y─▒llar DS─░’de avukatl─▒k yapt─▒, oradan emekli oldu. Abd├╝lhakim Efendi, biraderzadeleri olan Faruk I┼č─▒k Efendiyi ├žok severdi. Birisini methetmek isteseydi; “Faruk hari├ž hepimizden iyidir” derdi. Kabri, Abd├╝lhakim Arvasi’nin ayak ucundad─▒r.

Bayezid Camiinde; Erzincan zelzele felaketinden bir hafta kadar ├Ânce: “Allah├╝ te├ól├ó, zinan─▒n a┼čik├ór oldu─ču yerlere zelzele ile ceza verir. Erzincan gibi” buyurmu┼člar. Kimse o esnada bu manay─▒ anlayamam─▒┼č, ama bir hafta sonra, duyanlar bu b├╝y├╝k bir kerametti, anlayamad─▒k demi┼člerdir.

Talebelerinden Tahir Efendi anlat─▒r:
Abd├╝lhakim Efendi hazretleri buyurdular ki: “Evliyan─▒n huzuruna dolu giden bo┼č, bo┼č giden dolu d├Âner.” Bir g├╝n bana; “Tahir Efendi, evinde kitap kalmas─▒n, kitaplar─▒ evden ├ž─▒kar, ba┼čkalar─▒na ver” buyurdular. Eve gittim. K─▒ymetli kitaplar─▒ma k─▒yamad─▒m. Emirleri yerine gelsin diye, birka├ž kitap verdim. Yats─▒dan sonra yatt─▒m. Abd├╝lhakim Efendiyi g├Ârd├╝m. “Tahir, kitaplar─▒ evden ├ž─▒kard─▒n m─▒?” buyurdular. Kalkt─▒m. Abdest ald─▒m. ─░ki rekat namaz k─▒ld─▒m. Yine yatt─▒m. Daha uyuyamam─▒┼čt─▒m. Abd├╝lhakim Efendi geldi. “H├ól├ó kitaplar─▒ evde mi sakl─▒yorsun?” buyurup, cel├óllendi. Korktum. Hemen kalk─▒p, b├╝t├╝n kitaplar─▒m─▒ evden ├ž─▒kard─▒m. Geldim yatt─▒m. Ancak uyuyabildim. Sonradan anlad─▒m ki, bizi terbiye etmek i├žin, kitaplardan uzakla┼čt─▒r─▒p, bende olanlar─▒ al─▒p, kendinde olanlar─▒ bize vermek i├žin bu yolu se├žmi┼člerdi.

Ne zaman Abd├╝lhakim Efendi hazretlerine gitsem, Ziya Bey yan─▒nda otururdu. Ziya Beye bir kitap verir, okuturlar ve izah ederlerdi. Bir g├╝n yine ├Âyle bir sohbette, Ziya Beye kitap okutup, kendileri izah ediyordu. ─░├žimden, benim Arabi ve Farisim Ziya Beyden iyidir. Ni├žin hep ona okuturlar da, bana hi├ž okutmazlar diye ge├žti. O gece r├╝yada Abd├╝lhakim Efendinin huzurunda idim. Gene Ziya Beye bir kitap vermi┼čler, okutuyorlard─▒. Ama Ziya Beyi sar─▒kl─▒, ├ólim k─▒yafetinde g├Ârd├╝m. Abd├╝lhakim Efendi, Ziya Beyi bana g├Âsterip; “Biz, bo┼čuna emek vermeyiz” buyurdular. Uyan─▒nca o d├╝┼č├╝nceme ├žok pi┼čman oldum.

Bir g├╝n Abd├╝lhakim Efendiye gidiyordum. Yolda, kendi kendime, Abd├╝lhakim Efendiye arz edeyim, evliyal─▒kta y├╝kselmek b├╝y├╝k i┼č, bizim k├╝├ž├╝k gayretimizle elde edilmez, himmet buyursunlar tevecc├╝h eylesinler de, o y├╝ksek makamlara beni kavu┼čtursunlar diye d├╝┼č├╝n├╝yordum. Vard─▒m. Bah├žede yaln─▒z oturuyorlard─▒. Selam verip ellerini ├Âpt├╝m. Y├╝z├╝me bak─▒p; “Tahir, ┼ču a─ča├ž ne a─čac─▒d─▒r?” buyurdu. “Manolya” dedim. “┼×u nedir?” buyurdu. “G├╝l” dedim. “Ya Tahir, bunlar─▒n suyu bir, havas─▒ bir, topra─č─▒ bir de, ni├žin boylar─▒ farkl─▒d─▒r? Mesela ┼ču ├žimene ne yap─▒lsa g├╝l a─čac─▒ olabilir mi, g├╝l de, manolya kadar b├╝y├╝r m├╝?” buyurdu. “Hay─▒r efendim” dedim. “Demek ki, farkl─▒l─▒k istidatlar─▒ndan kabiliyetten geliyor. Ve demek ki, ├žim; ot, g├╝l gibi, g├╝l de manolya gibi olmaz!” buyurup tekrar bana bakt─▒lar. “Kusurumu ba─č─▒┼člay─▒n efendim” dedim.

Di┼č hekimi emekli albay Sabri Bey anlat─▒r:
Abd├╝lhakim Efendi, arada bir bana, teyemm├╝m nas─▒l yap─▒l─▒r diye g├Âstererek ├Â─čretirdi. Kendi kendime, ┼čimdi su olmayan yer yok, acaba neden bu kadar teyemm├╝m ├╝zerinde duruyor derdim. Vefat─▒ndan otuz sene sonra, ellerimde yara ├ž─▒kt─▒. Hatta bir ba┼čparma─č─▒m─▒ kestiler. Doktorlar ellerine su vurmayacaks─▒n dediler. ├ť├ž sene teyemm├╝mle yani onlar─▒n g├Âsterdi─či ┼čekilde teyemm├╝m ederek namaz k─▒lmak zorunda kald─▒m.

Halid Turhan Bey anlat─▒r:
Bir g├╝n ziyaretlerine gitmi┼čtim. K├╝t├╝phanelerinden bir kitap ├žekip, bir yerini a├ž─▒p bana verdiler ve; “Buyurun, okuyun!” buyurdular. Arap├ža idi. Okumaya ├žal─▒┼čt─▒m. Yanl─▒┼č okuyunca d├╝zeltirlerdi. Bir daha okuttular ve gene yanl─▒┼člar─▒m─▒ d├╝zelttiler. Sonra; “T├╝rk├žeye ├ževirin!” buyurdular. Tak─▒ld─▒─č─▒m ├žok ibareler oldu. Yard─▒m ettiler, hatta kendileri terc├╝me ettiler. Bir daha okutup, bir daha terc├╝me ettirdiler. ─░yice anlam─▒┼čt─▒m. Vefatlar─▒ndan yirmi sene kadar sonra, k├╝t├╝phane m├╝d├╝rl├╝─č├╝ i├žin, Ankara’da imtihana girdim. ─░mtihanda elime bir Arap├ža kitap verdiler ve bir yerini a├ž─▒p, okuyun dediler. Bir de ne g├Âreyim, Abd├╝lhakim Efendinin verdi─či kitap ve a├žt─▒klar─▒ sayfa de─čil mi? Okudum, terc├╝me ettim. ─░mtihan─▒ kazand─▒m. K├╝t├╝phane m├╝d├╝r├╝ oldum. Ama imtihandan ├ž─▒k─▒nca, Efendinin bu b├╝y├╝k ve a├ž─▒k kerametini g├Âr├╝nce h├╝ng├╝r h├╝ng├╝r a─člad─▒m.





Seyyid Abd├╝lhakim Arvasi Hazretlerinin Menk─▒beleri

Bayezid Camiinde; Erzincan zelzele felaketinden bir hafta kadar ├Ânce: “Allah├╝ te├ól├ó, zinan─▒n a┼čik├ór oldu─ču yerlere zelzele ile ceza verir. Erzincan gibi” buyurmu┼člar. Kimse o esnada bu manay─▒ anlayamam─▒┼č, ama bir hafta sonra, duyanlar bu b├╝y├╝k bir kerametti, anlayamad─▒k demi┼člerdir.

*

Talebelerinden ─░lyas Efendi anlat─▒r:

Bir g├╝n ya┼čl─▒ bir kad─▒n marangoz d├╝kkan─▒ma gelip; “Bir odal─▒ evim var. ─░kinci bir oda yapt─▒r─▒yorum. Kiraya verip onunla ge├žinece─čim. Bedelini kira paras─▒ndan vermek ├╝zere, bana bir kap─▒ ve pencere yapar m─▒s─▒n?” dedi. Yar─▒n gel, konu┼čuruz dedim. Maksad─▒m, Seyyid Abd├╝lhakim Efendi’ye gidip dan─▒┼čmakt─▒. ─░kindi vakti derg├óhlar─▒na gittim. H├ólimi sordular. “M├╝┼čteri geliyor mu?” dediler. “Geliyor” dedim. Fakat sormak i├žin gitti─čim kad─▒n─▒ unutmu┼čtum. “Sipari┼č veren oluyor mu?” dediler. “Bug├╝n yok” dedim. “Kad─▒n m├╝┼čterileriniz oluyor mu?” buyurdular. Gene hat─▒rlamad─▒m. Bunun ├╝zerine; “Bug├╝n gelen kad─▒n─▒n i┼čini g├Âr!” buyurdular. Ancak o zaman hat─▒rlayabildim.

Bir g├╝n Bayezid Camiinde vaaz verirlerken konu ile hi├ž ilgisi olmad─▒─č─▒ halde; “Sizden biriniz, eve gidip, ├žocu─čunu ├žat─▒ya kiremitler ├╝zerine ├ž─▒km─▒┼č, g├╝vercin kovalar g├Âr├╝rse, ba─č─▒rmadan, g├╝zellikle, yavrum bak sana neler getirdim, ┼čeker ald─▒m, desin, onu tutup i├žeri ald─▒ktan sonra azarlas─▒n” buyurdu. Vaaz─▒ dinleyen Akhisarl─▒ bir zat i├žinden ┼čimdi bunun da ne ilgisi var diye ge├žirdi. Vaazdan sonra evine gidince bakt─▒ ki ├žocu─ču evin dam─▒na ├ž─▒km─▒┼č, kiremitler ├╝zerinde g├╝vercin yakalamak pe┼činde, nerede ise kenardan d├╝┼čecek halde. ├çocuk k├╝├ž├╝k olup ├╝├ž-d├Ârt ya┼č─▒ndayd─▒. Hemen Abd├╝lhakim Efendinin nasihatlerini hat─▒rlad─▒ ve ├Âyle yapt─▒. ├çocuk d├╝┼čmekten kurtuldu.
*

Otuz y─▒l boyunca yan─▒ndan ayr─▒lmayan yak─▒n─▒ ┼×akir Efendi anlat─▒r:

Bir sabah dergah─▒n mescidinde namaz k─▒l─▒yorduk. Efendi ile ikimizdik. Her zamanki gibi beni imam yapt─▒lar. Mescidin giri┼č k─▒sm─▒ ba┼čtan ba┼ča camek├ón oldu─čundan giri┼čteki sofa ┼čeklinde oturma yerinden mescidin i├ži apa├ž─▒k g├Âr├╝l├╝rd├╝. Biz namaza haz─▒rlan─▒rken zevcem de gelip sofa k─▒sm─▒nda ├žaylar─▒m─▒z─▒ haz─▒rlamaya koyulmu┼čtu. Namaz ve dua bitince, sofaya ge├žtik. G├Ârd├╝k ki semaverin etraf─▒nda iki ├žay barda─č─▒ yerine bir s├╝r├╝ bardak. Zevceme, bu kadar barda─ča l├╝zum olmad─▒─č─▒n─▒ s├Âyleyip, ni├žin ikiden ├žok bardak getirdin, deyince, ┼ču cevab─▒ ald─▒m: “Hayret! Arkan─▒zda b├╝y├╝k bir cemaat vard─▒. ┼×imdi da─č─▒lm─▒┼č.”
*

Necip Faz─▒l bey anlat─▒r:
Efendi Hazretlerinin sohbetindeydik. Vakit gece yar─▒s─▒na gelmi┼čti. ─░├žimden, ┼čimdi ben, bu gece yar─▒s─▒, mezarlar─▒n aras─▒ndan nas─▒l inip de gidece─čim diye ge├žiriyordum. Derhal bak─▒┼člar─▒n─▒ Abidin’e ├ževirip:
“Necib Faz─▒l beyi sen g├Ât├╝r├╝rs├╝n. Beraber gidersiniz” buyurdular. Abidin ile kol kola mezarl─▒ktan iniyorduk. Abidin elini uzatm─▒┼č bir noktay─▒ g├Ârteriyordu. Bakt─▒m, Efendi Hzretlerinin bulunduklar─▒ yerden g├Â─če do─čru bir nur ├žizgisi uzan─▒yor.

(S├╝leyman Kuku-Son Halkalar ve Seyyid Abd├╝lhak├«m Arv├ós├«’nin K├╝lliyat─▒-1.Cilt- S.332)
*

Van valisi T├óhir Pa┼ča zaman─▒nda Van’a tabiiyyecilerden r├╗h nakline (reenkarnasyon) inanan bir adam gelir. Vali kona─č─▒na m├╝s├óf├«r edilir. Geli┼č sebebini T├óhir Pa┼ča’ya anlat─▒r. Tahir Pa┼ča ile bir m├╝ddet m├╝n├óka┼čadan sonra T├óhir Pa┼ča, Seyyid Muhammed S─▒dd├«k hazretlerini ├ža─č─▒r─▒r. Kona─č─▒ te┼črif eder. T├óhir Pa┼ča:
“Buraya enteresan bir adam geldi. Bozuk fikrini yayarsa, zararl─▒ olur. Ne dersin, ne edelim?” Der.
Cev├ób─▒nda: “Onu bir ├ónda ilzam edemem, konu┼čma ├žok uzar. Onu birka├ž kelime ile ancak Efendi hazretleri ma─čl├╗b eder” der.
Ba┼čkale’ye telgraf ├žekilir. “Muhammed S─▒dd├«k a─č─▒r hastad─▒r, hemen te┼črifinizi dilemektedir” denir. Efendi hazretleri telgraf─▒ al─▒r almaz, at─▒na atlay─▒p Van’a gelir. Muhammed S─▒dd├«k Efendi’yi bulur. Hastay─▒m, hastal─▒─č─▒m ┼čudur, deyip tabiiyyeciden ve maksad─▒ndan bahseder. Efendi hazretleri:
“Alt─▒ ya┼č─▒nda bir e┼če─či bah├žeye ba─člat─▒n ve a├ž ve susuz b─▒rak─▒n. O kimse ile bah├žede g├Âr├╝┼č├╝ce─čiz. Yer haz─▒rlat─▒n” buyurur. Bah├žeye gelirler. Konuya ge├žmeden Efendi hazretleri tabiiyyeciye: Ho┼č geldiniz, nerelisiniz, evli misiniz, baban─▒z ├Âleli ka├ž sene oldu? Diye sorar ve sorma─ča devam eder. Tabiiyyeci: “Siz K├╝rd hocalar birisi ile kar┼č─▒la┼č─▒nca b├Âyle fuz├╗li sorular sorarsan─▒z. Sizin buraya getirilmeniz ne i├žin ise, onun hakk─▒nda konu┼čal─▒m” der. Efendi Hazretleri:
“─░ddian─▒z─▒ duymu┼čum. Yaln─▒z, siz ├žok insafs─▒z bir kimsesiniz. ─░nsafs─▒zlarla ilm├« m├╝nazara yapmama─č─▒ tercih ederim” buyurur. Neden insafs─▒z imi┼čim, der. ─░f├ódenize g├Âre baban─▒z alt─▒ y─▒l ├Ânce ├Âlm├╝┼č ve ayn─▒ zamanda, ┼čurac─▒kta deminden beri an─▒r─▒p duran ┼ču e┼ček d├╝nyaya gelmi┼č ve baban─▒z─▒n ruhu ona ge├žmi┼č. Ben b├Âyle iddia ediyorum. Aksini isb├ót edebilir misin? Buyurur. Tabiiyyeci cev├ób veremez, ma─čl├╗b olur ve Efendi hazretlerinin b├╝y├╝kl├╝─č├╝n├╝ kabul eder. Efendi hazretleri de ona ilm├« olarak gayet geni┼č├že, r├╗h naklinin imk├óns─▒zl─▒─č─▒n─▒ anlat─▒r. ─░tikad─▒n─▒ d├╝zelttikten sonra Tahir Pa┼ča’ya g├Ât├╝r├╝r ve: “─░┼čte bir iddia ile buraya kadar gelmi┼č bir adam─▒, bir e┼čekten mis├ól vererek M├╝sl├╝man ettim” buyurur. Sonra ifs├ód etti─či kimseleri d├╝zeltmede T├óhir Pa┼ča’dan yard─▒m ister.

(S├╝leyman Kuku-Son Halkalar ve Seyyid Abd├╝lhak├«m Arv├ós├«’nin K├╝lliyat─▒-1.Cilt- S.274)
*

Sultan Vah├«deddin H├ón, Ramazan-─▒ ┼čer├«fde Topkap─▒ Saray─▒’ndaki H─▒rka-─▒ ┼×er├«f d├óiresini ziyaret edece─či zaman, Efendi Hazretlerini de davet etti. Di─čer ileri gelen devlet adamlar─▒ ve din adamlar─▒ da h├óz─▒r idi. Bu menk─▒beyi anlatan Efendi hazretlerinin hizmeti ile ┼čereflenen ┼×├ókir efendi der ki:
Sultan, tam H─▒rka-─▒ Se├ódetin bulundu─ču odan─▒n kap─▒s─▒na gelince: Abd├╝lhak├«m Efendi nerededir? Diye sormu┼č. Oradaki kalabal─▒k birbirine bakm─▒┼člar, o isimde birini tan─▒m─▒yorlard─▒. Arkaya do─čru haber vermi┼čler. Efendi Hazretleri: “Benim ismim Abd├╝lhak├«m’dir” deyince, sultan sizi istiyor deyip, hemen yol a├žm─▒┼člar. Sultan kendilerini bekleyip, yan yana, biri d├╝nya, biri ├óhiret sultan─▒, Sultan-├╝l enbiy├ón─▒n (sallallah├╝ te├ól├ó aleyhi ve ├ólini ve sellerri) se├ódetl├╗ h─▒rkalar─▒n─▒n bulundu─ču odaya girmi┼čler ve beraber ziyaret etmi┼čler. ├ç─▒k─▒nca sultan, teberr├╝ken orada olanlara birer mendil hediye etmi┼č. Efendi hazretlerine ise, iki mendil hediye etmi┼čtir. Ben d─▒┼č kap─▒da Efendiyi bekliyordum. Geldiler ve ziyaretlerini anlatt─▒lar. “Sultan herkese bir mendil verdi, bana iki tane verdi, birisi senindir” buyurup birini bana verdiler. Bu da Sultan─▒n kalb g├Âz├╝n├╝n a├ž─▒k ve uyan─▒k oldu─čunun bir i┼čaretidir.

(S├╝leyman Kuku-Son Halkalar ve Seyyid Abd├╝lhak├«m Arv├ós├«’nin K├╝lliyat─▒-1.Cilt- S.298)
*

Yine bir defas─▒nda Efendi Hazretlerini bir d├╝─č├╝ne davet etmi┼čler. Gitmi┼č. Oturduklar─▒ odadaki bir sehpan─▒n ├╝zerindeki kitab─▒ al─▒p birka├ž sat─▒r okuyup yerine koymu┼člar. Daha sonra sevdiklerinden birine: ÔÇťO kitap Abdullah CevdetÔÇÖin bir roman─▒yd─▒. Elime al─▒p birka├ž sat─▒r okumakla kalbimde h├ós─▒l olan zulmeti on be┼č g├╝nde zor defÔÇÖedebildim. Onun ismi Abdullah Cevdet de─čil, Aduvvullah CevretÔÇÖtir.ÔÇŁ buyurdular. s.305

├ťstadÔÇÖ─▒n Abdullah Cevdet hakk─▒ndaki yaz─▒s─▒ i├žin t─▒klay─▒n─▒z: http://www.n-f-k.com/nfkforum/index.php?sh…pic=4349&st

Bir g├╝n elimde, Diyanet ─░┼čleri reisli─či de yapm─▒┼č olan ┼×erafettin YaltkayaÔÇÖn─▒n Ehli S├╝nnet ve ─░mam-─▒ Azam hazretleri hakk─▒nda yazm─▒┼č oldu─ču bir risale ile efendi hazretlerine geldim. ÔÇťElindeki nedir?ÔÇŁ buyurdular. S├Âyledim. ÔÇťOkuyunÔÇŁ dediler. Altm─▒┼č k├╝s├╝r sahifelik bir kitabc─▒kt─▒. Sonuna kadar hepsini okuttular. Sonra buyurdular ki: ÔÇť─░├žindekilerin hepsi do─črudur. Fakat m├╝ellifi pistir. Onun i├žin sen de bu kitab─▒ bir daha okuma!ÔÇŁ s.306

Sultan Abd├╝lham├«d H├ón vefat edince, Efendi’nin ┼čeyhi, hocas─▒ ve m├╝r┼čidi Seyyid Feh├«m hazretlerinin (kuddise sirruh) o─člu Ma’s├╗m efendi: “Efendi Hazretleri, Abd├╝lham├«d H├ón Hakk─▒n ma─črifetine kavu┼čtu” dedi. Efendi Hazretleri: “Hepsi o kadar m─▒?” buyurdu. Ma’s├╗m Efendi, “Bundan b├╝y├╝k hangi ni’met olur?” dedi. Efendi buyurdu: “Bundan b├╝y├╝k ┼ču olur ki, o kabre kondu─ču andan itibaren Ar┼č-─▒ a’zamdan kabrine nurdan bir s├╝tun inmekte, onu ihata etmektedir.” s.307

Efendi Hazretleri me┼čverete ├žok ehemmiyet verirdi. Bu s├╝nnetin devam─▒n─▒ tenb├«h ve tavsiye ederdi. Had├«s-i ┼×er├«f mucibince: “Me┼čveret edecek kimseyi bulamazsan─▒z, ta┼ča anlat─▒n” buyurulmu┼č oldu─čundan Efendi Hazretleri bazen onlara g├Âre bir ta┼č mesabesinde bulunan bu fakirle me┼čveret ederdi. Bir defas─▒nda: “Hilm├«, g├Âz├╝mde katarakt var, ameliyat olay─▒m m─▒, sen ne dersin?” buyurdular. Bu teknik bizim memleketimizde ├žok geli┼čmi┼č de─čil, tavsiye etmem efendim” dedim. “Ben de ├Âyle d├╝┼č├╝n├╝yordum” buyurdular. s.310

Hilm├« Bey hocam─▒z─▒n F├ótih’deki evinde bir hafta kadar m├╝s├ófir edildim. Kendileri eczaneye gider, ben yukar─▒ki salonda, onlar─▒n emri ile Mekt├╗b├ót ├╝zerinde ├žal─▒┼č─▒r, onlar i┼četen d├Ân├╝nce, yapt─▒klar─▒m─▒, okuduklar─▒m─▒, yazd─▒klar─▒m─▒ sorar, bunlar ├╝zerinde konu┼čurduk. Bir defas─▒nda: Efendim, Muhammed Ma’s├╗m hazretleri, fil├ón mekt├╗bda: “Zaman─▒m─▒z─▒n hal├«fesi…” buyuruyor. O zaman hil├ófet merkezi ─░stanbul idi. Hindistan’da da, ya’n├« ayn─▒ zamanda iki hal├«fe m├╝mk├╝n m├╝?” diye arz ettim. Tebess├╝m edip: “Ben de bunu okudu─čum zaman, sizin gibi teredd├╝de d├╝┼čt├╝m ve Efendi hazretlerine su├ól ettim. Buyurdular ki, o zaman Hindistan’daki Timuro─čullar─▒ [Bab├╝r├«ler] devleti ile Osmanl─▒ devlet-i aliyyesinin birbiriyle hemen hemen m├╝n├ósebeti yok gibi idi. Ya’n├« iki ayr─▒ d├╝ny├ó gibi idiler. B├Âyle olunca, ayn─▒ anda iki hal├«fe olmas─▒ m├╝mk├╝nd├╝r.” s.307

Abd├╝lkadir efendi anlatt─▒: Efendi Hazretleri ile Eyy├╗b C├ómii ┼čerifinde ├Â─čle namaz─▒n─▒ k─▒ld─▒k. Sonra Halid bin Zeyd Ebu Eyy├╗b Ensari hazretlerinin (rad─▒yallah├╝ anh) t├╝rbesine girdik. Ba┼čka kimse yoktu. Sandukan─▒n ayak ucunda, yan yan yana diz ├╝st├╝ oturduk. “Yan─▒ma sokul ve g├Âzlerini kapa!” buyurdu, ├Âyle yapt─▒m. Bir de ne g├Âreyim! Hazreti H├ólid (rad─▒yallah├╝ anh) kar┼č─▒m─▒zda ayakta duruyor. Yan─▒m─▒za geldi. Uzun boylu, iri yap─▒l─▒, seyrek sakall─▒, n├╗r y├╝zl├╝ idi. Elini ├Âpt├╝m. ─░kisi yava┼č sesle konu┼čtular. Ben i┼čitmiyordum, edeble onlar─▒ seyrediyordum. Sonra Efendinin sesi kula─č─▒ma geldi. “G├Âz├╝n├╝ a├ž” buyurdu. A├žt─▒m. ─░kimizi sandukan─▒n yan─▒nda oturur halde g├Ârd├╝m. Soka─ča ├ž─▒kt─▒k. ─░kindi ezan─▒ okunuyordu. O kadar zaman kalm─▒┼č─▒z. Yaz g├╝n├╝ idi. ├ľ─člen ikindi aras─▒ uzun idi. Efendi Hazretleri: Ne g├Ârd├╝n?” buyurdu. Anlatt─▒m. “Ben hayatta iken kimseye s├Âyleme” buyurdu. ┼×imdi vefat─▒ndan yirmid├Ârt sene ge├žmi┼č oluyor, sordu─čun i├žin sana anlatt─▒m, dedi. s.320

Efendi Hazretlerinin m├╝barek o─čullar─▒ Ahmed Neyyir Mekki efendi anlat─▒yor: Babam ─░stanbul’a geldikten bir m├╝ddet sonra Erbilli Es’ad efendiyi ziyarete gitti. Tan─▒d─▒─č─▒ halde, icab eden h├╝rmet ve edebin asgarisini g├Âstermedi. Kendisi divanda oturdu─ču halde, babam─▒ kap─▒ya yak─▒n ve yerde oturttu. Ba┼č─▒n─▒n ├╝st├╝nde (y├ó Seyyidem T├óh├ó) yaz─▒l─▒ bir levha as─▒l─▒ idi. Babam: “Bu seyyidem T├óh├ó dedi─činiz, bizim bildi─čimiz Seyyid T├óh├ó hazretleri midir?” Diye su├ól edince o T├óh├ó-i Har├«r├«’dir. Seyyid T├óh├ó hazretlerinin hal├«fesidir, dedi. Babam: “Bendeniz, Seyyid T├óh├ó hazretlerinin b├╝t├╝n hal├«felerini, hal tercemeleri, menk─▒beleri ile bilirim, i├žlerinde bu isimde bir z├ót yoktur” buyurunca, Es’ad efendi: O Seyyid T├óh├ó’dan r├╝yada hil├ófet alm─▒┼čt─▒r” cev├ób─▒n─▒ verdi. Biraz sonra kalkt─▒lar ve Efendi babam: “O kadar c├óhildir ki, hil├ófetin r├╝yada de─čil, uyan─▒kken yaz─▒l─▒p verilece─čini dah├« bilmiyor. Kusuruna bak─▒lmaz. Sultan Abd├╝lham├«d H├ón tahta ge├žince, bu z├ót, saray─▒n etraf─▒nda dola┼č─▒r, hizmet├ži kad─▒nlara fal bakard─▒. Bunun i├žin Sultan onu ─░stanbul’dan uzakla┼čt─▒rd─▒. Ve Sultan Abd├╝lham├«d H├ón tahttan indirilince tekrar ─░stanbul’a geldi. Bu sefer ┼čeyh olarak. Eh, zaman de─či┼čti, d├╝nk├╝ falc─▒lar bug├╝n ┼čeyh oldu. Bize muamelesine gelince, Kaba bir k├╝rd hocaya yap─▒lsa dahi ay─▒b say─▒lacak harekette bulundu” buyurdu ve il├óve etti: “Esad efendi bir tesb├«h mikdar─▒ zikr edemez. Nerede ┼čeyhlik!” s.314

(S├╝leyman Kuku-Son Halkalar ve Seyyid Abd├╝lhak├«m Arv├ós├«’nin K├╝lliyat─▒-1.Cilt- muhtelif iktibaslar─▒n sayfa numaralar─▒ verilmi┼čtir.)
*

*Kuran─▒ kerimin harfleri Arab harfleri de─čildir. Y├╝zbinlerce seneden beri Adem aleyhisselam’─▒n hilkat-i be┼čriyyesinin ibtidas─▒ndan beri, bu harfler vard─▒r. Adem aleyhisselam’a nazil olan suhuflardan biri de bu harflerle idi. Arz─▒n her bir katresinde, her kumun i├žinde ayn─▒ hatlar yaz─▒l─▒ idi. Ve bu harfler Arab zamanlar─▒na tesad├╝fle, ta zaman-─▒ ahire kadar kemal ve cemalini gaib etmedi. s.388

*Efendi Hazretlerinden anlatt─▒:

“Be┼čikta┼č’ta Sinan Pa┼ča C├ómi’inde va’z etmi┼čtim, ├ž─▒k─▒yordum. Kap─▒ ├Ân├╝nde duran bir saray arabas─▒ndan kibar bir bey inip: “El-melik├╝ yakra├╝ssel├óm ve yed’├╗ke iletta’├óm” dedi. Ya’n├« P├ódi┼č├óh─▒m─▒z sana sel├óm ediyor ve seni iftara ├ža─č─▒r─▒yor. Araba ile saraya gittik. ─░stanbul’un se├žilmi┼č, vaizleri, imamlar─▒ davet edilmi┼č idi. M├╝kellef bir yemekten sonra ser muh├ós─▒b geldi. P├ódi┼č├óh─▒n sel├óm─▒ var hepinizden rica ediyor: “Anadolu’da k├╝ff├ór ile harb eden kuva-y─▒ milliyenin galib gelmesi i├žin dua et┬şmenizi ve Anadolu’daki m├╝c├óhidlere para, mal ve dua ile yard─▒mc─▒ olmalar─▒, eli sil├óh tutanlar─▒n onlara kat─▒lmalar─▒ i├žin milleti te┼čvik etmenizi istiyor” dedi. Bu emir ├╝zerine Anadolu’ya ├žok insan g├Ânderdim. ├çok yard─▒m yap─▒lmas─▒na sebeb oldum.” S.298

*B├óyezid camiinde, ErzindanÔÇÖdaki b├╝y├╝k zelzele felaketinden bir hafta kadar ├Ânce “Allahu Teala, zinan─▒n a┼čikare oldu─ču yerlere zelzele ile ceza verir. Ke Erzindan = Erzindan gibiÔÇŁ buyurur. Fakat o esnada kimse bu i┼čareti de─čerlendiremez, ama bir hafta sonra o b├╝y├╝k felaketin duyulmas─▒yla, bu b├╝y├╝k kerameti anlayamad─▒k, derler. S.288

*Efendinin ashab─▒ndan biri de Cevad beyÔÇÖdir. Orgeneral Celal BulutlarÔÇÖ─▒n kay─▒n pederidir. Efendinin kadim dostlar─▒ndan ve eshab─▒ndan idi. ┼×├Âyle anlatt─▒: Sakarya harbi s─▒ralar─▒nda idi. ├ťste─čmendim. Ordumuz ricat ediyor ve AnkaraÔÇÖn─▒n bo┼čalt─▒lmas─▒ faaliyetine giri┼čilmi┼č idi. Efendi hazretleri bana emr etti ve:

Hemen AnkaraÔÇÖya git, orduya kat─▒l ve her ┼čeyden evvel Fevz├« Pa┼ča’ya [Mara┼čal Fevzi ├çakmak] ├ž─▒k ve de ki: “Beni buraya kendi h├ólinde bir M├╝sl├╝man g├Ânderdi. Y─▒lmas─▒nlar, sebat etsinler, zafer muhakkakt─▒r, diyor”. Gittim. Mara┼čal Fevz├« ├çakmak Pa┼ča’y─▒ g├Ârd├╝m ve Efendi Haz┬şretlerinin buyurduklar─▒n─▒ aynen s├Âyledim. Te┼čekk├╝r etti. Bir rivayette ┼č├╝k├╝r secdesi yapt─▒. Orduya kat─▒ld─▒m. Harbe girdim. Yaraland─▒m ve ma’l├╗l y├╝zba┼č─▒ olarak teka├╝de ayr─▒ld─▒m. Zaferi de g├Âzlerimle g├Ârd├╝m. ├éh Efendi!…

*Ahmed bey anlatt─▒: Emirg├ón’da ├žimende namaz k─▒lacakt─▒k. ─░leride radyodan m├╝zik sesi geliyordu. Efendi, imamete ge├žti. Cev├ód bey rad┬şyoyu susturmak i├žin ko┼čtu. Efendi: “├ça─č─▒r─▒n, gelsin!” buyurdu. Sonra, Allahu ekber deyip namaza durduk. Tekb├«r sesi ile, radyonun sesinin kesilmesi bir oldu. Namaz─▒ huzurla k─▒ld─▒k. Namazdan sonra bah├že [gazino] sahibine, radyoyu bilerek mi kapatt─▒n, dedik. Hay─▒r, aniden b├╝t├╝n cereyanlar kesildi, dedi. S.337

*Farika abladan dinledim: K├╝├ž├╝k k─▒zlar idik. Efendi Babaya gelip, ├žar┼č─▒ya gidece─čiz, bize biraz para verir misiniz dedik. “Sizi yaramazlar, yine sinemaya gideceksiniz!” buyurdu. Hay─▒r Efendi Baba, ihtiya├žla┬şr─▒m─▒z var, dedik. Bize para verdi. ├çar┼č─▒ya indik. Sinemaya gittik. Gel┬şdik. Efendi Baban─▒n elini ├Âpt├╝k. “Hani, sinemaya gitmeyecektiniz” bu┬şyurdu. Gitmedik, dedik. Bana hitab edip: “Farika, sen sinemada dire┬ş─čin dibinde oturmad─▒n m─▒? Ni├žin ink├ór ediyorsun. Hem yap─▒yorsun, hem de yalan s├Âyl├╝yorsun” buyurunca, o kadar mahc├╗b oldum, o ka┬şdar utand─▒m k├«, yerin dibine girdim desem, m├╝bal├ó─ča etmemi┼č olu┬şrum. “Efendi baba, afv edin, bir daha yapmam” diyebildim neyse. O zaman Efendinin ne b├╝y├╝k vel├« oldu─čunu bir daha yak├«nen anlad─▒m.s.348

(S├╝leyman Kuku-Son Halkalar ve Seyyid Abd├╝lhak├«m Arv├ós├«’nin K├╝lliyat─▒-1.Cilt- muhtelif iktibaslar─▒n sayfa numaralar─▒ verilmi┼čtir.)




Abd├╝lhakim Arvasi Hazretlerinin K─▒ymetli S├Âzlerinden Baz─▒lar─▒

├ťstad’─▒n Hocas─▒ Seyyid Abd├╝lhakim Arvasi Hazretlerinden Baz─▒ K─▒ymetli S├Âzleri:

*Son zamanlarda, tekkeler cahillerin eline d├╝┼čt├╝. dinden, imandan haberi olmayanlar ┼čeyh denildi. Din d├╝┼čmanlar─▒ da, bu ┼čeyhlerin s├Âzlerini, oyunlar─▒n─▒ ele alarak “dine hurafeler kar─▒┼čm─▒┼čt─▒r, ─░slam dini bozulmu┼čtur” dedi. Halbuki bozuk tarikat├ž─▒lar─▒n s├Âzlerini, i┼člerini din sanmak, bunlar─▒ tasavvuf b├╝y├╝kleri ile kar─▒┼čt─▒rmak ├žok yanl─▒┼čt─▒r.dini bilmemek, anlamamakt─▒r. Dinde s├Âz sahibi olmak i├žin, Ehl-i S├╝nnet alimlerini tan─▒mak, o b├╝y├╝klerin kitaplar─▒n─▒ okuyup, iyi anlayabilmek ve bildi─čini yapmak laz─▒md─▒r. B├Âyle bir alim bulunmazsa, din d├╝┼čmanlar─▒ meydan─▒ bo┼č bulup, din adam─▒ ┼čekline girer. Vaazlar─▒ ile kitablar─▒ ile gen├žlerin iman─▒n─▒ ├žalma─ča sald─▒rarak millet ve memleketi felakete g├Ât├╝r├╝r.

*Allah├╝ teala, her┼čeyi bir sebep alt─▒nda yaratmaktad─▒r. Bu sebeblere, i┼č yapabilecek tesir, kuvvet vermi┼čtir. Bu kuvvetlere, tabiat kuvvetleri, fizik, kimya ve biyoloji kanunlar─▒u diyoruz. Bir i┼č yapmam─▒z, bir ┼čeyi elde etmemiz i├žin, bu i┼čin sebeplerine yap─▒┼čmam─▒z laz─▒md─▒r. Mesela bu─čday has─▒l olmas─▒ i├žin, tarlay─▒ s├╝rmek, ekmek, ekini bi├žmek laz─▒md─▒r. ─░nsanlar─▒n b├╝├╝tn hareketleri, i┼čleri, Alalh├╝ tealan─▒n bu adeti i├žinde meydana gelmektedir. Allah├╝ teala sevdi─či insanlara iyilik, ikram olmak i├žin ve az─▒l─▒ d├╝┼čmanlar─▒n─▒ aldatmak i├ži, adetini bozarak sebepsiz ┼čeyler yarat─▒yor.

*Temiz ve yeni elbise giyiniz. Gitti─činiz yerlerde, ahlak─▒n─▒zla, s├Âzlerinizle, ─░slam’─▒n vekar─▒n─▒, k─▒ymetini g├Âsterdi─činiz gibi, giyinmenizle de sayg─▒ ve ilgi toplay─▒n─▒z.

*Helal olan elbiseleri ve yemekleri ve ┼čerbetleri l├╝zumu kadar kullan─▒n─▒z.

*Her peygamber, kendi zaman─▒nda, kendi mekan─▒nda, kendi kavminin hepsinden, herbak─▒mdan ├╝st├╝nd├╝r. Muhammed aleyhisselam ise her zamanda, her melekette, yani d├╝nya yarat─▒ld─▒─č─▒ g├╝nden, k─▒yamet kopuncaya kadar, gelmi┼č ve gelecek, b├╝t├╝n varl─▒klar─▒n her bak─▒mdan en ├╝st├╝n├╝d├╝r. Hi├ž kimse, hi├žbir bak─▒mdan onun ├╝st├╝nde de─čildir. Bu olam─▒yacak bir ┼čey de─čildir. Diledi─čin yapan, her istedi─čini yaratan onu b├Âyle yaratm─▒┼čt─▒r. Hi├žbir insan─▒n onu methedecek g├╝c├╝ yoktur. Hi├ž bir insan─▒n onu tenkid edecek iktidar─▒ yoktur.

*Hak tealan─▒n hakimli─čini tan─▒d─▒─č─▒n─▒z, emaneti ve emniyeti bozmayarak ├žal─▒┼čt─▒─č─▒n─▒z zaman, birbirinizi ne kadar sevecek, ne kadar ba─čl─▒ karde┼čler olacaks─▒n─▒z. Sizin o karde┼čli─činizden Allah’─▒n merhameti neler yaratacakt─▒r. Kavu┼čtu─čunuz her nimet, hep hakka iman─▒n has─▒l etti─či karde┼čli─čin neticesi ve Allah├╝ tealan─▒n merhamet ve ihsan─▒d─▒r. G├Ârd├╝─č├╝n├╝z her musibet ve felaket de hep k─▒zg─▒nl─▒─č─▒n, nefretin ve d├╝┼čmanl─▒─č─▒n neticesidir. Bunlar ise hakk─▒ tan─▒maman─▒n, zulm ve haks─▒zl─▒k etmenin cezas─▒d─▒r.

*B├╝y├╝klerin s├Âz├╝, s├Âzlerin b├╝y├╝─č├╝d├╝r.

*Evliyan─▒n s├Âz├╝nde rabbani tesir vard─▒r.

*─░nsan─▒ kaplayan s─▒k─▒nt─▒lar─▒n birinci sebebi, Hakk’a kar┼č─▒ ┼čirk ve m├╝┼čriklidir. ─░lim ve fen ilerledi─či halde, insanl─▒─č─▒n ufuklar─▒n─▒ sarm─▒┼č olan fesad karanl─▒─č─▒ hep ┼čirkin, imans─▒zl─▒─č─▒n, vahdetsizli─čin ve sevi┼čmezli─čin neticesidir. Be┼čeriyet ne kadar u─čra┼č─▒rsa u─čra┼čs─▒n, sevip sevilmedik├že, ─▒zd─▒rap ve felaketden kurtulamaz. Hakk’─▒ tan─▒mad─▒k├ža, Hakk’─▒ sevmedik├že, Hak tealay─▒ hakim bilip,ona kulluk etmedik├že, insanlar birbiri ile sevi┼čemez. Hak’dan ve hak yolundan ba┼čka her ne d├╝┼č├╝n├╝l├╝rse, hepsi ayr─▒l─▒k ve peri┼čanl─▒k yoludur.

*M├╝sl├╝manlar─▒n ├Â─črenmesi laz─▒m olan bilgilere Ulum-i ─░slamiye (M├╝sl├╝manl─▒k bilgileri) denir. ─░slam dininin emr etti─či bu bilgileri Resulullah aleyhisselam ikiye ay─▒rm─▒┼čt─▒r. Biri, Ulum-i Nakliyye (dini bilgiler) di─čeri Ulum-i Akliyedir (fenni bilgiler)buyurmu┼čtur. Din bilgileri, d├╝nyada ve ahiretde huzuru, saadeti kazand─▒ran bilgilerdir. Bunlar da ikiye ayr─▒l─▒r: Ulum-i Aliyye (y├╝ksek din bilgileri) ve Ulum-i ─░btidaiyyedir (Alet ilimleri) ─░slami ilimlerinden ikinci k─▒smi olan akli bilgilerin yani tecr├╝bi ilimlerin iyi ├Â─črenilmesi, ince ve derin din bilgilerinin kolay ve a├ž─▒k anla┼č─▒lmas─▒na yard─▒m eder. Riyasi fizik ├Â─črenmek, din bilgilerini kuvvetlendirir. Astronomi, aritmetik ve geometri dine yard─▒mc─▒ bilgilerdir. Tecrubi fizikteki birka├ž yanl─▒┼č teori ve hipotazden ba┼čka hepsi dine uymakta, iman─▒ kuvvetlendirmektedir. ─░lahi fizik (meta-fizik) bilgilerinden, ├ž├╝r├╝k, bozuk olanlar─▒ dine uymaz. Bu ilimler ├Â─črenilince, din bilgilerinin akli ilimlere uyan ve akli bilgilerle ├ž├Âz├╝lmiyen yerleri ve sebeleri meydana ├ž─▒kar ve akla uygun san─▒lmayan, akl─▒n eri┼čemedi─či meselelerin inkar edilemeiyece─či anla┼č─▒l─▒r.

*Kur’an-─▒ Kerimden ve Resul aleyhisselam─▒n Hadis-i ┼×eriflerinden sonra en kiymetli kitap, ─░mam-─▒ Rabbani hazretlerinin “kuddise sirruh” Mektubat kitab─▒d─▒r. Hanefi mezhebinde en m├╝kemmel ve en kiymetli f─▒kh kitab─▒ ─░bni Abidinin (D├╝rr├╝l-Muhtar) ha┼čiyesidir. ┼×affi’de (Tuhfet-├╝l muhtac) kitab─▒d─▒r.

*─░slam dini, Allah├╝ tealan─▒n, Cebrail ismindeki melek vas─▒tas─▒ ile, sevgili Peygamberi Muhammed aleyhisselama g├Ânderdi─či, insanlar─▒n,d├╝nyada ve ahiretde rahat ve mesut olmalar─▒n─▒ sa─člayan, usul ve kaidelerdir. B├╝t├╝n ├╝st├╝nl├╝kler, faideli ┼čeyler ─░slamiyetin i├žindedir. Eski dinlerin g├Âr├╝n├╝r g├Âr├╝nmez b├╝t├╝n iyiliklerini ─░slamiyet kendinde toplam─▒┼čt─▒r. B├╝t├╝n saadetler, ba┼čar─▒lar ondad─▒r. Yan─▒lmayan, ┼ča┼č─▒rmayan, ak─▒llar─▒n kabul edece─či esaslardan ve aklaktan ibarettir. Yarad─▒l─▒┼č─▒nda kusursuz olanlar, onu red etmez ve nefret etmez.. ─░slamiyetin i├žinde hi├ž bir zarar yoktur. ─░slamiyetin d─▒┼č─▒nda hi├žbir menfaat yoktur ve olamaz..

*

her s├Âz├╝nde hikmet , her hareketinde nasihat bulunan Seyyid Abd├╝lhak├«m hazretleri vef├ótlar─▒na yak─▒n: ÔÇť─░stanbul c├ómiÔÇÖlerinde, otuz seneye yak─▒n, yaln─▒z ├«m├ón─▒ ve Ehl-i s├╝nnet iÔÇÖtik├ód─▒n─▒ ve isl├óm─▒n g├╝zel ahl├ók─▒n─▒ anlatma─ča ├žal─▒┼čd─▒m. Anlayan ├╝├ž├╝ be┼či ge├žmedi. Buradaki ├«m├ón ├óment├╝n├╝n esaslar─▒ de─čildir. Allah├╝ te├ól├óya inanan kimse kul hakk─▒n─▒ d├╝┼č├╝nse, nas─▒l ayaklar─▒n─▒ uzat─▒p da yatabilir?ÔÇŁ buyurmu┼čtu.

Efendi hazretleri vaÔÇÖzlar─▒nda hep ├«m├ón ve iÔÇÖtikad ├╝zerinde durur; amel├« meselelerden fazla bahsetmezlerdi. Hatta ├žok sevdikleri Yusuf Ziy├ó bey, Cuma g├╝n├╝ bir laz hocan─▒n vaÔÇÖz─▒nda, Hanef├« mezhebinde olup da di┼č doldurtanlar─▒n, di┼č kaplatanlar─▒n gusl abdestinin sahih olmayaca─č─▒n─▒, c├╝n├╝p gezdiklerini i┼čitmi┼čti. Efendi hazretlerine gelip anlatt─▒. Efendi hazretleri ÔÇťDo─čru s├Âylemi┼č ama, noksan s├Âylemi┼č. B├Âyle olanlar ┼×├ófi├« mezhebini taklid ederlerse, c├╝n├╝p gezmekten kurtulurlarÔÇŁ buyurdu
*

Abd├╝lhakim Arvasi hazretlerinden :

“Allah├╝ te├ól├ó s─▒rr─▒n─▒ eminine verir. Bilen s├Âylemez, s├Âyleyen bilmez.ÔÇŁ

ÔÇťAhmakl─▒k, hatada ─▒srar etmektir.ÔÇŁ

ÔÇťDin bilgileri, d├╝nyada ve ahirette, huzuru, saadeti kazand─▒ran bilgilerdir.ÔÇŁ

ÔÇťAllah├╝ te├ól├ó diledi─čini yapar. ─░ster sebepli ister sebepsiz, diledi─či gibi azap veya l├╝tfeder. G├╝zel ve do─čru Onun diledi─čidir.ÔÇŁ

ÔÇťAllah├╝ te├ól├ó bize rahmetiyle muamele etsin. Adaletiyle muamele ederse yanar─▒z.ÔÇŁ
*

├ľnemli Tavsiyeleri

Allah’─▒n emir ve yasaklar─▒n─▒ insanlara anlatan ve kendisine Silsile-i aliyye ad─▒ verilen b├╝y├╝k alimlerden Abd├╝lhakim Arvasi Efendi, sohbet ve vaazlar─▒nda ─░slam’─▒n ├Âz├╝ne y├Ânelik ├žok ├Ânemli anlat─▒mlar yapm─▒┼čt─▒r.

Seyyid Abdulhakim Arvasi Efendi, Allah’─▒n d├╝nya ├╝zerindeki her┼čeyi yarat─▒rken onu bir sebebe ba─člad─▒─č─▒n─▒ ve insanlar─▒n bir┼čeyin olmas─▒ i├žin Allah’a dua ederek sebeplere sar─▒lmas─▒ gerekti─čini s├Âylemi┼čtir:

“Allah├╝ Teala, her┼čeyi bir sebep alt─▒nda yaratmaktad─▒r. Bu sebeplere, i┼č yapabilecek tesir, kuvvet vermi┼čtir. Bu kuvvetlere, tabiat kuvvetleri, fizik, kimya ve biyoloji kanunlar─▒ diyoruz. Bir i┼č yapmam─▒z, bir ┼čeyi elde etmemiz i├žin, bu i┼čin sebeplerine yap─▒┼čmam─▒z laz─▒md─▒r. Mesela bu─čday has─▒l olmas─▒ i├žin, tarlay─▒ s├╝rmek, ekmek, ekini bi├žmek laz─▒md─▒r. ─░nsanlar─▒n b├╝t├╝n hareketleri, i┼čleri, Allah├╝ Teala’n─▒n bu adeti i├žinde meydana gelmektedir. Allah├╝ Teala sevdi─či insanlara iyilik, ikram olmak i├žin ve az─▒l─▒ d├╝┼čmanlar─▒n─▒ aldatmak i├žin bunlara, adetini bozarak sebepsiz ┼čeyler yarat─▒yor.” (Seyyid Abd├╝lhakim Arvasi)

Karde┼čli─čin ├Ânemini ┼ču s├Âzleriyle vurgulam─▒┼čt─▒r:

“Hak Teala’n─▒n hakimli─čini tan─▒d─▒─č─▒n─▒z, emaneti ve emniyeti bozmayarak ├žal─▒┼čt─▒─č─▒n─▒z zaman, birbirinizi ne kadar sevecek, birbirinize ne kadar ba─čl─▒ karde┼čler olacaks─▒n─▒z. Sizin o karde┼čli─činizden Allah’─▒n merhameti neler yaratacakt─▒r. Kavu┼čtu─čunuz her nimet, hep Hakk’a iman─▒n has─▒l etti─či karde┼čli─čin neticesi ve Allah├╝ Teala’n─▒n merhamet ve ihsan─▒d─▒r. G├Ârd├╝─č├╝n├╝z her musibet ve felaket de; hep k─▒zg─▒nl─▒─č─▒n, nefretin ve d├╝┼čmanl─▒─č─▒n neticesidir. Bunlar ise Hakk’─▒ tan─▒maman─▒n, zulm ve haks─▒zl─▒k etmenin cezas─▒d─▒r.” (Seyyid Abd├╝lhakim Arvasi)

Allah’a ┼č├╝kretmenin ├Ânemini ise ┼č├Âyle anlatm─▒┼čt─▒r:

“Hamd, O nimet vericiyi ibadetle bilmektir. ┼×├╝k├╝r,
Hakk’─▒n kuluna verdi─čini O’nun yolunda kullanmakt─▒r. (Maneviyet D├╝nyam─▒zda ─░z B─▒rakanlar, Vehbi Vakkaso─člu, s. 29)

─░slam’─▒n tebli─či i├žin temizli─če ve giyim ku┼čama son derece ├Ânemi veren Arvasi Efendi, m├╝minlerin de buna ├Ânem vermeleri i├žin onlar─▒ te┼čvik etmi┼čtir:

Be┼čeriyet ne kadar u─čra┼č─▒rsa u─čra┼čs─▒n, sevip sevilmedik├že, ─▒zd─▒rap ve felaketten kurtulamaz. Hakk’─▒ tan─▒mad─▒k├ža, Hakk’─▒ sevmedik├že, Hak Teala’y─▒ hakim bilip, O’na kulluk etmedik├že, insanlar birbirini sevemez. Hak’tan ve Hak yolundan ba┼čka her ne d├╝┼č├╝n├╝lse, hepsi ayr─▒l─▒k ve peri┼čanl─▒k yoludur.” (Seyyid Abd├╝lhakim Arvasi)

Bu makale, ─░lmi Mercek Dergisi 05. say─▒ (Kas─▒m 2004) 46. sayfada yay─▒nlanm─▒┼čt─▒r.
*

AllahÔÇÖ─▒n yakt─▒─č─▒ ├žera─č─▒ nefesleriyle s├Ând├╝rmek isteyenler, ancak sakallar─▒n─▒n tutu┼čmas─▒yla kal─▒r─▒lar.

ÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽ
Ahirete en b├╝y├╝k azap, bu d├╝nyada m├╝r┼čitlik taslayarak AllahÔÇÖ─▒n yolunu kesenleredir.

ÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽ
Allah s─▒rr─▒n─▒ eminine bildirir; bilen s├Âylemez, s├Âyleyen de bilmez.

ÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽ
Anlamak laz─▒m de─čil, inanmak laz─▒md─▒r.

ÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽ
Yar─▒n ahirete aff─▒m i├žin g├╝venebilece─čim ne amel, ne iyilik hi├žbir ┼čeyim mevcut de─čildir. Yaln─▒z k├╝f├╝r timsaline duydu─čum gayz (hiddet) ve bu─čz (sevmeme hissi) belki yeter.

ÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽ
Riya olmas─▒n diye cemaat namaz─▒ndan ka├žanlar bilmelidir ki, bu hareketleri ayr─▒ca bir riyad─▒r.

ÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽ
Bir ilmin butlan─▒ (yanl─▒┼čl─▒─č─▒) ancak onu m├╝ntehas─▒nda (son aramas─▒nda) belli olur.

ÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽ
Nas─▒l ├žatal b─▒├žakla bir yeme─čin lezzeti bulunamazsa bu i┼čte ak─▒lla halledilemez.

ÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽ
HakkÔÇÖa mahsus bir s─▒fat─▒ insana, insana g├Âre bir s─▒fat─▒ da HakkÔÇÖa isnad etmek k├╝f├╝r ve ─░lahi gazab─▒ davet eder.

ÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽ
AllahÔÇÖ─▒n kahr─▒ndan rahmetine s─▒─č─▒nman─▒n yolu, iman, tevhid, taat (AllahÔÇÖa itaat) ve ibadetÔÇŽ

ÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽ
Y├╝ksek sesle dua edilmez. Duada kendi ┼čan─▒na l├óy─▒k olan─▒ istemelidir. Duan─▒n reddinden b├╝y├╝k bela olamaz. Gizli ve d├╝┼čk├╝n tav─▒rl─▒ dua, kabul├╝ gerektirir. AllahÔÇÖ─▒n sana dua ettirmesi kabule i┼čarettir.

ÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽ
Haramlardan korkan z├óhiddir, ┼č├╝pheliden korkan ise vel├«.

ÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽÔÇŽ
Hamd, o nimet vericiyi ibadetle bilmektir. Hamd, ─░l├óh├« Z├ót─▒ vas─▒fland─▒rmakt─▒r. ┼×├╝k├╝r, HakkÔÇÖ─▒n kuluna verdi─čini OÔÇÖnun yolunda kullanmakt─▒r.

EsÔÇÖSeyyid Abd├╝lh├ók├«m-├« Arv├ós├« Hazretleri (R.A.)
*

Abd├╝lhakim Arvasi hazretlerinin k─▒ymetli s├Âzlerinden baz─▒lar─▒:

“Kur’an-─▒ kerimden ve Resul aleyhisselam─▒n hadis-i ┼čeriflerinden sonra en k─▒ymetli kitap, ─░mam-─▒ Rabbani hazretlerinin Mektubat kitab─▒d─▒r. Hanefi mezhebinde en m├╝kemmel ve en k─▒ymetli f─▒k─▒h kitab─▒, ─░bni Abidin’in D├╝rr├╝l-Muhtar ha┼čiyesidir. ┼×afiiÔÇÖde Tuhfet-├╝l-Muhtac kitab─▒d─▒r.”

“Son zamanlarda, tekkeler cahillerin eline d├╝┼čt├╝. Dinden, imandan haberi olmayanlara ┼čeyh denildi. Din d├╝┼čmanlar─▒ da, bu ┼čeyhlerin s├Âzlerini, oyunlar─▒n─▒ ele alarak dine hurafeler kar─▒┼čm─▒┼čt─▒r, dedi. Halbuki bozuk tarikat├ž─▒lar─▒n s├Âzlerini, i┼člerini din sanmak, bunlar─▒ tasavvuf b├╝y├╝kleri ile kar─▒┼čt─▒rmak, ├žok yanl─▒┼čt─▒r. Dini bilmemek, anlamamakt─▒r. Dinde s├Âz sahibi olmak i├žin, Ehl-i s├╝nnet ├ólimlerini tan─▒mak, o b├╝y├╝klerin kitaplar─▒n─▒ okuyup, iyi anlayabilmek ve bildi─čini yapmak laz─▒md─▒r. B├Âyle bir ├ólim bulunmazsa, din d├╝┼čmanlar─▒, meydan─▒ bo┼č bulup, din adam─▒ ┼čekline girer. Vaazlar─▒ ile, kitaplar─▒ ile, gen├žlerin iman─▒n─▒ ├žalarak millet ve memleketi felakete g├Ât├╝r├╝rler.”

“Temiz ve yeni elbise giyiniz. Gitti─činiz yerlerde, ahlak─▒n─▒zla, s├Âzlerinizle, ─░slamÔÇÖ─▒n vakar─▒n─▒, k─▒ymetini g├Âsterdi─činiz gibi, giyiminizle de sayg─▒ ve ilgi toplay─▒n─▒z.”

“├çe┼čitli, lezzetli yemeklerle ve tatl─▒, so─čuk ┼čerbetlerle bedenlerinizi rahat ve ho┼č tutunuz.”

“Allah├╝ te├ól├ó, her ┼čeyi bir sebep alt─▒nda yaratmaktad─▒r. Bu sebeplere, i┼č yapabilecek tesir, kuvvet vermi┼čtir. Bu kuvvetlere, tabiat kuvvetleri, fizik, kimya ve biyoloji kanunlar─▒ diyoruz. Bir i┼č yapmam─▒z, bir ┼čeyi elde etmemiz i├žin, bu i┼čin sebeplerine yap─▒┼čmam─▒z laz─▒md─▒r. Mesela bu─čday has─▒l olmas─▒ i├žin, tarlay─▒ s├╝rmek, ekmek, ekini bi├žmek laz─▒md─▒r. ─░nsanlar─▒n b├╝t├╝n hareketleri, i┼čleri, Allah├╝ te├ól├ón─▒n bu ├ódeti i├žinde meydana gelmektedir. Allah├╝ te├ól├ó sevdi─či insanlara iyilik, ikram olmak i├žin ve az─▒l─▒ d├╝┼čmanlar─▒n─▒ aldatmak i├žin bunlara, ├ódetini bozarak sebepsiz ┼čeyler yarat─▒yor.”
“Tek vakit namaz─▒m─▒ ka├ž─▒rmaktansa, bin kere ├Âlmeyi tercih ederim.”

“Namaz, aman namaz, nerede ve ne ┼čart alt─▒nda olursa olsun mutlaka namaz k─▒l─▒n.”

ÔÇťEn b├╝y├╝k edep, ilahi hududu muhafazad─▒r, g├Âzetmektir.”

“Allah├╝ te├ól├ó bir kuluna iman vermi┼čse ona daha ne vermemi┼čtir. ─░man vermemi┼čse ona daha ne vermi┼čtir!ÔÇŁ

“Bizim meclisimizde bulunanlar, s├╝kut i├žinde otursalar ve s├╝kuttan ba┼čka bir ┼čey g├Ârmeseler bile, din bahsinde ├ólim ge├žinenlerin hatalar─▒n─▒ ke┼čfederler, bir bir ├ž─▒kar─▒rlar.”

ÔÇťKur’an-─▒ kerim ┼čifad─▒r. Fakat ┼čifa, suyun geldi─či boruya t├óbidir. Pis borudan ┼čifa gelmez.ÔÇŁ

ÔÇťGer├žek keramet, kerametin gizlenmesidir. Bunun d─▒┼č─▒nda g├Âr├╝nenler, velinin irade ve ihtiyar─▒ ile de─čildir. ─░lahi hikmet ├Âyle gerektiriyor demektir.ÔÇŁ

ÔÇťAllah├╝ te├ól├ó s─▒rr─▒n─▒ eminine verir. Bilen s├Âylemez, s├Âyleyen bilmez.ÔÇŁ

ÔÇťAhmakl─▒k, hatada ─▒srar etmektir.ÔÇŁ

ÔÇťDin bilgileri, d├╝nyada ve ahirette, huzuru, saadeti kazand─▒ran bilgilerdir.ÔÇŁ

ÔÇťAllah├╝ te├ól├ó diledi─čini yapar. ─░ster sebepli ister sebepsiz, diledi─či gibi azap veya l├╝tfeder. G├╝zel ve do─čru Onun diledi─čidir.ÔÇŁ

ÔÇťAllah├╝ te├ól├ó bize rahmetiyle muamele etsin. Adaletiyle muamele ederse yanar─▒z.ÔÇŁ

ÔÇťRiya olmas─▒n diye cemaatten ka├žanlar ayr─▒ bir riya i├žindedirler.ÔÇŁ

ÔÇť─░lim cehli izale eder, yok eder, ahmakl─▒─č─▒ de─čil.ÔÇŁ

ÔÇťCemiyetteki ruh hastal─▒klar─▒n─▒n sebebi, iman eksikli─čidir.ÔÇŁ

Talebelerinden baz─▒lar─▒ o ilim deryas─▒ b├╝y├╝k veliden ┼ču s├Âzleri ve menk─▒beleri nakletmi┼člerdir.
*

” D├╝nyada haram i┼čleyen kimse,ahirette ondan mahr├╗m kal─▒r.Burada helal ┼čeyleri kullananlar,orada,o ┼čeylerin hakikatine kavu┼čur. Mesel├ó, bir erkek, d├╝nyada haram olan ipe─či giyerse, ahirette ipek giymekten mahr├╗m edilir. ─░pek ise, Cennet elbisesidir. O h├ólde, bu g├╝nahtan temizlenmedik├že, Cennete giremez demekdir. Cennete girmiyen de Cehenneme girer.├ç├╝nk├╝, ahiretde, bu ikisinden ba┼čka yer yoktur. ”

“Dinimizin bildirdi─či bir┼čeyde ┼č├╝pheye d├╝┼čen kimse, Allah├╝ te├ól├ó ve O’nun Peygamberi, bu ┼čey ile neyi bildirmek istemi┼č ise, ├Âylece im├ón ettim,inand─▒m demelidir. Hemen ┼č├╝phesini giderecek bir din ├ólimi aramal─▒d─▒r. ─░lmine ve dine ba─čl─▒l─▒─č─▒na g├╝venilir, zeki, ├órif,haramlardan ka├ž─▒nan,din bilgilerinin inceliklerini bilen, m├╝┼čkilleri ├ž├Âzebilen bir z├ót─▒ arar, bulur. Bundan ald─▒─č─▒ cevb, ┼č├╝phesini giderince, art─▒k ├Âylece im├ón eder. B├Âyle bir z├ót─▒ aramak farzd─▒r. Tes├ód├╝fe b─▒rakmay─▒p,hemen aramal─▒d─▒r.Bulamazsa veya bulup ta ┼č├╝pheden kurtulamazsa,Allah├╝ te├ól├ón─▒n ve Resl├╝n├╝n diledi─či gibi inand─▒m demeli ve ┼č├╝phesinin giderilmesi i├žin, Allah├╝ te├ól├óya dua etmeli,yalvarmal─▒d─▒r.”

“Bir memleketde ─░sl├ómiyetin yerlemesi i├žin, her┼čeyden ├Ânce,hakik├« din ├ólimi yeti┼čtirmek l├óz─▒md─▒r.Din ├ólimi bulunmazsa, din cahilleri,din adam─▒ ┼čekline girip, kitab ve mecm├╗a yazarak,konferanslar, va’z ve dersler vererek milletin dinini, im├ón─▒n─▒ ├žalarlar. ─░sl├ómiyeti y─▒karlar da,kimsenin haberi olmaz.”

“─░lm ile cev├ób vermek i├žin, itik├ód bilgilerine dayan─▒laca─č─▒ndan, ├Ânce, kel├óm ilminde kullan─▒lan kelimelerin, bu ilme mahs├╗s olan man├ólar─▒n─▒ bilmek l├óz─▒md─▒r.”

“Evliyan─▒n huzuruna dolu giden bo┼č,bo┼č giden dolu d├Âner.”

“Allah├╝ te├ól├ó s─▒rr─▒n─▒ eminine verir.Bilen s├Âylemez, s├Âyleyen bilmez.”

….

Abd├╝lhakim Arvasi Hazretleri’nin “ben” dedi─či hi├ž i┼čitilmemi┼čtir. ─░slam ├ólimlerinin ad─▒ ge├žti─či zaman;
“Bizler o b├╝y├╝klerin yan─▒nda haz─▒r olsak sorulmay─▒z, g├óib olsak aranmay─▒z.” buyururdu.
*

Seyyid Abd├╝lhak├«m Arv├ós├« ÔÇťrahmetullahi aleyhÔÇŁ hazretleri’nden…

Buyurdular ki;

Hakk’─▒ sevmedik├že, Hak te├ól├óy─▒ h├ókim bilip, ona kulluk etmedik├že, insanlar birbiri ile sevi┼čemez.

Kavu┼čtu─čunuz her n├«met; hep hakka ├«m├ón─▒n h├ós─▒l etti─či karde┼čli─čin neticesi ve Allah├╝ te├ól├ón─▒n ihs├ón─▒d─▒r.

Temiz ve yeni elbise giyiniz. Gitti─činiz yerlerde, ahl├ók─▒n─▒zla, s├Âzlerinizle, giyini┼činizle ─░sl├óm─▒n vek├ór─▒n─▒, k─▒ymetini g├Âsteriniz.

G├Ârd├╝─č├╝n├╝z her mus├«bet ve fel├óket, k─▒zg─▒nl─▒─č─▒n, zul├╝m ve haks─▒zl─▒k etmenin cez├ós─▒d─▒r.

Be┼čeriyet ne kadar u─čra┼č─▒rsa u─čra┼čs─▒n, sevip sevilmedik├že; ─▒zd─▒rap ve fel├óketten kurtulamaz.

Allah├╝ te├ól├ó diledi─čini yapar. ─░ster sebepli ister sebepsiz, diledi─či gibi azap veya l├╝tfeder. G├╝zel ve do─čru onun diledi─čidir.

Allahü teâlâ bize fadlı, ihsânı ile tecelli etsin; bizi fadlı ile korusun! Adliyle tecelli ederse, yanarız.

Riy├ó olmas─▒n diye cem├óatten ka├žanlar ayr─▒ bir riy├ó i├žindedirler.

B├╝y├╝klerin s├Âz├╝, s├Âzlerin b├╝y├╝─č├╝d├╝r.

─░lim cehli izale eder, yok eder, ahmakl─▒─č─▒ de─čil.

Cemiyetteki ruh hastal─▒klar─▒n─▒n sebebi, ├«m├ón eksikli─čidir.
*

Efendi hazretlerinden:

*Buyurdular ki: ─░slam bu memleketten giderse, ne HindÔÇÖde kal─▒r, ne SindÔÇÖde! (PakistanÔÇÖa Sind denir)

*Bir yere esans d├Âk├╝lse, kendisi kalmasa da, kokusu bir m├╝ddet daha devam eder. Z─▒nd─▒klar ─░slam’─▒ ├Âyle kald─▒rd─▒lar ki, kokusunu dahi b─▒rakmad─▒lar.

*Buyurdular: Israr kelimesi iyilik i├žin kullan─▒lmaz. Ya’n├« iyilikte ─▒srar olmaz. Israr, inad bat─▒lda olur, hakda, do─čruda, iyilikte devam olur.

*Buyurdular: Evlad─▒ resul olmasayd─▒m, Bo┼čnak (Bosnal─▒) olmak isterdim.

*Buyurdular: Bir kad─▒n i├žin diki┼č makinas─▒ ne b├╝y├╝k nimettir.

*Buyurdular: ─░nsanlar aras─▒nda kendini ay─▒plamak kibirdendir, ya da medh edilme─či sevmektendir ki birbirine yak─▒nd─▒rlar.

Buyurdular: K─▒yamete yak─▒n camilerin yollar─▒ ├žimen ba─člar, imam ve hatipler s├╗reta alim, hakikatte cahil olurlar. Haf─▒zlar teganniyi [na─čmeli okumay─▒] severler. Kad─▒nlar erkeklerine itaat etmezler.

*Medeniyet, ─░slamiyet ile kaimdir. Avrupa medeniyeti dedikleri, vah┼četin zirvesine varm─▒┼čt─▒r. Evet, M├╝sl├╝manlar, d├╝┼čmana kar┼č─▒ m├╝dafaa [savunma] i├žin her t├╝rl├╝ harb alet ve edevat─▒n─▒ yapmak zorundad─▒r. ─░slamÔÇÖ─▒n ┼čartlar─▒ d─▒┼č─▒nda, sanat ehli bulundurmamak f─▒sk olur, [gayr-i M├╝slim de─čil] M├╝sl├╝man tabÔÇÖadan.

*├çocu─ču olan─▒ Allah muhafaza etsin, olmayana Hak S├╝bhanehu ve Teala ├žocuk vermesin. Berber Enver efendinin k─▒z─▒ ├Âl├╝nce, a─člar halde EfendiÔÇÖye geldi. ÔÇť├çocu─čun mu ├Âld├╝?ÔÇŁ buyurdu. Evet, dedi. Abdestli isen, hemen ┼čurada ┼č├╝k├╝r secdesi yap, g├Âreyim, buyurdular.

*Padi┼čahlar─▒n en a┼ča─č─▒s─▒ bile dinin hamisi idi.

*M├╝’mine en evvel l├óz─▒m olan hal├ól yemektir. Mideye hal├ól girerse, cevarihe [organlara] amel-i salih kuvveti verir. Haram ise, ne kadar u─čra┼čsa, salih amel yapamaz.

*Efendi buyurdular: Bu memleketin topra─č─▒ rutubetli oldu─čundan cenazeyi tabutla defn etmek daha iyidir. Tabutun ├živilerinin tahtadan olmas─▒ l├óz─▒md─▒r.

*Yine buyurdu: Her cum’a, namazdan evvel, Kehf s├╗resini okumak s├╝nnettir.

*Efendi Hazretleri buyurdu: ├ľl├╝lerinize her ak┬ş┼čam Y├ósin-i ┼×erif okuyun.

*Buyurdu: Nerede namaz var, orada imân var. Nerede namaz yok, orada imân ya var, ya yok.

*Buyurdu: Mekt├╗b├ót, Re┼č├óhat gibi kitablar─▒ okumak ihl├ós─▒ artt─▒rmak i├žin ├žok f├óidelidir. F├óris├«yi az bilen, Mekt├╗b├ót’─▒n Osmanl─▒cas─▒n─▒ de─čil, F├óris├«sini okusun.

*Buyurdu: ├ément├╝┼×erhi k─▒ymetli kitabd─▒r.

-Efendi Hazretleri, Seyyidi, Senedi Hazreti Seyyid Feh├«m’den (kud┬şdise sirruhum├ó) bildirir: Namzadan sonra ellerini kald─▒r─▒p dua ettikte, en son: “Rabbi─čfir verham ve ente hayr├╝rrahim├«n, teveffen├« m├╝sli-men ve el h─▒kn├« biss├ólih├«n” Der, ellerini m├╝barek y├╝z├╝ne s├╝rerlerdi ve ayr─▒ca her f─▒rsatta “Ya Allah, bike tahassantu ve bi-abdike ve Res├╗like seyyidin├ó Muhammedin sallallahu te├ól├ó aleyhi ve selleme istecertu” duas─▒n─▒ okurlard─▒.

*Sultan HamidÔÇÖe kadar islam sertac [ba┼čtac─▒] idi. Sonra d├╝┼čme─če ba┼člad─▒.

*Habis ki┼čiye bir milim yakla┼čan, ─░slam’dan bir mil uzakla┼č─▒r.

*Efenedi hazretlerinden biri dua isteseydi: Allahu Teala korktu─čunuzdan emin, umdu─čunuza nail eylesin, derdi.

(S├╝leyman Kuku-Son Halkalar ve Seyyid Abd├╝lhak├«m Arv├ós├«’nin K├╝lliyat─▒-1.Cilt- Muhtelif sayfalardan iktibas yap─▒lm─▒┼čt─▒r.)

*




├ľl├╝m BahsindeÔÇŽ ─░man ve ─░slam Atlas─▒ÔÇÖndan

M├ťR┼×─░D─░MDEN

ÔÇó M├╝mk├╝n mertebe mide bo┼č olarak ve d├╝nya hallerini hat─▒rdan ├ž─▒kararak, duan─▒n kabul├╝ne ait bir i┼čaret gelinceye kadar o hal ile beklemek laz─▒md─▒r. M├ónevi i┼čareti kalpte bir sevin├ž do─čmas─▒d─▒r. Toprak alt─▒nda olanlar─▒n hayattaki halleriyle o andaki vaziyetlerini k─▒yaslamal─▒d─▒r. Ol├╝, bir m├╝ddet evvel sa─č ve salimdi. G├╝zeldi, s─▒hhatteydi, zengindi, debdebeli saraylarda, zevk ve sefa i├žinde, etraf─▒nda pervane gibi d├Ânen cariyeler ve hizmet├žiler aras─▒nda hayat s├╝r├╝yordu. ┼×imdi bir anda mal─▒ndan, m├╝lk├╝nden, dostlar─▒ndan, ailesinden, cariyelerinden uzakla┼čt─▒r─▒lm─▒┼č, v├╝cudu kara toprakta ├ž├╝r├╝meye terkedilmi┼čtir. O g├╝zel y├╝z├╝, uzuvlar─▒ b├Âceklerin, kurtlar─▒n h├╝cumuna hedeftir. Etraf─▒ndaki-de bir├žok ┼čeyler yapmak i├žin sonsuz emeller pe┼činde ko┼čarken hi├žbir iste─čine eremeden, gen├ž ya┼člar─▒nda, hi├ž hat─▒r ve tayale gelmez an ve mek├ónlarda ecel a─č─▒na d├╝┼čm├╝┼čler ve ┬źB├╝t├╝n gayretlerine ┬źson!┬╗ diyen b├╝y├╝k ferman─▒ tel├ókki etmi┼člerdir. Biriktirdikleri o k─▒ymetli mallar─▒, ├╝zerlerine titredikleri aile fertlerini ve b├╝t├╝n sevdiklerini geride b─▒rakarak topra─ča d├╝┼čenler… Kimi koca bir devletin h├╝k├╝mdar─▒, kimi ┼čanl─▒ bir ordunun ba┼čbu─ču, kimi y─▒─č─▒n y─▒─č─▒n mallar─▒n sahibi, kimi raf raf kitaplar─▒n ├ólimi… Hepsi, birbirinin ayn─▒ ve tek bir kefenle g├Âm├╝lm├╝┼čler, hi├žbirine d├╝nyadaki amelinden ba┼čka bir┼čey eri┼čmez olmu┼čtur. Amelinden ba┼čka ├Âl├╝ye imdat kudreti, hi├ž kimsede ve hi├žbir yerde yoktur. Yak─▒nlar─▒ ve dostlar─▒ onu bir an ├Ânce g├Âmerek kabir ba┼č─▒ndan ayr─▒lmak tela┼č─▒ i├žindedirler. Onunla beraber olamay─▒nca onu yaln─▒z ba┼č─▒na b─▒rak─▒p giderler…




Efendi Hazretlerinin ┼×em├óili

Seyyid Abd├╝lhak├«m efendi (kuddise sirruh) v├╝c├╗dca gayet mu’tedil ve kusursuzdu. Bu─čday tenli idi. Aln─▒ geni┼č ve a├ž─▒kt─▒. Ka┼člar─▒ birer hil├ól gibi olup, kabar─▒k, ince ve mevzundu. N├╗r bak─▒┼čl─▒ g├Âzleri irice idi. Normalden b├╝y├╝k ve ahenkli burnu, Arv├ós├«lerin karakteristik hususiyetini ta┼č─▒rd─▒. Y├╝z├╝ zaifce idi. Sakal─▒ s─▒k idi. ─░nce dudaklar─▒n─▒n ├žer├ževeledi─či m├╝barek a─čz─▒n─▒ a├žt─▒─č─▒ zaman, incileri mahc├╗b edici beyazl─▒ktaki di┼čleri aras─▒ndan bir n├╗r f─▒skiyesi h├ós─▒l olurdu. Bedeni iri yap─▒l─▒ idi. insana mutlak surette h├╝rmet telkin edici bir vakar ve heybeti vard─▒.

Her h├óli ve harek├ót─▒ ile ┼čer├«ate uyar, en k├╝├ž├╝k benlik kokusuna yer vermezdi. ├çok m├╝tevaz─▒, pek al├žak g├Ân├╝ll├╝ idi. Ben dedi─či i┼čitilmemi┼čtir. “Bizler hesaba d├óhil de─čiliz, soldaki s─▒f─▒rlar gibiyiz. O b├╝y├╝klerin yaz─▒lar─▒n─▒ anlayamay─▒z, ancak bereketlenmek i├žin okuruz” buyururdu. Halbuki kendisi bu bilgilerin m├╝tehass─▒s─▒ idi. Yak─▒nlar─▒ndan birine: “Tekkeler kapanmasayd─▒ burada birka├ž vel├« yeti┼čiyordu” buyurmu┼čtur. Din bilgilerinde ve tasavvufun ince ve derin ma’rifetlerinde derya idi. ├ťniversite mens├╗blar─▒, fen ve devlet adamlar─▒, hukuk├žular, ├ž├Âz├╝lmez sand─▒klar─▒ g├╝├ž bilgileri sorma─ča gelir, sohbetinde, dersinde, bir saat kadar oturunca, cev├ób─▒n─▒ al─▒r sorma─ča l├╝zum kalmadan, o bilgi ile doymu┼č olarak geri d├Ânerdi. Tevecc├╝h├╝n├╝, sevgisini kazananlar, say─▒s─▒z kerametler g├Âr├╝rd├╝. Keramet g├Âstermekten ├žok sak─▒n─▒rd─▒. ┼×ivesi ve yolu hep istikametti. ├çok heybetli ve temkin ehli idi. ─░l├óh├« ir├ódeye ba─čl─▒ olmaktan gelen bir teslimiyet i├žindeydi.

Ahl├ók─▒, Res├╗lullah─▒n (sallallah├╝ te├ól├ó aleyhi ve ├ólihi ve sellem) ve Eshab─▒n─▒n ve Ehl-i beyt imam ve b├╝y├╝klerinin (rad─▒yallah├╝ anh├╝m) ahl├ók─▒ ├╝zere idi. Sanki Eshab-─▒ kiram devrinden bu zamana bir yadig├órd─▒. Huzuru, edebi, hayas─▒, hikmeti, letafeti ve zerafeti devirler ├Âtesini hat─▒rlat─▒rd─▒.
├çok m├╝s├ófir severdi. Yard─▒m yapmaktan ho┼član─▒rd─▒. K├Âm├╝r al─▒rken k├Âm├╝rc├╝ ile on para i├žin pazarl─▒k edip, s├óile [dilenciye] ikibu├žuk lira sadaka verdi─či zaman hikmetinden su├ól edenlere: “Pazarl─▒k etmek s├╝nnettir. Ayr─▒ca b├╝y├╝k amcam hazreti Hasan (rad─▒yallah├╝ anh) dan, ‘├žok pazarl─▒k ederdi’ haberi bize geldi. Sadaka vermek de, iyi vermek de s├╝nnettir. S├╝nnete ittiba etme─če ├žal─▒┼č─▒yorum” buyurup, ┼čer├«at emir ve yasaklar─▒n─▒ bildirirken dah├« al├žak g├Ân├╝ll├╝l├╝k dersi verirdi.

Bir defas─▒nda Frans─▒z sefirine, Piyer Loti’yi ziyarete gelmi┼čken, Efendi Hazretlerinin h├ólinden bahsetmi┼čler. O da Efendi’yi g├Ârmek istemi┼č ve z├óten yak─▒n yerde olan Efendi’ye gelmi┼č. Efendi’nin cami yan─▒nda, demir parmakl─▒klar ├Ân├╝nde ├žekilmi┼č sar─▒kl─▒ c├╝bbeli resmi o g├╝n├╝n h├ót─▒ras─▒d─▒r. El├ži, biz Almanya’y─▒ dost bildik, fakat onlar bize harb a├žt─▒, Fransa’y─▒ i┼čgal ettiler sebebi nedir? Diye sordu. Efendi: “Frans─▒zlar─▒n ba┼č─▒nda Cumhur reisi, Almanlar─▒n ba┼č─▒nda Hitler, ya’n├« kral vard─▒r. Cumhur reisi maa┼čl─▒ memur h├╝km├╝ndedir. Kral ise memleketin sahibidir. Onun i├žin aralar─▒nda ├žok fark vard─▒r” buyurunca, sefir, cev├ób─▒ ├žok be─čenmi┼č ve Efendi Hazretlerini, kendine g├Âre feylesof ├╝nv├ón─▒ ile takdir etmi┼čtir.

Efendinin kabiliyet ve talebinin ziy├ódeli─čindendir ki, daha m├╝r┼čidinden ilk rab─▒ta emrini al─▒p, rab─▒ta yapma─ča ba┼člay─▒nca, Seyyid Abd├╝lk├ódir Geyl├ón├« hazretlerini g├Ârm├╝┼č, kendisine bir├žok ┼čeyler su├ól edip cev├óblar─▒n─▒ alm─▒┼čt─▒r. R├╝yalar─▒na z├óten kendileri ayr─▒ bir yer vermi┼čtir.

├ľnceleri yaz g├╝nlerinde eshab─▒ ile Marmara sahillerine, yani Ye┼čilk├Ây taraflar─▒na gider, sahilde ├žok tatl─▒ sohbetler eder, denize de girerlerdi. Sonra baz─▒ pis kimselerin y├╝z├╝nden “Marmara kirlendi” buyurup, yukar─▒da i┼čaret edildi─či gibi Bo─čaz i├žinde Kavaklara gider oldular. Bo─čazi├ži vapurunun arka ├╝st k─▒sm─▒nda oturur, g├Âz├╝ a─čyara almas─▒n diye kar┼č─▒s─▒na eshab─▒ndan birini, mesel├ó ┼×├ókir efendiyi oturturdu. Her haliyle eshab─▒na canl─▒ bir ─░sl├óm hay├ót─▒ dersi verirdi. Bir defas─▒nda Alt─▒nkum’da iken oturduklar─▒ yere keman ├žalarak bir ├žingene yakla┼č─▒r. Eshab─▒ m├óni’ olmak isterler de, Efendi’nin dudaklar─▒ndan ┼ču basit, fakat manidar ilim c├╝mlesi duyulur: “Haram da r─▒z─▒kt─▒r. Cen├ób-─▒ Hak’tan hal├ól ve hay─▒rl─▒ nz─▒k istemelidir.”
Bu tenezz├╝hlerinde nice fevkalade halleri m├╝┼čahede edilirdi. G├╝n olur, bir termos ├žay ak┼čama kadar bitmezdi. Buyururdu:
-Siz ne idi─či bilmiyorsunuz, ne oldu─čumuzu biraz g├Ârm├╝┼č anlam─▒┼čs─▒n─▒z. Ben ne idi─čimizi biliyorum. Ne hale getirildi─čimizi de. Onun i├žin bizi bu h├óle d├╝┼č├╝renleri sizden daha ├žok tan─▒yorum.
-Y├ó Rabbi, huzuruna getirecek hi├žbir amelim yok, habis ruhlu kimselere bu─čzumdan ba┼čka.

G├╝n gelir, ta┼č─▒d─▒─č─▒ b├╝y├╝k em├ónetin a─č─▒rl─▒─č─▒n─▒ hisseder ve: “Ben zayi’ oldum” buyurur. Zaman olur, Res├╗l-i erkemden (sallallah├╝ te├ól├ó aleyhi ve sellem) kendilerine kadar gelen ulv├« em├óneti verecek kimse bulamad─▒─č─▒ndan esef ve ─▒zd─▒rabla: “Ke┼čke Beyo─člunda bir t├╝t├╝nc├╝ d├╝kk├ón─▒m olsayd─▒ da, kimse beni tan─▒masayd─▒” derdi.

Kendisine, Sultan Ahmed C├ómi’-i ┼čerifi imam─▒, k─▒z─▒n─▒n h─▒fz─▒n─▒ c├ómi’de erkeklere dinletti, dediklerinde: “K─▒z─▒n─▒ Beyo─člu’nda a├ž─▒k gezdirseydi, bu kadar g├╝n├óh i┼člemezdi” buyurmu┼čtur.

K─▒saca Seyyid Abd├╝lhak├«m efendi (kuddise sirruh) : “├ťmmetimin ├ólimleri Ben├« ─░srail’in peygamberleri gibidir”, “├élimler Peygamberlerin v├órisleridir” had├«s-i ┼čerifleri ile bildirilen ve medh edilen mutlak ya’n├« her bak─▒mdan, ya’n├« zahir├« ve b├ót─▒n├« ilimlere s├óhib en b├╝y├╝k ├ólimlerden ve belki hazreti Mehdi’ye kadar misl├« gelmeyecek m├╝r┼čidlerden idi. B├Âyle bir z├ót─▒, bizim gibi elinden ve dilinden kimseye bir f├óide gelmez, nefsinin esaretinden, ┼čeytan─▒n hilelerinden kurtulmam─▒┼č olan bir zavall─▒ hangi y├╝zle, hangi s├Âz ve ├Âzle anlatma─ča c├╝r’et edebilir.

(S├╝leyman Kuku-Son Halkalar ve Seyyid Abd├╝lhak├«m Arv├ós├«’nin K├╝lliyat─▒-1.Cilt- s.362-364)




Rab─▒ta-i ┼×erife ( Seyyid Abdulh├ókim Arvasi )

├ťstad─▒n, Esseyyid Abdulhakim Arvasi hazretlerinin kaleme ald─▒─č─▒ Rabita-i ┼×erife kitab─▒n─▒ sadele┼čtirdi─či kitaptan al─▒nt─▒d─▒r.

H─░KMETLER

”Anlamak de─čil, inanmak laz─▒md─▒r.”

”Hakka mahsus bir s─▒fat insana, insana g├Âre bir s─▒fat─▒ da Hakka isnad etmek k├╝f├╝rd├╝r ve ─░lahi gazab─▒ davet eder”

”Y├╝ksek sesle dua edilmez.Duada kendi ┼čan─▒na lay─▒k olan─▒ istemelidir.Duan─▒n reddinden b├╝y├╝k bela olmaz.Gizli ve d├╝┼čk├╝n tav─▒rl─▒ dua, kabulu gerektirir.Allah─▒n sana dua ettirmesi kabule i┼čarettir”

”Haramlarda korkan zahiddir, ┼č├╝pheliden korkan ise veli”

”Hamd, o nimet vericiyi ibadetle bilmektir.Hamd o nimet vericiyi ibadetle bilmektir.Hamd ilahi Zat─▒ vas─▒fland─▒rmakt─▒r.┼×├╝k├╝r, Hakk─▒n kuluna verdi─čini onun yoluna kullanmakt─▒r.”
*

├ťstad─▒n, Esseyyid Abdulhakim Arvasi Hazretleri’nin kaleme ald─▒─č─▒ Rabita-i ┼×erife kitab─▒n─▒n, yeni iman gen├žli─činin anlamas─▒ i├žin sadele┼čtirdi─či kitaptan al─▒nt─▒d─▒r.

KUR’AN-┼×ER─░AT-D─░N-M─░LLET

┼×eriat, Allah─▒n ”akdes–en kutsi” zat─▒ taraf─▒ndan kemal belirtici bir y├╝celti┼čle ”Emin” s─▒fatl─▒ Cebrail yolundan, sevgilisine, b├╝t├╝n insanlar─▒n d├╝nya ve ahiret saadetini ├žer├ževeleyici h├╝k├╝mleri toplam─▒┼č olarak inzal buyurdu─ču (indirdi─či) h├╝k├╝mler manzumesidir.B├╝t├╝n fazl ve faziletleri toplay─▒c─▒d─▒r.B├╝t├╝n kemalleri birle┼čtiricidir. D─▒┼č ve i├ž ├žizgilerle b├╝t├╝n do─čru ┼čeriatleri ├Âzle┼čtiricidir. B├╝t├╝n mutluluk ve menfaatleri ku┼čat─▒c─▒d─▒r.Selim akl─▒n benimsedi─či h├╝k├╝mler ve ahlaki k─▒staslardan ibarettir.Selim tabiatler onu reddetmez ve ondan nefret duymaz. Beldelerin imar─▒n─▒, insanlar─▒n refah─▒n─▒ ├╝st ├╝ste emredicidir.Allah─▒n emirlerini y├╝celtmeye ve halk─▒na ┼čefkat g├Âstermeye davet edicidir. ─░lahi hadleri(s─▒n─▒rlar─▒) tecav├╝zden al─▒koyucudur.Kul haklar─▒n─▒n korunmas─▒n─▒ kefalet alt─▒nda tutucudur. B├╝t├╝n mahluklara kar┼č─▒ sorumlulu─ču gerektiricidir.Ahlaki b├╝t├╝nl├╝k ve tamaml─▒l─▒─č─▒ ┼čiddetle koruyucudur.K├Ât├╝ ahlak─▒, iyisinden ay─▒rt etmeye yeterlidir.Hakikat bak─▒m─▒ndan iyi ahlakla s─▒fatlanmay─▒ ve k├Ât├╝s├╝nden ar─▒nmay─▒ gayelendiricidir.Yani k├Ât├╝ ahlaktyan ┼čiddetle sak─▒nd─▒r─▒c─▒ ve iyisiyle ger├žekle┼čtirmeyi ┼čart ko┼čucudur. Sa─čl─▒─ča yard─▒mc─▒d─▒r. Her bak─▒mdan iffeti hedeflendiricidir. Kazanmaya, verimli olmaya g├Ât├╝r├╝c├╝d├╝r.Miskinlik ve tembelli─či kabul etmez ve manas─▒z i┼člerle u─čra┼čmay─▒ yasaklar. Ziraat, ticaret, s─▒naat─▒ kesin emirlerle irade eder. ─░nsanlar─▒n u─čra┼čmalar─▒n─▒ kemal yolunda ilerlemeye, helal mal kazanmaya, hak ve s─▒n─▒rlar─▒n korunmas─▒na hasreder.Yard─▒m ve hizmeti en ciddi ┼čekilde ister.─░lim iste─čini ba┼čta tutar, ilim ve fenler lay─▒k olduklar─▒ ehemmiyeti verir.D├╝┼čmanlar─▒n korkutulmas─▒ ve sindirilmesi i├žin haz─▒rl─▒k ve tedarikte bulunmay─▒ vazifelendirir.Din ve cinsleri ayr─▒ olan ├Âb├╝r milletleri can, mal, ─▒rz ve namusunu muhafaza ve m├╝daafay─▒ hadis emriyle mecburi tutar ve aksini yapanlar─▒ cezaland─▒r─▒r. D├╝┼čmana kar┼č─▒da ┼čiddet g├Âsterilmesini ayet h├╝km├╝yle ├Âl├ž├╝lendirir.Faidesiz ve k─▒ymetsiz i┼čleri kabul etmez.Allaha , Resullerine, meleklerine ve Kitaplar─▒na halis kalbe inanmay─▒ ve ├Â─č├╝tlerine uymay─▒ telkin eder. ─░nsan─▒, amirine y├╝ksek ve a┼č┼ča─č─▒ tabakadan fertlere, yak─▒nlar─▒na, dostlar─▒na, yabanc─▒lara kar┼č─▒ derece derece sayg─▒l─▒ ve ilgili,├Â─č├╝t vermeye, iyilik dilemeye sevk eder.Bunun aksini yapanlara mesuliyet bi├žer.Nefsin zahiri ve bat─▒n─▒ temizlenmesi ├Âl├ž├╝s├╝nm├╝ ├žer├ževeler. Evlat ve aile haklar─▒n─▒ k─▒ymetlendirir.”Siyaset├╝l Medine–B├╝y├╝k belde siyaseti” tarafl─▒s─▒d─▒r.Her mahlukun ┼čan─▒na g├Âre hakk─▒n─▒ g├Âsterir.Sa─člara, ├Âl├╝lere, gelmi┼člere, gelecekler ait ayr─▒ haklar…KISACA ─░K─░ D├ťNYA SAADET─░…
*

K├ťFR├ť GEREKT─░REN ┼×EYLER

1 ÔÇö Allah─▒n varl─▒─č─▒nda teredd├╝t…

2 ÔÇö Allah─▒n ├╝l├╗hiyet istihkak─▒na ortak ko┼čmak…

3 ÔÇö Allah─▒n cisim oldu─čunu sanmak…

4 ÔÇö Allah─▒ cismin icaplar─▒ndan biriyle vas─▒fland─▒rmak…

5 ÔÇö Allah─▒ zaman kayd─▒ i├žine almak..,

6 ÔÇö Allah─▒ mek├ón kayd─▒ i├žine almak…

7 – Allah─▒n ezeliyetini ve ebediyetini ink├ór etmek.

8 ÔÇö Annesi ve o─člu oldu─čunu ve do─čurmu┼č bulundu─čunu sanmak…

9 ÔÇö Eksiklik s─▒fatlar─▒ndan biriyle vas─▒fland─▒rmak…

10 ÔÇö Kem├ól s─▒fatlar─▒ndan herhangi birini kabul etmemek…

11 ÔÇö Allah─▒ b├Âl├╝nebilir bir madde halinde birle┼čim olarak hayal etmek…

12 ÔÇö Allah─▒, bir ┼čeye h├╝l├╗l etmesi veya bir ┼čeyin onda hal olmas─▒ fikriyle m├╝talaa etmek…

13 ÔÇö Peygamberlerden herhangi birine bir eksiklik isnat etmek…

14 ÔÇö Peygamberlerden herhangi birini ink├ór etmek…

15 ÔÇö Peygamberlere yalanc─▒l─▒k isnad─▒nda bulunmak…

16 ÔÇö Peygamberleri sihirbaz, mecnun, cahil gibi ┼čeylerle vas─▒fland─▒rmak…

17 ÔÇö Peygamberlerin Allah ile bir neseb alakas─▒ bulundu─čunu sanmak veya s├Âylemek…

18 ÔÇö Peygamberlere g├╝nah isnat etmek…

19 ÔÇö Peygamberlerin fazilet ve kemallerini Allahtan bilmeyip herhangi bir kuldan bilmek…

20 ÔÇö Peygamberlerin ├žehre ve v├╝cutlar─▒nda, s─▒hhat ve umum├« hallerinde bir k├Ât├╝l├╝k ve illet bulunabilece─čini iddia etmek…

21 ÔÇö Peygamberlere vaatlerinde sadakatsizlik isnad─▒ veya ba┼čkalar─▒na iftira edebileceklerini d├╝┼č├╝nmek…

22 ÔÇö Peygamber olmayan bir kimseye peygamber demek…

23 ÔÇö Peygamberlerden herhangi birinin nebili─čini ink├ór etmek…

24 ÔÇö Meleklerin varl─▒─č─▒na inanmamak…

25 ÔÇö Meleklere bir eksiklik ve k├Ât├╝l├╝k isnat etmek…

26 ÔÇö Meleklerin erkeklik ve di┼čilik vas─▒flar─▒nda olduklar─▒n─▒ sanmak…

28 ÔÇö Ayetle sabit mucizelerden herhangi biri ├╝zerinde teredd├╝t etmek…

29 ÔÇö Kamerin ikiye b├Âl├╝nmesi ve Mi’ra├ž gibi, tevat├╝rle sabit mucizeleri ink├ór etmek…

30 ÔÇö Allah’─▒n kitaplar─▒ndan birisini tasdik etmemek…

31 ÔÇö Kur’an’─▒n bir ├óyet veya bir c├╝mle veya bir kelimesini ink├ór etmek…

32 ÔÇö Kur’an’a k├╝├ž├╝c├╝k bir eksiklik ve zay─▒fl─▒k kondurmak…

33 ÔÇö Kur’an’─▒n ├Âl├ž├╝lerine yana┼čmamak veya onlardan ┼č├╝phe etmek…

34 ÔÇö Kur’an’─▒n h├╝k├╝mlerinden daha faydal─▒, daha uygun, daha koruyucu, daha adaletli bir ┼čey kabul ve iddia etmek…

35 ÔÇö Herhangi bir suretle Kur’an’─▒ tahkir etmek…

36 ÔÇö Kur’an’a Peygamberin ├Âz kel├óm─▒d─▒r g├Âziyle bakmak…

37 ÔÇö Kur’an’─▒ ─░sl├óm b├╝y├╝klerinden ba┼čka t├╝rl├╝ tefsir ve tevil etmek…

38 ÔÇö Kabirdeki sual ve azab─▒ ink├ór etmek…

39 ÔÇö Ha┼čri ink├ór etmek…

40 ÔÇö K─▒yamette her ferdin, asl├« v├╝cudiyle meydana gelece─čine inanmamak…

41 ÔÇö Hesap G├╝n├╝n├╝ ink├ór…

42 ÔÇö S─▒rat─▒ ink├ór…

43 ÔÇö Mizan─▒ ink├ór…

44 ÔÇö Cennet ve cehennemi ink├ór…

45 ÔÇö Cennet nimetlerini ve cehennem azab─▒n─▒ ink├ór…

46 ÔÇö Bunlar─▒n ebed├« olmad─▒─č─▒na itikat…

47 ÔÇö Kaderi ink├ór…

48 ÔÇö Kaderin de─či┼čebildi─čine itikat…

49 ÔÇö K├ófirlerin cennete girebileceklerine itikat…

50 ÔÇö M├╝minlerin ebediyen cehennemde kalabileceklerine itikat…

51 ÔÇö Allah─▒n vas─▒fland─▒rd─▒klar─▒n─▒ eksik veya fazla kabul etmek…

52 ÔÇö Namaz, oru├ž gibi ibadet h├╝k├╝mlerinin farz oldu─čunu red…

53 ÔÇö Faiz, insan ├Âld├╝rme ve emsali g├╝nahlar─▒ masiyet kabul etmemek…

54 ÔÇö Allah d├╝┼čmanlar─▒n─▒n hallerini, k─▒l─▒klar─▒n─▒, edalar─▒n─▒ ve unsurlar─▒n─▒, onlar─▒n dinlerinden ho┼čnutluk ve k├╝f├╝rlerinden r─▒za yoliyle taklit etmek…

55 ÔÇö ─░sl├ómiyeti m├╝himsememek ve hor g├Ârmek…

56 ÔÇö K├ófiri m├╝min ├╝st├╝nde tutmak…

57 ÔÇö Haram─▒ hel├ól bilmek…

58 ÔÇö Hel├óli haram bilmek…

59 ÔÇö ─░sl├ómiyetin ba┼člang─▒c─▒ zamanlar─▒nda ayr─▒l─▒k ve ayk─▒r─▒l─▒k bulundu─čuna h├╝kmetmek…

60 ÔÇö Sahab├«leri m├╝naf─▒k, fas─▒k ve k├ófir bilmek…

61 ÔÇö Beyt ehline, beyt ehli oldu─ču i├žin d├╝┼čmanl─▒k…

62 ÔÇö Sahab├«leri, sahab─▒ olduklar─▒ i├žin sevmemek…

63 ÔÇö Bir m├╝mine, m├╝min oldu─ču i├žin hakaret…

64 ÔÇö Bir k├ófire k├ófir oldu─ču i├žin muhabbet…

65 ÔÇö ─░sl├ómiyetin, din ve d├╝nya saadetine engel oldu─čunu fikretmek…

66 ÔÇö Bir m├╝mini k├╝f├╝rle su├žlamak ve ona k├ófir diye hitap etmek…

67 ÔÇö ─░leri k├╝fr├╝ gerektiren bir s├Âz s├Âylemeyi veya i┼č i┼člemeyi kurmak…

68 ÔÇö K├╝fr├╝ gerektiren bir ┼čeyi irade ve ihtiyariyle hat─▒r─▒ndan ge├žirmek…

69 ÔÇö ─░sl├ómla istihza belirtici bir s├Âz veya i┼či, iradesiyle benimsemek…

70 ÔÇö Bir h├ókime, emire, ┼čeyhe ta’zim kasdiyle secde etmek… (Bu kast olmadan edilen secdeler de ┼čiddetle haramd─▒r. Namazlardan sonra edilen secdeler de haram…)

71 ÔÇö Sihrin m├╝stakil tesirine inanmak…

72 ÔÇö Mushaf─▒, yahut bir sahife veya bir ├óyetini, yahut da Allah─▒n isimlerinden birinin yaz─▒l─▒ oldu─ču k├ó─č─▒d─▒ pisletmek…

73 ÔÇö ┼×eriat ilmine, had├«se, peygamber ve mel├óike isimlerine ait bir varakay─▒ pisli─če atmak…

74 ÔÇö Camileri kasten pisletmek…

75 ÔÇö ├élemi veya onun bir par├žas─▒n─▒ kad├«m (evveli yok) bilmek…

76 ÔÇö Alemi Yaradan─▒ hadis (sonradan olma) bilmek…

77 ÔÇö Kad├«m (evveli olmayan)─▒ ┬źbir┬╗den fazla bilmek…

78 ÔÇö Allah─▒ hayy (diri), kudretli, iradeli, ilim ve kel├óm sahibi bilmemek…

79 ÔÇö Herhangi bir peygamberi yalanlamak…

80 ÔÇö ─░mana gelmek isteyenlere Tevhid Kelimesini hemen talim etmemek…

81 ÔÇö Def ve d├╝d├╝k ├žalarak veya herhangi bir musiki aletiyle Kur’an okumak…

82 ÔÇö ┬źFil├ón, peygamber de olsa s├Âz├╝ne inanmam!┬╗ demek…

^83 ÔÇö Peygamberleri filozoflarla bir g├Ârmek…

84 ÔÇö ┬źK─▒yametten korkmam!┬╗ demek…

85 ÔÇö Kur’an’m veya din ├Â─čreticisinin istihza ile taklidini yapmak…

86 ÔÇö ┼×arab─▒n haram olmamas─▒n─▒ temenni…

87 ÔÇö Hazret-i Ebu Bekir’in sahab├«li─čini ink├ór… (Hakk─▒nda Kur’an nass─▒ vard─▒r)…

88 ÔÇö ┬źNamaz k─▒lmam, k─▒lmayaca─č─▒m!┬╗ demek…

89 ÔÇö Allah─▒, ├╝l├╗hiyetine uymaz bir fiil ve i┼čle yorumlamak…

90 ÔÇö Allah’─▒n isimlerinden biriyle alay etmek…

91 ÔÇö Allah─▒n emir ve yasaklar─▒n─▒ alaya almak… ┬źDin ├ólimlerinin s├Âzleri efsanedir!┬╗ demek…

92 ÔÇö ┬ź─░sl├óm dini hurafelerden ibarettir!┬╗ demek…

93 ÔÇö ┬źAsr─▒m─▒z dinsizlik asr─▒d─▒r!┬╗ demek…

94 ÔÇö Hel├ól ve Haram─▒ tan─▒mamak…

95 ÔÇö Zaman, ruh veya efl├ókin kad├«m (evveli yok) oldu─čuna itikat etmek…

96 ÔÇö Tenasuha (ruhun kal─▒p de─či┼čtirdi─čini vehmeden mezhep) inanmak…

97 ÔÇö Allah─▒n sevgilisine siyah renkli demek ve O’nu s─▒fatlar─▒ndan gayriyle anmak…

98 ÔÇö Peygamberlik ├žal─▒┼čmakla elde edilir bir makamd─▒r sanmak…

99 ÔÇö H─▒ristiyan ve yahudileri m├╝’min farzetmek…

100 ÔÇö Kur’an’─▒n l├óf─▒z ve m├ónalar─▒n─▒ de─či┼čtirmek, onu nefsine g├Âre yorumlamak…

101 ÔÇö Din h├╝k├╝mlerini, akla, mant─▒─ča, yahut hikmet ve felsefeye uygundur diye kabul etmek…

Rab─▒ta-─▒ ┼×erife
*

Yukar─▒daki al─▒nt─▒lara m├╝teakiben ayn─▒ kitaptan K├ľT├ť AHLAK bahsini
istifade etmeniz temennisi ile payla┼čt─▒m ilginize
-K├ľT├ť AHLAK-
1-H─▒rs …(hususiyle haram mal─▒ ihtiya├ž ve l├╝zumundan fazla bir d├╝┼čk├╝nl├╝kle istemeye zorlayan k├Ât├╝ bat─▒ni duygu)
2-Hased…(K─▒skan├žl─▒k …Allah’─▒n kullar─▒na verdi─či nimeti, nimet sahibine de─čil, kendisine yak─▒┼č─▒r bilip ba┼čkas─▒n─▒n sahipli─čine tahamm├╝l edememek…Hased umumiyetle iki ┼čeyde g├Âr├╝l├╝r.Malda veya manevi kemalde…B├Âyle bir hased, sirkenin bal─▒ ifsad etmesi gibi iman─▒ buland─▒r─▒r, bozar.Hased iyilikleri ate┼čin odunu yemesi gibi kemirir.Usturan─▒n t├╝yleri kaz─▒mas─▒ gibi b├╝t├╝n fazilet bitkilerini dibinden t─▒ra┼č eder.Peygamber buyru─ču;”Hased ve nemmanl─▒k eden bizden de─čildir”Her g├╝nahkarda bir hay─▒r zerresi bulunabilir, fakat hased edende hay─▒r yoktur.Hased Allah indinde ┼čirke denktir.
3-KibirÔÇŽ (Kendisini b├╝y├╝k bilmek ve dolay─▒s─▒yla etraf─▒n─▒ hor ve hakir g├ÂrmekÔÇŽ┼×u varki, kendisini b├╝y├╝k bilmek kibir isede b├╝y├╝k tutmak kibir de─čil, vakard─▒r ve iyi bir ┼čey de─čildir.
4-Gazap ..(hususiyle bat─▒l ├╝zerinde nefsini m├╝daafa ├Âfkesi..
5-Uc├╝pÔÇŽ (GururÔÇŽKendi vas─▒flar─▒n─▒, kemalini ahlak─▒n─▒ nesebini, makam─▒n─▒ ├╝st├╝n bilip daima ├╝st├╝n kalmay─▒ arzulamakÔÇŽ)
6-HikdÔÇŽ(Hased duygusuna e┼čÔÇŽAllahÔÇÖ─▒n nimet verdiklerine d├╝┼čmanl─▒kÔÇŽ)
7-KinÔÇŽ
8-Bu─čz..(Muhabbetin aksiÔÇŽ─░lac─▒,insan─▒n bu─čz besledi─čine her rast geli┼činde ona selam verip be┼ča┼čet g├Âstermektir.
9-Adavet..(─░lletsiz, sebepsiz, mesnetsiz d├╝┼čmanl─▒k)
10-Hakk─▒ tutmakta l├╝zumundan fazla ─▒srar ve inad ÔÇŽ((Muhatab─▒n─▒ hakka kar┼č─▒ gelmekte tahrik etmemek i├žin gayet ince,─░slami ahlak d├╝stur├╝..)
11-Cidal ÔÇŽ(Haktan ba┼čka ve bilhassa nefsani meselelerde kavga huyuÔÇŽ)
12-Tevriye..(Hakk─▒ saklamak, gizlemek, belirtmemek..Baz─▒ yerlerde caiz olsa da hakim huzurunda asla caiz de─čildir.
13-Gevezelik..
14-Sebbab (S├Âven) olmakÔÇŽ
15-LeÔÇÖan (lanet edici) olmak..
16-Esrar─▒ fah┼četmek
17-Hulf-i vaadÔÇŽ.(vaadinde durmamakÔÇŽ
18-Emanete hiyanetÔÇŽ.
19-Zem (├žeki┼čtiricilik)
20-G─▒ybetÔÇŽ(Birini, s─▒rf sevmedi─činden, g─▒yab─▒nda k├╝├ž├╝ltmekÔÇŽE─čer bu fiil nefsani olmaz ve kar┼č─▒ taraf i├žin intibah te┼čkil ederse makb├╝ld├╝r.)
21-Y├╝ze kar┼č─▒ m├╝bala─čl─▒ medh-├╝ senaÔÇŽ
22-L├╝zumsuz sualin faydas─▒z cevab─▒n─▒ vermek
Gayret bizden tevfik Allah’tan (c.c.)
*

─░Y─░ AHLAK

1- Saduk-├╝l-lisan┬ů(Kalbiyle beraber s├Âz├╝ do─čru) olmak┬ů

2- Kesir-├╝l-haya┬ů(Haya utanma duygusu zengin) olmak┬ů

3- Kesir-├╝l-amel┬ů(─░yi i┼čleri ifrata ka├žmadan bol) olmak┬ů.

4- Kesir-├╝l-salah┬ů(Yarar i┼čleri ├žok) olmak┬ů

5- Kalil-├╝l-eza┬ů(Aleme eziyeti az) olmak┬ů

6- Kalil-├╝l-kelam┬ů(Faydas─▒z s├Âzleri ve gevezeli─či az ) olmak┬ů

7- Kalil-├╝l-fuzul┬ů(─░┼člerinde luz├╝mundan ├Âtesi az) olmak┬ů

8- Kalil-├╝z-zelel┬ů(yanl─▒┼člar─▒ az) olmak┬ů.

9- Birr├╝┬ů(├çok iyilik yapmak)┬ů

10- V├╝s├╝l┬ů(Akrabaya m├╝balagayla alaka┬ů)

11- Sabur┬ů(Sab─▒rl─▒┬ůAc─▒ ┼čeyi yutmak manas─▒na sab─▒r ├╝├ž k─▒s─▒md─▒r:Birinci k├Ât├╝l├╝klere kar┼č─▒ sab─▒r ve g├╝nah yapmamaktan y├╝re─če d├╝┼čen ac─▒l─▒kt─▒rki en alas─▒ budur.─░kincisi taat ve ibadetten gelen zahmet ac─▒l─▒─č─▒, ├╝├ž├╝nc├╝s├╝ dert ve belalara sab─▒r┬ů)

12- Vakur┬ů(Vakarl─▒┬ůHaysiyet korumaya mahsus tav─▒r┬ůKibre benzesede onu tam z─▒dd─▒..)

13- ┼×ekur┬ů.(Nimeti yerinde sarfeden) olmak┬ů

14- Raziy (├ľz nefsi i├žin ┼čeriata ayk─▒r─▒ olmayan her ┼čeye raz─▒) olmak┬ů

15- Halim┬ů(Hilm sahibi┬ůYumu┼čak edal─▒┬ů her t├╝rl├╝ kar┼č─▒l─▒─ča kuvveti varken af ve m├╝samaha┬ů)

16- Refik ( R─▒fk sahibi┬ůTam manas─▒yle merhamet┬ů)

17- Af─▒f (─░ffet sahibi┬ů G├╝nahlar ve k├Ât├╝l├╝klerden temiz) olmak┬ů

18- ┼×efik (┼×efkat sahibi┬ů Yine merhamet ┬ů┼×efkat daha ziyade zahiri, r─▒fk ise batini merhameti g├Âsterir)┬ů

19- La-lemmaz┬ů (Kimseyle alay etmeyen ve kimsenin ay─▒b─▒n─▒ ortaya d├Âkmeyen┬ů)

20- La-Sebbab┬ů(Kimseye ve hi├žbir ┼čeye s├Âvmeyen┬ů)

21- La-nemman┬ů(Fesad─▒ m├╝cip s├Âzleri g├Ât├╝r├╝p getiren)olmak┬ů

22- La-acul (Aceleci ve tela┼čc─▒ olmamak┬ů)

23- La-Magtab (M├╝balagayla g─▒ybet edici ) olmamak..

24- La-Hasud (Allah─▒n kullar─▒na ihsanlar─▒n─▒ k─▒skanmayan ) olmak┬ů

25- La-Bahil (Malda Allah ve kul hakk─▒n─▒ esirgemeyen ) olmak┬ů

26- He┼č┼ča┼č (G├╝ler y├╝zl├╝) olmak

27- Be┼č┼ča┼č (Ne┼čeli ve tebess├╝ml├╝) olmak┬ů

28- Yahabib┬ľi billah (Allah i├žin seven ) olmak┬ů

29- Yabgiz-i fillah (Allah i├žin bu─čz edici) olmak┬ů

30- Yerz-i fillah (Allah i├žin raz─▒ ) olmak┬ů

31- Yagzib-i fillah (Allah i├žin ├Âfkelenici) olmak┬ů

bd yay─▒nlar─▒ 2.Bask─▒ 115-116. sayfalar─▒ndan al─▒nt─▒d─▒r




Namaz K─▒lmaman─▒n Zararlar─▒

Seyyid Abdülhakîm-i Arvâsî hazretleri, Sefer-i Âhiret risâlesinde buyuruyor ki:

Namaz k─▒lm─▒yan, namaz k─▒lmamakla b├╝t├╝n m├╝minlere zulmetmi┼č bulunuyor. Z├«ra her namazda (Essel├óm├╝ aleyn├ó ve al├ó ib├ódill├óhiss├ólih├«n) demekle b├╝t├╝n m├╝minlere du├ó ediliyor. Her g├╝n be┼č vakit namazda yirmi defa tekrar olunan bu du├ódan m├╝sl├╝manlar─▒ mahr├╗m b─▒rak─▒yor. Yani haklar─▒ olan bu du├óy─▒ terkediyor. K─▒y├ómet g├╝n├╝nde b├╝t├╝n m├╝ÔÇÖminler bu haklar─▒n─▒ namaz k─▒lm─▒yanlardan alacakt─▒r. Namaza gev┼čeklik g├Âsterenler, namaz─▒ ├Ânemsemeyip hafif tutanlar bir├žok cez├óya u─črarlar:

├ľmr├╝nden hay─▒r ve menfaat g├Ârmez. ├çe┼čitli hastal─▒klar, ├že┼čit ├že┼čit a┼ča─č─▒l─▒klar, hakaretler ve zilletler i├žerisinde hayat s├╝rer. Kimseden sayg─▒ g├Ârmedi─či gibi, ├že┼čitli mahrumiyet ve zaruretlere m├╝btel├ó olur. S─▒hhatinden hay─▒r ve menfaat g├Ârmez. Genel olarak k├Ât├╝ yerlerde bulunan kimseler, namaz─▒na devam etmiyenler veya namaz─▒nda gev┼čeklik g├Âsterenlerdir. Bu gibi yerlerde, ekseriya namaz─▒ terkedenler, namaza gev┼čeklik g├Âsterenler g├Âr├╝l├╝r. Bunun gibi, zahmetli, yorucu ve a─č─▒r i┼člerde ├žal─▒┼čanlar da ├žo─čunlukla yine namaz k─▒lm─▒yanlard─▒r. Namaz─▒ do─čru k─▒lanlar, s├ólihlerin yan─▒nda hurmet ve haysiyet ve ├«tibar s├óhibidir. Bu gibiler, arkada┼člar─▒ ve akrabalar─▒ aras─▒nda se├žilmi┼č ve sayg─▒l─▒d─▒r. A┼ča─č─▒, ├žirkin, s├╝fl├« ve ezici i┼člerde ├žal─▒┼čanlar genellikle namaz k─▒lm─▒yan veya namaza gev┼čeklik g├Âsterenlerdir.

Cen├ób-─▒ Hakk─▒n hizmetinde bulunmaya yarar kimselerin sim├ólar─▒nda, kendi yarad─▒l─▒┼člar─▒ndaki, g├╝zellik ve cem├ólden ayr─▒ olarak bir ba┼čka g├╝zellik ve cem├ól vard─▒r ki, namaza gev┼ček davrananlar her ne kadar g├╝zellenme ve s├╝slenme sebeblerine ba┼čvursalar da, herg├╝n defalarca hamama girip ├ž─▒ksalar da, t├╝rl├╝ t├╝rl├╝, ├že┼čit ├že┼čit ve yeni elbiseler giyseler de, yine bu g├╝zellik ve cem├óle kavu┼čamaz ve bu simaya b├╝r├╝nemezler. Her ├že┼čit g├╝zel kokular s├╝r├╝nseler de, kendilerinde h├ós─▒l olan yah├╗d├« kokusuna benzer kokuyu hissedebilenlerden gizliyemezler. Bu kokuyu duyanlar vard─▒r. Nitekim yeh├╗d├«ler, yeh├╗d├«li─če mahs├╗s olan kokudan, ─░sl├óma gelip ─░sl├óm d├«ninde karar k─▒lmad─▒k├ža kurtulam─▒yacaklar─▒ gibi, namaz─▒ terkedenler de, namaza devam ve ┼čartlar─▒na riayet etmedik├že kurtulamazlar.

Sim├ó-i s├ólih├«n ancak namaza devam edenlerde bulunur. Bunu anl─▒yanlar vard─▒r. Hatt├ó bu i┼čin ehli olanlar, ge├žirilen namaz─▒n hangi vaktin namaz─▒ oldu─čunu da bilebilirler. Namaza devam edenler, uzun zaman hamama gitmeseler de, y─▒kanmasalar da, bunun gibi hayli zaman ├žama┼č─▒r de─či┼čtirmeseler de, v├╝cudlar─▒, elbise ve ├žama┼č─▒rlar─▒ pis kokmaz. Namaz─▒ terkedenler, aksine s─▒k s─▒k hamama gitseler de ve ├žama┼č─▒r de─či┼čtirseler de, o nezafet, o tar├óvet ve o zarafete s├óhip olamazlar.

G├╝nde defalarca sadaka verse, bir├žok yetim sevindirse, yedirse, giydirse, g├╝nlerce KurÔÇÖ├ón-─▒ ker├«m hatmetse, bir├žok kere hacca gitse, buna benzer ib├ódet, t├óat ve iyilikler yapsa, Cen├ób-─▒ Hak ona zerre kadar bir sevab vermez. B├╝t├╝n amelleri bo┼čtur.

Allah├╝ te├ól├ó, o vakitleri namaza mahsus k─▒ld─▒─č─▒ndan bu vakitleri namazda ge├žirmeleri elbette l├óz─▒md─▒r. Bu vakitleri Allah├╝ te├ól├ón─▒n t├óyin etti─či ┼čekilden d├╝zenden ├ž─▒karmak zulm├╝nde bulunduklar─▒ i├žin namaz─▒ terkedenlerin her i┼činden, d├╝nyev├« ve uhrev├« yapt─▒klar─▒ndan iyilik, hay─▒r ve bereket kalkar.

Y├ó Rabbi diyen kuluna, Allah├╝ te├ól├ó, (Lebbeyk = s├Âyle yap─▒ls─▒n) buyuruyor. Namaz k─▒lm─▒yan kimseye, b├Âyle s├Âylemez. Onun du├ós─▒ kab├╗l olunacak makama getirilmez. Yan├« bir engel ├ž─▒kar da geri b─▒rak─▒l─▒r. Kab├╗l olunacak yere ula┼čamaz. T─▒pk─▒ d├╝nya i┼činde, dilek├že yazan─▒n, dilek├žesinin bir yerde tak─▒l─▒p yerine ula┼čamamas─▒ gibi.

S├ólihler, Allah├╝ te├ól├óya y├ór olanlar namaz k─▒lanlard─▒r. Ancak bunlar hay─▒r ve berekete ve rahmete vesile olurlar. Namazda, ├édem aleyhissel├óm─▒n yarat─▒lmas─▒ndan yery├╝z├╝nde bir tek m├╝ÔÇÖmin kal─▒ncaya kadar, b├╝t├╝n m├╝minlerin ve dolay─▒siyle b├╝t├╝n mahl├╗kat─▒n da haklar─▒ vard─▒r. Namaz terkedilince, Hakk─▒n rahmeti, ├Ârt├╝l├╝ kal─▒r. Rahmetin gelmesine de─čil kesilmesine sebeb oldu─čundan b├╝t├╝n mahl├╗kat namaz─▒ terkedene bu─čz ve d├╝┼čmanl─▒k eder.

M├╝sl├╝manlar─▒n du├ólar─▒n─▒n bereketinden mahrum kal─▒r. Yan├« hisse, pay alamaz. ├ľlse, mezar─▒ yan─▒ndan ge├žen bir m├╝sl├╝man─▒n okudu─ču F├ótihadan gerekti─či kadar faydalanamaz. Allah├╝ te├ól├ó b├Âylelerini, ul├╗hiyet makam─▒nda ├Âzel hizmet say─▒lan namaza almad─▒─č─▒ndan, Hakka hizmetten kovulmu┼č ve bu hizmet i├žin verilecek olan faydalardan mahrum kalm─▒┼čt─▒r.

Namaz k─▒lm─▒yan, g├Âr├╝n├╝┼č├╝ bozuk bir s├╗rette ve rahats─▒z olarak yata─ča d├╝┼čer. ├ťst├╝n├╝ ba┼č─▒n─▒, yorgan─▒n─▒, karyolas─▒n─▒ ve di─čer ┼čeylerini pisleterek berbat eder. ├ľyle olur ki, en yak─▒nlar─▒ olan ├žocuklar─▒ ve han─▒m─▒, anas─▒ ve babas─▒ da ├Âl├╝m├╝nden nefret eder. Beklenilen h├╝rmet ve ri├óyeti g├Âsteremezler. D├╝nyal─▒k olarak ├žok b├╝y├╝k mesel├ó p├ódi┼čah da olsa, yine ├Âl├╝m zaman─▒nda ┼ču veya bu ┼čekilde ikrah olunur bir s├╗ret ve ┼čekilde vefat eder ki, b├╝t├╝n etraf─▒ ve yak─▒nlar─▒ ondan nefret ederler.

Namaz k─▒lm─▒yan─▒n ├Âl├╝m├╝nde; g├Âzlerinde korku al├ómetleri, tel├ó┼č ve h├╝z├╝n eserleri, g├Âz├╝n├╝ g├Â─če dikme i┼čaretleri g├Âr├╝n├╝r. G├Âzlerinin rengi de─či┼čir. Yukar─▒ya veya a┼ča─č─▒ya do─čru dikilir ki, bakmak m├╝mk├╝n de─čildir. Burun delikleri kurur. Ku┼č t├╝y├╝ yataklarda, muhte┼čem karyolalarda, s├╝sl├╝ odalarda ve saraylarda binbir ihti┼čam ve ├že┼čitli debdebe i├žerisinde bulunsa da, yine zelil ve a┼ča─č─▒ olur. Gittik├že zillete, al├žalmaya do─čru yol al─▒r. ├ç├╝nk├╝ izzet, ancak Allah├╝ te├ól├óya, Muhammed aleyhissel├óma ve m├╝minlere mahsustur. Hz.├ľmer bunun i├žin: ÔÇťBiz zel├«l bir kavim idik. Allah├╝ te├ól├ó bizi ─░sl├óm d├«ni ile az├«z eyledi. E─čer izzet ve ┼čerefi, Allah├╝ te├ól├ón─▒n bizi az├«z etti─činden ba┼čka yerde ararsak, eskisinden daha zel├«l ve a┼ča─č─▒ oluruzÔÇŁ buyurdu.

Namaz k─▒lmamakla ├«m├ón zay─▒flar. Namaz─▒ k─▒lm─▒yanlar─▒n ├«m├ónlar─▒ zay─▒f oldu─čundan, ne melekler, ne r├╗hlar, ne ├Âl├╝ler, ne diriler, ne de di─čer mahl├╗kat onu az├«z tutmaz, ona h├╝rmet ve ri├óyet g├Âstermezler. Namaz k─▒lm─▒yan ├Âl├╝rken sa├žlar─▒ ve sakallar─▒ sarkar. Sark─▒k, d├╝┼č├╝k, kar─▒┼č─▒k bir manzara al─▒r. K─▒saca, hayat─▒ndaki ┼čeklinde bulunmaz. M├╝ÔÇÖminler ise ├Âl├╝m├╝nde de hayattaki durumu bozulmaz, aynen canl─▒ gibi kal─▒r. Onun ├Âl├╝m├╝n├╝ g├Âren, ├Âl├╝m├╝nden haberdar de─čilse, uyudu─čunu zanneder.

Ne kadar ├žok yemek yese de, yine a├žl─▒k ─▒zd─▒rab─▒ dinmez. Gittik├že ┼čiddetlenir. Dayan─▒lmaz, tahamm├╝l edilmez bir h├ól al─▒r. Ne kadar fazla, ne kadar kuvvetli ve iyi yemekler yedirilse, bu ac─▒, bu a─čr─▒, bu s─▒z─▒ dindirilemez. Bu ─▒zd─▒rap teskin olunamaz. Bu hasta yedirilmekle doyurulamaz. Bo─čaz─▒, barsaklar─▒ a├žl─▒kla ac─▒ ├žeker.

A├žl─▒k bir orant─▒ h├ólinde y├╝kselir, artar. Nih├óyet k─▒vrana k─▒vrana can verir. ├ç├╝nk├╝ namaz─▒ terketmek b├╝y├╝k g├╝naht─▒r. Cez├ós─▒ da o nisbette b├╝y├╝k olur. A├žl─▒k da m├╝him bir hastal─▒kt─▒r. Neticesi mutlaka ├Âl├╝md├╝r. Di─čer hastal─▒klar gibi de─čildir. ─░┼čte namaz k─▒lm─▒yanlar a├žl─▒k hastal─▒─č─▒ ile k─▒vran─▒p ├Âyle giderler. Her namaz k─▒lm─▒yan mutlaka a├ž olarak ├Âl├╝r.

Namaz k─▒lan, g├╝ler y├╝zl├╝ m├╝tebessim, parlak ve n├╗r├ón├« y├╝zl├╝ olur. Sevin├ž ve ne┼če al├ómetleri y├╝z├╝nde ve g├Âzlerinde ├ó┼čik├ór olur. Hak te├ól├ódan ve meleklerinden hay├ó eder. Kendi kusurlar─▒n─▒ ve Hak te├ól├ón─▒n l├╝tuf ve ihsan─▒n─▒ g├Âr├╝r de, aln─▒ndan terler d├Âk├╝l├╝r, burnunun delikleri sulan─▒r. Kulak altlar─▒ ve burun delikleri hafif bir ┼čekilde terler. G├╝zel bir ┼čekilde kokar. Renginde l├ótif bir g├╝zellik olur.

Etrafa g├╝zel kokular yay─▒l─▒r. En lezzetli ve en nefis yemekler yemi┼č gibi tok ve kanm─▒┼č olarak vefat ederler. Namaz─▒n tamam olmas─▒ ve kem├ól ├╝zere bulunmas─▒, f─▒k─▒h kitablar─▒nda geni┼č├že anlat─▒ld─▒─č─▒ ┼čekilde namaz─▒n farzlar─▒n─▒, v├óciblerini, s├╝nnet ve m├╝stehablar─▒n─▒ yapmaya, yerine getirmeye ba─čl─▒d─▒r. Namazda hu┼čuÔÇÖ bu d├Ârt ┼čeyde toplanm─▒┼č ve kalbin hud├╗ÔÇÖu da bunlara ba─članm─▒┼čt─▒r. M├╝ÔÇÖminle k├ófir aras─▒ndaki fark namazd─▒r. M├╝ÔÇÖmin namaz k─▒lar, k├ófir k─▒lmaz. M├╝n├óf─▒k ise b├ózan k─▒lar, baz├ón k─▒lmaz.

Had├«s-i ┼čer├«flerde buyuruldu ki:

(├Äm├ón, namaz demektir. Namaz i├žin kalbini haz─▒rlar ve namaz─▒ itin├ó ile, vaktine, s├╝nnetine ve di─čer ┼čartlar─▒na ri├óyet ederek k─▒lan, m├╝mindir.) [─░bni Necc├ór] (

K─▒y├ómette kulun ilk sorguya ├žekilece─či ib├ódet namazd─▒r. Namaz d├╝zg├╝n ise, di─čer amelleri kab├╗l edilir, d├╝zg├╝n de─čilse, hi├žbir ameli kab├╗l edilmez.) [Taber├ón├«]

(Namaz kılmıyan, Kıyâmette, Allahı kızgın olarak bulacaktır.) [Bezzâr]

(Namaz─▒ k─▒lm─▒yan─▒n ib├ódetleri kab├╗l olmaz ve namaza ba┼člayana kadar Allah─▒n him├óyesinden uzak kal─▒r.) [Eb├╗ Nuaym]

(Namaz dinin dire─čidir, terkeden dinini y─▒km─▒┼č olur.) [Beyhek├«] (Namaz k─▒lan k─▒y├ómette kurtulacakt─▒r, k─▒lm─▒yan peri┼čan olacakt─▒r.) [Taber├ón├«]

Hanbel├«ÔÇÖde bir namaz─▒ ├Âz├╝rs├╝z terkeden k├ófir oldu─čundan ├Âld├╝r├╝l├╝r. Y─▒kanmaz kefene sar─▒lmaz, namaz─▒ k─▒l─▒nmaz ve m├╝sl├╝manlar─▒n kabristan─▒na konulmaz. Aya─č─▒na ip ba─član─▒r, murdar bir it gibi, bir ├žukur kaz─▒p i├žine konur. ├ťzerine toprak at─▒l─▒r. ├ťzerine kabir al├ómeti de yap─▒lmaz. ┼×├ófi├« ve M├ólik├«ÔÇÖde b├╝y├╝k g├╝n├óh i┼čledi─či i├žin cez├ó olarak ├Âld├╝r├╝l├╝r. Hanef├«ÔÇÖde namaza ba┼člay─▒ncaya kadar d├Âv├╝l├╝p hapse at─▒l─▒r. Namaz k─▒lmamak ├«m├óns─▒z ├Âlmeye, namaz k─▒lmak ise iki cihan se├ódetine sebep olur.




YaratmakÔÇŽ

├ťstad’─▒n O ve Ben kitab─▒ndan:
├ťstad, efendi hazretlerine soruyor:

– Efendim; son g├╝nlerde bir modad─▒r tutturuldu. En ad├« i┼člerde “yaratt─▒k, yaratt─▒─č─▒m─▒z, yaratt─▒─č─▒n─▒z” diye konu┼čuyorlar. Olur mu bu?

– E─čer (yarand─▒rmak, yararl─▒ k─▒lmak) m├ónas─▒na kullan─▒l─▒yorsa, olur; halketmek m├ónas─▒naysa asla!..┬╗

– T├╝rk├žede (yaratmak) halketmek manas─▒nad─▒r. Ancak Allah yarat─▒r.

– Olmaz, olmaz! ─░nsan├« fiillere bu t├óbir yak─▒┼čt─▒r─▒lamaz.

(O ve Ben – B├╝y├╝k Do─ču Yay─▒nlar─▒ – 14. bas─▒m – s. 173)