Do─črulmay─▒ Hat─▒rlamak ve Necip Faz─▒l

D├╝nya tarihi hakk─▒n bat─▒la kar┼č─▒ g├╝├žten d├╝┼čmeye ba┼člad─▒─č─▒nda, ilahi inayetle yeniden g├╝├žlendi─čine defalarca ┼čahit olmu┼čtur. Peygamberler tarihi t├╝m m├╝cadelelerin ├Âz├╝ndeki bu ├žat─▒┼čman─▒n en bariz tezah├╝r sahas─▒d─▒r. ─░nsan ne zaman nefsine kap─▒larak sapk─▒nl─▒─ča d├╝┼čse ve ne zaman bat─▒l hakk─▒ sindirecek olsa, kullar─▒n─▒n yeg├óne g├Âzeticisi olan Allah bir el├ži g├Ândermi┼č ve insano─člunun topyek├╗n hel├óka s├╝r├╝klenmesini engellemi┼čtir. ┼×eytan─▒n Hz. Adem’e do─čru secde etmeyi reddetti─či an ba┼člayan bu m├╝cadele, insan varl─▒─č─▒n─▒n en temel meselesi olarak, t├╝m di─čer ├žat─▒┼čmalar─▒n ├žekirde─čindeki varl─▒─č─▒n─▒ k─▒yamete kadar koruyacakt─▒r. Nihai zafer ise hem d├╝nyada, hem de ahirette Allah’─▒n iradesiyle daima hakk─▒n nasibidir. ├ç├╝nk├╝ O, d├╝nya hayat─▒n─▒ bir imtihan haline getiren bu m├╝cadelede insano─čluna en sevgili kullar─▒yla yard─▒m ederek hak saf─▒ndakilere Cennetini sunmaktad─▒r.

─░nsanl─▒k tarihi boyunca Hakk─▒ temsil eden ─░slam, 14 y├╝zy─▒l ├Ânce d├╝nyay─▒ tekrar ayd─▒nlatmaya ba┼člad─▒ ve bat─▒l kar┼č─▒s─▒nda hakka yeniden ayakta durma kudreti kazand─▒rd─▒. Allah bu kez hakka en b├╝y├╝k yard─▒m─▒ yapm─▒┼č ve bizzat kendi sevgilisini rehber k─▒larak yery├╝z├╝n├╝ bereketlendirmi┼čti. ─░ki Cihan G├╝ne┼či yaln─▒zca bat─▒la ma─člup olurken imdad─▒na ko┼čtu─ču Arap Yar─▒madas─▒’n─▒ ayd─▒nlatmayacak, nurunu d├╝nyan─▒n her yerine k─▒yamet kopuncaya dek yaymaya devam edecekti. Onun geli┼čiyle ilahi nur en sistemli ┼čekilde tecelli ediyor, zaman─▒n keyfiyetteki en ├╝st├╝n noktas─▒na ula┼č─▒l─▒yor ve d├╝nya, ruh├« a├ž─▒dan alt─▒n ├ža─č─▒n─▒ ya┼č─▒yordu. ─░deal insan─▒n in┼ča edildi─či bu mukaddes ├ža─čda ideal cemiyet de hayat buluyordu. Allah yolunda m├╝cadele ve in┼ča zevki insanlar─▒ t├╝m eski ba─člardan kurtar─▒yor, insanlar hak saf─▒nda yer almak i├žin cemiyet ve ailelerini dahi teredd├╝ts├╝z terk ediyordu. Hi├žbir zaman, hi├žbir i┼čtiyak bu kutsal k├╝melenmedeki kadar b├╝y├╝k olmam─▒┼čt─▒.

Ferde ve cemiyete ruhunu veren bu alt─▒n ├ža─č zaman─▒n ├žizgisel ak─▒┼č─▒nda geride kalmaya ba┼člad─▒─č─▒nda, zirveden de geri d├Ân├╝┼č ba┼člad─▒. Nefsler ideal insan─▒ bozarken, bu bozulma cemiyette de ├že┼čitli ├žatlaklara sebep oluyordu. ─░mtihan o kadar b├╝y├╝kt├╝ ki, hen├╝z zaman─▒n zirvesinden birka├ž y─▒l uzakla┼čm─▒┼čken M├╝seyleme’ler baz─▒ sahabileri aldatabilecek ├Âl├ž├╝de g├╝├žleniyor, hak etraf─▒ndaki vahid kollara ayr─▒l─▒yor ve hatta bu kollar aras─▒nda bat─▒l da kendine hareket sahas─▒ buluyordu. Bu k─▒yamete kadar ya┼čayacak olan hak yolcular─▒ i├žin b├╝y├╝k bir ihtard─▒. Cemiyetteki hassasiyetin yumu┼čamaya ba┼člad─▒─č─▒ ilk anda bat─▒l s─▒├žr─▒yordu. Nefslerin hakimiyeti ele almamas─▒ i├žin, daima ┼čevk halinde ve diri kalman─▒n gereklili─či a├ž─▒k bir ┼čekilde belirmi┼čti.

Allah’─▒n, sevgilisinin ├╝mmetine bah┼četti─či nimetlerden birisi de do─črulabilme istidad─▒d─▒r. Zira hi├žbir ├╝mmet, Hz. Muaviye sonras─▒nda meydana gelen menfi k─▒r─▒lmaya ra─čmen ayakta kalabilecek yetenekte olmam─▒┼čt─▒r. Allah’─▒n sevgilisine ├╝mmet olmakla ┼čereflenen cemiyet ise, 2 y─▒ll─▒k iktidar─▒n─▒ zaman─▒n keyfiyet zirvesine yakla┼čt─▒ran bir halife g├Ârd├╝. Kendisinden 25 y─▒l sonra dahi zekat vermek ├╝zere fakir bulunamad─▒─č─▒ rivayet edilen ├ľmer bin Abd├╝laziz’in yans─▒tt─▒─č─▒ anlam kendi ┼čahs─▒ndan ├Âtedeydi. ├ç├╝r├╝meye y├╝z tutan nizam─▒ do─črultma ┼čans─▒ bu ├╝mmetin daima elinde olacakt─▒. Dininin k─▒yamete kadar hamisi olaca─č─▒n─▒ alemlerin rabbi de s├Âyl├╝yordu. ─░slam tarihi hep bu daire etraf─▒nda s├╝r├╝p gitti. Baybars, Selahaddin, H├╝davendig├ór, Fatih gibi ├Ânder ┼čahsiyetler, ─░mam-─▒ Gazali, Muhyiddin-i Arabi, ─░mam-─▒ Rabbani gibi tefekk├╝r ve tasavvuf insanlar─▒ ile pek ├žok veli ve isimsiz kahraman, hak temsilini hep diri tuttu. Allah’─▒n sevgilisi, ├Âyle bir ├ž─▒─č─▒r a├žm─▒┼čt─▒ ki bir daha Peygamber g├Ânderilmeyecek olsa da, ─░slam fert ve cemiyet sahas─▒nda hi├žbir zaman teslim olmayacakt─▒.

─░├žteki ve d─▒┼čtaki negatif etkenlere kar┼č─▒ hakk─▒ koruyarak y├╝celten devletler de bu ├╝mmete destek oldu. Allah’─▒n dinini aziz etme vaadini eliyle ger├žekle┼čtirdi─či bu devletler aras─▒nda Osmanl─▒ belki de en m├╝him yere sahipti. Osmanl─▒ ve onu do─čuran Sel├žuklu, hakk─▒ Hristiyanl─▒─č─▒n kalbini de i├žeren bakir alanlara ta┼č─▒d─▒. Y├╝zy─▒llar boyu ─░slam’─▒ koruma ve yayma vazifesini yerine getiren Osmanl─▒, ├Âzellikle y├╝kseli┼č ├ž─▒─č─▒r─▒nda devrinin en b├╝y├╝k asker├« ve siyas├« g├╝c├╝ haline gelerek ─░slam’─▒ zirvede temsil etti. Temsil fert ve cemiyet hayat─▒nda da m├╝kemmel bir ger├žeklik kazanm─▒┼čt─▒. Devletin en ├╝st├╝ndeki ki┼čiler olan Padi┼čahlar─▒n hayat─▒na bakarak cemiyete yay─▒lan a┼čk ve ahlak hakk─▒nda fikir sahibi olmak m├╝mk├╝nd├╝r. ─░kinci tekbirde K├óbe’yi g├Ârebilmesinden ┼čikayet eden, kolunun kesilmesine h├╝kmeden kad─▒y─▒ sayg─▒yla kar┼č─▒layan, ├Âl├╝m d├Â┼če─čindeyken “Allah’la olmak vaktidir” diyen yaverine “Ya sen ne san─▒rd─▒n?” cevab─▒n─▒ veren insanlar─▒n ba┼čta oldu─ču bir devlette, sadaka ta┼člar─▒ ve benzersiz evkaf k├╝lt├╝r├╝ de tabii olarak geli┼čecekti. ─░├žteki huzur da, d─▒┼čtaki heybet, cayd─▒r─▒c─▒l─▒k ve kaynayan co┼čkunluk da hep hak ba─čl─▒l─▒─č─▒ndaki dinamizmden ileriye geliyordu. ─░la-y─▒ Kelimetullah davas─▒n─▒ cihana yaymak gayesi etraf─▒nda halkalanan bu yumak, hem ba┼čarma ruhuna, hem de bu ruh sayesinde en iyi maddi ara├žlara sahip olmu┼čtu. Osmanl─▒ devleti ─░slam gayesi etraf─▒nda vecdle birle┼čiyor, ─░slam Osmanl─▒’n─▒n ellerinde ├ža─čdan ├ža─ča ta┼č─▒n─▒yordu.

Fakat bu durum zamanla de─či┼čme yoluna girdi. Nefs vecdi yeniden bast─▒rd─▒. Gayretin yerini rehavete b─▒rakmas─▒yla devletin ruhu zirvedeyken ├ž├╝r├╝meye ba┼člad─▒. ─░├ž ve d─▒┼č geli┼čmeler g├Âr├╝lemiyor, f─▒rsatlar ka├ž─▒yor ve kendini g├╝ncelleme yetene─či kayboluyordu. D─▒┼čar─▒daki m├╝stahkem g├Âr├╝nt├╝ i├žerideki ruhsuzla┼čmay─▒ gizleyen bir perde oldu. Gerek mevki sahipleri, gerekse de cemiyet i├žine d├╝┼č├╝len ├ž├╝r├╝meyi zaman─▒nda fark edemedi. Devlet-i Aliye hi├žbir sebeple de─čil, ruhunun kald─▒rd─▒─č─▒ bu teslimiyet bayra─č─▒yla ├ž├Âk├╝yordu.

Osmanl─▒’n─▒n ├ž├Âk├╝┼č├╝n├╝ engellemek i├žin y├Âneticilerin ├ž├Âz├╝m├╝ d─▒┼čar─▒da aramaya ba┼člamas─▒, devleti y├╝kselten ruhtan kopmay─▒ iyice h─▒zland─▒rd─▒. Hakk─▒ ihya gayesindeki rehavet fark edilemedi, tazelenme heyecan─▒n─▒n yerine g├╝├žl├╝ye ├Âzenme hissi hakim oldu. Aradaki b├╝nye fark─▒na ra─čmen taklit├žilik ├ž─▒─č─▒r─▒ a├ž─▒ld─▒. Bu ├ž─▒─č─▒r 18. y├╝zy─▒l─▒n ikinci yar─▒s─▒ndan itibaren iyice belirgenle┼čti. Zamanla da devleti y├╝kselten ┼čevkin kayna─č─▒ ─░slam, elit kadronun g├Âz├╝nde su├žlu konumuna d├╝┼čt├╝. ├ľte yandan cahille┼čen halk idealini kaybedince hem k─▒ymet ├╝retemez hale geldi, hem de t├╝m ─░slam├« vakar─▒n─▒ yitirdi. D├╝nyay─▒ titreten milletin azmini azg─▒n bir nefsaniyet oyarken, Anadolu insan─▒n─▒ yo─čurup y├╝celten ─░slam, kendini su├žlu ilan eden ├╝st kademe ile ham yobaz─▒n a┼čks─▒zl─▒─č─▒ aras─▒nda git gide gariple┼čiyordu.

Bu durum cumhuriyetin ilk y─▒llar─▒n─▒ da kapsayacak ┼čekilde daima k├Ât├╝le┼čen bir hastal─▒k halinde s├╝rd├╝. ─░slam’─▒n bayraktar─▒ olan Osmanl─▒ ve miras├ž─▒lar─▒ d├╝nyadaki itibar─▒n─▒ kaybederken, kendi b├╝nyesindeki tahri┼č de git gide derinle┼čmekteydi. ─░slam’─▒n da, Osmanl─▒’ya paralel olarak d├╝nya ├╝zerindeki tesiri azal─▒yordu.

─░dealsizlikten kurtulup iki cihan saadetini yakalamak i├žin, ├╝st kadro taraf─▒ndan tasfiyesine ├žal─▒┼č─▒lan hak heyecan─▒n─▒ yeniden ┼čevke kavu┼čturmak gerekiyordu. ─░┼čte b├Âyle bir ortamda, ihtiya├ž duyulan vecd Abd├╝lhakim Arvasi Hazretleri vas─▒tas─▒yla bir deha ├╝zerinde tecelli etti. Hakka hizmet a┼čk─▒n─▒ diriltecek ve geri kalm─▒┼čl─▒─č─▒, rehaveti, bezginli─či temizleyecek bir ideal kahraman─▒ hayat buldu. B├Âylece y├╝zy─▒llardan beridir devam eden, t├╝m s─▒k─▒nt─▒lar─▒n lokomotifi halindeki manevi gerileyi┼čin ├Ân├╝ne b├╝y├╝k bir set ├žekilmi┼č oldu. Aksiyon ruhunu bu halka yeniden kazand─▒rarak k├Ât├╝ gidi┼čat─▒ durduracak bir k─▒r─▒lma noktas─▒ olu┼čturmak, Necip Faz─▒l’─▒n d├╝nya tarihine yapm─▒┼č oldu─ču ├žok ├Ânemli bir katk─▒d─▒r. Necip Faz─▒l tarihteki k─▒r─▒lma noktalar─▒ndand─▒r.

Onun ba┼čar─▒s─▒n─▒ yak─▒ndan g├Ârmek i├žin hayat─▒na k─▒saca bakmak ├Ânemli bir tetkik avantaj─▒ sa─člayacakt─▒r. Kendisi, Abd├╝lhakim Arvasi Hazretleri ile tan─▒┼čmad─▒─č─▒ d├Ânemde, ileride girece─či m├╝cadelede ba┼čar─▒l─▒ olma ihtimalini artt─▒ran co┼čkun bir mizaca sahipti. Bir yandan el att─▒─č─▒ t├╝m i┼člerde ├ževresini kendisine hayran b─▒rak─▒yor, di─čer yandan da beynini patlat─▒rcas─▒na d├╝┼č├╝n├╝yor ve karar k─▒laca─č─▒ ─░slam’─▒ sindirecek idrak ├žap─▒na ula┼č─▒yordu. Bu d├Ânemde k├Âk├╝nden kopan elit tabaka taraf─▒ndan, h├ó┼č├ó, peygambere benzetilen, Tanr─▒ ┼×air lakab─▒ tak─▒lan, milli mar┼č yazmaya lay─▒k yegane kimse kabul edilen ve hakk─▒nda bir m─▒sra─▒n─▒n bir millete ┼čeref vermeye yetece─či s├Âylenen bir ki┼či haline gelmi┼čti. ├ľte yandan, as─▒rl─▒k tefekk├╝r rehavetine kap─▒lmam─▒┼č bir zihne sahipti ve uykudaki insanlar─▒ harekete ge├žirebilecek donan─▒m─▒ biriktiriyordu. Necip Faz─▒l, hayat─▒n─▒n sonuna kadar tutaca─č─▒ yola girmeden ├Ânce, ├ža─člar s├╝ren gidi┼či durduracak g├╝c├╝ kendi ├╝zerinde olgunla┼čt─▒rm─▒┼čt─▒.

Necip Faz─▒l kendini ─░slam davas─▒na adad─▒─č─▒nda, ├ž├╝r├╝mekte olan toplumda yepyeni bir alt k├╝lt├╝r olu┼čturacak kadar kuvvetli olan vecdiyle m├╝cadeleye at─▒ld─▒. Hayat─▒n─▒n ilk d├Âneminden gelen birikimin de tesiriyle bat─▒lla her alanda sava┼čt─▒. Amac─▒ yaln─▒zca bat─▒lla u─čra┼čmak de─čildi. ├ľnce rehavete kap─▒lan, sonra inan├žlar─▒ndan kopmaya ve teslim olmaya ba┼člayan, en nihayetinde de ├Âzellikle h├╝kmedicileri elinde k├Âk├╝ne d├╝┼čman hale gelen cemiyeti hakka kar┼č─▒ uyand─▒rmaya b├╝y├╝k bir ├žaba harcad─▒. Ham yobazla en ├žok o m├╝cadele etti, k─▒ld─▒─č─▒ namaz─▒ birtak─▒m fiziksel hareketlere indirgeyen zihniyeti s├Âk├╝p atmaya en b├╝y├╝k ├Ânemi o verdi. B├Âylece Necip Faz─▒l bat─▒l─▒ tahripte kalm─▒yor, ─░slam ruhunu in┼ča da ediyordu.

Anadolu halk─▒ b├╝t├╝n resm├« g├Ârevlerini terk ederek t├╝m verimini hakk─▒ diriltmeye adayan bu adam─▒ ba─čr─▒na bast─▒. B├╝y├╝k Do─ču Dergisi i├žin, Anadolu’nun farkl─▒ k├Â┼čelerinde insanlar sabah namaz─▒yla birlikte bayi kuyruklar─▒na giriyor, karn─▒n─▒ doyurmaya geliri yetmeyen halk 3-5 kuru┼čluk g├╝nl├╝k yevmiyesiyle ─░slam’─▒ hayk─▒ran bu insan─▒n yan─▒nda saf tutmaya ├žal─▒┼č─▒yor ve i├žerikteki derinli─či anlamasa da ak─▒n ak─▒n onun konferanslar─▒na ko┼čuyordu. ─░slamiyet’e yap─▒lan muamele kar┼č─▒s─▒nda akl─▒n─▒ kaybedecek dereceye gelen bir Kayserili gencin vefatinden ├Ânce Necip Faz─▒l’─▒n ismini say─▒klamaya ba┼člamas─▒ kadar bu ba─članmay─▒ ifade edecek ba┼čka bir hadise bulmak zordur. Kaybedilen ruhun k─▒r─▒nt─▒lar─▒n─▒ ta┼č─▒yan Anadolu gen├žli─či B├╝y├╝k Do─ču yan─▒nda saf tutmu┼čtu. Her biri gelece─čin ├Ânde gelen edebiyat├ž─▒lar─▒, siyaset├žileri, akademisyenleri ve kanaat ├Ânderleri aras─▒na girecek olan bu gen├žlerinn deste─čiyle m├╝cadele s├╝r├╝yor ve y├╝ksek tiraj─▒n─▒ kat kat a┼čan bir n├╝fuz kudretiyle B├╝y├╝k Do─ču Anadolu’ya ruh ├╝fl├╝yordu. Necip Faz─▒l, her t├╝rl├╝ bask─▒ya ra─čmen durup dinlenmeden ├žal─▒┼čm─▒┼č ve ─░slam ruhuna ba─čl─▒ parlak ┼čahsiyetlerin beslendi─či kaynak olmu┼čtu. Onun ├Â─črettikleriyle kendini yeti┼čtirenler de milyonlar─▒ bulan kitleleri hak davas─▒n─▒n ├ževresinde halkal─▒yor, miza├ž farkl─▒l─▒klar─▒na ra─čmen ayn─▒ hak heyecan─▒n─▒ yay─▒yordu.

Necip Faz─▒l ├ža─člar boyu s├Âylenmeyenleri kafas─▒nda pi┼čirmi┼č olarak y├╝ksek sesle hayk─▒r─▒yordu. Tanzimatla h─▒zlanan bat─▒ya teslimiyetin ancak gev┼čemeyi artt─▒raca─č─▒n─▒, hakikat bayraktar─▒ olan Anadolu halk─▒n─▒n hak yoldan kopar─▒lmamas─▒ gerekti─čini anlat─▒yordu. Kendisi do─čuyu, bat─▒y─▒ ve ─░slam’─▒ en m├╝him kaynaklar─▒yla tetkik etmi┼č, dehas─▒n─▒n ele─činden ge├žirmi┼č ve ─░slam ├ž├Âz├╝m├╝n├╝ kar┼č─▒la┼čt─▒rmal─▒ ve sistemli bir ┼čekilde somut olarak ortaya koymu┼čtu. Anadolu halk─▒n─▒n mayas─▒ndaki g├╝├ž d├╝nyan─▒n i├žinde bulundu─ču a├žmaz─▒ ├ž├Âzecek yegane umut kayna─č─▒yd─▒. D├╝nyan─▒n bekledi─či ink─▒lap bu topraklardan f─▒┼čk─▒racakt─▒. Bu fikirleri anlatmak ad─▒na t├╝m mai┼četini feda ederek ├ž─▒kard─▒─č─▒ B├╝y├╝k Do─ču Dergileriyle, onlarca telif eseriyle, edeb├« a├ž─▒dan da zirveyi tutan ┼čiir, tiyatro ve hik├óyeleriyle ger├žek ─░slam’─▒ anlatt─▒. Necip Faz─▒l’─▒n ─░slam m├╝dafas─▒ genel h├╝k├╝mleri ruhsuz bir dille tekrarlamaktan da, reformist ak─▒m─▒n materyalizme ma─člup olan bat─▒l diyalekti─činden de farkl─▒yd─▒. Nefs muhasebesini ├Âne ├ž─▒kar─▒yor, insan─▒n ve cemiyetin s├╝rekli kendini g├Âzden ge├žirmesini ve taze bir gayretle daima Allah’─▒n dininin ├Âz├╝ne hizmet yolunda kalmas─▒n─▒ ├Â─č├╝tl├╝yordu. Onun literat├╝re kazand─▒rd─▒─č─▒ “fikir ├žilesi” tabiri olduk├ža m├╝himdir. ├ç├╝nk├╝ onun s├╝rekli tavsiye ederek kendi ┼čahs─▒nda ya┼čatt─▒─č─▒ bu kavram, sahip olunan fikirleri sindirmeyi ve oturmu┼č, tam bir bilin├ž ile hareket etmeyi de kaps─▒yordu. Bu ise idealizmin kap─▒s─▒n─▒ a├žacakt─▒. Bunlar, tesir sahibi bir ayd─▒n taraf─▒ndan ilk defa s├Âylenen ┼čeylerdi. O g├╝ne kadar d├╝nyada ve ahirette kurtulman─▒n anahtar─▒ olan ─░slam’a hep ayak ba─č─▒ olarak bak─▒lm─▒┼čt─▒. Bu ise kendi hamurunu tetkik etmeden bat─▒ya kap─▒lan ayd─▒nlar─▒n, iki d├╝nyada zelil olmakla sonu├žlanacak korkun├ž bir yanl─▒┼č─▒yd─▒.

Necip Faz─▒l yaln─▒zca fikirleriyle de─čil, ki┼čili─či ve ├Ârnek m├╝cadelesiyle de b├╝y├╝k bir uyand─▒r─▒c─▒ olmu┼čtu. ─░slam’─▒n y├╝reklerde garip kald─▒─č─▒ bir devirde ortaya ┼čahs─▒n─▒ koyabilen bir ├Ândere ihtiya├ž vard─▒. Necip Faz─▒l’─▒n ├Âzg├╝ven sahibi duru┼ču, b─▒rakt─▒─č─▒ soylu izlenim sayesinde y├╝reklerde garip kalan ─░slam’─▒n vakar─▒n─▒ da artt─▒r─▒yordu. S─▒─č bir bak─▒┼č─▒n kibir olarak yorumlayaca─č─▒ baz─▒ tav─▒rlar─▒yla Necip Faz─▒l, kaybedilen vakar─▒ bulmaya yard─▒mc─▒ ├Ânemli bir rol modeldi. Kendisinin el att─▒─č─▒ her dalda muvaffak olabilmesi de M├╝sl├╝man neslin ├Âzg├╝ven kazanmas─▒nda olduk├ža b├╝y├╝k bir ├Ânem ta┼č─▒yordu. Ka├ž─▒rd─▒─č─▒ treni kovdu─čunu s├Âyleyen, T├╝rkiye’nin en b├╝y├╝k iki ┼čairinden biri oldu─čunu teredd├╝ts├╝z bilen, mesnetsiz ele┼čtirileri “sinek kondu diye 35’lik topu ate┼čleyemem” c├╝mlesiyle asil bir tenezz├╝ls├╝zl├╝k i├žinde kar┼č─▒layan etkileyici bir fig├╝r elbette ki ┼čahs─▒yla m├╝dafas─▒n─▒ yapt─▒─č─▒ ─░slam’─▒n prestijini artt─▒r─▒yor, b├╝k├╝k ba┼č─▒n─▒ g├Â─če kald─▒r─▒yordu.

Necip Faz─▒l’─▒n uyand─▒r─▒c─▒l─▒─č─▒ndaki ki┼čilik fakt├Âr├╝ ├Âzg├╝venden ibaret de de─čildi. Onun daima en iyiye talip olan, g├╝ndelik hayat saplant─▒s─▒n─▒ reddeden ve h├╝kmetmeyi arzulayan tavr─▒ takip├žilerini de ku┼čatt─▒. Bu ruh, hak heyecan─▒n─▒ ├ža─člar─▒n ├Âtesinde b─▒rakan Anadolu halk─▒n─▒ mayas─▒ndaki ┼čevkle bulu┼čturuyordu. Necip Faz─▒l fikir ├Âfkesi ta┼č─▒mayan kafalar─▒ ve “kim var?” suali soruldu─čunda teredd├╝tle etraf─▒na bak─▒nan bir gen├žli─či asla istemedi. Onun idealindeki toplum ge├žmi┼čiyle hesapla┼čan, daima y├╝re─či fokurdayan, hesaps─▒z hareketten ise tamamen uzak duran bir ate┼č yuma─č─▒yd─▒. “Kendimi fikirde, sanatta, ┼čunda bunda, d├╝nyan─▒n en b├╝y├╝k adam─▒ g├Ârmek, bilmek, g├Âstermek, bildirmek isterdim; tek, O Kap─▒ÔÇÖn─▒n k├Âpe─čine mahsus derece bilinsin diye” c├╝mlesiyle misyonunu a├ž─▒klayan Necip Faz─▒l, bu tutumuyla asl─▒nda b├╝t├╝n Anadolu’ya tarihi misyonunu hat─▒rlat─▒yordu.

Necip Faz─▒l’─▒n u─črunda hapislere girdi─či, hudutsuz ├Âvg├╝leri bir tarafa itti─či ve maddi/manevi i┼čkencelere katland─▒─č─▒ m├╝cadele ba┼čar─▒ya ula┼čt─▒. Onun k─▒rk y─▒ll─▒k gayreti sonu├žsuz kalmad─▒. Hak temsilindeki donukluk hem Necip Faz─▒l’─▒n, hem de ondan beslenenlerin katk─▒s─▒yla yerini celadetli bir ─░slami hassasiyete b─▒rakma yoluna girdi. Bug├╝n bize d├╝┼čen, bu fikir i┼č├žisini iyi anlamak ve meydana getirdi─či k─▒r─▒lma noktas─▒n─▒ istinat kabul edip Hak istikametinde a┼čkla ilerlemektir.

Sonu├ž olarak tarih sahnesini hak ve bat─▒l─▒n s├╝rekli devam eden bir ├žat─▒┼čma sahas─▒ olarak de─čerlendirebiliriz. Nefsaniyetin temsil etti─či bat─▒l, ilahi iradeyi yans─▒tan hakk─▒ insan yap─▒s─▒n─▒n zaaflar─▒ sebebiyle ├žo─ču zaman silecek noktaya getirmi┼čse de, Allah peygamberleri, veli kullar─▒ ve ki┼čilik sahibi olan di─čer kimselerle hakk─▒ devaml─▒ olarak takviye etmi┼čtir. Hakk─▒n di─čer bir ismi olan ─░slam’─▒, Osmanl─▒ devleti y├╝zy─▒llar boyu g├╝├žlendirip m├╝dafa ederken, zamanla b├╝nyede meydana gelen yumu┼čama hem hakk─▒ zay─▒flatm─▒┼č, hem de Anadolu insan─▒n─▒n ruhundaki ba─čl─▒l─▒─č─▒ zaafa u─čratm─▒┼čt─▒r. S├╝re├ž i├žerisinde y├╝zy─▒llar boyu k├Ât├╝ye giderek ilerleyen bu durum, Anadolu insan─▒n─▒ vizyonsuzluk ve cehalete mahkum etmi┼čtir. ─░nsan─▒m─▒z ideali etraf─▒nda te┼čkil etti─či d├╝nyadan koparak yaln─▒zca g├╝nl├╝k hayat─▒n─▒ s├╝rd├╝rmek i├žin ya┼čar hale gelmi┼čtir. Bu da insan─▒ insan yapan manev├« kuvvetin gizli bir materyalizm elinde zarar g├Ârmesiyle sonu├žlanm─▒┼čt─▒r. Bu gidi┼čat─▒ yar─▒da kesebilecek bir k─▒r─▒lma noktas─▒ T├╝rkiye tarihinin yeti┼čtirdi─či belki de en k─▒ymetli fikir adam─▒ olan Necip Faz─▒l’─▒n ─░slam’a kendini adamas─▒yla ortaya ├ž─▒kmm─▒┼č, Necip Faz─▒l’─▒n tesiriyle Anadolu halk─▒ kendini y├╝celten idealini hat─▒rlam─▒┼čt─▒r. Hak-bat─▒l sava┼č─▒ndaki saf─▒n─▒ vakarla yeniden tutabilmek, Necip Faz─▒l vesilesiyle Anadolu topraklar─▒na ba─č─▒┼članan vecd, at─▒l─▒m ruhu ve vizyon sayesinde cemiyet i├žin k─▒smen m├╝mk├╝n olmu┼čtur. Necip Faz─▒l’─▒n a├žt─▒─č─▒ ├ž─▒─č─▒r─▒n zaman i├žinde tamamen muvaffak olmas─▒ d├╝nya tarihi i├žin yeni bir hakikat ├ža─č─▒n─▒ a├žmaya gebedir; ├ž├╝nk├╝ hakk─▒ uzun y─▒llar y├╝celten ruh bu cemiyetin vaadetti─či istidat i├žerisinde do─črulmay─▒ hat─▒rlam─▒┼čt─▒r.

(Nevbahar)