Anasayfa / Hakkında Yazılanlar ve İncelemeler / ” Ve Dağ Dağ Elveda “

” Ve Dağ Dağ Elveda “

image_pdfimage_print

” VE DAĞ DAĞ ELVEDA ”

Üstadı öteye yolculadık. Haberi duyduğumdan beri, içimde duygular, düşünceler, anılar düğüm düğüm. Onları çözmek ve yazıya dökmek bu gün için ne mümkün! Bizim nesilden, kimimiz dünyaya henüz gözünü açtığı, kimimizin ise daha dünyaya bile gelmediği günlerde, küfrün, ortalığı taun gibi istila ettiği, toplumda İslam davasını dile getirenlerin parmakla sayılabilecek kadar az olduğu bir dönemde, taa 1940larda kaleme aldığı “VASİYET” adlı beyitiyle o şöyle demişti:

“Son günüm olmasın dostum, çelengim, top arabam,
Alıp götürsün beni tam dört inanmış adam.”

Dört inanmış adam değil, duyunca ülkesinin dört bir tarafından koşmuş; her birinin İslam adına bilinçlenmelerinde babalarından çok Üstadlarının hakkı olan, onbinlerce inanmış adam götürdü O’nu ölümsüzlüğün kapısına! Şimdi Üstad Necip Fazıl;

“İnsandan murad onlar, ölümü öldürenler!

Ötenin ötesinde sonsuz hayat sürenler!”

diye şiirleştirdiği İslam kahramanlarının arasındadır.

Mü’min için zindandan başka bir şey midir dünya? O, eğer sağlığı elverseydi, Allah yolunda cihada adadığı ömrünü zindan içinde zindanda tamamlamış olacaktı. 20 yıl önce yazdığı bir kitapta dile getirdiği fikirleri için “hüküm” giymişti. “Dünyadan tek nokta seçecek” kadar gözlerinde fer, ayakta duracak kadar dizlerinde derman kalmış olsaydı, “kanun” onu zindana koyacaktı. Şimdi ise “hüküm” sadece Allah’ındır!

“Gideriz, nur yolu izde gideriz.

Taş bağırda, sular dizde gideriz.

Bir gün aksam olur biz de gideriz

Kalır dudaklarda şarkımız bizim.”

Şimdi O’nun şarkısını, yetişmeleri için uğruna ömrünü vakfettiği BÜYÜK DOĞU NESLİ terennüm edecek; ta ki Allah’ın hükmü galip olsun!

“Mehmed’im sevinin başlar yüksekte!

Ölsek de sevinin, eve dönsek de!

Sanma bu tekerlek kalır tümsekte!

Yarın, elbet bizim, elbet bizimdir!

Gün doğmuş, gün batmış; ebed bizimdir!”

O, küçük cihadın fırtınalı anaforundan sıyrılıp; büyük cihadın sessiz sularına açıldığı anlarda “Merhamet! suçumdan aşkın merhamet!” diye inlerdi.

Şimdi yetiştirdiği Büyük Doğu Nesli O’nu:

-Rahmet! Yüce Allah’ımız Üstadımıza Rahmet! diye uğurluyor.

(Yeni Devir, 27 Mayıs 1983)

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*

Kutucuğu uygun şekilde dolddurunuz (Rakam İle) * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Free WordPress Themes - Download High-quality Templates