Necip Fazıl Kısakürek Vakfı Kuruldu

Büyük Şair ve Yazar Necip Fazıl Kısakürek’in oğlu Mehmet Kısakürek, babasının adını taşıyan bir Kültür ve Araştırma Vakfı kurdu.

Büyük Şair ve Yazar Necip Fazıl Kısakürek’in oğlu Mehmet Kısakürek, babasının adını taşıyan bir kültür ve araştırma vakfı kurdu. Vakfın mal varlığı 10 bin TL ve 50 Necip Fazıl külliyatı.
Üniversiteler ile işbirliği kurarak Necip Fazıl’m eserleri üzerinde çalışma konuları tespit edecek olan Vakıf, Necip Fazıl hakkında nitelikli eser mahsulü için istidatlı görünen kişi ve kurumlara destek vermek, Necip Fazıl’ın eserlerinin, öncelikli olarak Türk dünyası içinde bulunan kardeş ülkelerde ve sonra diğer yabancı ülkelerde tanınmasını ve böylece Türk kültürünün daha derinden bilinmesini mümkün kılacak çeviri faaliyetleri için zemin açmak, Hasılı; bütün bu ve benzeri faaliyetlerin çalışma odağı halinde, kültür ve araştırma merkezi oluşturmak amacını da güdecek. Vakfın malvarlığı ise 10 bin TL nakit ve değeri 71 bin 900 TL olan 50 takım Necip Fazıl Kısakürek külliyatı olmak üzere toplam 81.900 TL olarak belirlendi.İstanbul’da kurulan vakıf, Necip Fazıl Kısakürek’in şahsiyeti, ideal mücadelesi ve bütün eserlerinin muhteva kıymetini, doğru ve nitelikli bir düzeyde topluma maletmek gayesi içinde; Necip Fazıl müzesi kurmak, Necip Fazıl hakkında mevcut yazılı ve görsel dokümanları arşivlemek, yazılı ve görsel doküman arşivini dijital ortam üzerinden, Kütüphane ve Üniversiteler ile işbirliği içinde üyelerinin; ayrıca bağımsız çalışma yapmak isteyenlerin istifadesine sunmak amacını taşıyacak.

 




Necip Fazıl anma programı düzenlenecek

Necip Fazıl Kısakürek, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Kültür Daire Başkanlığı Kültürel Etkinlikler Müdürlüğü’nce düzenlenen etkinlikle doğumunun 111. yılında anılacak. İBB Kültür Daire Başkanlığı, Necip Fazıl Kısakürek’i 111. doğum yılında düzenlenecek etkinlikle anacak.

İBB Kültür Daire Başkanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre, Türk edebiyatına katkı sunan şair ve yazarlar için düzenlenen anma programları kapsamında, Kısakürek’in doğum günü dolayısıyla da özel bir etkinlik gerçekleştirilecek.
Ali Emiri Efendi Kültür Merkezi’nde, 25 Mayıs Pazartesi günü gerçekleştirilecek etkinlikte, fikirleri ile çığırlar açan ve nesillere yol gösteren üstat Necip Fazıl Kısakürek, Taşkın Savaş yönetimindeki Yakarış Müzik Topluluğu’nun vereceği konserle yad edilecek.
Saat 20.00‘de başlayacak etkinlikte, Taşkın Savaş, Kısakürek’in şiirlerinden bestelediği 11 şarkıyı seslendirecek.

 

 

 




Üstad Necip Fazıl 111 Yaşında

Türk edebiyatının önemli temsilcilerinden Necip Fazıl Kısakürek, doğumunun 111. Yıldönümünde özel bir etkinlikle anılacak

“Doğumunun 111. Yılında Necip Fazıl Kısakürek’i Anma Programı”, 25 Mayıs Pazartesi günü Ali Emiri Efendi Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilecek. Geçmişte ve günümüzde fikirleri ile çığırlar açan Necip Fazıl Kısakürek, Şef Taşkın Savaş yönetimindeki Yakarış Müzik Topluluğu’nun vereceği konserle yâd edilecek. İzleyicilerin ilgiyle takip edeceği programda, Taşkın Savaş’ın Necip Fazıl Kısakürek’in şiirlerinden bestelediği on bir şarkısı seslendirilecek. Cumhuriyet dönemi Türk edebiyatına yeni bir soluk getiren Necip Fazıl Kısakürek’i anma programı, 20.00’de başlayacak.
Modern Türk şiirinin mistik şairi olarak bilinen Necip Fazıl Kısakürek, 26 Mayıs 1904 tarihinde İstanbul’da doğdu. 24 yaşındayken yayımladığı ikinci şiir kitabı Kaldırımlar ile ünlenen Necip Fazıl, 1934 yılına kadar sadece şair olarak tanındı ve o devirde Türk basınının merkezi olan Bâb-ı Âli’nin önde gelen isimleri arasında yer aldı. 1934 yılında Abdülhakîm Arvâsî ile tanıştıktan sonra büyük bir değişim yaşadı. 1943-1978 yılları arasında 512 sayı yayımlanan Büyük Doğu Dergisi yoluyla görüşlerini kamuoyuna duyuran ve Büyük Doğu Hareketi’ne önderlik eden şair, 25 Mayıs 1983 yılında hayatını kaybetti.
Türk Edebiyatı Vakfı tarafından 1980 yılında verilen beratla “Sultanü’ş-Şuara” yani “Şairlerin Sultanı” unvanını alan Necip Fazıl Kısakürek’in bazı seçkin eserleri ise şunlar; Şiir: Örümcek Ağı, Kaldırımlar, Ben ve Ötesi, Sonsuzluk Kervanı, Çile. Öykü: Hikâyelerim. Roman: Aynadaki Yalan.
Oyun: Tohum, Bir Adam Yaratmak, Künye, Para, Namı Diğer Parmaksız Salih, Reis Bey, Abdülhamit Han.
Kaynak: Yeni Mesaj



Üstad’a Atfedilen Asılsız Sözler

Internet’in daha sık kullanılır olmasıyla bilgi akışının hızlanması hepimizin şahit olduğu bir hakikat. Bununla birlikte, kirli bilginin de daha hızlı bir şekilde akarak pek çok zihinde yanlışların filizlenmesine yol açtığını da aynı emniyet hissiyle biliyoruz. Bu ikinci durumun bir yansımasını da Üstad’la alakalı paylaşımlarda sıklıkla karşımızda görmekteyiz.

Özellikle sosyal paylaşım sitelerinde Üstad’a ait olmadığı halde ona aitmiş gibi gösterilen söz ve şiirler oldukça vahim bir bilgi kirliliği oluşturuyor. Üstad’a atfedilen sözler kaliteli olsa dahi bu hal hakikat cinayeti olacakken, bir de bu sözlerin önemli bir kısmında cümle akışının bozuk, mananın sakat ve üslubun zevksiz olduğu dikkat çekiyor. Üstad’ın bu söz ve şiirlerle bilinmesi, herkesin tetkike müsait bir zihin yapısı olmadığından ilerisi için ciddi bir tehdit oluşturuyor.

Üstad’ı en doğru şekilde anlatabilmek amacıyla yola çıkan sitemizde, Üstad’a ait olmadığı halde ona atfedilen sözleri bu başlık altında derlemeye karar verdik. Üstad’a ait olmayan söz ve şiirlerin ona yapışıp kalmasının önüne geçme yolunda önemli bir mücadeleye giriştiğimizin farkındayız. Bu sözleri başlık altında paylaşırken, bir sözün bir kişiye ait olmadığını iddia etmenin çok da kolay bir iş olmayacağının bilincindeyiz. Kesin olarak Üstad’a ait olmadığını söyleyeceğimiz sözlerde ince eleyip sık dokumak borcu altında oluşumuzun farkındayız. Burada Üstad’a ait olmadığını onaylayacağımız sözlerde bu hassasiyet daima yol gösterenimiz olacaktır. Dolayısıyla internet üzerinde Üstad’a ait olmayan bir sözle karşılaşıldığında, gönül rahatlığıyla müracaat edilebilecek bir çalışma hazırlama çabasında olduğumuzu vurgulama gereği hissediyoruz. Gerek tamamını incelediğimiz Üstad’ın basılı eserleri, gerek hakkında kaleme alınan muteber kaynaklar, gerek fikir ve üslubuna aşinalığımız, gerekse de henüz kitap halinde yayınlanmamış olan Üstad’a ait vesikalar üzerindeki bilgi birikimimiz ve araştırma imkanlarımızla aşağıdaki liste hazırlanmıştır.

Üstad’a ait olmadığı halde ona atfedilen sözler:

1- Örtüsüz kadın perdesiz eve benzer, perdesiz ev de ya satılıktır, ya kiralık…

2- Armut deyip geçmeyin, onun ilk hecesi çoğu kişide yoktur!

3- İnsanın sevdiğini kaybetmesi, dişini kaybetmesi kadar ilginçtir.

Acısını o an yaşar, yokluğunu ömür boyu.
 

4- İnsan sevme hissini israf etmemeli,
Kim ne kadar sevilmeye layıksa,onu o kadar sevmeli.

5- Hayatın çilesine tahammül gerek
Değil mi ki sefâ ile cefâ müşterek?
Sizce ağlamak için gözyaşı mı gerek?
Bazen dertliler de ağlar, ama gülerek…

6- Gökler ağlıyor biz ağlamışız çok mu?
Bize yobaz diyorlar haberin yok mu?
Her ne derse desinler,
Allah için yobaz olmuşuz çok mu?

7- Yar olmaz servetinin sana bir tek kuruşu,
Secde yoksa bekleme, kabirde kurtuluşu (Cengiz Numanoğlu’na aittir)

8- Benim ayağımın altı da müsait başımın üstü de.. Nerde duracağını kendin belirle.

9- Dünya güzel olsaydı doğarken ağlamazdık.. Yaşarken temiz kalsaydık ölünce yıkanmazdık.

10- Yüz daha versen, yüz uman yüzler bilirim.
Yokuşlara kardeş olan düzler bilirim.
Dünya öküzün üstünde derler;
Ama dünyanın üstünde nice öküzler bilirim !..

11- Değer verdiklerinin, verdiğin değere layık olmadıklarını anlarsan,
Sen üzülme bırak layık olamadıkları için onlar utansın.

12- Yalnızım diye üzülmüyorum.. Çünkü biliyorum, yalnız insanın ihanet edeni de olmaz.

13- Dinde zorlama yoktur insan hürdür elbette,
İster dünyada pişer, ister ahrette (Cengiz Numanoğlu’na aittir)

14- Ne başını kapat, altını göster; ne altını kapat, üstünü göster. Hepsini kapat, İMANINI göster.

15- Ey deli gönül aşk mı istiyorsun,
Yaradan sana yar değil mi
Hep soğuk mu geçti ömrün,
Kışın sonu bahar değil mi?

16- Bir insanda olmayınca haya ile edep,
Neylesin ona medrese ile mektep,
Okusa da alim de olsa;
Yine merkep, yine merkep

17- ”Sanki aşk sustu” dedim…
”Aşk hiç susar mı?” dedi…
”Sen susuyorsun ya” dedim…
”Ben aşk mıyım?” dedi……
”Aşksın” dedim…
”Sustu’…

18- Kime yâr dediysek, o yâr açtı yarayı,
Belli ki gerçek sevenimiz yoktur Allah’dan gayrı

19- Boğuşmak, hayat denen sebepsiz savaş için,
Yaşamak en sonunda dikilen bir taş için,
Bütün ızdırapların işte en korkuncu bu,
Bir avuç toprak olmak düşünen bir baş için…

20- Bizi ister bir toz yap savur mahşer yelinde,
İster sürü çöp yap tufanların selinde,
Sonunda bir varlığa ulaştır da, Allahım
Bırakma tabiatın merhametsiz eline…

21- Camiye dikey olarak gel, yatay olarak zaten geleceksin

22- Yedi hristiyan bir danaya ortak olmadıkça, çam ağacı süslemem…

23- Evini yönetirken zorlanan ilerici!
Üç kıtaya hükmeden ecdadın mı gerici? (Hayati Vasfi Taşyürek’e aittir)

24- Benim istediğimi Allah istemiyorsa, konu kapanmıştır.

25- Üç günlük dünyaya gayret üstüne gayret
Ebedi hayat var gayret yok hayret.

26- Sokak lambası gibi olma ey yar!
Kime yandığın belli olsun…

27- Biz Aşkı erostan merostan öğrenmedik.! Biz Aşkı Mekkeli bir yetimden öğrendik.. O Resul Ki, Hz. Muhammed (s.a.v)

28- Kızgınlığım geçer de; Kırgınlığıma çâre bulamadım!

29- Sevdiğini belli et, gizlemek başkalarına fırsat vermektir

30- Yusuf baştan aşağı iffet olduktan sonra, Züleyha baştan aşağı afet olsa ne yazar.

31- Hayırlı eş Allah’ın kuluna özel bir ikramıdır, Hayırsız eş ise dünyanın en ağır imtihanıdır.

32- Yanında olduğum zaman değerimi bilmezsen; Değerimi bildiğin gün beni yanında bulamazsın…

33- Ömür ağaç dalında savrulan bir yapraktır;
Ne kadar genç olursan ol sonun kara topraktır!

34- Önüne Gelenle Değil, Seninle Ölüme Gelenle Beraber Ol.

35- Bana bir ben lazım, bir de beni anlayan.
Beni bir ben anlarım, bir de beni yaradan

36- Ya Allah’a baş eğer hiç kimseye eğmezsin,
Ya da herkese baş eğer hiçbir şeye değmezsin. (Cengiz Numanoğlu’na aittir)

37- Kendini dünyalar kadar değerli zannedenlere kısa bir not; Dünya beş para etmiyor..

38- Sustum, birikti yanaklarıma alfabe
Ya ilahi ya Rab sükutumu en güzel duam eyle.

39- Dün geçti bugünü düşünüyorum, yarın var mı?
Gençliğine güvenme, ölenler hep ihtiyar mı?

40- Ben bir garip insanım..
Ne tahtım var,ne tacım..
Tut elimden Allah’ım.
Yalnız Sana muhtacım.
 

41- Fazla ciddiye almayın bu hayatı, nasıl olsa içinden canlı çıkamayacaksınız.. (Derman İskender Över’e aittir)

 

42- Yılbaşı, Noel, Fişek; Yeryüzünde Özgürlük Diye Tepinir Eşek..!

 

43- Allah’tan korkana, ölüm yâr gelir;

Ölümden korkana, dünya dar gelir.. (Cengiz Numanoğlu’na aittir.)

 

44- “Allah” dersen mürtecî, “Tanrı” dersen çağdaşsın;

Bu özürlü beyinle, akıl nasıl bağdaşsın?.. (Cengiz Numanoğlu’na aittir.)

 

45- Hayvanlara kızmayın, mâzeretleri çoktur,

Meselâ, hiçbirinde, utanma hissi yoktur… (Cengiz Numanoğlu’na aittir.)

 

46- İki günlük yol için, hemen sıvanır kollar;

Ve iğneden ipliğe, hazırlanır bavullar…

Bir yol var ki, hazırlık, düşünülmez nedense;

Musalla taşlarında, çalınırken davullar.  (Cengiz Numanoğlu’na aittir.)
 

47- Biz; ayakları şişene kadar namaz kılan Peygamberin, gözleri şişene kadar uyuyan ümmetiyiz…

 

48- Yahudiler mi dediniz? Onlar, yumurtalarını pişirmek için,

dünyayı ateşe vermekten çekinmeyen lanetlilerdir.

 

49- Gençliğine güvenip vakit çok erken derken

Belki elveda bile diyemezsin giderken… (Ahmet Mahir Pekşen’e aittir)

 

50- Ne gelirse başımıza Hakk’tandır…

Fakat geliş sebebi Hakk’tan ayrılmaktandır…
 

51- Bir “hoşçakal”a sığdırdı beni, yere göğe sığdıramadığım.

 

52- Sakın ola köprüyü geçinceye kadar ayıya dayı deme, olurya tam yarı yolda köprü yıkılıverir. Öteki tarafa ayının yeğeni olarak gidersin.

 

53- İki Çeşit İnsan Vardır ! Zaman Geçtikçe Hatalarıyla Yüzleşen, Zaman Geçtikce Yüzsüzleşen !

 

54- Başörtüsü Bilime Engelmiş.! Siz Uzaya Mekik Gönderdiniz de, Başörtüsüne mi Takıldı?

 

55- Dünyada bin yıllık tarihi silinen ve o günü bayram olarak kutlayan başka bir millet daha yoktur.

 

56- Aldığımız nefesi bile geri veriyorsak, hiçbir şey bizim değil

 

57- Var mı Allah’tan yukarı, kabirden aşağı..?

Toparlan ruhum gidiyoruz; sen yukarı, ben aşağı..!

 

58- Kadın Mezarlığa Girerken Başını Kapıyor, Dışarı Çıkarken Açıyor, Ölüye Karşı Kapayıp, Diriye Karşı Açmak Akıl Almaz.

 

59- Bu ülkede biri size; çağdışı, yobaz, gerici, eski kafalı, deli, aşırıcı diyorsa emin olun ki doğru yoldasınız.

 

60- Moda, Cehennemde bir oda..

 

61- Arsızlığa cesaret, zinaya aşk dediler. Bir neslin ahlakını, işte böyle yediler!

 

62- Geminin tek kaptanı olur, gerisi mürettebattır.  Kalbin de tek sahibi olur, gerisi teferruattır…

 

63- Her kahkahanda Allah’a teşekkür etmiyorsan, Neden her ağladığında O’na kızıyorsun?

 

64- Çok sıkıldıysan hayattan, bir mezarlığa git. Ölüler iyi bilir ; Yaşamak güzeldir.

 

65- Herşeyin İlacı Zaman Diyenler… Bir de Bu Kelimeyi Tersten Okumayı Deneseler…

 

66- Tanrı sizi korusun, bizi Allah korur.

 

67- Denildi mi bir yerin adına “Türk” beldesi, Gözüm al bayrak arar,kulağım ezan sesi…

 

68- Yıkılasın ey israil ! Enkazını göreyim . Sana ülke diyenin yüzüne tüküreyim.

 

69-Makyajı abdest olan bir kadının hayatıda güzeldir, hayasıda..

 

70- Secde görmemiş alnın alınyazısı olmak istemem.

 

71- Örtü şuuruyla takılmadığında da Allah katında bir değeri olsaydı, Cennetin baş köşesine rahibeler otururdu.

 

72- Öz anne-babasını huzurevine gönderip, evde kedi köpek besleyen insanların olduğu bir ülkede yaşıyoruz…

 

73- Yaprak sıkılmıştı ağaçtan, bahane idi sonbahar…

 

74- Bak da ibret al yere düşen yaprağa,

eskiden o da yukardan bakardı kara toprağa…

 

75- İnsan namaz kılarsa namaz da insanı insan kılar.

 

76- Parası olan pazardan, imanı olan mezardan korkmaz!

 

77- Hayatta üç çeşit insandan korkacaksın; dağdan inme, dinden dönme, sonradan görme!

 

78- Bazı insanlar alçak gönüllüdür, bazıları ise alçak olmaya gönüllüdür.
 

79- Ya İslâm’da erirsin
Ya inkârda çürürsün
Yol mezarda bitmiyor
Girdiğinde görürsün. (Abdurrahim Karakoç’a aittir.)

 

80- İnsan, büyük bulmaca, çözmeden öleceğim…

İnsan bulsam inan ki , alnından öpeceğim!

 

81- Deden bile söndüremedi İslam’ın nurunu,
Sen mi söndüreceksin Ebu Cehil’in torunu? (Nevzat Karataş’a aittir.)

 

82- Kişiye göre davranacaksın, küçükle küçük olacaksın hatta;

Ama seviyesizin seviyesine inecek kadar düşmeyeceksin hayatta…

 

83- İnsanlar ikiye ayrılır: vaktini “beşe” ayıranlar, vaktini “boşa” ayıranlar…

 

84- Şah damarına bakmayı akıl edemeyenler Allah’ı hep gökyüzünde aradılar. Bilmezmisin Allah mekân münezzehtir.
Yukarda Allah var demek bile Allah’a sınır çizmektir.

 

85- Hayvandan insana dönen yoktur ama, insandan hayvana dönen çoktur.

 

86- Dualarımda özgür biri olduğumu hissediyorum… Bir ben, bir de beni bilen…

 

87- Hayat dediğin Allâh için değilse,

Ne çıkar hayat önünde eğilse.

 

88- Bir lastik yuvarlak, 3 manyak, 22 dangalak, bir yığın avanak…

 

89- Benim dünyam namazımı kıldığım yer kadardır.

 

90- Batı’ya özene özene, özümüzü kaybettik. Oysa biz, Batı’nın hayranlıkla izlediği, gıpta ettiği bir medeniyet idik…

 

91-Dün çimen benim ayaklarımın altında idi. Bu gün üstümde bitiyor, Görüyor musun? Toprak günahlardan başka herşeyi örtüyor!

 

92- Sonunda ‘eyvah’ diyeceğin şeylere başında ‘eyvallah’ deme. Pişman ol, fakat pişman ölme.

 

93- Öyle birine ata de ki Peygamber övgüsü almış olsun.

 

94- Güzele bakmak değil, güzel bakmak sevaptır.

 

95- Savaşın ortasında komutansız kalmaktır babasız kalmak…

 

96- Helal ile beslersen çocuğunu hürmet ile öder borcunu,

Haram ile beslersen onu, hakaret ile öder borcunu!

 

97- Konuşsam dilim yanar… Sussam kalbim…

 

98- Dostlarımı hiçbir zaman satmadım, çünkü hepsi beş para etmez çıktılar.

 

99- Ömrün ilk yarısı; ikinci yarısını beklemekle, ikinci yarısı da; ilk yarısının hasretiyle geçer.

 

100- Yalan söylemek beceri ister. Biz de becerikli insanlara aşık oluruz.

 

101- Ölümüz dirimiz. Her gün birimiz.

Bir gün hepimiz. Hakk’a gideceğiz…

 

102- Yola çıktıklarını yolda bulduklarına değişirsen; hem yolunu kaybedersin, hem dostunu!

 

103- Kapkara tabloya ak mı diyelim?
Necis olanlara pak mı diyelim?
Biz bir batıl için başka batıla,
Allah’tan korkmadan hak mı diyelim?

 

104- Uygarlığa engelmiş takke, türban, cübbeler…

Bize yobaz diyor hippi, ayyaş, züppeler!

 

105- ‘Hayatımda biri yok, birinde hayatım var’ diyebilmektir Aşk…
 

106- Ne senden rüku artık, ne de benden kıyam…

Bundan sonra.. Selamun aleyküm, Aleyküm selam.

 

107- Namaz; adım bile atmadan ‘Sevgili’ye yürümektir.

 

108- İnsanın kazandığı paradan değil, paranın kazandığı insandan kork!

 

109- Benim bir tanrım yok Allah’a çok şükür.

 

110- Orta Doğu’nun gayri meşru çocuğu; İsrail! Döktüğün kanda boğulacaksın!
 

111- İnsanı olgunlaştıran yaşı değil, yaşadıklarıdır…

 

112- Gerçek bir dosta sahipsen, dünya’nın geri kalanına ihtiyacın yoktur.

 

113- Tövbe kapısı açık dediysek, yeni günahlara koşman mı gerek?

 

114- Ali! hoca as,

Sabiha bomba at,

Kazım rahat dur,

Fethi partiyi kapat,

İsmet tuzu uzat,

Öyle işte…

 

115- Evdeki hesabımız bile çarşıya uymuyorken, ahiret hesabımızın vay haline!

 

116- Ne gariptir ki toplum olarak, yüreği kör olana değil de gözü kör olana acırız. (Halil Cibran’a aittir.)

 

117- Şimdi Fatih kalksa mezarından, ne ben onu tanırım ne o beni tanır. Ama İstanbul’u Bizanslılar almış deyip bir daha savaşır.

 

118- Japonlar kendi alfabeleri ile 3000 yıl önce yazılmış bir kitabı okuyabiliyorlar. … İngilizler kendi alfabeleri ile 1200 yıl önce yazılmış olan bir kitabı okuyabiliyorlar. … Bizler 100 sene önce ceddimizin yazdığı bir kitabı okuyamıyoruz !?

 

119- Ölüden mektup gelmiş, diri okur anlamaz.

Sorsan herkes Müslüman! Ne şükür var ne Namaz…

 

120- Haram kazanılan aş, aştan sayılmaz.

Hak için akmayan yaş,yaştan sayılmaz.

Kişi başım var diye övünmesin;

Secdeye varmayan baş, baştan sayılmaz

 

121- Kafire karşı ELİF gibi dimdik, ALLAH’a karşı VAV gibi eğilirim
 

122- Kadın olmak, her erkekte bir parça bırakmak değil, bir erkekte bütün olabilmektir. Erkek olmak mükemmelliğini bir çok kadında ispat etmek değil, tek bir kadına mükemmeli yaşatabilmektir.

 

123- Rabbin huzuruna biçare giden, bin çareyle döner.

 

124- Veren de O, alan da O, nedir senden gidecek?

Telaşını gören de can senin zannedecek.

 

125- Ölüm bir saniye kadar yakınken, hiç ölmeyecekmiş gibi yaşamanın alemi ne?

 

126- Ey şehr-i Ramazan, geldinde gidiyorsun öyle mi?

Seni tutmayanlar, sana tutunamayanlar düşünsün sonunu..

 

127- Karıncayı bile incitmeyeceğim deme. “Bile” sözünden karınca incinir.

 

128- Uğruna ölmekse eğer seni yaşatmak, bin defa ölürüm de adına leke sürdürmem. Gururdur, namustur ‘BAYRAK’ Aksa da kanım korkma; haini güldürmem…

 

129- Ezanları duyduğunda şükretmeyen bir gönül taşıyorsan yüreğine bir sela oku !

 

130-  Üstad’a sormuşlar… Aşk’la sevda arasındaki fark nedir…? Üstad cevap vermiş: “Aşk hevesin bitene kadar… Sevda nefesin yetene kadar.”

 

131- Hatırana Düşeceğim
Kopkoyu bir sis içinde bir akşam
Hatırına düşeceğim belki
Bir an ıslayacak yağmur yüzünü
Birden o tatlı demleri hatırlayacaksın
Sonra sıcak yatağında uzun uzun
Ağlayacaksın Ağlayacak.!

Boğazında bir şeyler düğümlenecek
Ah yanımda olsaydı diyeceksin
Tüm yıldızlar gülecek haline Ay’da göz kırpacak
İliklerine işleyecek bensizlik
Kahrolacaksın…!

Bir sigara tüttüreceksin ihtimal
Ufku seyredeceksin saatlerce
Bir rüzgar kopçalayacak yüzünü
Sonra hayalim gelecek karşına
Bir Şiirimi mırıldanacaksın
Hıçkıracaksın..!

Gönlünden atamadığın gibi kafandan da
Silemeyeceksin beni düşlerine gireceğim her gece
İnce bir hüzün bürüyecek yüzünü
Ve çırılçıplak gerçekleri o zaman
Anlayacaksın..!

Sonra bir şeyler yazmak isteyeceksin
Kafan gibi kaleminde işlemeyecek
Unutmak isteyeceksin her şeyi
Ama unutamayacaksın hiç bir şeyi
Kıvranacaksın.!

132- Nerelisin diye sormuştu; oralı olmadım..Tepkisizliğimi görünce o da oralı olmadı..Artık ikimizde oralı değildik hemşeri sayılırdık..

133- Adam olmak cinsiyet meselesi değil şahsiyet meselesidir.

134- Elin oğlu okur atomu böler, bizimkiler okur milleti böler

135- Zaman insanları değil, armutları olgunlaştırır.

136- Allah tanrının belasını versin!

137- Öyle ucuz değil gül koklamak. Gül tutan ele diken batmalı. Bir aşka gönül veren o aşkın kapısında yatmalı!

138- Bir doğrunun imanı bin eğriyi düzeltir.
Mukaddes davalarda ölüm bile guzeldir. (Abdurrahim Karakoç’a aittir.)

139- Biz yılbaşında hediye getiren noel babanın değil, Miraçtan namaz getiren Hz. Muhammed’in ümmetiyiz
 

140- Düşünmek şu, bu değil, öteleri düşünmek; Sizinse düşünceniz yataklarda eşinmek. (Üstad’a ait olan beyit:Düşünmek)

141- Bir bekleyenin olmalı. Sen kendinden vazgeçsen de senden vazgeçmeyen…

142- Bir nar ağacı var bir de dar ağacı
Namerde nar düştü yiğide dar ağacı

143- Bizler açlıkdan karnına taş bağlayan Peygamberin , doymak bilmeyen ümmetiyiz
 

144- Bana çağdışı diyorlarmış. Ne büyük bir onur! Ben bu çağın dışında kalmayayım da, içinde mi boğulayım.

 

145- Ölüm herkesin başına gelir, ama geç ama erken.. Ya kazanırken, ya da kazandığını yerken.

 

146- Ölüm her aklına geldiğinde ‘ah’ edip ‘vah’ edip inleme. Bu halinle Rabbimi incitmiş olacaksın. Ecel kapıyı çaldığı zaman evi telaşa verme; O geldiği zaman, sen çoktan gitmiş olacaksın.

 

147- Bir namazım, bir duam, birde eski seccadem,
Hepsi hepsi bu kadar, işte benim sermayem.

 

148- Seni affetmek hayatımın en büyük hatasıydı. Nerden bilebilirdim ki katilini affedersen seni yine öldüreceğini..

 

149- Ağaçtan düşen yaprak nasıl kurumaya mahkumsa; gönülden düşen insan da unutulmaya mahkumdur.

 

150- Kula kulluk etme ! Unutma ki sen de kulsun. Ve gerektiğinden fazla önem verme ! Yoksa, unutulursun.

 

151- Kimileri vardır aşkın en yücesine layıktır. Kimileri vardır aşkın en yücesini versen de, aşağılıktır.

 

152- Soruldu mu ne bilirsin diye;”Haddimi bilirim” Soruldu mu ne istersin diye; “Haddimi bilir, hakkımı isterim” demeli…

 

153- Ayağın taşa takıldığında “Allah kahretsin” bile dememelisin, Dua etmelisin ki taşa takılan bi ayağın var…

 

154- Payımıza sükût düştüğünden beridir, kalbimizin sesini daha bir güzel duyar olduk.
 

155- Sizde olan tükenir onda olan sonsuz,
Feza sizin olsa ne yapacaksınız Onsuz.
 

156- Eğer tadını bilirseniz ekmeği paylaşmak ekmekten dehe lezzetlidir.

 

157- Salaklık bulaşıcıdır.
 

158- Bin günahın olsa da bana, bir gün ahım yok sana…

 

159- Nazım benim cezaevi arkadaşımdı, düşüncelerimiz farklı olsada..
 

160- Ben ve Nazım herzaman kavga etmiştiriz ama biz hapishanede birbirimize ekmek vermiş insanlarız ey benim düşümdekiler nazım sevin demiyorum ama saygı duyun onun kadar türkiye sevdalısı yoktur.

161- Bu hayatın sonunda hesap yok mu zannettin sen?
Lokantanın garsonu bile; ‘hesap lütfen’ diyor

162- Kıtmir bir köpekti. Ashab-ı Kehfin köpeği. Ama cennete gitti. Kim olduğun kadar kimlerle olduğun da önemli.

163- Hayatı müsvette yaşamayın; temize çekmeye vaktiniz olmayabilir!

164- Yanlızca Allah’a inanın, gerisi inanılacak gibi değil.

165- Şu dünyada kimsenin bulamadığı huzuru arayacak değiliz. Kalkar abdest alır. Huzurda eğiliriz.

 

166- İki kişilik duanın adıysa saadet, Ya Rabb’i beni onunla beraber affet…

167- Bir çok eser ortaya koydum, bir çok şiir kaleme aldım, düzinelerce yazı yazdım, ama hiç biri ile övünemem övünülecek bir şeyim varsa oda Maraş’lı olmamdır.

168- Hava kirliliğinden değil, haya kirliliğinden nefes alamıyoruz.

169- Kurban olduğum Allah’a bile günde beş vakit ulaşılabiliyorken,
Kendini ulaşılmaz sananlara selam olsun.

170- Basit kişiler hep ilgi görür, kaliteli kişiler hep yalnızdır. Ucuz malın alıcısı çoktur.

171- Mecnun olup Leyla için çöller aşmışsın ne fayda! Mümin olup Mevla için secdeye varmadıktan sonra….

172- Ne şirinde vefa var, ne leyladır sana yar.
Hep Allah güzel vekil, hep ALLAH insana yar…
 

173- Üzülme davanın sahibi Hak’tır,
Hak olan davada zafer muhakkaktır.
 

174- Bir gemi arıyorum pusulası İmandan.
Alıp götürsün beni bu hüzünlü limandan..

175- Deli gibi sevmek bir işe yaramıyor, sadece uykusuz bırakıyor.

176- Şeytan,  önce insana, Allah’ı unutturur;
Sonra, “Çağdaş” çöplükte, ne bulursa yutturur. (Cengiz Numanoğlu’na aittir.)

177- Namaz, camiden çıkınca, Hac, Mekke’den dönünce, Ramazan, oruç bitince başlar…

178- Soru Ve Cevap
Bir yumak gibi hayat, kör düğümlerle dolu
Ömür süreli sınav, sonsuz meçhul sorulu
Avutmak mı kendini, yumakla kedi gibi?
Uyumak mı, ölmek mi? Yokmu kurtuluş yolu

Bulunmaz sorulara raflarda bazen cevap
Bulunmazsa raflarda âleme rahmet kitap
Düğümlenmiş kalplere, şaraptan beter şarap
Mü’min’e nur afitap zümrüt köşklerin holü

179- Kızgınlık gürültülüdür, kırgınlık sessiz…

180- Bir Yudum İnsan
Denizin ve güneşin battığı yerde,
Bilin ki yeni umutlar da yeşerir,
Gündüzün bittiği, karanlığın bastığı yerde,
Bekler durur gece bitmez.

Her haliyle bitecek o gece,
Yerini bırakacak, güne gündüze,
Ağaçlar yemyeşil rengi besbelli,
Yaşıyorum hala bu yeni günle.

Denizin ve güneşin birleştiği yerde,
Umutlar tükendi ve umutlar bitti,
Gündüz bitse de, karanlık gelse de
Umrunda değil artık bir yudum insanın..

181- Boş yere canı yanmaz insanın. Ya bir eksiklik vardır geleceğe dair, ya da bir fazlalık geçmişten gelen.

182- Sarhoşu bile ‘Allah’ diye nara atan bir toplumdan umut kesilmez!

183- Yarına sağ çıkmaktan nasıl olurum emin?
Genç bir delikanlının tabutu geçti demin. (Ahmet Mahir Pekşen’e aittir)
 

184- Bir kadına 365 gün seni düşündüm dersen; diğer 6 saatte ne yaptın der.
 
185- Nimete şükredersen fazlasını bulursun. Aç gözlülük edersen nimetten de olursun.
 
186- Öleceğini bilerek yaşayan tek canlı insandır ve hiç ölmeyecekmiş gibi yaşar
 
187- Can saatini Rahman, ezelde kuruvermiş…
Bir gün göreceksin ki o saat duruvermiş…
 
188- Başım önde bu aralar. Suçlu olduğumdan değil! Görülmeye değer hiçbir şey kalmadığından… (Cezmi Ersöz’e aittir.)

189- İnsanları tanıdıkça seveceksin yalnızlığını…

190- İpi kopan tesbihim,
Dağılmış tane tane,
Acı ama teşbihim,
Hani nerede imame?

Taneleri toplayın,
Hakk ipine derleyin..
Bir imame bağlayın…
Tevhid gelsin meydane. (Mehmed Said Çekmegil’e aittir)

191- Güneş ile dünya arasına ay girince dünya karanlıkta kalır.
ALLAH ile kul arasına dünya girince kul karanlıkta kalır.

192- Kula kulluk etme! Unutma ki sen de kulsun.
Ve kimseye gerektiğinden fazla önem verme! Yoksa, unutulursun

193- Dünyayı verseler iki gözünü vermezsin

İki gözünü verene neden secde etmezsin?

194- Adalet mülkün temeli ama bir de insanlığın temeli var, o da sevgi.
 

195- Sen gülerken gamzene ansızın düşüversem
Susuşunla ölürken, gülüşünle dirilsem…

196- Cevabımın şiddetinden susuyorum!

197- Secdelerdeymiş aşk.. Bulmak alnıma düştü.(Behçet Necatigil’e ait olan şiir:Akşamlar, Savaş Sonu)

198- Ol der hemen oluverir.. Ol de olalım Rabbim.. Kul olalım.. Kül olalım .. Gül olalım…

199- İnsan değer verdiği şeylere; gözüyle bakar, yüreğiyle taşır. (Mehmet Deveci’ye aittir.)

200- Amerikan politikasını korumakla mükellefiz.

201- “Ermiyor “çağdaşların” aklı başka bir aşka;
İki duble rakıyla, mini etekten başka..” (Cengiz Numanoğlu’na aittir)

202- Yeryüzü dediğin koca bir mabed,

Geldik bu mabede maksat ibadet,
Ezanlar ederken secdeye davet;
 

Hep yarın diyorsun, oysa kim bilir;
O yarın belki hiç gelmeyebilir… (Cengiz Numanoğlu’na aittir.)

203- Stadyumlar maç için deği, bir dava sevdası için dolarsa, o gün kurtuluş günüdür.

204- Benim inandığım sistemde, sabah bir masumun öldürüldüğünü duyarsanız,

Akşam darağacında sallanan birini görürsünüz.

 

205- Biz bize gerici diyenlere “deh” demek için gerideyiz.

206- Siz hiç bir sarrafın bağırdığını duydunuz mu? Kıymetli malı olanlar bağırmaz. Domatesçi, biberci bağırır da kuyumcu bağırmaz. Eskici bağırır ama antikacı bağırmaz. İnsan bağırırken düşünemez. Düşünemeyenler ise hep kavga içindedir. Popçular, folkçular boğazlarını patlatana kadar bağırıp duruyor. Ama Dede Efendi’yi okuyanlar bağırmıyor…

207- Müziği kısmaya üşendiğiniz ezanı şimdi dört gözle bekliyorsunuz.

208- Bu millet gol dediği kadar ol deseydi şimdi islam oluvermişti.

 

____________
Facebook: www.facebook.com/NecipFazilaAitOlmayanSozler
Twitter: www.twitter.com/NFK_asilsizsoz
Instagram: www.instagram.com/NFK_asilsizsoz

Listenin güncel hali için tıklayınız: http://www.n-f-k.com/nfkforum/index.php?/topic/14038-ustad-necip-fazyla-ait-olmayan-soezler/

 




O Yüce Şairlerimizin Kumaşından Yaratılmıştı- Seyyid Ahmed ARVASİ

SEYYİD AHMET ARVASİ
O, YÜCE ŞÂİRLERİMİZİN KUMAŞINDAN YARATILMIŞTI

Zaman, üstadın büyüklüğünü ve değerini daha iyi anlamamıza yardım edecektir.
Necip Fazıl Bey, dehâsına inandığım büyük mütefekkir ve şâirlerimizdendir. Ben, onu piyasayı işgal eden ıvır zıvır isimlerle mukayese etmeyi abes bulurum. O, Türk-İslâm medeniyeti içinde parlayan Fuzulî, Süleyman Çelebi ve Yunus Emre gibi yüce şâirlerin kumaşından yaratılmıştı. O, şanlı Peygamber’e hizmet etmeyi şeref bilir ve bu hizmetle öğünürdü.

Zaman, Necip Fazıl Bey’in büyüklüğünü ve değerini daha iyi anlamamıza yardım edecektir.

«İslam, insanın ölmezliğine inanmaktır» diyen üstada ebedi hayatında saadetler dilerim.

(Tercüman, 29 Mayıs 1983)”

Seyyid Ahmed ARVASİ




Üstad Ve Sitemiz Hakkında Anket!

Değerli ziyaretçilerimiz, fark edebileceğiniz gibi son yıllarda Üstad Necip Fazıl artık daha fazla tanınmaya ve gündeme gelmeye başladı. Biz de n-f-k.com çatısı altında 8 yıldır bu çalışmaları elimizden geldiği ölçüde desteklemekteyiz. Fakat bu güne dek Üstad’a ilgi duyan kesimin özellikleri konusunda herhangi bir araştırma veya anketin düzenlenmemiş olması dikkatimizi çeken hususlardandı. Üstad ile ilgilenenler onu ne şekilde tanıyor, hangi yönüne ağırlık veriyor, Üstad bu insanlar için ne gibi bir anlam ifade ediyor benzeri sorular üzerinde, tahminlerin ötesinde herhangi bir araştırma yapılmış değildi. Bu sebeple n-f-k.com olarak Üstad’a ilgi duyan kesimi daha yakından tanıma amaçlı bir anket düzenlemeye karar verdik.

Öte yandan yapacağımız anket ile Üstad’ın nasıl daha iyi şekilde anlatılabileceği, sitemizin hangi yönlerine ağırlık vermemiz gerektiği ve sosyal medya hesaplarımızın verimini arttırma yolları hakkında da fikirlerinize danışmayı yerinde bulduk.

Sizlerden ricamız anketimizi doldurmakla kalmayıp çevrenizde de duyurmanızdır. Sonuçlar daha sonra geniş bir döküman ile değerlendirilerek sizlerle paylaşılacaktır.

Anketimizi doldurmak için tıklayınız




N-F-K.com Okuma Ağı Projesi

Projeyi kısaca özetlersek: Proje kapsamında; Üstad’ın eserlerinin daha fazla kişi tarafından okunabilmesini sağlamak üzere, farklı illerde belirlenecek gönüllü ekipler sözkonusu eserleri temin edip arkadaşlarına verecek ve bu kitaplar, bir sosyal ağ mantığı içerisinde, okuna okuna, elden ele dolaşarak pek çok kişiye ulaşmış olacak. Forumumuzda pek çok defa dile getirildiği üzere, Üstad’ın eserlerini satın almakta güçlük çeken arkadaşlar için de bu projenin yardımcı olacağını düşünüyoruz.

Sitemizin yeni projesi ile ilgili detaylı bilgiye ulaşmak için tıklayın.




Necip Fazıl Fikir Derneği (NFFD) Kuruldu!

Değerli ziyaretçilerimiz,

Sizlerin de fark edebileceği gibi, internet üzerinden yaklaşık 6 yıldır varlığını sürdürmekte olan n-f-k.com sitesi olarak her geçen gün biraz daha fazla mesafe kat etme gayreti ile hareket etmekteyiz. Aldığımız mesafenin, almamız gereken mesafelerin yanında bir hükmü olmadığının bilincinde olmakla birlikte, bu zamana kadar gerçekleştirdiğimiz faaliyetlerden belki de en heyecan vericisini sizlerle paylaşmanın huzurunu yaşıyoruz.

Bugüne dek hem sanal, hem de sosyal hayatta, eldeki imkanlar dahilinde ve sizlerin de geniş desteğiyle n-f-k.com / ustadnecipfazil.com çatısı altında pek çok faaliyet gerçekleştirdik. Liseleri, üniversiteleri, köy odalarını, cezaevlerini ve dernekleri içine alan kitap dağıtım projesi; her sene düzenli olarak gerçekleştirdiğimiz üstadı konu alan nesir ve şiir yarışmaları, medya kuruluşlarında çalışmalarımızı tanıtan yayınlar ve son olarak geçtiğimiz yıl Beykoz’da gerçekleşen üstadı anma programı faaliyetlerimizin akla ilk gelenleridir.

Bu altı yıllık süre içerisinde düzenli ve düzensiz olarak yapılan toplantılar akabinde, sizlerden gelen fikirlerin de destek ve teşvikleriyle, bundan sonraki zamanlar için, artık sanal alemdeki hududumuzu aşarak, sosyal hayatın içlerine nüfuz etmemiz gerektiği fikri her geçen gün biraz daha belirginleşti. Nihayet bu yoldaki ilk büyük adımı, Allah’ın izni ve sizlerin de yardım ve dualarıyla atmış olduk. Uzun zamandır fikir aşamasında bulunan dernekleşme ve dolayısıyla tüzel kişiliğe kavuşma düşüncemiz ‘Necip Fazıl Fikir Derneği’ ismiyle müşahhas planda kayıtlara düşülmüş ve derneğimiz resmi olarak kurulmuştur.

İlk aşamada Anadolu’nun tertemiz ruhunu remzlendiren Erzurum şehrinde kurulan derneğimiz, ilerleyen zamanlarda kemiyet ve keyfiyet uygun düştüğünde başka şehirlerde de şubeleri açılmak üzere, resmi hayatına başlamıştır. Dileğimiz Allah rızasını her şeyden üstün tutan bir anlayışla bir araya gelmek ve bu paralelde çalışmalar yapmaktır. Bundan sonra, site tabanlı organizasyonlarımızın bir kısmı dernek tüzel kişiliği altında gerçekleşecek ve umuyoruz ki daha yaygın bir hedef kitlesine ulaşacaktır.

Derneğimizin–şu an itibariyle- yapım aşamasında olan resmi internet sitesi http://www.nffd.org.tr adresindedir.Derneğe ait Facebook sayfasına ise aşağıdaki adresten ulaşabilirsiniz: http://www.facebook.com/NecipFazilFikirDernegi

Dernek Adresi: Şükrüpaşa Mah. Su pompası Cad. Abdulhamid Han Camii altı, No: G/7 YAKUTİYE/ERZURUM

Saygılarımızla,

n-f-k.com Yönetimi




Üstad’ın Büyük Doğu Dergileri Tekrar Yayınlanıyor.

Türkiye’ye damgasını vuran Üstad Necip Fazıl’ın çıkardığı Büyük Doğu Dergisi tekrar gün yüzüne çıkıyor. Tıpkı-basımlarını yayınlayacak olan dergiyi Star Gazetesi her cumartesi ücretsiz olarak dağıtacak.

BÜYÜK DOĞU, ÜSTAD’IN ÖRGÜLEŞTİRDİĞİ İDEALİN ADIYDI

Malum devrimlerin Türk ruhunu aç ve susuz bırakan halin dâvacısı olarak ortaya atılan Büyük Doğu, Türk’ün ruh köküne bağlı ve tüm insanoğlunu kuşatıcı ideal bayrağını 1943 ‘te açmıştı.

16 devre çıkan dergi dönemin iktidarları tarafından defalarca kapatılmış, Üstad hakkında soruşturmalar açılmış, hakkında yüzlerce sene hapis cezası istenmiş ve mahkumiyetleride olmuştu.

Günlük, haftalık ve aylık olarak yayın yapan Büyük Doğu toplamda 558 sayı olarak çıkmıştı.
Son sayısı 5 Haziran 1978’de çıkan dergi Necip Fazıl tarafından devam ettirilmeyerek yerine 13 kitaba ulaşan Raporlar yayınlanmıştı.

DERGİ DEFALARCA TOPLATILMIŞTI

Üstad Necip Fazıl 1954 yılında çıkardığı 2 Temmuz tarihli Büyük Doğu Dergisi’nin 9. sayısının kapağında, Osmanlı arması işlemeli sanat eseri bir kumaş resmini yayınlayınca, “padişahlık propagandası yapmak ” gerekçesiyle derginin o sayısı toplatılıyor ve kendisi de suçlanarak mahkemeye sevkediliyor.

Necip Fazıl mahkemede kendisini suçlayan savcıya gayet ibretli bir şekilde şu cevabı veriyor:

“İçinde adalet işlerine bakılan bu binanın tepesinde aynı Osmanlı arması var siz de mi padişahlık propagandası yapıyorsunuz?”

BÜYÜK DOĞU NEDEN SUSMUŞTU?

Üstad Rapor 1’de bu durumu şöyle izah etmişti;

“Büyük Doğu çıkamaz!

Memleket ve meydan, Büyük Doğu gibi, 30 küsur yaşımda ele alıp 60 küsur yaşıma kadar sürdürdüğüm mekteplik çapta ve tarihî değerde bir (organ) a lâyıkşartların topuna birden veda etmiş bulunuyor. Bundan böyle sadece kitap yayınlarına devam etmek, iç ve dış halimizin korkunç bir (Kakofoni) ve (anarşi) belirtici, düşük altı düşük seviyesinden korunmuş ve arınmış kalmak, başlıca şart… Büyük Doğu’nun şânı böyle gerektirmekte…

İslâmî Altun Ordu nizamının büyük kurmayı Büyük Doğu, günümüzün, silâh, teknik, (strateji) , ilim ve fikir yoksunu çapulcular furyası içinde boy gösteremez! Ortalık duruluncaya, selim akıl vahitleri, bir parçacık olsun, yerli yerine oturuncaya, içtimaî bünye cerrahî müdahele ve meydan dayağına tahammül kazanıncaya kadar Büyük Doğu susmalıdır!

Bugünkü vasat, mücadelenin değil, kıvranma ve can çekişmenin zeminidir; ve bu ana-baba günü zemininde Büyük Doğu, görünmeye tenezzül edemez.”

 




Ayın Kitabı Aktivitesi

Değerli takipçilerimiz; 7 yıldır yayın hayatını sürdüren sitemizin, pek çok yerde de belirttiğimiz gibi, kuruluş amacı Üstad’ın kendi eserleriyle ve gerçek kimliğiyle tanınmasına yardımcı olmaktır. Bugüne dek düzenlenen yarışmalar, tertip edilen programlar, hazırlanan sınıf çalışmaları ve forum içinde/dışında sarf ettiğimiz tüm gayret de bu hedefimize ulaşmak gayesiyle başvurduğumuz birer yöntemdi.

Üstad’ın kitaplarını daha yakından tanıyabilmek amacıyla, 2012 temmuzundan itibaren yeni bir aktivite başlatmaya karar verdik. Bu tarihten itibaren her ay Üstad’a ait bir kitabı belirleyecek, okuyacak ve hep beraber tartışacağız.

Forumumuzda Üstad’a ait hemen her eserle alakalı geniş bilgi bulunsa da, Ayın Kitabı aktivitesi sayesinde kitapları okumuş olanların tekrar okumasını sağlamak, okumayanları sözkonusu eserlerle tanıştırmak, ilk bakışta gözden kaçan hususların altını çizmek, kitaplarda anlatılanlar hakkında aklımıza takılan soruları cevaplamak gibi faydalar elde edeceğimizi düşünüyoruz. Birlikte hareket etme yeteneğimizi geliştireceğini umduğumuz bu adım sayesinde, ümit ediyoruz ki hepimiz için Üstad’ı daha farklı bakış açılarıyla, daha iyi şekilde anlamak mümkün olacaktır.

“Proje nasıl işleyecek?” sorusunu şu şekilde cevaplamaya çalışalım: Evvela her ayın başında Üstad’a ait bir eser yönetimimiz tarafından belirlenecek ve bu kitap bir başlıkta ilan edilecek. Sözkonusu başlık, Kitaplar Etrafında bölümünde iğnelenecek ve o ay içerisinde iğneli kalacak. Başlığın linki ana sayfamızda, Twitter ve Facebook hesaplarımızda ve alakalı olabilecek her yerde duyurulacak. Aktiviteye dahil olmak isteyen arkadaşlarımızın ayın eserini okuyarak üzerinde fikir ve bilgi paylaşması, kendi yorumlarını aktarması beklenecek.

Gereksiz tartışmaların önüne geçmek amacıyla yönetim tarafından sıkı şekilde denetim altında tutulacak olan bu başlıklarda, 1 sayfayı geçmemek kaydıyla kitaplarda gözünüze çarpan önemli kısımları alıntılayabilir, sorularınızı sorabilir, dikkatinizi çeken kısımları yorumlayabilir, kitabın size hatırlattıkları hakkında aklınızdakileri paylaşabilirsiniz. Kısacası, kitap üzerinde sohbet edebilirsiniz. Başlığa yazacak olan arkadaşlarımızın kitabı o ay içerisinde veya o aya çok yakın bir zamanda okumasını bekliyoruz. Bunu denetlemenin mümkün olmadığının farkında olsak da, aktiviteye Üstad’ı gerçekten iyi anlamak isteyen arkadaşlarımızın katılmasını arzu ettiğimiz için, yani konsept gönüllülük esasına dayanacağı için herkesin bu özeni gösterdiğini varsayacağız.

Her ay sonunda, o aya ait başlıklar kapatılarak başlıkların linki eserle ilgili forum konusuna kopyalanacaktır. Kitap hakkındaki paylaşımlar, sözkonusu ay dolduğunda forumda kitabın tartışıldığı diğer başlıklarda devam edecektir.

Umuyoruz ki bu aktivite dahilinde açılacak olan başlıklar, daha sonra sözkonusu eserle ilgili bilgi edinmek isteyen arkadaşlarımız için vazgeçilmez bir kaynak olur.

Ayın Kitabı aktivitesi dahilinde, Erzurum’da kurduğumuz Necip Fazıl Fikir Derneği’nde de toplantılar düzenlenecektir. İstanbul’da bulunan üyelerimizle de, her iki ayda bir, son iki ayın kitabı üzerinde sohbet etmek amacıyla bir araya gelmeyi düşünüyoruz.

Aktivitemiz hakkında sizlerin yorumlarını ve geliştirici tavsiyelerini de bekliyoruz. Katkılarınızla, daha faydalı ve geniş katılımlı bir netice elde etmeyi umuyoruz.

Saygı ve selamlarımızla