O Y├╝ce ┼×airlerimizin Kuma┼č─▒ndan Yarat─▒lm─▒┼čt─▒- Seyyid Ahmed ARVAS─░

SEYY─░D AHMET ARVAS─░
O, Y├ťCE ┼×├é─░RLER─░M─░Z─░N KUMA┼×INDAN YARATILMI┼×TI

Zaman, ├╝stad─▒n b├╝y├╝kl├╝─č├╝n├╝ ve de─čerini daha iyi anlamam─▒za yard─▒m edecektir.
Necip Faz─▒l Bey, deh├ós─▒na inand─▒─č─▒m b├╝y├╝k m├╝tefekkir ve ┼č├óirlerimizdendir. Ben, onu piyasay─▒ i┼čgal eden ─▒v─▒r z─▒v─▒r isimlerle mukayese etmeyi abes bulurum. O, T├╝rk-─░sl├óm medeniyeti i├žinde parlayan Fuzul├«, S├╝leyman ├çelebi ve Yunus Emre gibi y├╝ce ┼č├óirlerin kuma┼č─▒ndan yarat─▒lm─▒┼čt─▒. O, ┼čanl─▒ PeygamberÔÇÖe hizmet etmeyi ┼čeref bilir ve bu hizmetle ├Â─č├╝n├╝rd├╝.

Zaman, Necip Faz─▒l BeyÔÇÖin b├╝y├╝kl├╝─č├╝n├╝ ve de─čerini daha iyi anlamam─▒za yard─▒m edecektir.

┬ź─░slam, insan─▒n ├Âlmezli─čine inanmakt─▒r┬╗ diyen ├╝stada ebedi hayat─▒nda saadetler dilerim.

(Terc├╝man, 29 May─▒s 1983)ÔÇŁ

Seyyid Ahmed ARVAS─░




Ay─▒n Kitab─▒-Mart 2013: ─░man Ve Aksiyon

 

Selamlar,

De─čerli ├╝yelerimiz, Ay─▒n Kitab─▒ aktivitemizde Mart 2013 ay─▒n─▒n kitab─▒ olarak ─░man ve Aksiyon belirlenmi┼čtir. ├ťstad’─▒n aksiyoner ┼čahsiyetini yans─▒tan ve m├╝cadele hususundaki fikirlerini vurucu bir ├╝slupla ├žer├ževelemesi sayesinde pek ├žok ├╝stadseveri derinden etkileyen bu eser hakk─▒ndaki yorum, tart─▒┼čma ve iktibaslar─▒n─▒z─▒ mart ay─▒ i├žerisinde bu ba┼čl─▒k alt─▒na bekliyoruz.

— ├ľnceki Kitaplar —
* ┼×ubat 2013 – Yeni├žeri
* Ocak 2013 – En K├Ât├╝ Patron
* Aral─▒k 2012 – Aynadaki Yalan
* Kas─▒m 2012 – Benim G├Âz├╝mde Menderes
* Ekim 2012 – Reis Bey
* Eyl├╝l 2012 – Bir Adam Yaratmak
* A─čustos 2012 – O ve Ben
* Temmuz 2012 – Bat─▒ Tefekk├╝r├╝ ve ─░slam Tasavvufu

Sayg─▒ ve selamlar─▒m─▒zla




├ťstad Necip Faz─▒l: ├çizgilere Yans─▒yan ├çile

En sert, en y─▒k─▒c─▒ f─▒rt─▒nalar─▒n bile, fikir ─▒st─▒rab─▒n─▒n esi┼čine denk olamayaca─č─▒n─▒ ├ťstad─▒n y├╝z├╝ne bak─▒nca, ve o y├╝zdeki katlanm─▒┼č ac─▒lar─▒, mazur kal─▒nm─▒┼č haks─▒zl─▒klar─▒, davas─▒na s─▒ms─▒k─▒ ba─čl─▒ bir y├╝re─čin meydan okuyan bak─▒┼člar─▒n─▒ ve tarihte ├žok az insan─▒n sonuna kadar s├╝rd├╝rebildi─či ÔÇśaksiyonÔÇÖ ruhunu; ├žizgilerinden t├╝ten manan─▒n derinlerine dal─▒nca, ve o manan─▒n yak─▒c─▒ asaletini hissedince bir nebze olsun anlayabiliriz. Y├╝z├╝n├╝ kaplayan ├žizgileri, 80 k├╝sur y─▒ll─▒k ├Âmr├╝ne s─▒─čan 100ÔÇÖden fazla eseriyle birebir d├╝┼č├╝nmek gerekir. Bir ├žizgiye bir eserÔÇŽ Bu eserlerin ├žizgi olarak s─▒─čabilece─či d├╝nyada ka├ž ├žehre vard─▒r? Bat─▒ Tefekk├╝r├╝ ve ─░slam TasavvufuÔÇŽ Tek ba┼č─▒na bu eser, bir y├╝z├╝ asil ├žizgilerle donatmaya, onu bir g├╝ne┼č gibi ayd─▒nlatmaya yeter. ├ťstad─▒n, milletimize ve t├╝m d├╝nyaya b─▒rakt─▒─č─▒ paha bi├žilmez bir hazine olan eserleri; yaz─▒ld─▒klar─▒ anlarda yazar─▒na ne t├╝r bir fikir ├žilesi hediye etmi┼čtir, hangi ku┼čat─▒c─▒ d├╝┼č├╝ncelerin dibi g├Âr├╝nmez denizinde k├╝rek ├žektirmi┼čtir, buras─▒ m├╝himÔÇŽ Mesela Bir Adam Yaratmak eseriÔÇŽ 1934 y─▒l─▒na kadar ─▒st─▒rapla, kanat─▒c─▒ d├╝┼č├╝ncelerle ge├žse bile, hen├╝z ray─▒na tam oturmam─▒┼č, sistemle┼čmemi┼č bir hayat─▒ vard─▒ ├ťstad─▒n. Yine ac─▒ ├žekiyordu, evet, fakat bu daha ├žok, karanl─▒─ča g├Â─č├╝s germe, ona kar┼č─▒ koyabilme diyebilece─čimiz bir m├╝dafaa y├Ântemiyle olu┼čuyordu. 1934ÔÇÖten sonra ise y├Ântem de─či┼čecek, bu kez karanl─▒─ča parmaklar─▒nda ta┼č─▒d─▒─č─▒ g├╝ne┼čle kar┼č─▒ koyacak, siperinden ├ž─▒k─▒p taarruza ge├žecekti. 1934ÔÇÖten 1943ÔÇÖe, yani ├ťstad─▒n meydan yerine ├ž─▒k─▒┼č─▒na kadar ge├žen s├╝re, onun, birdenbire ona hediye edilen d├╝nyay─▒ tan─▒mas─▒, onu anlamas─▒, bu sayede kendini, milletini, tarihini ve t├╝m d├╝nyay─▒ muhasebe etmesi ┼čeklinde s├╝r├╝p gidecekti. ─░┼čte Bir Adam Yaratmak o y─▒llara, o sanc─▒yla ge├žen g├╝nlere rastlar ve ├ťstad─▒n bu piyesi yazarken ge├žirdi─či buhran─▒ tahmin etmekten bile aciz kal─▒r─▒z. Bir dehan─▒n AllahÔÇÖ─▒ bulma destan─▒ diyebilece─čimiz bu piyesin hemen ard─▒nda gelen ├çile ┼čiiriÔÇŽ Yarat─▒c─▒y─▒ b├╝t├╝n benli─činde hissetmenin a─č─▒rl─▒─č─▒ ve dayan─▒lmazl─▒─č─▒, bu iki eserin meydana gelmesini sa─člar. Ve ondan sonra b├╝y├╝kl├╝ k├╝├ž├╝kl├╝ d├╝zinelerce eserÔÇŽ Eli deniz, kalemi dalga olan ├ťstad, dilsizler adas─▒n─▒n kayal─▒klar─▒n─▒ d├Âvmekle kalmam─▒┼č, ayn─▒ zamanda kumsal─▒n─▒ da yerle bir etmeye ba┼člam─▒┼čt─▒r. Yaln─▒z nefes alacak kadar aral─▒k b─▒rak─▒lan, dikilmi┼č a─č─▒zlar cemiyetinde, meydan yerine ├ž─▒k─▒p y├╝ksek sesle mukaddes de─čerleri ve o de─čerlerin insano─člunu iyile┼čtirecek tek ila├ž oldu─čunu, kendisine y├Ânelmi┼č nefret nazarlar─▒ kar┼č─▒s─▒nda hayk─▒rm─▒┼čt─▒r. Hakikati konu┼čmakta hi├ž kimseden, hi├žbir ┼čeyden ├žekinmeyen bir yap─▒s─▒ vard─▒r ├ťstad─▒n. Hi├ž durmadan yazm─▒┼č, davas─▒n─▒n t├╝m y├Ânlerini eserlerine yans─▒tm─▒┼čt─▒r. Sanc─▒larla k─▒vranan beyni, ─▒st─▒rapla dolu kalbi, kan ve nur damlayan kalemi; bir dehan─▒n yan─▒nda ta┼č─▒d─▒─č─▒ birka├ž ┼čeydir sadeceÔÇŽ Y├╝z├╝, yazd─▒─č─▒ herhangi bir eserin herhangi bir sayfas─▒ gibidir. Sat─▒rlarla doluÔÇŽ

├ço─ču insan rahat bir hayat s├╝rmeyi arzular. Bu arzu u─čruna, inand─▒─č─▒ herhangi bir ┼čeyin tam aksi y├Ân├╝nde hareket etmek durumunda kal─▒r kalmaz; savundu─ču ┼čeyleri, inand─▒klar─▒n─▒, bir├žok mecliste hararetle dile getirdiklerini, g├Âmle─čini ├ž─▒kar─▒r gibi ├╝zerinden kald─▒r─▒p atar. Bu durumu da, ÔÇś┼čartlar─▒na g├Âre hareket ettimÔÇÖ diye a├ž─▒klayarak vicdan─▒n─▒ bir ┼čekilde rahatlat─▒r. Bu, ┼čartlar─▒na g├Âre hareket eden insanlar─▒ toplumun her kesiminden g├Ârebiliriz. Doktorundan profes├Âr├╝ne, ├Â─čretmeninden m├╝hendisine, i┼č├žisinden ├žift├žisine, gazetecisinden banka m├╝d├╝r├╝ne, i┼čsizinden fabrikat├Âr├╝ne, avukat─▒ndan hakimine, ┼čairinden yazar─▒naÔÇŽ Ka├ž tane olduklar─▒ konusunda herhangi bir fikrimizin olmad─▒─č─▒ istisnalar hari├ž, herkes do─čru bildi─či ve hakikatte de do─čru olan yoldan bir ┼čekilde sapar. S├Âylendi─či gibi, bu zaman ger├žekten de ta┼č kalpli bir y├╝re─če sahip ve iyilik kanatlar─▒n─▒ da ta┼člara bast─▒r─▒p ezmekte olduk├ža mahir. ─░┼čte, kanatlar─▒ ezilmek istenen asil insanlard─▒r ki, kollar─▒n─▒ kapt─▒rd─▒klar─▒ zul├╝m makinelerine y├╝rekleriyle meydan okuyarak, y├╝zlerinde olu┼čan ├žile ├žizgileriyle ├ža─člara h├╝kmederler. Rahat bir hayat s├╝rmeyi ├Âtelere b─▒rakm─▒┼č insanlardan bahsediyoruz; ─▒st─▒rap dedi─čimiz fakat manas─▒n─▒ anlamakta g├╝├žl├╝k ├žekti─čimiz, o, bizim i├žin belirsiz ┼čeyi ├žekenlerden, onu bizzat ya┼čayanlardanÔÇŽ Hi├ž ┼č├╝phesiz, ├ťstad Necip Faz─▒l da o insanlardan biridir. Az ├Ânce ┼čartlar─▒na g├Âre hareket eden insanlardan bahsettik. E─čer ├ťstad ┼čartlar─▒na g├Âre davransayd─▒, maddi olarak kendisine her t├╝rl├╝ kap─▒ a├ž─▒l─▒r; evlad─▒na alaca─č─▒ bir litre s├╝t paras─▒ i├žin yetersiz kalan cebi, evlad─▒na her ├Â─č├╝n s├╝t banyosu yapt─▒racak kadar dolu olurdu. Hayat─▒n─▒n her devresinde maddi s─▒k─▒nt─▒lar ├žekti fakat hayat─▒n─▒n hi├žbir devresinde, bu, d├╝nyay─▒ sat─▒n alan ka─č─▒t par├žalar─▒ i├žin e─čilmedi, davas─▒ndan zerre feda etmedi ve onurunu soylu bir insana yak─▒┼č─▒r ┼čekilde korudu.

Bir davette kar┼č─▒la┼čt─▒─č─▒ ve ayak├╝st├╝ sohbet etti─či Mihaliof isimli, Ruslar─▒n k├╝lt├╝r ate┼česini dinleyelim : ÔÇťE─čer T├╝rkiyeÔÇÖdeki adam─▒m─▒z sen olsayd─▒n, MoskovaÔÇÖn─▒n yar─▒s─▒n─▒ sana verirdik, fakat sana b├Âyle bir teklifte bulunmay─▒z ├ž├╝nk├╝ kom├╝nist olmayaca─č─▒n─▒ biliyoruz.ÔÇŁ

Son kelimeyi tekrar edelim. ÔÇťBiliyoruzÔÇŽÔÇŁ Bir insan─▒n, kendisine d├╝┼čman olanlar taraf─▒ndan takdir edilen y├Ân├╝ e─čer samimiyetiyse, o insan b├╝y├╝k bir sayg─▒y─▒ hak ediyor demektir. Evet, bu ÔÇťbiliyoruzÔÇŁ itiraf─▒d─▒r ki, ├ťstad─▒n davas─▒na olan ba─čl─▒l─▒─č─▒n─▒n m├╝him kan─▒tlar─▒ndan biridir.

─░slami yay─▒n─▒ hafifletmesi ve k─▒l─▒├žtan keskin olan kalemini kendi partisine de─čil de di─čer partiye y├Âneltmesi i├žin, devrin BA┼×BAKANÔÇÖI taraf─▒ndan kendisine teklif edilen 100 bin liray─▒, ÔÇśe─čer kabul etmezsen ba┼č─▒na geleceklere haz─▒r ol!ÔÇÖ tehdidine ra─čmen elinin tersiyle itip nefretle kabul etmedi─či i├žindir ki, ─░slam davas─▒na g├Ân├╝l verenlerin en b├╝y├╝k kahramanlar─▒ndan biridir ├ťstad. Evet, devrin say─▒n Ba┼čbakan─▒n─▒n da l├╝tuf! buyurduklar─▒ gibi, ba┼č─▒na gelmeyen kalmam─▒┼čt─▒r ├ťstad─▒n. Hapse girer, B├╝y├╝k Do─ču s├╝rekli kapat─▒l─▒r, al├žak├ža iftiralara maruz kal─▒r, evdeki e┼čyas─▒n─▒ satacak kadar zor duruma d├╝┼čerÔÇŽG├╝zel bir s├Âz var : ÔÇťBir insan b├╝t├╝n d├╝nyay─▒ elde etseÔÇŽ Kar┼č─▒l─▒─č─▒nda da ruhunu kaybetseÔÇŽ Ne kazanm─▒┼č olur?ÔÇŁ Tersini d├╝┼č├╝nelim. Bir insan b├╝t├╝n d├╝nyay─▒ kaybetmesine kar┼č─▒l─▒k ruhunu koruyabilse ne kazanm─▒┼č olur? Hi├ž ┼č├╝phesiz d├╝nyadan ve onun t├╝m zenginliklerinden daha de─čerli bir ┼čeyiÔÇŽ

├ťstad─▒n resimlerinden birine bakal─▒m. B├╝t├╝n ac─▒lar─▒ y├╝z├╝nde; aln─▒ndaki, yanaklar─▒ndaki ├žizgilerde sakl─▒d─▒r sanki. Ruhi ac─▒lar─▒ ve madden y─▒prat─▒l─▒┼č─▒ÔÇŽ 80 k├╝sur y─▒ll─▒k ├Âmr├╝n├╝n t├╝m eserleri, t├╝m hapisleri, t├╝m m├╝dafaalar─▒, t├╝m co┼čkular─▒, t├╝m h├╝z├╝nleri, t├╝m an─▒lar─▒ ve t├╝m ├žileleri y├╝z├╝nde toplanm─▒┼č, birer ├žizgi olmu┼čtur sankiÔÇŽ

Rasim ├ľzden├ÂrenÔÇÖin, ├ťstad─▒n y├╝z ├žizgilerine dair s├Âylediklerini okuyal─▒m :

ÔÇťBu y├╝z, ├žizgilerle, ├žukurlarla alabora olmu┼čtur. Burun deliklerinin ├╝st├╝nden yanaklar─▒n─▒n alt─▒na do─čru iki derin ├žizgi iner, yanaklar─▒ say─▒s─▒z ├žizgilerin kesi┼čti─či bir aland─▒r, aln─▒ ka┼člar─▒ndan ba┼člayarak kat kat derinlemesine ├žizgilerle y├╝kselir. Ben, onun bir resminde, tabi├« duru┼ču halinde aln─▒nda tam onbir ├žizgi sayd─▒m. Y├╝z├╝ndeki bu kadar ├žok ├žizgiye ra─čmen ┼ča┼č─▒lacak ┼čey ┼čudur: bu y├╝z, porsumu┼č ve buru┼čuk de─čildir. Tersine, cevval, enerjik fakat ayn─▒ zamanda mustarip ve aristokrat bir ifadeyi bar─▒nd─▒rmaktad─▒r.ÔÇŁ

Bu g├╝zel tespitlerin yan─▒na BalzacÔÇÖ─▒n bir roman─▒nda s├Âyledi─či ┼ču c├╝mleyi ekleyebiliriz : ÔÇťSoylu ve de─čerli d├╝┼č├╝ncelerle y├╝celmi┼č ruhlar en kaba ├žizgilere bile damgalar─▒n─▒ vurup onlar─▒ yok ederler.ÔÇŁ

kay─▒pdefter




Bab─▒adi’nin Gen├ž ┼×airi

”B├╝t├╝n bir mevsim, Paris’te g├╝nd├╝z ─▒┼č─▒─č─▒n─▒ g├Ârmedim.. Paris’te g├╝nd├╝z nas─▒ld─▒r haberim olmad─▒. G├╝n do─čarken yat─▒yor, gecenin ba┼člang─▒c─▒nda da hafakanlarla yata─č─▒mdan f─▒rlay─▒p kul├╝be ko┼čuyorum.”
”1924-1925 ├žilelerin en can yak─▒c─▒s─▒yla hayat s├╝rd├╝─č├╝ y─▒llar..”

..Her gencin idealinde k├Âk salan bat─▒da -hele de Paris’te- okuma ┼čans─▒n─▒ elde eder. Fakat kendi tabiriyle; ”┼×ehrin ba┼člar─▒ ├╝st├╝nde y├╝kselen kapkara ├žat─▒lar─▒n─▒ ve esrarl─▒ bacalar─▒n─▒ m├ón├óland─▒ramayanlar ..” g├╝r├╗huna dahil olur; Paris’e bakar ama g├Âremez.

O y─▒llarda marazal─▒ bir ruh h├óleti i├žerisinde, azg─▒n bir at misali nefsini sadece kumarla doyurmaktad─▒r. ”FEN├é F─░L-kumar” tabirinden /asl─▒nda kime, ne emel ile kullan─▒lan bu tabirden/ haberli ama tatbik hususunda gecikmelidir. Anbean yapt─▒─č─▒ hesaplarla; y├╝rek k─▒z─▒na, g├Ânl├╝n├╝, akl─▒n─▒, zihnini, her ┼čeyini satm─▒┼čt─▒r. Pek├óla ”Acaba mesut muyum, bedbaht m─▒y─▒m?” sualinden, her zaman ruh cenah─▒n─▒n obur├óne i┼čtahla nefsinden yedi─či, en olmaz vakitlerde nefsini bo─čazlad─▒─č─▒; bu hesaba ├žekilme halinden yakas─▒n─▒ kurtarabildi mi? Elbette ki hay─▒r. Sordu, sorgulad─▒, kafas─▒ndan ka├žman─▒n yollar─▒n─▒ arad─▒. ”O m├╝thi┼č anlar─▒ asla unutamaz.”

Paris’te tek dostu Burhan ├ťmit.. Gen├ž ┼×airi kendine getirebilmek ad─▒na her lahza tembihli, tenkit├ži, a─člamakl─▒;
”_B─▒rak ┼ču kumar─▒, kuzum; derslerine sar─▒l!.. Yeni ihtiraslar ara kendine! Seninle, tiyatro, konferans, konser, k├╝t├╝phane, bohem kahveleri, serseri meyhaneleri, dansing, kabare, b├╝t├╝n Paris’i delik de┼čik edelim.. Ama ┼ču ├Âld├╝r├╝c├╝ illeti silk, at ├╝zerinden!.. Kendine ac─▒m─▒yor musun?..”

_Kendime ac─▒mak i├žin b├Âyle yap─▒yorum!
_├ľyleyse?
_E─čer benim o dipsiz u├žuruma d├╝┼čmemdeki s─▒rr─▒ bilseydin yakam─▒ b─▒rak─▒rd─▒n!
_Neymi┼č o s─▒r?”
_…

S├Âyleyemez. ─░├žine doldu─ču, ufka do─čru d├╝┼čmeler ya┼čad─▒─č─▒, kafas─▒n─▒ adeta lime lime ezen o d├╝┼č├╝ncenin, illetin akrep k─▒skac─▒ndan bahis a├žamaz. ├ç├╝nk├╝, kendine musallat olan bu ahvalin koskoca bir evham olabilme ihtimali de yok de─čildir. Belki de yalan uyduruyordur, bir giz; nefsin binbir renkli mevsimlerinden hangisine d├╝┼čt├╝─č├╝n├╝ kestiremeyecek kadar alacakaranl─▒ktad─▒r. Bir h├ól arar kendine ya da h├óline uygun bir kelime ki; hen├╝z bulmas─▒na ├žok vakit vard─▒r..

”_Allah’─▒m beni kendi kendimden kurtar!”

Bazen d├╝┼čmenin ac─▒s─▒n─▒ hissedebilmek ad─▒na, en y├╝kse─če ├ž─▒kmak gerekir. Y├óhut selim anlar─▒n─▒n k─▒ymetini bilmek nam─▒na, t├╝m c├╝sseni marazal─▒ gibi sarsacak n├Âbetlere yakalanmak.. Deli gibi isteme, yakarma, yalvarma safhalar─▒na davet i├žin, O her batakl─▒─ča s├╝r├╝kler, sen de her g├╝nah─▒n pen├žesine d├╝┼čersin. Fakat bir yerde akl─▒na ├živi m─▒hl─▒d─▒r, ruhunun eli-aya─č─▒ kesiktir. Ne yapsan y├╝z├╝ne yay─▒lan tebess├╝m├╝, y├╝re─čine giydiremezsin. Ve gelenin nefsine ya┼čatt─▒─č─▒ dersi, hi├žbir ak─▒l idrak edemez. ”Benim beynim, kimsede olmayan birtak─▒m hallerin vehim nebatlar─▒ yeti┼čtiren bir hastal─▒k tarlas─▒.” Ve o tarlan─▒n yabani dikenleri g├╝nbeg├╝n beynini kanat─▒r.. ─░nsanlar m─▒? Bundan haberli de─čiller. O B├ób─▒├óli’nin, ”Kuzum, bu sesi nerden buldun?udur veT├╝rkiye’nin Bodler’i.. Dahas─▒ ne olabilir ki?

Irak topraklara s├╝rg├╝n k├ór etmez. Y├╝re─činin en mahrem yerlerini g─▒d─▒klayan, akl─▒na a─č ├Âren ┼ču y├╝rek k─▒z─▒; ah belal─▒ me┼čgale!.. ”Cemile” ilk doru at─▒; asil, has arap at─▒. .Deli gibi d├Âver ovalar─▒, onu ufka ka├ž─▒r─▒r.. Ne de sen unutturabildin Cemile!

”_┼×imdi s├Âyle bakal─▒m, ┼ču kumar─▒ sen ni├žin oynuyorsun?

_Benim kumar oynamamdaki s─▒r kumar masas─▒ndakilere anlat─▒labilecek bir ┼čey de─čil…”

Beyni en k├Â┼če h├╝crelerine kadar meflu├ž, idaresinden tamamen h├óli; ”Kimse bana kendim kadar d├╝┼čman de─čil!” c├╝mlesi.. Bulundu─ču vaziyetin k├Ât├╝r├╝ml├╝─č├╝nden haberlidir, gel g├Âr ki; bazen efkar─▒n d├Ârt nala damarlar─▒nda ko┼čturmas─▒na m├óni olunamaz.. Ve kurtulu┼č i├žin en alt tabakalar─▒n basit hesaplar─▒ bile oyuncak se├žilebilir ve se├žilir.
O zaman zarf─▒ i├žinde fikri sabitler tamamen his iptaline u─črar. G├Âzleri, y├╝z├╝ anl─▒k se─čirmelerle oynamaktad─▒r. Nefsine emzi─čini verip, kapa ├ženeni! der gibi yakas─▒n─▒ b─▒rakmas─▒n─▒ ister. Ve susmayan bir ses varsa, o da insan─▒n i├žinden gelenidir. Milyonlar─▒ pe┼činden s├╝r├╝kleyene kadar ve O p─▒nar─▒n pe┼činden s├╝r├╝klenene kadar ses/ler hi├ž susmayacakt─▒r. Ve gelecek zamanlar hi├ž silinmeyecek bir m├╝rekkebe gebe kalacakt─▒r. Fakat daha Gen├ž ┼×airi ├žok yanmalar bekler..

”─░nsan, ├ž├╝r├╝mez, p├Ârs├╝mez, lif lif da─č─▒lmaz da ne olur bu cemiyette?” Ve beyin, ├žatla ├Âyleyse!
Ruhunda d├╝─č├╝mlerle, beyninde fikri sabit; bir deva gibi hep ona ka├ž─▒┼č.. Hatta son paras─▒na kadar soyan, a├ž b─▒rakan, otuz ya┼č─▒n─▒ yutan hep o fahi┼če; kumar!..

”_Anlat bakal─▒m ┼ču anlatmaktan ├žekindi─čin s─▒rr─▒..
_Al─▒┼čkanl─▒k i┼čte..
_Olamaz, sende, ruhunda bir d├╝─č├╝m var..

_Ben, maddi ve m├ónevi neyim varsa kumara, eczahaneden ila├ž al─▒r gibi veriyorum.

_Anlayam─▒yorum..
_Anlayamazs─▒n!”

Bu ├Âyle bir m├╝stemlekedir ki, b├╝t├╝n zelilli─čiyle kabul g├Âr├╝lme, ama ondan ayr─▒l─▒─ča bir t├╝rl├╝ g├╝├ž yetirememe.. ─░nsan─▒n anlatmada aceze kald─▒─č─▒, idrakte beyni z─▒platan bir mefhum.. Ahtapot gibi saran, t├╝m derine o zehri ┼č─▒r─▒ngalay─▒p tamamen hissi iptal etme; ama d├Ân├╝p dola┼č─▒p onda soluk alma h├óleti…”Yang─▒na, itfaiye hortumiyle su yerine gaz s─▒kar gibi bir ┼čey…”Ne denilebilir ki?

”D├╝┼č├╝nmenin, ac─▒ya batt─▒k├ža daha fazla batmak ihtiyac─▒n─▒n il├óc─▒…” ─░┼čte bu, tek ba┼č─▒na t├╝m c├╝sseyi esir alm─▒┼č k─▒stas; ruha can ├žeki┼čmeler tasallut eder, dima─č─▒ vehim k─▒skac─▒na yakalat─▒r, her ┼čeyden m├╝sta─čni olunur, ve sadece uzaklara d├╝┼čmeler ya┼čat─▒r. Kendi kendinden ka├žmay─▒, pe┼čine d├╝┼čen evhamlardan kurtulmay─▒, hep onda arar; y├╝rek k─▒z─▒nda… ├ç├Âz├╝m olmaz, olamaz, ne de etraf─▒ndaki ahmak kafal─▒lar. Sadece beyin k─▒vr─▒lmalar─▒ i├žinde, y├╝z├╝ndeki se─čirmeler… Ah cins kafa! Zordur ta┼č─▒nmas─▒, s─▒rr─▒ olan kafan─▒n!.. Art─▒k korkmalar ba┼člar, delirmekten, akl─▒n─▒ oynatmaktan.. Uyumak m─▒? dediniz.

”Yaln─▒z hayret, ha┼čyet, deh┼čet…
Ba┼čka m├ón├ó tan─▒m─▒yorum.
Uyuyabilir miyim?”

M├ónevi b├╝k├╝lmeler say─▒s─▒n─▒ artt─▒r─▒r, patlayacak kadar geni┼čleyen kafas─▒, cinnete anbean ko┼čar. Adeta tabiat─▒n─▒n ─▒st─▒rapla karde┼čli─či vard─▒r. ”Onca, idrak ─▒st─▒rap, ─▒st─▒rap ise idrakt─▒r.” Ba┼čtan a┼ča─č─▒ vehim kumkumas─▒…

?”_Benim ├ž─▒ld─▒rmaktan korkum, seninkinden ├žok fazla…
Gen├ž ┼×air_Bunun i├žin mi esrar i├žiyorsun?
?_U├žurumlar─▒n nas─▒l ├žekti─čini bilmez misin?
Gen├ž ┼×air_Nas─▒l bilmem!…

Ve t├╝m a─č─▒rl─▒─č─▒nca dipsizli─če tutulmu┼čtur!
ÔÇŽÔÇŽ..
Sene 1931, ya┼č 27.. Bunca fikir n├Âbetlerine yakalanma esnas─▒nda askerlik gelir ├žatar. K─▒sa zamanda r├╝tbe r├╝tbe b├╝y├╝me. M├╝savilerini boyunduru─ču alt─▒na alma ile emir sahibi olman─▒n vermi┼č oldu─ču ma─črurlu─ča yakalan─▒┼č. Zaman zaman uzun vakitli g├Ârevden uzakla┼čma/ka├žmalar. Geceleri yast─▒─ča kafas─▒n─▒ koydu─ču anda ritmik horultular e┼čli─činde r├╝cu eden bohemli mazi. Hastal─▒kl─▒ d├╝┼č├╝ncelerden zar zor yakay─▒ kurtarma gayretleri. Mevcut h├ól ile 6 ay neferlik, HarbiyeÔÇÖde 6 ay talebelik, ard─▒ndan 6 ay subayl─▒k.. Kendisini ─▒s─▒ran evhamlara daha fazla sabredememe ve talebelik d├Ânemini erteleyi┼č..

Ve Gen├ž ┼×air tekrar ÔÇśÔÇÖEsafil-i ┼×arkÔÇÖÔÇÖ idraksizlerine kap─▒lan─▒r. Gittik├že b├╝y├╝yen kimlik, etraf─▒nca methiyeler ve ÔÇśÔÇÖOtuzundan eksik ┼čairlerin en ├╝st├╝n├╝!..ÔÇÖÔÇÖ yaftas─▒. Daimi ├╝niforma ve ÔÇśÔÇÖEsafil-i ┼×arkÔÇÖÔÇÖ m├╝davimli─či aras─▒nda gel gitler..Fevzi ├çakmakÔÇÖ─▒n; ÔÇśÔÇÖBoyuna uzatt─▒─č─▒ askerlik hayat─▒ benimkine yak─▒nd─▒r!ÔÇÖÔÇÖ latifesiyle asl─▒nda m├╝┼čahhas bir zemine oturtulan kafa-ruh yap─▒s─▒. ├ç├╝nk├╝; bulundu─ču vaziyet katlan─▒lmazd─▒r. Kafa vaziyeti..

Askerlik ennihayet neticelenir. Bankac─▒l─▒kta ├žal─▒┼čma safhalar─▒.. Yine B├ób─▒├óliÔÇÖnin kof kodamanlar─▒ e┼čli─čindeki harcanmalar. O zaman─▒n ┼čehirle┼čmeyen Ankaras─▒; daralt─▒l─▒ aylar ve AnadoluÔÇÖya tayin istemi. Ve Trabzon. Buraya da yaln─▒z birka├ž ay sabredebilecektir. S├╝rekli banka i┼čleri, hesaplar, okuma, yazma, d├╝┼č├╝nmeÔÇŽ Sonunda kovulmaya sebebiyet verecek kadar sert usl├╝p ile izin istemesi, netice beklenmeden ─░stanbulÔÇÖa yolculuk.. ÔÇśÔÇÖ┼×air oldu─ču i├žin elbette garip ve muvazenesiz de olmas─▒ gereken adam..ÔÇÖÔÇÖ tekrar B├ób─▒├óli i├žerisindedir..

ÔÇśÔÇÖ29 ÔÇśuncu ya┼č─▒n─▒ s├╝r├╝p do─čdu─ču ay olan May─▒sÔÇÖa do─čru 30ÔÇÖuncu ya┼č─▒na ilerlerken 1934 k─▒┼č─▒n─▒n ba┼člar─▒nda sessiz sedas─▒z, hayat─▒n─▒n en b├╝y├╝k kas─▒rgas─▒na ├žat─▒verdi.ÔÇÖÔÇÖ (Nokta Nokta) Han─▒mefendi!

Bir g├╝n TarhanÔÇÖ─▒n e┼či L├╝syen Han─▒mÔÇÖ─▒n teklifi ├╝zerine ÔÇśÔÇÖtipikÔÇÖÔÇÖ han─▒mefendiye giderler. TaksimÔÇÖde bir apartman. ─░lk kar┼č─▒la┼čmada tuhaf cereyan.. Kendisinden 7-8 ya┼č b├╝y├╝k├že, asil bir pa┼ča k─▒z─▒. Garip cazibeye meyilli, tutuk beyin..
Bankada ne i┼č g├Ârse akl─▒ hep onla dolu; birini dinler gibi olup, bir ┼čey yazar gibi g├Âr├╝n├╝p hep ona iltica.. Ka├ž─▒n─▒lmaz bir kuvvetle onda da─č─▒lma, onda toparlanma. ┼×imdiye kadar, hep bir ├╝st perdeden edebiyat ├žer├ževesinde bahis olan kad─▒n aforizmas─▒na, birinci dereceden mahk├╗miyet. Hep bir ka├žan hay├ól ve o kovalayan bir hayalettir. (Nokta Nokta) Han─▒mefendiÔÇÖde muazzam b├╝y├╝leme; ÔÇśÔÇÖ Kendini damla damla vermeyi bilmek ve testiyi asla bo┼čaltmama sanat─▒.ÔÇÖÔÇÖ

Gen├ž ┼×air kendi i├žinde sava┼člardad─▒r. Ceketini giydirmek kadar kolay ve i├ži-d─▒┼č─▒yla kendi benli─čine boyamas─▒ fikrine tenakuz kendi benli─činden ├Âd├╝n verme ve s─▒rt ├╝st├╝ d├╝┼čmeler.. Kendini, kendi eliyle par├žalamak ve b├Âlmek ama yine de gururuna yedirememe ve fuzuli te┼čebb├╝sler..

Aylar k─▒vranmalara ┼čahit, t├╝m hayat─▒n merkezine oturtulan (Nokta Nokta) Han─▒mefendi; bu histen ├Âte, elde edememe, ula┼čamama ├žaresizli─čini onuruna yedirememesidir. ÔÇśÔÇÖ Ba┼čkalar─▒na meltem g├Âr├╝nen kas─▒rga onu harap etmi┼č, esiyor.ÔÇÖÔÇÖ

Hangi yolu denese, ne kadar kendisine hayran b─▒rakmaya ├žal─▒┼čsa daim ayn─▒ ├žer├ževe; resmi bir eda ve ilgisiz bir tebess├╝m.. Akl─▒ndan zerre ├ž─▒kmaz, s├╝rekli yal─▒s─▒n─▒ per├žinlemeler. Aramalar, konu┼čmalar, davetlere i┼čtirak.. Mektuplar yazmaya ba┼člar, bir gece yine kalem elinde, ak─▒l b├╝sb├╝t├╝n h├ókimiyetten h├óli ve ense k├Âk├╝nde fezalar─▒ hissetmenin arefesi.. Y─▒l 1934.

ÔÇśÔÇÖArt─▒k siz benim i├žin l├╝zumsuz bir ┼čeysiniz! Size eri┼čememenin inkisar─▒ i├žinde as─▒l ve eri┼čilmesi gerekenin kim oldu─čunu deh┼četle g├Âr├╝yorum. Siz bana ne verseniz neticede verebilmek kudretinde olmad─▒─č─▒n─▒z─▒n ihtarc─▒s─▒ndan ba┼čka bir ┼čey olamazs─▒n─▒z! Siz bana istedi─čimi veremezsiniz! Siz hayal, bir g├Âlge, bir benzeyi┼č, bir remzden ibaretsiniz.. Siz, mutlak yoklu─čunuz i├žinde malikiyetin mahrumlu─ča d├Ânen ┼čekliyle kar┼č─▒ma mutlak varl─▒─č─▒, AllahÔÇÖ─▒ ├ž─▒kard─▒n─▒z!ÔÇÖÔÇÖ

Ve ┼čiddetle sars─▒lmalar ba┼člar, bir nazar─▒n himayesinde azapl─▒ davetiye..

Bir yaz sabah─▒, denizi ge├žip Ey├╝pÔÇÖe d├╝┼č├╝┼čÔÇŽ

1934ÔÇÖ├╝n son g├╝n├╝yle 1935ÔÇÖin ilk g├╝n├╝; Gen├ž ┼×air ├Âlm├╝┼č, Necip Faz─▒l hen├╝z do─čmu┼čtur! Ve ba┼člar kendi kendiyle bamba┼čka bir muharebeÔÇŽ

ÔÇśÔÇÖGer├žek a┼čka bir oyunla ge├žtim.ÔÇÖÔÇÖ (Nokta Nokta) Han─▒mefendiÔÇÖnin kar┼č─▒l─▒─č─▒.

ÔÇśÔÇÖHerkes kumar─▒ kumar i├žin oynad─▒─č─▒m─▒ san─▒yorÔÇŽ Halbuki ben kumar─▒, d├╝┼č├╝nmemek i├žin oynuyorum. Ruhuma ├╝┼č├╝┼čen sabit fikirlerin beyin zar─▒m─▒ y─▒rtan vehimlerin biricik ilac─▒ olarak onu buldum.ÔÇÖ’Kumar─▒n kar┼č─▒l─▒─č─▒.

ÔÇśÔÇÖHi├žbir yerde s─▒rlar─▒ ├ž├Âz├╝ld├╝kten sonra kal─▒namaz!ÔÇÖÔÇÖa itaat ve nihayet.
Sark




Do─črulmay─▒ Hat─▒rlamak ve Necip Faz─▒l

D├╝nya tarihi hakk─▒n bat─▒la kar┼č─▒ g├╝├žten d├╝┼čmeye ba┼člad─▒─č─▒nda, ilahi inayetle yeniden g├╝├žlendi─čine defalarca ┼čahit olmu┼čtur. Peygamberler tarihi t├╝m m├╝cadelelerin ├Âz├╝ndeki bu ├žat─▒┼čman─▒n en bariz tezah├╝r sahas─▒d─▒r. ─░nsan ne zaman nefsine kap─▒larak sapk─▒nl─▒─ča d├╝┼čse ve ne zaman bat─▒l hakk─▒ sindirecek olsa, kullar─▒n─▒n yeg├óne g├Âzeticisi olan Allah bir el├ži g├Ândermi┼č ve insano─člunun topyek├╗n hel├óka s├╝r├╝klenmesini engellemi┼čtir. ┼×eytan─▒n Hz. Adem’e do─čru secde etmeyi reddetti─či an ba┼člayan bu m├╝cadele, insan varl─▒─č─▒n─▒n en temel meselesi olarak, t├╝m di─čer ├žat─▒┼čmalar─▒n ├žekirde─čindeki varl─▒─č─▒n─▒ k─▒yamete kadar koruyacakt─▒r. Nihai zafer ise hem d├╝nyada, hem de ahirette Allah’─▒n iradesiyle daima hakk─▒n nasibidir. ├ç├╝nk├╝ O, d├╝nya hayat─▒n─▒ bir imtihan haline getiren bu m├╝cadelede insano─čluna en sevgili kullar─▒yla yard─▒m ederek hak saf─▒ndakilere Cennetini sunmaktad─▒r.

─░nsanl─▒k tarihi boyunca Hakk─▒ temsil eden ─░slam, 14 y├╝zy─▒l ├Ânce d├╝nyay─▒ tekrar ayd─▒nlatmaya ba┼člad─▒ ve bat─▒l kar┼č─▒s─▒nda hakka yeniden ayakta durma kudreti kazand─▒rd─▒. Allah bu kez hakka en b├╝y├╝k yard─▒m─▒ yapm─▒┼č ve bizzat kendi sevgilisini rehber k─▒larak yery├╝z├╝n├╝ bereketlendirmi┼čti. ─░ki Cihan G├╝ne┼či yaln─▒zca bat─▒la ma─člup olurken imdad─▒na ko┼čtu─ču Arap Yar─▒madas─▒’n─▒ ayd─▒nlatmayacak, nurunu d├╝nyan─▒n her yerine k─▒yamet kopuncaya dek yaymaya devam edecekti. Onun geli┼čiyle ilahi nur en sistemli ┼čekilde tecelli ediyor, zaman─▒n keyfiyetteki en ├╝st├╝n noktas─▒na ula┼č─▒l─▒yor ve d├╝nya, ruh├« a├ž─▒dan alt─▒n ├ža─č─▒n─▒ ya┼č─▒yordu. ─░deal insan─▒n in┼ča edildi─či bu mukaddes ├ža─čda ideal cemiyet de hayat buluyordu. Allah yolunda m├╝cadele ve in┼ča zevki insanlar─▒ t├╝m eski ba─člardan kurtar─▒yor, insanlar hak saf─▒nda yer almak i├žin cemiyet ve ailelerini dahi teredd├╝ts├╝z terk ediyordu. Hi├žbir zaman, hi├žbir i┼čtiyak bu kutsal k├╝melenmedeki kadar b├╝y├╝k olmam─▒┼čt─▒.

Ferde ve cemiyete ruhunu veren bu alt─▒n ├ža─č zaman─▒n ├žizgisel ak─▒┼č─▒nda geride kalmaya ba┼člad─▒─č─▒nda, zirveden de geri d├Ân├╝┼č ba┼člad─▒. Nefsler ideal insan─▒ bozarken, bu bozulma cemiyette de ├že┼čitli ├žatlaklara sebep oluyordu. ─░mtihan o kadar b├╝y├╝kt├╝ ki, hen├╝z zaman─▒n zirvesinden birka├ž y─▒l uzakla┼čm─▒┼čken M├╝seyleme’ler baz─▒ sahabileri aldatabilecek ├Âl├ž├╝de g├╝├žleniyor, hak etraf─▒ndaki vahid kollara ayr─▒l─▒yor ve hatta bu kollar aras─▒nda bat─▒l da kendine hareket sahas─▒ buluyordu. Bu k─▒yamete kadar ya┼čayacak olan hak yolcular─▒ i├žin b├╝y├╝k bir ihtard─▒. Cemiyetteki hassasiyetin yumu┼čamaya ba┼člad─▒─č─▒ ilk anda bat─▒l s─▒├žr─▒yordu. Nefslerin hakimiyeti ele almamas─▒ i├žin, daima ┼čevk halinde ve diri kalman─▒n gereklili─či a├ž─▒k bir ┼čekilde belirmi┼čti.

Allah’─▒n, sevgilisinin ├╝mmetine bah┼četti─či nimetlerden birisi de do─črulabilme istidad─▒d─▒r. Zira hi├žbir ├╝mmet, Hz. Muaviye sonras─▒nda meydana gelen menfi k─▒r─▒lmaya ra─čmen ayakta kalabilecek yetenekte olmam─▒┼čt─▒r. Allah’─▒n sevgilisine ├╝mmet olmakla ┼čereflenen cemiyet ise, 2 y─▒ll─▒k iktidar─▒n─▒ zaman─▒n keyfiyet zirvesine yakla┼čt─▒ran bir halife g├Ârd├╝. Kendisinden 25 y─▒l sonra dahi zekat vermek ├╝zere fakir bulunamad─▒─č─▒ rivayet edilen ├ľmer bin Abd├╝laziz’in yans─▒tt─▒─č─▒ anlam kendi ┼čahs─▒ndan ├Âtedeydi. ├ç├╝r├╝meye y├╝z tutan nizam─▒ do─črultma ┼čans─▒ bu ├╝mmetin daima elinde olacakt─▒. Dininin k─▒yamete kadar hamisi olaca─č─▒n─▒ alemlerin rabbi de s├Âyl├╝yordu. ─░slam tarihi hep bu daire etraf─▒nda s├╝r├╝p gitti. Baybars, Selahaddin, H├╝davendig├ór, Fatih gibi ├Ânder ┼čahsiyetler, ─░mam-─▒ Gazali, Muhyiddin-i Arabi, ─░mam-─▒ Rabbani gibi tefekk├╝r ve tasavvuf insanlar─▒ ile pek ├žok veli ve isimsiz kahraman, hak temsilini hep diri tuttu. Allah’─▒n sevgilisi, ├Âyle bir ├ž─▒─č─▒r a├žm─▒┼čt─▒ ki bir daha Peygamber g├Ânderilmeyecek olsa da, ─░slam fert ve cemiyet sahas─▒nda hi├žbir zaman teslim olmayacakt─▒.

─░├žteki ve d─▒┼čtaki negatif etkenlere kar┼č─▒ hakk─▒ koruyarak y├╝celten devletler de bu ├╝mmete destek oldu. Allah’─▒n dinini aziz etme vaadini eliyle ger├žekle┼čtirdi─či bu devletler aras─▒nda Osmanl─▒ belki de en m├╝him yere sahipti. Osmanl─▒ ve onu do─čuran Sel├žuklu, hakk─▒ Hristiyanl─▒─č─▒n kalbini de i├žeren bakir alanlara ta┼č─▒d─▒. Y├╝zy─▒llar boyu ─░slam’─▒ koruma ve yayma vazifesini yerine getiren Osmanl─▒, ├Âzellikle y├╝kseli┼č ├ž─▒─č─▒r─▒nda devrinin en b├╝y├╝k asker├« ve siyas├« g├╝c├╝ haline gelerek ─░slam’─▒ zirvede temsil etti. Temsil fert ve cemiyet hayat─▒nda da m├╝kemmel bir ger├žeklik kazanm─▒┼čt─▒. Devletin en ├╝st├╝ndeki ki┼čiler olan Padi┼čahlar─▒n hayat─▒na bakarak cemiyete yay─▒lan a┼čk ve ahlak hakk─▒nda fikir sahibi olmak m├╝mk├╝nd├╝r. ─░kinci tekbirde K├óbe’yi g├Ârebilmesinden ┼čikayet eden, kolunun kesilmesine h├╝kmeden kad─▒y─▒ sayg─▒yla kar┼č─▒layan, ├Âl├╝m d├Â┼če─čindeyken “Allah’la olmak vaktidir” diyen yaverine “Ya sen ne san─▒rd─▒n?” cevab─▒n─▒ veren insanlar─▒n ba┼čta oldu─ču bir devlette, sadaka ta┼člar─▒ ve benzersiz evkaf k├╝lt├╝r├╝ de tabii olarak geli┼čecekti. ─░├žteki huzur da, d─▒┼čtaki heybet, cayd─▒r─▒c─▒l─▒k ve kaynayan co┼čkunluk da hep hak ba─čl─▒l─▒─č─▒ndaki dinamizmden ileriye geliyordu. ─░la-y─▒ Kelimetullah davas─▒n─▒ cihana yaymak gayesi etraf─▒nda halkalanan bu yumak, hem ba┼čarma ruhuna, hem de bu ruh sayesinde en iyi maddi ara├žlara sahip olmu┼čtu. Osmanl─▒ devleti ─░slam gayesi etraf─▒nda vecdle birle┼čiyor, ─░slam Osmanl─▒’n─▒n ellerinde ├ža─čdan ├ža─ča ta┼č─▒n─▒yordu.

Fakat bu durum zamanla de─či┼čme yoluna girdi. Nefs vecdi yeniden bast─▒rd─▒. Gayretin yerini rehavete b─▒rakmas─▒yla devletin ruhu zirvedeyken ├ž├╝r├╝meye ba┼člad─▒. ─░├ž ve d─▒┼č geli┼čmeler g├Âr├╝lemiyor, f─▒rsatlar ka├ž─▒yor ve kendini g├╝ncelleme yetene─či kayboluyordu. D─▒┼čar─▒daki m├╝stahkem g├Âr├╝nt├╝ i├žerideki ruhsuzla┼čmay─▒ gizleyen bir perde oldu. Gerek mevki sahipleri, gerekse de cemiyet i├žine d├╝┼č├╝len ├ž├╝r├╝meyi zaman─▒nda fark edemedi. Devlet-i Aliye hi├žbir sebeple de─čil, ruhunun kald─▒rd─▒─č─▒ bu teslimiyet bayra─č─▒yla ├ž├Âk├╝yordu.

Osmanl─▒’n─▒n ├ž├Âk├╝┼č├╝n├╝ engellemek i├žin y├Âneticilerin ├ž├Âz├╝m├╝ d─▒┼čar─▒da aramaya ba┼člamas─▒, devleti y├╝kselten ruhtan kopmay─▒ iyice h─▒zland─▒rd─▒. Hakk─▒ ihya gayesindeki rehavet fark edilemedi, tazelenme heyecan─▒n─▒n yerine g├╝├žl├╝ye ├Âzenme hissi hakim oldu. Aradaki b├╝nye fark─▒na ra─čmen taklit├žilik ├ž─▒─č─▒r─▒ a├ž─▒ld─▒. Bu ├ž─▒─č─▒r 18. y├╝zy─▒l─▒n ikinci yar─▒s─▒ndan itibaren iyice belirgenle┼čti. Zamanla da devleti y├╝kselten ┼čevkin kayna─č─▒ ─░slam, elit kadronun g├Âz├╝nde su├žlu konumuna d├╝┼čt├╝. ├ľte yandan cahille┼čen halk idealini kaybedince hem k─▒ymet ├╝retemez hale geldi, hem de t├╝m ─░slam├« vakar─▒n─▒ yitirdi. D├╝nyay─▒ titreten milletin azmini azg─▒n bir nefsaniyet oyarken, Anadolu insan─▒n─▒ yo─čurup y├╝celten ─░slam, kendini su├žlu ilan eden ├╝st kademe ile ham yobaz─▒n a┼čks─▒zl─▒─č─▒ aras─▒nda git gide gariple┼čiyordu.

Bu durum cumhuriyetin ilk y─▒llar─▒n─▒ da kapsayacak ┼čekilde daima k├Ât├╝le┼čen bir hastal─▒k halinde s├╝rd├╝. ─░slam’─▒n bayraktar─▒ olan Osmanl─▒ ve miras├ž─▒lar─▒ d├╝nyadaki itibar─▒n─▒ kaybederken, kendi b├╝nyesindeki tahri┼č de git gide derinle┼čmekteydi. ─░slam’─▒n da, Osmanl─▒’ya paralel olarak d├╝nya ├╝zerindeki tesiri azal─▒yordu.

─░dealsizlikten kurtulup iki cihan saadetini yakalamak i├žin, ├╝st kadro taraf─▒ndan tasfiyesine ├žal─▒┼č─▒lan hak heyecan─▒n─▒ yeniden ┼čevke kavu┼čturmak gerekiyordu. ─░┼čte b├Âyle bir ortamda, ihtiya├ž duyulan vecd Abd├╝lhakim Arvasi Hazretleri vas─▒tas─▒yla bir deha ├╝zerinde tecelli etti. Hakka hizmet a┼čk─▒n─▒ diriltecek ve geri kalm─▒┼čl─▒─č─▒, rehaveti, bezginli─či temizleyecek bir ideal kahraman─▒ hayat buldu. B├Âylece y├╝zy─▒llardan beridir devam eden, t├╝m s─▒k─▒nt─▒lar─▒n lokomotifi halindeki manevi gerileyi┼čin ├Ân├╝ne b├╝y├╝k bir set ├žekilmi┼č oldu. Aksiyon ruhunu bu halka yeniden kazand─▒rarak k├Ât├╝ gidi┼čat─▒ durduracak bir k─▒r─▒lma noktas─▒ olu┼čturmak, Necip Faz─▒l’─▒n d├╝nya tarihine yapm─▒┼č oldu─ču ├žok ├Ânemli bir katk─▒d─▒r. Necip Faz─▒l tarihteki k─▒r─▒lma noktalar─▒ndand─▒r.

Onun ba┼čar─▒s─▒n─▒ yak─▒ndan g├Ârmek i├žin hayat─▒na k─▒saca bakmak ├Ânemli bir tetkik avantaj─▒ sa─člayacakt─▒r. Kendisi, Abd├╝lhakim Arvasi Hazretleri ile tan─▒┼čmad─▒─č─▒ d├Ânemde, ileride girece─či m├╝cadelede ba┼čar─▒l─▒ olma ihtimalini artt─▒ran co┼čkun bir mizaca sahipti. Bir yandan el att─▒─č─▒ t├╝m i┼člerde ├ževresini kendisine hayran b─▒rak─▒yor, di─čer yandan da beynini patlat─▒rcas─▒na d├╝┼č├╝n├╝yor ve karar k─▒laca─č─▒ ─░slam’─▒ sindirecek idrak ├žap─▒na ula┼č─▒yordu. Bu d├Ânemde k├Âk├╝nden kopan elit tabaka taraf─▒ndan, h├ó┼č├ó, peygambere benzetilen, Tanr─▒ ┼×air lakab─▒ tak─▒lan, milli mar┼č yazmaya lay─▒k yegane kimse kabul edilen ve hakk─▒nda bir m─▒sra─▒n─▒n bir millete ┼čeref vermeye yetece─či s├Âylenen bir ki┼či haline gelmi┼čti. ├ľte yandan, as─▒rl─▒k tefekk├╝r rehavetine kap─▒lmam─▒┼č bir zihne sahipti ve uykudaki insanlar─▒ harekete ge├žirebilecek donan─▒m─▒ biriktiriyordu. Necip Faz─▒l, hayat─▒n─▒n sonuna kadar tutaca─č─▒ yola girmeden ├Ânce, ├ža─člar s├╝ren gidi┼či durduracak g├╝c├╝ kendi ├╝zerinde olgunla┼čt─▒rm─▒┼čt─▒.

Necip Faz─▒l kendini ─░slam davas─▒na adad─▒─č─▒nda, ├ž├╝r├╝mekte olan toplumda yepyeni bir alt k├╝lt├╝r olu┼čturacak kadar kuvvetli olan vecdiyle m├╝cadeleye at─▒ld─▒. Hayat─▒n─▒n ilk d├Âneminden gelen birikimin de tesiriyle bat─▒lla her alanda sava┼čt─▒. Amac─▒ yaln─▒zca bat─▒lla u─čra┼čmak de─čildi. ├ľnce rehavete kap─▒lan, sonra inan├žlar─▒ndan kopmaya ve teslim olmaya ba┼člayan, en nihayetinde de ├Âzellikle h├╝kmedicileri elinde k├Âk├╝ne d├╝┼čman hale gelen cemiyeti hakka kar┼č─▒ uyand─▒rmaya b├╝y├╝k bir ├žaba harcad─▒. Ham yobazla en ├žok o m├╝cadele etti, k─▒ld─▒─č─▒ namaz─▒ birtak─▒m fiziksel hareketlere indirgeyen zihniyeti s├Âk├╝p atmaya en b├╝y├╝k ├Ânemi o verdi. B├Âylece Necip Faz─▒l bat─▒l─▒ tahripte kalm─▒yor, ─░slam ruhunu in┼ča da ediyordu.

Anadolu halk─▒ b├╝t├╝n resm├« g├Ârevlerini terk ederek t├╝m verimini hakk─▒ diriltmeye adayan bu adam─▒ ba─čr─▒na bast─▒. B├╝y├╝k Do─ču Dergisi i├žin, Anadolu’nun farkl─▒ k├Â┼čelerinde insanlar sabah namaz─▒yla birlikte bayi kuyruklar─▒na giriyor, karn─▒n─▒ doyurmaya geliri yetmeyen halk 3-5 kuru┼čluk g├╝nl├╝k yevmiyesiyle ─░slam’─▒ hayk─▒ran bu insan─▒n yan─▒nda saf tutmaya ├žal─▒┼č─▒yor ve i├žerikteki derinli─či anlamasa da ak─▒n ak─▒n onun konferanslar─▒na ko┼čuyordu. ─░slamiyet’e yap─▒lan muamele kar┼č─▒s─▒nda akl─▒n─▒ kaybedecek dereceye gelen bir Kayserili gencin vefatinden ├Ânce Necip Faz─▒l’─▒n ismini say─▒klamaya ba┼člamas─▒ kadar bu ba─članmay─▒ ifade edecek ba┼čka bir hadise bulmak zordur. Kaybedilen ruhun k─▒r─▒nt─▒lar─▒n─▒ ta┼č─▒yan Anadolu gen├žli─či B├╝y├╝k Do─ču yan─▒nda saf tutmu┼čtu. Her biri gelece─čin ├Ânde gelen edebiyat├ž─▒lar─▒, siyaset├žileri, akademisyenleri ve kanaat ├Ânderleri aras─▒na girecek olan bu gen├žlerinn deste─čiyle m├╝cadele s├╝r├╝yor ve y├╝ksek tiraj─▒n─▒ kat kat a┼čan bir n├╝fuz kudretiyle B├╝y├╝k Do─ču Anadolu’ya ruh ├╝fl├╝yordu. Necip Faz─▒l, her t├╝rl├╝ bask─▒ya ra─čmen durup dinlenmeden ├žal─▒┼čm─▒┼č ve ─░slam ruhuna ba─čl─▒ parlak ┼čahsiyetlerin beslendi─či kaynak olmu┼čtu. Onun ├Â─črettikleriyle kendini yeti┼čtirenler de milyonlar─▒ bulan kitleleri hak davas─▒n─▒n ├ževresinde halkal─▒yor, miza├ž farkl─▒l─▒klar─▒na ra─čmen ayn─▒ hak heyecan─▒n─▒ yay─▒yordu.

Necip Faz─▒l ├ža─člar boyu s├Âylenmeyenleri kafas─▒nda pi┼čirmi┼č olarak y├╝ksek sesle hayk─▒r─▒yordu. Tanzimatla h─▒zlanan bat─▒ya teslimiyetin ancak gev┼čemeyi artt─▒raca─č─▒n─▒, hakikat bayraktar─▒ olan Anadolu halk─▒n─▒n hak yoldan kopar─▒lmamas─▒ gerekti─čini anlat─▒yordu. Kendisi do─čuyu, bat─▒y─▒ ve ─░slam’─▒ en m├╝him kaynaklar─▒yla tetkik etmi┼č, dehas─▒n─▒n ele─činden ge├žirmi┼č ve ─░slam ├ž├Âz├╝m├╝n├╝ kar┼č─▒la┼čt─▒rmal─▒ ve sistemli bir ┼čekilde somut olarak ortaya koymu┼čtu. Anadolu halk─▒n─▒n mayas─▒ndaki g├╝├ž d├╝nyan─▒n i├žinde bulundu─ču a├žmaz─▒ ├ž├Âzecek yegane umut kayna─č─▒yd─▒. D├╝nyan─▒n bekledi─či ink─▒lap bu topraklardan f─▒┼čk─▒racakt─▒. Bu fikirleri anlatmak ad─▒na t├╝m mai┼četini feda ederek ├ž─▒kard─▒─č─▒ B├╝y├╝k Do─ču Dergileriyle, onlarca telif eseriyle, edeb├« a├ž─▒dan da zirveyi tutan ┼čiir, tiyatro ve hik├óyeleriyle ger├žek ─░slam’─▒ anlatt─▒. Necip Faz─▒l’─▒n ─░slam m├╝dafas─▒ genel h├╝k├╝mleri ruhsuz bir dille tekrarlamaktan da, reformist ak─▒m─▒n materyalizme ma─člup olan bat─▒l diyalekti─činden de farkl─▒yd─▒. Nefs muhasebesini ├Âne ├ž─▒kar─▒yor, insan─▒n ve cemiyetin s├╝rekli kendini g├Âzden ge├žirmesini ve taze bir gayretle daima Allah’─▒n dininin ├Âz├╝ne hizmet yolunda kalmas─▒n─▒ ├Â─č├╝tl├╝yordu. Onun literat├╝re kazand─▒rd─▒─č─▒ “fikir ├žilesi” tabiri olduk├ža m├╝himdir. ├ç├╝nk├╝ onun s├╝rekli tavsiye ederek kendi ┼čahs─▒nda ya┼čatt─▒─č─▒ bu kavram, sahip olunan fikirleri sindirmeyi ve oturmu┼č, tam bir bilin├ž ile hareket etmeyi de kaps─▒yordu. Bu ise idealizmin kap─▒s─▒n─▒ a├žacakt─▒. Bunlar, tesir sahibi bir ayd─▒n taraf─▒ndan ilk defa s├Âylenen ┼čeylerdi. O g├╝ne kadar d├╝nyada ve ahirette kurtulman─▒n anahtar─▒ olan ─░slam’a hep ayak ba─č─▒ olarak bak─▒lm─▒┼čt─▒. Bu ise kendi hamurunu tetkik etmeden bat─▒ya kap─▒lan ayd─▒nlar─▒n, iki d├╝nyada zelil olmakla sonu├žlanacak korkun├ž bir yanl─▒┼č─▒yd─▒.

Necip Faz─▒l yaln─▒zca fikirleriyle de─čil, ki┼čili─či ve ├Ârnek m├╝cadelesiyle de b├╝y├╝k bir uyand─▒r─▒c─▒ olmu┼čtu. ─░slam’─▒n y├╝reklerde garip kald─▒─č─▒ bir devirde ortaya ┼čahs─▒n─▒ koyabilen bir ├Ândere ihtiya├ž vard─▒. Necip Faz─▒l’─▒n ├Âzg├╝ven sahibi duru┼ču, b─▒rakt─▒─č─▒ soylu izlenim sayesinde y├╝reklerde garip kalan ─░slam’─▒n vakar─▒n─▒ da artt─▒r─▒yordu. S─▒─č bir bak─▒┼č─▒n kibir olarak yorumlayaca─č─▒ baz─▒ tav─▒rlar─▒yla Necip Faz─▒l, kaybedilen vakar─▒ bulmaya yard─▒mc─▒ ├Ânemli bir rol modeldi. Kendisinin el att─▒─č─▒ her dalda muvaffak olabilmesi de M├╝sl├╝man neslin ├Âzg├╝ven kazanmas─▒nda olduk├ža b├╝y├╝k bir ├Ânem ta┼č─▒yordu. Ka├ž─▒rd─▒─č─▒ treni kovdu─čunu s├Âyleyen, T├╝rkiye’nin en b├╝y├╝k iki ┼čairinden biri oldu─čunu teredd├╝ts├╝z bilen, mesnetsiz ele┼čtirileri “sinek kondu diye 35’lik topu ate┼čleyemem” c├╝mlesiyle asil bir tenezz├╝ls├╝zl├╝k i├žinde kar┼č─▒layan etkileyici bir fig├╝r elbette ki ┼čahs─▒yla m├╝dafas─▒n─▒ yapt─▒─č─▒ ─░slam’─▒n prestijini artt─▒r─▒yor, b├╝k├╝k ba┼č─▒n─▒ g├Â─če kald─▒r─▒yordu.

Necip Faz─▒l’─▒n uyand─▒r─▒c─▒l─▒─č─▒ndaki ki┼čilik fakt├Âr├╝ ├Âzg├╝venden ibaret de de─čildi. Onun daima en iyiye talip olan, g├╝ndelik hayat saplant─▒s─▒n─▒ reddeden ve h├╝kmetmeyi arzulayan tavr─▒ takip├žilerini de ku┼čatt─▒. Bu ruh, hak heyecan─▒n─▒ ├ža─člar─▒n ├Âtesinde b─▒rakan Anadolu halk─▒n─▒ mayas─▒ndaki ┼čevkle bulu┼čturuyordu. Necip Faz─▒l fikir ├Âfkesi ta┼č─▒mayan kafalar─▒ ve “kim var?” suali soruldu─čunda teredd├╝tle etraf─▒na bak─▒nan bir gen├žli─či asla istemedi. Onun idealindeki toplum ge├žmi┼čiyle hesapla┼čan, daima y├╝re─či fokurdayan, hesaps─▒z hareketten ise tamamen uzak duran bir ate┼č yuma─č─▒yd─▒. “Kendimi fikirde, sanatta, ┼čunda bunda, d├╝nyan─▒n en b├╝y├╝k adam─▒ g├Ârmek, bilmek, g├Âstermek, bildirmek isterdim; tek, O Kap─▒ÔÇÖn─▒n k├Âpe─čine mahsus derece bilinsin diye” c├╝mlesiyle misyonunu a├ž─▒klayan Necip Faz─▒l, bu tutumuyla asl─▒nda b├╝t├╝n Anadolu’ya tarihi misyonunu hat─▒rlat─▒yordu.

Necip Faz─▒l’─▒n u─črunda hapislere girdi─či, hudutsuz ├Âvg├╝leri bir tarafa itti─či ve maddi/manevi i┼čkencelere katland─▒─č─▒ m├╝cadele ba┼čar─▒ya ula┼čt─▒. Onun k─▒rk y─▒ll─▒k gayreti sonu├žsuz kalmad─▒. Hak temsilindeki donukluk hem Necip Faz─▒l’─▒n, hem de ondan beslenenlerin katk─▒s─▒yla yerini celadetli bir ─░slami hassasiyete b─▒rakma yoluna girdi. Bug├╝n bize d├╝┼čen, bu fikir i┼č├žisini iyi anlamak ve meydana getirdi─či k─▒r─▒lma noktas─▒n─▒ istinat kabul edip Hak istikametinde a┼čkla ilerlemektir.

Sonu├ž olarak tarih sahnesini hak ve bat─▒l─▒n s├╝rekli devam eden bir ├žat─▒┼čma sahas─▒ olarak de─čerlendirebiliriz. Nefsaniyetin temsil etti─či bat─▒l, ilahi iradeyi yans─▒tan hakk─▒ insan yap─▒s─▒n─▒n zaaflar─▒ sebebiyle ├žo─ču zaman silecek noktaya getirmi┼čse de, Allah peygamberleri, veli kullar─▒ ve ki┼čilik sahibi olan di─čer kimselerle hakk─▒ devaml─▒ olarak takviye etmi┼čtir. Hakk─▒n di─čer bir ismi olan ─░slam’─▒, Osmanl─▒ devleti y├╝zy─▒llar boyu g├╝├žlendirip m├╝dafa ederken, zamanla b├╝nyede meydana gelen yumu┼čama hem hakk─▒ zay─▒flatm─▒┼č, hem de Anadolu insan─▒n─▒n ruhundaki ba─čl─▒l─▒─č─▒ zaafa u─čratm─▒┼čt─▒r. S├╝re├ž i├žerisinde y├╝zy─▒llar boyu k├Ât├╝ye giderek ilerleyen bu durum, Anadolu insan─▒n─▒ vizyonsuzluk ve cehalete mahkum etmi┼čtir. ─░nsan─▒m─▒z ideali etraf─▒nda te┼čkil etti─či d├╝nyadan koparak yaln─▒zca g├╝nl├╝k hayat─▒n─▒ s├╝rd├╝rmek i├žin ya┼čar hale gelmi┼čtir. Bu da insan─▒ insan yapan manev├« kuvvetin gizli bir materyalizm elinde zarar g├Ârmesiyle sonu├žlanm─▒┼čt─▒r. Bu gidi┼čat─▒ yar─▒da kesebilecek bir k─▒r─▒lma noktas─▒ T├╝rkiye tarihinin yeti┼čtirdi─či belki de en k─▒ymetli fikir adam─▒ olan Necip Faz─▒l’─▒n ─░slam’a kendini adamas─▒yla ortaya ├ž─▒kmm─▒┼č, Necip Faz─▒l’─▒n tesiriyle Anadolu halk─▒ kendini y├╝celten idealini hat─▒rlam─▒┼čt─▒r. Hak-bat─▒l sava┼č─▒ndaki saf─▒n─▒ vakarla yeniden tutabilmek, Necip Faz─▒l vesilesiyle Anadolu topraklar─▒na ba─č─▒┼članan vecd, at─▒l─▒m ruhu ve vizyon sayesinde cemiyet i├žin k─▒smen m├╝mk├╝n olmu┼čtur. Necip Faz─▒l’─▒n a├žt─▒─č─▒ ├ž─▒─č─▒r─▒n zaman i├žinde tamamen muvaffak olmas─▒ d├╝nya tarihi i├žin yeni bir hakikat ├ža─č─▒n─▒ a├žmaya gebedir; ├ž├╝nk├╝ hakk─▒ uzun y─▒llar y├╝celten ruh bu cemiyetin vaadetti─či istidat i├žerisinde do─črulmay─▒ hat─▒rlam─▒┼čt─▒r.

(Nevbahar)




├ťstadÔÇÖ─▒n Serbest Vezinde Yazd─▒─č─▒ Tek ┼×iir

A┼ča─č─▒daki yaz─▒, K├╝lt├╝r ve Turizm Bakanl─▒─č─▒ taraf─▒ndan yay─▒mlanan Necip Faz─▒l K─▒sak├╝rek kitab─▒nda Orhan Okay taraf─▒ndan kaleme al─▒nan Necip Faz─▒l ┼×iiri ve Poetikas─▒ isimli incelemeden iktibas edilmi┼čtir. ├ťstad’─▒n ┼čairlik cephesi, hece ├Âl├ž├╝s├╝ ├žer├ževesinde hayat bulmu┼čtur. ┼×iire ad─▒m att─▒─č─▒ ilk d├Ânemlerinde aruz ├Âl├ž├╝s├╝yle yazd─▒─č─▒ baz─▒ ┼čiirler d─▒┼č─▒nda, ├ťstad’─▒n o d├Ânemde serbest vezini de yoklad─▒─č─▒, bu vezinde bir ┼čiir yazd─▒─č─▒n─▒ a┼ča─č─▒daki iktibastan ├Â─čreniyoruz. (├ťstad’─▒n ┼čiir tarz─▒na dair bir a├ž─▒klama i├žin t─▒klay─▒n─▒z)

Burada bir parantez a├žarak serbest vezine ilgi g├Âstermeyen Necip Faz─▒l’─▒n yine bu ilk y─▒llardaki farkl─▒ bir denemesine de i┼čaret etmek gerekir. Mill├« Mecmua’da 1924 y─▒l─▒nda yay─▒mlanan “R├╝zg├órda Sesler” ba┼čl─▒kl─▒ ┼čiiri, Necip Faz─▒l’─▒n o g├╝ne kadar yazd─▒klar─▒ ve daha sonra yazacaklar─▒ b├╝t├╝n ┼čiirleri aras─▒nda gerek ┼čekil/yap─▒ ve ses gerekse muhteva bak─▒m─▒ndan ┼ča┼č─▒rt─▒c─▒ bir de─či┼čiklik g├Âstermektedir. ┼×iirin b─▒rakt─▒─č─▒ izlenim, o y─▒llarda serbest veznin dikkatleri ├╝zerine ├žeken ├Ârneklerini vermi┼č olan Naz─▒m Hikmet’in denemelerini hat─▒rlatmaktad─▒r. Ayn─▒ nesilden, hatta Bahriye Mektebi’nden arkada┼č olmakla beraber, birbirine z─▒t d├╝nya g├Âr├╝┼člerine sahip olan Naz─▒m Hikmet ve Necip Faz─▒l’─▒n zaman zaman ayn─▒ dergilerde ve ayn─▒ yazar meclislerinde bir araya gelmi┼č oldu─ču, kendilerine has n├╝kte ve hicivlerle birbirlerine tak─▒ld─▒klar─▒ bilinmektedir. Naz─▒m Hikmet’in ┼čahsiyeti hakk─▒nda “sanatta ├╝st├╝n politikac─▒ya misal”, “fikir namusu ad─▒na inand─▒─č─▒ b├ót─▒l’─▒n sonuna kadar fedaisi kalm─▒┼č” diyen Necip Faz─▒l, ┼čiiri i├žin de “bir beyanname ├ž─▒─čl─▒─č─▒”, “┼čiir nefesi olarak g├╝r bir b├╝nye”, “bir tebli─čci fakat usta” gibi de─čer yarg─▒lar─▒nda bulunur. Bu a├ž─▒dan bak─▒ld─▒─č─▒nda, yaz─▒l─▒┼č hik├óyesini bilmedi─čimiz “R├╝zg├órda Sesler” ┼čiiri, tek ├Ârnek olarak kalm─▒┼č oldu─čuna g├Âre, Naz─▒m tarz─▒ bir ┼čiir yazabilme ┼čeklinde, muhtemelen bir meydan okuman─▒n ├╝r├╝n├╝ olarak d├╝┼č├╝n├╝lebilir (1). Necip Faz─▒l’─▒n hi├žbir ┼čiir kitab─▒na almad─▒─č─▒ 81 m─▒sral─▒k bu uzunca ┼čiirin ilk iki k─▒tas─▒ ┼č├Âyledir:

Rüzgârda Sesler
Hanc─▒, hanc─▒!
Bekliyor
Kap─▒da bir yabanc─▒,
Y├╝z├╝ bak─▒r rengi, dudaklar─▒ mor,
Bekliyor.
Kap─▒da bir yabanc─▒,
Y├╝re─činde sanc─▒,
Hanc─▒, hanc─▒!
Hanc─▒ bak!
Birden sal─▒narak
O yolcu,
─░┼čte vurdu dizini,
Yoldaki son izini
├ľrtt├╝ avucu.
Dudaklar─▒n─▒n ucu
G├╝ld├╝.
Hanc─▒ bak!
Birden sal─▒narak
Bir ip gibi d├Âk├╝ld├╝
O yolcu.

Aruzdan heceye ge├ži┼čin bu bocalama d├Âneminde, Necip Faz─▒l’─▒n ┼čiirinin ├Ânemli bir yeri vard─▒r. Onun daha ilk ┼čiirlerinde hece veznine tasarrufu, o y─▒llar─▒n tenkit├žilerinin g├Âz├╝nden ka├žmam─▒┼čt─▒r. Adet├ó kuralla┼čm─▒┼č, bir al─▒┼čkanl─▒k ve ├ža─čr─▒┼č─▒m mekanizmas─▒ h├óline gelmi┼č kafiyelerin yerine, beklenmeyen ve ┼ča┼č─▒rt─▒c─▒ cinsten bir kafiye, yine al─▒┼č─▒lm─▒┼č aliterasyonlar─▒n d─▒┼č─▒ndaki ses ustal─▒─č─▒, imaj ve temalarda bir ruh d├╝nyas─▒ zenginli─či tenkit yazarlar─▒n─▒ oldu─ču kadar d├Ânemin ┼č├Âhret yapm─▒┼č ┼čairlerinin de dikkatlerini ├žekmi┼čtir (2).

(1)Gen├žlik y─▒llar─▒nda Necip Faz─▒l’─▒n bu tarz davran─▒┼člar─▒ oldu─ču kanaatindeyim. Nitekim Me┼č’um Yakut(1928) adl─▒ ilk roman─▒n─▒ yazmas─▒nda da ayn─▒ y─▒llarda polisiye polisiye romanlar yazan Server Bedi’ye (Peyami Safa) bir meydan okuma tavr─▒ d├╝┼č├╝n├╝lebilir. “R├╝zgarda Sesler” ┼čirii gibi Me┼č’um Yakut da yak─▒n y─▒llara kadar Necip Faz─▒l hakk─▒ndaki hemen hi├žbir yay─▒nda yer almad─▒─č─▒ gibi, genel ve ├Âzel kitapl─▒klar─▒n da pek az─▒nda bulunmaktad─▒r, kendisi de bundan hi├ž bahstmedi─čine g├Âre muhtemelen unutulmas─▒n─▒ istemi┼č olmal─▒d─▒r. (Me┼č’um Yakut’un son b├Âl├╝m├╝n├╝ okumak i├žin t─▒klay─▒n─▒z)

(2) Necip Faz─▒l’─▒n ilk ├╝├ž ┼čiir kitab─▒ ├Âzellikle de ├ľr├╝mcek A─č─▒ ve Kald─▒r─▒mlar’─▒n yay─▒mlanmas─▒ m├╝nasebetiyle Salih Zeki Aktay, Abdullah Cevdet, Peyami Safa, Nahit S─▒rr─▒ ├ľrik, Re┼čat Nuri G├╝ntekin, Mustafa ┼×ekip Tun├ž, Ziya Osman Saba, Nurullah Ata├ž, H├╝seyin Cahit Yal├ž─▒n, Vasfi Mahir Kocat├╝rk’├╝n makalelerinin ve Necip Faz─▒l hakk─▒nda yaz─▒lm─▒┼č di─čer pek ├žok yaz─▒n─▒n derlendi─či iki antoloji i├žin bkz. Osman Selim Kocahano─člu, T├╝rk edebiyat─▒nda Necip Faz─▒l K─▒sak├╝rek (─░st, 1983); Bekir O─čuzba┼čaran, Necip Faz─▒l’─▒n ┼×iiri (─░st, 1983)

(Necip Faz─▒l K─▒sak├╝rek- K├╝lt├╝r ve Turizm Bakanl─▒─č─▒ Yay─▒nlar─▒ – s.58-59)




├ťstadÔÇÖ─▒n ┼×iirlerini De─či┼čtirme-d├╝zenleme Sebepleri

Necip Faz─▒l’la yap─▒lm─▒┼č bir m├╝lakattan (├çebi, 1987: 93) anl─▒yoruz ki, k─▒sa hecelerle yaz─▒lm─▒┼č ┼čiirlerindeki ses d├╝zensizliklerini gidermek, ┼čiire estetik bir de─čer kazand─▒rmak daima gayesi olmu┼č ve bunu hayat─▒n─▒n sonuna kadar devam ettirmi┼čtir.
┼×iirinde fikr├« bir b├╝t├╝nl├╝k sa─člamak i├žin de─či┼čiklik yapan ┼č├óir, onda estetik yap─▒y─▒ olu┼čturacak ├Âzelliklere ├Ânem vermi┼č; ses ve ┼čekil bak─▒m─▒ndan kusursuzlu─čun gerekli oldu─čunu, ┼čiirlerinin her bask─▒s─▒nda yapt─▒─č─▒ de─či┼čmelerle g├Âstermi┼čtir.
Sonu├ž olarak, b├╝t├╝n bu de─či┼čikliklerin fikr├« ve estetik sebeplerini, k─▒saca ┼ču ┼čekilde maddele┼čtirebiliriz:

1. Necip Faz─▒l, fikir y├Ân├╝nden zay─▒f buldu─ču ┼čiirlerini b├╝y├╝k ├Âl├ž├╝de de─či┼čtirmi┼č veya atm─▒┼čt─▒r.
2. ─░lk ┼čiirleriyle son ┼čiirleri aras─▒nda fikr├« bir b├╝t├╝nl├╝k ve uyum sa─člam─▒┼čt─▒r.
3. ┼×iirde bulunan insan, e┼čya ve mek├ón tasvirlerini, de─či┼čikliklerle daha canl─▒ ve ├žarp─▒c─▒ h├óle getirmi┼čtir.
4. Az s├Âzle ├žok ┼čey anlatmak isteyen ┼č├óir, m├ón├ós─▒ daha kapsaml─▒ olan kelimeleri se├žmi┼čtir.
5. Konu b├╝t├╝nl├╝─č├╝n├╝ sa─člamak i├žin, baz─▒ m─▒sralar─▒ atm─▒┼č, yeni m─▒sralar il├óve etmi┼čtir.
6. Bir ┼čiirde bulunan ve ayn─▒ fikr├« ihtiva eden m─▒sra, beyit, k─▒ta ve b├Âl├╝mleri atarak ┼čiiri gereksiz tekrarlardan kurtarm─▒┼čt─▒r.
7. ┼×iirde ses ve ├óhenge ├Ânem veren Necip Faz─▒l, kelimelerin sesiyle metnin m├ón├ós─▒ aras─▒nda ilgi kurmak istemi┼čtir.
8. Kapal─▒ hecelerdeki ses zenginli─činden istifade etmi┼čtir.
9. Baz─▒ m─▒sralardaki hece eksikli─činden dolay─▒ meydana gelen bozuklu─ču gidermek i├žin, m─▒sra de─či┼čiklikleri yapm─▒┼čt─▒r.
10. ┼×iir dilinin en uygun if├ódesine ula┼čm─▒┼čt─▒r.
11. En iyi ve en m├╝kemmele ula┼čmak istemi┼čtir.

(Necip Faz─▒l K─▒sak├╝rek- K├╝lt├╝r ve Turizm Bakanl─▒─č─▒ Yay─▒nlar─▒ – s.91)

(├ťstad’─▒n bu husustaki bir n├╝ktesi i├žin t─▒klay─▒n─▒z. )




A─ča├ž DergisiÔÇÖndeki Yazarlar, Dergide Yay─▒mlanan Yaz─▒lar Ve ├ťstadÔÇÖ─▒n Kaleme Ald─▒─č─▒ Yaz─▒lar Listesi

A─ča├ž Dergisinde Kimler Vard─▒

17 say─▒l─▒k k├╝├ž├╝k bir koleksiyon olmas─▒na ra─čmen A─ča├ž dergisinde ├žok zengin bir sanat├ž─▒ kadrosu vard─▒r. ─░lk say─▒dan ba┼člayarak son say─▒ya kadar dergide yer alan isimleri s─▒ralamak bu konuda kafi derecede fikir verebilir.

Birinci Say─▒ (14 Mart 1936): Necip Faz─▒l K─▒sak├╝rek, Ahmet Kutsi Tecer, Mustafa ┼×ekip Tun├ž, Abd├╝lhak ┼×inasi Hisar, Burhan Toprak, Fran├žois Mauriac, Fikret Adil Kamertan, Sabahattin Ali.

─░kinci Say─▒ (21 Mart 1936): Necip Faz─▒l K─▒sak├╝rek, Burhan Toprak, Suut Kemal Yetkin, Fran├žois Mauriac, Sabahattin Rahmi Ey├╝bo─člu, Ahmet Hamdi Tanp─▒nar, Sait Faik Adal─▒ (Abas─▒yan─▒k), Ahmet Muhip Dranas.

├ť├ž├╝nc├╝ Say─▒ (28 Mart 1936): Necip Faz─▒l K─▒sak├╝rek, Mustafa ┼×ekip Tun├ž, Sabahattin Rahmi Ey├╝bo─člu. Abd├╝lhak ┼×inasi Hisar, ─░. Galip Arcan, Fran├žois Mauriac, Nurullah Cemal Berk, Nurettin Artam, Sait Faik Adal─▒ (Abas─▒yan─▒k), Feridun Faz─▒l T├╝lbent├ži.

D├Ârd├╝nc├╝ Say─▒ (4 Nisan 1936): Necip Faz─▒l K─▒sak├╝rek, Mustafa ┼×ekip Tun├ž, Suut Kemal Yetkin, Abd├╝lhak ┼×inasi Hisar, Ahmet Kutsi Tecer, Fran├žois Mauriac, Nurullah Cemal Berk, Cahit S─▒tk─▒ Taranc─▒, Sait Faik Adal─▒ (Abas─▒yan─▒k), H─▒fz─▒ ┼×evket Rado.

Be┼činci Say─▒ (11 Nisan 1936): Necip Faz─▒l K─▒sak├╝rek, Falih R─▒fk─▒ Atay, Suut Kemal Yetkin, Abd├╝lhak ┼×inasi Hisar, Cevat Memduh Altar, Fran├žois Mauriac, Nurullah Cemal Berk, Ziya Osman Saba, Samet A─čao─člu, Fuat ├ľmer Keskino─člu, Fikret Adil.

Alt─▒nc─▒ Say─▒ (18 Nisan 1936): Necip Faz─▒l K─▒sak├╝rek, Abd├╝lhak ┼×inasi Hisar, ─░. Galip Arcan, Ahmet Hamdi Tanp─▒nar, Cevat Memduh Altar, Fran├žois Mauriac, Nurullah Cemal Berk, ├ľmer Bedrettin G├Âkbelen, Fikret Adil.

Yedinci Say─▒ (16 May─▒s 1936): Necip Faz─▒l K─▒sak├╝rek, Mustafa ┼×ekip Tun├ž, ─░. Galip Arcan, Ahmet Muhip Dranas, Abd├╝lhak ┼×inasi Hisar, Burhan Toprak, Andre Suares, Cevdet Kudret Solok, Sait Faik Abas─▒yan─▒k.

Sekizinci Say─▒ (23 May─▒s 1936): Necip Faz─▒l K─▒sak├╝rek, Mustafa ┼×ekip Tun├ž, ─░. Galip Arcan, Abd├╝lhak ┼×inasi Hisar, Nurettin ┼×azi K├Âsemihal, Cahit S─▒tk─▒ Taranc─▒, Georges Cattani, Andree Babellon, Mira├ž Kat─▒rc─▒o─člu, Cevdet Kudret Solok, Sait Faik Abas─▒yan─▒k, Fuat ├ľmer Keskino─člu.

Dokuzuncu Say─▒ (30 May─▒s 1936): Necip Faz─▒l K─▒sak├╝rek, Mustafa ┼×ekip Tun├ž, Ahmet Muhip Dranas, ─░. Galip Arcan, Georges Cattani, Andre Babellon, Mira├ž Kat─▒rc─▒o─člu, Cevdet Kudret Solok, Fikret Adil.

Onuncu Say─▒ (6 Haziran 1936): Necip Faz─▒l K─▒sak├╝rek, Suut Kemal Yetkin, Asaf Halet ├çelebi, Salih Zeki Aktay, Z├╝ht├╝ M├╝rido─člu, Georges Cattaui, Andre Babellon, Mira├ž Kat─▒rc─▒o─člu, Cevdet Kudret Solok. Fikret Adil.

On Birinci Say─▒ (13 Haziran 1936): Necip Faz─▒l K─▒sak├╝rek, Ziyaeddin Fahri F─▒nd─▒ko─člu, ─░. Galip Arcan, Salih Zeki Aktay, Asaf Halet ├çelebi, Georges Cattaui, Andre Babellon, Mira├ž Kat─▒rc─▒o─člu, Cevdet Kudret Solok, Fikret Adil, Ahmet Muhip Dranas.

On ├«kinci Say─▒ (20 Haziran 1936): Necip Faz─▒l K─▒sak├╝rek, Abd├╝lhak ┼×inasi Hisar, Feridun Faz─▒l T├╝lbent├ži, Bedri Rahmi Ey├╝bo─člu, Asaf Halet ├çelebi, Georges Cattaui, Andre Babellon, Salih Zeki Aktay, Cevdet Kudret Solok, Ayetullah S├╝mer, Mira├ž Kat─▒rc─▒o─člu, ┼×erif Hulusi Sayman.

On ├ť├ž├╝nc├╝ Say─▒ (27 Haziran 1936): Necip Faz─▒l K─▒sak├╝rek, Abd├╝lhak ┼×inasi Hisar, Suut Kemal Yetkin. Ahmet Muhip Dranas, Asaf Halet ├çelebi, Georges Cattaui, Andre Babellon, Salih Zeki Aktay, Cevdet Kudret Solok, Z├╝ht├╝ M├╝rido─člu, Samih Nafiz Tansu, ┼×erif Hulusi Sayman.

On D├Ârd├╝nc├╝ Say─▒ (4 temmuz 1936): Necip Faz─▒l K─▒sak├╝rek, Abd├╝lhak ┼×inasi Hisar, Ziya Osman Saba, ─░. Galip Arcan, Mira├ž Kat─▒rc─▒o─člu, Asaf Halet ├çelebi, Georges Cattaui, Andre Babellon, Salih Zeki Aktay, Cevdet Kudret Solok, Fikret Adil, Cahit S─▒tk─▒ Taranc─▒.

On Be┼činci Say─▒ (18 Temmuz 1936): Necip Faz─▒l K─▒sak├╝rek, Mustafa ┼×ekip Tun├ž, Suut Kemal Yetkin, Cahit S─▒tk─▒ Taranc─▒, Mahmut Rag─▒p K├Âsemihal, Asaf Halet ├çelebi, Georges Cattaui, Grilparzer, Salih Zeki Aktay, Cevdet Kudret Solok, Ahmet Hamdi Tanpmar, ─░smail Safa Esgin.

On Alt─▒nc─▒ Say─▒ (25 Temmuz 1936): Necip Faz─▒l K─▒sak├╝rek, Suut Kemal Yetkin, Ahmet Hamdi Tanpmar, Asaf Halet ├çelebi, Grilparzer, Salih Zeki Aktay, Cevdet Kudret Solok, Mira├ž Kat─▒rc─▒o─člu, Zahir S─▒tk─▒ G├╝vemli.

On Yedinci Say─▒ (29 A─čustos 1936): Necip Faz─▒l K─▒sak├╝rek, Mustafa ┼×ekip Tun├ž, Ahmet Hamdi Tanp─▒nar, Grilparzer, Asaf Halet ├çelebi, Salih Zeki Aktay, Cevdet Kudret Solok.

Bu belirgin isimlerden ba┼čka dergide yer alan baz─▒ isimler k─▒saltma ┼čeklinde verilmi┼č. K─▒saltmalardan baz─▒lar─▒n─▒n hangi ┼čahsa ait oldu─ču ilk harflerden anla┼č─▒lmaktad─▒r. Mesela, “N.F.K.” k─▒saltmas─▒n─▒n Necip Faz─▒l’─▒ g├Âsterdi─či anla┼č─▒lmaktad─▒r. Bu manada dergi boyunca ge├žen k─▒saltmalar ┼čunlard─▒r: “N.F.K.”, “B.T.”, “S.A.”, “N.C.B.”, “A.H.─░.”, “S.”, “FA.”, “C.S.T.”, “┼×.H.S.”, “Z.F.F.”, “C.T.” Bu k─▒saltmalardan “S.A.”n─▒n Samet A─čao─člu, “FA.”nm Fikret Adil, “C.S.T.”nin Cahit S─▒tk─▒ Taranc─▒,”┼×.H.S”nin ┼×erif Hulusi Sayman, “Z.F.F”nin ise Ziyaeddin Fahri F─▒nd─▒ko─člu olduklar─▒ anla┼č─▒lmaktad─▒r. Di─čer k─▒saltmalar─▒n kime ait olduklar─▒ konusunda dergide a├ž─▒k bir bilgi yer almamaktad─▒r.

A─ča├ž dergisinin d─▒┼č kapa─č─▒nda, “Alfabe S─▒ras─▒yla Yaz─▒c─▒lar” ┼čeklinde bir liste yer almaktad─▒r. Ad─▒ bu listede yer ald─▒─č─▒ h├ólde dergide hi├ž yazmayan ┼ču isimlere de de─činmek gerekir: Peyami Safa, Ertu─črul Muhsin, Hilmi Ziya ├ťlken, Nasuhi Baydar, Hasan Ali Y├╝cel, Nahit S─▒rr─▒ ├ľrik, Kenan Hulusi Koray, Mehmet Karasan, Sabri Esat Siyavu┼č-gil, Mazhar ┼×evket ─░p┼čiro─člu, Zeki Faik ─░zer, Mustafa Nihat ├ľz├Ân.

A─ča├ž Dergisinde Neler Yay─▒mlanm─▒┼čt─▒r?

A─ča├ž dergisinin kapa─č─▒nda, b├╝y├╝k puntolarla yaz─▒lm─▒┼č “A─ča├ž” ad─▒n─▒n alt─▒nda “Sanat – Fikir – Aksiyon” kelimeleri yer almaktad─▒r. Bu kelimeler derginin yay─▒n ├žizgisi hakk─▒nda ilk ip u├žlar─▒n─▒ vermektedir. Her h├ólinden sanat a─č─▒rl─▒kl─▒ bir dergi oldu─ču anla┼č─▒lan A─ča├ž’ta ba┼čta edebiyat olmak ├╝zere hemen her sanata yer verilmi┼čtir. Bunlar aras─▒nda “resim”, “tiyatro”, “sinema”, “heykel”, “musiki” gibi sanatlarla ilgili olarak dergide ├Ânemli yaz─▒lar yay─▒mlanm─▒┼čt─▒r. Hatta devrin ├╝nl├╝ ressamlar─▒ olan Abidin Dino, Arif Dino, Bedri Rahmi Ey├╝bo─člu gibi sanat├ž─▒lar A─ča├ž’─▒n muhtelif say─▒lar─▒na ├žizdikleri resimlerle katk─▒da bulunmu┼člard─▒r. Dergide bu sanatlarla ilgili olarak yay─▒mlanan yaz─▒lardan baz─▒lar─▒ ┼č├Âyledir: “Nurullah Cemal Berk: “Resim Nedir I, II” (Say─▒: 4, 5)”, “─░. Galip Arcan: “Tiyatro ve Akt├Âr Nas─▒l Do─čdu?”, (Say─▒: 14)”, “Fikret Adil Kamertan: “┼×ar-lo ve Son Filmi” (Say─▒: 1)”, “Z├╝ht├╝ M├╝rido─člu: “Hadi ve Adana Abidesi (Heykelle ilgili yaz─▒)”, (Say─▒: 10)”, “Ce-vat Memduh Altar: “M├╝zikte Madde ve Problemi I, II”, (Say─▒: 5, 6)”.

Daha ├Ânce de de─čindi─čimiz gibi, dergi edebiyat a─č─▒rl─▒kl─▒d─▒r. A─ča├ž, ├Âzellikle ┼čiir bak─▒m─▒ndan olduk├ža zengin bir muhtevaya sahiptir. Pek ├žo─ču Cumhuriyet d├Âneminin ├Ânemli ┼čairi olacak olan ┼ču isimler derginin ┼čair kadrosunu olu┼čturmu┼člard─▒r: Ba┼čta Necip Faz─▒l’─▒n kendisi olmak ├╝zere, Ahmet Kutsi Tecer, Ahmet Muhip Dranas, Cahit S─▒tk─▒ Taranc─▒, Ziya Osman Saba, Ahmet Hamdi Tanpmar derginin ┼čairleridirler. Ahmet Hamdi Tanp─▒nar ayr─▒ca dergide hik├óye de yay─▒mlam─▒┼čt─▒r. Tanp─▒nar d─▒┼č─▒nda dergide hik├óyesi yay─▒mlanan isimler aras─▒nda Sabahattin Ali, Samet A─čao─člu ve Sait Faik de yer al─▒r. Necip Faz─▒l, dergide yay─▒mlanan baz─▒ yaz─▒ ve ┼čiirlere takriz yazm─▒┼čt─▒r. Mesel├ó, Sabahattin Ali’nin “Kafa K├ó─č─▒d─▒” adl─▒ hik├óyesi i├žin ┼čairin yazd─▒─č─▒ takriz ┼č├Âyledir:
“Bug├╝n, T├╝rk hik├óyesi diye bir ┼čey var m─▒d─▒r? Bu sorgu edebe ayk─▒r─▒ g├Âr├╝nmesin, var m─▒d─▒r? Her g├╝n Sirkeci gar─▒na giren trenlerin getirdikleri en pespaye Frans─▒z gazetelerinden en pespaye ┼čartlar alt─▒nda h─▒rs─▒zlanan ve alt─▒na iki isim, bir de soyad─▒ h├ólinde ├╝├ž T├╝rk ismi at─▒lan bir g├╝ndelik gazete hik├óyesi ve hik├óyecili─či vard─▒r. Bundan ba┼čka yerli ve bir yaz─▒c─▒n─▒n yazd─▒─č─▒, yerli bir sanat k─▒ymetini, yerli bir realite g├Âr├╝┼č├╝n├╝, yerli bir ruh haletini arz eden bir hik├óye var m─▒d─▒r? ─░lk gen├žliklerinde hikaye yazm─▒┼č ve art─▒k yazmaz olmu┼č bir iki ki┼či bir tarafa, bug├╝n bu vas─▒flar─▒ ta┼č─▒yan tek bir hikayeci faaliyette de─čildir. Bu hik├óyeyi okuyunuz. Bakal─▒m onda Anadoluya ait nas─▒l bir ruh haleti ve nas─▒l bir perspektif g├Ârceksiniz.”

Asaf Halet ├çelebi, A─ča├ž’ta Mevl├ón├ó’dan terc├╝me etti─či rubaileri yay─▒mlam─▒┼čt─▒r. Bunun d─▒┼č─▒nda, uzun bir s├╝re tefrika edilen Fran├žois Mauriac’in yazd─▒─č─▒ ve Burhan Toprak’─▒n terc├╝me etti─či alt─▒ say─▒ boyunca devam eden “Roman” ba┼čl─▒kl─▒ yaz─▒ A─ča├ž’─▒n en ├Ânemli yaz─▒lar─▒ndan biridir. Yine Salih Zeki Aktay’─▒n yazd─▒─č─▒ ve sekiz say─▒ devam eden “Klasizma ve Klasikler” ba┼čl─▒kl─▒ yaz─▒ da son derece ├Ânemli bir incelemedir.

Mustafa ┼×ekip Tun├ž ve Suut Kemal Yetkin gibi hem felsefeci hem de sanat tarih├žisi olan isimler de dergiye sanat-edebiyat teorisi a─č─▒rl─▒kl─▒ ├Ânemli yaz─▒lar yazm─▒┼člard─▒r. Bu yaz─▒lardan baz─▒lar─▒ ┼čunlard─▒r: Mustafa ┼×ekip Tun├ž: “Sanat D├╝nyas─▒” (Say─▒: 1)”, “┼×iir ve Fikir” (Say─▒: 4), “┼×iirin Maceras─▒” (Say─▒: 7). Suut Kemal Yetkin: “Kendine Yeten Sanat” (Say─▒: 4), “Mev’ut Edebiyat” (Say─▒: 5), ” Pascal ve Yarat─▒c─▒ Endi┼če” (Say─▒: 10).

Dergide edebiyat d─▒┼č─▒nda fikir yaz─▒lar─▒ da geni┼č yer tutar. Bu yaz─▒larda genellikle devrin T├╝rk k├╝lt├╝r hayat─▒ndaki buhranlar ve problemler konusunda yaz─▒lm─▒┼č ele┼čtiri a─č─▒rl─▒kl─▒ d├╝┼č├╝nceler dile getirilmi┼čtir. Sadece T├╝rk k├╝lt├╝r hayat─▒ndaki aksakl─▒lar de─čil, yer yer o d├Ânemin insanl─▒─č─▒ tehdit eden b├╝t├╝n buhranlar─▒ konusunda ele┼čtirici ve tahlil edici yaz─▒lar derginin hemen her say─▒s─▒nda yerini alm─▒┼čt─▒r.

A─ča├ž dergisinin her say─▒s─▒n─▒n son sayfas─▒ “Akt├╝alite” ba┼čl─▒─č─▒n─▒ ta┼č─▒r ve bu ba┼čl─▒k alt─▒nda T├╝rkiye’deki ve d├╝nyadaki dikkate de─čer g├╝ncel olaylar de─čerlendirilir. Sadece g├╝ncel olaylar de─čil, o s─▒ralarda yeni yay─▒mlanan bir kitap, a├ž─▒lan bir sanatsal sergi, g├Âsterimde olan bir sinema filmi, yeni yay─▒mlanan bir mecmua, g├╝ndem olu┼čturan tart─▒┼čmalar gibi hemen her t├╝rl├╝ g├╝ncel fenomen k─▒sa k─▒sa yorumlarla de─čerlendirilir. Bazen de “Akt├╝alite” sayfas─▒nda mizaha yer verilir. Haftan─▒n dedikodusu veya tart─▒┼čmas─▒ mizah├« bir dille ele al─▒n─▒r. Haftal─▒k dergilerden se├žilen baz─▒ karikat├╝rler de bu sayfada zaman zaman yerini al─▒r.

Derginin son say─▒s─▒nda devam─▒n─▒n gelecek say─▒da yay─▒mlanaca─č─▒ duyurulan fakat dergi art─▒k kapand─▒─č─▒ i├žin yar─▒m kalan yaz─▒lar vard─▒r. Bunlardan biri Ahmet Hamdi Tanp─▒nar’─▒n “Ge├žmi┼č Zaman Elbiseleri” adl─▒ hik├óyesi, di─čeri de Cevdet Kudret Solok’un dergide tefrika edilen “Ya┼čayan ├ľl├╝ler” adl─▒ tiyatro eseridir. Ayr─▒ca derginin sekizinci say─▒s─▒nda ba┼člayan Georges Cattaui’nun yazd─▒─č─▒ ve Selmin Tevfik Siber’in terc├╝me etti─či “Proust Dostlu─ču” adl─▒ yaz─▒, sekiz say─▒ devam ediyor. Derginin on be┼činci say─▒s─▒nda bu yaz─▒ bitirilmi┼č. Oysa yaz─▒n─▒n sonunda yer alan “Y├╝r├╝yor” ┼čeklindeki ifadeden s├Âz konusu yaz─▒n─▒n devam edece─či anlam─▒ ├ž─▒k─▒yor. Fakat yaz─▒ derginin son iki say─▒s─▒ olan on alt─▒nc─▒ ve on yedinci say─▒larda yer alm─▒yor. Dolay─▒s─▒yla “Proust Dostlu─ču” adl─▒ yaz─▒ da dergide yar─▒m kalan yaz─▒lardand─▒r.

Necip Faz─▒l A─ča├ž Dergisinde Neler Yay─▒mlam─▒┼čt─▒r?

Necip Faz─▒l, derginin her say─▒s─▒nda birden fazla ├žal─▒┼čma ile okuyucu kar┼č─▒s─▒na ├ž─▒kmaktad─▒r. ┼×iirlerinde, makale ve denemelerinde “Necip Faz─▒l K─▒sak├╝rek” ad─▒n─▒ kullanan ┼čair, baz─▒ yaz─▒lar─▒nda ise “N.F.K.” k─▒saltmas─▒n─▒ tercih etmektedir. Dergide (*) i┼čaretiyle yay─▒mlanan yaz─▒lar─▒n da Necip Faz─▒l’a ait oldu─ču anla┼č─▒lmaktad─▒r. Ayr─▒ca dergide yay─▒mlanan imzas─▒z yaz─▒lar─▒n da Necip Faz─▒l taraf─▒ndan yaz─▒ld─▒─č─▒n─▒ s├Âyleyebiliriz.

┼×airin “Necip Faz─▒l K─▒sak├╝rek” ad─▒n─▒ kullanarak A─ča├ž’ta yay─▒mlad─▒─č─▒ ┼čiirler ┼čunlard─▒r:
“Yolculuk” (Say─▒: 1), “Zaman” (Say─▒: 2), “├ľl├╝ler” (Say─▒: 3), “G├Âkler ve Yollar” (Say─▒: 5), “Bendedir” (Say─▒: 7), “Bu Ya─čmur” (Say─▒: 9), “Ne ─░leri Ne Geri” (Say─▒: 10), “Ben” (Say─▒: 12).

┼×airin “Necip Faz─▒l K─▒sak├╝rek” ad─▒n─▒ kullanarak A─ča├ž’ta yay─▒mlad─▒─č─▒ makale ve denemeler ise ┼čunlard─▒r:
“Ad─▒m─▒z”, “H─▒rs─▒z, Polis ve Kom├╝nist” (Say─▒: 1), “Allahs─▒z D├╝nya” (Say─▒: 2), “Fildi┼či Kule” (Say─▒: 3), “Manzara I” (Say─▒: 4), “Manzara II: T├╝rk Orta ├ça─č Sanatk├ór ve Entellekt├╝eline K─▒sa Bir Bak─▒┼č” (Say─▒: 5), “Manzara III: Tanzimat Sanatk├ór ve Entellekt├╝eline K─▒sa Bir Bak─▒┼č” (Say─▒: 6), “Manzara IV: D├╝nya Harbine Gelinceye Kadar Tanzimat Sonras─▒ T├╝rk Sanatk├ór ve Entellekt├╝eline K─▒sa Bir Bak─▒┼č” (Say─▒: 7), “Manzara V: B├╝y├╝k Harp Sonras─▒ T├╝rk Sanatk├ór ve Entellekt├╝eline K─▒sa Bir Bak─▒┼č” (Say─▒: 8), “Manzara VI: Bug├╝n ve Netice”, “Beklenen Sanatk├ór” (Say─▒: 9), “Manzaray─▒ Kapat─▒rken” (Say─▒: 10), “D├Â─č├╝┼č Horozu ve Bab─▒├óli Tipi” (Say─▒: 11), “Ahl├ók─▒m─▒z” (Say─▒: 12), “Ahl├ók─▒m─▒za Ait Birka├ž S├Âz” (Say─▒: 13), “Ahl├ók─▒m─▒za Ait Son Birka├ž ├çizgi” (Say─▒: 14), “Sa─č, Sol” (Say─▒: ), “─░leri Geri” (Say─▒: 16), “Kendimize Dair” (Say─▒: 17).

Necip Faz─▒l, “N.F.K.” k─▒saltma ad─▒n─▒, derginin “Akt├╝alite” ve “Kitap-Mecmua-Gazete” sayfas─▒nda kullanm─▒┼čt─▒r. ┼×airin bu k─▒saltmay─▒ kullanarak A─ča├ž’ta yay─▒mlad─▒─č─▒ yaz─▒lar:
“Antoloji ve Do─čurdu─ču Mesele”, “Mecmua Ya─čmuru” (Say─▒: 1), “Foto─čraf Sergisi” (Say─▒: 2), “Aksiyon ve Entellekt├╝el” (Say─▒: 3), “Gen├žlere Anket”, “Akt├╝alitelerin Akt├╝alitesi: Nurullah Ata├ž” (Say─▒: 4), “─░lk ve Son Kitap” (Say─▒: 5), “Curcuna Hakk─▒nda B├╝t├╝n Fikrimiz” (Say─▒: 6), “Memleket Mecmualar─▒n─▒n Ge├žit Resmi” (Say─▒: 8), “Memleket Mecmualar─▒n─▒n Ge├žit Resmi”, “Vicdan Azab─▒” (Say─▒: 9), “Memleket Mecmualar─▒n─▒n Ge├žit Resmi” (Say─▒: 10), “i┼čte Tenkit” (Say─▒: 11).

Necip Faz─▒l A─ča├ž’ta yay─▒mlanan baz─▒ yaz─▒lar─▒nda ise isim kullanmam─▒┼čt─▒r, yani imzas─▒z yaz─▒lar yazm─▒┼čt─▒r. Yaz─▒lardan baz─▒lar─▒n─▒n alt─▒nda (*) i┼čareti vard─▒r. Bu yaz─▒lar da derginin “Akt├╝alite” ve “Kitap-Mecmua-Gazete” sayfas─▒nda yay─▒mlanm─▒┼čt─▒r. Yaz─▒lar─▒n pek ├žo─ču haber niteli─činde olup, bir ├žo─ču da k─▒sa notlardan olu┼čmaktad─▒r. ┼×airin (*) i┼čaretiyle yay─▒mlad─▒─č─▒ imzas─▒z yaz─▒lar ┼čunlard─▒r:
“Okuyucuya Mahrem Birka├ž S├Âz”, “Bizde ve D─▒┼čar─▒da Rusya” (Say─▒: 1), “Bernard Shaw Sanatk├óra ├çat─▒yor” (Say─▒: 2), “Siyah Melekler” (Say─▒: 3).

┼×airin, alt─▒na hi├žbir imza-isim koymadan yazd─▒─č─▒ yaz─▒lar ise ┼čunlard─▒r:
“Sineman─▒n Ist─▒raplar─▒”, “Burhan Toprak”, “Haz─▒rlanan Romanlar”, “├ç─▒plaklar”, “Esprit” (Say─▒: 5), “Mistik”, “Freud”, “Bir ─░zah” (Say─▒: 6), “─░ki D├╝nya Aras─▒nda”, “Dickens’e Ait Hat─▒ralar”, “Delilere Dair”, “Ellinci Sene”, “Montparnasse Kahvelerinde”, “Oidipe”, “Radi”, “Akademi Koltuklar─▒”, “Edebiyata Ait Tarihler” (Say─▒: 7), “Colette”, “Mevlevi Besteleri”, “Tenkit M├╝kafat─▒”, “Edebiyat Tarihleri” (Say─▒: 8), “Proust ve ─░ngiltere”, “Alt─▒nc─▒ Enternasyonal Felsefecileri”, “Edebiyat Tarihleri” (Say─▒: 9), “Hokkabaz”, “2139 Senesinde B├╝t├╝n ─░nsanl─▒k Deli”, “Edebiyat Tarihleri”, “Gaip Aran─▒yor” (Say─▒: 10), “Bergson Katolik mi?”, “Aynen Olmu┼č Bir Vaka” (Say─▒: 11), “Edebiyat Tarihleri” (Say─▒: 13), “Edebiyat Tarihleri” (Say─▒: 14), “Yahya Kemal’in ├ť├ž Esprisi” (Say─▒: 16), “Bayan Vahdet Nuri”, “Edebiyat Tarihleri” (Say─▒: 17).

(Necip Faz─▒l K─▒sak├╝rek- K├╝lt├╝r ve Turizm Bakanl─▒─č─▒ Yay─▒nlar─▒, s. 212-217)

//A─ča├ž Dergilerinin tamam─▒n─▒ a┼ča─č─▒daki linkten indirebilirsiniz:

http://www.n-f-k.com/index.php?ind=downloa…der=0&st=20




Maverac─▒lar─▒n ├ťstad’a Ay─▒b─▒

M├éVER├éCILAR VE B─░R ├ľL├ç├ť

Bu arada ┬źM├óver├ó┬╗ isimli, ├╝zerinde erimeye ve bir tak─▒m vaadler hecelemeye de─čer bir mecmua ve etraf─▒nda bir ├ževre var ki, herbirini tam ayar B├╝y├╝k Do─čucu bildi─čim ve kadromuzda g├Âsterdi─čim, (otomobil-kendinden hareketli) eser verme ├ža─č─▒nda, olgun ya┼čta gen├žler diye s─▒fatland─▒r─▒labilir bu z├╝mreyi korkun├ž bir ka├žakl─▒k i├žinde g├Ârmekle, ├Âteden beri biricik g─▒dam─▒ te┼čkil eden inkisar ve ─▒st─▒raplar─▒n en zalimine u─čram─▒┼č bulunuyorum.

Bunlar benim M.S.P. Millet Vekili namzetleri listesine al─▒nmak ├╝zere ├Âne s├╝rd├╝─č├╝m ve ├ódi ┼čah─▒s pl├ón─▒ ├╝st├╝nde fikir ve ideal temsilcileri olarak mutlaka kabullerini istedi─čim ve atlat─▒ld─▒klar─▒na ┼čahit oldu─čum gen├žler…

Heyhat ki, ┼čah─▒slariyle de─čil, fikirleriyle listeye al─▒nmayan bu gen├žler, yine benimle her noktada mutab─▒k fikirlerine ra─čmen, M.S.P’ye kar┼č─▒ ald─▒─č─▒m tav─▒r ├╝zerine onlar─▒n bir gazetesine kap─▒lanmakta, d├óvalar─▒n─▒ g├╝tmekte ve bana ayk─▒r─▒ tav─▒r tak─▒nmakta teredd├╝t etmediler.

Onlar ki, kitaplar─▒nda annelerini ┬źB├╝y├╝k Do─ču┬╗ diye g├Âstermi┼čler ve bana ┬źsiz bize kom├╝nist partisine girin deseniz gireriz!┬╗ demi┼člerdi, nas─▒l oldu da as─▒llar─▒n─▒ ink├ór ettiler, annenin hakk─▒n─▒ hel├ól etmeyece─čini d├╝┼č├╝nmediler; ve ├╝stelik hadiseyi mahrem pl├ónda tutmay─▒p bir keresinde ┼čerefsiz bir telmih ve ├«ma yoliyle m├╝sl├╝manlar aras─▒nda fitne ├ž─▒karmakla su├žlad─▒lar.

├ľyle mi?.. Buyursunlar i┼či aleniyete vurmak c├╝retinin kar┼č─▒l─▒─č─▒n─▒!..

Fitnenin ancak ger├žek m├╝sl├╝manlar aras─▒nda ├ž─▒kar─▒lmamas─▒ gerek bir emir oldu─čunu, aksine, sahtelerle d├╝┼čmanlara kar┼č─▒ taarruzun da farz de─čerinde oldu─čunu ve bizim ├žatt─▒klar─▒m─▒z─▒n m├╝sl├╝manlar de─čil, (etiket) ve (rozet) sat─▒c─▒s─▒ simsarlar oldu─čunu ├Â─črensinler… Ve art─▒k annelerinin y├╝z├╝n├╝ g├Ârmez, h├ól ve hat─▒r─▒n─▒ sormaz ve yerini yurdunu aramaz olsunlar!.. Bunlardan biri bana, telefonda: ÔÇö Biz sizin M.S.P.’ye ├žatman─▒zdan de─čil, A.P. ve M.H.P.’ye avans vermenizden yaral─▒y─▒z! Deyince b├╝sb├╝t├╝n inkisara d├╝┼čt├╝m, D├óvam─▒z─▒ sancak dire─činin tepesine ├ž─▒karmak i├žin biri k├╝f├╝r ve ├Âb├╝r├╝ kalpazanl─▒ktan ibaret basamaklar yan─▒nda, ne kadar ├žar─▒k-├ž├╝r├╝k olsa da tamir kabul edebilir ve s─▒klet ├žekebilir A.P. ve M.H.P. merdivenlerine ├╝mit ba─člamaktan -ve s├Âz├╝me dikkat edin!- hi├ž olmazsa m├╝cadelemizi ancak onlar─▒n iktidara gelmesiyle m├╝mk├╝n g├Ârmekten ba┼čka ├žare kalm─▒yor; bu kadar ince ve hesapl─▒ bir politika ve strateji nas─▒l oluyor da anla┼č─▒lm─▒yor ve ┬źharp h├╝d’ad─▒r!┬╗ had├«sinin tam yeri olan bu vaziyet, onlardan olmak san─▒l─▒yor? Kald─▒ ki, onlar telkin ve tesirimizle bizden olurlarsa, biz de onlardan olmay─▒ en aziz vazife bilir ve Adalet Partisi’nde hakik├« adaleti, Milliyet├ži Hareket Partisi’nde ger├žek hareketi g├Ârmekle saadete ereriz.

} Olanca mesele, bizim, bu iki parti mevzuunda, yekpare ve asla b├Âl├╝nmez d├╝nya g├Âr├╝┼č├╝m├╝zden en k├╝├ž├╝k bir t├óviz vermeyece─čimizdedir.

Bir zamanlar Rus sefaret heyetinden birinin ┬źkom├╝nist olsayd─▒n─▒z size Moskova’n─▒n yar─▒s─▒n─▒ verirdik; ama z─▒rn─▒k vermeyiz. Zira olmayaca─č─▒n─▒z─▒ biliyoruz!┬╗ dedi─či bu hak├«r adam, k├ófirinin de, m├╝naf─▒─č─▒n─▒n da, devrimbaz─▒n─▒n da, masonunun da g├Âz├╝nde inan├ž b├╝t├╝n├╝nden tek zerre feda etmez bir insan olarak tespit edilmi┼čken onu ─▒vazc─▒ diye g├Âren ├žeyrek m├╝sl├╝manlara ve hele nazarlar─▒n─▒n kuvvetini g├Ârmekte yan─▒ld─▒─č─▒m ve de─čerlendirilmeleri yolunda gitti─čim M├óver├ó iddiac─▒s─▒ m├ósiv├ó giriftarlar─▒na yaz─▒klar olsun!..

*

EVLATLIKTAN RED

Dam─▒ ├ž├Âkm├╝┼č, duvarlar─▒ ├žatlam─▒┼č, taban─▒ ise ├╝st├╝ne yeni bir in┼ča bekleyen MSP harabesinin k─▒y─▒c─▒─č─▒nda, ya┼člar─▒ 40-50 aras─▒, k├╝├ž├╝k ve g├╝nl├╝k politikadan ziyade b├╝y├╝k ve yar─▒nl─▒k siyaset ve fikir adam─▒ olmak iddias─▒nda 4-5 ki┼čiden ibaret bir z├╝mre vard─▒r ki, bunlar, bizzat ├Âz m─▒sralar─▒ ve c├╝mleleriyle kendilerini B├╝y├╝k Do─ču Mektebinin ├ž├Âmezleri saym─▒┼člar ve ┬źanam─▒ sorarsan B├╝y├╝k Do─ču┬╗ diyecek kadar ileri gitmi┼člerdir. Hatt├ó ├óciz ┼čahs─▒ma olan fikir itimatlar─▒n─▒ o hadde ├ž─▒karm─▒┼člard─▒r ki, bana ┬źsen bizden kom├╝nist partisine girmemizi istesen kabul ederiz!┬╗ demeye kadar varm─▒┼člard─▒r.

Bunlar son B├╝y├╝k Do─čularda kadromuz i├žinde yer al─▒rken ortakla┼ča yazd─▒klar─▒ bir mektupla yaz─▒lar─▒n─▒n art─▒k yay─▒nlanmamas─▒n─▒ isteyerek, benim MSP’den kopu┼čuma ve aziz d├óvan─▒n zaferine ait zemini ba┼čka partilerde aramama isyan etmi┼člerdir.

Daha evvel MSP g├╝d├╝c├╝lerinin ┼čah─▒slar─▒n─▒ ve Partiye s─▒├žratt─▒klar─▒ nefsan├« g├╝d├╝m├╝ benden ├žok daha ac─▒ ┼čekilde k├Ât├╝leyen bu ki┼čiler, ne olmu┼čtur da, kom├╝nist partisine ge├žecek kadar yol g├Âstericilerine sadakat iddialar─▒ ┼č├Âyle dursun, tefess├╝h├╝n├╝ g├Ârd├╝kleri MSPden kopmaya bile raz─▒ olmam─▒┼člard─▒r.

MSP gazetelerinden birinde bu kalemlere ba─članan birka├ž kuru┼čluk maa┼č─▒n bu hususta ├ómil oldu─čunu sanmak al├žakl─▒k olur. Onlar─▒, baz─▒ istikbal vaadlerine kadar menfaat duygusunun bu r├╝tbe ┼čen├«inden tenzih ederim.

├ľyleyse ne? ┼×u:

─░yiye, do─čruya ve g├╝zele kar┼č─▒ t├╝m hassasiyetlerini kaybedercesine kendilerini kaplayan nefsan├« bir h─▒rs halinde ucuz taraf─▒ndan (ideolog) olmak gayreti, yular─▒n─▒ ├ž├Âzme ve istikl├ól ilan etme sevdas─▒… Sadece, hasret ├žektikleri makamda g├Ârd├╝kleri aciz ferde (┼čahs─▒ma) tahamm├╝l edemez hale gelmi┼č olmak ukdesi…

Bu ukde alt─▒nda ezilen daha nice muharrircik, ┼čaircik, dernek├žik, profes├Ârc├╝k tan─▒yorum.

Bu ukde, bahis mevzuu kahramanlarda o kadar b├╝y├╝m├╝┼čt├╝r ki, CHP ile MSP aras─▒ bir ortakl─▒─č─▒ me┼čru sayacak ve AP ile MHP’yi CHP’den daha ziyade CHP k├Âk├╝ne sad─▒k g├Ârecek dalalet ve hamakat anlay─▒┼č─▒na d├╝┼čm├╝┼člerdir.

CHP ve MSP aras─▒ ortakl─▒k muradlar─▒ da her ├ón ger├žekle┼čebilir; ama MSP’de ├Âyle bir patlama olur ki, tozu bile kalmaz.

S├╝t emdi─či anay─▒ ink├ór ve hen├╝z m├ónada 1 ya┼č─▒n─▒ doldurmam─▒┼čken parmaklar─▒ndan g├╝─č├╝mlere s├╝t ak─▒tt─▒klar─▒ iddias─▒ndaki bu fikir ve k├╝t├╝phane ka├žaklar─▒n─▒, hemen hakka d├Ânmedikleri takdirde evlatl─▒ktan reddetme durumuna getirilmi┼č bulunuyorum.

Benim, bir katarda lokomotife tahamm├╝l edemedikleri i├žin raydan ├ž─▒kan k─▒skan├ž vagonlara de─čil, bizzat lokomotif olacak, ald─▒─č─▒ tesiri kusmayacak ve onun alt─▒nda ezilmeyecek ┼čahsiyet ├žekirdeklerine ihtiyac─▒m var.

*

Muhterem ├ťstad─▒m─▒z,

Malumunuz olan siyasi kanaatimizin de─či┼čmedi─čini ve de─či┼čmeyece─čini elbette takdir buyurursunuz. Bu bak─▒mdan B├╝y├╝k Do─ču’nun ikinci say─▒s─▒n─▒n size arzetti─čimiz ve muvafakatinizi lutfetti─činiz s─▒tratejiyi muvaf─▒k d├╝┼čmedi─čine ayr─▒ca bu say─▒n─▒n en yak─▒n ├ževremizi de ├žok derin bir ├╝z├╝nt├╝ye sevketti─čine ┼čahit oluyoruz.

Bundan b├Âyle dergiden bizi affetmenizi, yaz─▒lar─▒m─▒z─▒ yay─▒nlamaman─▒z─▒ istirham ediyoruz.

Bunlar─▒ size kar┼č─▒ beyan bizim i├žin ├žok g├╝├ž olmu┼čtur, ├╝zg├╝n├╝z.

Kendimizi sonuna kadar B.D. davas─▒n─▒n mensubu saymak, bundan b├Âyle de boynumuzun borcudur. Bundan emin olman─▒z─▒ dileriz.

Sayg─▒ ve ba─čl─▒l─▒klar─▒m─▒zla.

20 May─▒s 1978

A. Erdem Beyaz─▒t

Bahri Zengin

M. Akif ─░nan

Rasim ├ľzden├Âren

Re┼čat Aksoy

(Rahmetli Cahit Zarifo─člu bu belgeyi imzalamam─▒┼čt─▒r.)




┼×iirin Kartal─▒ ─░di

┼×─░─░R─░N KARTALI ─░D─░

Mehmed Niyazi ├ľZDEM─░R

Aram─▒zdan ayr─▒lal─▒ yirmi ├╝├ž y─▒l olmu┼č, g├╝nler nas─▒l da ak─▒p gidiyor. De─či┼čik, ├╝st├╝n vas─▒flara sahip Necip Faz─▒l’dan s├Âz edince, ilk ├Ânce akla mutlaka ┼čiir gelir.

Eskiler ┼čiirde ┼ču ├╝├ž ├Âzelli─čin bulunmas─▒ gerekti─čini s├Âylerlerdi: “G├╝r bir ses, keskin bir ifade ve hayaller belirgin olmal─▒d─▒r.” Bu ├╝├ž ├Âzelli─či de ┼ču d├Ârtl├╝─č├╝nde ne kadar canl─▒ m├╝┼čahede ediyoruz:

Hangi hissin parma─č─▒ dokundu ki derine
D├╝┼čt├╝ gizli bir alev salk─▒m─▒ i├žerine
Hangi kâbus bastı ki seni uykularında
Birdenbire cehennem kaynad─▒ sular─▒nda

Fakat Necip Faz─▒l’─▒n ┼čiirine bakarken, bunlara ilaveten ba┼čka ├Âzellikleri de g├Âr├╝yoruz: Metafizik ├╝rperti, yak─▒c─▒ hayal, ku┼čat─▒c─▒ hassasiyet ve ├žileli tecrit.

┼×iirindeki ahenk madeni bir hassasiyet, mekanik bir kimlik ├ža─čr─▒┼čt─▒rmaz; ruh├« bir derinlikten gelir. Ruh├« s─▒k─▒nt─▒lar─▒, bunal─▒mlar─▒ say─▒s─▒z ┼čair ele alm─▒┼čt─▒r; fakat di─čerlerininki genellikle sosyal sebeplere ba─čl─▒ kal─▒rken, Necip Faz─▒l’─▒nki daha ├žok metafizik bir mahiyet ta┼č─▒r. Ger├ži o da sosyal problemlerin d─▒┼č─▒nda kalmam─▒┼č, yeri gelince, “Durun kalabal─▒klar bu cadde ├ž─▒kmaz sokak / Hayk─▒rsam kollar─▒m─▒ makas gibi a├žarak” diye seslenmi┼čtir. Ama ondaki a─č─▒rl─▒k, b├╝t├╝n b├╝y├╝k sanatkarlar gibi ferd├« ve metafizik konulardad─▒r. Emsaline az rastlanabilecek kadar ├╝st├╝n bir sezgiye sahip oldu─čundan i├žinde bulundu─ču ┼čartlar─▒ en vurucu ┼čekilde anlatabilecek sembolleri yakal─▒yor, gerekli atmosferi olu┼čturmak maksad─▒yla ├žarp─▒c─▒ benzetmeler yap─▒yor.

G├╝├žl├╝ bir esteti─če, kuvvetli bir ┼čiir tekni─čine sahiptir. Kelimeleri k─▒l─▒ktan k─▒l─▒─ča sokar, onlara takatlar─▒n─▒n ├žekebilece─či benzer anlamlar y├╝kler. ─░maj konusunda ise hemen hemen t├╝m ┼čairlerden ayr─▒l─▒r. Di─čerleri imajlarla ┼čiirlerini s├╝slemek amac─▒n─▒ g├╝derlerken o imajlar─▒ fonksiyonlu hale getirir; onlar─▒ ┼čiirindeki etkiyi art─▒rmak i├žin kullan─▒r.

Bizdeki ┼čairlerin t├╝m├╝nden farkl─▒ olarak o felsefe ve d├╝┼č├╝nceyi ┼čiire sokmu┼čtur. ─░nsan ona g├Âre evrenin mihrab─▒d─▒r; nas─▒l evrenin s─▒rr─▒ ├ž├Âz├╝lmez, ├ž├Âzd├╝k sand─▒─č─▒m─▒z─▒n alt─▒nda yeni bir s─▒rla kar┼č─▒la┼č─▒rsak, z├╝bde-i ├ólem olan insan da onun gibidir. Adeta gizli d├╝─č├╝mlerden olu┼čmu┼čtur. ┼×u d├Ârtl├╝k kadar hangi be┼čer├« s├Âz bu ger├že─či ifade edebilir:

Ne yalanlarda var, ne hakikatta
G├Âz├╝m├╝ yumduk├ža g├Ârd├╝─č├╝m nak─▒┼č
Bo┼čuna gezmi┼čim yok tabiatta
─░├žimdeki kadar ini┼č ve ├ž─▒k─▒┼č

G├╝n├╝m├╝z├╝n se├žkin ┼čairlerinden Sedat ├ťmran onu ┼č├Âyle de─čerlendirir: “Necip Faz─▒l ile ilk kez on dokuzuncu y├╝zy─▒l─▒n ya┼čant─▒ (itiraf) ┼čiiri a┼č─▒lm─▒┼č ve Modern T├╝rk ┼×iiri tamamlanm─▒┼čt─▒r. Tevfik Fikret’le ba┼člayan, ama derinlikten yoksun olan Avrupai T├╝rk ┼čiiri, Cenap ┼×ehabeddin ile ┼čuh bir k─▒l─▒─ča b├╝r├╝nm├╝┼č, Ha┼čim ve Yahya Kemal ile tabiatla┼čm─▒┼č, Necip Faz─▒l ile tepe noktas─▒na ula┼čan bir kimlik kazanm─▒┼čt─▒r.”

Necip Faz─▒l’─▒n b├╝t├╝n yeteneklerini g├Âz ├Ân├╝nde bulundurursak, onun fani ├ólemimize ┼čair olarak ayak bast─▒─č─▒n─▒ g├Âr├╝r├╝z. Bu demektir ki ruh d├╝nyas─▒ s─▒k s─▒k bombard─▒mana tutuluyordu. Bir de ├Âmr├╝n├╝ verdi─či bir ideali vard─▒; bu ideal ona ├žileli bir hayat sunuyor, onu mahkemelere s├╝r├╝kl├╝yordu. ┼×air olarak do─čmas─▒ i├ž, yal─▒nk─▒l─▒├ž “─░slam” demesi d─▒┼č sars─▒nt─▒lar─▒na sebep oluyordu. ─░├žeriden ve d─▒┼čar─▒dan sars─▒lan bir insan─▒n yetmi┼č dokuz y─▒l ayakta kalmas─▒ ola─čan├╝st├╝ bir durumdur. Bu ayakta kal─▒┼č─▒n─▒ inand─▒klar─▒na ├Âl├╝m├╝ne sar─▒lmas─▒nda aramak gerekir. Bir insan ne kadar inan─▒rsa inans─▒n, nihayet et ve kemikten ibarettir; onlar─▒n da dayanma g├╝c├╝ s─▒n─▒rl─▒d─▒r. ├ľmr├╝n├╝n son y─▒llar─▒nda art─▒k o k├╝kreyen bir Necip Faz─▒l de─čildi; y├Ân├╝n├╝ tamamen ahirete ├ževirmi┼č, hayat─▒n─▒ ona veren, b├╝t├╝n sevgilerinin ve bu─čzlar─▒n─▒n kayna─č─▒ olan Rabb’ine ve Resul’├╝ne “Art─▒k geliyorum.” diyor, ard─▒nda b─▒rakt─▒klar─▒na “Beni de Allah ve Peygamber divanesi olarak hat─▒rlay─▒n.” c├╝mlesiyle veda ediyordu.

┼×iirden, sanattan zerre kadar nasiplenmi┼č herkes onun zirve oldu─čunun fark─▒ndad─▒r. Siyasi m├╝lahazalardan, ideolojik sebeplerden dolay─▒ onun b├╝y├╝kl├╝─č├╝ ancak mecbur kal─▒n─▒nca teslim edilmi┼č, o da en fazla kulaktan kula─ča f─▒s─▒ldanm─▒┼čt─▒r. Kim ne derse desin, hangi gerek├žeyle g├Ârmezlikten gelinirse gelinsin, onun kadar etkili bir ┼čairi, son d├Ânemlerde bu topraklar g├Ârmedi. Onun sanat─▒ ve d├╝┼č├╝ncesindeki derinlik, sevenlerinin ve d├╝┼čmanlar─▒n─▒n ruhlar─▒na sinmi┼čtir. Bu ufuklarda kal─▒c─▒ savrulan her ├ž─▒─čl─▒kta onun damgas─▒ sezilmektedir.

Mehmed Niyazi

(Zaman Gazetesi,29 May─▒s 2006, Pazartesi )