O Y├╝ce ┼×airlerimizin Kuma┼č─▒ndan Yarat─▒lm─▒┼čt─▒- Seyyid Ahmed ARVAS─░

SEYY─░D AHMET ARVAS─░
O, Y├ťCE ┼×├é─░RLER─░M─░Z─░N KUMA┼×INDAN YARATILMI┼×TI

Zaman, ├╝stad─▒n b├╝y├╝kl├╝─č├╝n├╝ ve de─čerini daha iyi anlamam─▒za yard─▒m edecektir.
Necip Faz─▒l Bey, deh├ós─▒na inand─▒─č─▒m b├╝y├╝k m├╝tefekkir ve ┼č├óirlerimizdendir. Ben, onu piyasay─▒ i┼čgal eden ─▒v─▒r z─▒v─▒r isimlerle mukayese etmeyi abes bulurum. O, T├╝rk-─░sl├óm medeniyeti i├žinde parlayan Fuzul├«, S├╝leyman ├çelebi ve Yunus Emre gibi y├╝ce ┼č├óirlerin kuma┼č─▒ndan yarat─▒lm─▒┼čt─▒. O, ┼čanl─▒ PeygamberÔÇÖe hizmet etmeyi ┼čeref bilir ve bu hizmetle ├Â─č├╝n├╝rd├╝.

Zaman, Necip Faz─▒l BeyÔÇÖin b├╝y├╝kl├╝─č├╝n├╝ ve de─čerini daha iyi anlamam─▒za yard─▒m edecektir.

┬ź─░slam, insan─▒n ├Âlmezli─čine inanmakt─▒r┬╗ diyen ├╝stada ebedi hayat─▒nda saadetler dilerim.

(Terc├╝man, 29 May─▒s 1983)ÔÇŁ

Seyyid Ahmed ARVAS─░




Sistem Meselesi

S─░STEM MESELES─░

Galatada, ba┼č─▒ mi─čferli, vazife ├╝zerinde bir polis memuruna sordum:

-Affedersiniz efendim! Buralarda (Sen Benua) isimli bir mektep varm─▒┼č, Frans─▒z Lisesi… Acaba nerede, biliyor musunuz?

Polis memuru, verdi─čim mektep ismini birka├ž kere heceledikten sonra cevap verdi:

-Elli ad─▒m ileride bir arkada┼č─▒m var, o bilir.

Elli ad─▒m yerine, be┼č y├╝z ad─▒m ileride bir ba┼čka polis memurundan ald─▒─č─▒m cevap:

-Bilmiyorum karde┼čim, ben bu m─▒ntakaya yeni geldim. Bir ba┼čka memura sorsan─▒z…

Ba┼čka memurun cevab─▒:

-Buralarda bu isimli bir mektep duymad─▒m.

Vapura ko┼čuyormu┼č gibi h─▒zl─▒ h─▒zl─▒ y├╝r├╝yen d├Ârd├╝nc├╝ polis memuru da, elleriyle garip i┼čaretler yaparak, cevap vermeye vakti olmad─▒─č─▒n─▒ anlatt─▒.

Rastgele bir ma─čazaya girdim. Ma─čazan─▒n ekalliyetlerden birine mensup sahibi, b├╝y├╝k bir al├óka, hizmet zevki ve bilgi sermayesiyle, sordu─čum adresi, bana elimle koymu┼č gibi buldurtacak surette izah etti.

Yolda giderken g├Âz├╝m├╝n ├Ân├╝nden 1925 y─▒l─▒n─▒n Paris’i ge├žti. O tarihte Paris’de tahsilde bulunuyordum. Birg├╝n, bana ─░stanbuldan verilmi┼č, m├╝phem ve ├žetrefil bir adresi bir polis memuruna sormu┼čtum. Memur, ben l├óf─▒m─▒ bitirinceye kadar, eli kasketinde, sel├óm vaziyetinde beni dinlemi┼č ve mesel├ó “Edirnekap─▒s─▒nda Bald─▒ran soka─č─▒” tarz─▒ndaki bu kaybolmu┼č noktay─▒ hemen tarif edemedi─či i├žin m├╝teessir olmu┼č, kendi kendisine hayretler etmi┼č, benim ├žekilmek arzuma katiyen raz─▒ olmam─▒┼č, cebinden memurlara mahsus bir Paris rehberi ├ž─▒kararak “Edirnekap─▒s─▒nda Bald─▒ran soka─č─▒nda ye┼čil ├žizmeli Ag├óh efendi”yi bulman─▒n ├žaresini g├Âstermi┼č ve arkamdan bir ka├ž kere seslenmi┼čti:

-Affedersiniz efendim, rehbere m├╝racaat mecburiyetinde kald─▒─č─▒m i├žin affedersiniz!

Kusur, bir├žok m├╝kemmeliyet ve fedak├órl─▒k temsil eden T├╝rk polis memurlar─▒n─▒n ┼čahs─▒nda de─čildir. Polisin, her bak─▒mdan muhafazas─▒na memur oldu─ču ┼čehirde, her┼čeyden evvel, esasl─▒ bir mek├ón ve i├žtima├« hizmet ┼čuuruna malik olmas─▒, belli ba┼čl─▒ ├ólet ve telkinlerle elde edilecek bir ├Â─čretim i┼čidir.

20 Ekim 1941

(Necip Faz─▒l K─▒sak├╝rek – ─░stanbul’a Hasret)




ÔÇŁ Bug├╝n Masada Kayserililer Var, Ekmek Bol OlsunÔÇÖ

Kayserilinin ├ťst├ód Necip Faz─▒l’a, ├ťst├ód’─▒n da Kayseriliye ├Âzel ilgi ve sevgisi vard─▒. 1949’da kurulan B├╝y├╝k Do─ču Cemiyeti’nin bir numaral─▒ ┼čubesi Kayseri’de a├ž─▒lm─▒┼čt─▒. 1964’te ─░stanbul’da tahsilde bulunan bir grup arkada┼č─▒m─▒zla birlikte kurduklar─▒ B├╝y├╝k Do─ču Fikir Kul├╝b├╝’n├╝n ilk ┼čubesini de Kayseri’de a├žt─▒k.
Bir konferans vermesi ve ┼čubenin a├ž─▒l─▒┼č─▒n─▒ yapmas─▒ talebiyle ├ťst├ód’─▒ Kayseri’ye davet ettik. ├ťst├ód’la ilk tan─▒┼čmam bu vesileyle Kayseri’de ger├žekle┼čti. Yaln─▒z ├ťst├ód’─▒n ismini ilk defa orta okul y─▒llar─▒nda duymu┼čtum. Bir arkada┼č─▒mdan ders kitab─▒ alm─▒┼čt─▒m. Arkada┼č─▒m benden ├Ânce bu kitab─▒ birisine vermi┼č. Verdi─či ki┼či de kitab─▒n arka kapa─č─▒na ├ťst├ód’─▒n beklenen ┼čiirini yazm─▒┼č. Bu ┼čiir beni ├žok etkiledi ve daha sonra yava┼č yava┼č ├ťst├ód’─▒n eserlerini okumaya ba┼člad─▒m. ├ťst├ód’la tan─▒┼čt─▒ktan bir y─▒l sonra da ─░stanbul ├ťniversitesi Edebiyat Fak├╝ltesinde ├Â─črenim hayat─▒m ba┼člad─▒.

M├╝jdecim, kurtar─▒c─▒m, efendim, peygamberim:
Sana uymayan ├Âl├ž├╝, hayat olsa teperim…

Diyecek kadar iman erginli─čine ula┼čan ├ťst├ód, ┼čiirin dar kal─▒b─▒nda kalamaz ve ┼čiirinde muhta├ž oldu─ču iklimi kurabilmek i├žin B├╝y├╝k Do─ču’yu ne┼čretmeye ba┼člar, ilk say─▒s─▒ 17 Eyl├╝l 1943’te ne┼čredilen B├╝y├╝k Do─ču’nun o y─▒l ikinci devresi yay─▒n hayatmdayd─▒.

─░stanbul’a var─▒┼č─▒m─▒z─▒n ertesi g├╝n├╝ arkada┼člarla, Gedikpa┼ča’daki Refik B├╝r├╝nd├╝z’e ait Kayseri Han─▒’ndaki B├╝y├╝k Do─ču ─░darehanesi’nde ├ťst├ód’─▒ ziyaret ettik. Hizmetinde Kayserili arkada┼člar─▒m─▒z oldu─ču i├žin her g├╝n ziyaret imk├ón─▒m─▒z vard─▒.
B├╝y├╝k Do─ču, ne┼čriyat─▒na k─▒sa bir s├╝re ara verdikten sonra 1967’de 13. devre olarak yeniden yay─▒mlanmaya ba┼člad─▒. Bu devrede ben B├╝y├╝k Do─ču’nun mesul m├╝d├╝r├╝ ve b├╝t├╝n i┼člerinde yard─▒mc─▒s─▒yd─▒m. Art─▒k her g├╝n, gece g├╝nd├╝z ├ťst├ód’la birlikteydim. Bu ┼čekilde beraberli─čimiz, 1969’daki 14. devre ve 1971’deki 15. devre boyunca, tahsil hayat─▒m─▒n biti┼č y─▒l─▒ olan 1971 ortalar─▒na kadar devam etti.
├ťst├ód bas─▒n─▒n ├Ânemini ├žok iyi bildi─či i├žin, madd├« durumu iyi olan yak─▒nlar─▒na gazete ├ž─▒karmalar─▒ y├Ân├╝nde devaml─▒ telkinde bulunurdu.
Bu y─▒llarda Topba┼člar Bab-─▒ ├él├«’de Sabah isimli bir gazete ne┼čretmeye ba┼člad─▒lar. Bu gazetenin Ca─čalo─člu’ndaki binas─▒nda B├╝y├╝k Do─ču i├žin de bir oda ay─▒rd─▒lar. 1967 B├╝y├╝k Do─čular─▒ bu binada yay─▒n hayat─▒n─▒ s├╝rd├╝rd├╝.

13. devre B├╝y├╝k Do─čular─▒, 26. say─▒ya ula┼č─▒ncaya kadar alt─▒s─▒ A─č─▒r Ceza’da ├╝├ž├╝ Toplu Bas─▒n Mahkemesinde, dokuz ayr─▒ dava a├ž─▒ld─▒. Ben davalar─▒n tamam─▒ndan beraat ettim. ├ťst├ód, tefrika h├ólinde yay─▒mlad─▒─č─▒m─▒z “─░deolocya ├ľrg├╝s├╝” ile ilgili davadan alt─▒ aya mahk├╗m edildi. Bu dava ile ilgili 5. A─č─▒r Ceza Mahkemesi’nde yapt─▒─č─▒ m├╝dafaa edeb├« bir ┼čaheserdir.
Anadolu be┼či─činde, 20. hatta 21. asr─▒n m├╝spet bilgi harikalar─▒yla te├žhizatl─▒ ve ruh├« muhtevas─▒na zerre taviz vermeksizin ba─čl─▒, yani T├╝rk ├žocu─čunu; sadece kendi milletini de─čil, topyekun insanl─▒─č─▒ kurtarma re├žetesine sahip yeni T├╝rk ├žocu─čunu yeti┼čtirmek ideali!

Bu y├╝zden M.T.T.B’ den, falan ve fil├ón partiye kadar nerede gen├žlik potansiyeli g├Ârm├╝┼čse oraya el atm─▒┼č ve bu gen├žlerin ruhlar─▒n─▒ doldurmak i├žin elinden geleni yapm─▒┼čt─▒r. Demir O─čuz’dan gelen alt─▒n neslin yeniden tenekeye d├Ân├╝┼čmesine g├Ânl├╝ raz─▒ de─čildir.
Evinde her ak┼čam ve her pazar denecek s─▒kl─▒kta ziyaretine gelen gen├ž halkas─▒ olu┼čur, onlarla sohbet ederdi.
Zaman zaman bizi yeme─če al─▒kor, masa haz─▒rlan─▒rken a┼ča─č─▒ya seslenir; “Bug├╝n masada Kayserililer var, ekmek bol olsun.” derdi. Bir ak┼čam gece yar─▒s─▒na kadar idarehanede ├žal─▒┼čt─▒k, bizim ev S├╝leymaniye’de idi. Bana: “Art─▒k sen git, ben biti┼čik otelde kal─▒r─▒m.” dedi. Sabah erken saatte d├Ând├╝─č├╝mde masa ba┼č─▒nda ├žal─▒┼č─▒r buldum. Geceyi dergi i├žin ald─▒─č─▒m─▒z gazete k├ó─č─▒d─▒ toplar─▒n─▒n ├╝zerinde ge├žirdi─čini anlad─▒m.

Erken saatte Ankara’ya gidece─či g├╝nler, bizim evde kal─▒rd─▒. Yatarken bana: “Sabah 5’te seslen” derdi. O kayg─▒yla yatt─▒─č─▒m i├žin olacak g├Âz├╝m├╝ a├žt─▒─č─▒m an saat tam 5 olurdu.
“Sen do─čramac─▒ hatas─▒ olarak hakimlerin yan─▒ndas─▒n, asl─▒nda taraflardan biri olarak yerin benim yan─▒md─▒r! Hitab─▒n─▒n benzerini 4. A─č─▒r Ceza Mahkemesi’ndeki duru┼čmas─▒nda da ya┼čad─▒k. Bas─▒n aff─▒ ├ž─▒kmas─▒ ihtimali vard─▒ ve ├ťst├ód davay─▒ uzatmak d├╝┼č├╝ncesiyle ├╝├ž├╝nc├╝ duru┼čmada da m├╝dafaa i├žin mehil istedi. Savc─▒ itiraz etti. Mahkeme Reisi kad─▒nd─▒. Hakimler dinliyor, savc─▒ ile ├ťst├ód kar┼č─▒l─▒kl─▒ at─▒┼č─▒yorlar. Savc─▒ya do─čramac─▒ hatas─▒ olarak hakimlerin yan─▒nda oturdu─čunu s├Âyledikten sonra: “Ben Sorbon’da tahsil yapt─▒m, hangi davalarda, nas─▒l hareket edilece─čini bilirim” dedi. Savc─▒ da tahsilini Sorbon’da yapt─▒─č─▒n─▒ s├Âyleyince ├ťst├ód tart─▒┼čmay─▒ noktalayan cevab─▒ yap─▒┼čt─▒rd─▒: “Sen orada kanun maddesi ezberledin, ben ise hukukun felsefesini okudum.”

(Necip Faz─▒l K─▒sak├╝rek- K├╝lt├╝r ve Turizm Bakanl─▒─č─▒ Yay─▒nlar─▒- s.334-335)




├ťstadÔÇÖa 28 Harf De Yeter

Bir gazetede tefrikas─▒ ├ž─▒k─▒yor. Bug├╝n yaz─▒y─▒ verir, yar─▒nki gazetede ├ž─▒kar. Bir defas─▒nda yaz─▒y─▒ haz─▒rlamaya vakit bulamam─▒┼č. Matbaan─▒n ├Ân├╝nden ge├žerken m├╝rettibi g├Ârd├╝ ve “├ťstad yaz─▒ gelmedi” deyince, “yeti┼čtiremedim, gel ben sana s├Âyleyeyim sen harflerini diz” teklifinde bulundu. M├╝rettib “peki” dedi “harf kutular─▒n─▒ kontrol edeyim”
Ama bakt─▒ ki bir harf kutusu bo┼č, “├ťstad’─▒m maalesef olmayacak, harflerden birisi hi├ž kalmam─▒┼č!” diye usul├╝nce “ziyan─▒ yok, o harfi kullanmadan yaz─▒y─▒ tamamlar─▒z'” diyor ve ger├žekten tamaml─▒yor.

(Necip Faz─▒l K─▒sak├╝rek- K├╝lt├╝r ve Turizm Bakanl─▒─č─▒ Yay─▒nlar─▒ – s.345)




├ťstadÔÇÖ─▒n Elini ├ľpmek

1975’te ─░stanbul’dan ayr─▒ld─▒ktan sonra ─░zmir’e yerle┼čmem icap etti. ├ťstad bir ka├ž kez ─░zmir’e geldi ve orada elini ├Âpmek tekrar nasip oldu. Herkes bilir, ├ťstad kimseye elini ├Âpt├╝rmezdi. Kendisini ├žok seven bir arkada┼č─▒m zorla elini ├Âpmek isteyince “g├╝re┼če mi geldin” diyerek s├Âylenmi┼čti.

1983 y─▒l─▒n─▒n May─▒s ay─▒nda Eski┼čehir’de askerlik yap─▒yordum. Bir cuma g├╝n├╝ Adapazar─▒’na ge├žtim. Trende giderken h─▒drellezi kutlayan kalabal─▒k bu g├╝nlerin ├ťstad’─▒n vefat─▒ndan onbe┼č g├╝n kadar ├Ânceye tesad├╝f etti─čini g├Âsteriyordu. Telefon ettim. Pazar g├╝n├╝ bekledi─čini s├Âyledi. Abdullah G├╝l, Mete Do─čruer ve ben birlikte gittik. Bizi ├╝st kattaki kendi odas─▒na ald─▒. Yorgun bir h├óli vard─▒. G├Âzleri galiba art─▒k ├žok iyi g├Âremiyordu. Sakal─▒ ne kadar da ├žok yak─▒┼čm─▒┼čt─▒. G├╝nl├╝k hadiselerden bahsetti. Muhakemesinde en ufak bir zaaf eseri yoktu. Biraz endi┼čeyle bir foto─čraf ├žektirmek istedi─čimi s├Âyledim. L├╝tfen kabul etti. Sakall─▒ haliyle yan─▒nda ├žekilmi┼č bir foto─čraf─▒m yoktu. Galiba iki┼čerli durarak bir ka├ž foto─čraf ├žektirdik.

Sonra Eski┼čehir’de radyodan vefat haberini ald─▒m. Cenazesine kat─▒lamad─▒m. Ancak bu ├╝z├╝nt├╝y├╝ h├ól├ó hissederim. Allah rahmet eylesin.

(Necip Faz─▒l K─▒sak├╝rek- K├╝lt├╝r ve Turizm Bakanl─▒─č─▒ Yay─▒nlar─▒ – s.350)




├ťstadÔÇÖ─▒n M. T. T. B. Ankara ┼×ubesindeki Konferans─▒

Y─▒l 1974, MTTB Ankara ┼×ubesi Ba┼čkan─▒y─▒m. ├ťstad’a Ankara’da konferans verdirece─čiz. Yer Maltepe’de G├Âlba┼č─▒ Sinemas─▒ (┼čimdi yerinde Telekominikasyon kurumu var).
Sinema salonu t─▒kl─▒m t─▒kl─▒m. Sinema sahibiyle beraberiz. Adam bu binada b├Âyle bir kalabal─▒k g├Ârmedim diyor. ├ťst balkonlardan insanlar salk─▒m sa├žak a┼ča─č─▒ya sark─▒yorlar. ─░zdihamdan sanki bina patlayacak.
Fuayeye ses d├╝zeni kurduk. ├ťstad’─▒ daha ├žok insan dinlesin diye. Konferans an─▒ geldi. ├ťstad oturarak konu┼čacak, ben sahnede perde arkas─▒nday─▒m. Yan─▒mda arkada┼člar ve sinema sahibi var, bina y─▒k─▒lmas─▒n diye dua ediyoruz. Hi├ž unutamad─▒─č─▒m iki detay;

Birincisi; konu┼čma masas─▒na iki mikrofon koydurdum Zenger’e, hava olsun diye, ancak birisi canl─▒, ├ťstad konu┼čmaya ba┼člamadan ├Ânce mikrofonlar─▒n kafas─▒na t─▒k t─▒k diye rastgele vurdu. Ses gelmeyeni a─čz─▒n─▒n ├Ân├╝nden uzakla┼čt─▒rd─▒. Konferans boyunca canl─▒ mikrofona konu┼čtu.

ikincisi; biz k├╝rs├╝ye Bafra sigaras─▒n─▒ daha ├Ânceden koyduk. Ancak tam konu┼čmaya ba┼člayaca─č─▒ zaman k├╝ltablas─▒ olmad─▒─č─▒n─▒ farkettik. O anda m├╝d├╝r├╝n odas─▒ndan getirip koydu─čumuz k├╝ltablas─▒ me─čer bir bira firmas─▒n─▒n e┼čantiyonu de─čil miymi┼č. ├ťzerinde ismi ve logosu var. ├ťstad konferans boyunca sigara i├žti, ancak k├╝l├╝n├╝ hep k├╝rs├╝n├╝n yan─▒ndan i┼čaret parma─č─▒yla yere silkeledi.

(Necip Faz─▒l K─▒sak├╝rek- K├╝lt├╝r ve Turizm Bakanl─▒─č─▒ Yay─▒nlar─▒ – s.353)




Tashih Hatas─▒

Necip Faz─▒l’─▒ her cephesiyle anlatmak imkans─▒zd─▒r. Belki baz─▒ hat─▒ralar─▒ zikretmek O’nun de─či┼čik cephelerini yans─▒tmakta faydal─▒ olabilir. Galiba 1965 y─▒l─▒yd─▒. Kayseri’de bir yak─▒n─▒m bir g├╝n bana Necip Faz─▒l’─▒n bir konferans verece─činden bahsetti. Bu ismi o g├╝n ilk defa yak─▒ndan duydum. Konferansa, bug├╝n sebebini hat─▒rlam─▒yorum, ama gitmedim. O g├╝n duymad─▒─č─▒m ├╝z├╝nt├╝y├╝ sonralar─▒ ├žok hissettim. Bu konferans─▒n ├╝st├╝nden ├žok ge├žmemi┼čti ki bir arkada┼č─▒m beni Kayseri’de B├╝y├╝k Do─ču Fikir Kul├╝b├╝’ne g├Ât├╝rd├╝. Orada ├žay i├žtik, sohbet ettik, b├╝y├╝kler bize dost├ža davrand─▒lar. Oradan koltu─čumun alt─▒nda galiba “B├╝y├╝k Kap─▒” ile ayr─▒ld─▒m. Art─▒k dedektif romanlar─▒n─▒ b─▒rakm─▒┼č ├ťstad’a sar─▒lm─▒┼čt─▒m. Lisede bir B├╝y├╝k Do─čucular grubu bile olu┼čturmu┼čtuk. Yine bir konferans vesilesiyle Kayseri’ye gelen ├ťstad─▒ evimizde a─č─▒rlamak gibi bir ayr─▒cal─▒─č─▒n da sahibiydim. Sonra ├╝niversite y─▒llar─▒m geliyor. Ben siyasal bilgilerde okumak istiyordum. Ama istanbul’da siyasal bilgiler yoktu ve ├ťstad ─░stanbul’da ya┼č─▒yordu. Galiba biraz bu hislerle tahsilime ─░stanbul’da devam ettim.
S─▒k s─▒k ziyaretine gitti─čimiz ├ťstad’la yak─▒n ├žal─▒┼čma g├╝nlerim ┼č├Âyle ba┼člad─▒: 1973 y─▒l─▒nda, ├ťstad, Esselam’─▒ matbaaya vermi┼č dizgi i┼člerini takip ediyordu. Bir g├╝n Milli T├╝rk Talebe Birli─či’ne geldi. Hemen etraf─▒n─▒ ├ževirdik. Esselam’dan bahsetti ve “bd yay─▒nlar─▒” i├žin bir idarehaneye ihtiya├ž oldu─čunu s├Âyleyip k├╝├ž├╝k ilanlara bakmak i├žin bir gazete ald─▒rd─▒. Sultanahmet’in arkas─▒ndaki idarehaneye o g├╝n birlikte gittik ve ├ťstad m├╝stakil bir idarehaneye sahip oldu. ├ťstad’a Esselam─▒n tashihlerinde yard─▒mc─▒ olabilece─čimi s├Âyledim. Benden matbaay─▒ takip etmemi istedi. ├çok iyi bir ka─č─▒da bas─▒lan Esselam’da hi├ž bask─▒ hatas─▒ yoktu. Yay─▒nc─▒larla y─▒llarca s├╝ren ├žeki┼čme bitmi┼č ├ťstad kendi yay─▒nevini galiba kurmu┼čtu. ├çevresindeki herkes bunu b├╝y├╝k bir memnuniyetle kar┼č─▒l─▒yor ve kitaplar─▒n “bdyay─▒nlan” ad─▒yla ├ž─▒kmas─▒n─▒ arzu ediyordu. Bir grup arkada┼čla idarehaneyi s├╝p├╝r├╝p temizliyor, ├ťstad’a kahve yapmak i├žin yan┼č─▒yorduk. Haz─▒rlanan kitaplarda herhangi bir hata olmamas─▒ i├žin var g├╝c├╝m├╝zle ├žal─▒┼č─▒yorduk.
─░┼čleri zaman zaman evden takip ediyordu. Bunun i├žin benim s─▒k s─▒k eve de gitmem gerekiyordu. Ca─čalo─člu’ndan Erenk├Ây├╝’ne gitmek vakit al─▒c─▒ ama heyecanl─▒yd─▒ -yeri gelmi┼čken s├Âylemeliyim, ├ťstad Erenk├Ây de─čil Erenk├Ây├╝ derdi. Bu arada benim y├╝z├╝mden korkun├ž bir tashih hatas─▒ ortaya ├ž─▒kt─▒. “T├╝rkiye’nin Manzaras─▒” bas─▒lm─▒┼č ve i├žindekiler k─▒sm─▒nda “Seks Cinneti”, “Seks Cenneti” olarak ├ž─▒km─▒┼čt─▒. Metin i├žerisinde olmasa da b├Âyle bir hata beni o kadar ├╝zd├╝ ki, ├ťstad s├╝rekli olarak beni teselli etmek zorunda kald─▒. Oysa b├Âyle ┼čeylere katiyen dayanamazd─▒.
Bu s─▒ralar da─č─▒t─▒mc─▒lar ├ťstad’a musallat oldular. Bunlar “bd yay─▒nlan’ndan ├ž─▒kan kitaplar─▒ bedava denecek fiyatlarla fakat toptan pe┼čin ├Âdemelerle kapatmak istiyorlar ve bizim t├╝m muhalefetimize ra─čmen ba┼čar─▒l─▒ da oluyorlard─▒. Bir ara bunlar─▒ uzakla┼čt─▒rmay─▒ ├žok d├╝┼č├╝nd├╝k ama ├ťstad’a ra─čmen bir ┼čey yapmakta zorland─▒k. Bu arada ├žok garip bir vaziyet ortaya ├ž─▒kt─▒. O g├╝ne kadar neredeyse be┼č kitap ├ž─▒km─▒┼čt─▒. Bunlar─▒n herbirinin kime hangi tenzilatla ve ne miktarda verilece─činden haberim olurdu. Son durumdan ho┼čnut olmad─▒─č─▒m─▒z─▒ ├ťstad biliyor, fakat sayg─▒m─▒zdan biz bir ┼čey diyemiyorduk. Sonunda ben dayanamad─▒m ve bu da─č─▒t─▒mc─▒lara veryans─▒n ettim. Kitaplar─▒n yok pahas─▒na gitti─činden bahisle “bunlar sizi istismar ediyor, l├╝tfen bu i┼či ba┼čka t├╝rl├╝ ├ž├Âzelim, Anadolu’ya da─č─▒t─▒m─▒ kendimiz yapal─▒m, kadroyu biraz daha geni┼čletelim” dedim. Ancak ├ťstad beni hakl─▒ bulmakla beraber yakas─▒n─▒ bu adamlardan kurtaramad─▒ ve bir daha tenzilat pazarl─▒klar─▒nda benim bulunmamam i├žin ├Âzel bir gayret sarfetti.
Kitaplar─▒n ├Âzellikle kapaklar─▒ zaman zaman tenkit konusu oluyor fakat kimse bunu ├ťstad’a s├Âyleyemiyordu. Kayseri’den bir dost Esselam’─▒n ne kadar g├╝zel ka─č─▒t ve kapa─č─▒ oldu─čundan s├Âz ederek di─čer kitaplar─▒n da ayn─▒ kalitede olmas─▒n─▒ bekledi─čini ifade eden bir mektup yazm─▒┼čt─▒. Tuhaft─▒r, ├ťstad bu mektuba “bu adamlar─▒n d├╝nyadan haberleri yok” diyerek ├žok k─▒zm─▒┼čt─▒. “├çile”nin bask─▒s─▒ benim i├žin ├žok ├Ânemliydi. ─░ddial─▒yd─▒m ve hi├ž bir bask─▒ hatas─▒ olmadan bu kitab─▒ ├ž─▒karmam gerekiyordu. Matbaalarda o kadar ├žok dizgi hatas─▒ oluyordu ki en az ├╝├ž kere prova almak gerekiyordu. Matbaac─▒lar benden b─▒km─▒┼člard─▒. ├çile’nin bu bask─▒s─▒nda harf d├╝┼čmesi ┼čeklindeki iki hataya hala yanar─▒m. Bir de ├žok sonralan tesbit etti─čim bir hata var. Kafiyeler” ba┼čl─▒kl─▒ ┼čiirde “Sanats─▒z / Papa─čan, / Neden ├žok; / Ve ats─▒z / Kahraman, / Ni├žin yok?” Ses itibariyle ├Ânemli olmasa da “ads─▒z”, “ats─▒z” olmu┼čtu. Sonraki bask─▒lara bakt─▒m, bu hata maalesef devam ediyor.
Sonunda dizgicilere k─▒z─▒p dizgici, m├╝rettiplere k─▒z─▒p m├╝rettip oldum. Fatih Gen├žlik Matbaas─▒’na Sami G├╝├žl├╝ m├╝d├╝r olmu┼čtu. Bana dizgi makinas─▒n─▒n sandalyesini g├Âsterdi bir g├╝n ve ‘tek ├žare bu dedi. Bab─▒ali’yi ve Hitabeyi bu ┼čekilde matbaada kendim dizdim. MTTB Gen├žlik B├╝lteni’ni ├ž─▒kard─▒─č─▒m y─▒llarda m├╝rettibin ba┼č─▒nda durur hangi yaz─▒y─▒ nereye ve ne ┼čekilde yerle┼čtirece─čini s├Âyler, fakat derdimi bir t├╝rl├╝ anlatamazd─▒m. M├╝rettipler kendi anlay─▒┼člar─▒na uymayan bir ┼čeyi anlamamakta ├žok mahirdiler. Yeni Sanat dergisini ├ž─▒kar─▒rken bu tertip i┼člerini bizzat yapm─▒┼čt─▒m. Bab─▒ali ve Hitabenin dizgisinden sonra tertibini de kendim yapt─▒m. Bask─▒y─▒ ├Â─črenemedim ├ž├╝nk├╝ ka─č─▒t ├žok k─▒ymetliydi ve ka─č─▒t zayiat─▒ kur┼čun zayiat─▒na benzemiyordu.

(Necip Faz─▒l K─▒sak├╝rek- K├╝lt├╝r ve Turizm Bakanl─▒─č─▒ Yay─▒nlar─▒, s.346)




┼×ekspir’den ├ľrnek

┼×EKSP─░R’DEN ├ľRNEK

Sabataist Ahmet Emin Yalman Malatya’da vuruldu ellili y─▒llar─▒n ba┼člar─▒nda. Bu i┼či yapanlar─▒n B├╝y├╝k Do─ču’cu oldu─ču sav─▒yla, ├╝stad─▒m─▒z ve Osman Y├╝ksek Serdenge├žti, Cevat R─▒fat Atilhan ve Samsun’dan Mustafa Ba─č─▒┼člay─▒c─▒ azmettirici say─▒larak tutuklanm─▒┼člar ve mevcutlu olarak Malatya’ya g├Ât├╝r├╝lm├╝┼čler ve mahkemeye ├ž─▒kar─▒lm─▒┼člard─▒. Savc─▒n─▒n iddias─▒na g├Âre, tetik├ži (H├╝seyin ├ťzmez) B├╝y├╝k Do─ču dergisinde okudu─ču antisemitik yaz─▒lar─▒n ├Âfkesine kap─▒larak Sabataist Ahmet Yemin Yalman’a ate┼č etmi┼čti. Savc─▒n─▒n bu i├žerikteki iddias─▒n─▒ okumas─▒ndan sonra, a─č─▒r ceza reisi, ├╝stad─▒m─▒za ne diyece─čini sorunca.
├ťstad─▒m─▒z gayet ciddi bir ┼čekilde; ‘Efendim, hepiniz ┼×ekspir’in Othello’sunu okumu┼čsunuzdur. Orada Othello, yani piyesin erkek kahraman─▒, kad─▒n kahraman─▒ olan Dezdomona’y─▒ bo─čarak ├Âld├╝rd├╝. Bu durum kanuni cezay─▒ m├╝stelzim bir fiildir ┼č├╝phesiz. Ama yery├╝z├╝nde hi├žbir nadan kalk─▒p, Othello Dezdomona’y─▒ bo─čdu diye ┼×ekspir’i itham etmemi┼čtir.’ kar┼č─▒l─▒─č─▒n─▒ vermi┼č hakim heyetine.

(─░smail Kazdal’─▒n ‘Serenc├óm-An─▒lar’ adl─▒ eserinden iktibas edilmi┼čtir.)




─░┼č├ži

─░┼×├ç─░

Bir milyon T├╝rk’├╝n Avrupa’da ├žal─▒┼čmas─▒ ay─▒pt─▒r, y├╝zkaras─▒d─▒r!..
Avrupal─▒ bunu size s├Âylemez, ├ž├╝nk├╝ menfaati vard─▒r.
Bir g├╝n M├╝nih’te, havaalan─▒nda y├╝r├╝yen merdivenden indim. Bakt─▒m; bir adam hela temizliyor.
“Sen T├╝rk’s├╝n, de─čil mi?” dedim.
“Evet!” dedi.
Avrupal─▒’n─▒n bunlar─▒ yapt─▒racak adam─▒ yoktur. ├ç├╝nk├╝ kendi insan─▒ bir nev├« ibda safhas─▒n─▒n ba┼člang─▒c─▒ndad─▒r.

(Konu┼čmalar isimli kitab─▒ndan iktibas edilmi┼čtir)




Zafer Han─▒m

ZAFER HANIM

Torunlar─▒n─▒n “Cici anne!” diye hitap etti─či b├╝y├╝k annem, b├╝y├╝k babam─▒n zevcesi Zafer Han─▒m, ┼čanl─▒ bir ─░stanbul han─▒mefendisiÔÇŽ Eski Halep valisi, Hariciye M├╝ste┼čar─▒, Zaptiye N├óz─▒r─▒ Salim Pa┼ča’n─▒n k─▒z─▒ÔÇŽ

Salim Pa┼ča Halep valisi iken, kendisine ba─čl─▒ bir m├╝tesarr─▒fl─▒k olan Mara┼č’a gelmi┼č, K─▒sak├╝rek o─čullar─▒n─▒n kona─č─▒na inmi┼č; o zaman toy bir delikanl─▒ olan b├╝y├╝k babam─▒ g├Ârm├╝┼č, zek├ós─▒na hayran olmu┼č, yan─▒na alm─▒┼č, ─░stanbul’a gitmi┼č, tahsil ve terbiyesiyle u─čra┼čm─▒┼č, sonunda da kendisine damat etmi┼čÔÇŽ

E─čer bu sat─▒rlar─▒n ├žer├ževeledi─či ┼čeyler, Efendime a├ž─▒lan yolumun ve bu yol ba┼č─▒ndaki ruh├« anlar─▒m─▒n kal─▒n hatlarla karalanm─▒┼č, sadece malzemelik, basit dekorlar─▒ndan ibaret olmasayd─▒; e─čer bu dekorlar─▒n bahane tiplerine ayr─▒ca de─čer vermem icap etseydi, Zafer Han─▒mefendiye; uzun, ├žok uzun bahisler ay─▒rmam onu tek ba┼č─▒na bir mevzu diye ele almam gerekirdi.

Kad─▒n sa├žlar─▒n─▒n topuklara kadar indi─či o devirde bile, bug├╝n├╝n kesik sa├žlar─▒na e┼č; k─▒rp─▒k sa├žl─▒ ba┼č─▒ ve daima sultan├« ed├ósiyle cici annem, b├╝t├╝n ─░stanbul’da dillere destan elmaslar─▒, ziyafetleri, armonik piyanosu ve ├žo─ču Bat─▒ dillerinden terc├╝me sepet sepet romanlar─▒ ve karmakar─▒┼č─▒k bir dekor i├žinde, Abd├╝lhamid devrinden Me┼črutiyet sonras─▒na aktar─▒lan, Do─ču ve Bat─▒ bulamac─▒, Tanzimat art─▒─č─▒, mihrak─▒ndan oynat─▒lm─▒┼č ve yeni mihraka oturtulamam─▒┼č hafakanl─▒ ─░stanbul han─▒mefendisinin en tipik bir ├Ârne─čidir. Cemiyetin ruh├« dayana─č─▒ndaki, o zamanlar al─▒p y├╝r├╝yen ┼ča┼čk─▒nl─▒k ve muvazenesizlik, onun miza├ž aynas─▒ndan ne canl─▒ akisler p├╝sk├╝rt├╝yorduÔÇŽ

Her ┼čeyden ├Ânce, m├╝thi┼č bir sinir, vehim kumkumas─▒ÔÇŽ

Denizden korkar, vapura binemez; Sar─▒yer’deki k├Â┼čk├╝ne, karadan, ┼×ahin ve Mazlum’un ├žekti─či kupa arabasiyle gider.

├ľl├╝mden ├Âyle ├╝rker ki, geceleri yata─č─▒na d├╝md├╝z uzanmay─▒ bile yar─▒ ├Âl├╝m sayar ve ba┼č─▒n─▒n alt─▒na d├Ârt be┼č yast─▒k koyar. Sanki oturdu─ču yerde ├Âl├╝m onu bast─▒ramaz ve omuzlar─▒n─▒ yere getiremez.

Vehme bak─▒n ki siz, kona─č─▒n ├╝├ž├╝nc├╝ kat─▒ndaki yatak odas─▒nda, yang─▒na kar┼č─▒ ba┼čka ├žare kalmazsa pencereden inmek ├╝zere bir ip merdiven bulundurur. Halbuki o da ya┼č├ža altm─▒┼č─▒ ge├žkindir, hayli ┼či┼čmand─▒r, sarg─▒lar alt─▒nda boru gibi duran bacaklariyle, ip merdivenden de─čil, kona─č─▒n ┼čahane merdivenlerinden bile rahat rahat inip ├ž─▒kmak iktidar─▒nda de─čildir.

├çocuk sevmez, ┼čefkatten pek anlamaz, evin m├ónev├« havas─▒n─▒ mayaland─▒r─▒c─▒ derinli─čine bir i├ž h├╝viyet belirtmez; ya ila├ž ┼či┼čeleriyle dolu maun dolab─▒na aban─▒k, yahut g├Âr├╝lmemi┼č israflar─▒n ve g├╝n├╝birlik meselelerin siniri i├žinde, ├ž─▒rp─▒n─▒r, durur. Ve hep, d─▒┼č─▒na biraz fazla s─▒zan nefsaniyet haliyle g├Âze ├žarpar.

├çocuklar yemesin diye arka salonun p├╝sk├╝ll├╝ kanepeleri alt─▒na saklad─▒─č─▒ tatl─▒lar─▒ bir h├╝cumda yok etmek ve ip merdivenini pencerelerden sark─▒tmak en b├╝y├╝k zevkimizdi.

Fakat o daima asil ve zarifÔÇŽ
Evet, b├╝y├╝k babam ve cici annemÔÇŽ

Konakta b├╝y├╝k babam, b├╝t├╝n ├Âzeni┼č ve de─či┼čmelere ra─čmen, saffetli ve Anadolu’lu kalma seciyesinden; cici annem de, k├óbus ├žat─▒lar─▒n─▒n ├Ârd├╝─č├╝ b├╝y├╝k ┼čehir kad─▒n─▒nda, kararm─▒┼č bir i├ž hayat─▒n d─▒┼č─▒na f─▒┼čk─▒rtt─▒─č─▒ bunalma halinden birer mostraÔÇŽ

————————————
NFK/ O ve Ben, Kafa K├ó─č─▒d─▒,