Anasayfa / Nükteler (sayfa 7)

Nükteler

Üstad’ın hazır cevap ve nüktelerinin yer aldığı döküman kategorisi.

Ölüm

Necip Fazıl, ölüm korkusu ile ilgili bir soru soran Seyyid Ahmed Arvasi’ye şöyle der: “Ben de ölümden korkarım. Şiirlerimi okuyorsunuz. Ölüm, çetin bir geçit… Onun ötesinde ya ebedî bir saadet veya ebedî bir mahkumiyet var… Bizim gibilere bu kapının önünde tiril tiril titremek düşer. Kendini üzme, bu korku, ümit ile birlikte olunca güzeldir.” Türk Edebiyatı Dergisi – Temmuz 1983 Devamını Oku »

Ölümden Dönüş

Nur Harmanı’nın pırıltılı kalemi Necip Fazıl’ın da içinde bulunduğu uçak, Yeşilköy Havaalanından kalktıktan kısa bir zaman sonra arızalanır ve geri döner. Havaalanındakiler merakla, “Ne oldu, nasıl oldu?” diye sorarlar. mübareğin cevabı hem teslimiyetçi hem de hikmetli: “Ahirete kabul etmediler, geri döndük.” Devamını Oku »

Ölünceye Kadar Değiştiririm

ÖLÜNCEYE KADAR DEĞİŞTİRİRİM Necip Fazıl’da şiir düşüncesi ve alabildiğine bir seçme merakı. 1980’de yaptığımız bir mülakatta, kendilerine bu durumu hatırlatıp, neden bu kadar çok değişiklik yaptığını, buna niçin ihtiyaç hissettiğini sorduğumuzda: “Şiirlerimi değiştiririm. Sade başlığı-maşlığı değil. Şiir yazmam, acemilik devrinde, kısa hecelerin tahakkukundan doğan ses veya nüans bozukluğunu değiştirmeme mani olmaz. Yani ben bir defa yazdım, görüldü, bitti gitti artık ... Devamını Oku »

Özel Araba

Üstad’a sorarlar: ”Üstad özel arabanız yok mu?” Keskin zekâ küpünün verdiği cevap hikmet doludur: ”Ona en son bineceğiz.” Devamını Oku »

Şahsiyet Meselesi

ŞAHSİYET MESELESİ Bir gün, kendisine (Adnan Menderes’e), Amerikan Elçiliğine gitmeye hazırlanırken demiştim ki: -Şimdi sizi penceresinde bekleyen sefir, kendi malı olan (Kadillak) marka otomobilde görünce şahsiyetinize nasıl inanabilir? Ve bu şahsiyetin zorlayacağı tekliflere nasıl yatabilir? Bir kağnı ile gitseydiniz daha tesirli olurdunuz! (Benim Gözümde Menderes’ten) Devamını Oku »

Şiirdeki Akrep

ŞİİRDEKİ AKREP Bir de Osman Yüksel’in “Konfor Palas”ı varmış. Osman Yüksel, otel mi işletiyordu? Hayır canım, ne oteli? Konfor Palas diye bir otel var. Üstad; geldiğinde orada kalırdı. Onun altında da Osman Yüksel’in kitapçı dükkanı vardı. Orada kitabevinin üst kısmında Osman Yüksel yatardı. Osman Yüksel o zaman bekardı. Üstad ne kadar farklı bir kimliğe sahipse Osman Yüksel de o kadar ... Devamını Oku »

Maraş Dondurması

MARAŞ DONDURMASI Alaeddin Özdenören, birgün Büyük Doğu’nun yönetim evinde derginin çıkmasıyla ilgili hizmetlerini yerine geitirirken Üstad onu dondurma almaya gönderiyor ve: “Roma dondurması al” diye tembihinde bulunuyor. Olay 1960’lı yılların ortaları. O tarihte henüz Maraş dondurması tanınmıyor. Alaeddin Özdenören Nuruosmaniye Caddesinde Roma dondurması aranırken, bir muhallebicide Maraş dondurması satıldığını görüyor ve tereddüt etmeden Maraş dondurmasından alıp büroya dönüyor. Üstad, Alaeddin’in ... Devamını Oku »

Mantık Kabul Eder Ruh Kusar

MANTIK KABUL EDER, RUH KUSAR! Bir yaz günü… Sofra kurulmuş, yemek yenilecek… Her şey hazır… Merhum Üstad Necip Fazıl Kısakürek, masanın üzerindeki içi su dolu “viski şişesi”ni görünce sorar: “Bu ne?” Cevap verir, oğlu; “Baba; soğuk su için…. Buzdolabına ancak bu şişeleri koyabiliyoruz da!…” İtiraz eder üstad: “Olmaz!..” İzaha çalışır oğlu… “Baba inan ki çok iyi temizledik, bol sabun ve ... Devamını Oku »

image_pdfimage_print
Free WordPress Themes - Download High-quality Templates