Bah┼či┼č

BAH┼×─░┼×

…Necip Faz─▒l’─▒ daha sonralar─▒ Ankara’da s─▒k s─▒k g├Ârmeye ba┼člad─▒m. A─ča├ž dergisini ├ž─▒kar─▒yor, etraf─▒n─▒ alan dostlar─▒n─▒, hayranlar─▒n─▒ lokantalara, barlara g├Ât├╝r├╝yor, avu├ž dolusu paralar sarfediyordu. Neme l├óz─▒m, eli a├ž─▒k hatt├ó m├╝srif insand─▒r. Para onun avucundan hazan yapraklar─▒ gibi u├žar gider. Bu y├╝zden ona aram─▒zda ┬źPrens┬╗ ad─▒n─▒ vermi┼čtik.

Bir ak┼čam, yedi-sekiz ki┼čilik bir grup halinde bizi Ankara’daki me┼čhur Tabarin Bar─▒na g├Ât├╝rm├╝┼čt├╝. Aram─▒zda hasisli─či ile me┼čhur rahmetli Nahit S─▒rr─▒ ├ľrik de vard─▒. Ge├ž saatlere kadar yeyip i├žip e─člendikten sonra Necip Faz─▒l hesap istedi. Hesab─▒ getiren garsona da paran─▒n para oldu─ču zaman tam elli lira bah┼či┼č b─▒rakt─▒. Hepimiz hayret i├žinde kald─▒k… Hele Nahit S─▒rr─▒ o incecik sesi ile ba─č─▒rarak isyan etti :

ÔÇö Ayol siz delirdiniz mi?.. Hi├ž elli lira verilir mi? Necip Faz─▒l bir milyarder edas─▒ ile, f├╝tursuz cevap verdi :

ÔÇö Hani ben sizden bir zamanlar elli lira bor├ž istedim de paran─▒z oldu─ču halde, param yok veremem, demi┼čtiniz. ─░┼čte ┼čimdi o elli liray─▒ ben bir garsona veriyorum. Sizi birazc─▒k olsun para kullanmaya al─▒┼čt─▒rmak istiyorum…

Nahit S─▒rr─▒, kendi cebinden bir kuru┼č bile ├ž─▒kmad─▒─č─▒ halde Necip Faz─▒l’─▒n bu hareketine son derece ├Âfkelendi Ve sesinin tonuna garip bir h├╝z├╝n takarak :

ÔÇö Ben sizinle bir daha hi├žbir yere gitmem… G├╝nah de─čil mi parac─▒klar─▒n─▒za ? dedi.

(Bu yaz─▒, Baki Suha Edibo─člu’nun, Cumhuriyet gazetesinin 5 ┼×ubat 1968 tarihli say─▒s─▒nda “Gen├ž ku┼ča─č─▒n birinci pl├óna ├ž─▒kmas─▒n─▒ geciktiren g├╝├žl├╝ soluk: Necip Faz─▒l K─▒sak├╝rek” ba┼čl─▒─č─▒yla ne┼čredilen yaz─▒s─▒nda, ├ťstad’─▒n 1930’lardaki halini anlatt─▒─č─▒ k─▒s─▒mdan al─▒nm─▒┼čt─▒r.)