Anketimize Sizlerde Katılın

Başlatan: TaneR Tarih: 04.04.2007 23:19 Cevap: 7

TA
04.04.2007 23:19
#1

Başörtüsü Zulmü: Kimin Nerede Durduğunu Tayin Eden Bir Gösterge

DE
05.04.2007 22:04
#2

Ayşe kardeşimiz liseyi güzel bir dereceyle bitirdi. Türbanlı birisiydi ama lisede türban takılmasına izin verilmiyordu. Laik çağdaş devletimiz için bir tehlikeydi bu çünkü.

 

Pek sorun etmedi bunu o dönemde. Takmadı türbanı. Fakat üniversite sınavına hazırlanırken Allah'ın emri ile Türbanını artık başından çıkartmaz oldu. Kazandı üniversiteyi. Gitti üniversiteye ama kapıdan içeriye giremedi. Neden mi ?

 

Ayşe kardeşimiz, o türbanı taktığı zaman içerisindeki irtica fikirleri yükseliyor. Devletin rejimini değiştirmek istiyor o. Çünkü, türbanın öyle bir özelliği var, taktın mı başına devleti yıkmak geliyor içinden. Devletin rejimini değiştirici etkiye sahip çünkü türban.

 

:)

 

Çözsse çözsse kitlesel bir halk harekatı bu sorunu çözer. Gerçekten demokrasi savunucuları bunu çözer.

MU
06.04.2007 08:11
#3

Başörtüsünü problem olarak görenler var oldukça çözümü zor. Başörtülü olduğu halde bu politikayı hiç eleştiremeyen hanımlar mevcut. Başörtüsünün kıymetini bilen ve onun hakkını vererek yaşayanlar çoğalırsa ve o hanımlar bu sorunla baş edecek mücahitler yetiştirirlerse.. işte onlar çözebilirler.

YE
06.04.2007 10:15
#4

bana kalırsa işe başörtüsünden bakmak pek doğru olmaz. Çünkü, başörtüsü sadece maddi dünyada, görünen planda bir şey( bu başörtüsünü önemsiz saydığım gibi yanlış anlamalara yol açmasın)...Bizi içimizden, görünmeyenimizden çökertmişler de bizlerin haberi yok, varsa da bunu umursayan yok.Üstad zaten bunun için vardı. İşi, ilk önce ruh planında çözmek gerektiğini savundu. Ne kaba softalık yapanlar gibi herşeye yaftayı vurdu ne de ham yobazlar gibi işi kabukta anladı. Elhasıl, bence işi biz başörtüsünün çözülüp çözülmeyeceğini ilk plana, en önemli meselelerimizdenmiş gibi sunmaktansa, kuruyan ruh iklimimizi canlandırmalıyız. Zaten bu gelirse çözüm çoktan gelmiş olur. Üstadımız, sitemiz işi ruh planına dökmek işin var(dı) bizler de işte bu iklimde kendimizi yoğurup artık işin nidüğünü çözmeliyiz. O zaman nasıl herşey güzel oluyor, görün!...

DE
06.04.2007 18:19
#5

ben anketi oylamadım çünkü sadece tek bi şekilde çözülebileceğine inanmıyorum...siyasi güç tek başına yeteli değil..sivil toplum örgütleri de çok önemli....bazıları başörtüsünü gerçek manada ÇÖZEREK bu problemin(!) çözülebileceğine kendini inandırmışken tek başına bir güç asla yeterli olmayacaktır...

XX
07.04.2007 14:08
#6
bana kalırsa işe başörtüsünden bakmak pek doğru olmaz. Çünkü, başörtüsü sadece maddi dünyada, görünen planda bir şey( bu başörtüsünü önemsiz saydığım gibi yanlış anlamalara yol açmasın)...Bizi içimizden, görünmeyenimizden çökertmişler de bizlerin haberi yok, varsa da bunu umursayan yok.Üstad zaten bunun için vardı. İşi, ilk önce ruh planında çözmek gerektiğini savundu. Ne kaba softalık yapanlar gibi herşeye yaftayı vurdu ne de ham yobazlar gibi işi kabukta anladı. Elhasıl, bence işi biz başörtüsünün çözülüp çözülmeyeceğini ilk plana, en önemli meselelerimizdenmiş gibi sunmaktansa, kuruyan ruh iklimimizi canlandırmalıyız. Zaten bu gelirse çözüm çoktan gelmiş olur. Üstadımız, sitemiz işi ruh planına dökmek işin var(dı) bizler de işte bu iklimde kendimizi yoğurup artık işin nidüğünü çözmeliyiz. O zaman nasıl herşey güzel oluyor, görün!...

 

Çok doğru... Sayın yer-gök kardeşime yerden göğe kadar hak veriyorum. İşe yer-gök kardeşimin baktığı noktadan bakılmalı diye düşünüyorum. Diğer tüm yollar ( anketteki şıklarda dahil) sathi olur ki sorunun köküne balta vurmaz...

İnsanı yaşatki devlet yaşasın. Ve yaşamak islamiyettir...

TR
07.04.2007 14:22
#7

Sorun'un kökü derken dalları ihmal etmek veya onları kurumaya, meyveleri çürümeye bırakmak da sakıncalı olabilir. Fakat özelde bu meseleye bakarsak Ruhi olgunlaşması tamamlanmış bir toplumda sivil toplum ve siyasetin mutabakatı meseleyi çözer gibi geliyor bana. Dinozorlaşmış zihniyeti çözmek için ruhî olgunlaşma, bitirici siyasi hamleyi belirlemek ve pişirmek için sivil toplum gücü... Fakat iş nihai hamleye geldiğinde siyasete bakıyor sanırım.

 

Problem çözülmez diyen arkadaşların problemin neden çözülmeyeceğine dair fikirlerini yazmalarını rica edeceğim acizane. Çünkü zamandan bağımsız bir anket gibi algıladım ben bu başlığı. Nedir onları bu pasifize edici karamsarlığa iten acaba? Hiç çözülmeyecek mi yani bu problem, biz kendimize inanmıyor muyuz? Gelecekte dahi umut yok mu? Bizim neslimiz ve fikirlerimiz yok olmaya mahkum mu?