Konyalı olanlar belki bilirler.
http://www.edebiyat.selcuk.edu.tr/Edebiyat_Web/web/edebiyatdergisi/yeni/sayilar/21/21_23.pdf
Aslında Konyalı bir arkadaş olsa, bu kitabı almayı bile düşünüyorum. Nasip olursa.
Kızıma
Bu dünya geçit yeri
Çift kapılı han kızım
Kurulduğundan beri
Geçiyor kervan kızım
Gençlik bahar gibidir
Emeksiz meyve verir
Bunun kadrini bilir
Sahibi irfan kızım
Akıl, gençlik ve sıhhat
Büyük devlet hakikat
Elde iken bu fırsat
Ukbayı kazan kızım
Bizden evvel gelenler
Gittiler birer birer
Gelen gidermiş meğer
Ölürmüş doğan kızım
İnsan ömrü muazzez
Geçen gün geri gelmez
Allah aşığı ölmez
Ebedi inan kızım
Aleme ibretle bak
Gafillerden dur uzak
Alnı açık, kalbi pak
Olmalı insan kızım
Bir şeyden etme nefret
Hepsinde var bir hikmet
Hoş görmeye gayret et
Eyleme isyan kızım
Bir gölgedir bu âlem
Her şeyin sonu adem
Tefekkür et dem be dem
Unutma aman kızım
Olma dünya talibi
Bu his öldürür kalbi
Tekdir mülkün sahibi
O’nundur cihan kızım
Oyuncaktır mal, para
Gönül verme onlara
Durma Allah’ı ara
Bulur arayan kızım
Olacak neyse olur
Her şey yerini bulur
İnananlar kurtulur
Kederden gamdan kızım
Kalbe hiç koyma keder
Hak aşkını kıl rehber
Allah her zaman eder
Bizi imtihan kızım
Taklit etme kimseyi
Bilerek yap her şeyi
Unutma hiç gayeyi
Bir an bir zaman kızım
Şekle hiç verme değer
Manaya eyle sefer
Hak indinde muteber
Olan şey iman kızım
Hiç kimseye tutma kin
Ne incit, ne de incin
İyilik yap HAK için
Buldukça imkan kızım
Tok gönüllü, tok gözlü
Manalı, güzel sözlü
Her zaman güleryüzlü
Olur Müslüman kızım
Dinleme boş kelâmı
Bil helali, haramı
İyi anla İslam'ı
Geçmeden devran kızım
Mesnevî'yi çok oku
Kur’an'ın bir şerhi bu
Manada yok hududu
Hak dostu yazan kızım
Dünyayı bir rüya bil
İyi düşün kıl tahlil
Çünkü burası değil
Bizlere vatan kızım
Öz ve kısa söyledim
Zaten o anlar dedim
Bu sözleri eyledim
Sana armağan kızım
Bir şeyim yok, Öksüz'üm
Dünyayı görmez gözüm
Sensin varlığım, özüm
Bedenimde can kızım
Veysel Öksüz
Divan Şiirinde nazire, tenzir meşhurdur bilirsiniz.
Şair Nâbi, yüzyıllar önce bir gazel yazmış. "Görmüşüz" redifli bir gazel... Yahya Kemal Beyatlı da bu gazele nazire (tanzir) yazmış yüzyıllar sonra. Veysel Öksüz de Yahya Kemal'in bu gazeline, üçerli mısralar ekleyerek, tahmis yapmıştır:
Bağ-ı dehrin hem hazânın hem bahârın görmüşüz
Biz neşâtın da gâmın da rûzigârın görmüşüz
Çok da mağrûr olma kim meyhâne-i ikbâlde
Biz hezârân mest-i mağrûrun humârın görmüşüz
Top-ı âh-ı inkisâra pây-dâr olmaz yine
Kişver-i câhın nice sengîn hisârın görmüşüz
Bir hurûşiyle eder bin hâne-i ikbâli pest
Ehl-i derdin seyl-i eşk-i inkisârın görmüşüz
Bir hadeng-i can-güdâz-ı âhdır sermâyesi
Biz bu meydânın nice çâbük-süvârın görmüşüz
Bir gün eyler dest-beste pây-gâhı cây-gâh
Bî-aded mağrûrun sadr-ı i’tibârın görmüşüz
Kâse-i deryûzeye tebdîl olur câm-ı murâd
Biz bu bezmin Nâbiyâ çok bâde-hârın görmüşüz
Nâbi
Rengi yâkut, lemsi âteş gonce femler görmüşüz
Yâre dert, ağyâre dermân çok sanemler görmüşüz
Mest olur yâdıyla yârân, özge demler görmüşüz
Hayli şeb encümden efzûn câm-ı Cemler görmüşüz
Bezm-i Cemden sonra subh-i muhteşemler görmüşüz
Seyre dalmış gül görüp gülşende lâl olmuş hezâr
Besteler nakletti hûblar meclisinden rûzigâr
Teşnedir bir lâhza ayrılmaz çemenden cûy-i bâr
Hüsn ü Aşk iklîminin feyziyle sermest-i bahâr
REng ü bûy eksilmeyen bâğ-ı İremler görmüşüz
Binde birdir şimdi dilden yâr için zâr eyleyen
Kendisin inkâr eder hep aşkı inkâr eyleyen
Ehl-i dil olmak gerekdir meyl-i dildâr eyleyen
Meyle Hâfız, neyle Mevlânâ’yı tezkâr eyleyen
Pür-terennüm kişver-i Rûm ü Acemler görmüşüz
Duymuşuz gurbette sessiz canhırâş feryâdlar
Zâhiren şen, bâtınen âh eyleyen nâ-şâdlar
Çâresizlikden içip berbâd olan âbâdlar
Şûh Şîrinler yüzünden dağ delen Ferhâdlar
Aslıhanlardan yanan âşık Keremler görmüşüz
Gül figân eylerse âşık andelîb olmaz mı lâl
Keşf-i esrâr eylemek ey dil mehabbetsiz muhâl
Aşkı anlatmazsa Öksüz, bunca tahmîs kîl ü kâl
Zikre lâyık bahsi ancak zevkıdır ömrün Kemâl
Gerçi tâli’den nihâyetsiz sitemler görmüşüz
Yukarıdaki şiirde, altı çizili olanlar Yahya Kemâl'e, diğer üçlükler de Veysel Öksüz'e aittir. Zaten teknik olarak tahmis, şiirin aslına (yani Yahya Kemal'in, Nabi'nin şiirine yapmış olduğu tanzire) üçerli mısralar eklemektir yukarıdaki örnekte olduğu gibi.
Ayrıntılı bilgi için: http://www.youtube.com/watch?v=-w6HxvHeChU