selamlar,
her okudugumda burnumun direginin sizladigi bir yaziyi daha dogrusu bir onsozu sizlerle paylasmak istiyorum.onsoz hekimoglu ismail tarafindan sevdali siirler(1-2) kitabi icin yazilmis.bu onsozde ben; hem ustada bir kere daha hayran oldum,hemde o donemi(1950 ler) hekimoglunun gozunden bir kere daha okudum.okurken begeneceginizi umid ediyorum,ayrica kitaplarida kesinlikle tavsiye ederim.(ben insallah siirlerin bir kismini burada,bu baslik altinda paylasmaya calisacagim)
selam ve muhabbetle
Bu şiirler
yıllar çabuk geçiyor, onlarla birlikte bircok hatira ve gercek de gecmisin derelerine atiliyor.1950'de tahsil icin istanbula gelmistim. O gun 18 yasindaki bir gencin futbol oynamasi bir sansti.cunku sokakta gezenlerin ayagina camur bulasiyordu...kahveler tiklim tiklim,en azindan cayina oyun oynanirdi.ya meyhaneler...sonra topkapi mezarliklarinda obek obek insanlar oturup esrar icerdi. o zaman futbol oynamak bir sansti.antremanlar, mac,yorgun duser yatardim.
O zamanlar sosyalist veya komunist olmak moda imis,sonradan ogrendim,Nazim hikmet bile karargahini istanbul'da kurmus.
beni de toplantilara goturduler:gazoza votka katip icmeler,kadin erkek karisik;caz muzigi,dans...velhasil yasayislari hosuma gitmedi.
tahsilimi tamamlayip,memuriyete baslayinca,yumurtadan cikan civcive cok benziyordum:dar bir dunyadan,genis bir aleme cikmistim:camiler,hocalar varmis...Buyuk Dogu,Serdengecti dergileri, Risale-i Nurlar,Nihal Atsiz dunyami renklendirmisti.
Sokaktaki gunah selinden kactikca kitaplara kapaniyordum. yeniden ogrenci olup,defterimin uzerine:
Okulu:Hayat
Sinifi:Insan
Diye yazip,mesaiden artan zamanimi ders calisarak geciriyordum.Bekar adamin duvarlari Osmanli padisahlarinin semasi,buyik gunahlar listesi ve nefsin mertebeleri gibi kagitlarla doluydu.Siirler,her gun her an bir heykeltras gibi mermeri insana benzetmeye calisiyordu,beni yontuyordu:
Goster ilahi bu millet kurtulur tek mucize
bir utanmak hissi ver gaip hazinenden bize
ne irfandir veren ahlaka yukseklik ne vicdandir.
fazilet hissi insanlarda ALLAH korkusundandir.
--------------------
cesm-i insaf gibi akile mizan olamaz.
kisi noksanini bilmek gibi irfan olamaz.
---------------
ne azap,ne sitem bu yalnizliktan
suc bende asilmaz duvar bendedir.
siir ezberlemde irademi kaybetmistim:gezerken, otururken, yerken, icerken hep siir okuyordum.
yine o yillardi,savas ihtimali varmis,kadinlar memleketlerine gonderilecekmis,tugay seferi mevzilerine girecekmis...
gece dersine girdim,bazi erler agliyordu. cavusa sordum ''efendim savasa girilecekmis diye agliyorlar''.beynimden vurulmusa dondum:
Yara nisandir tenine erlerin
Mevt ise son rutbesidir askerin
alti da birdir,ustu de bir yerin
Arş yigitler vatan imdadina!
Diye basladim:
Bu vatan topragin kara bagrinda
Sira daglar gibi duranlarindir
Diye devam ettim:
Sonsuzluk kervani pesinizde ben
Uc ayakla seken topal kopegim...[/color]
Tam iki saat siir okumustum.zaten 197 erin icinde ikisi,ucu agliyordu,onlar,hepsi,dehset icinde beni dinliyorlardi,gorulmemis birsey!...
Gunler haftalar birbirini kovalarken sairlerden birisi geldi :''siir soleni duzenleyecegiz,katilirmisin?''dedi,hemen kabul ettim.
1950'lerin sartlarina gore cok suslu bir gazino ve aydin tabaka,hanimlariyla yerlerini almis.
Onde zeytin agaclari
arkasinda yar
sene 1946 mevsim sonbahar
neyleyim,neyleyim
yar yoluna dokulmemis
dilleri neyleyim?
Arkasindan:
''karimsin,kisragimsin'' gibi siirler okundu,sira bana geldi:
Uyu yavrum tepesinde hac yatan
Camiler var bu mu seni aglatan
Dayanamaz cegnenmeye bu vatan
Camilere hilal gotur ninni
Hem yurdu, hem ocunu al ninni.
Artik gozum hickimseyi gormuyor,tevfik olmayi goze aldigim gibi kendimden de gecmisim:
Bana kefendir yatak, sana tabuttur havuz
Sen kivril ben gideyim, son peygamber kilavuz
Yol O'nun varlik O 'nun gerisi hep angarya
Yuzustu cok surundun ayaga kalk Sakarya.
Sairden saire geciyordum:
Birak beni haykirayim,susarsam sen matem et
Unutmaki sairleri haykirmayan bir millet
Sevenleri toprak olmus oksuz cocuk gibidir:
Zaman ona kan damlayan dislerini gosterir,
Bu zavalli suru icin ne merhamet,ne hukuk
Yalniz aci bir lokma ve zehirden bir yumruk! Selamlayip sahneden cekildim.Kuliste su icerken perdenin kenarindan salona baktim, burokratlarin kaslari catik ve kadinlar agliyordu.
Sonradan duydum ki fitratan islam'a yakin olan bu hanimlar:
- Bu cocuk gibilerine siir okutacaksaniz okutun,yoksa o terbiyesizleri istemeyiz.
Demisler,boylece o sehirde bicimsiz siir solenleride bitti.
Ah o yillar herseyi buzlu cam arkasindan seyrettigim o yillari.yine ya bir mahvelde veya bir gazinodayim.7-8 genc toplanmis, nazim hikmet'in siirlerini okuyor.dinledim.musait bir ani yakalayip:
Durun kalabaliklar bu cadde cikmaz sokak
Haykirsam kollarimi makas gibi acarak.
Durun,durun bir dunya iniyor tepemizden
Catirtilar geliyor karanlik kubbemizden.
Necip Fazil'in siirlerinden yarim saat okudum. soyle bir nefes alayim dedim,gencin biri bagirdi:
- bir daha nazim'in siiri yok,artik bunlari okuyacagiz.
Bunlarin tamami dindar oldu ve haklarinda 163.madde den sorusturma acildi.bu hal de onlari kamciladi:
- Komunist oluruz,icki iceriz birsey yok, musluman oluruz namaz kilariz ver elini kelepce...bunda bir terslik var...
Kitap dergi alirlardi,sanki devletle karsi karsiyalardi.
Yukaridaki hatiralar 1950 li yillara ait,boylesi yuzlerce...1963 de mahir iz'in sohbetlerine katiliyordum,Çile'nin dortte ucunu ezbere bildigimi ogrenince;''senin cilen de bu olmus'' diyerek espri yapmisti.gercekten de siiri ezberlemekten Kur'an ezberlemeye vakit bulamadim.Allah affetsin.
Yil 1995,63 yasindayim, bir omur boyu gerek yalnizken,gerekse dostlarima okudugum siirleri bir kitapda toplayayim dedim.Bunlari okurken yaptigim izahlarida yazdim.
Itimat ediniz bu siirlerin ekserisinde ya gozyasim veya kalbimden bir iki damla kan vardir.
Bu kitap bana bir dunya kurmustu, umit ederim sizi de o dunyaya davet eder.