SONRA
Burada bitsin mi hikaye?
Başlasam mı yeniden her şeye?
Yine tanrı mı olsam?
Yaratsam mı kendimi?
Ateşle havayla suyla mı?
Yalnız eniyle boyuyla mı?
Neyle kursam?
Boş mu versem tanrılığa?
Bir başıma otursam...
Ne ateş ne hava ne su,
Ne en ne boy,
Ne Habil ne Kabil,
Ne soy,
Ne ben ne tanrı...
Eleştiriiii
Allah'tan kısaymış şiir,
Yoksa ölürdüm okurken,
Hakikaten de ölür müydüm!
Ölemez miydim yoksa?
Ölürdüm, ölürdüm...
Şiir dedikleri bu mudur!
Peki ya şair dedikleri!..
Herkes gezer dolaşır,
şairim diye memlekette...
Ne saçma şiirler ne saçma,
Saçmanın da çok ötesinde birşey
Mümkünse hemen kaçma.
MÜrİd
Eleştiriiii
Allah'tan kısaymış şiir,
Yoksa ölürdüm okurken,
Hakikaten de ölür müydüm!
Ölemez miydim yoksa?
Ölürdüm, ölürdüm...
Şiir dedikleri bu mudur!
Peki ya şair dedikleri!..
Herkes gezer dolaşır,
şairim diye memlekette...
Ne saçma şiirler ne saçma,
Saçmanın da çok ötesinde birşey
Mümkünse hemen kaçma.
MÜrİd
Müthiş cevap ,kutlarım :)
Eleştiriiii
Allah'tan kısaymış şiir,
Yoksa ölürdüm okurken,
Hakikaten de ölür müydüm!
Ölemez miydim yoksa?
Ölürdüm, ölürdüm...
Şiir dedikleri bu mudur!
Peki ya şair dedikleri!..
Herkes gezer dolaşır,
şairim diye memlekette...
Ne saçma şiirler ne saçma,
Saçmanın da çok ötesinde birşey
Mümkünse hemen kaçma.
MÜrİd
Saça göre tarak vurulmuş, al birini vur ötekine:) İşte, şiir böyle öldürülür! Allah'tan rahmet dilerken; şiiri yaşatan Üstad ve O'nun gibiler var diye hamdediyoruz. Ayrıca çok da güzel tariz yapıyorsunuz vesselam;)
P.S. : Uçlardan bi giriş yapıldı, bilmem canım öyle istedi. Şimdi buna nazaran daha düzgün satırlar gelecek...
Reca ederim efendim, teveccühünüz. :)
ikisine de güzel diyemeyeceğim :)
YAPAMADIĞIMIZ
Akşam kapı eşiğinde bir terli giysi gibi
Soyunmak vardı derdinden evrenin
Bir entari serinliğini giyinmek
Kendi derdini tespih gibi çekmek elinde
Yün örmen vardı akşamları koltuğa gömülü
Karşında polisiye roman okumak vardı
Sorgusuz bakışmak yoruldukça gözlerimiz
Sevinçsiz gülmek üzüntüsüz ağlamak
Oturmağa konuklar gelmesi bazen
Çevresinde bir masanın kaygısız
Sıcacık konularda bir demli çay gibi
Bilmedik komşularla konuşmak
Dünyamızla uyuşmak vardı
Oyunda sonunu görmeden oynamak
Sevinebilmek kazandığına
Yitirdiğine yerinebilmek
Düşünmeyebilmek yoruldukça düşünmekten
Kamaştıkça örtebilmek gözlerini
Düşlerde bile ışıktan sakınarak kendini
Uyayabilmek vardı vaktinde rahat
UYUM
Boşluğa bulut
Buluta yağmur
Yağmura toprak
Ne güzel uymuş
Gündüze güneş
Güneşe tarla
Tarlaya başak
Ne güzel uymuş
Başağa buğday
Buğdaya insan
İnsana emek
Ne güzel uymuş
Emeğe eylem
Eyleme yürek
Yüreğe sevgi
Ne güzel uymuş
Uymuş mu Uymamış mı?
Çiftçiye tarla
Tarlaya öküz
Öküze saman
Ne de güzel uymuş.
İnsana sofra
Sofraya çorba
Çorbaya ekmek
Ne de güzel uymuş.
Dam üstünde saksağan
Vur beline kazmayı
Alakaya maydonoz
Ne de güzel uymuş.
Eyleme fikir
Fikire insan
İnsana akıl
Ne de güzel uymuş.
MüRiD
Bu son özgün çalışmamdı. Yorumlarınızı bekliyorum. :) Bu ne ya işi gücü bıraktık nelerle uğraşıyoruz. Hasbinallah.
Bunu eklemesek hiç olmazdı. Sayfa öksüz ve yetim kalırdı mazallah :) Tamam bu son :D
Rahşan’a
ELELE BÜYÜTTÜK SEVGİYİ
Birlikte öğrendik seninle
Avcumuzda yüreği çarpan
Kuşa sevgiyi
Elele duyduk kumsalda denizin
Milyon yılda yonttuğu
Taşa sevgiyi
Tırtılları tanıdık seninle baharda
Tırtılken daha sevmeyi öğrendik
Sevgiden üreyen kelebeği
Toprağı evimiz gibi sevdik seninle
Birlikte sevdik kuru toprakta
Ev küren köstebeği
Köstebeğinden toprağına taşına
Tırtılından kelebeğine kuşuna
Elele sevdik bu dünyayı
Acısıyla sevinciyle sevdik
Yazıyla kışıyla sevdik
Köy-köy ülke-ülke
Gökler gibi sardı dünyayı
Yağmur gibi sızdı dünyaya
Dünya kadar oldu sevgimiz
Elele büyütüp elele derdik
Elele derip insana verdik
Verdikçe çoğalan sevgimizi
(1980)
Uymuş mu Uymamış mı?
Çiftçiye tarla
Tarlaya öküz
Öküze saman
Ne de güzel uymuş.
İnsana sofra
Sofraya çorba
Çorbaya ekmek
Ne de güzel uymuş.
Dam üstünde saksağan
Vur beline kazmayı
Alakaya maydonoz
Ne de güzel uymuş.
Eyleme fikir
Fikire insan
İnsana akıl
Ne de güzel uymuş.
MüRiD
Bu son özgün çalışmamdı. Yorumlarınızı bekliyorum. :D Bu ne ya işi gücü bıraktık nelerle uğraşıyoruz. Hasbinallah.
bu şaçma şiirlere
özgün çalışman pek güzel uymuş :)
Uymuş mu Uymamış mı?
Çiftçiye tarla
Tarlaya öküz
Öküze saman
Ne de güzel uymuş.
İnsana sofra
Sofraya çorba
Çorbaya ekmek
Ne de güzel uymuş.
Dam üstünde saksağan
Vur beline kazmayı
Alakaya maydonoz
Ne de güzel uymuş.
Eyleme fikir
Fikire insan
İnsana akıl
Ne de güzel uymuş.
MüRiD
Bu son özgün çalışmamdı. Yorumlarınızı bekliyorum. :D Bu ne ya işi gücü bıraktık nelerle uğraşıyoruz. Hasbinallah.
Alakaya maydonoz
Gel bana bazı bazı
Annem bizi çok sever
Yaşasın 23 Nisan :)
Madem böyle bi yeteneğiniz vardı da niye rahmetlinin konuşmalarında bulunup da onun vecizelerine aksetme şerefini(!) kendinize çok gördünüz?.. Canlı olarak görmek, yaşamak daha bi zevkli olurdu, tek taraflı tadı çıkmıyor...
Ne şiire, ne siyasete yaklaşmalıydı, ikisinden de uzak durmalıydı. Sadece Rahşan hanım ile ormanda tırtılların izini sürmeli, eylemini ve emeğini tırtılları koruma derneğine vakfetmeliydi. Ama mahlukat-ı beşer işte, selahiyeti olmayan işlere de bulaşmadan duramıyor.
mürid gönüldaşa da teşekkür ederiz, nazireleri olmasa bunları okumak, okuduktan sonra nüfuz eden bunalımın aksülamelini gösterme ihtiyacı içinde kıvranmak gerekecekti. Selametle gönüldaşlar.
Kafka gibi bir vasiyetin olsaydı keşke be Karaoğlan, bi hayrın dokunurdu millete. Hoş, Rahşan, Max Brod'dan geri kalmazdı ya, neyse..
Yine tanrı mı olsam?
Yaratsam mı kendimi?
bun satırları şiir diye milleteee
sunanın ben kalemini....