Esselam;
Malum,İstiklal Harbi (!) zamanında Hintli müslüman kardeşlerimizin gönderdiği paralar meçhullere karışmıştı.Bira fabrikası açıldı,o açıldı şu açıldı derken para,gayesinden uzak herşeye hizmet etti.Şimdi paranın namusunu kirlettiniz diye kalkıp hesap sorma şansımız yok,parayı alan belli,harcayan belli.Çiçek olup susacağız.Ama keşke o devirden kalan tek meçhul olay bu olsaydı diyesim geldi.Öyle değil mi?
Buyurun işin teorik kısmı.
Muhammed Ali Han başkanlığındaki Hindistan Müslümanları,İngilizlere karşı,Hind Müslümanlarının Kurtuluş Savaşını desteklediklerini göstermek ve hilafetin muhafazasını temin için Hindistan Müslümanlarından topladıkları çeşitli ziynet eşyalarını Ankara'ya gönderdiler.
Bu paranın kesin rakamı bilinmiyor.Bazı kaynaklar bunun toplam değerinin 5 milyon İngiliz lirası olduğunu söylerken başka kaynaklarda 125.000 İngiliz lirasından bahsediliyor.Ancak bunun 250.000 lirasının İş bankasının ana sermayesi için kullanıldığına hiç kuşku yok.
Hindistan Müslümanlarının hilafetin kurtarılması için gönderdiği paralar,ne yazık ki Hilafetin ilgası için kullanılmıştı.Gönderilen paraların 120.000 lirası ile Atatürk Orman Çiftliğinde bir de Bira fabrikası kurulmuştu.Yine Mısır Hidivinden vatandaşlığa kabul için alınan 900.000 lira da bu yolda harcanmıştır.
İş Bankasının hiç gerçek ortağı yoktur.Bir takım kişiler adına bu hesaptan para aktarılmış,İş bankasının çevresinde rejimin hakim sınıfı oluşturulmaya çalışılmıştır.
CHP'nin mal varlığının temelini de,yine öteki kurumların bir takım mal varlıklarının kaynağı da bu paralara dayanmaktadır.
Halide Edip,Mustafa Kemal ve İnönü'ye Hindistan?dan gelen bu paralarla ilgili bazı sorular sorduğu için kısa sürede gözden düşecek ve Türkiye'yi terk edecekti.
Hilafetin kurtarılması için gönderilen paralar CHP'ye yaramıştı.CHP bu paralarla hilafete küfreden broşürler yayınlayacaktı.
Cumhuriyetin ilk yıllarında Basın-Yayın Genel Müdürlüğü vazifesine getirilmiş olan meşhur Marksist Zekeriya Sertel,Halide Edip'in ve Hindistanlı Müslümanların gönderdiği paraların başına gelenler için unları anlatmaktadır:
''Halide Edip'in Atatürk ile arası açıktı.Atatürk zaferden sonra şu veya bu biçimde düşmanlarını tasfiye etmeye başlayınca Halide Hanım'da ürkmüş ve hayatını kurtarmak için memleketten uzaklaşmayı uygun bulmuştu.Atatürk'le aralarının açılmasının nedeni de şuydu:Milli kurtuluş savaşı sırasında Hindistan halkı Ankara'ya Halide Edip aracılığıyla yüz bin dolar(Miktar hususunda farklı rivayetler var)göndermişti.Bu paranın Milli Kurtuluş Savaşı için harcanması şart koşulmuştu.Halide Hanım bu parayı Atatürk'e vermişti.Fakat Atatürk o zaman bu parayı Milli kurtuluş işlerinde harcamayarak saklamış,zaferden sora İş Bankasının kuruluş sermayesi olarak kullanılmıştı.Halide Hanım paranın yerine harcanmamış olmasından gücenmiş ve kırgınlığını Atatürk'e duyurmuştu.
Halide Hanımın bu hareketi Atatürk'ü kızdırmıştı.Araları bu yüzden açılmıştı.Halide Edip,kocası Dr. Adnan Adıvar?la birlikte Paris'e gitti.Atatürk'ün ölümüne kadar on iki yıl orada bir sürgün hayatı yaşadı.''
(Abdurrahman Dilipak,İnönü Dönemi,Beyan Yay.Sf 75)
(Zekeriya Sertel,Hatırladıklarım,S.200,İstanbul 1977)