Gençliğin Türküsü
Bana mutlu insanı anlat deseler, hiç duraklamadan şöyle derdim: Gençlik çağını pişmanlık duymadan hatırlayaninsan mutludur.
Ne yazık ki en hoyratça harcanan da işte o altın çağdır:
Mirasyedilik denen şeyi herkes çirkin bulur. Karalar da. Ama, sıra, Allah'ın bütün kullarına eşit olarak bağışladığı en değerli mirasa, gençliğe gelince, hemen hemen herkes har vurup harman savurur, deli gibi bir mirasyedi kesilir. Sevdiğim bir şair; Gençlik böyledir işte/Gider gelir/Ve kırılır sonra kolun kadın/Koşarsın pencereden pencereye, Diyor; sonra da suyunu sebil ettiğimiz çeşmelerden, eserken yelken açmadığımız rüzgarlardan ve koklamadan attığımız gül demetlerinden yanıp yakılıyor.
Ne mutlu -daha orta yaşların eşiğinde- yüreklerde korlaşan bu ateşin yakıp kavurmadığı hayatlara! Adamınbirisi, gençlik bilseydi, yaşlılık yapabilseydi, demiş belki de bir atasözüdür bu. O, y da bu; analık, babalık, genel olarak da, eğitim, edinilen gerçekleri gençliğe aktaramadıktan sonraneye yarar? Sanatların en büyüğü, en değerlisi ve en yararlısı -elbette- gençlik çağını iyi kullanmak sanatıdır; bu sanatı öğretemeyen eğitim kaç para eder? En ağır vebal böyle eğitimlerin omzundadır.
...
Artık genç değilim. Fakatgençliğimizn bütün kışları gönlümde, hala, pırıl pırıl duruyor. Aşk için yaşadığım, bayrakların aşk için asılmasını.. seviyorum diye, seveceğim diye, ve, sevmeye layık olmalı, hak kazanmalıyım diye, bayrakların açılmasını istediğim günleri nasıl unuturum? Kim unutmuş ki ben unutayım?
Kovanın kraliçesi bütün bir mevsim bütün bir kovan tarafından beslenir, baklır ve o mucize vakit gelince de, bütün bir mevsim boyunca biriktirdiği güçle gökyüzüne doğru dikilir. Ne muhteşem uçuştur o! Süperjetlerin dikilişi onun yanında sönük kalır; manasız kalır, manasız!
Ve bütün bir kovan, yüzlerce erkek arı, ölümün, yani hayatın sırrını besteler gibi, kraliçenin peşine düşmüştür: Mini mini ciğerler, damlacık kalpler, jet motorlarını sönükleştiren, manasızlaştıran mucizyi yaratır, tül kanatlar çalik kanatları silikleştirir.
Bu sırlı kovalayışta, bu ölüm uçuşunda, acaba,düşünür, hatırlarlar mı, kraliçenin ciğerleri, kalbi ve kanatları daha kuvvetli, çok daha kuvvetli olsun diye çalışanların kendileri olduğunu? Yani bizzat kendi ölümleri için bütün mevsim çalıştıklarını, acaba hatırlar, düşünürler mi? Bİtkinleşir, bir bir dökülürken esef ve pişmanlık duyarlar mı acaba?
Şovalyeler devri geçti. Uç beyleri artık, o muhteşem Osmanlı tarihinin solgun ve kırgın yapraklarında. Fakat, yazıklar olsun, uç beylerinin ruhunu taşımayan gençlere!
Artık destanlar yazılmıyor. Belki yazılmaz da ve belki böylesi daha iyidir. Fakat, yazıklar olsun destan yazmak arzusu duymayan gençlere. Yazıklar olsun aşık olmadan.. sevgilisini bilmeden aşk uğruna, sevgili uğruna destan yaratmak şevkine kapılmayan gençlere!
Yazıklar olsun BEN demeyip de sünepeliğin, silikliğin avuntusunu BİZde arayan gençlere. Yazıklar olsun, yazıklar ki, yaşlılık çağlarını kurtaramayacak; ezik ve silik göçüp gidecekler. Kişileşmeyecekler; gururların en haklısını, en saygınını tadamayacaklar!
Bu türkü gençlik türküsüdür; gençliğin o kutsal körlüğü bulanlaradır: Bİr Olcayto'dan bir Leyla, bir Betül'den bir Aslı yaratanlaradır: bu sırlı oyunda kişileşenleredir, Köroğlu'nun gerçek torunlarınadır. Ferhad soylularadır: Yüreklerini kafalarını paslandırmayanlaradır, satmayanlaradır.
Balıkçıkuşu denizin derinliklerine dalar ve dişisine parlak renkli çakıltaşları çıkartır. Bu türkü genç balıkçıkuşlarınadır. Aşkları için derinliklerden iyilikler, güzellikler, yiğitlikler, dürüstlükler, çıkarmak için didinenleredir. Gençlik armağanını, Allah'ın o en aziz ateşini hazırlop sloganların peşinde, meyhane tartışmalarında, sokak kavgalarında, sürü eylemlerinde küllendirenler için değil!
Bu türkü, daha yüksekte, en yüksekte sahip olmak için, arıbeyi'nin daha daha kuvvetli, çok daha kuvvetli olmasına çalışan genç arılar içindir. Güdülen topluluğun ve yığınların yağmasında iki kemiklik pay bekleyenler için değil!
Bu türkü, BİZ denizine katılmak için önce BENi kurtarmak, kafasıyla, kalbiyle BENi kurmak ve yüceltmek gerektiğini bilenler için, bu imkanın yalnız ve ancak gençlik çağında bulunduğunu kavrayanlar içindir. BENin bütün şanslarını haklarını BİZin ucuz ve bayağı yaldızlarına, davul gürültülerine satıp sürü malı olanlar için değil!
Bu türkü gençlik türküsüdür, aşk türküsüdür, yiğitlik türküsüdür; çünkü kişileşme için açılan ve ancak o çağda açılabilen büyük savaşın türküsüdür.
Tarık Buğra-Gençliğim Eyvah