Kardeşlerim...
Şu an o kitap yanımda değil ve konuda tam olarak aklımda değil; eksik de yazmak istemiyorum...
Bana Efendi Hz.'nin, Peygamber Efendimiz ve Hz.İsa'nın karşılaştırılmasından doğan soruya verdiği cevabı yazar mısınız?
Üstad bir arkadaşını götürüyor huzurlarına, o arkadaşı da böyle bir soru soruyor; Efendi Hz.de Hz.İsa meleki- Efendimiz (SAV) beşeri diye başlayıp, konuyu aydınlatıyordu. Bu kısmın tam şeklini rica ediyorum.
Allah'a emanet olun...
Selamlar,
O ve Ben'deki Alafranga Kemal başlığı...
"Burhan Toprak'ı götürdüm kendilerine... Daha evvel de Burhan'a bir sürü izah:
- Dıştan hiç bir şey göremiyeceksin! Dışını bütün iddialardan temizlemiş olan insanın nasıl bir bâtın taşıdığına ve neyi gizlediğine dikkat et! Olanca nükte ve nezâket burada... Suallerine dış plân hesabına yeter derecede, ne eksik ve ne fazla, kupkuru cevaplardan başka bir şey alamayacaksın! İşte, bu kuruluğun ve basitliğin ötesindeki haşmete geçebilmektir ki, hüner... Ona göre davran!..
Gittik.
«Kemâl, kemâl!..» diye çırpınan ve «alafranga kemâl» olarak devşirebileceğim dostum, yine o eski temayülünden kalma ukdesini, ilk sualiyle belirtti:
- Hazret-i İsâ hakkında ne buyurursunuz? «- Babasız Hak Peygamber...»
Ve sükût...
- Peygamberimize nisbetle farkları? «- Büyük...»
Ve sükût...
-Ne gibi?..
«- Hazret-i İsâ melekiyette en üstün dereceydi; O'na nisbetle bir eksiği vardı.» Ve sükût...
- Neydi eksiği efendim? «-Beşeriyeti!..»
Bu son cevap, hakikat örsünün üstüne bir balyoz gibi inmişti:
Melekiyette en ileri, fakat meleğin secde ettiği beşeriyette, O'na nisbetle eksik, babasız Hak Peygamber İsâ Aleyhisselâm...
O sıralarda bana eserlerinden bir kaçını hediye eden Burhan Toprak, bunlardan birinin üstüne şu ithafı yazdı.
«- Bana, alafranga kemâl'in boşluğunu gösteren Necip Fazıl'a...»"
Saygı ve selamlarımla
Allah razı olsun kardeşim...