Esselam!
Evvela insan olanlara cevap verelim;
Öncelikle film kaliteli demişsiniz filmde kalite nasıl tespit edilir?
Bana göre...
1. hikaye/senaryo
Film birbirinden kopuk sahnelerle dolu (doğalolarak bu filmi akıcı olmaktanda çıkarıyor)
Bir köyde ay tututlmasıyla başlıyor oradan mücadele yıllarına ordan hoooop külliyat yazmaya,bu çocuk nasıl büyüdü, mekteptemi okudu kimden ilim aldı kimden irşad aldı, nasıl kendini geliştirdi, rusyadan kaçtı sonra ne olduda meclise çağrıldı vsvs bunlar cevapsızlar...
Said nursinin görsel aksiyonunun ön planda olduğu eski said dönemi diye adlandırğı mücadele dönemi resmen yoksayılmış.
mesela
"paşa paşa namaz kılmayan haindir hainin hükmü merduttur. "
lafzı üzerinde tartışılan sahne dir diye tahmin etmiş ve sonuna kadar büyük bir hayal kırıklığı ile izlediğim filmde belki bir kıvılcım olur ümidiyle o sahneyi beklemiştim ama nafile anlaşılan yapımcılar gerçekleri aksettirmekten ziyade rejimin godomanlarını kızdırmamayı düşünmüş olmalılar ki, bir makas darbesi inivermiş said nursinin hayatını okumaya başlayan kişiye ilk olarak balladırıla ballandırıla anlatılan hikayeciğe.
Herneyse bu bizim işimiz değil konuya dönelim ne diyorduk kopuk sahneler hikaye bütünlüğü yok. Bir kişi eğer bilmem kaç senedir külliyatı ve said nursinin hayatını okumuyor ise boşlukları dolduramaması canını sıkar ve filmi onun için çekilmez kılar. Film bittiğinde bir bakıyorsunuz 3 saattir içerdeyim ama ne almışım "sıfır". sonra bakıyorsunuz etrafınıza saçılmış salya falanda yok
alla alla. :whistling:
2.oyunculuk
Hadi said nursiyi canlandıran oyuncuyu vasatın üstünde kabul edelim (hoş oynadığı dizilerdeki oyunculuğu daha iyidi şüphesiz ama neyse...) ya diğerlerine nedemeli? etrafındaki talebeler olsun toplanan cemaatteki kişiler olsun bu kadarmı amatör olur? Mesela savcıyı hatırlıyorum, yemin ederim ilkokula giderken düzenlenen piyeste sırası geldiğinde repliğini kaçırmaktan korkan sıra arkadaşımın repliğini okurken takındığı mimikler sanki aynıyla adamda idi. Şu an aklıma gelen amatörlükler bile üzerinden 1 hafta geçmesine rağmen bir çuval. İlçede ilk yanına gelenler, şeyh saidin adamlarının gelip yardım talep etme sahnesi. Zaten kullanılmaya çalışılan kürtçenin keskin hatları başka bir komediydi :) insan ezberlemek dışında birazda o cümleleri kürtlerden dinler be kardeşim. Düşünüyorumda hayran olduğum türkçe olimpiyatlaındaki çocukların içlerininden birinin gözlerinde ki heyecan filmin tüm kadrosunun toplamında yoktu.
3. gerçekçilik
Filmin tamamında asıl yokluğunu hissettiren sahicilik... Mesela rus komutan karşısında kalkmaması sonrasında hemen kurşuna dizileceklerin yanında namazını kılabilmesi, (hadiselerin kendileri gerçek olsa bile) öyle bir hava vermiyordu. Sanki şu sahneyi biran önce çekelim de bitsin. amacıyla hazırlanmış ve çekilivermiş. Mahkeme çıkışı (mahkeme içeriğininde tam ve vurucu noktalardan yoksun olmasını yine yukardaki rejim korkusuna bağlamaktan başka çare bulamıyoruz) zalimler için yaşasın cehennem sözünün geçtiği sahnenin (benim okuduğum) gerçeğe ters olması ise başka bir bilmemnelik...
(Dinlerarası diyaloğa selam çakan said nursiyi nerden tadarik etmişler onuda anlayamadık bir ara sormak lasım bilen(!) birilerine )
4. görsellik
Filmde hala, eski havası verilsin diyemi yoksa kalitesiz malzeme kullanıldığı için mi olduğunu anlayamadığım şu eski filmlerde olan beyaz çizgiler vardı. Film üzerinde ki genel kanaatimi etkilememiş olsada hoş değildi.
Yanlış anlaşılmak istemem benim yadırgadığım filmin yapılması değil, bu şekilde yapılması.
Daha iyisi yapılabilirmi idi? Evet.
Daha fazla bilgi verilebilirmiydi? Tonla.
Daha cesur sahneler içerebilirmiydi? Şüphesiz...
Daha kaliteli oyuncular, senarist, yönetmen için finansman ayrılabilirmiydi? Fazlasıyla.
O zaman eleştiririm. Hemde daha iyisini çekemesem bile...
Velhasıl yeterli miktarda maddi imkanı, ulusal hatta uluslararası çalışabilen bir tv kanalı, bilmem şu kadar profesyonel oyuncusu olan bir oluşuma yakışmayacak kalitede bir film idi
vesselam...
Gelelim sana (size)...
Ne bekliyordum? Herşeyden önce fikrimi paylaştığım forum sitesinde muhataplarımın tamamının insan olmasını bekliyordum.
Aynı sanal mekanı paylaştığım insanların içlerinde kafasını soktuğu saksıyı kendi salyalarıyla doldurmuş ve gözünü açtığında da salya dışında başka birşey göremeyenler olmasın bekliyordum.
Ama görüldüğü üzre beklentiler her daim karşılanmıyor.
Efendi beğenmiyorsan daha iyisini çekersin
Evet evet bütün film eleştirmenleri her olumsuz eleştiriden sonra çekerler bir film, oscar için de yönetmenler değil eleştirmenler yarışır. (fıkramısın sen be? :D :D savunmaya bak daha iyisini çek :D )
Salyalar saçılarak izlenen filmleri hamdolsun şimdiye dek izlemeye tamah etmedik, (sen gibiler olmasa salyalar saçılarak izlenen filmlerin varlığından da haberdar olamazdık ayrıca ;)) ve yine hamdolsun bir yapıtı değerlendirirken muhtevasının bana yakınlığı onun hakkındaki değerlendirmemi değiştirmedi.
Birilerinin kafama soktuğu düşünmeye gerek duyulmayan görüşlerimde hiç olmadı hamdolsun. (hı hı! senin de olmamıştır. Kesin! :whistling: )
Ben bir forumda film başlığına izlediğim film hakkında ki görüşlerimi yazdım sadece, beğenip beğenmemek okuyanın insiyatifinde aynı filmi beğenip beğenmemenin benim insiyatifimde olduğu gibi. :shades:
Unutmadan "beş" hafta vizyonda olacak filmin ikinci haftası, şehrimde ki en büyük ikinci sinema salonunda izledim ikiyüz küsür kişilik salonda arkadaşım ve benden başka 5-6 kişi vardı. Galiba (istisnalar kaideyi bozmaz aga) kendi güruhuda pek hazetmemiş filmi.
Not: Son paragraftaki ilk cümle tespit ikinci cümle şahsi kanaattir ;)