Hizbullah Lideri ölen hristiyan komutanı "şehit" ilan etti.
Hizbullah Genel Sekreteri Hasan Nasrallah Suriye’de Savunma Bakanı Davud Racha, İçişleri Bakanı Muhammed İbrahim El Şaar ve Esad'ın eniştesi Genelkurmay Başkan Yardımcısı Asıf Şevket de dahil bir çok yetkilinin öldürüldüğü feda saldırısını şiddetle kınadı ve ölenleri şehid ilan etti. Pressmedya.com Nasrallah’ın konuşmasını ilginize sunar.
SURİYE HAKKINDA
Bismillahirrahmanirrahim
2006 Temmuz savaşını andığımız bu programa katıldığınız için hepinize teşekkür ederim. Değerli dostlarım size anlatmak istediğim birçok mesele var ancak bölgesel gelişmeler özellikle de bu gün meydana gelen olay konuşmamın bir bölümünü Suriye ve bölgesel gelişmelere ayırmama neden oldu.
Siyonistler hala Temmuz savaşında aldıkları yenilginin şoku içerisindeler. Mossad Başkanı Meir Dagan’ın savaş zamanında, savaşın İsrail için bir musibet olduğunu, ağır bir darbe aldıklarını ve dönemin İsrail İstihbarat Bakanı Dan Meridor’un ise İsrail’in o güne kadar böyle bir şey görmediğini, hiç bu kadar dar boğaza girmediğini söylemiş olması bize yeter.
Suriye, Filistin ve Lübnan direnişlerine verdiği desteğin bedelini ödüyor. Filistin ve Lübnan direnişleri, ürettiği silahları mücahidlere gönderen Suriye sayesinde hem Gazze’de hem de Lübnan’da başarı kazandı. Siyonist rejim bunu çok iyi biliyor
“Arap rejimleri mal biriktirme peşindeyken Beşar Esed ile Asıf Şevket, Davut Racihe, Hasan Türkmeni gibi Suriyeli şehid komutanlar Filistin ve Lübnan direnişlerini destekliyordu.
Suriyeli şehid komutanların Direniş üzerinde emeği var / Ordu, düşmanların umudunu söndürecek
Suriyeli şehid komutanların Direniş üzerinde emeği olduğunu bir kez daha vurgulayan Seyyid Hasan Nasrullah, “Bu büyük kayıptan dolayı Ordu komutanlarına ve Suriye halkına başsağlığı diliyoruz. Bu saldırı sadece ve sadece düşmana hizmet etmiştir. Şehid olanlar, düşman Siyonist rejime karşı direnişin ve mücadelenin yakın dostlarıydılar.”
“İşte bu büyük komutanlar şehid olan komutanların yerini dolduracak ve düşmanların umudunu umutsuzluğa dönüştüreceklerdir”
“Siyonistler ve Amerikalılar, Suriye’de cisimlenen büyük bir sorunla karşı karşıyaydılar. Suriye’de önceki dönemde büyük değişimlerin ve gelişmelerin olduğunu gördüler. Her şeyden önce Suriye’de yeni bir askerî strateji belirlenmiş ve hayata geçirilmişti. Bu strateji son on yılda Suriye’yi Siyonist rejimin tehditlerine karşı koyacak askerî bir güce dönüştürdü. Siyonist rejim son yıllarda Suriye’yi korku ve kaygıyla izliyordu. Suriye’nin bugünkü füze kapasitesi tartışmasız çok ileri bir düzeye ulaşmıştır.”
“Ama Suriye bunun da ötesinde bir öneme sahiptir. Suriye, başta askerî boyutta olmak üzere daima Mukavemet’i desteklemiştir. Bunu ispatlayacak delillerim var. Mesela Hayfa’ya ve İsrail’in merkezine inen füzeler, Suriye savunma sanayinin üretimi olan füzelerdi.”
“Suriye, Mukavemet’in hamisidir. Mukavemet, Suriye’nin sağladığı silahlar sayesinde Temmuz Savaşı’nda direnebildi. Temmuz Savaşı’nda kullandığımız en önemli silahlar Suriye silahlarıydı. Sadece Lübnan’da değil, Gazze’de kullanılan silahlar da Suriye’nindi.”
“İsrail bugün Gazze şeridinden korkuyor. Gazze’nin Tel Aviv’i hedef almasından korkuyor. Bu füzeleri Gazze’ye veren Suudi rejimi ya da Mısır mı? Gazze’ye silah gönderen Arap rejimleri midir? Elbette ki hayır! Gazze’ye füze ve silah gönderen Suriye idi. Suriye, Lübnan ve Filistin direnişleri uğruna kendi çıkarlarını tehlikeye attı. Bana böyle bir şeyi göze alabilecek tek bir Arap rejimi gösterin!”
“Sizce Arap rejimlerinin Gazze’ye yiyecek yardımı ve mali yardım yapmaya çekindikleri dönemde Suriye’nin, Hizbullah’a, Hamas’a, İslamî Cihad’a silah sağlamasının anlamı nedir?” diye soran Seyyid Nasrullah, “Suriye Gazze’ye hem yiyecek gönderdi, hem de silah. Bu uğurda tehlikeleri göze aldı. Bütün bunları yapan Suriye’dir, Beşar Esed Suriyesi’dir, şehid Asıf Şevket’in, Davut Racihe’nin ve Hasan Türkmeni’nin Suriyesi’dir”
“Söylediklerimiz birilerinin hoşuna gitsin veya gitmesin, böyle bir günde hakkı ve hakikati söylememiz gerekir. Kimse kendini aldatmasın! Şu anda Suriye’de ‘Siyonist rejimin güvenliği için Ortadoğu’da güçlü bir ordu olmamalıdır’dan ibaret olan Amerika-Siyonist rejim planı uygulanmaktadır. Elbette Lübnan Ordusu da güçlü bir ordudur. Ancak gerçek şu ki, ordu, ülke içinde güvenliği sağlayan kolluk kuvvetlerine dönüşmüştür. Siyonist rejim de ülke içinde güvenliği sağlayacak Amerika ile irtibatlı ordular istemektedir ve Arap ülkeleri ordularına hâkim olan durum da budur.”
“Amerika Irak’ı işgal ettiğinde niçin ilk önce Ordu’yu lağvetti. Irak Ordusu, Kuveyt’i işgal eden, bölge ülkelerini tehdit eden ve Iraklı Şiileri, Kürtleri ve Sünnileri ezen ordu değil miydi? Onlar Amerika’ya bağımlı olmaksızın güçlü silahlara sahip bir ordu istemiyorlar. Bugün Irak’ta polis dışında silahlı bir güç mü var?”
“Bölgede eğitim ve silah açısından Amerika’ya bağımlı olmayan tek ordu Suriye Ordusu’dur. Bu yüzden bu ordunun ortadan kaldırılması için bir düzen kurulmalıydı.”
“Amerika, Batı ve onların Arap yandaşları Suriye halkının haklı isteklerini suiistimal ettiler ve bu ülkeyi savaşa sürüklediler”
“Irak’ta da böyle oldu. Siyonist rejim bugün sevinmekte haklıdır. Çünkü bugün Suriye Ordusu’nun temel sütunları hedef alındı ve büyük komutanlar şehid edildi. Bu, Siyonist rejimin isteğiydi. O, Suriye’de güçlü bir ordu olmasını istemiyor. Bu yüzden biz Suriye’nin ve ordusunun korunmasını istiyoruz. Tek çözüm yolu diyalogdur ve diyalogun başlaması için bir an önce adım atılmalıdır”
“Öfkemize hâkim olup bir an olsun Suriye’de olanları düşünmeliyiz. Mevcut durumun kimlerin, hangi tarafın çıkarına olduğunu görmemiz gerekir. Geçen gün ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton bölgedeydi. Filistin halkının durumunu araştırmaya mı gelmişti? Clinton, Siyonist rejime Mısır konusunda güvence vermek için gelmişti.”
http://www.pressmedya.com/haber/10021/suriyeli-yetkililer-sehiddir.html