Dün gece Akit gazetesinin basıldığı matbaya atılan ses bombasının sabahında yani bugün "Yeni Mesaj" gazetesinin 3 köşe yazarı Akit Gazetesi ile ilgili yazılar kaleme aldı.
Yeni Mesaj gazetesinde yayımlanan yazılar, saldırı geç saatlerde düzenlendiğinden, büyük ihtimalle saldırıdan önce kaleme alınmış. Bu durum saldırıyı düzenleyenlerin Yeni Mesaj ile Akit gazetesini karşı karşıya getirme amacı ile asıl saldırganları gizleme şüphesini akıllara getiriyor.
Öte yandan saldırı ile yazıların denk gelmesi kadar Yeni Mesaj gazetesinde Akit gazetesi ile ilgili ilginç bilgilere yer verildi.
Yeni Mesaj gazetesinin başyazarı Muharrem Bayraktar, "Akit Gazetesi Kime Hizmet Ediyor" başlıklı yazısında, Akit gazetesinin duruşunu eleştiriyor ve şu tepitlerde bulunuyor;
"İslamcı, mütedeyyin, dindar bir kimlikle gazetecilik yapma sevdasında olan Akit’in gittikçe “yeni derin devlet” anlayışının tetikçisi olduğuna dair kuşkularım hayli netleşiyor. Hep Saadet tabanına şirin gözükmeye çalışıp, hem de AKP’nin bütün icraatlarına “destek verme” anlayışıyla bu iki parti tabanını ustalıklı bir dansla idare etme politikası güttüğünü biliyoruz elbette.
Ama artık “dindar” kimlikle hiç bağdaşmayan, kendi kafalarında oluşturdukları “derin devlet” şablonu içine, “askere ve devlete” gereksiz yere eleştiri getirmekten kaçınan herkesi dahil eden iğrenç bir yayıncılık anlayışına büründüler."
Akit'i böyle tanımlayan Bayraktar, Akit'in İngiliz sevdasınıda şu cümlelerle dile getiriyor;
"Bu kafaya sahip Akit gazetesi gün gelir, gazetenin Londra temsilcisini İngiltere Kraliçesi Elizabeth’in Buckingham Sarayı’nda verdiği “Bahçe Partisi”ne gönderir. Su gibi içkilerin içildiği kokteylde “İslamcı Akit muhabiri” zevkten dört köşe bir halde haber yapar. Akit gazetesi “8 bin kişinin katıldığı Bahçe Partisine Lord Chamberlein’in Türk basınından sadece Akit’i davet ettiğini” gururla anlatır. “Siz İngilizlere ne gibi hizmette bulundunuz ki sizi Kraliçe’nin huzuruna çağırıp ödüllendirdiler?” sorusuna da cevap vermekten kaçınırlar. "
Akit gazetesine dair bu tespitlerde bulunan Bayraktar, Akit yazarı Abdurrahman Dilipak içinde dikkat çeken bir iddia da bulunuyor;
"Aynı gazetenin yazarı Abdurrahman Dilipak kızı Fatıma Zehra’yı Vatikan’da okutmak için İstanbul’daki Vatikan Konsolosluğu görevlisi Monsignore Morovich’in torpiline başvurur. "
Bayraktar ayrıca Akit gazetesinin aslında derinleri araştırırken ve karalerken kendisinin derin yerlerle bağlantılı olduğunuda şu satırlarla ifade ediyor;
"Bu gazete, “derin devletin” elemanı diyerek, Ergenekoncu diyerek kendilerince “karşı taraftan” olan pek çok insana, kuruma, zümreye karşı “darbeci” suçlamasını yapıştırır, iftira atar, bu yönde haber ve yazılar yayınlar. Onu-bunu “derin devleti adamı” diye suçlayan Akit’e birileri de “Siz hangi devletin derinsiniz” derse ne cevap verecekler? "
Yeni Mesaj gazetesinin diğer bir yazarı Mehmet Emin Koç'da yine bugün ki sayıda "Akitçilerin İşi Zor" başlığı ile Akit'i eleştirdi.
Koç, AKP'nin Setr-i Avreti olarak nitelediği AKİT'i ve Akitçileri şu şekilde tanımlıyor "Bir de AKP’nin saniyesi saniyesine uymuyor… Sabah kalkıyorlar Amerikancı, öğle üzeri Avrupa Birlikçi, öğlen sonrası İsrail yanlısı, akşama doğru radikal İslamcı, alaca karanlıkta dinler arası diyalogcu, Vatikancı!
Böyle bir AKP’ye setr-i avret olmak elbette son derece zordur. O zaman bir gün Amerikancı, bir gün BOP’çu, bir gün dinerarası diyalogcu, takatınız yeterse bir vakit de radikal İslamcı olup çıkarsınız... Akitçilerin çok kimlikli ve yanar-döner ahvali bu! "
Koç, Akit gazetesinin AKP'nin yanlış uygulamalarını kapatmaktan ve kıvırmaktan başının döndüğünü belirttiği yazısında, AKP'nin yoğun ilişkileri ve hatalarından dolayı Akit'in başarılı olamadığınıda belirtiyor.
Koç yazısında şunlarıda ifade ediyor;
"Bir taraftan Kahrolsun Siyonizm diye manşetler savuracak, bu sloganlarla çarşaflı-şalvarlı insanları meydanlara süreceksiniz; diğer taraftan ise baştacı ettiğiniz AKP hükümeti ve hocasının İsrail ile yaptığı gizli anlaşmalara setr-i avret olmaya çalışacaksınız… Müslümanın yapacağı iş değil ki bu. Başaramazsınız, zorlanırsınız. Akitçiler bu yüzden bunalıyor!
Bir taraftan köşelere kondurduğunuz büyük büyük hocalar İslam kardeşliği üstüne ayetler-hadisler sıralayacak, İslam ümmetinin birliğinden dem vuracak. Diğer taraftan destekçisi olmaktan yüreğinizin çatladığı AKP hükümetinin BOP şefi ve ortakçısı Amerika’nın ve Haçlı dünyasının, İslam coğrafyasını katliam, kan ve gözyaşına boğan işgallerine AKP’nin hatırına setr-i avret olacaksınız, hikmet üreteceksiniz... Zerre kadar imanı olanın yapacağı iş değil ki bu. Akitçiler burada tekliyor!
Bir taraftan tiraj toparlamak için işgalci Amerikan askerlerinin Adana-İncirlikte bastığı camiyi, yaktığı Kur’anları manşetlere taşıyıp vaveyla kopartacaksınız… Öte taraftan AKP hükümetinin Amerikan eş başkanlığına setr-i avret olacak, Malatya-Kürecik, Gaziantep, Kahramanmaraş gibi 40’ı aşkın yörede işgalci Amerikan ve Haçlı ordularının konuşlandırılmasını Müslümanlara hazmettirmeye çabalayacaksınız… Kolay mı? Akitçiler işte buralarda yalpalıyor!
Bir yandan vatanını, bayrağını, devletini, Türk milletinin siviliyle-askeriyle tamamını ve Alevisiyle-Bektaşisiyle-Sünnisiyle-Caferisiyle tüm Müslümanları bağrına basan, canı gibi koruyup kollayan Prof. Dr. Haydar Baş beyi, olur olmaz vakitlerde sara nöbetine tutulmuş gibi Ergenekoncu, Amerikancı, derin devletin adamı, Rusya’nın adamı ilan edeceksiniz… Öte yandan on yıldan beri devletin derini de, sığı da baş tacı ettiğiniz AKP’nin elinde olacak, derin devlet dediğiniz ve kodese tıktığınız adamların “darbe halinde ilk önce içeri alınacaklar listesi”nin başında karşınıza Prof. Dr. Baş çıkacak. Aklınız başınızdan gider, küçük dilinizi yutarsınız… Hatta kustuklarınızı açıktan yalamamak ve derin Amerika’nın eş başkanlığını yürüten AKP’ye setr-i avret olmak için çaresizce çırpınır durursunuz… Akitçilerin çırpınışı böyle! "
Yine bugün Yeni Mesaj'da Selim Kotil "Akit" başlığı attığı yazısında, Akit'in hatalarını şu şekilde sıralıyor;
"Hükümet zinayı suç olmaktan çıkardı.
Akit’te tık yok.
Domuz eti kasaplık et oldu.
Akit’te fıs yok.
Evlerin altında kilise açılmasına ve 40 bin kilise evine müsaade edildi.
Akit yine uykuda.
ABD askerleri NATO askeri olarak geldi, ülkemizi kendi evlerine çevirdi.
Türk askerini yerden yere vuran Akit, ABD askeri gelince bir hoş oluverdi.
Malatya Kürecik’ten İsrail’i korumaya aldılar.
Akit yazarları sevinçten havalara uçtular.
Madenler Yahudi’ye, ABD’ye AB’ye satıldı.
Akit’in gözleri bu satışı görmez oldu.
Dinlerarası diyalog adı altında imandan Muhammed ismi (as) çıkarıldı.
Akit buna hoşgörü ile yaklaştı. Bunu yapanlara toz dahi kondurmadı.
Liste o kadar uzun ki, yazmakla bitmez. "
BÜYÜK DOĞU HABER