Bir davettir!... Herkese açık, apaçık bir davet!... Allah (celle celalüh)'ın lütfu, Rasulullah (aleyhisselam)'ın duası ve Sadat-ı Kiram (kaddesallahu esrarahüm)'ın himmeti ile (isteyen) nasip sahiplerine bir davet!...

 

Bir davet ki sonunda hiç bir şey yok!... Zira bu davet ile girilen yolun sonu yok!... Bununla beraber meçhul bir yokluk, malum "Bir Var" var... Sadece var olan tek bir var; Allah!... Bu yolun ilk adımı niyyet, sonrası gayret ve nihayeti himmet ile rahmet, merhamet, bereket, hareket ve aşk ile şevk ile vecd için geçerken aslında hiç bir an geçmeyecek bir hayat!... Hayatın ta kendisi olan ve Rasulullah aleyhisselam'ın emanet olarak havale ettiği Kur'an ve Sünnet üzere bir hayat olan hayatüstü hayat, hayatın ta kendisi olan bir hayat!...

 

Bir davet ki!... Üstad Necip Fazıl Kısakürek rahmetullahi aleyh ile arada; her ne kadar an itibari ile yalnız şimdilik, belli bir zaman için, bir müddet olmak kaydı ile ucunda O'na, Üstad'a, Necip Fazıl'a torunluk, evlatlık, yeğenlik gibi yakınlıkların vücud bulacağı uygun düşecek gibi görünse de hakikatte Allah'ın talibi olan Üstad'a arkadaşlık, kardeşik, ruhdaşlık doğuracak bir davet!... Kıyamet'e değin davetçilerinin sesinin, soluğunun ve sonunun kesilmeyeceği Nakşibendi Yolu'na davet!...

 

Bir davet ki!...

 

 

 

(Sabah'a, ta Mahşer Sabahı'na dek sıralanabilecek sebepler doğuran, olduran, vardıran "Bu Yol"a dair bu davetlere belli bir vakit sonra belli nedenlerle devam edilecektir, elbet yardımlarınızla!...)