Silsile-i Aliyye

Başlatan: suamol Tarih: 16.06.2007 02:39 Cevap: 4

SU
16.06.2007 02:39
#1

Nebi, Sıddîk ve Selman, Kasım, Cafer, Bistami,

irfan kaynağı oldu, Ebül-Hasen Harkani.

 

Ebu Ali Farmedi geldi sonra bu meydana,

çok Veli yetiştirdi, hem Yusüf-i Hemedani.

 

Abdülhalık Goncdüvani, marifetler semasında,

dünyayı aydınlattı, hem Arif-i Rivegeri.

 

Mavera-ün-nehr ili, Tur-i Sina gibi oldu,

nurlandıranlardan biri, Mahmud-i İncirfagnevi.

 

Ali Ramitenidir Azizan ve piri Nessac,

çok keramet gösterdi, Muhammed Baba Semmasi.

 

Seyyid Emir Gilal de, ilim deryasında sadef,

andan meydana geldi, Behaüddin-i Buhari.

 

Alaüddin-i Attar, zamanının kutbu idi,

Yakub-ı Çerhide oldu zahir, envar-ı rahmani.

 

Ubeydüllahi Ahrar ve kadi Muhammed Zahid,

Derviş Muhammed geldi ve Hacegi Muhammed Emkenegi.

 

Baki billahdan gelen, nurlara kendi de katıp,

binlerce kalb temizledi, İmam-ı Ahmed Rabbani.

 

Urvet-ül-vüska Masum ve Seyfeddinle seyyid Nur,

ve Mazherle Abdüllah, sonra Halidi Bağdadi.

 

Feyiz verdiler bunlar da, sonra bu nuru Abdüllah,

Anadolu’ya yaydı, hem de Taha-yı Hakkari.

 

Hem seyyid-i Salih de, kardeşin yerini tutup,

fena-fillaha kavuştu Sıbgatullah-i Hizani.

 

Bu üç Velinin sohbetlerinde yükselip,

Mürşid-i kâmil oldu, seyyid Fehim-i Arvasi.

 

Bu otuzdört Velinin kalbleri, bir ayna gibi,

yaydılar hep cihana, envâr-ı Resulillahi.

 

Bütün bu nurlar en son, toplandı bir hazinede,

ismi bu hazinenin: Abdülhakim-i Arvasi.

 

Dua edeceğin zaman, Silsileyi oku heman!

Salihleri söyleyince, yağar rahmeti Rahman!

 

Selam olsun, dua olsun, bu yazardan daima,

Silsile-i aliyyenin ervahına ya Sübhan!

GU
16.06.2007 12:42
#2

Allahü teala razı olsun.

DE
26.06.2007 20:52
#3

çok güzeel bereketlenmek için okumak lazım.

PO
07.09.2008 07:13
#4

Allah razı olsun efendim..Devamı da benden olsun :)

 

 

Gelince kalblere müceddid-i elfin feyzi,

yetişdi her yerde birer hakîkî Velî.

 

Bu hâli görünce mason ile yehûdî,

müslimânlara saldırdı, canavar gibi.

 

Bu hücûmları, islâmı yok etmek içindi,

bunu haber veriyor, Mâide sûresi.

 

Hem bu sûre, islâma müşrikler saldıracak diyor,

masonların müşrik olduklarını haber veriyor.

 

Meşhûr yalanları ile aldatıp câhilleri,

Ehl-i sünnetden ayırdılar, binlerce müslimânı.

 

Hücûmlardan korunur, (Âyet-el kürsî) okuyan,

hıfz-ı ilâhîde olur, (istigfâr düâsı) okuyan. [1]

 

Resûlullah buyurdu ki, (Âhıretde azâb görmez,

dünyâ işlerinde, bana tâbi’ olan).

 

Se’âdete kavuşamaz, önderi şeytân olan!

dostlar, ahbâblar kaldı mı, ne oldu anan baban?

 

Bir hocamız, mason olmuş, dîne çatdı hiç durmadan,

ingiliz diploması var, lâkin, kafası bomboş nâdân.

 

Güler yüzle, tatlı dille, bol numara vermekle,

arkadaşlarımı aldatdı, yalan sözlerle hemân.

 

Îmânım var diyor, her bozuk inanan,

Ehl-i sünnetdedir, iyi bil, hakîkî îmân!

 

Çok şükr islâm âlimi gördüm, sözleri ilm ve irfân,

dedi ki, (aldatılamaz, fen dersleri okuyan!)

 

Dînimi ondan öğrendim, rûhu olsun şâdümân!

Avrupa, hem Amerika, kısacası bütün cihân.

 

Dinleri bozuk ise de, diyorlar vardır Nîrân!

kâfirler yanacak, kurtulur ancak iyi insan!

 

İyi insan olmak için, Muhammed aleyhisselâma inan,

Cehenneme girmeyecek, bu son Peygambere uyan.

 

Târîhi dikkat ile oku, ey körpecik Nev-civân!

mala, makâma aldananın sonu olmuş âh, figân.

 

Aman yâ Rabbî, el-aman! Garîb oldu âhır zemân!

İslâmiyyet unutuldu, moda oldu harâm, yalan!

 

Pârisde, Profesör olunca, Resûlullaha çatan,

Hamîdullah kurtulamaz, ebedî azâbdan.

 

(Fâideli Bilgiler) kitâbı, sözlerini yazıyor,

Çok alçak olduğunu anlar, bunları okuyan.

 

Seyyid Kutb denilen bir ahmak da, kendini müctehid zan ediyor,

Mahv olur, doğru sanarak, sözlerine aldanan.

 

Ömür geçer, herşey biter, kâfirlerin gideceği mekân.

karanlık bir çukurdur, arkadaş olur yılan, çiyan,

 

Hak teâlâ, bu vatanı pek kıymetlendirdi,

toprağının çok yerine mü’minler secde etdi.

 

Bu topraklardan gelen, ecdâdımızın seslerini duyan,

anlar ki, Cennete kavuşur, Muhammed aleyhisselâma uyan.

 

Yâ Rabbî! Bu vatanı koruyan kumandanlara yardım et,

bu millete hizmet etmeği, herbirine nasîb et.

 

Mü’minlere hizmet, çok büyük ni’metdir,

bu ni’mete kavuşanın gideceği yer Cennetdir.

 

Müslimânın kabri, Cennet bağçesi olur,

bu ni’mete kavuşamaz, mü’minin kalbini kıran.

 

Vandan gelen bir Velî İstanbulda, senelerce,

bunları hep söyledi, yerleşdi hakîkî îmân.

 

Ankaranın toprağı, binüçyüzaltmışikide,

cem’i zıddeyn yaparak, şâd oldu Hâcı Bayram.

 

Düâ edeceğin zemân, Silsileyi oku hemân!

Sâlihleri söyleyince, yağar rahmet-i Rahmân!

 

 

Selâm olsun, düâ olsun, bu yazardan dâimâ,

Silsile-i aliyyenin ervâhına yâ Sübhân!

 

_____

Dinlemek için