.

 

 

 

Ecel ;

 

 

 

.

İslam inancını gereği Ecel bir'dir..

 

Bir kimse ister akrep veya yılan sokmasıyla ölsün; ister ihtiyar olarak yatagında ölsün,eceliyle ölmüştür..Bir kişi harp sahasında öldürülsün,bir zalimin zulmüne maruz kalarak ölsün;bir genç normal bir şekilde ölmüş olsun,ya da bir kimse daha başka bir şekilde ölmüş olarak bulunsun,mutlaka ecelleriyle ölmüşlerdir...

 

Ecel, bir kimsenin(canlının) dünya hayatının ,Allahu Teala'nın ilim ve iradesine bağlı olarak son bulmasıdır..Bu son buluş ama insanların alışageldiği şekilde olsun,ama pek bilmedikleri bir tarzda olsun farketmez..Allah Teala'nın ilmi ve iradesine bağlı olarak gerçekleştiği ve ,evvelce vaki olan takdir gereği olduğu için ,bir değişiklikte olmaz..

 

Yeniden dirilişte de evvelki şekli ,nasıl ölürse ölsün,kendisine gelecektir.Bu bakımdan : Yanmaktan,batmaktan.boğulmaktan,harpden,darpten korkmaya bir sebep yoktur.Korkmaya gerek yoktur,derkende şunu kastediyoruz:

Takdir olan mutlaka gerçekleşir , ölüm bir keredir....Ancak ölüm şekillerinin bazılarının _yakıcı olan ateş,boğucu su,acı verici darp,birden kesici kılıç vs.misali_ korku verici özellikte olanları vardır..bunlara karşı da Allah'a iman ve teslimiyyet içerisinde olmak yeterlidir..

Böyle anlarda Allah Azze ve Celle nın merhametini,rahmetimi ve ölüm ötesinde mü'mini bekleyen ilahi minetleri hatırlamalı ve gözönüne getirilmelidir..İnşaallah bu şekilde imanınıda muhafaza eder..

 

Mü'min'nin hayatta iken şunları da bilmesi lazımdır :

Allah'u Teala hem hidayete sevkedendir,hemde dalalete sevkedendir..Düşünce ve yaşantısını bir kimse hangi yöne doğru hareket ettirir ya da sevkeder,hatta meşgul kılarsa Allah Azze ve Celle onu o tarafa yöneltir..Allah kullarının kötülüğünü istemez;onların istek ve iradeleri doğrultusunda onlar için gerekeni halkeder..Çünkü Allah (c.c) kullarının küfürde olmalarını ,fasık ve asi olmalarını arzu etmez ve razı olmaz..

 

Ölüm gelmeden_ki ne zaman,nerede ve ne şekilde geleceği belli olmaz_ insan yaşantısını imanına uygun şekilde ayarlamalıdır ki; son nefesde imanı,evvelce muvaffak oldugu güzel yaşantısının (amellerinin) etkisiyle kurtulsun.

 

Ölüm emri çıkınca da en küçük bir değişiklik yapılmaz.Buna delil,Allah'u Teala'nın bu husustaki kavillerinden biri olan şu ayet-i kerime'dir:

 

'' Eğer Allah ,zulümleri(günahları)yüzünden insanları hesaba çekiverseydi,yeryüzünde kımıldayan tek bir canlı bırakmazdı.Fakat Allah ,onları takdir edilen bir müddete kadar geciktirir..Müddetleri(ecelleri) de geldiği zaman,ne bir an geri kalabilirler,ne de öne geçebilirler.'' (Nahl:61).

 

Dünya hayatında iken dini istikamette olup Allah'ın emirlerini yerine getirirken nehiylerinden (yasaklarından) kaçınan,korkan kimseler hakkında da şöyle buyurur :

 

'' Fakat her kim de Rabbinin makamından korkmuş ve nefsi,şehvetlerden alıkoymuşsa;muhakkak cennet onun varacağı yerdir.'' (Naziat:40).

 

 

 

 

 

 

.