Büyük velilerden Bayezidi Bistami hazretleri bir bayram sabahı temizlenmek üzere hamama giderek güzel güzel yıkanmıştı, boy abdesti de aldıktan sonra hamamdan çıkarak evine geliyordu.
Dar bir sokaktan geçerken kendisini görmeyerr bir ev hanımı yanlışlıkla bir kova külü Bayezidi Bistami hazretlerinin başından aşağı döktü.
Büyük veli yeni yıkanıp hamamdan çıktığı halde mübarek bayram sabahı daha evine bile gelmeden başından aşağıya kül içinde kaldığına hiç üzülmedi, hatta merak edip başını kaldırıp külü döken kimseye dahi bakmadı.
Canan sevgisiyle candan, dost yadıyla cihandan vaz geçmiş olan, büyük tevazu sahibi Bayezidi Bistami hazretleri mübarek ellerini semaya kaldırarak Cenab-ı Hakka dünya durdukça yere düşmeyecek olan şu duada bulundu:
- Ey yüce Allahım bu günahkâr kulun kızgın ateşlere lâyık olduğu halde sen onun üzerine sadece, yakma kudreti olmayan sönmüş külleri döküyorsun. Sana ne kadar şükretsem yine azdır.
Büyük velinin bu ibretli duasından sonra, genç şair Mustafa Necati Bursalının güzel bir beytini okuyalım:
Açar niyâz elini bin vecdile Allah'a,
Melekler gıpta eder, yükselen kudsî âh'a!...