Uydurma Hadis Iftirası

Başlatan: gulund Tarih: 27.04.2009 13:28 Cevap: 3

GU
27.04.2009 13:28
#1

Sual: Meşhur olmak için cami duvarını kirleten adam gibi, İslâm âlimlerinin kitaplarına, sahih hadislere, uydurma diyerek şöhret kazanmaya çalışan bid’at ehli kimseler, (İmam Gazali, İmam Rabbani ve Abdülkadir-i Geylani gibi zatların kitaplarında uydurma hadisler vardır) diyorlar. Daha sonra, (Uydurma bir hadisi kitabına almak, ihmal, gaflet, cehalet, dalalet veya ihanetten ileri gelir) demekten de geri kalmıyorlar. O zaman bu zatların kitaplarındaki bilgilerin ve diğer hadislerin doğru olduğunu nasıl anlayacağız? Böyle şüpheli kitapları niçin okuyacağız?

 

CEVAP

İçinde uydurma hadis olan bir kitabı, âlimin de cahilin de okuması yanlış olur. Cahil, kitabın içindeki uydurma hadisleri bilemediği için yanlış bilgi sahibi olur. Yanlışını, doğrusunu bilen âlimin ise, bildiği şeyleri tekrar okumasının faydası olmaz. Yukarıda bildirilen üç âlimin kitabını okumak mezhepsizlerce, bu bakımdan caiz değildir. Hâlbuki o zatların kitapları âlimlerce de, cahillerce de okunması gereken çok kıymetli eserlerdir. İçlerinde bir tek uydurma hadis yoktur. Keşifle söylenmiş hiçbir hadis yoktur. Evliya hadisleri keşifle söyler demek iftiradır. Kaynak verilmemesi, keşifle söylendiğini göstermez.

 

Gerek yukarıda bildirilen zatların ve gerekse diğer Ehl-i sünnet âlimlerinin kitaplarında uydurma hadis var diyenin ya kanı, ya aklı veya dini bozuktur. Ehl-i sünnet âlimlerinin kitaplarında şu sebeplerden dolayı uydurma hadis olmaz:

 

1- Uydurma bir hadisi kitabına almak, ihmal, gaflet, cehalet, dalalet veya ihanetten ileri geldiğine göre, hangi İslam âlimi, ihmalkâr, gâfil, cahil, sapık ve hain olabilir? Biz dini bunlardan öğrendik. Bu âlimleri böyle suçlamak, hangi müslümana yakışır?

 

2- Ehl-i sünnet âlimlerinin böyle kötü vasıfları olsa, Allahü teâlâ onları över mi? (Bilmiyorsanız âlimlere sorun!) der mi? (Verdiğimiz örnekleri ancak âlimler anlar) ve (Allah'tan ancak âlimler korkar) buyurur mu? Allah'tan korkan insan nasıl kitabına uydurma hadis alır?

 

3- Resulullah efendimiz, (Ehl-i sünnet âlimleri benim varislerimdir) ve (Ümmetimin âlimleri, benî İsrail peygamberleri gibidir) der mi hiç? Böyle övülen âlimler kitaplarına nasıl uydurma hadis alabilir? Zerre kadar aklı ve ilmi olan, bu iftirayı nasıl yapabilir?

 

4- Resulullah efendimizin, (Hadis uyduran, Cehennemdeki yerine hazırlansın) hadis-i şerifini kitaplarına alan âlimler, uydurma hadis naklederek, hiç mi Cehennemden korkmuyorlar ve bu cinayeti nasıl işleyebiliyorlar? Böyle bir iftira nasıl yapılabiliyor?

 

5- Ehl-i sünnet âlimlerinin hepsi icazetlidir. Günümüzdeki gibi diplomalı değildir. İcazetli olmayanlar zaten söz konusu olmaz. İcazetli bir âlimin kitabında, uydurma hadis var denirse, icazeti veren âlime suizan olur. Lâyık olmayan kimseye icazet verdin demek olur. Bu âlimler, uydurma hadisle sahih hadisi bilmeyecek kadar cahil değillerdi. Ravilerinin durumunu bilmeden, kılı kırk yarmadan kitaplarına hadis almazlardı. Kısacası Ehl-i sünnet âlimleri, âlim oldukları için kitaplarına uydurma hadis koymazlar.

GU
27.04.2009 13:30
#2

Hadis düşmanları

 

Sual: Ehl-i sünnet âlimlerinin kitaplarında uydurma hadis olabileceğini söyleyen kimlerdir?

 

CEVAP

Uydurma bir söze hadis demek, ne kadar yanlış ve tehlikeliyse, hadis kitaplarındaki veya İslam âlimlerinin kitaplarındaki hadis-i şerifleri inkâr etmek de, o kadar yanlış ve tehlikelidir. Hadis-i şeriflere uydurma diyenler şunlardır:

 

1- Hadis-i şerifleri kaynak kabul etmeyen ve İslamiyet’i içeriden yıkmaya çalışan, yalnız Kur’an diyen zındıklar; hadis-i şeriflere uydurma derler. İki hadis-i şerif meali şöyledir:

(Kur’andan başka, delil kabul etmem diyenler çıkacaktır.) [Ebu Davud]

(Hadisi bırak, Kur’ana bak diyerek beni yalanlayanlar çıkacaktır.) [Ebu Ya’la]

 

2- Ecdadı kötüleyenler, “atalarının izinden gidenler” diye Müslümanları kötüleyen ve eski âlimleri bilgisizlikle suçlayan mezhepsizler, İslâm âlimlerinin kitaplarında uydurma hadis olduğunu söylerler. Bir hadis-i şerif meali şöyledir:

(Sonra gelenler, önceki âlimleri cahillikle suçlayacaklardır.) [İbni Asakir]

 

3- Usûl-i hadis ilminde müctehid olan bir âlim, bir hadisin sahih olması için lüzum gördüğü şartları taşımayan bir hadis için, mevdu diyebilir. Seyyid Abdülhakim Arvasi hazretleri buyuruyor ki:

(Usûl-i hadis ilminde müctehid olan bir âlim, bir hadisin mevdu olduğunu ispat edince, bu ilmin bütün âlimlerinin de, mevdu demesi lazım gelmez; çünkü mevdu diyen müctehid, bir hadisin sahih olması için lüzum gördüğü şartları taşımayan bir hadis için, benim mezhebimin usulünün kaidelerine göre mevdudur der. Yoksa “Resulullahın sözü değildir” demek istemez. Yani, hadis-i şerif denilen bu sözün hadis olması, bence anlaşılmadı demektir. Bu âlime göre, hadis olmaması, hakikatte hadis olmadığını göstermez. Hadis usulü ilminin başka bir müctehidi de, hadisin doğru olması için aradığı şartları bu sözde bulunca, hadistir, mevdu değildir diyebilir. Dört mezhep arasında ayrılık bulunması, sözlerinin yanlış olacağını göstermediği gibi, hadisler için de, böyledir. Böyle şeyler, ictihad işi olduğundan, bir müctehidin mevdu demesiyle, gerçekte mevdu olması gerekmez.)

 

İctihad ictihadla nakzedilemediği gibi, hadis-i şerif de başka hadis-i şerifle nakzedilemez. Bir müctehid, İmam-ı a’zamın ictihadı yanlıştır, zayıftır gibi bir şey söylemez. Söylese de, geçerli olmaz. Hadisler için de, durum aynıdır. Mesela İmam-ı Nesai, Taberani’deki bir hadise uydurma diyemediği gibi, İmam-ı Taberani de, Nesai’deki bir hadise mevdu demez. Mevdu dese de, sadece ona göre mevdu olur.

AL
27.04.2009 14:33
#3

Teşekkürler gönüldaş. Çok değerli bir konuyu taşıdığına kaniyim.

Selametle...