''Allah'ın kitabı, toplayıcı öyle bir ayettir ki, onda rabbani ayetler toplanmıştır.
Allah kime ki kitabının batıni manalarını anlamayı ve şeriatın zahirine sarılmayı ihsan ederse o kişi iki ganimete birden konmuş olur.
Kim ki sırf kendi fikri ve kendi görüşü ile hareket ederse delalete düşer, sapıtır, batından da zahirden de mahrum kalır.''
.....
.....
''Şathıyat ile uğraşan kimse, şeri hududu aşmadıkça şathıyatıyla başbaşa kalır. Kemal ehli büyükler onların hizmetine devam ederler.''
.....
.....
''Gölge nasıl doğru olsun ki, od ağacı eğridir''
Ahmed Er-Rıfai
Not:Şathıyye bazan ilahi tassarrufa müdahale eder tarzda söz söylemek. Hallac-ı Mansur gibi...
İnsan gölge peşinde koşmaz.Dünya gölge gibidir.Nasıl güneşe karşı gidilse, gölge seni takip eder,peşini bırakmazsa;güneşe arka çevirsen, gölge öne düşer, ne kadar koşsan yetişip yakalamak kaabil olmaz.Hakka dönüp(gölge misali dünyayı) kendine tabi kılmalı...Sülayman Hilmi Tunahan K.S Hazretleri....
Gençlik gelip geçti bir anlık süstü. Nefsim doymamaktan dünyaya küstü.Eser darma dağın emek yüzüstü toplayın eşyayı işim acele...İmam Şeh Geylani K.S...
Gökte zamansızlık hangi noktada elindeyse yıldız, yıldız hecele.Ecel yazılı iken kara tahtada insan yine çare arar ölüme...İmam Şeh Geylani K.S...
İnsan gölge peşinde koşmaz.Dünya gölge gibidir.Nasıl güneşe karşı gidilse, gölge seni takip eder,peşini bırakmazsa;güneşe arka çevirsen, gölge öne düşer, ne kadar koşsan yetişip yakalamak kaabil olmaz.Hakka dönüp(gölge misali dünyayı) kendine tabi kılmalı...Sülayman Hilmi Tunahan K.S Hazretleri....
Gençlik gelip geçti bir anlık süstü. Nefsim doymamaktan dünyaya küstü.Eser darma dağın emek yüzüstü toplayın eşyayı işim acele...
Gökte zamansızlık hangi noktada elindeyse yıldız, yıldız hecele.Ecel yazılı iken kara tahtada insan yine çare arar ölüme...İmam Şeh Geylani K.S...
yukarıda yazdığım sözler üstadım necip fazılın ..ancak türbe ziyaretlerinde evliyaların başında bu şekilde yazıyordu...onun için İmam Şeh Geylani K.S yazdım...
''Elde bir damar vardır ki, bir ucu kalbe uzanır. Onunla dünyalık bir şey alındığı zaman, afeti, o damar vasıtasiyle ta kalbe uzanır. Bu , öyle büyük ve gizli bir afettir ki, insanlar ona muttali olamazlar...''
....
....
''Sen, kendini tart. Eğer en yüksek mertebe olan 'Kadere rıza mertebesi'ne ulaşabileceksen ulaş. Aksi halde, ikinci mertebeye in. Oraya talip ol. İkinci mertebe, 'Allah'a sıdk ile iltica mertebesi'dir. Eğer kendi tedbirine, kendi kuvvet ve kudretine, kısacası kendinin olan hiçbir şeye dayanmamak, güvenmemek ve itibar etmemek şartıyla sıdk-u sadakatle Allah'a iltica edersen, işte o zaman bu ikinci mertebeye erişmiş olursun. Şanı yüce olan Allah senin irade ve tedbirinin üstünde, kendi yardımı ve kudreti ile sana istediği yardımı yapar.''
Ahmed ER-Rıfai
Büyüklerdeb bazısı şöyle dedi:
- İnsan takvanın zirvesine ulaşamaz... Ta, kalbindekini bir tabak içine bırakıp pazar içinde gezdirdiği zaman, içiden utanacağı bir şey çıkmaya...
Abdulkadir Geylani Hz.
'aşkın pazarında canlar satılır
satarım canımı alana bulunmaz.."
Yunus Emre
Bir insanın en büyük üstadı ve en etkili öğretmeni onun annesidir...
Ahirette seni kurtaracak bir eserin(çalışman)olmadığı taktirde, fani dünyada bıraktığın eserlere de kıymet verme...
Her söylediğin doğru olmalı.Ama her doğruyu her yerde söylemek, doğru değildir...
Allah'a hakiki kul olan başkasına tenezzül edip eğilmez...
Zarara kendi eli ile girene, merhamet edilmez...
SAİD NURSİ(K.S)
Arapça bir mısra:
Dönen, yoldan döner, gayeye eren
dönmez asla!
Arapça beyt:
Bütün düşmanlıkları kaldırırsın aradan;
Lakin kurtulamazsın hasetçi düşmanından...
Necip Fazıl'ın ''Tassavvuf Bahçeleri'' eserinden...
Ey göç davulunu alem-i candan duyan
Ey göç eden güzel vatanına bu cihandan.
Neredesin? ey gözleri nergis, yüzü lale olan
Kabrinde biter nergis ve lale karşılık ondan.
Bunların hepsi kolaydır eğer içinde kuş
Damı koyup, uç dese göğe gizli yoldan.
Can bulsa selamet bulunur sureti diğer
Ayak yürür olsa,pabuç bulur mekandan.
Bin şükür eder ol can ki,bedenden olur azad
Ey habersizden,lezzet-i tecrit ve revandan.
Gül ve ab lezzetini ki iç ab-ı hayatı
Geç nüh feleki aslında dön devr-i zamandan.
Ey Hakkı; ne büyüledi bize beden cehennemi
Kim nare yanıp geçmişiz envar-ı candan...
MARİFETNAME...Erzurumlu İbrahim Hakkı K.S.
ALLAH'A YAKINLIK
Rüya gördüm, bir ihtiyar bana sordu:
-Kul için Allah'a yakınlık nasıl olur?
Cevap olarak:
-Bunun ilki ve sonu var.
Dedim ve sonra devam ettim:
-İlki var; fani, kötü işleri bırakmak; sonu ise Allah'tan razı olmak,O'na teslim olup candan bağlanmaktır...
47. makale ...ABDÜLKADİR GEYLANİ K.S...
''İlmi dünya için öğrendik. Fakat ilim bize dünyaya değer vermemyi öğretti.''
''Şüpheli bir dirhemi geri vermek, 600 milyon dirhem sadaka vermekten üstündür.''
Abdullah B. Mübarek
Hamd olsun bir avuç toprağa hayat bağışlayan, canı yaratıp imanı veren Allah'a (c.c)...
Yeryüzünün temelini su üzerine kuran O'dur, topraktan yaratıklarının ömürlerini
rüzgara savuran da O...
Feridüddin Atar...
Ey sırları bilen Rabbim! Düşmanların dünyaya ait işlerine düzen ver; dostlarını da ahirete ait isteklerini kabul et...
Rabiatü'l Adeviye....
Ey muhib; her sünneti işlemek Cenâb-ı Hakk’a itâat etmenin isbâtıdır. Her bid’atten kaçınmak, Alah (c.c) ve Resûlüne itâat etmektir.
ABDULLAH FARUKİ HZ
''Şeriat ilmi ve zahirin ıslahına dair bilgiler, hacc farizasına nisbetle azık ve bineğe aid bilgiler gibidir. Tarikat ve batın ıslahına aid bilgiler, haccın yollarını ve kaynaklarını bilmek gibidir. Hacc için gerekli olan azık, binek ve konakları sadece bilmek, onları hazırlamadıkça hiçbir fayda vermeyceği gibi, o yallardaki konaklara girip yolculuk etmedikçe bir fayda sağlanamaz. Şeriat hükümlerini ve tarikat adabını sadece bilmek, onların gereğiyle amel etmedikçe hiçbir fayda temin etmez.
Hakkın sıfatlarını, fiillerini ve zatını bilmek demek olan ''mükaşefe ilmi'', haccetmek ve Kabe'ye varmak gibi vuslat mesabesinde olduğundan Hakk'a yakınlık (kurbet) sayılmıştır. Şeriat ve tarikat ile amel, bizzat yakınlık değil, yakınlık vesilesidir.''
Aziz Mahmud Hüdayi
Tasavuf sekiz huy üzerinedir;
1-Sahi olmak: cömert olmak, bu adet İbrahim Peygambere (a.s)verildi...
2-Razı olmak: Bu adeti İshak Peygamber(a.s)almıştır...
3-Sabır: Bu hali Eyyüb Peygamber(a.s) benimsemiştir..
4-İşaret: Bu da Zekeriyya Peygamberin (a.s) hususiyetidir...
5-Gurbet: Bu da Yahya Peygamberin (a.s) husisiyetidir
6-Kalın ve sade giyinmek: Bu da Musa Peygamberin(a.s) meşrebidir...
7-Seyhat: Bu da isa Peygambere(a.s) nasip olmuştur...
8-Fakir: Bunu da P eygamberimiz(s.a.v)almıştır.
Bir hadisi şerifinde;
- Fakirlik benim öğüneceğim şeydir...diyerek sevdiğini ifade etmiştir.
Allah bütün peygamberlerine selam ismiyle tecelli eylesin...(AMİN)
75 MAKALE...Abdülkadir Geylani...(K.S)
TEVEKKÜL,HALKTAN AYRILMAK, ALLAH'A DAYANMAK,ONA GÜVENMEK VE ONDAN İSTEMEKTİR...
TEVEKKÜL, İNSANLARDA OLANLARDAN ÜMİDİNİ KESİP ALLAH KATINDA OLANA KIYMET VERMEKTİR...
TEVEKKÜL,MASİVADAN GEÇMEKTİR.KORKUYU VE ÜMİDİ ORTADAN KALDIRMAKTIR...
ERZUERUMLU İBRAHİM HAKKI H.Z...
Herhangi bir şeyi, ilahi emir olmadan nefse uyarak almak inattır; kötülüktür.Nefse uymadan almak iyidir.Fakat pek iyi değildir.Arzu etmeden geleni almak hoştur. Yalnız ahlak nizamına uyması şarttır.
Allah'ın göndermiş olduğu rızkı kabul etmemek, almak için manevi bir emir beklemek yerinde bir iş değildir.Buna riyakarlık denir, münafıklık olur...
39. makale Abdülkadir Geylani (K.S)
Dünyanın senden sonra ne halde olduğunu görmek istersen; senden evvel ölenlerden sonra ne halde olduğuna bak!..
Hasan-ı Basri
Bu idrak edeceğimiz mübarek kurban bayramının manasına ithafen;
"Kim ki nefsini Allah'a kurban etmemiş. Mal kesmiş kan akıtmış Sanki kasaplık etmiş..."
Cüneyd-i BAĞDADİ
Dünyada her şeyin bir ölçüsü, tartısı vardır. Sevginin tartısı da fedakârlıktır. Fedakârlık yapmayanların sevgisine inanılmaz.
(Abdülaziz Bekkine)
İki iş arasında mütereddit kaldığın zaman nefse daha ağır gelenini tercih et.
Zira nefse haktan gayrısı ağır gelmez .
| Muhyiddin ibn 'Arabi
Günahları terketmek duanın ta kendisidir.
Süfyân-ı Sevrî ( k.s.)
Câhilin gönlü dünyâya ârifinki Allah'a bağlıdır.
İ.Hakkı ERZURUMİ
Zenginler ile düşüp kalkmaktan sakınçünkü bir kere gönlün onlara bağlanıronların verdikleri şeylere alışırsaCenâb-ı Hak'tan başka bir rezzak edinmiş olursun.
Şakîki BELHû (K.S.)
Kâlbinden herşeyi çıkar. O'nu (cc.) bulursun.
[Muhyiddîn Arâbî]
İlmin afeti nefistir.
Muhyiddin Arabî
Kardeşim;
İstiyorsan hak,
Açma ağzını Allah emri dışında.
Varsa haberin o ebedî diri Hak’dan,
Vur ağzına sükût mührünü.
Oğlum (Kızım);
Kulak ver öğüde.
İstersen kurtuluş, Sus!
Kim konuşursa çok, olur gönlü siyah.
Akıllıların işi susmak, cahillerin işi unutmak.
Vaciptir susmak yalan ve gıybet etmeden;
Aptaldır konuşma heveslisi.
Kardeşim;
Bir şey söyleme Allah'ı övmekten öte.
Anma Hak adını çalıp çırpmak için.
Talan olur her şeyi, konuşma heveslisinin.
Aden incisi olsa da, ölür gönül çok konuşma yüzünden.
Ey rezillik peşinde koşan!
Yaralıyorsun gönül çehresini.
Haydi, hapset dilini ağzında.
Kes umudunu artık mahlûkattan.
Kuvvet hasıl olur gönlünde, kendi kusurlarını görenin.
~ ~ ~
Şeyh Ferîdeddîn ATTÂR
Marifet, konuşmaktan daha çok sükûtta bulunur.
Dârâni (r.a)
Âlemin dışı güzel,içi ibrettir.
Nefs, dışının güzelliğine,kalb, içinin ibretlerine bakar. . .
İbn-i Atâullah
Salihlerle beraber olan kurtulmuştur
imam-ı rabbani(ks)
Ömer bin Abdülaziz (r.a) demiştir ki:
“Her gün, sabah veya akşam, ALLAH'ın divanına giden birini yolcu ettiğinizi görmüyor musunuz? Onu yerin bir çukuruna koyarsınız. Yastığı topraktır. Dostlarını geride bırakmış ve maişeti kesilmiştir.”
Ey insanlar!
Temizliğin asıl yeri kalplerinizdedir. Ona haram pisliğinden küçük damlalar sıçradığı zaman üzerine göz yaşlarınızdan serpiniz ki böylelikle temizlensin.
İbn-i Recep el-Hanbelî
İzzet mezellet ile, şeref kanaat ile, ilim ise tevazu ile olur
Ahmed Er Rıfai
Aklı Başında Olan İnsan; Ne Dünya Umurundan Kazandığına Mesrur, Ne de Kaybettiğine Mahzun Olmaz...
İnsan kalbi bir sandıktır; dudaklar,onun kilidi, dil ise anahtarıdır. insana o anahtarı iyi muhafaza etmek düşer."
Ömer İbn-i Abdulaziz
Hakk şerleri hayreyler
Zannetme ki ğayreyler
Arif anı seyreyler
Mevla görelim neyler
Neylerse güzel eyler
Sen Hakk’a tevekkül kıl
Tefviz et ve rahat bul
Sabreyle ve razı ol
Mevla görelim neyler
Neylerse güzel eyler
Erzurumlu İ.Hakkı Hazretleri
Herkes korktuğundan kaçar, yalnız Allah’tan korkan O’na yaklaşır.
İbadette gençlik kuvvetini sarf etmenin sonucu, cennette ebedi gençliktir.
•Af var diye işlenen suçtan vicdan burkulur; Affı sigortalayan hayâsızdan korkulur…
•Ayağın taşa takıldığında “Allah kahretsin” bile dememelisin, Dua etmelisin ki taşa takılan bir ayağın var..
•Ömrün ilk yarısı; İkinci yarısını beklemekle, İkinci yarısı da; İlk yarısının hasretiyle geçer.
N.F.K
Hatem-i Assam Hz.:
- Biri Hatem'e sormuş: "Namazı nasıl kılıyorsun?" "Vakti gelince hem dış hem de iç abdestimi alırım. Dışımı su, içimi tövbe ile arındırırım. Sonra camiye giderek orada Mescid-i Haram'ı görür, Makam-ı İbrahim'i iki kaşımın arasına getiririm. Cenneti sağ, cehennemi sol tarafımda bilirim. Sırat köprüsünü ayaklarımın altında olduğuna inanırım, ölüm meleğini arkamda varsayar, gönlümü Allah'a ısmarladıktan sonra saygıyla tekbir getirir, hürmetle ayakta durur, heybetle Kur'an okur, yakararak secdeye kapanır, alçakgönüllülükle rükuya varır, yumuşaklıkla teşehhüde oturur ve şükrederek selam veririm. Benim namazım böyledir işte!"
<p style="font-family: arial, sans-serif; font-size: 13px; ">
- Naklederler ki, bir gün alimlerin bulunduğu bir meclisten geçerken, "Eğer sizde üç şey varsa ne ala, yoksa haliniz harap, çaresiz cehennemde yanarsınız," dedi. Bu üç şey nedir diye sorulunca anlattı: "Birincisi: Elinizden kaçan geçmişin hasreti içinde olmayınız. Çünkü artık ne düne ait ibadet ve taata ek yapabilirsiniz, ne de günahlar için bir bahane ve mazeret bulabilirsiniz. Şayet bugünü dün için mazeret arayarak geçirirsek, bugünün hakkını ne zaman ödeyeceğiz? Bugün dünü düşünmek, bugünü de boşa harcamak olmaz mı? İkincisi: Bugünü ganimet bilip çalışmak ve işleri düzene koymak, imkan nispetinde taatta bulunup haksızlık yapılan hasımları hoşnut etmek. Üçüncüsü: Acaba yarın kurtulacak mıyım, yoksa yok mu olacağım diye korkmak ve kaygılanmak," dedi.
<p style="font-family: arial, sans-serif; font-size: 13px; ">
- Hak Teala üç şeyi üç şeye bağlamıştır: Kalp huzuruyla ibadeti, rızk kaygısı çekmemeye; amelde ihlaslı olmayı, halktan ümit kesmeye; kul kurtuluş ümidiyle itaatkar olsun diye de azaptan kurtulmayı taata bağlamıştır.
<p style="font-family: arial, sans-serif; font-size: 13px; ">
- "Görkemli konaklara, verimli bağ ve bahçelere sakın aldanma! Cennetten daha güzel bir yer yoktur, Adem'in başına ne geldiyse orada geldi. Keramet ve ibadet (daha doğrusu ilim) çokluğuna da aldanma! Zira sahip olduğun bunca keramete, ulu ve yüce Allah'ın kendisine İsm-i Azam'ı öğretmiş olmasına rağmen Balgam bin Bagura'nın başına gelen geldi ve Allah onun hakkında, "Onun hali köpeğin haline benzer" [ARAF 7:176] buyurdu. Sen sen ol, amel ve taat çokluğuna da kanma! Çünkü onca taata rağmen İblis'in başına gelen geldi. Abitlerin ve alimlerin sohbetinde bulunuyorum diye de aldanma. Zira Mustafa'dan (s.a.v) daha büyük kimse yoktur. Salabe'nin (Ebu Leheb) onun yanında bulunması, akrabalarının onu görüp hizmetinde bulunmaları, kendilerine bir fayda sağlamadı."
<p style="font-family: arial, sans-serif; font-size: 13px; ">
- Bir kimse her gün Kur'an'ın yedide bir kadarını ve salih kişilerin menkıbelerinden okuyup önüne koymazsa dinini selamete erdiremez.
<p style="font-family: arial, sans-serif; font-size: 13px; ">
- Şu üç zamanda nefsine dikkat etmeyi görev bil: Bir iş yaptığında, ulu ve yüce Allah'ın sana baktığını aklından çıkarma; bir şey söylediğinde, ulu ve yüce Allah'ın dediklerini duyduğunu hiç unutma; sustuğunda, Hak Teala'nın nasıl sustuğunu bildiğini daima hatırla!
<p style="font-family: arial, sans-serif; font-size: 13px; ">
- Allah'a asi olmak istediğinde seni göremeyeceği bir yerde isyan et!
<p style="font-family: arial, sans-serif; font-size: 13px; ">
- Şu beş yer dışında acele şeytandandır: Misafirin önüne yemek çıkarmak, ölüyü hazırlayıp toprağa vermek, buluğ çağına gelen kızları evlendirmek, borcu ödemek, işlenen günaha derhal tövbe etmek (vakti gelen namazı anında kılmak).
''Akıl bir alettir ki, kulluğu bilmek için gönülde hasıldır.''
Erzurumlu İbrahim Hakkı
Bu iş ne tamamen akılla olur ne de akılsız...
şu girift bir mevzu değil mi akıl?
ipi eline verirsen çok farklı yerlere varırsın. nerede koşturacağını ve nerede frene basacağını bilebilmeli.
Üstadın İmamı Gazali Hazretleri hakkındaki akıl örneği geldi aklıma.
ve Hz. Aliden bir söz:"Bu din akılla olsaydı ayağın üstüne değil altına mes verirdik"
çok ince mesele bu akıl...
''Akıl eri, cehlini itiraftır.''
Erzurumlu İbrahim Hakkı
''Akılsızın dini yoktur.''
Erzurumlu İbrahim Hakkı
Gözüm, aklım, fikrim var deme hepsini öldür
Sana çöl gibi gelen O göl diyorsa göldür...
(Üstad Necip Fazıl Kısakürek)
''Hak yolunda delil olarak akıl yeterlidir.''
Erzurumlu İbrahim Hakkı
Kaldığımız yerden devam edelim...
Zünnun-i Mısri demiştir ki: ''Yemek ile dolu bir mideye hikmet yerleşmez.'' (Kuşeyri Risalesi)