ALTMIŞ ABDEST ALMIŞTI
Bir gün Süfyan-ı Sevri, aniden hastalandı,
Bir doktor getirdiler, lakin hıristiyandı.
Bu hıristiyan doktor, duymuştu önce onu,
Bilirdi evliyadan, bir kimse olduğunu.
Süfyanı'ın hanesine, o doktor geldiğinde,
Sohbet etti onunla, tıp ilmi üzerinde.
Lakin öyle bilgiler, verdi ki ona Süfyan,
Ağzı açık dinledi, Süfyan'ı hıristiyan.
Zira hiç duymadığı, bilgilerdi onlar hep,
Çok hayretler içinde, kalmıştı bundan sebep.
Merak etti, bunları, nasıl biliyor diye,
Başladı daha sonra, onu muayeneye
Vücudunu dinleyip, dedi:" Aman efendim!
Nasıl yaşıyorsunuz, buna çok hayret ettim.
Korkudan parça parça, olmuş ciğerleriniz,
İmkansız bu durumda, sizin ömür sürmeniz.
Ben ki bunca senedir, tabiblik yapıyorum,
Böyle bir hadiseye, ilk defa rastlıyorum.
Tıp bilgisine göre, böyle olan ciğerle,
Değil ki yıllar yılı, yaşanamaz bir gün bile."
Buyurdu ki: "Tıp ilmi, doğru söyler muhakkak,
Ve lakin her şeye de kadirdir Cenab-ı Hak."
O hıristiyan doktor, düşündü, durdu biraz
Süfyan'ın bu sözüne , etmedi hiç itiraz.
Dedi ki: " Parça parça olmuş böyle ciğerle,
Madem ki yaşadınız. sıhhatle, senelerle,
Öyleyse inandım ki, bu sizin dininiz hak,
Ve elbette her şeye kadirdir Cenab-ı hak."
Kelime-i şehadet, getirerek o zaman,
Süfyan'ın huzurunda, hemen oldu müslüman.
Zamanın hükümdarı, işitince bu hali,
Hem sevindi ve hem de, hayret etti bir hayli.
Dedi: "Doktor gitmişti, bir hastasının yanına,
Meğerse hasta gitmiş, doktorun ayağına."
Ölüm hastalığında, çok karnı ağırıyordu,
Bu sebepten abdesti, sık sık bozuluyordu.
Fakat tekrar alırdı, her abdest bozuluşta,
En ufak bir gevşeklik, etmedi bu hususta.
Abdestliyken ölmeyi, arzu ediyordu hep,
Çok abdest almasına, bu idi esas sebep.
Bu yüzden altmış defa, abdest aldı o gece,
Ve nihayet vefatı, çok yaklaştı böylece.
Buyurdu: "Vakit tamam,indirin yere beni."
Derhal ifa ettiler, Süfyan'ın bu emrini.
Bu hali dostlarına, söylemek maksadiyle,
Çıkınca, gördüler ki, cümle halk gelmiş bile.
Girdiler içeriye, o ara, gelen zevat,
Süfyan "Allah" diyerek, o anda etti vefat.
O arada gaibden, duyuldu bir ses yine:
"Takva sahibi Süfyan, vasıl oldu Rabbine."
Birisi, rüyasında, uçarken gördü onu,
Sordu bu dereceye, nasıl kavuştuğunu.
Buyurdu ki:"Allah'ın her emir yasağına,
Uydum hassasiyetle, büyük ve ufağına."