Kötü Son

Başlatan: sark Tarih: 04.08.2010 18:13 Cevap: 68

SA
04.08.2010 18:13
#1

Toprak değişti bendeki kafa aynı

Bu hal demek ki ülkelere bakmıyor

Sızlıyor hayata bakan yanımın yanı

Sular her zamnki gibi akmıyor

Neyse ne de;

Ne su ne de aynalar

Ne olacak bu halimin hali!?

SA
04.08.2010 18:20
#2

Ona yabancıyım

Buna yabancıyım

Onlara yabancıyım

Ve size yabancıyım

En kötüsü de bu ya;

Ben hala,

Kendime yabancıyım..

SA
04.08.2010 18:22
#3

Canıma kastım var

Ben etmişim kendime azap

Beni kim eder azad!

SA
04.08.2010 18:25
#4

Gecikmek dakikalara

Dönmemek yıllara mal olur

Sevmek mumkune

Susmak kedere gebedir

Söylemek bir ise,

Yutmak üç kere pişmanlıktır..

SA
04.08.2010 18:33
#5

Düşüncelerin kıskacında,canım burnumda

Değil şuurum yerinde,aklım başımda

Tuttuklarım iplik ucu ile bağlı hayata

Ne zaman kurban gideceğim kazaya

Oruç tutsam mı üstümdeki havaya

Olur mu sebebim göz yummaya bekaya

Koyabilir misiniz beni,süslü mezara

Kiimse değil faili,diyeceğim kazara..

SA
04.08.2010 18:36
#6

Zoraki hayat,yaşamak zoraki

Mazi bayat,ölüm zoraki

Zorakinin gecikmesi ne kadar zoraki!..

SA
04.08.2010 18:40
#7

Hisse aç,duyguya aç

Neşeye,gülmeye aç

Suya,ekmeğe aç

Bilmiyorum saat kaç

Yaşıyorum ama ne amaç

Cevapsızlarım bulamaç

Geldim yine sana,

Ölüm bağrını aç!

SA
04.08.2010 18:50
#8

Gölgeler, sizden olmak isterdim

Bir insanın ardından,adım adım

Hem hiç külfet olmadan omuzlarda

Nedir,yalnız güneşli havalarda

Öte vakitler saklı duvar arkasında

Uzak yüzlerden,kişilerden uzakta

Bir duvar saatinin dakikaları

Bir cama vuran su zıplamaları

Uyuşmuş,ayarlanmış,kurulu vaad

Ne currettir bu,hayata karşı taat

Çuvalın içi boş,samanla ayakta

Ufak bir kıvılcıma kül atıkta

İşte gölge mesul değil bunlardan

Yer ayırın gölgeye,görünmez mezardan..

SA
04.08.2010 18:54
#9

Yine farkındalık

Hayata kapanıp

Ahirete açıklık

Bir damla ağlamalık

Bir satır karalamalık

Elimde defterim var

Ahirette okumalık

Gidiş ihtiyar babalık

Meğer salise kalmadık

Bu bir şiir değil, farkındalık!

SA
04.08.2010 18:59
#10

Ölüm-kalım arası

Zavallı insancık

Alım-satım arası

Mühim olan paracık

Başarı-mağlubiyet

Ufak bir fırsatçık

Gitmek-kalmak kararı

Hayat aradan çık!

SA
04.08.2010 19:05
#11

Koptum inceldiğim yerden.

Lakin ipin bendeki ucunda,

Sayısız düğümlerim var

Bilseniz benim sizden habersiz

Adetlerce saklı ölümüm var!

SA
04.08.2010 19:13
#12

Haşin,sert duvar ardınca

Yumuşak yüz

Binlerce dört ayaklı ardında

Otur derini yüz!

SA
04.08.2010 19:18
#13

Küller arasında ne kadar yaşayabilirim?

Tükenmiş lugatımda hangi kelimelere,

Hangi fillere tutunabilirim?

Sönük bacalarımın dinmez hasreti...

Giden gemiler arkasından,

Ne kadar dayanabilirim?

Ve serde şu var ki;

Ben kendime,

Nasıl katlanabilirim!?

SA
04.08.2010 19:22
#14

Aşk,ne hoştur ne de beter

Pek çok insancığı,

Tuzağına düşürmüş

Veled-i zinadır!

Pusulasını bilen müstesna..

SA
04.08.2010 22:47
#15

Biriktirdiğim içimdeki,zehirden gayrısı değil

Benim aynada gördüğüm,kelpten başkası değil

Ne bir ne de iki,benim elem tek değil

Aradığım çare,derman,çilemden başkası değil

İstemiyorum Rabbim tükensin,

Vallahi beni ayakta tutan,çilemden ötesi değil

Gördüğüm derme-çatmalar,benim evim bunlar değil

Akan kalemden sızmalar,batını murekkep değil

Dilimden süzülen dilimdedir,asıl beynimdeki değil

Yürüyen ayaklarım zahiri,giden ruhum değil

Asılı kalmış paltom,içindeki ben değil

Uzandığım rahat yatak,yumuşak yünden değil

On tahtadan birleşmiş tabut,yünden aşağı kalır değil

Benim asıl dünyam burası,asıl insanlarım sizler değil

Bahsim,sözüm ya da bakışlarım benim değil

Sanın ki meyyit konuşuyor,

Bilin gördüğünüz ben değil

Değillerin içinde değillerim bile değil!!

FU
04.08.2010 23:07
#16

yüreğinizi sağlık kardeşim

SA
05.08.2010 00:07
#17
yüreğinizi sağlık kardeşim

teşekkür ettim..

SA
05.08.2010 13:00
#18

Ne kadar kısa olurmuş

Bir kelebeğinki kadar

Zor bulduğumuz

İhlasın ömrü..

SA
05.08.2010 13:03
#19

Benim meselem;

Deryadaki teknemin

Dibinin delik olmaması!

O suya değememem,

Onda boğulamamam..

Benim sorunum,

Teknemin sağlam olması,

Ne yazık ki!..

SA
05.08.2010 13:04
#20

Yaşarken ölünür, ölürken yaşanılır..

SA
05.08.2010 13:11
#21

Geçmiş tarihi son kullanımının

Fasid,atılmalık çöpe.

Kalmadı kırıntısı müşteri hakkının

Sahibine itaatsiz köle..

Yok kabulu işte,dönün yeşiller çöle

Kabih koku ve alnında leke!

N'olur Ya Rab beni adam eyle!..

SA
05.08.2010 13:16
#22

Değilim Hakk'ın hakikatından zerre,

Bırak biri,binlerce önümde perde!

SA
05.08.2010 13:19
#23

Yoruldum!

Şekva değil bu.

Bilakis,

Kafamın çatlayacak

Gibi olması;

Canımı doyuruyor..

SA
05.08.2010 13:21
#24

Hayat,duy sesimi!

Ben senin,

Düşük çoçuğunum..

SA
05.08.2010 13:23
#25

Benim toprakta yerim,

Derimde acı,

Tadımda azım var!

SA
05.08.2010 13:25
#26

Dünya denen yere geldim,dönemiyorum

Ben kafamla aramı bulamıyorum.

SA
05.08.2010 13:27
#27

Ya Rabbi!

Her SEN'den başkasına yöneldiğimde,

Burnumun yere sürtmesini geciktirme!

SA
05.08.2010 13:29
#28

Fuzili'nin 'belayı aşk'ı ile hemdem olmuşuz biz,

Fenada aşık,aşkta fena olmuşuz biz..

SA
05.08.2010 13:36
#29

Ölümün acısı nedir ki!

Benim ölümlerimin yanında..

Herkesin bir kerede

Tadmış ve tadacak olduğunu,

Ben her gece soluyorum.

SA
05.08.2010 13:39
#30

Hilkatime şükür mü etmeliyim,kahır mı?

O'nun gölgesi olduğum için mesud,

O'ndan uzak olduğum için mahzun..

SA
05.08.2010 13:45
#31

Mümkün müdür,

Benim gibi biri daha

Tutulsun bu nöbetlere?

Olası mıdır ki,

Biri daha dayansın bu çileye,

Kafası benim gibi

Her lahza taşan biri,

Var mıdır?

Sanmıyorum.

Ben yirmibirinci asrın

Esrar kurbanıyım!

SA
05.08.2010 13:48
#32

Zavallı maymun bozması insanlar!

Ne kadar batıl ile meşgul

Ve ne kadar mesudsunuz.

Size hem şaşıyor,

Hem de imreniyorum..

SA
05.08.2010 13:51
#33

Sarhoşum,kendinde değil aklım

Ben kalbimle,beynimi yardım!

Ellerimi tuttum ateşe,

Yaramı yine ateşte sardım..

SA
05.08.2010 13:55
#34

Ölü bir şairim ben!

Soluğunu kaybetmiş,

Elinde ateş tutan..

Ben ölü bir şairim.

İlhamım ölüm,

Yazdığım ölüm..

Kendinden soyutlanmış;

Ölümü de öldürmüşüm!

SA
05.08.2010 13:59
#35

Sükutun çığlığı kadar,

Şiddet tanımadım ben.

Acı olan güneşimi de kaybettim!

Çilemi dolduruyorum,

Geri kalanında ömrümün..

SA
05.08.2010 14:01
#36

Saplanmış sancı alnıma,

Zonklayan beynim..

Ne alfabem kaldı

Ne de elifim!

SA
06.08.2010 17:24
#37

Kurulu altın meşeden dar ağacı

Kaba,yobaz ve de softadan;

Küflenmiş kafa kağıdı...

Fezada bekleyen günahlardan,

Kurtaramıyorum yakamı.

Ve şarkın en büyük imtihanı,

Taşıyamıyor olmasıdır,

O çetin esrarı.

SA
06.08.2010 17:31
#38

Dar ağacına sürülmüş gibi

Yaftamda geniş hacimli salyalar

Altımda debelendiğim,

Üç ayakla sehpa...

Geçirilen urgandan soğuk,ürkek

Alaylı gözlere iki misli nispet

Değilim kaydınızda,gülün

Alacaktır borcumu,yakındır ölüm!

SA
06.08.2010 17:37
#39

Birgün müsveddelerimin başında,

Büyük işler başarıyormuş gibi

Devrilmiş olarak başım masaya

Bekliyor olacağım gelmesi gerekeni.

 

 

 

Kalemim düşecek elden,fikrimi yakan

Ahşaptan tok bir ses...

Bakacağım da ne var geriye kalan

Hiçbir şey,iki ünlü iki ünsüz ses!

SA
08.08.2010 22:40
#40

Yıkandım günah dolu sularda,

Hiç suyun rengini siyah gördün mü ?

Böylenin bir misli boğazda,

Sen hiç suya adam gömdün mü ?

 

Mavi bile isyanda,değil eskisi,

Yolda giden bağırıyor "eskici!"

Herkes ayrı telde su isyanda,

Bir metal bisiklet tartılıyor mizanda!

 

 

Hayat bu; herkes kendi derdinde,

Eskici cebindekiyle mutlu, çocuk sürüyor.

Karışan toplulukta bir hasta kendinde.

Eskici habersiz, kız yüze allık sürüyor.

 

Gebedir bekaret çirkin yavruya,

Girmez oldu eve, bırak avluya.

Hal bu iken ne kalır ele ?

Düşer kalpten din, kalır dile.

 

Hey gidi toprak! eskici sende!

Neyin hası, neyin tası, eskisi sende.

Bir kız var sağda solda et satıyor!

Oğlan başıboş bisiklet sürüyor.....

SA
12.08.2010 00:17
#41

Haber geldi gaibten,

Hazırlanın gidiyoruz

Şükürler olsun

Ölüyoruz..

SA
15.08.2010 01:43
#42

Kan da ağlayamıyorum

Elime alıp aklımı,

Paralıyorum.

Doğmamış günlerin,

Günahını çekiyorum.

Nefsim ateş,

Cesedim azık

Yanıyorum.

Dünya siyah mum

Yakıyorum.

Gönül fucur otağı

Korkuyorum.

Sahip çıkamadığım ruh

Satıyorum.

Emekleyen efkarı

İzliyorum.

Eksik tamlarımı

Bölüyorum.

Susmayan sükutları

Dinliyorum.

Ağlayan kirpiklere

Gülüyorum.

Kör gözlerime mil

Kararıyorum.

Küfür tüküren dil

Boğuluyorum.

Duada konaklayan el

İstiyorum.

Secdede münafık alın

Kalkamıyorum.

Visale aç gönül

Sarhoşluyorum.

Hangi ecel bilir beni

Çağırıyorum.

İnsan yiyen mezarları

Tanıyorum..

VA
15.08.2010 19:14
#43
Ne kadar kısa olurmuş

Bir kelebeğinki kadar

Zor bulduğumuz

İhlasın ömrü..

Uzun zamandır birşeyler okuyunca içten içe hislenmiyor, gözlerim parlamıyor yahut dolmuyordu. Bu sözler ruhuma esrarlı bir alem açtı. İyiki de yazıp paylaşmışsınız, teşekkürler.

 

Mümkün müdür,

Benim gibi biri daha

Tutulsun bu nöbetlere?

Olası mıdır ki,

Biri daha dayansın bu çileye,

Kafası benim gibi

Her lahza taşan biri,

Var mıdır?

Sanmıyorum.

Ben yirmibirinci asrın

Esrar kurbanıyım!

 

Bu yaşadığınız hal hatarat olmasın: http://www.n-f-k.com/nfkforum/index.php?sh...&hl=hatarat

SA
15.08.2010 22:29
#44
Uzun zamandır birşeyler okuyunca içten içe hislenmiyor, gözlerim parlamıyor yahut dolmuyordu. Bu sözler ruhuma esrarlı bir alem açtı. İyiki de yazıp paylaşmışsınız, teşekkürler.

 

 

Ben teşekkür ederim efendim. esfel bir ruh ne şakısa hüsrandır, demek ki siz o alemlere aşinasınız..

 

 

Bu yaşadığınız hal hatarat olmasın: http://www.n-f-k.com/nfkforum/index.php?sh...&hl=hatarat

 

Havatır ya da hatarat enfüsidir.. ayette geçtiği gibi '' kulli nefsun vahidetun'' yani her nefis birdir.. demek ki bu ahvelde tek başıma misafir değilim..

SA
17.08.2010 03:22
#45

İş mi şimdi senin yaptığın

Gecenin bu saati

Çöreklenmiş içime

Aşktan bahis istiyorsun

Ben öyle mecazlı laflar

Öğrenmedim ki..

Hem nedir verdiği ilham

Aşkın beşeri olanının?

Atilla İlhan'dır piri

Mecburum bilemezsin

Felaketim olur ağlarım

Ya da Tarancı'nın

Böceklere ezberletirim dediği

Ve de Karakoç'dan

En deli köşemde durdun

Kara yılan kara yılan kara yılan

Dahasını isteme benden

Bulandırma kafamı benim

Ben böyle aşklara aşina değilim

Deli saçması fikirler

Akın etmeye dursun

Neler yazdırırlar adama

Hiç yoktan mecnun olasın gelir

Gelir de ağu gibi boğazına dizilir

Bir melankolik hava sarar ki

Kurtulamazsın!

Artık gözlerin açık mı

Kapalı mı dinlersin İstanbul'u

Bilemem..

Ama benim gördüğüm

Kitaplardaki, şiirlerdeki..

Okursun, geçersin...

Kültürdür, bilmek lazım hani

Ama merak da edilmiyor değil sanki

Züleyha'ya gömleği yırttıran

Nedir Karakoç'un Mona'yla derdi

Orhan Veli'nin anlatamadığı

Diğer Karakoç'un Mİhriban'ı..

Misalleri devam ettirmek mümkün

Çünkü herkes girmiş altına bu yükün

İyisi mi akıl yormamalı bu noktada

Bir kurt kemirmeye başlıyor içi

Okuyanlar şiir sanmasınlar

Bu apsürt şeyi

Maksat aşktan da dem vurduk

Diyebilelim gelmiş gidiyorken hani..

Nasıl biter böyle şiirlerin sonu

Bilmem ki...

........................................

........................................

SA
18.08.2010 01:04
#46

Koptu aklımın kayışı

Ben artık bende değilem

 

Tükenmiyor gözüm yası

Ben artık bende değilem

 

Fikrime uğradı sancı

Ben artık bende değilem

 

Evham yedi baharımı

Ben artık bende değilem

 

Sesim çağırıyor çığı

Ben artık bende değilem

 

Örttü güneş ışığımı

Ben artık bende değilem

 

Nebbas soydu mezarımı

Ben artık bende değilem

...

SA
21.08.2010 03:24
#47

Uyuyorsun öyle mi

Uyu, satma yastığını

Aman ha bir de bakarsın

Daha önce büyür kavun-karpuz

Sonra topla toplayabilirsen

Dağılan karizmayı

..........................

Yaylım yataklarda

Mışıldamak varken

Zorumun adı ne ki

Değil mi?!

Bu deli de neyin nesi

Demezler mi?

(Ödü kıt insancık seni!)

Üstüne üstelik bir de

Bağır diyorlar bana

Emir midir maruf da nesi?

Etmezler mi beni kodes içeri!?

Biri tutar kaldırır a kuzum

Alemden ben mesul değilim ki!

Bu zamanda öyle haller kaldı mı ki?

Dava, ideolocya, kavga, vatan mış

Aha kamusda bu kelimeler de varmış

(ya, senin gibileri de insan-mış!)

Bakıverin keyfinize beyefendiler

Bu düzen böyle geldi

Böyle gider..

Eline geçti ye, geçmedi mi

Kopar al, yemeyen keriz

Biz öylelerine gözü açık deriz

Devleti hortumlayan hortumlayana

Biri de bu cengaver benceğiz

İyi adam rolu kime yaramış

Zengin olan fakirin kanına ekmek banmış

Tıkayın kulaklarınızı bu ahlak derslerine

Papuç bırakmayın a böylelerine

Aman adamı yerinden yurdundan ederler

Hele bir çile tutturmuşlar, tımarhanelikler

(tiz bir kahkaha)

(burası tımarhane ise, seninki de ahırdır!)

Çağdaş, uygar,liberal,kapital, müzikal

Kültürdür insana lazım olan canım

(kafiye tuttur olay tamam)

(çağ-daş-ı/ çağ-dış-ı!)

Bu vatanı onlara kaptırmamalı

Gözümüzü dört açmalı

Hoş pinekliyorlar hava civadır işleri

Ama elden bırakmamalı tedbiri

(lağım fareleri sizi!)

(ebabiller haber veriyor güneşi!!)

...............................................

 

 

Bu dava elbet dirilecektir!!

Bir genç ki;

Büyükdoğuyu su gibi içecektir!!

Damarları aşk ile dolup,

Bu yolun divanesi kesilecektir!

Gerekirse canını verecektir!

Bu hakikatın ta kendisidir..

Peki ya sen?

Uyumaya devam mı;o vakit

Kargalar karnını deşecektir!

Haberin ola..

SA
23.08.2010 02:08
#48

Ah ölüm, ölüm ah!

Nasıl da dört harfine

Kafamı sığdırdın?!

 

 

Ben mi kimim?

Senin gibi biri diyemem

Sen de kimsin çünkü..

 

 

Kafa kağıdımda,

Doğum yılımın yanına

Ölüm yılımı da

Yazaydınız ya..

 

 

 

 

Ahh hayat, sen benim ne ezeli düşmanım çıktın!

SA
23.08.2010 02:13
#49

Sabır ey abd!

Sabır köle

Gitti o zad

Gerek azad

Bilek urgan

Pireli yorgan

Günah şeytan

Kul mihman

Bilsek el'an

Dile eman

Kalmak mı?

Aman Yarabbim,

Aman!..

SA
23.08.2010 02:16
#50

Kahire ışık, ışıkta Kahire

Gözlük yok gözümde,

Arabalar nokta kadar.

Kahire ışık, ışıkta Kahire

Kulağımda müzikle

Ve bütün cümleler bir kelimede;

Sevmek!

Ve Kahire'de aşk, aşkta Kahire..

SA
23.08.2010 23:01
#51

Sen bir ağaç olmalısın;

Demet demet kiraz dallarından.

Ve ben rüzgar olmalıyım,

Soymalıyım seni terinden,tozundan.

Öylesine derin sarmalıyim ki seni,

Olmalısın yerinden, yurdundan!

Kimileri buna der:

Yer çekimi topraktan!

Henüz kimsenin haberi yok,

Aşk kanunundan!

SA
24.08.2010 05:11
#52

Uyan, uyan

Hayırlıdır namaz uykudan

Gömül kıblene, Rabbi'ne dayan

Yarın kafanı taşlara vurmadan

Sur üflendi mi, koptu işte tufan

Ve başlar kaçış, babadan-anadan

Rabbim o nasıl alemdir!?

Cümle-i beşer anadan üryan

Ve tek bir delil, defter dünyadan

Artık sesin sustuğu, sözler azadan

Ne oluyorsunuz susun, kime şahitliğiniz?

Siz ki her daim bana itaat etmiştiniz

El dile gelir, göz konuşur, bir tek dil susar

Neler yaptı ise nefs birer birer kusar

Yoktur kaçış yolu ruz-i mahşerde

Ne ufak bir sevap ne de günahtan

Diller dem vurur olur ahh ve eyvahdan

Ve bir nida ''AYRILIN MÜCRİMLER!''

Kopuş başlar mukaddes saflardan

Göz arkada kalır, akıl arkada kalır

Yaşlı gözler bir himmet aranır

Hani ya şefaat edecekti Peygamberimiz?

Ah kardeşler unutturacak Rabbimiz

İşte öyle azılı mücrimleriz..

Gavur gülecek, kafir hala istihzada

Biz inanmadık ya nedir burada sizin işiniz?!

Ne cavabımız var ne de direncimiz

O hesap gününe var mı mecalimiz?

Ne desek, ne desem, nasıl desem?

Hesaba çekilmeden hesaba çekilmek

Sonunda ölüm bu muydu diyebilmek

Ya da hayvan saltanatı sürüp

Sonra, keşke toprak olsaydım demek

Varın gayrısını siz düşünün vesselam

SA
25.08.2010 04:24
#53

Ah bu sessizlik!

İşte bu sukunet beni deli ediyor

Kendimden kaçıyorum

Kitaplara gömmem kafamı nafile

Fikirden kaçış nereye

Bir lahza mazhariyetle

Bu derece tutuştu dimağım

Hayat denen zindanda hapis feleğim

Aldı başını gitti akıl meleğim

Ununu elemedi sökük eleğim

Her tarafı yamalı ölü yeleğim

Bir tarafta hazır beyaz kefenim

Yapıldı gitmeden ağu yemeğim

Ne yaptı ise cesed, boşa emeğim

Derdime tercüman sönük şiirim

Bir Üstad bir yanda da ruh babam;mürşidim!

Yollar çıkıyor önüme fersah fersah uzağım

Ben kendi kendime kurulmuş tuzağım

Nefsime sunulmuş en kolay avım

Ne kendime geçer ne başkasına savım

Ender, arı, kalender safım

Belli değil yurdum, durduğum safım

Memleketten, sahibimden, alemimden ırağım

Ben debisini kaybetmiş, çorak ırmağım

Biri remzeder işaret parmağım

Fakat gönlümde peydahlanır bin tanrım

Ah akıl getireceksin sonumu sanırım

Divane diyeler, Mansur diyeler, asalar umarım..

SA
25.08.2010 04:51
#54

Ah bu zaman

Hiç geçmek bilmiyor

Asırlardır berzahta yaşadım

Sırdım, mahfuzda yaşadım

Çamurdum, ceninde yaşadım

Ete büründüm, karında yaşadım

Dünyaya geldim, küvezde yaşadım

Bitmedi çile, beşikte yaşadım

Yıllar geçti, geçiyor

Hala yaşıyorum

Ben yirmi bir yılımı

Gurbette yaşadım..

SA
26.08.2010 01:18
#55

İçmekte efkar beynimi

Nöbetteyim.

Aklım çekmiyor cismimi

Ölmekteyim.

Kainat bana hizmetçi ama

Ben O'ndan dilenmekteyim.

Mekte-ler di-li olduğu zaman

Di-ler miş-li olduğu zaman

Defter dürülüp koştuğu zaman

Ben o gün işte

Dirilmekteyim..

SA
26.08.2010 04:58
#56

Tüm lugat o kelimeye ramzet..

O'nu de ve sus

O'nu de ve öl!

Ses tellerini boğarak

Yüreğini yararak

Denizleri yakarak

O'nu de ve git

O'nu de ve yit

Allah!! diye bağırarak

Allah!! diye susarak

Ve türesin dava

Bizden doğarak..

SA
31.08.2010 02:35
#57

Derinine çile

Çilesine derin

Cürmüne pişman

Cürmüne eğim

...

SA
31.08.2010 03:21
#58

Git ve de gel

Yollar bitmez

Uyu, uyan

Ömür bitmez

Ağla ve sus

Çile yitmez

Bak ve düşün

Kafa yetmez

Ek ve bekle

Hasad bitmez

Çorak beyin

Efkar bilmez

Beynin ölümü

Ölümsüz gelmez

Kefen, tabut

Kişi nasıl

Sevmez?

KU
31.08.2010 23:03
#59
Git ve de gel

Yollar bitmez

Uyu, uyan

Ömür bitmez

Ağla ve sus

Çile yitmez

Bak ve düşün

Kafa yetmez

Ek ve bekle

Hasad bitmez

Çorak beyin

Efkar bilmez

 

 

 

 

 

Bu ümmetin derdi ile dertlenin inşaallah

SA
31.08.2010 23:04
#60

Git de iki sayfa

Sonra geri gel

Forum giriş sayfası

A kuzucum ne işin var

Bilgide makalede

İki satır oku

Sonra beri gel

Forum giriş sayfası

Nur topu

Göz nuru

Sen nelere kadirsin

Forum giriş sayfası

(.!.!.)

SA
31.08.2010 23:09
#61
Bu ümmetin derdi ile dertlenin inşaallah

Batının ayrı, zahirin ayrı.. biz derdi kaşık kaşık yeriz.. eyvallah Kureyşi kardeşim. saygılarımla

SA
03.09.2010 16:04
#62

Geldik dünyalığa çekiyoruz

Be hey hey

Derdi mi? peynir ekmek yiyoruz

Be hey hey

Ağlanacak hale gülüyoruz

Be hey hey

Efkar maktulleri susuyoruz

Be hey hey

Dikenli hudutta bekliyoruz

Be hey hey

Diş beyne geçiyor yaşıyoruz

Be hey hey

Kalbimizde çerağ yanıyoruz

Be hey hey

Havadan ölümü soluyoruz

Be hey hey

Şükür ki kıyamet kopuyoruz

Hey gidi hey!!

SA
11.09.2010 02:55
#63

Buz dağları yükselir içimde

Puslu camlar tuz buz olur çileme

Adını silinmez kalem ile denize

Bütün dillerde yazasım gelir

Dikilir önüme aşılmaz duvarlar

Korku kaçılmaz hayalet olur

Sevgi çare görünse de hüznüme

Sevgi hüzne öz kardeş olur

Handikaplar esir alır aklımı

Aynalar yüzümü tanımaz olur

Neyi var nesi yoksa ömrümün

Ölüm varacak tek yarim olur

Ey sesime yabancı ses

Bu yetimden ümidi kes

Kamusa gömülü herkes

İnsan bana mezar olur..

SA
11.09.2010 03:00
#64

Çekin gidin başımdan kenafir duygular,

Yeter ömrümün nuru çalındığı...

SA
15.09.2010 03:50
#65

Bana gül deme

Deremem güller eline

Bundan böyle

Gülemem gayrı

Yetim sükutların

Haşin sesiyim

Ölü canların

Yorgun ruhu

Bundan böyle

Nefes alamam gayrı

Durup durup

Engeller çekme önüme

Eğilip kaldıracak değilim

Bana ağır laflar etme öyle

Ne susacak ne de

Konuşacak değilim

Yitip gideyim

Sırra öleyim

Bundan böyle

Susuyorum gayrı..

16.09.2010 02:42
#66

ya ben birkaçını okudumda..çok beğendim...

nasıl bir gönül coşmasıysaa aynısından bende istiyorum :)

yazmak o kadar farklı ki...ruh halini ele veriyor..gün geliyor 'ihlas hani?aşk,şevk nerede?' diye çığlıklar koparıyor...

Rabbim bu benim duyduğum feryatları safi gönlünüze duyurmasın...

Yazmaya devam azizim :)

SA
24.09.2010 23:31
#67

Sandım ki; kömür isinin elime bulaşması

Babamın devlete sırt dayaması

Sofrada üç çeşit yemek yemek

Bakkaldan veresiyeyi kesmek

Sandım ki, mutluluk bu demek

 

Sonra zaman aldı başını gitti

Bir var bir yok oldu günler

Boynuma madalyon takıldı

Elimde camdan plaket

Alkışlayan ellere içten gülmeler

Sandım ki, mutluluk bu demek

 

Başka ülkede nefes aldım

Toprak değişisse çare olabilirdi

Nilin suyundan içtim,piramitler yükseldi

Diğer insanları tanımak güzeldi

Hani bir dil bir insan demek

Sandım ki, mutluluk bu demek

 

Sınava girdim, sınav kaybettim

Bırakmadım yakasını öss illetinin

Bir baktım soluğu fakültede aldım

Dedim parmağımda oynatırım

Ben neler görmüş adamım

Dedim ki, demek hayat eğitim demek

Sandım ki, mutluluk bu demek

 

Gömdüm kafamı kitaplara

Sayfalar yazdım, sayfalar karaladım

Vatanı kurtarmalı, kurmalıydım dünya

Kurdum rüya üstüne rüya

Dedim hüviyet, kimlik gerek

Sandım ki, mutluluk bu demek

 

Velhasılı kalmadı tutunup da

Elimde kalan dal

İsteyip de elde etmediğim halt

Doymadı ama, doymadı bu kalp

Sandım ki, mutluluk elle tutulur

Gözle görülür bir şeydi

Sandım ki, mutluluk bu dünyada

Bulunabilirdi..

Kayalara çarpar ruhum

Her gün çalınır nurum

Bir gün biter umudum

Mutluluk yok gibi bir şeydi

...

SA
20.11.2010 14:36
#68

Rabbim;

Çocuksu, safî düşleri

Kaybettiğim gafleti

Bana geri ver.

Yoksa ben bu karanlıkta,

Bu içimdeki gölgelere

Yenik düşeceğim..