Şiirdeki İhtiras
Hikaye o ya, anlatır bir küçük saife:
Bir kelime abayı fena yakmış redife.
Onda bir ses var hecem, duyan diyor kadife.
Dilde bir aksan desen, alınmıyor hafife!
Kelimenin derdi çok, başında bir kafiye.
Esir almış kelamı, sanki Bâb-î Âli'ye
Benziyor birçok yönden geçen her bir saniye.
Sorun biraz değişik güvenmiyor âtiye.
Kelime selvi boylu, ondörtlü olsa gerek.
Yedili kadar asil, bir okadar engerek.
Metin kadar tutarlı, hiç öpmemiş el etek.
Korkuyor kafiyenin üzülmesinden demek.
Redifte vurgun biraz, kelime deryasından.
"Seninim" demiş biri, farksızken bir hasımdan.
Üzmüş, incitmiş onu bir hece furyasından.
Gelip yakmış canını kurtulmadan yasından!
Çok korkakmış kelime, bir okadar çekingen.
Diyormuş sağda solda "Ben kimseden çekinmem!"
İş üç harfe gelince susarmış hep tekinken.
Üzmekten korkuyormuş, kafiyeyi derinden!
Kafiye bazen yarım, bazen tam oluyormuş.
Kelime hep dertliyken sorular soruyormuş:
"Kim var senin aklında, kiminlesin?!" diyormuş
Mafyavâri tehditkâr. Kalbine iniyormuş
Neredeyse gariban, garip kelimeciğin.
Üzmkten korkuyormuş, güzel kafiyeciğin
Hepte temiz kalbini. Ey sen kelimeciğin
Karadeniz suyunda batmıştı gemiciğin!
Bir ihtiras üçgeni olsa gerek bu durum.
Kelime kafiyeye yakın sayılır, durun!
Gönlü redifte fakat diyemiyorki "DURUN!".
Kelime öldü şimdi, kafiyeler KUDURUN!
Cümlelerle KUDURUN!
Maestro MaHzen [2013]