Ne hasta bekler sabahı
Gelme artık neye yarar.
Vehmimde kamışsa gölgen
Seni artık kim arar
Sordum vehmime dün gece:
Kimse geçti mi buradan?
Birisi geçmiş sessizce
Parmaklarının ucundan..
Hey yabancı yakalandın!
Önüm, arkam, sağım sobe!
Neapalım saklansaydın
Burda saklanmayan ebe
Kime niyet kime kısmet
Ver cüceye şairliği
Bizim dinden anladımız
Feysbuk mücahidliği
Çok muhabbet, tez ayrılık
Böyle diyor sosyoloji
Buysa Allahtan gayrılık:
Batsın sahte ideoloji!
Sen, sözümona yabancı!
Sözüm ne onadır ne sana.
Kim tanıdık kim yabancı,
Kendine yabancı olana?
Yaza yaza yaz mı geldi
Nisana ayaz mı geldi
Çok da yazmamıştım amma
Mürekkebim az mı geldi
Mevzu böyle uzar gider
Sözler hep tekerrür eder
Oldu olcak şiir bitsin
Sözlerim bitmez bilesin
Ne diyeyim ki yabancı
Hafakanlara gelesin!
enteresan bi şiir. sekiz-on defa okudum ama yine de bişey anlamadım. ben zaten neyi anladım ki.?
Enteresan menteresan.. Şiir işte.. Vakti olmayanlar acele ederler.. Enteresan hayat yaşayanlar enteresan şiirler yazarlar.. Birinci cümle, Tanpınar'ın Huzur'unda geçer (tereciye tere), ikincisini ben uydurdum. Bence ikisi de aynı kalitede..
Selamette kalına..
Şiirin güzel olmuş vesaire; hatta ilham geldi ve birkaç dörtlük sıraladım hasta ve gribal halimle. (Şaka maka insan selpak katliamına girişince ilham perileri daha bi güzel görünüyor sanki)
Şu dünyayı tutup camdan
Aşağı atasım gelir
Yer gözükmeyince kardan
Benim de tutasım gelir
Diş dediğin serttir zahir
Dil dediğinse bir zehir
Yapanı bulursam sihir
Burnunu kırasım gelir
Halime gözyaşı döküp
Sisli akşam gibi çöküp
Aşkın şerbetini küp küp
İçesim, yutasım gelir
Geçmişe varır ah eder
Bugüne bakar eyvah der
Kalkın oradan ölüler
Toprağı sarasım gelir
Ceket sağar ineğini
Kovalar yaz sineğini
An olur, olurum diri
Sonra uyuyasım gelir
Şiirin güzel olmuş vesaire; hatta ilham geldi ve birkaç dörtlük sıraladım hasta ve gribal halimle. (Şaka maka insan selpak katliamına girişince ilham perileri daha bi güzel görünüyor sanki)
Şu dünyayı tutup camdan
Aşağı atasım gelir
Yer gözükmeyince kardan
Benim de tutasım gelir
Diş dediğin serttir zahir
Dil dediğinse bir zehir
Yapanı bulursam sihir
Burnunu kırasım gelir
Halime gözyaşı döküp
Sisli akşam gibi çöküp
Aşkın şerbetini küp küp
İçesim, yutasım gelir
Geçmişe varır ah eder
Bugüne bakar eyvah der
Kalkın oradan ölüler
Toprağı sarasım gelir
Ceket sağar ineğini
Kovalar yaz sineğini
An olur, olurum diri
Sonra uyuyasım gelir
Çok hani kreatif diyorlar ya ondan olmuş elinize sağlık.
Ne hasta bekler sabahı
Gelme artık neye yarar.
Vehmimde kamışsa gölgen
Seni artık kim arar
Sordum vehmime dün gece:
Kimse geçti mi buradan?
Birisi geçmiş sessizce
Parmaklarının ucundan..
Hey yabancı yakalandın!
Önüm, arkam, sağım sobe!
Neapalım saklansaydın
Burda saklanmayan ebe
Kime niyet kime kısmet
Ver cüceye şairliği
Bizim dinden anladımız
Feysbuk mücahidliği
Çok muhabbet, tez ayrılık
Böyle diyor sosyoloji
Buysa Allahtan gayrılık:
Batsın sahte ideoloji!
Sen, sözümona yabancı!
Sözüm ne onadır ne sana.
Kim tanıdık kim yabancı,
Kendine yabancı olana?
Yaza yaza yaz mı geldi
Nisana ayaz mı geldi
Çok da yazmamıştım amma
Mürekkebim az mı geldi
Mevzu böyle uzar gider
Sözler hep tekerrür eder
Oldu olcak şiir bitsin
Sözlerim bitmez bilesin
Ne diyeyim ki yabancı
Hafakanlara gelesin!
Gerçekten olağan dışı üstü demiyorum dışı :) ama gerçekten çok manidar "Bizim dinden anladımız
Feysbuk mücahidliği
Çok muhabbet, tez ayrılık
Böyle diyor sosyoloji
Buysa Allahtan gayrılık:
Batsın sahte ideoloji!
Sen, sözümona yabancı!
Sözüm ne onadır ne sana.
Kim tanıdık kim yabancı,
Kendine yabancı olana?" gerçekten çok güzel :) elinize sağlık.
Nacizane şiirciğim birilerine ilham kaynağı olmuşsa ne saadet ne saadet.. :wub: Öyle ki sizin şiiriniz de bana ilham kaynağı oldu da ben de esinlenip karaladım bir kaç cümlecik sapasağlam hamde şayan haletimle..
Şu dünyayı tutup camdan
Atsan nolur siyahceket?
Dünya sallansa uzaydan,
En fazla bir doğal afet..
Dünya bizim içimizde
'Hep'imizde 'hiç'imizde
Gün olur gideriz biz de
Beyaz şapka beyaz ceket...
Vesaire sözünü der
Okuyan hep hayret eder
Anlayan hasbihal eder
Anlayamayana selam et...
Tam düzelmeye başlamıştı ki hem yumuşak hem hesaplı selpaklarla aram; ikinci kıtanın vurucu rüzgarı esince yüzüme; asmalarda yer kalmadı üzüme. Velhasıl vesaire, sen bence bu işi yap. Yani şiir yaz demek istiyorum. Beğendik ve ip atlayan, ‘ortada firavun faresi’ oynayan çocuklar kadar sevindik. Çocukların da ne tuhaf oyunları var. Firavun fareleri hafif çatlak olur. Bir belgeselde görmüştüm ; kobra’ya kafa tutuyordu psikopat kuyruksürengil… Seren serengil ya da Nil karaibrahimgil’le familya bağları var mı bilmem. Sanmam, otçul değil ki bu psikopat fareler.
Şiir mi? Ne şiiri SiyahCeket? Şiir yazmak için şair olmak lazımmış, biz o hakkı çoktan zayi ettik. Şair olanlar ağlayabilenlermiş. Ne ağlayabildik, ne anlayabildik biz
Arasıra klavyenin tuşlarına hırçınca basasım gelir ki o zaman karalarım bişeyler. Onlara da şiir demem vaveyla derim. O isimle kaydederim bilgisayarıma. Ve arasıra da yüzsüzlük eder onları buralara koyarım işte.
Ha bir de, Nahide Ekengil var ki onun tür bağlılığı olması ihtimali çok yüksek.