Mutluluğun reçetesi başkalarını mutlu edebilmekmiş

Her yüzde gördüğün tebessüm

Yüreğindeki karanlığı silerek güller yeşertir

 

Güçlü olmanın reçetesi kendini yenebilmekmiş

Sinirlendiğinde kendine hakim ol

O an dünyaları kaldırmak daha hafif gelir

 

Kardeşliğin reçetesi beni atıp biz diyebilmekmiş

Sadece halini düşünme çevrene bak

Bir elinle ses çıkmazken diğer el kardeşininkidir

 

Bilginin reçetesi kendini tanıyabilmekmiş

Zayıf ve güçlü yanlarını öğren

Mükemmel olmak istiyorsan zayıflarını güçlendir

 

Olgunlaşmanın reçetesi acılara sabredebilmekmiş

Zamanla olgunlaşan armutlar

Bizleri olgunlaştıracak zaman değil türlü türlü dertlerdir

 

Sevilmenin reçetesi Yaradan’dan ötürü bakabilmekmiş

Sevmeyi öğren ki nefretin ne olduğunu bilesin

Nefretin insan gibi gözükenlere olsun alimden zalim doğabilir

 

İmkanın sınırlarının reçetesi imkansızı deneyebilmekmiş

Haliç’e zincir vurdular diye üzülme

Karaya bak karadan yürütülen Fatih’in gemileridir

 

Gerçeklerin reçetesi azimle gerçekleri anlatabilmekmiş

Umutsuzluğa düşme sen gitsen de bu bahçe

Yeşil kalmalı ki senden sonrakiler devam ettirebilmelidir

 

10 Mayıs 2011

muazsel