Kadını idealleştiren, aradığını onda bulacağını zanneden erkek (kaldı ki bu hisse sahip olanların sayısı çok azdır,beklide bu durum hakikate varmanın bir adım öncesidir.)… Mevzumuz bu olur da, bir türlü dönüp kadının haline bakmayız.Ya erkeği idealleştiren kadın?
Bence kadınların bir kısmı bu dertten muzdarip. Tabi bu idealleştirmeyi fark edip, bunu dert olarak görmeyenler az değil.Bir de ne farkındalığın ne de sıkıntının semtlerine uğramadığı kadınlar var.
Erkeği idealleştiren kadın nasıl olur? Bu, olmayacak zamanda ve mekanda boyanan, açılan,konuşması, yazması, hareketleri ve edasıyla beğenilmeyi hedefleyen kadındır. Buna, zahirde Allah’ın sınırının dışına çıkmayan kadın da dahildir. Zahirden kastım; şeriatın görünürdeki kısmını halletmiş olmaktır. Ya şeriatın derin halkası olan fikir, kalp, mana boyutunda bu işi halletmiş olmak? Ne çetin bir imtihan…
Bu imtihan; kişinin şeriatın zahirini halletmiş olup olmamasına,zekası ve algılayış derinliği gibi kısmen kendisinin elinde olmayan özelliklere ,kalbinin hakikate olan meyline,basiretine,aklıma gelmeyen ve daha keşfedemediğim birçok amillere bağlı olarak değişir.Değişir çünkü kişi adedince değişik imtihanlar vardır. Zor veya kolay değil,değişik imtihanlar…Zira herkesin imtihanı kendisine göre zordur. Allah Adil-i Mutlaktır…
Bu yazıdaki kişi ve kurumlar tamamen hayal ürünüdür.(Bu cümlenin muhteşem kurtarıcılık ve aynı zamanda imalar yumağı oluş kabiliyetine hayranım…)
Bir yerini örterken başka bir yeri örtmeyi haksızlık gören başörtülü kadının pisikolojisini, kendinde gördüğü eksiklik depresyon sebebi olan –tabi bu kadar ileri boyutta olmayabilir- kadının pisikolojisini, koca yahut sevgili bulmak, hiç olmadı kendine hayranca bakan biri(leri)ni bulmak fikri beyninin birçok yerine hükmetmiş veya hükmettirilmiş kadının pisikolojisini, başka açıdan bakarsak erkek çocuk doğurmanın yegane ideali olduğu kadının pisikolojisini ne ile tevil edebiliriz? Aslında bu açıklamaları yaparak bu idealleştirmeyi sınırladığımın farkındayım. Çünkü bu idealleştirmeye karşı en çetin savaşı veren kadın, bu işi fikirde, kalpte, manada halletme aşamasına geçen kadındır… Fakat onun farkındalığı da savaşı da gizlidir, bunu anlatılabilir bulmuyorum.
Bir kadın da var ki o, aradığını, bir türlü elde edemediği tamlığı, ikilemde kaldığında hakikat olana duyduğu özlemi erkekte bulacağını zanneden kadındır -gerçi bu yukarıda çizdiğim bazı kadın tiplerinde de olabilir-.Fakat idealleştirdiği neticede insandır ve ona istediğini vermekten yoksundur.
Erkek ve kadın aradığını ancak alemlerin Rabbinde bulacaktır… Bunu fark edemeyen insan daima üzülecek, istediğini ya elde edemediğinden derin kederlere düşecek yahut elde edip aradığını onda bulamadığından kendini boşlukta hissedecektir. Zalim ve cahil insan…