PANTURK YAZI VE ŞİİRLERİ

Başlatan: panturk Tarih: 26.08.2005 20:13 Cevap: 153

PA
26.08.2005 20:13
#1

Bir Yaz Günü Geçtik Tunadan Kafilelerle

 

askerden geldiğimin ertesi bir yıl kadar orda burda sürtmüş bedeninden başka sermayesi olmayan biri olarak kaba saba inşaat işlerinde kazma kürek yırtınmış didinmiş on liraya it kırpıp yirmi liraya sabun alıp elini yıkar olmuştum baktım iki yakamın bir araya geleceği yok dışarı gidenlerin iyi para kazandıklarını duymuş bir gün böyle bir ilanla karşılaşmıştım soğuktan dudakları çatlamış kutup ayılarının rehabilitesi ve topluma kazandırılması işiydi bu ve boyum uzun olduğundan benim bu işi yapacağıma kanaat getirip olumlu karşıladılar şu şu evrakları hazırla getir dediler zağten pasaportum vardı oda ayrı hikaye alamanyaya gitme sevdasına çıkarmış bi köşede öyle duruyodu eş dost akrabayı çarparak biraz borç harç para edindim sağlık raporuydu şuydu buydu çıkardım gittim gafakaağdını istenen evrakı müvrakı verdim beklemeye başladım ceptel neyi yok o sıra şimdiki gibi ismetpaşada bi kiralık bekar evinde kalıyom ( şimdiki gibi) firmaya bilağderin teli verdim zırt pırt yengeye tel açıyom arayan soran varmı diye bir akşam gündüzleyin satın alıp bir bölümünü içtiğim sütün kalanıyla evvelsi günden yiyip bitirdiğim yoordun gabı dibindeki yourt kırıntılarıyla sütü mayaladım uykuya yatacam kapıyı neyi tıkırdatmadan çat kapı içeri biri girdi - haymanalı ramazan diye biri kalıyomu burda diye sordu - yok öyle biri dedim - yaaa boyacı ramazan görsen tanın uzun boylu zayıııf - yok öyle biri dedim bu içeri şöyle bi baktı kolaçan etti gitti içimden haymanalı ramazanınıda senideeee. dedim kapıyı dayakladım yattım 30-40 dakka geçti geçmedi gözlerim ağırlaştı uyudum uyuyacam arası bir tıkırtı duydum baktım o deminki pencerede ... camın üstünkörü dıştan çakılmış çivilerini sökmeye çalışıyor camın çivisi dıştan çakılı olurmu demeyin bu ismetpaşa denen bekarların yatıp kalktığı yerde bu bile lüküs çoğunun camı bile yok kontraplak teneke çuval allah ne verdiyse gayrı onuda bulamazlarsa az bi hamurunan gaste yada çimento kağdını yapıştırırlar oraya dul garı pençiresi gibi oda az bi rüzgar esince pof diye yırtılır - kim la o daş atan ? diye dışarı çıkarlar halbuki ne taş atan var nede bişey ..

birde yattığım yeri tasvir edeyim yüksek müsağdenizle şimdi orta yerde el ayak baş çamaşır bulaşık yıkamaktan başka su doldurmak gibi işlevleri olan bir açık alan mapusanesi çeşmesi bu çeşmenin etrafındada irili ufaklı odalar bu odalardan biri de benim odam kapıyı açıp sola dönünce duvarın dibindeki kanepeye boylu boyunca uzanmış kımlıdadığına bakılırsa henüz ölmemiş olan canlı kadavrada benim...boyum duvara uzun geldiğinden az ayaklarımı kösüp yatıyom ayak dibimde pencere pencerenin sağında çiviye asılı döküntü ceketim ceketin içindede akşamdan dinleyip yan cebe bıraktığım soni volkmenim iç cepte cüzdan içinde kimliğim az türk param akrabalardan çarptığım yol harcırahım alt üst param kefen param 100 dolarım var çeşmenin üstünde gece boyunca yanan lambadan ben dışarı bunu görüyomda bu içeri göremiyo arada bi ellerini cama yaslayıp benim uyanıp uyanmadığıma bakıyo içeri kolaçan ediyo..

şimdi birden fırlasam kanepe altındaki demir küsküyü alsam ayakkabımı giyip karanlık odada ışığın yerini bulup kapının sürgüyü açsam dışarı çıkıp çullansam ohhooo kırkız o zaman değin tüyer gider

sabırla beklesem camı açsa bu.. ceketi alırkan ok gibi fırlasam golunu gıvırıversem ya işinin ehliyse birden çekiverse ceketi sıvıştığı bir olsa ben naaparım nerelere giderim akrabalardan hangisi kaldı aaz eğmediğim hangisinden istiyebilirim ııh o da olmaz..

birden fırladım - ulan senin anavradını dedim yalınayak gapıya goştum açana kadar bile bunun merdiven aşşağ indiği ben inene kadarda sokağa çıkıp vınladığı bir oldu patırtıya diğer bekarlar çıktı ekserii çorumlu olurlar bunlar gurbete çıkarken hanımlarına -gı garı biz alamanyaya gidiyok allaasmarladık derler yorgan simit angaraya inerler bunların alamanyası buradır .. bi gün bi turist merak etmiş bunları ne böyle diye yanındaki tercüman efendim onlar paraşütçü sırtlarındaki yorganı göstererek yakında bir paraşütçü birliği varda demiş.. gine bunlarla ilgili anlatılan hikaaye bunlardan biri müthiş peklik çekiyormuş doktora gitmiş doktor buna ilaç inne neyi yazıyo müshil neyi veriyo ııh .. kar etmiyo işte incirdi kayısıydı pekmez iç süt iç bal ye doğal diyet öneriyo ııh en son doktor yavrum sen nerelisin deyince bu çorumluyum diyo söylesene be evladım diyo uğraştırıyon bizi diyo uzan bakiyim şuraya diye bunu yüzüstü yatağa yatırıyo eline bi gazma sapı alıyo çaat çaat çorumlunun gaba etlerine vuruyo en son git yavrum helaaya bir daha dene diyor çorumlu gidiyor hayret sular seller gibi çıkıyo helaağdan - vallaa toktur bey ellerinize sağlık çok iyi geldi yanlız anlamadım neyim varmış diyo doktor buna - yavrum çimento kağıdıyla taharet ede ede taş bağlamış beton tutmuş diyo

şimdi yaaa. gerçektende bunlar ilkokulu bitiri bitimez bir köylüsü ustanın yanına çırak yazılır yorgan simit doğru angaraya ulus amele durağına sıvacıydı harç kar tuğlacıya harç ver harca çimento kireç kar ömrü billah ömürleri ameleliğinen geçer burda ismetpaşada yatar kalkarlar

- iki vuraydın ağzına dediler - yetişemedim dedim - ayşamınan bizim gapıyada geldi la kimise o bebesi haymanalılar kalıyomu diye sorduydu geç saat omuyku? dediler - o banada sorma bahanesi içeri kolaçan etti dedim - neyse giçmiş olsun dediler

camın baktım tek iki çivi kalmıştı onuda alsa tamam söktüğü çivileri pervaza bırakmış dıştan çivi çakmanın ne faydası olursa( esaasen pencere ters konmuş dandik uydurma asırlık bir pencere oraya oturtuluvermiş camın girdiği oyma yuvada dışta kalıyo)tekrar yerlerine çaktım yaa sabır deyip içeri girip kapıyı dayakladım vurdum kafayı yattım 2 saat neyi geçti sinirler gergin uyuyamıyom gece işte 2 -2 30 sıraları tam gine kendimden geçmişken bir tıkırtı oldu cama baktım yok bişey az beş on dakka geçti tık tık tıkırt diye ses geliyo odanın içinde günlerdir canımı yakan bir fağre varda onunda tıkırtı mıkırtı yapacağı konum yok her bir şeyi duvara asmışım ekmeği çayı şekeri ( o şekerin birinin paketi daha yeni açmıştım iki santimlik kesik yerden içine girmiş izi var koskoca paketi atmıştım çöpe yemek masası olarak kullandığım peynir tenekesinin üstüne kapalı limon sandığına nası çıktıysa birde abdesini bozmuştu paketin içinde) hep duvara asıyodum yanlız bu gün yoğurt tenceremi yemek masamın üstüne bırakmıştım hayret kışlık montumun fermuarlı iki yanını mont ortasına oturtduğum tencerenin sağına soluna yaslamış boyun kısmını kapağa doğru örtmüş sert yünden olan mont doğrulup kalmasın diye kollarınıda yakanın üstüne örtüvermiştimde ((iyi yoğurt elde etme için el dayanacak sıcağa gelen süte yourt ilave edilir mayalanır kapak kapatılıp bez çaputlan neyi sarılır mayalanma için gerekli ısının uzun süre muhafaza edilmesi sağlanır ) tık tık ... tıkıııırt. bu gece bana uyku haram .. velaahavle çekip kalktım ışığı yaktım acaba acaba tahta döşemenin altındanmı davul çalıyo bu yoksa yoksa ne tuhaf kolun biri düşmüş a a a kapakda ters duruyo ben böylemi kapatmıştım ...acaba acaba .. tık tık tıkırt ...sesin geldiği yere aanında gözlerim odaklandığında montun üste kalan kollarından birinin bile altdan iteklenen kapağın etkisiyle oynadığını gördüm hemen duvarda çöp kovası görevi gören alışverişlerden artan boş büyükçe şeffafımsı bi poşeti kaptım tencereyi poşete koydum kapağın bir köşeye bastırmamla öteki köşe aralandı ocağın batmaya beleki şunun ayaklara neyi bi bak guyrug muyrug yoorda belenmişde çıkamıyoda bu tencereye atladığıyla kapak bunun ağırlıkla ekseni etrafında dönüp üstüne kapanıvermiş artık monttanmı tırmandı yoksa limon sandığına zıplıyan çıkan tencereyemi giremez her nasılsa girmişse kapak dönerkende kolun birini dışarı yan yatırmış tencereyi az eymemle bu pat diye bi hamle yaptı poşetin içine düştü poşetin yarısını boştaki elimle sıkıp bunu tencereden ayırıp öte tarafta bırakıp tencereyi dışarı aldım kanepenin altındaki volkmen adaptörünün voltajı 12 ye çıkardım prize taktım fişi poşet içinde incitmemeye özen gösterdiğim fağreye - korkma seni öldürmüyecem ceza vericem dedim ( yaaa... şimdi .. gerçektende rahmetli yakubun alinin bostana bi kaç cingan bebesi giriyo ... eveli cinganlar şimdiki gibi altlarında son model arabalar nevresim halı kilim satmaz böyle ellerinde galbur gasnak çarşaf yazma atarabalarıyla gelir harman yerine çadır kurarlar atları bağlarlar erkekler gab gacak galaylar gadınlar köye gider işte evlerden piriç buğday arpa ekmek toplarlar satabilirlerse elek sakız maşa sacağ, incik boncuk satarlar bu mazaağrat bebeleride bağ bahçe bostanda muzurluk ederdi bu yakubun alinin bostandaki bebeler karpuzları ham alaçakır diye oyup oyup atarken o sıra eşşeği ile çapaya gelen yakubunali bunları görüyo az zayıfca bi cingan bebesini govalaya govalaya yakalıyo - bebeye diyoki - korkma seni dövmeyecem ceza vericem diyo yerden iki taane ağırından taş alıyo bebenin sırtına sarıyo eğer diyo bi gaçmaya neyi galk aha tüfekde burda vururum diyo bostanı çapalamaya başlıyo bi ara bebe ağlamıya başlıyo yakubun ali - noooldu la ne ağlan diyo bebeye bebede - daşın biri düşdüüüü üüüühüühhüüü üüüü diye ağlamaya devam ediyo yakubun alide

- La nemben naapdumun bebesi yirde daşın kökümü kesildi la eylen ben sana iki dene daha goyum o düşen daşın yirine diyo ağırından iki daş daha yüklüyo bunun sırtına .. neden sonra kaçıp kurtulan bebeler harman yerine varıp bebenin babasına haber veriyorlar durumu bebenin baba geliyo cingan mingan oda bi baba nihayetinde yola çıkarken - şartolsun bende onu vurmazsam şaayet bebeye bişey neyi yapacak olusa diye çıkmış geliyo yakubun alinin elinden yalvarıp yakarıp bebeyi alıyo yolda hani vuracaadın la hakkı niye vurmadın diyor bizim köylüler ( eveli bizim yörenin belli başlı cinganı olur onlar bizi biz onları tanırdık kapılarımız bacalarımız açık olur cinganlar kapıya tak tak vurur müsaade almadan girmez bizim büyüklerimiz onlar girerken ayağa kalkar - ooo buyur buyuuur nergis hanim ayşe gadun derler isimce bilir yer gösterir hürmet gösterirlerdi hak hukuk vardı saygı vardı şimdi nerdeee kapıları kilitliyorlarda kiliti kırıp damdan inekleri koyunları tarladan su motorlarını götürüyorlar diyarbakır mardinden gelme kırkız çeteleri) bu cingan hakkı - la aağlar şartolsun vuracaağdımda benimki tek gırma onunku dolma çifteydi bide atar vuramazsam o beni mıhlar diye atamadım diyo ( eveli harman yeri kalkınca bizim köy ve civar köylüler birbirini vurur yaralar bıçaklar kış boşluğunu hapiste geçirirler sıcak bir koğuş sıcak çorba tavandan sarkan alegtirig ışığı medeniyetle tanışırlar bahara doğru cezaları dolup ayrılırken yatak yorganlarını götürmezler gardiyanlarla vedalaşıp güze doğru aynı yeri ayırmaları için onların eline üç beş kuruş sıkıştırır helalleşir öyle ayrılırlardı ).....

vallaa bilemedim fağre sana ceza verecem dememdenmi alındı heyecandan kalp krizimi geçirdi o kadar hassas tuttuğum nefes alması için delik açtığım poşette avcumun içinde bir kaç saniye titreme nöbeti geçirdi sonra gözleri ışıladı hareketsiz kalıverdi numaramı yapıyo diye bir iki salladım mulladım ııh ... oh ne güzel ne yiyecek bulma telaşı ne köşede yolunu bekleyen kedi ne tahtakurusu nede ben... her şey bitmiş oyunun son perdesi gözleri kapanmıştı onu poşete özenle sardım poşetle birlikte yoğurt tenceresine koyup ayrı kara bir poşetle güzelce tencereyi bağlayıp ( eğer poşete koymasam gece çöpleri karıştırıcılar o üç kuruşluk tencereyi alıp hurdacıya satma uğruna onu mezarındada rahat bırakmazdı) sokağa çöp varillerinin yanına varıp onu yavaşça birinin içine sessiz sedasız yerleştirdim son görevimi yerine getirmenin huzuruyla tekrar eve vardım ne zaman uyumuşsam uyumuşum uyandığımda bir rüyanın son karelerini görüyordum oda şöyle bir şeydi bu vakitten 4 ay kadar önce illegal yollardan yonanisdana geçiş yapmıştım burda ayrıntı detayına girme istemiyorum da o günün şartları öyle gerektiriyordu

seddenin başlangıcıyla izinle girilen çeltik tarlalarını ergene çayını geçmiş güvenlik bölgesindeki bir tarafta türkçe yunanistan cumhuriyeti sınırı öte tarafında ingilizce ve yunanca türk sınırı yazılı tabela bitiminde iz tarlasına vurmuş meriç kıyısına gelince sigarayı karanlıkta ışığı görülmesinide önemsemeyerek boyu insansızlıktan iki metreye çıkmış hardal otları arasında yakmış şurda son cigara içişim diye tüttürürken içimdende - ulan yağrin köyünüze gittiğinizdede sınırdan guş uçurtmadık diye ammada böbürlenirsiniz haa diye kıs kıs gülmüş elbiselerimi bi kaç günlük yiyeceğimi sigaralarımı neyin poşete kokutmasın diye ayakkabılarımıda ayrı bir poşete koymuş ağızlarını bağlamıştım genişliğine bakıp fazla derin olmaz diye düşündüğüm meric nehrinin kiremitci salih köyü ayağından hemde türk askeri birliğinin 50 metre solundan girdiğimde aylardan nisan olmasına rağmen su buz gibiydi 3-5 metre gitmemle karnıma iki adım taa atınca göğsüme gelen su 7-8 metre sonra boyun hizama gelince akıntı beni güp diye yatırmış yavaşça ayaklarımı şapurdatıp poşetli ellerimle gurbağlama yüğzmeye başlamıştım ve daha 100 120 metre lik karşı kıyıya çıkana değin akıntı beni 400 metre kadar ipsala istikametine sürüklemiş kıyıya vardığımda yunan birliğinin tam kucağına çıkmıştım çam ağaçlarının dibinde oturmak için ahşap masalar sıralar vardı arkasında askeri birliğin kamuflaja boyanmış binaları barakaları kulelerdeki projektörlerden fışkıran ışık hüzmesi türk tarafından tcdd treninin geçtiği demiryolu köprüsünü aydınlatıyordu ( tcdd selanik ekspresi sirkeciden aldığı yolcuyu iksantiye kadar götürüp bırakıyor dönüşte selanikten gelen vagonları bizim şimendifere takıp gerisin geri uzunköprüye bırakıyordu ) ben ne olup olmadığını bilmediğim akıntı aşşağı ipsala tarafından değil gece karanlıkta takip edeceğim demir yolu tarafından gitmeye mecburdum dişlerim takırdaya takırdaya elbiselerimi ayakkabılarımı giydim başımın ıslaklığıyla elbiselerim az ıslandı tir tir titriyom soğuktan daha ısınamadım ağaçların arasından pısa pısa sürüne sürüne ilerledim bir yolun karşısına geçtim ( haalaa birliğin içindeyim) ha şimdi çıktı yonan nöbetçisi devriyesi ha çıkacak dilini dişinide anlamam - la durun teslim oluyom desemde annesinin hatırını soruyom zanneder vurur zağten bize sınırda jandarmaykan öğretilen önce vur sonra dur çekersin olmuştu yolun garşısına geçmemle çam ağacıda bitti gölgesinden yararlanacağım ama projektör hüzme alanındanda yol kenarındaki yüksek toprak yığınını geçmemle kurtulmuştum ( karanlıkta bu yığın nesi niye bir sıra halinde gidiyo diye düşünmemiş düşünecek vaktimde yoktu ne olursa olsun deyip dalmıştım ) ve hafif ayışığında biraz ilerileri seçebiliyom önüm dümdüz şu saatden sonrada yonan gavuru bana dur çeksede durmam bi goşu goşar şerefimle haysiyetimle ölürüm yaa allah bismillaah mukadderat.... herşey gader gısmet.. ayaklarımın toprağa saplanmasından iz tarlası sandığım tarlanın bitiminde az ay ışığında tel örgüleri gördüm ve şaağyet onun dibindede nöbetçi yoksa( yüksek nöbetçi kulubelerinden birinin silüeti 200m kadar solumda, sağ yanımda köprünün aydınlanan ayağınca ışıldayan raylarda aşağı yukarı o mesafedeydi demriyolu köprü başlayım ağzında nöbetçi olur diye ikisinin ortalamasını alıyordum kalbim gürp gürp diye çarpa çarpa korkunun ecele faydası yok diye diye son 5-6 metreyide dümdüz yürüyerek telin altını sürünerek geçtiğimde bir rahat nefes almış ardıma baktığımda altından geçtiğimtele iliştirilmiş tabeladaki yunan alafbetesıyla yazılmış yazı üstünde şablonla basılmış tuhaf çizim bir asker kepi giymiş asker yüz silüeti tuhaf çizim asker tüfeği ve onun yanında büyükçe bir mayın patlama çizgi efektleri ... kendi vatandaşı bizim oyana geçse onu uyarıyoda bizimki bu yana geçince kendisine sığınıp teslim olmazsa komşu diri istemiyo anlaşılan zağten bu mayın muyun müslüman mahallesinde pek satılmaz ve gariptirki bunlara en çok basanda bizim çocuklardır güneydoğuda bağdatta kabilde dünyanın değişik yerlerinde her biri günyüzügörmemişmasumçocuklarderneğiorganizasyonu' na kayıtlı sayısız bizim çocuklar basa basa havaya savruldu bunlar daha sonra baharın çiğ tanesi olarak toprağa düşerler yeni kavgalarda biir ölür bin dirilirler.....

işte o gün rüyamda görüp aklımda kalan son karelerde bu asker silüetleri can bulmuş o tuhaf kepleri tuhaf tüfekleriyle sağa sola kurşun yağdırıyor anlaşılmaz şekilde bağırışıyorlardı hayırdır inşallah deyip kalktım abdala maalum olurmuş .. o gün akşamı zor ettim biladere telefon açtım bahar yengem çıktı

- laa muşdumu isderüüün ( müjdemi isterim anlamında) - dime gıı issahmı? (gerçektenmi sevgili yengeciğim doğrumu söylüyorsunuz anlamında yengemin şiiveyi zeklendiğim terimlerle)

hah hah haaaayy gıvandunmu? yaaa .. yaa.. ( kendine has bestek bestek gerekliş gereksiz gülme efekti ve evet anlamında yaa. yaa. sı) .. aradula bööön zabah irkenden buraya gelsün didüle ihi nireyse ben aağnamanda örüsgerlideymiş iih hih hih hiiiy ...

ertyesi gün sabah erkenden rüzgarlıya büroya gittim büronun önünden ben ve diğer kafile elemanları doluştuk taksilere öveçlerde ana firmanın önünde indik herkesin ismi okundu işlemleri yapılıp işçi bulmaya gidilecek benim isim yok neslihan hanım dediki paris caddesindeki yerimize git tayfun beye sor niye yazılmamış diye dedi kavaklıdereye vardım paris caddesinde tayfun beyin kata çıktım tayfun bey otur şuraya pan dedi seni göndermedim pasaportunun gününün bitmesine 15 gün kalmıştı dedi - ben orda uzatırsınız diye düşünmüştüm dedim - yaa inan orda uzatması çok problem uzatmadan oturum alana kadar süre dolacak sen şimdi pasaportunu al uzat kimseye verme doğru bana getir ben seni 2 hafta sonra gönderecem dedi gittim emniyet sarayı pasaporta işlemleri yapıp bozdurduğum dolarınan parayı yatırıp üçgün kimlik yerine geçecek kaatparçasını aldım üç gün soona geldim herkese pasaport dağıtılıyo bana yok kaağdımı uzattım oraya buraya yolladılar en son yolladıkları senin takıntın var git kazaana düzeltdir ordan da bize kağıt getir dediler pasaportunu alıp alamayacağını bilahere değerlendirecez dediler vardım bizim gızılcahamama adliyede hakim bayan 56. maddeden( pasaport kanununa muhalefet) uzunköprü adliyesinin kanun gereği edirne teme sevki dosyasına ekli tem' in terorist faaliyetde bulunmadığı anlaşılmıştır evrakına atfen ve cumuk uyarınca serbestisine mahkeme masrafı 350 gaymanın sanıkdan tahsiline ..cart curt.. okudu malmüdürlüğüne parayı yatırdım karar kopyayı aldım ertesi gün pasaport şubeye verdim kopyayı okuyan komser eyi bi süzdü beni tepeden tırnağa zarfın içinden pasaportumu çıkardı yüzüme sert sert baka baka mühürü sayfaya bastı şırrak diye masanın üstüne koydu .. uçarak paris caddesine varıp tayfun beyin odaya süzülerek indim - tamam pan sen şimdi benden haber bekle bir aksilik olmazsa seni 2 hafta sonra şu gün diğer kafileyle gönderecem dedi .. efendiler takdir edin zaağten tıığ teber adamım sağı solu akrabaları çarpıp evrak düzdüm 100 dolarım vardı yolda yerim diye diş tırnaktan yemeyip içmeyip köşeye koyduğum onuda pasaport uzat mahkeme şeysi yatır yol parası vere yetmedi gine tığ teberim ertesi gün işçi durağında işe gidemedim bekliyorum kalabalık azalınca birini gördüm bu benim 1buçuk senedir aradığım adamdı ...ordulu mehmet saygut..

bu beni bir işe götürmüştü 4 gün çalıştık sincanda enson gün kamyona yükledik iskeleyi dmaperle müteahitin evin öne dökülecek geç saat kış günü mütaahitsaygut şantiyenin galfa otudula şoförün mahale bana yer kalmadı mütaahit dedi al şu yol parasını yenimahalleye büroya gel hesabını orda görüyüm üstümde fazla para yok dedi bu saygut denen atıldı yaahu oraya gitmesine gerek yok ben senden alır sabah buna veririm kaçmadık ya dedi ertesi gün durakta bunu bekledim iş çıktı gitmedim para alacam diye ha geldi ha gelecek ararım bu yok ertesi ondan ertesi yok yenimahalleye büroya gittim mütaahit yemin billah etti parayı sayguta verdi hatta 400ü azımsadı dedi ertesi gün bir yüz daha verdim 500 gayma verdim dedi ( o zaman işçi yevmiyesi 100 bin liraydı 4 gün lüğüm 400 lira saygut geç saatlere 7ye 8e kadar çalıştık bir yevmiye daha verecek diyor diye güya ben öyle söylemişim gibi bir yevmiye daha alıyor) telefonunuda verdi saygutun gittim telefon açtım bir bayan çıktı ben onun komşusuyum ne vardı dedi kendisini veremezmisiniz dedim şimdi yok o köyde dedi birkaç gün sonra aradım ne vardı söyle ben söylerim o şimdi burda yok dedi daha sonraki aramalarımda burayı arama ben iyilik yaptım ona bi acil ararlarsa diye telefonumu verdim diye sana niye telimi veriyo - gı abıla bi adresini ver bu adamın başka şey istemiyom senide aramam diyom adresi vermiyo... 1 ay neyi geçti saygutu gördüm sabah durakta paramı istedim - ben kendi paramı alamadımki senin paranı alıyım dedi benim paramıda vermedi dedi - ey o zaman kalk gidelim dayı senin parayıda alak benimkinide dedim - o şimdi burda değil sakaryadaymış akşam telefon ettimde şu gün geleceğmiş gider beraber alırız dedi ... o gün şeytan dürttü gittim yenimahalledeki büroya baktım mütaahit içerde yaa aga senin saygutu gördüm bugün de kendi paramı alamadımki seninkini alıyım diyo dedim bu hemen büronun kapıyı kitledi yürü dedi arabasını açtı atla dedi bunlan atladık arabaya ulusa geldik ....ulusta hükümet caddesinde doğunun kürtleri çorumlular yozgatlılar bölüm bölüm alacalılar iskilipliler sungurlular kısım kısım ayrılır geçi davarıyla goyunun birbirine karışmadıkları bir arada otlamadıkları gibi bunlarda birbirine karışmaz bu orduluların durduğu maaliyenin binanın oraya vardık ordulular orda hepsi tanıyo bu mütaahiti el sıkışıp hatır sormalar hayırdır dediler köylüleri beni göstererek - yaa çocuğun parasını vermemiş saygut denen ganubozuk ona geldimidi dedi -vallaa sabah burdaydı dediler - söyledi çocukta sabah burdaymış gidip kendine vermedim de bendede var kabahat o şerefsize verdim şimdi paranın üstüne yatıp bide para mara vermedi mütaahit diyormuş ordulular bana döndü - arkadaş bu adamda para kalmaz da o saygut deneeen ... başladılar bunu çamaşırları dökmeye bi adamın karısıyla dost hayatı yaşıyomuş şimdi orayı burayı çarpıyomuş şuraya şunu takmış burda bunu yapmış ...mütaahit - yaa sizde bir yardımcı olun buna bana döndü - onu gördüğün yerde bana haber ver eğer ben onun burnundan fitil fitil almazsam o parayı cebimden bir daha verecem sana dedi yeni mahalledeki büronun telefonu verdi gitti ordulular- ali ağa mert adamdır da ah o saygut yokmuuuu... dediler .... o günden sonra ben değişik nedenler iş güc nedeni ulusta fazla kalamamış sonrada bunu görememiştim ama bu gün işte karşımdaydı inşaat işlerini bırakmış nerden edindiyse bir testere bileme tezgahı makinesi edinmiş üstünede şöyle yazmıştı özen iş bileyicisi ordulu mehmet usta her tür bıçak testere bilenir başkaları gibi üstünkörü değil garantili itina ile bilenir .. diye yazmıştı vardım yanına - dayı dedim şu benim dört yevmiyeyi ver dedim kaşını gözünü oynattı sen kimsin ne istiyon gibi ne yevmiyesi dedi hani şurda çalıştıydık senle ..dedim - bir buçuk sene geçmiş yevmiye de yevmiye .. git kime çalıştınsan ona var dedi -dayı dedim bunun bir buçuğu 15 senesi olmaz hak haktır ölüm var kalım var sen şerefli insan olmak zorundasın dedim - hadi get ordan zır zır zır senimi dinleyecez işim var gücüm var hadee. dedi ses etmedim pekağla unutma bunu dedim

eve vardım volkmeni çıkardım ... o gün sabah mütaahite bir telefon edecek bürosuna gidecek param yok canım müthiş sigara içme istiyo tanıdıkların çoğu dağıldı tanımadıklar bir yana her tanıdıktanda sigara isteyemem ben .... volkmeni itfaiyede 60 kaağda okuttum ulusa vardım saygut orda bir ara bu kalktı karşıda hacıbayrama çıkan yolun alt duvarına utanmasızca hayasızca su döktü .. efe efe döndü tezgahının başına geçti çakı bıçağını çıkardı onu bileyledi ..

güvercin sokağa girdim orda yıkıntı evler arasında işime yarayacak materyal aramaya giriştim yıkıntı arasında dirseğini gördüm bir su borusu çekmeye çalıştım ııh .. etrafının kerpiç tuğla taş toprağını temizledim tekrar asıldım L biçiminde çıktı geldi toprak altından yatay çıkan bölümün uzunluğu uygundu bu dirsekli tarafdan bükerek orayı çıkardım pas çamuru temizledim bir eski gaste bulup gasteyi uzunlamasına açıp boruyu yatırıp rulo şeklinde sardım hükümet caddesine çıktım telefon kulübesinin ordan çaktırmadan saygutu dikizliyom bir ara bunun yanına biri geldi bu buna çay söyledi oturmuş arkası dönük koyu hararetli bir sohbete girdiler bunlar saygutun arka dönük ağır ağır yaklaştım arkama baktım bir yüksek topuklu ayakkabı giymiş bayan tık tık ardımda .. onun bu dehşet sahneini görmesine gönlüm razı olmadı yüreğim elvermedi iyice hız kestim bu dengimden geçti bu arada 2-3 metre kaldım sayguta gazete kağıdının hacminin hız üzerinde olumsuz kelle üzerinde yumuşatıcı etkisini hesap ederek rulo gazeteyi sol elimle tutarken boruyu sağ elimle kılıcı kınından çıkarır gibi zarif bir hamle ile çekip çıkardım ardıma son kez bir kolaçan tenha uygun... saygutun tam bir metre arkasında beyzbol sopasını düşünün ... boruyu önce alabildiğince sağa boşluğa salıp onun kafa tepe ile ense bitim noktası arasında büyük beyincik ile küçük beyincik loplarının kesiştiği alana nişan alıp gözümü kapatıp bi gondik çektim.. gözümü açtığımda fotoğraf karesi gibi o an kaldı hafızamda boru uc kısım az bir sağa eğilmiş bunun kafa maliye binanın duvara doğru bükülmüş çay bardağı yerde şıngırdamakta muhatabının donuk bakışı benim üzerimde yakındaki ayakkabı boyacısı şaşkın bunun sol el yerde dayalı yıkılmamak gayretiyle sağ bardağı düşürmüş eli vurulan nogtaya götürmeye çalışıyo o kare kaldı hafızamda... sonra vınlayıp sola sapıp hükümet konağının bahçeye boruyu fırlatıp ismetpaşa girişte hükümet konağı bekleyen polis kulubesinin orda az bi hız kesip selvi taksinin orda öndeki taksiye boşmusun diye bile sormadan dışkapı ssk dememle şoför bastı gaza iyiniyetiyle hasta yakını filan sanıp kapı önüne kadar bıraktığı bir oldu ordan gölbaşı dolmuşuna etbalığın orda inip batıkente teyzeme kapağı attım .. saygutun mucize eseri sağ kalsa bile tam teşebbüsten dünya başımın ağrıması bana tuzluya patlardı.. ertesi gün dışkapı işçi meydanından işe gitmeye çaba sarfeddim bi volkmenin paraynan olmaz az para biriktirmeli yol için .. akşama kadar her geçen polis arabasından ürktüm akşam hava kararınca eve gizliden giriyom kahveye dışarı çıkamıyom 2 hafta böyle geçti artık çatlıycam o gün bi kahveye çıkıyım az bi acans dinleyim soona da postaneye gidip bi yengeme tel açıyım dedim akşam hava kararmasına yakın karakolun karşısında otel villanın orda bi kahve va kahvenin önündede açık alan .. bi gaç masa sandalye atmışla içerden kaaveden servis yapıyorla bi çay söyledim ön masaya oturdum acas izliyom yan masaya oturan bişrini gördüm o sıra bende gömlek cebimden caara çıkardım yakıcamda çakmaağ bakıyom gömlek cebimde yok acaballaam pantul cebimdemi karıştırıyom cebleri ııh galiba evde unuttum bu yeni gelenin yüzüne baktıım yokta elinde yarıya gada içilmiş cuvarasının dumanına odaklanmış gözlerim galktım ayağa abey bi ataş bi ataş dedim yürüdüm yanına daha yüzüne baktığım yok gine sigaraya bakıyom uzandım ateşe hareket yok bakışlarımı yukarı yüzüne kaldırdımonunda bana baktığı duyduğu yok televizyonda haber acansını izliyo başına dikilmem bunun başını çevirmesiyle gözgöze geldik saygutla .. bu sigarayı uzattı ben yakarken kafamın içinden ışık hızıyla düşünceler geçti bunun kafaya boruyu vurduğumda arkası dönüktü bakalım ben olup olmadığımı biliyomuydu? sigarayı iade ederken işi iyice pişkinliğe vurup büyük soğukkanlılıkla - dayı sağol ateş için inşallah bi gün benim dört yevmiyeyide verin dedim bu - sen sen burda bekle seni garagola gidip polise yakalatmayanın ta .. .. dedi anafartalar karakoluna doğru baş aşşaa inerken ben hemen vınladım büyük postaneden tarafa bu gün haalaa merak ederim saygut benim vurduğumu biliyormuydu ? sigaranın ateşi gayrı ihtiyaarimi vermişti? yoksa bilmiyorduda ( ki bir iki sene sonra duraktaki işçilerle aile hayatından aile hayatındaki ufak tefek kaçamaklardan bahsediyoruz konuşmacılardan biri lafı testereciye getirip testerecide adamın yuvayı yıkmış adamın hanımıynan dost hayatı yaşarken adam geliyo bunun arkadan boruyu bunun gafaya geçiriveriyo diyince .... ben hiç bozuntuya vermeden - vay namussuz ahlaksız testereci vay nası yıkmış adamın yuvayı haketmiş ama deyince efsaneyi bide onların ağzından farklı versiyonda dinlemiştim) bana gözdağı verip ( ki 4 günlük çalışmamız boyunca karakolda tanıdığı polisler olduğunu komser akrabası olduğunu bir şahsın onu bir süredir tehdit ettiğini tanıdığı polislere onu yakalatıp akraba komsere havale edeceğini filan anlatırdı bu) dört yevmiyemin üstünemi yatmak ve o an için benim onu cezalandırdığımdan habersiz o an için elimden kurtulma maksatlımı karakola doğru inmişti içeri girmişmi girmemişmiydi bilemiyorum ... amaaan 15 sene zaman geçmiş ne olduysa o olmuştur işte ... postaneye varınca kart alıp tel açtım gul bunalmayıncası hızır yetişmezmiş bahar yengem çıktı - böön aradulaa zabah irden öveclermi ihi nireyse oraya gelsin didile böön gelde bizde yata ga bi taa nerde görem dedi taam geliyom dedim iki dakkada varacağım eve son gün gaza belaa olmasın diye denizciler bedderesi neyi dolanarak gizli saklı girdim valizim zaten derli toplu hazırdı pikniktüpümü çay şeker bi bekar evinde noolu biki ıvır zıvırı doldudum asma kiliti de aldım ev sahibi boşaltığımı anlasın diye ardına kadar kapıyı açtım .. yazık kirayıda peşin iki gün önce vermiştim .. yıbanın ordan sanayiye daldım şentepe dolmuşu biladerin eve attım gööğdeyi yenge sofra kurdu çay may faslı - amaaan pan ebe itmüşleyün çarçaputadamı para vürem gaylı yaryamar güyerüz dedi ( amaaan babaannemizin söylediği gibi üstümüze yeni elbise almak yerine eski elbiselerimiz üzerinde biraz değişiklik yapar yeni hale getiririz demek istiyo çamlıdere ağzıyla okul yüzü hayatta görmemiş cahil yengem) biladerden artan sürten fanilaydı kışlık dondu bacaama buldu buluştudu valıze tıktık .. - zabah gaçıp neyü gidme gayfelti idekde öyle giden dedi yerimi açıverdi - hadi allah irahadlug visün gardaş yat uyu gündoğmadan ne doğar dedi çıktı .. sabah kahvaltı yaptık biladerlen vedalaştık yengem sokağa gada uğurladı - Allah yolunu açıg edsin gardaş mevlam iyilerlen garşulaşdusun kimsemiz yog allahdan gayrı naapam dedi sağluunan get sağluunan gel allah işünü gücünü rasgetüsün dedi .. öveçlerde tayfun bey bizi aldı içerde sözleşme neyi imzaladık saat bir gibi iş bulmada buluşak arkadaşlar dedi iş bulmada işleri hallettik akşam altı gibi öveçlere döndük otopos geldi midyat koç diye bi döküntü otopos tayfun bey yükleyin valizleri arkadaşlar dedi ben attım valizi 28 tane antepli fayanscı 9 kütahyalı düz işçi 1 kayserili düz işçi 2 aksaraylı tesisatcı bir ankaralı elektirikci var valizi attıkdan sonra binmek için kapıya yanaştım anteplinin biri naapıyon dedi naapacağa varmı otoposa biniyom dedim - moskovaya kadar bu otobüslemi gidecen dedi ya neynen gidecez yürüyerek gidecek hağlım yok dedim - iyozaman sana iyi gitmeler dedi bu baktım bunlarda hiç hareket kıpırtı yok tayfun bey tekrar söyledi - haydi arkadaşlar ne bekliyorsunuz binsenize. diye bunlar - şefim bu otobüs eski döküntü buna binilirmi biz bu arabaya binmeyiz dediler tayfun bey - döküntü olurmu yahu biz her zaman bu arabayla götürüp getiriyoruz bundan başka arabamız yok ki - iyozaman bizde binmeyiz de gitmeyizde tayfun bey etmen gitmen dediysede bunlar nuh diyo nuhun angara makarnası demiyo en sonunda tayfun bey - bakın arkadaşlar o kadar masraf yaptık vize aldık - şefim bi tek senmi mesaarif ettin bi antepden şuraya biz gaç gün - ey o zaman bin gidin arkadşım - yok ölallah gitmeyiz - arkadaşlar bu araba bir kişiyle de olsa gidecek binen binsin binmeyenden vize masraflarını keserim dedi bana dönüp atla pan dedi ( daha o ana kadar içeri girmemiş kapı önünde bekliyom bunları izliyom) içeri ön tarafa bi yere kuruldum bu antepliler öveçler aşşaa ellerinde valizleri inmeye başladılar kütahyalılar ikiye ayrılmıştı bi bölümü gidelim bi bölümü gitmeyelim gidelim diyenler gitmeyelim diyenleri ikna edip çevirdi bu anteplilerden biri arkadaşlar etmen gitmen deyince yaa sen gitme istiyorsan git seni çeviren mi var biz gitmiyoz dediler 28 antepliden tek o döndü ötekiler gitti aksaraylılar zaten gitme yönünde bir eylem yapmamış seyirci kalmıştı onlarda bindiler angaralı elektirikcide bu zaten ordaymıştı ismi aydın izin istemiş bu gittiğinin 2. ayı 2 ayda izinmi olu demişler buna bu işim var diye diretmiş izin alamayıncada çıkış vermiş bunla birlikte çıkış verenlerden biri arenaya firmayı şikaat ediyo şöyle kötü böyle pis firma para vermiyo da felan diye bu elekdirigçi aydınında adresesini veriyo gidin ona da sorun diye arena ekibi geliyo kamera mümera diyorlar firma için şöööle bööle diyorlar doğrumu diye bu- yoo diyo gayet iyi firmaydı benim işim vardı gelmek zorunda kaldım paramı kuruşu kuruşuna yatırdılar diyo ekip gidiyo bu tel açıyo firmaya böyle böyle dediler diyo - peki sen ne dedin aydın onlara diyor firmadakiler ben sizin iyiolduğunuzu kötülüğünüzü görmediğimi söyledim işim vardı çıktım işlerimi halllettim dedim sağol aydın diyorlar işlerin hallolduysa çalışırmısın gene bizle diyorlar ne demek efendim diyo bu şimdi gine bizle gidiyo mosgovaya... tayfun bey yolda yiyecek içecek almamız için aydına biraz para verdi pan bir yardımcı oluver aydın ağbiye alışverişte diye bana tembihledi hepimizle el sıkışıp hayırlı yolculuk diledi kapı kapandı ... sabah isdambola vardık ardından edirneye yakın araba bozuldu bi tamirciye gidene gadar gıdım gıdım kah iterek kah çalışıp az yokuşta vites boşta güç bela tamirciye götürdük muavin fazla dağılmayalım arkadaşlar diyo .. orda tamir hane önünde bekliye bekliye ağaç oldum bi ara iki sevgili gelip gövdeme isimlerini yazdı bi it geldi bacanı kaldırp paçama işedi bi inek uzun süre beni koklayıp gölgemde yayılmıya başladı millet uyanık kahveye neyi gidiyo çay içiyo geziyo tozuyo ben ya şimdi giderim araba yapılırda burda galıverirsem telaşı bekliyom tam beş saatte tamir edilip gidenlerin kimi yok onları bekle yaa nerdesiniz bilaağder hadin ... enson kapı kuleye vardık valiz pasaport kontrolden önce aydınla alışverişimizi yaptık aga deim bi beş- altı dene kızarmuş tavuk alalım yolda hep patlıcan konserveyle olmaz dedim bozulmazmı dedi bozulana kadar yeriz dedim o 60 tane demişti 30 indirtip konserve patlıcanı kalabalığız 10 tane alalım dedim peynir zeytin helva ıvır zıvır artana kola şaşal su fantalar aldık kumanya tamam polisler bizim valizleri aramadılar yalnız pasaport kontrolünde en çok benim pasaportta takıldılar bunun böyle olacağını bildiğimden en sona kalmış korka korka en masum yüz ifademi takınmıştım memur amirini çağırıyo kimliğime ayrı bakıyo pasaporta suratıma bi ara öyle konuma geldimki la mosgovasının neyi isdemiyom pasaportumda sizin olsun yeterki beni bi bırakın koyverin gidiyim raddesine geldim artık pasaportun ilk vize sayfasında alaman gavurunun kırmızı işlem mührü vardı .. ona gafayı daktılar birde 56.nın sabıka olarak işlenip bilgisayarda gözükmesi geçmişteki dalgalar felan en son bunlardan ben hepsinden yırttım dedim iyi tamamda dediler acaba pasaport temditi sahtemi değilmi bakmıyalım mı dediler estaağfurullah dedim ne haddime en son verdiler pasaportu mühürleyip öteki arkadaşlarda sordu ammada beklettiler seni dediler problemmi var dediler - yok bişii dedim kurulduk otoposa polisler 30 -40 kadar romen rus hayat kadınını bizim otobüsün yanına getirdiler şoföre 40 kilometre ötede bir yerde bulgar makamları sizden alacaklar bir restoran var orda bırakın onlar sizi karşılayacak şu çuvalıda onlara verin onlar sizin plakayı otobüs adını biliyor biz bildirdik dediler .. daha kadınlar aşşağıdayken bizim otopostakiler her biri ikişer oturmaktan çekilip her biri bir koltuk paylaşacak şekilde dağıldılar koridor tarafına oturuyorlaa bayanlar güya yanlarına pencere tarafına oturacak .. aşşağıdaki kadınların bazısı bi iki itiraz neyi edecek oldular bizim polisler bunlara çat pat iki vurup saçından tutup zorunan neyi bindirdiler muavinin oturun demesini saymadılar bizimkilerin yer teklifini reddeddiler ben bile tüm içtenliğimle sit davun piliiz neyi didim ııh burun kıvırdılar tekrar yerime geçtim baktım otumuyorlar... kapı kapandı demir engel direk kalktı iki bulgar görevli girdi muavin arkadaşlar pasaportdaki transit bulgar vizesini .. bulgar görevli sözünü kesti yooo yoo gereg yook soföre döndü - komşii bu karileer restoran var kirk kilometir orda birak temaam?? anleştik? dedi şoför tamam söylediler biliyorum deyince - biliyorsun? tamem anleştik gule gule heyirli yoldjulukler dedi yol almaya başladık cümbüş şamata tantana gidiyoz bi yarım saat sonra denilen restoranın orda bulgar askerler otobüsü durdurdu kadınları indirdiler o ana kadar gayet kibar türk halkı iniş esnasında biraz sululaştı taciz edenler el atanlar.. askerler bizim polislerin mühürlü çuval içinde şoföre verdikleri kadınların pasaportsada evraksada teslim edip yola devam bulgarya güzel melmeket her yan yeşil orman çam ağacı gün battı herkes dün geceden uykusuz ama bugün yattığımız yeri beğendik koltukta mayaşıp zıbardık sabah muavin uyandırdığında otopos bulgarya çıkışına yakın orhanın yeri diye bir türk lokantasında durmuştu indik çay tost poğça neyi yidik içtik gine otoposa doluştuk giriştede yaşildi çıkışa vardık gine yeşil orman dağ taş çam tevekkelli değil naim mutlu neyi burdan çıkıyo derken tuna göründü hani nağzımın bi şiirinde - varnadan çıktım yola hava yaağmurlu tunaya rasladım çamurlu çamurlu hey mehmedin oğlu mehmedin oğlu sende tuna olaydın karaormanlardan geleydin başında ak köpükler mavileşeydin mavileşeydin dediği tuna .. işte öyle çamurlu çamurlu akıyodu üstünde gemiler ordan oraya yük taşıyor buna nehir demişlerde derya deniz deseler daha doğru olur . üstünden geçtiğimiz köprünün bitiminde romanya sınırı gümrük kapısı var tam yarım saatte geçebildik tamam gümrük olması nedeniyle trafikde sıkışık gıdım gıdım gidiyozda ginede köprüde çok uzun canııım.. aha paltacı mehmet prut harbinde deli petronun orduyu burda kıstırmış paltacı mehmetin - aha bu beygir yiyenleremi güvenipde geldik gönderecekleri yardım da onların olsun dediğine kırım giray han'ın çok içerlediğinden habersiz çarın ordu önlerinde tuna bataklıkları sağ cenah ve arkalarında osmanlı sol yanlarında kırım tatarları kuşatma altında kırılıp gidecekleri endişesiyle yiyecek stoklarıda bitmişken askerin büyük bölümü osmanlı topçu birliğince kırılırken katerina yengemiz yanına osmanlıca bilen bir nefer ve beyaz bayrağı taşımaya bir nefer daha alıyo ( dikkat edin elçi felan göndermiyo yada bir rütbeli paşasını generalini değil ) .. bizim paltacı mehmet paşanın çadıra gidiyo kocası petronun gerisin geri birliğiyle dönebilmesi için mahiyetlerindeki kaç sandık mücevherattan başka ağır silahlarınında büyük bölümünü bırakacaklarını söylüyo ve o gece sabaha kadar çadırda hih hih hiiiy paltacı mehmet paşayla hah hah haaay büyük kaynarcamı küçük kaynarcamı hep bir birine karıştırırım sabaha kadar barış anlaşmasını imzalıyorlar mehmet paşa yol veriyo katerina delipetro ve ordusu moskovaya geri dönüyo ağır askeri kayıp ve yenilginin ezikliğiyle ..... köprüyü geçip transit vizelerimizi rumenlere gösterip romanya boyunca yol aldık burada güzel yer burada dağ bayır yeşil çayır çimen ağaç yanlız halkı çok pis mecazi anlamda söylemiyorum kir pasak bağlamında yolda bir iki yerde konakladık leş gibi her yer tuvaletleri neyi iğrenç la allahın suyu yokmu dağ bayır su, ama su kullanma alışkanlıkları yok lokantasında sinekler havada uçuşuyo masalar pis bardak tabak pis evlerine bakıyom bizim kasımpaşa ismetpaşa kuruçeşme evleri gibi barakalar hacıhüsrev sitilinde viraneler ne zaman beyasrusyaya girdik düz ovayla karşılaştık kominizmden yeni çıkmış dağılmış devlet bozuntusuydu buralar ikide bir yolu bir askermi soytarımı belirsiz biri kesiyo şoför alışkın buna önce bi paket malboro atıyo gabul etmezse bi taa bu yoldan çekiliyo biz devam ediyoduk minsk yakınından geçtik ukraynadan geçtik çernobilin yanlarından geçtik aman allahım her biri dağ büyüklüğünde beton kaplı parçalanma odaları reaksiyon bölümleri krater büyüklüğünde dev bacalar dev tesis git git bitmiyo 4 gün dört gece... akşam altı gibi çıktık bi ağustos ortası akşam altı gibi vardık moskovaya 4 gün dört gece otur allah otur oturduğun yerde yat uyu koltuk üstünde havasız kokmuş şişmiş ayaklarımız patlıcan konservesi kokuşmuş bıçağı daldırdığınla içinden kabarcık çıkıyo tavuğu aldırdığıma çok sevindilerdi keşke hep tavuk alaymışınız dedilerdi sindirim sistemi bozulmuş beyaz rusya ukrayna bozkırlarında şoföre hele gardaş bi dur deyip araziye ak pak donlarımızı çıkarıp çömüp yayıldığımız bir oluyodu gelen geçen arabalar bize baka baka allahdan moskovaya yakın kayın ormanları biryoza ağaçları vardı bu yolardan öyle geçtik sonra uçak neyi ucuzladı karayoluyla adam götürme işi kalktıda millet kurtuldu onca sıkıntıya rağmen ginede özlüyorum oraları .. o yollları diyom deveylen deve sırtında üç ayda alabilirmiyimki bilmooorum bilemooorum saygıyla ey halkım gafanızı ağrıttım belki az buçuk tarih neyi anlatırda mektepde neyi faydası olur iyi not alırız diye girdiydiniz bir umutla sizide hayal kırıklığına uğrattım ... kelin merhemi olsa başına sürer tarih dersinde yediğim dayaklarıda bilaahere anlatırım galın saağlıcakla imzaa fakir .. smile.gif

PA
06.09.2005 18:42
#2

Türkdili Dilbilgisi Dersi Gramer

 

smile.gif yaa şimdi gerçektende... bakınız yonan gavuru lisanına gramatika: ölçüm biçim hesap kitap işi

gramer: bir dil kuralları bütünü o dilin ölçüsü hesap kitabı

 

varlıklara ad olan kelimelere biz kısaca isim diyor yok efendim özeldi yok cins isimdi bunlarıda ayrı ayrı cinslere ayırırıyoruz misal : taze fasulye bakınız fasulye cins isimken taze sıfatı ( varlıkların nitelik ve niceliklerini belirten ifadelere sıfat deyip geçeriz) ile birleşince diğer fasulyelerden ( çalı horoz edremit ayşegadın ) kolayca ayırt edilen bir tek fasulyeye isim olmuş hattaaa yeşil (gök) fasulye diye adlandırılan gurup içinde bile en tazesi olan daha açık ifade ile az önce toplayıp getirdiğin bir etek dolusu fasulye içinde dalından en son kopardığın dolayısıyle en taze olan fasulye burda özel isim niteliği kazanır diğer özel isimler : çin caponya türkiye oya kaya ali veli sarman tuzgölü karakaçan ağrıdağı vee bee...

bunun dışında belli bir guruba isim olmuş isimlerse cins isim olarak nitelendirilir ör: koyun keçi sığır davar alman ingiliz papatya tavuk gibi...

yaa şimdi gerçektende .. tavuk cins isimdir örnek lokantaya gittin siparişi verdin senin önüne konulan ister büyükadadan sapanlarla avlanan bebe beliğin elinden üç beş kuruşa satın alınmış martı isterse yumurta çiftliklerinde erkek olduğu için iskartaya çıkarılmış 40 günlük civciyken lokantacıya satılan horoz olsun o tavuk diye adlandırılıp kanatlı kümes hayvanları kümesi içinde bir tür bir cins için cinsisim olur bknz diğerleri: ördek kaz aligülücokcokcok...

haa.. gidersin adam gibi satıcının kümese - ben şunu istiyorum bilader aha şunu kesiver dersin tavukcu - hangisini efendim şu sarı tüylüyümü? şu beyaz gül ibikliyimi? der.. - adı gül ibikmi o beyazın? hah onu istiyom dersin onu kesiver dersin satıcı keser alırsın burda gül ibik özel isim olmuş olur bi şekilde..

birde birleşik isim vardır bunlar az önce söylediğim gibi sivrisinek şeklinde cins ismi olduğu gibi karakaçan gülibibik sarıkız şeklinde özelide olur birleşik isimler genelde bir sıfat ve cins isimle birleşirler sivri diğer cins sinekler içinde bunun daha sivri olduğunu nitelemeye yarayan bir belirtme sıfatıyken sinekse bir uçarca cinsine verilen genel addır hal böyle olunca birde sivri olmayan sinek olduğu sonucu çıkıyorki biz buna kısaca karasinek diyoruz

şimdi yaaa gerçektende enanlışanlıçemişyaylağı kazaası encessurvedekorkmazyılmazdıngırdakbükü vilaayeti yediharptensağsalimçıkmışgözünükırpmazyukarıhacıharmanı beldesi gibi diğer yukarı hacıharmanı beldelerinden farklı onlardan nitelik nicelikce ayrılan bir belde çapında tek ve başkaca delikanlı belde yoksa özel isim niteliği kazanır

biz bu tür özel isimleri nitelerken mutlaka o tür özelliklerin vu varlık bu nesnede toplandığına inanır öyle sanarız söz temsil uğur böceği konsa elimize kolumuzu kaldırır - uuuuç uuuç böööceğiiiim annem sana terlik paaabuc alaacaak der onun bize getirdiği uğurun karşılığını bu mahlukata verdiğimizi düşünürüz hamam böceğinin hamamdan başka yerde yaşamadığını sanır köpek balığının köpeğe yılan balığının yılana benzediğine itikad ederiz gerçektende çağımızda bu tür mentaliteler şu yaşa gelip keçi boynuzunu tadmaktan aciz imambayıldı nasıl bir yemek bilmekten uzak .. o varlığa verilen isimle nesne arasında (bknz obje suje ilişkisi) paralellik olduğuna inanan ortaçaağ kafalarla doludur gerçekten batı dillerinde örnekler vardır adamlar söz temsil kurbaağya isim takarken onun mütemaadiyen vrokvrok vrok etmesinden esinlenip adına frog arıya bakıp uçuş esnasında çıkardığı vızıltı biiiii sesinden aldığı ilhamla bii arabların leylek isimli kuşun yaptığı gürültüye lak lak sesine dilleri dönmeyip leyk leyk derlerken biz türkler bu leyleğin hicazdan gelmesinden dolayı hacı leylek diye anmakta sakınca görmeyip arıyı yaptığı iş eylemle değerlendirmiş bal yapanına bal arısı akşama kadar orda burda hayta hayta gezenine eşşek arısı demişiz dir

batı dünyası gökteki alelade bir yıldıza onu keşfeden gökbilimcinin adını verip halley derken biz bu yıldızın dünyaya çarpıp dünyayı toz duman arkasına katıp kuyruk şeklinde kıyamete götüreceğine olan itikatimiz inancımızla kuyruklu yıldız diye ad takmışız dır... efendiler ey kutsal ötüken ormanı halkı ne gariptirki 20. asrın sonunda japonya gibi yerde tuhaf bir tarikat çıkmış bu yıldızın dünyaya yakın mesafeden geçtiği gün ölürlerse önceden rezervasyon yaptırıp sıra beklemeden direk cennete gideceklerine olan itikatleriyle topluca sarin gazıyla intihar etmişlerdir

inançlar... itikatler.. öyle sanma öyle algılama dolayısıyle yanlış anlama !... o beyne o kafaya daha yaşken hele murç çekiçle kabartma oyma şeklinde işlenmişse ömür boyu çıkmasın diye beyin toplu iğneyle çizilip boyayla çizik doldurulup barutla yakılıp dövme şeklinde enjekte edilmişse... sabit fikirli diye nitelendirip bol bol karşılaştığımız robotekler çıkıyorki orta yere en basitinden manda yuva yapmış söğüt dalına yavrusunu sinek kapmış gördünmü türküsünde sineğin ağacın tepesine yuva yapmış mandanın(!) ( halbuki küçük küçük söğüt fidanları dalları boyu 1 ile birbuçuk metreyi geçmeyen onlar arasına sığınıp sinekten bir nebze kurtulan sahibinin sabah onu bulup almasını bekleyen manda .. malak ise henüz daha çok küçük abisi akıl edemiyo meydanda açıkta sinekler çökmüş burnu göz çevresine kapmışlar yağni) bir kos koca mandanın yavrusu malağı kapıp alıp gökyüzüne doğru uçtuğunu kapıp götürdüğünü sanır o kafa ... ah o kafa o kafaki gece yarısı çobanın yaptığı tarife göre torbağ mevkii yakınında torbağ köprüsünün öte tarafında henüz doğum yapmış mandasını ve malağını almaya giden köylünün kağnıya koştuğu öküzün gece günü karanlıkta torbağ deresine düşüncesi bizim köylünün mundar ölmesin diye kestiği öküzün ertesi gün bir bölümünü kavurma bir bölümünü haşlama yapan köylünün henüz taksitini bile ödemediği dünya para verdiği öküzüne yaktığı ağıtı horon tepilip halay çekilerek oynanacak bir kutlama havası sanır ..

işte bu içindirki türk dilinin yapısının genç kuşaklara aktarılması türkdili gramerinin yeni nesillere iyi belletilmesi büyük önem taşır bizim fikir adamlarımız edebiyatçılarımız aşıklar ozanlarımızın sözlerinin deyişlerinin yanlış anlaşılmaya meydan vermeden anlaşılması türk dilini iyi tanımakla olur ... eğer tanımazsak biz onu karşınızdaki diyalog halindeki muhatabınızın ne dediğini anlayamayacak yada noksan yahut yanlış anlayacak.. bu nedenle kaçınılmaz kavga küslük kırgınlık nihayetindede birlik bütünlüğü bozulacak bir toplum çıkacak ortaya daha türk birliği kurulmadan kurulmuş mevcud birlikte bölünüp parçalanacak işte o için türk halkı diline sahip çık onu iyi öğren hatta senin bildiğin anlamdan farklı anlamı olduğunu idrak etme bakımından lehçet-ül hakayık adlı eseri okuma büyük yarar verir insana saygılarımla ey milletim..

PA
02.10.2005 18:40
#3

oksoperiye mektuplar

 

 

''Paşalarım katı budalalıkları içinde gelip bana erdemden sözediyorlardı - işte töreler bozuluyor diyorlardı . bunun için imparatorluk çöküyor . yasaları ağırlaştırmak gerek daha sert cezalar bulmak gerek aykırı davrananların kafalarını kesmek gerek... ama ben böyle düşünmüyordum - belkide gerçekten kesmek gerek kafaları ama erdem herşeyden önce tutarlılıktır insanların çürümeside insanlara temel olan imparatorluğun çürümesidir herşeyden önce çünkü imparatorluk canlı sağlıklı olsaydı insanların soyluluğunu ateşlendirirdi ve babamın sözlerini hatırlıyorum insanların durumunda kusursuzluktur erdem kusur yokluğu değildir bir kent kurmak istersem serseri ve ayak takımını alır güç yoluyla soylulaştırırım çapulculuğun tefeciliğin yada ırza saldırmanın bayağı sarhoşluğundan başka sarhoşluklar sunarım ona''

 

 

işte senle bu noktada anlaşamıyoruz oksoperi senin sunumuna imparatorluğundakilerin ne denli yatkın olduğu ile ilgili... bir tanrısal erdem olan hüsnü mutlağa ( kusursuz güzellik) en yakın olanla olmayan arasındaki belirgin çizgi sunumu almak için açık olanla o vasfı taşıyanla kapalı olan arasındaki belirgin fark.. hani senin bilboa ağaçların vardı oksoperi hani ufak fidanken koparılıp alaşağı edilmezse kökleri genişleyip her tarafı saracak başka fidanların mesela senin prensinin gül fidanının gelişimine olanak tanımadan gezegeni sarıp çatlatacak olan bilboa ağaçların.. onların yok edilmesi .. budamı önemli değil oksoperi budamı neden değil....

 

'' işte boğumlu kollarıyla kenti kurmaya başlamışlardır gururları kule tapınak ve sur olur zalimlikleri büyüklük düzenden şaşmazlık olur işte kendilerinden doğmuş olan ve yüreklerinde kendileriyle değiştirdikleri bir kent için çalışmaktadırlar onu kurtarmak için surlarının üstünde öleceklerdir bu insanlarda en parlak erdemlerden başka hiç bir şey bulamazsın artık''

 

tüm zalimlikleri bu ise tüm sucları bu günahkar vücudlarını değiştirerek günahsız şehirler kurma inşaasında o şehrin surlarında ölmekse oksoperi elbette en parlak erdem uğruna ölmekte erdemdir

 

'' ama sen toprağın gücü önünde gübrenin çürümüşlüğün ve kurtların kabalığı önünde tiksinti ile burun kıvırıyorsun önce varolmasını ve hiç kokmamasını istiyorsun insandan güçlerinin anlatılmasını ayıplıyorsun ve imparatorluğunun başına iğdiş edilmişleri yerleştiriyorsun onlarda kullanılma yeri bulunmayan güçten başka bir şey olmayan günahın ardından koşuyorlar .. ardından koştukları şey güç ve yaşam sonra onlarda birer müze bekçisi oluyor onlarda ölmüş bir imparatorluğu bekilyorlar''

 

doğru tiksinti duyuyorum ama... bu tiksintim nicelik bakımından.. az gübre çok toprak olsa eriyip kaybolup gidecek ancak her yan gübre olupta toprak kalmayınca yetişmiyor fidan ve ben o fidanı beklediği sürece o müze bekçisini bekçiliğime seçerim güç peşinde koştuğunu bilmem fidanımı güçlü olan birinin koruduğunu bilmem sayesinde ben ölsemde müze bekçisi onıun yerini alacak bekçi sayesinde fidanımın yeşil kalacağını bilerek ölmemle imparatorluğum ölsede kent kurma umudum ölmez oksoperi..

 

''dağ servisi toprağın çamuruyla beslenir ama onu güneşle beslenen sık yapraklara dönüştürür derdi babam dağ servisi çamurun kusursuzlaşmasıdır derdi erdem olmuş çamurdur.. imparatorluğunu kurtarmak istiyorsan coşkusunu yarat onun insanların davranışlarını arıtacaklardır ve aynı eylemler aynı devinimler aynı istekler aynı çabalar yıkacak yerde kuracaklardır kentini''

 

dağ servisinin kusursuzlaşması çamurla mümkün olabilir ancak insanın kusursuzlaşması çamurdan arınmasıyla mümkündür oksoperi...

 

'' şimdi kulak ver sözlerime: kentin tamamlanmıışlık yüzünden ölecek çünkü aldıklarıyla değil verdikleriyle yaşıyorlardı hazırlanmış erzakları birbirilerinin elinden kapmak için inlerinde birer kurt olacaklar yeniden zulmünle onları yıldırırsan inde kurt yerine ahırda sığır olurlar çünkü bir kent hiçbirzaman tamamlanmaz ancak coşkusuz kaldığım zaman söylerim yapıtımın tamamlandığını önceden öldükleri için ölürler o zaman ama kusursuzluk erişilen bir erek değildir tanrıda değişmedir ben kentimi hiç bir zaman tamamlamadım .. işte bunun için kafaları kesmenin yeterli olacağına şüphe ile baktım bozulmuş biri varsa ötekileride bozmasın diye kesmek gerekir elbet içi geçmiş meyvayı kilerden hasta hayvanı ahırdan atarcasına ama kileri yada ahırı değiştirmek daha iyi olur çünkü önce onlar sorumludur''

 

keşke kelimelerin üzerinde oynayıp onların anlamlarını değiştirebildiğimiz gibi insanların yerini değiştirmekle kendilerini değiştirebilseydik oksoperi ne mümkün oksoperi çürük elma hasta hayvan kokmuş gübre pis solucan heryerde aynı ve tüm değişimine rağmen hilkatın değişmez kuralı yedisinde neyse insan yetmişinde o çinde caponyada almanya amerika farketmez burda neyse ordada değişmez oksoperi...

 

'' yola getirilebilecek olanı ne diye cezalandırmalı? bunun için şu duayla seslendim tanrıya tanrım gocuğunuzdan bir parça verin de büyük dilek yükleriyle birlikte bütün insanları barındırayım altında.. yapıtımı bozarlar korkusuyla üstlerini örtemediklerimi boğmaktan bıktım ötekileri ve geçici gerçeğimin tartışma götürür iyiliklerini tehlikeye attıklarını biliyorum ama onlarında soylu olduklarını onlarında gerçeği getirdiklerini bilmiyor değilim''

 

geçici gerçeklik : bu gün gerçek bildiğimizin yarın yok olup gitmesi çürümesi belki dün senin gerçekliğin bu gün gerçek değilse bugün benim gerçeğimde yarın gerçek olmayabilir oksoperi ama üst örte örte örtüyü örterken fırlayan boğazıma yapışmış ellede ben boğulmaktan bıktım oksoperi .. bilboa ağaçları arsında kök salamamaktan salınmış köklerin kurumasından bıktım ve erdem sen ne kadar tamamlayamazsın desende o yapıtı yapmak o kenti inşaa etmekte yada onun ümidiyle beslenmekte oksoperi ikimizin de su götürmez gerçeği kusursuzluğu yakalayamıyacağımız yan yana duran iki yıldızdan birinin iri öteki ufak beriki solgun şu parlak olmuş olması gerçeği aksi zaten tanrılaşma .. kendinden insanlığından çıkma oksoperi .. kusursuz güzelliğin güç egemenliğinle senden olmayanların hakikati erdemi aramasını hem yer altı hem üstünden görünmeden izleme gerçeği erdemse bulamayacağını bile bile onu hakikati arama kuramayacağını tamamlayamayacağını bile bile kent inşaa etme coşkusu ..ve bu çoşku arasında kaybolup yerini yenilere devretme hevesi ne utanılası ne yerilesi insanlığın insan olmanın gereği oksoperi güzel sevgili dostum ... farklı yollardanda arasak aramanın erdemi yoldaki susuzluğu unutturuyor oksopeeri...

GA
18.01.2006 12:33
#4

Çok güzel olmuş,daha önce de bir yazınızla karşılaşmıştım.İtiraf edeyim daha önce hiç böyle bir üslupla karşılaşmadım.Devamını bekleriz....

PA
05.02.2006 17:38
#5

Sırtında Kilise Taşıyan Adam

 

agir yukunun altinda ezilmis kambur bedenini topraga sapladigi hacina dayayan sivri disli uzun burunlu cirkin adam alninda birikmis ter tanelerini eli tersiyle silip kemerine bagladigi deri tulumun ipini cozup dudaklarini tulumun agzina goturdu.. kana kana icindeki sarabi ictikten sonra az once dinlenme maksatli yere koydugu kilisesine bakti .. her bir tuglasi kan ve kemikten yaptigi harcla orulup insaa ettigi su binanin icine merak edip girmemisti bile...

binanin efendisinin yuzunu gormek bir yana neyin nesi kimin fesi saglikli bir bilgiside yoktu.. yanlizca daha o dogmadan gunahkar ruhunun arinmasi icin o efendinin kendini atese attigina su sirtini dayayip soluklandigi tahta parcasina civilenip onun yerine iskence gordugune inaniyor; su biteviye tasidigi agir yuku kendisinden sonrakilere devredip yukardaki cayirliga cimenlige cekildigi gun efendisinin onu atesin azabindan koruyacagina inaniyordu..

cok korkardi atesten.. kendi gibi baskalarininda atesten nasil korktugunu bildiginden dusmanlarinin uzerine ates yagdirir sirf kendi kardesleri gunluk uc ogun olan yemek yeme aliskanliklarini dort ogune cikarsin diye karakitadaki ates yanigi cocuklarin ellerinden ekmegini sirtlarindan giyitlerini calar onlari karsi korlarsa ateste yakmakla tehdit eder zulmederdi....

efendisinin " biri sana tokat attiginda obur yanagini cevir" sozunde kafasi cakirkeyif oldugu zamanlar ince bir latife nukte sezinler birinin yanagina tokat attigi zaman hak gecmemesi dengelerin bozulmamasi icin diger yanaginda tokatlanmasi gerektigine inanirdi...

ne garipti su efendisi ... yuku sirtini cok acitmasin diye sirtina bagladigi semer icine doldurdugu kitap sahifelerinde genellikle onun hatiralari olur dunyanin sekiz kose oldugundan sisenin mantari acilmadan icine nasil uzum suyu doldurulabilecegi bu uzumun saraba kimin tarafindan donusturuleceginden tut efendisinin gencliginde calistigi sirklerde nasil hokkabazlik yaptigindan burnundan para cikartip korlerin gozunu actigina oluleri dirilttigine degin sayisiz eglenceli marifetleri vardi...

digerleri oylemiydi yaa... basini goge kaldirdi yanyana duran iki buluttan kara olani ona otekileri hatirlatdi.. beyaz bulutun ustundeki kendi efendisi olmali kara bulut ustundeki karakitadaki kara cocuklarin..

birden usuna onunda kendi efendisi gibi komik yonleri olabilecegi geldi .. yanibasindaki dikenli calinin kuru bir dalini koparip soluklandigi hacin golgesinde sabahki yagmurdan camurlasmis topraga kalin kara kasli kara gozlu kara baslik kara elbise kara potur bir desen cizdi...

eserine bakti .. eserinin eline kara sapli bir yalin kilic ile kara kapli kitap tutusturdu ... sabahki yagmur sonrasi dagilan bulut ardindan kizdiran gunes sicak sarapli basini iyice dondurdu gulmeye kisnemeye basladi ....

vaktiyle karakitadadaki kara cocuklarin bag bahcesinden hasat yaparken goturdugu misyoner ablalari misyoner pozisyonlarinda kara cocuklari projektor gibi aydinlatirken ellerine efendisinin anektodlarindan parcalar olan kagitlar tutusturup kara bir uykuya yatsinlar diye ninniler soylerken ufledikleri suyla yikanirlarsa gunahlarindan arinip temizleneceklerini vaat eder uyustururken kara kafa icindeki bos odaya kendilerinin bile inanmadiklari masallari doldururken kitanin kuzey taraflarindakilerin efendisi hakkinda arastirma yapma luzumu bile hissetmemisler genellikle onun efendilerin efendisi ile yeryuzundekiler arasinda arabuluculuk yapma iddiasinda olan bir tuhaf hezeyana sahip kabile reisi olarak bilmislerdi ...

hic evlenemeyeceklerini bilmelerine ragmen kendi nefsani arzularini dizginlemekte zorlanip gunah islediklerinde kotu olduklarina inanan bu ablalar erkek kardeslerine kabile reisinin kotulugunu belirtme nispetinde reisin bir cok kadinla birlikte oldugu cok arzulu bir reis oldugu yolunda beyanat verdigi icin erkek kardeslerinin sivri disli uzun burunlu adaminda tahayyulu ondan ote gitmezdi..

halbuki o efendi " komsusu acken tok yatan bizden degildir der" toplumlari felakete surukleyen faiz sisteminin iyi bir sey olmadigini saglikli bir nesil icin aile muessesine saygi duyulmasi gerektigini beyan eder ve besikten mezara degin ilim ogrenin der ilim cinde bile olsa gidin okuyun derdi...

halbuki o efendinin yolundan gitme iddiasinda bulunanlarin buyuk cogunlugu asirlarca kor karanlik bir kuyuda sen sensen bende ben dalasina dalip temelinin saglamligindan suphe duyduklari binanin yikilacagi endisesiyle tabu adli gorunmez bir put cikarmis konusmaktan tartismaktan kacinmis putperestlige goturur endisesiyle gorunur put bildikleri cizgiden desenden kacinmisken ; su sirti kambur cirkin adam kendi efendisinden habersiz bi haber adam kilisesiyle ilgisi agir bir yuk olarak onu sirtinda tasimaktan ibaret olan adam o az once islak topraga ciziktirdigi kara olarak tahayyul ettigi kitap icinde yazandan o efendinin sozunden habersiz bi haber adam ilm pesinde kosturup tahayyul yetenegi ile havada ucacak demiri araci olmaksizin ses dalgasini goruntuyu bir yerden diger yere nakletmeyi kafasinda tahayyul edip kagida ciziktirip becermis adam cok degil bes asir once insan bedeninde seytan arar en agir engizisyon cezasi verir dinden cikarir afaroz ederdi.. insan adi verilen mahlukati...

ve bes asir gecmis karakita ve onun uzantilarinda sapkasini cikarip bagdas kurup tefekkure dalma yerine tekerrur eden yegane tepki sirtinda kilise tasiyan adami afaroz edip hakkinda olum fermani vermekten ibaret...

ve bende bilemedim efendiler ey kutsal otuken ormani halkim... o devire erisebilseydim vefatima yakin bir portremi boyaciya yada bir bustumu heykel yontucuya yonttururmuydumki.....

yoksa benden sonra iclerindeki boslugu doldurmak icin ellerindeki ipe siki siki sarilip efendilerin efendisinin kelamini okumak anlamaktan vazgecip onun aydinligindan yararlanmaktan ayrilip o icteki boslugu doldurmaya yeni yeni putlara tapinma ihtiyaciyla resimlerime heykellerime tapinirlar endisesiyle yasakmi ettirirdimki bilemedim efendiler....

nitekim tarihin tozlu sayfalari onlarca putu kiran cekici put edinip tapan uslanmaz yorulmaz putperestle doludur ..

nitekim gunumuzde bile her camurdan yapili adem suretine tapinan bir yana cebindeki yesil renkli kagida koluna boynuna doladigi sari renkli madene sirtindaki kurke kulagindaki son model telefona hayran nice fetisist vardir ...

ve bana dusen sirtinda kilise tasiyan adama olan tum kizginligim uzlasmaz kinime ragmen it urumekle minare yikilmayacagini temel saglam olduktan sonra binanin kolay yikilmiyacigini bilmekte kaliyor...

ve bana dusen benim saygi duydugum mukaddes kabul ettigim degerlerin ayak altina alinmasinda kendimi bu duruma dusurmeden once sayginligimi yitirmeden once onun bana saygi duymasi icin ne girisimde bulundugumu gozden gecirip hangi efendinin yanibasimdaki komsunun ustune ates acilirken avlunun ortasinda yer acip kilise tasiyan adama hizmet edip komsumun isgaline goz yummam gerektigini soyledigini sorgulamaktan ibaret olsa gerek efendiler sevgilerle...

GA
06.02.2006 21:32
#6

panturk den yeni ve güzel bir yazı daha .Elinize sağlık ,kendi yazdıklarınız adlı bölüme taşınmıştır.

NF
06.02.2006 22:03
#7

Selamlar,

 

Güzel bir konuya, kendine has mükemmel bir üslupla değinmiş Panturk yine, her zamanki gibi...

 

Bize düşen devamını beklediğimizi belirtip teşekkür ve tebrik etmektir. "Nereden, nereye..." sorusu aslında pek çok hatayı sorgulamak için iyi bir başlangıç noktası olabilir bizler için. Bittiğimiz yerden başlamak, küllerimizden doğmak...

 

Saygı ve selamlarımla

PA
20.02.2006 20:37
#8

Kabiliyete Dair

 

 

herkesden ozur diliyorum su duzeysiz siirimi sizinle paylasmak istemezdim dogrusu ancak benim elimdende bundan otesi gelmiyo... bu gune degin burusturup attigim siirler icinde ginede az guzel gibi duruyo ...umut ederim burda siir yazan arkadaslara -- bundan daha berbat siir olamaz benden kotu yazanlarida varmis ben niye yazmayim diye heves verecegi dusuncesiyle kendi berbat siirimi yaziyom

 

yagdi yagmur cakti simsek

islandi altimdaki yorgan dossek

bir topal keci bir uyuz essek

cayir cimen otlatmaya geldim

nedense bugun sanki duzeldi hava

su cektim bahcedeki kuyudan kova kova

elimde kararmis yanmis bir tava

cin misirlar patlatmaya geldim

sairim elbet kalmam kimseden asagi

tarak vurmam basa surerim kasagi

kul kolen olurum ver su belindeki kusagi

sallanip ip atlatmaya geldim

kelimeleri ozenle yanyana dizdim

elimde suzek guzelce suzdum

ugrasip didinip bu siiri yazdim

dusmanlari catlatmaya geldim

cok hosunuza gitsede siirim

ovmeyin beni elestirin yerin

daha guzel olabilirdi deyiverin

maaruzatim citlatmaya geldim

yazamaz elbette her isteyen buraya

edebiyat isi benzemez pevece boruya

el atip bu hassas konuya

parmagimi siklatmaya geldim

fakir pan bu yetenek sana haktan geliptir

burnunu kaldirma fazla kiymet biliptir

bilki ilham kalesi ardina degin kilittir

az kapisin tiklatmaya geldim

 

 

--------------------------------------------------------------------------------

 

Efsun demiş ki:

buda guzeldi panturk, en azindan kisa ....

walla uzun bir aradan sonra ilk defa pantürk'ün bi yazısını baştan sona okudum... sen yeter ki kısa yaz şiir olsun metin olsun farketmez gene okurum

_________________

Aydınlığa direnen kalplere karanlık hükmeder;

Hoşgörüye direnen beyinlere cehalet hükmeder...

 

sey ben ne diyceemi bilmiyom naazik taktirinize tesekkur ederim sevgili efsun hanim sevgili macejaden bey.. inanin korka korka yazdimdi... millet icindeki siir yazma sevkini kirarsam edebiyat bu denli ayaga dustumu diye tepki alirsam diye korkmustum... sagolun varolun degersiz naciz siirime verdiginiz guzel yanit bana ikinci siirimi yayinlama cesareti verdi...

 

KABILIYETE DAIR

 

karga korlar adim sesim duyup

karacahil derler yuzum gorup

rahlemde elifcuzum dil donup

bamburleydi capcuplayabilsem

 

ah mendilimi katlayabilsem

dolasmadan ip atlayabilsem

dal kirilinca yere dusmezdim

maymun gibi hoplayabilsem

 

acikdeniz engin deryalarda

balik olup şiplayabilsem

kramp girip vurgun yemeden

pire gibi ziplayabilsem

 

kanal degistirsem hic durmadan

yerimden kalkipta yorulmadan

dusurup kumandayi kirmadan

televizyonu zaplayabilsem

gecit bulamaz fare kacardi

bocekler baska eve gocerdi

odamda menekse gul acardi

bir duvar kagidi kaplayabilsem

 

gun gelir yurdu salgin sararda

fakir bu derde derman ararda

zehirlenmeyecek bir kararda

şu suyu azcik şaplayabilsem

 

ne isterdimki gayri felekten

kavunu secebilsem kelekten

bahcede bal kokulu cilekten

dalin kirmadan toplayabilsem

 

fakir pan sana huner yeterdi

gitmen terziye paran artardi

bin ayibin kapatir orterdi

igneye iplik saplayabilsen

_________________

ya sev ya sev yada sev

PA
01.03.2006 20:30
#9

iciyorum sebebi var

sambiyelin subabi var

adananin kebabi var

benim neyim var sevdigim

sevdigimin saclari samur gibi

apak elleri beyaz hamur gibi

yapismisim bir nevi camur gibi

cikmam fircalayip silkselerde

selvi boyu uzun bir omur gibi

kasi kara gozleri komur gibi

baglanip ispanakta demir gibi

kopmam miknatisinan cekselerde

yarin kaslari keman yayi gibi

dudaklari kusburnu cayi gibi

durup yoluna kabadayi gibi

vermem kolum kivirip bukselerde

yanagi kizilla gullenmis gibi

kirpigi ortunup tullenmis gibi

gonlum tovbe etse kirlenmis gibi

yunmam kirk tasinan su dokselerde

askindan yanarim bir cira gibi

tuz basilmayi bekler yara gibi

baygin dustum yatarim sara gibi

aymam burnuma sogan ekselerde

sevdigim deri kemik etim gibi

sirtima giydigim ceketim gibi

alismisim ona nikotin gibi

caymam cigerlerimi sokselerde

fakir pan sevdaya tutulmus gibi

ortadan ikiye yirtilmis gibi

yaman yar hirkaya vurulmus gibi

tinmam cuvaldizinan dikselerde

 

sey pardon sukut ikrardan sayilir.. ses gelmedigine gore eh idare eder demek benim siirde .. :) sizlerin siirler kadar guzel olmasada icimde ukte kalacagina hatiralarla dolu bu kervanda bi ufak nokta olsun diye verdim damardan donetskten selamlar ey milletim... :angry:

NF
02.03.2006 16:17
#10

Selamlar,

 

Panturk sen ne yazsan okuruz...

 

Bazen desteklemedigim fikirlerin de olsa yazilarinda, yine okuyorum buyuk, cok buyuk bir zevkle.

 

Alaninda teksin...

 

Saygi ve selamlarimla

PA
22.03.2006 20:32
#11

Sevdiğime

 

 

 

saol aga eksik olma yazamiyoz su sira yorgun argin eve donuyoz aksama kadar soguk yedigimiz insaattan ... istee yenile karlar eridi diye seviniyorduk bu seferde calisma suresini arttirdilar donetsk ten selam herkese bu seferde baskasinin bana oykunup yazdigi yaziyi veriyom

Temelde bikaç kondansatörün saniyede birkaç milyon defa dolup boşalması üzerinden yorumlanmış birkaç elektron yekününün bikaç transistör ve birkaçyüzbin elektron tabancası sayesinde foton dalgalarına ( hem madde hem dalga olabilen iki parçacıktan biri olduğundan... ) dönüştürülmesinden sonra havanın içindeki azotun cüzzi kırılmasından geçmesinin ardından gözümüzdeki korneanın saydam ( fotonların kırılmasına engel teşkil etmeyen yapı... ) yüzeyini aşıp, iristeki kaslar yardımıyla şiddeti ayarlanıp ağ tabakadaki foto-reseptörlerdeki kimyasallar ( ışıkla elekrtron koparma olayının sadece bitkilerde fotosentezde değil gözde duyu hücrelerinin aldıkları verinin kimyasallaştırılmasında da kullanılması olayı ) yardımıyla bir akıma dönüştürülmesi ve akabinde sodyum ve potasyum alışverişi ( ikisinin de + yüklü metaller olduğuna dikkat ) sayesinde 1-0lara çevrilip biyolojik bir bitmap resim oluşturulup ardından öğrenilmiş yargı kabiliyeti ( karmaşık ağ içerisinde doğru veri iletimleri "öğrenilen" düşünce şeklinin oluşturulmuş halidir... ) sayesinde yorumlanıp hipotalamustan yayılmak üzre motor nöronlara yine sodyum ve potasyumla iletilip bunların yanlarına bi de yoldaşlık etsin diye miyelin kılıflar eşliğinde elektrik akımına çevrilmiş halinin beyinciğin ağ yapısı sayesinde ( aynı öğrenilmiş bağlantılar bütünü ) ve omurganın taşıyıcılığı sayesinde ( tabii ) parmaklara iletilmesi ve oradaki serbest sinir uçlarının kaslarda kalsiyum pompasını uyarması bitiminde birkaç demetin birbirine sırayla kenetlenmesi ve iskeleti buna destek "bilmesi" sayesinde tekrar kondansatörlere iletilmiş bir F kuvvetinin klavye diye tanımladığımız şekil üzerine doğru sırayla aktarılması üzerine içerideki iletkenler üzerinden elektron transferleri ve interruptlarla yine saniyenin milyonda biri düzeydeki zaman aralıkları süresince iletimleri aynı kondansatörler ve FFlar sayesinde tanınıp (!) ardından birkaç voltaj çevrimi akabinde kablolara iletimi ve bu kablolardan aşağıdaki kutulardan fiber kablolara ışık olarak yansıtılması ve bunun kilometrelerce öteye ulaştığında yeniden elektrik akımı ve kondansatörler flip floplar tarafından tutulması ve bunların matrisler halinde tutulması sonucu saklanmasının ardından bizim isteğimiz (!) doğrultusunda flipfloplardaki matrislerden alınma ve aynı yolları izleyerek istekleri karşılaması ve benzer biyolojik yapıların "öğrenilmiş" ağlarının gerektirdiklerinin yapılması olayıdır sanal alem...

 

Ulan panturk bana da bulaştırdın can sıkıntısını anasını satiim... by mithandir

PA
26.03.2006 12:06
#12

Yavri Yavrii Kuma Gusiiy Uyseklerdeen Sesleeniiir

 

 

Her 10 yaşlıdan 9'unun psikolojik, 3'ünün de fizyolojik şiddetten şikayetçi olduğu belirlendi. Akdeniz Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. İsmail Tufan tarafından yürütülen, ''Türkiye

Birinci Gerontoloji Atlası Araştırması''nın ilk aşaması tamamlandı.

 

Araştırmada elde edilen ilk verileri açıklayan Doç. Dr. Tufan, İstanbul, İzmir, Ankara, Antalya, Trabzon, Adana ve Diyarbakır'da, 65 yaş üzeri 3 bin 500 kişinin katıldığı anketten çarpıcı sonuçlar ortaya koyarak, psikolojik ve fizyolojik şiddettin, yaşlıların günlük yaşamının bir parçası olduğunu söyledi.

 

-GELİNLERDEN VE KIZLARINDAN ŞİKAYETÇİLER-

 

Araştırmaya katılan her 10 kişiden 9'unun kendilerine psikolojik, 3'ünün de fizyolojik şiddet uygulandığını söylediklerini belirten Doç. Dr. Tufan, sonuçları şu şekilde sıraladı: -Fizyolojik şiddet uygulandığını belirten yaşlıların yüzde 78'inin ailesinin yoksul olduğu saptanırken, özellikle ailenin yetişkin genç kadın üyelerinin, yaşlılara karşı en fazla fizyolojik şiddet uygulayanlar olduğu belirlendi.

 

-Psikolojik şiddete maruz kaldığını ifade eden yaşlıların yüzde 57'si ise gelininden veya kızından şikayet etti.

 

-Yaşlıların yüzde 42'si doğrudan sözlü şiddete, yüzde 37'si ise dolaylı olarak sözlü şiddete maruz kaldıklarını söyledi. Fizyolojik şiddete maruz kaldığını belirtenlerin yüzde 21'i, aşırı kaba kuvvete maruz kaldıklarını, yüzde 57'si çeşitli derecelerde kendisine fizyolojik şiddet uygulandığını ifade etti.

 

-Uygulanan şiddet türlerinin, yaşlının ağzını parmakla kapatıp susmasını istemek, tokat atmak, tekme ve sopayla dövmeye kadar varabildiği de belirlendi.

 

-Fizyolojik şiddete başvuranların yüzde 89'unun ailenin erkek üyeleri olduğu saptanırken, bunlar yaşlının erkek torunları, oğulları veya damatları olarak ifade edildi.

 

 

yaaa simdi gercektende ... bir kelimeyi az ucundan iki parmaamiz yardimiyla havada yakalayip masanin ustune yatirsak hemen basucu kitabimiz sozluge el atar kelimemizin kuyruk sokumunun bittigi yer yanina iki nokta ustuste kor sozlukten basmakalip klise bi tanimlamayi aldigimiz gibi oraya yapistiririz...

tanimlar tamlamalar... kucuk kucuk tanitici bilgi brosurleri aydinlatici etiket yafta info tuslaridir... binaanin kendisi degil maketleridirler... tenis oyununun kendisi degil raketleridirler ( hey yavrum bee bi elinden tutan olsa harcanip gidiyon buralarda)...

halbuki elimize eldivenleri ceksek konuyu teshis etme baabinda lamin ustune bi damla su damlatip kelimenin kucuk bi parcasini cimbiz yardimi ile cektigimiz gibi damlanin orta yere yatirip ustune lameli kapatsak sol yumukken sag gozlen mikroskopla bakip taniyi koysak teshis etsek.... labaratuardan cikip ameliyathaneye alsak ... damarlari kesmeden karni yarsak pankreasi dalagi gozden gecirsek bronslarda birikmis zifte katrana bakip omur bicsek...

sonra.... sonra sonra... gozlerimizi kapatsak bir an icin bize ogretilen her seyin yalan oldugunu varsayip kafatasimiz patlayana kadar ellerimizle kafamizi siksak ... ilk fiskiran islak solucanimsi dokuyu uctan tutup sag ele dolarken sol el isaret basparmagi yardimiyle beyni sikarak icteki posayi yere akitip bilgiyi sifirlasak....elimizi tekrar masadaki hastaya uzatsak kulak verip kalpteki atisi dinlesek aletsiz edevatsiz elimizle hissede hissede akcigerin inis kalkisa baksak ... iste aracisiz yalansiz dolansiz gercek bilgi deneye deneye gore gore kulaktan dolma degil... ari bilgi saf bilgi.. iste goz onunden hakikat perdesi aralandi butun sisler dagildi hersey kabak gibi ortada... iste kaf dagi yuzunden goremedigimiz zumrudu anka kusu iste pamukpirenses yedi cuce aha soordaki mutluluk denen nesne yanindaki gonul yarasinin ilaci aha omrumde bir arada gormedigim para... ne biliyozki hayata dair... belki gunes soneli 80 milyon sene oldu bize isigi yeni ulasiyor... belki gunes munes fasa fiso yukarda yanan koca bi ates o.. soyle buyucek testereyle gogun karni yarip kenarda kalan capaklari kirintilari yine buyucek egeyle torpulediler.. belki esas isigi veren ay arkasi bize donuk oldugundan goremiyoruz gunes diye bildigimiz yer dengine mavi renkli koca bir ayna tuttular ayin isigi ordan yansiyor ustumuze.. belki ay cok yakin bize burunlarimiz aya degiyor biz ileri derecede miyopuz goremiyoruz.. dustu dusecek tutamiyoruz... ne biliyoruz...

idarecilerimiz yoneticilerimiz hecucle mecuc hep kotu olmamizi istiyor belki.. belki aksama kadar dovuyorlar bizi .. gece yatinca unutuyor sabah olunca hic birsey hatirlamiyoruz.. belki ihtiyacimiz var bugazimizda ekmek kaldi yumruk yemesek yutamiyoruz....

kendini suyum buyum diye tanitanlarin tanimliyanlarin cogu yalanci cogu sarlatan yanilipta nasilsin diye soruyorsun iyiyim iyiyim diye cevap veriyor ne kadar iyisin senmi karar vereceksin iyi olup olmadigina baskasi sana iyi demeli senin kendi kendin degil... kendini hatip diye gosteren kelimeleri cilalayip cilalayip agzimizdan peyniri gagalayanlarin cogu sahtekar... kendini sair diye gosterip kelimelere anlam katip sembol yukluyormus.. bunlar bos laf salatasi beyim.. her kelimenin ardinda gercekte bir tek hakikat yatar.. butun anlamlarin disinda bir anlam katar.. o anlama taze kan pompalayan damarlar butunudur hakikat....

millet tanimida yanlizca dil din irk renkten gelenek gorenekten ibaret degildir tipki gunesin saridan yahut beyazdan ibaret olmadigi gibi aksam vakti kizildir ebem kusagini beline gecirdigi gun yesildir o mavis mavis gozleride vardir bazende ay arkasina saklanip gozlerini kapattigi gun kara olur isli camin isli tarafiyla baktigimizda burnumuzun kapkara oldugu gibi...

millet bir yana onu tanimlayan o tanimlardan en bastakinin dilin dili olsada konussa .. diller arasindaki farkin yanlizca kelimeler arasindaki farktan ibaret olmadigini her cumle yapisinin sentaksinin farkli oldugunu erkek disil cinsiyetsiz oldugunu bazi kutup kenar kosesinde ugultuya inlemeye benzer ses cikarip anlasan halklar bulundugu gibi bazen bagirip cagirip girtlagi parcalayan birbirinin kafayi gozu yarmadan anlasamayan milletler bulundugunu belirtecektir.. kavramlarin farkliligindan dem vuracaktir dili olsada konussa.. bozanin bozuldugunu telefonun televizyonun arabanin havanin suyun etin sutun duzenin bozuldugunu yumurtanin kaportanin kanin moralin motorun midenin bozuldugunu dilin bozulmadigini anlatacaktir.. aci biber yeyip buzuldugu isirgan otu corbasi icip putur putur oldugu gun mustesna kendini tutan yaylarin lastiklerin gevsemesi neticesidir oraya buraya dolandigi o disinda dondurmayi nasil yanliz kendisi icin yemeyip butune gonderdigini anlatacaktir uzun uzun...

milleti butunledigi varsayilan bir kac dil saklatmasi tanim olsa olsa zincirin halkalaridir ..

millet giydigi elbise caldigi enstruman kutladigi bayram gordugu ruya elma soyusu mendil yuyusu kavga dovusu naaber dedigiyle ictigi yedigiyle ayrilir kisim kisim ...

bir kisim millet baligi susi diye cig cig yerken bir kisim milletin gozu ottan pusurden baska gormeyip buldugu gogertiyi vejeteryenim ayagina - ye yesil yesil gor dunyayi isil isil sloganiyla ic ederken fransiz gavuru milletinin damagina hitap edense o yeserti icinde filizlenen sevimli kabuklu dostlarimizdir

italyan gavuru milletiyse akarsu icinden ne cikarsa arka bacagini yerim der.. uzakdoguda hoshos yeme millii gelenektir afrikanin palta girmemis yerlerinde birbirini yiyen milletler mevcuddur.. cin gavurunun en sevdigi tavuk ayagidir tavuktaki ayaktir yine bir millet vardirki ... iste iste sozum onadir en temel gidasi en temel beslenmesi dayaktir... o milletki... suveys kanali boylarinda aclik cekmis..

o milletki... adriyatik kiyilarindan cekik gozlu kizlar diyarina tohum ekmis bayrak dikmis o milletki

onlar onlar yedi duvele kafa tutmus anadolu bozkirlarinda bozlak okuyup bir kac kitada at yurutmus ... yedi yerden kursun yiyip olmemis asirlardir gozu yasli mendil curutmus... bu millet anayurdundan ortaasyadan vazgecmis dini samanligi degistirip islami secmis alfabesinden vazgecmis yerlesik duzene gecip konar gocer yapidan vazgecmis yavas yavas herseyden canindan vazgecmis dort seyden vazgecememistir... biri son siginagi kalesi turk yurdu .. golgeligi cati ortusu bayragi .. solugu sesi olmeden son nefesi yegane hazinesi dili ve sonuncusu olmaz olasi belasi dayak gelenegi...

ilk ana rahminden suzulup gozumuzu dunyaya acisimizla kicimiza ebenin vurdugu saplakla tanisiriz dayakla... bebe az bi kendine geli gibi olu ellenip ayaklanir sssst at onu eee pis .. yime ben sana alma demiyommu gavur bebesi sraaak... ananin bastigi civci olmezmis tesellisiyle ana dilinden once bebe ana dayagi ogrenmeye baslar ardindan calisan ebeveyne sahip bebeye daha yuksek dozda bakici kadin dayagi verilir ... ilk ogrenime baslamasiyla artik dayaga karsi bagisiklik kazanan cocuk okulda ogretmen dayagi yemeye baslayip patlayan kulak zarina sekiz yerden dikis atilan kasina yarilmis dudagi morarmis gozune bakilip ogretmenin vurdugu yerde gul biter diye daha cok dayak yemeye tesvik edilir...

nihaayet cocugun buyuk bir ozveri azimle canla basla verdigi mucadeleler semeresini verip yil sonunda karne dagitiminda eve 8- 10 kirikla donup koklu bir baba dayagi yeyip kolu kirilip hastanede alcili yattigi sure zarfinda ders calisip ogretmene yalvar yakar sinif gecirtilen cocuk ilkokulu zor ser bitiri bitirmez eti senin kemigi benim pazarligiyla sanayiide demirci otoboyaci mobilyaci marangoz kaportaci ustaya peskes cekilip esas dayak nasil olurmus yavas yavas ogrenmesi icin kendine sure taninir... bu sure zarfinda kalfasindan ustasindan yasca buyuk kidemli ciragindan sinirli musterisinden komsu esnaftan dayak yiyen cocugun zihni iyice acilip sanaati ogrenmeye baslar..

eve gec geldigi gunler babadan dayak yemesi ergenlige adim atmis delikanlinin kizin abisinden yedigi dayak yaninda sifir kalir... tipki arkadaslariyla ickiyi biraz kacirip komsulardan ardindan polisten dayak yemesinin yaninda lafinin bile edilemeyecegi gibi ... ardindan askere alinan milletimin en ufak parcasi bu birey .. bu bireyki oranin ana kucagi olmadigini asker ocagi oldugunu idrak eder bi sekilde askere gidip dayak yemeyen yok bende bol bol dayak yedim diye kendine ovunc vesilesi cikarir

asker donusu bas goz edilen bu zavalli maasum yavrucak ... yumruk yiye yiye yumruk atmayi ogrenmis bu zavalli frenkestayn kardesimiz .. artik teoriden uygulamaya gecme luzumu hisseder ... evde disine gore buldugu hanimiyla cosuguyla yaptigi alistirmalari tirubunlere tasir mac sonrasi karsi takim taraftarindan dayak yemeden futbolun zevkini cikaramadigi gibi gosterilerde mitinglerde polisten cop yemeden gercek mucadelenin yapilamayacaginin ayirdina varir..... o kadar dayakla icicedirki nihaayetinde muptelasi olup trafikte sen once ben once gececem n tut sirti kasindigi gece yarilari sonuna kadar actigi muzik sesiyle icip icip anirmasiyla ileri kriz evrelerinde can cekisen bir dayakmandir o... en tehlikeli akil hastasi olarak bilinirki tip dilinde sopa delisi diye anilir... dayak yiyemedigi zaman dayak atip sitiresten arinmasi mumkun degildir bu bireyin ileri yaslilik asamasinda elden ayaktan kesildigi icin cocuklarini torunlarini dovemediginden bu gunler icin yetistirdigi hayirli evlatlarindan sevkat bekler...

efendiler ey kutsal otuken ormani halki

emin aganin az uzun yazin uyarisina ragmen vakit darligindan kisa tutma zorunda kaldigim yazimda konuyu dikkat ederseniz ozetle ele aliyorum aslinda dayak cok yonlu ele alinmasi gereken bir konu

dayak yemeden onceki salgilanan adrenalin.. gecmek bilmeyen saaniyeler ha vurdu ha vuracak beklenti gerilimi yeme sonrasi haz harekete gecen kaslar sonrasi vucudda isinma terleme zararli atiklarin disa atimi... doyum ... duzene giren mekanizma.. ileri evrede aliskanlik yaparsa vakti saati gelince yemeden duramaz... baazisinda yan etki yapar ancak bununda iyi taraflari vardir intikam alma duygusuyla harekete gecen beyin nasil dovebilirim diye planlar yapip dusunme yetisi kazandirir beyne yararlari saymakla bitmez.. ancak usulune uygun dayak atilmali bel altina hayaalara vurulmamali .. isirma cifte atma cirmalama gibi yakisiksiz dayak atilmamalidir...

simdi gercektende kisaca ele aldim saadece akranlarimdan yedigim dayagi anlatsam burdan donetskten angaraya yol olur.. kac gundur sirtim kasiniyo tatli tatli hayirdir insallah... santiyede kavga etmedigim dovusmedigim adam kalmadi simdi hepsi benle kus dargin karsilasmamak icin yol degistiriyorlar... aksam carsiya cikiyom soyle agiz tadiyla bir dayak yemek icin ugrasiyorum .. ukraynalilari o kadar tahrik ediyorum kibarca gulumseyip cekip gidiyorlar.. bu kadar sinir bozucu millet olamaz yaaa... <font color=red><b>*bu kelimeyi kullanmak yasak*</font></b> <font color=red><b>*bu kelimeyi kullanmak yasak*</font></b> ellerine birer kitap almislar aksam aksam is donusu otopoa minubus tramvay icre onu okuyorlar ... insan bu kadar ruhsuz olamaz... halbuki bizde olsa gecenlerde bir bayana oturacak yer vermedigi icin oturan yolcuyu bicaklayan centilmen ayaktaki yolcuyu okumussunuzdur gastelerde televizyonda... kapiyi sert kapattin bozuk para vermedin diye racon kesen soforu en arka koltuktan firlayip yumruklayarak yere indiren kizgin yolcuyu gormeyeniniz hemen hemen yoktur... dayak bizim olmazsa olmazimizdir... ben seni yeeemeeedeeen doymam doymaaam doymam doymaaam gizilcik sopaaam...

gercektende durmus dayi halami dovmek icin angaradan otoposa atlar kasabaya gelince cip tutar koye varir dedeme selam verip kayin baba avradla az bi gonusacadim deyip assaada kendini bekleyen cipci naadirin cipe halamla biner hic bir sey soylemeden angaraya demete varir eve girince ben sana babangilde bi gun kalip donecen demedimmi diye dover aksam yemegi vakti gi kotu avrat hani ne yemek yiyecez caniiyn istedigi bi sey varmi aliyim geliyim diye gonlunu alirmis... sabahta caya seker atmadin diye dovup baba evine geri yollarmis simdi ikiside hicaza gittiler halam bunlari anlatirken guler acaballahim o zaman hic aklim yokmuyduki istesem ben bu gokak herifi dovemezmiydimki der ( gercektende muhide halamin boy pos kendimi bildim bileli ve haala su an yasliliklarinda durmus dayimin iki katidir) emme biz babadan anadan oyle gormedukku gocaya el galkmaz oyle deelmi surmeli ekligim der durmus dayim gi kotu avrat simdi tokatinan bi girisirsem der su bitik yasli haalinde biz guleriz... gercektende akrabaalar icinde dayak yemeyen aile bireyi hemen hemen yok gibidir .. her iki teyzemde en fazla dayak yiyen bireydir.. teyzemin esi rahmetli hakki dayi kotu insanmiydi... hayir... su an bile saygidan ziyaade sevgi ile hatirladigim bir aile buyugu idi.. evi misafirle dolup tasardi kim gelirse gelsin kapiyi o acar gozlerinden ates fiskiran haaline tezat gulerek buyur eder buyuk bir alcak gonullulukle egilir istisnasiz kim olursa olsun ayakkabisini egilip alir yuksekce ayakkabiliga kordu.. icerde o kisi oturmadan oturmazdi.. yakup dayida oyle...elbette egitimsizdiler...okuma yazma bilmezlerdi ancak kuran okumayi bilirlerdi hesabi ve rakamlari tanirlardi.. bence kanimca egitimden ziyaade aldiklari kultur ana babadan oyle gordukleri birde cevrenin etkisi ile ilgiliydi sanirsam..

gercektende bilen varmi bilmiyorum kina gecelerinde bizde ilginc ilginc oyunlar oynanir... soz temsil... seherde dugune gelmis toy bir kurban bulunup arkadaslar arasinda eglenecez sen su iki kadinin kocasi olacaksin diye kadin basortusuyle yuzu kapatilmis iki erkek gosterilir basina havlu gecirilmis biri imam diye tanitilip guyaa nikah kiyarken bizde adet boyle gerdege kadar damadin eli baglanir diye elleri arkasindan baglanan toy kurban nikah kiyimi muteakibinde yanyana yatmis yuzleri esarbli iki erkegin arasina boylu boyunca uzatilir.. guyaa kadin olan kadin esarpi giymis arkegin biri sesini inceltip benimlemi yatacan erkegim benim diyince seherli yer yurt adet bilmez toy kurban evet der demez diger kadin esaroli erkek basardi tokadi ben nerde kalicam oyleyse diye.. toy yalvar yakar tamam senle kaliyom deyince bu kezde ilkinki basardi samari.. sirita sirita bakar seyreder cok eglenirdik... gercektende dugunde davulcu dovmek gelenekti bizde davulcular bizim civara iki misli fiyata gelirdi makaami tutturamazsa davulun gafada paralanacagini bilen davulcu tokmagini curuk tahtadan alir getirirdi.. dugunde sin sin atesi diye buyuk dev ates yakilir ates etrafinda oynarken hizla gelen biri digerinin sirtina vurmak icin hizla gelirken oyunu oynayan birakip kacmaz hamleden kurtulma icin atesin sola saga bi yana doner savabilirsa devam eder savamazda yikilirsa oyunu birakir vuran oyuna katilir ardindan onu devirecek bahadiri beklerdi...

bingoz koyluleri ile hotmaz bayirinda mera icin yapilan kavgamiz meshurdur bingozlular urus gavurunun topu gibi tas atiyorlar diyorlarmiz bizler icin .. ertesi gun bizden biri carpismanin yapildigi dusman koyun geri puskurtuldugu koca cay kenarina baliga gitmis bi taane bile balik tutamamis ama dusmanin kacarken dusurdugu ne kadar ceket pantul don balta tahra caki cakmak ayakkabi heybe varsa serpme agiyla tek tek cikarip ganiimeti eve goturmus... gercektende kibrit oyunu diye koy odasinda oyun oynardik kirpitin dusus sekline gore kimi miktar kimi candarma biri vaali olur dayak gelirse belden sokulen deri kalin kayisla muktarin emre gore hafif ortasekerli alafli seklinde candarma olmaya hak kazanmis sahsin insafa el siddetine gore eline kemerle vurularak allah ne verdiyse... dovulur eli siziltisiyla kibriti sonraki ellerde duzgun atamayip alti yedi el dolanilir dayak yer en son candarmaligi yada mukdarligi alip az once kendine dayak atan yada attiranin el soyulup deri yuzulene kadar vay haaline.. bogazlanmis cocugun kani gibi akti zaman da yazmistim ananin babanin hakedemeyip koye sepetledigi para mazaarat bebe belik mektebin yaz taatilinde koyde teror estirir hasere gibi bag bostan dagilir bahce yaagmalar bekciden bostan sahibinden dayak yerdik .. simdi gercektende su yasa geldim aklim basa geldi ... asiriya kacmamak kosuluyla gunu birlik yenilen bir iki tokatin tekmenin sinirsistemi duzensizliginden kan dolasimi bozukluguna yuksek tansiyona sekere hazimsizliga uykusuzluga deyin sayisiz yarari vardir bence...

bakin benim bu kadar ince fikirli olmamda yedigim dayaklarin cok etkisi vardir

bu kadar saglikli dusunebilme yetisini yedigi dayaklara borclu olan ben fizigimdeki kusursuzluguda bakin.. bakin... gel gel yakindan bak dayak sayesinde edindim bak bak profilden bak...

simdi yaa gercektende atasozlerimize bile girmistir dayak cennetten cikmadir dogulmeyen denenin asi olmaz gibi ... insan karekterinin oturmasinda kisiliginin gelismesinde dayagin onemi yadsinamaz keske kizlarida alsalar askere onlarda hayati tanisa bilse yerinde atilan dayakla muhatabin mutemaadiyen sikinti veren rahatsizlik verici davranisindan korunuldugu gibi toplumda huzursuzluk yaratan kisilerin caydirilmasinda onemli rol oynar buyuklerimizden biri esref pasa bunu nush ile uslanmayani etmeli tekdir dizeleriyle dile getirmistir gercektende dayak yemeyen bir toplumun ayakta kalmasi dusunulemezde ginede sanki yaslilarimiza karsi biraz daha anlayisli davransak iyi olur gorusundeyim annen hayat kadini bile olsa yasliliginda bakacak durumun yoksa geneleve sirtinda goturmelisin telkini veren bir islam terbiyesi ebeveynin karsisinda ooof diye sizlanmaktan dahi men eder.. gercektende bir ayagi cukurda bugun var yarin yok savunmasiz bakima muhtac bu insanlar birakin oz be oz ananiz babaniz ebe dedeniz olmayi tanimadiginiz kisiler bile olsa birakin siddeti hor gormeyi kotu soz soylemeyi biz onlarin yasina gelince nasil duruma dusecegimiz kaygusuyla hurmette saygida kusur etmemeli herseyden once insan olmanin getirdigi sorumlulukla otobuste dolmusta yer vermeli yoldan karsiya gecerken gerekirse koluna girip yardimci olmali bunun bize verdigi vicdani rahatlamayi iliklerimizde hissedip kucuk mutluluk parcalari almaliyiz hayattan hal hatirini sorup hayir dualarini almaliyiz .. gercek turk gelenegi bu olmali bence ... bu disinda kusluge darginliga paydos kavgaya devam ... kafa goz yarmaliyiz yeri gelince bence.. cok zaman olduren degil olen sucludur bence... gercektende haziran temmuz toparlanirda insaat donerim yurda umut ederim soyle karsidan sertce gelip omzuma vurup bana davetiye cikaracak birilerini ozledim... bu gun secim arefesi yanikovicmi olacak timashenkomu lushenkomu belirsiz millette gerilim bugun umutla bekledim nerdee.. kismet nasip... ey milletim can sikintisindan catliycam bi gun bu diyari kuffarda allahtan internet diye bir sey varda hic olmassa agiz dalasi neyi yapiyom arada bi gerci sahicisi dalasin yeri tutmuyoda hic olmassa az bi sitiresim neyi atiyom konuyla ilgisi yok ama ornek teskil etmesi bakimindan onuda veriyim ekte cokca selam herkeze...

a simdi gercektende.. evvelki gun -27 derece oldu hava o gun aksama degin saz caldim sogukta... ustu basi acik bi insaat sozde yazin yetistirememislerde felan fistik kaba halde kolon kiris kat betonu atmislar oyle kalmis ne duvar ne kapi nede baca... her yan acik ... bize vermedikleri esirgedikleri isimaklari 17 kat yuksekte olacak ofis binasi insaasi icin ( su an 6. katta) kullaniyorlardi branda cekip kalibi cakip hasir demiri doseyip betonu atiyorlardi... gunluk bir tonu askin mazot ( isimakcilarin ifadeye gore) beton priz olana degin yakiliyordu ... ( o harcanan mazot parasinin yarisinin yarisiyla eninde sonunda kaplanacak dis cephe kapatilip cami cercevesi konulabilirdi o kadarda para artardi demekki kazaniyorlar...) gecen benim nizamiye bekcisiyle papaz oldugum gun ickili olarak geliyorum seklinde damgalandigim gunun ertesi sabahi gece isimak bekleyicinin sabah 8 de gelecek gunduzcuyu beklemeden 7 de kahvaltiya gitmesi sebebi neticesi ile bir saat icinde kolon demiri betonu atilmis kat beton kalibi cakilip hasir demiri dosenmis ancak kat betonu atilmamis ancak kolona atilan betonun donmamasi icin sekiz on isimagin calistigi branda icinde isimagin artik hangisi tutusturduysa brandayi kalip tahtalarini benim geldigim saat 7 30 da henuz 15 20 metrelik alan icindeydi .. ben gibi is elbisesini henuz giyinmemis yemekhanede karnini doyurma yerine alisilmis disi bir kahvalti yapmayi tercih eden arkadaslar yangini seyrederek karin doyuruyorlardi.. seyretme yerine tutusan kismin az ilerisinden direkler tahtalar ayrilip biraz kontrol altina alinabilir turk sermayesi korunabilirdi onlarda bi caba gormeyince bende seyretmekle yetindim .. simdi gercektende firma yalakasi diye adimin ciktigi bir yana kisisel sondurme girisimine soyunsam sarhos geziyo soylentisinden gayri birde deli diye nam salardim adim deliye cikardi o icin cesrret edemedim gercektende agzima icki surmeden yurumeme bakip sarhos diye damgalayan bekci gercekte sarhos olsam ne derki oda ayri merak konum kimbilir ortaya ne matah bi sey cikardi :0(( ) itfaiye 8e on kala damladi o zamana degin isimak depolari infilak edip mazot parliyor her tarafi cehenneme ceviriyordu .. kameralar geldi ukrayna tvleri gosterdi velhasil yandi bitti kul oldu turk isci emegi milli servet... isimak bekcisini ertesi gun sutladilar benim gonlumde yatan aslan sarhos diye itham eden bekcinin sepetlenmesi yonundeydi nasip kismet ... o gun en veciz sozu yanimizdaki ermani gavuru gena soyledi ne guzel odun bulma sikintimiz bitti catidan assagi dusen yanmamis odunlari yakariz dedi ... kendini uyardim aybediyon dedim.. o gun korkudan ates yakamadik ondan evvelsi bi kova teneke icinde yakip ardimiz donsada az bi el ayaag isitiyoduk ertesi gun asiri soguk bizi mezer hirsizligina itti gittik o yangin artigi parcalardan az bi tutusma asamasinda ortalik ana baba gunu oldu poroje muduru yasak etti diyen sefinden yardakcisindan bissuru firca yedik kemiklerim dondu boru degil eksi 27 ayakkabi beton gibi oluyo esnemiyo robot gibi adim atiyon burun hissiyati yitirdi sumuk bi sarkiyo taa dudaama allahtan igrenc yesil felan degil su gibi ag pag.. az bi burnum ucunu siliyim diye isaret parmaam basparmaamla yara olmus ucu sivazlayarak burnu incitmeden sumugu burundan ayiriyom kolumla dudaaga yapismisi temizliyom ...184 kisinin dondugu gun yanlizca donetskten 4 ceset cikti ... artik timosenkoyu sececeklersede yusenko devam edeceksede su secimde gelsin ulasima bi cozum neyi bulsunlar artik itis kakis git gel iceri girme bi dert disari cikma bir dert az yurume kapagi net kahvehaanesine atiyom yariyol.. dun forsaya cene yetistirdim otekilere gelemedim baglanma ayri dert hurafeye itikatim yok 13 lomerolu komputuru verdiler ondanmi bilmem az biraz bakindim yanit veriyim dedim onuda gondermeyi basaramadim.. kapandi ciktim... simdi yaa gercektende seyh ucmaz ucururlar ... adamlar kendi kafalarinda beni oyle ucurmuslar oyle milliyetcilik suyculuk buyculuk misyonu yuklemislerki bana ben neymisim aabi diye kendim kendimden korktum .. vaktiyle nickimin basi diye bi yazi yayinlamis rk olan nikimin basindaki pantu nun pantulun rahati kumastir sozcuklerinin kisaltimindan elde edilim oldugunu belirtip bi pantul macerami anlatmis ( gercekten sanalda kaybolan o denli yazim icinde klasor olusturma oncesi kayboldu gitti ) yaarin coluk cocuuma belki bisey birakamam ama serefli bi isim birakirim diye kalkip patentinide alamadigim nikimin adres uzantilari bile heklenince o yazilarda gitti elinde olan varsa verirse minnettar kalirim... gercektende maalum koro cikmis sartli refleksle agiz kenarindan salya salmakta...

vurun efendiler vurun... yarin kafa gozumu vur kardes vur sende vur surda saglam bi kac disim var onuda sen kir .. ellerin dert gormesin hah kir burnumu portlet gozumu ... eee pes yaani hadi cakal feridunu anladik o cakkalligini yapiyo.. bi kac tilki beni yere yikarda acep az bi kan yaliyabilir les yermiyimki diye..

fakat su dokuntuye ne demeli gelmis benim kilisenin duvara isiyo...

- lan sayin dokuntu bey kardesim su sira hic burnuna kesif bi toprak gokusu neyi geldimi len ?? hic leylek neyi gordunmu havada heee???... velaa havle velaa guvveten

gwxs gibi kadirsinas akli basta ehli sunnet akli selim kisi cikmasa bunlarin tek merkezden yonlendirilmis algilama izan idrak kapasitesi olmayan porogramlandigi bicem muhalefete odakli robot oldugunu dusunecem... icimden seytanda - bakma bu isim enfilasyonuna buda o bicim bi deliki 8- on isim adi altinda kendi gibi kalabalik hemfikir varmis gibi gostermeden zevk alan ayri tur pisikonevroz diyor... gercektende mumkun bu baska tur olamaz baska tur dusunulemez... qwxs yi ayir otekilerin bu denli cahil olabilecegini sanmiyorum... bi konunun bu kadar ici bosaltilabilir carpitilabilinir anlamca saptirilabilinir pes yaaaniii..

tasiyici rahip olmaliymis rahip niye tasiyormus ... peaaah .. bes yasinda barnag gada bebe bunlardan akilli .. kilise rahibi tasiyamazda o icin ... simdi ben bunu dedim maalum koro sazan halinde zipliyacak rahip niye kendi tasimiyomus parasimi yokmus kamyon agir geliyosa taksi tutsunmus felan fistik... yuh yaaaniii...

hamal papaz degil avrupa idi .... kara kita ise karakutu... oyleyse sen kimsin ben kimim ???... camursa humuslu toprak.. ooof yaani...

 

el insaf yaani forsayada soyledim kendi kendimlen celiskiye dustugumu itiraf ettim .. o havlar diye bendemi urmeli idim ana fikir oydu cok yerde fikir ortaya surmedim parantez acik biraktim aralik kodum... hirsizin hicmi sucu yok??? amac sizde uzum yeme diilki yol kardes yol surda taa tepede bi tutam sacimi kaldiydi onuda sen yol ... helaal olsun ne diyim ... yaani bu kadar demagoji yapilabilir bu kadar taaruz edilebilinirdi ... butun dunya tepki gosteriyo dedim kendi capimda nacizane tepki verdim bari dinime soven muselman olsa bu kadar isaci dan isaci isevi oldugun bilmezdim bilemedim efendiler... al surda az iman kirintim vardi sok kardes burnunu icine karistir onuda sen cikar.. hayir imanimin muhasebesini benden iyi bilip defter tutuyonda o icin ... ote tarafa hamala en ufak laf yok onun kendi inancsizligina laf yok onun hakiki inancinin su olmasi gerektigine katilim yok o devre erisilse belki soyle soyl;e olabilirdiye yanasim yok... en basit tartisma hilesi kisilige saldiri saldir kardes saldir vur abaliya .. hipotezden yola cik varsayimin hukuksal dayanagi olmazmis ne gam .. surda iki saglam kulagim kaldi onuda sen kopar... cikarabildiginiz anlam maana anlayis bu yaa helaal olsun...

PA
09.04.2006 04:06
#13

Yasamak Icinmi Yemeli

 

 

muradin anlariz o gamzenin izanimiz vardir

belki soz bilmeziz amma irfanimiz vardir

guzel sevmekte dahi muskulun var ise bizden sor

bizim o fende dahi cok tahkikimiz itkanimiz vardir .... nefi

 

insan eyleminin temel amacinin haz alma oldugunu daha onceki derslerimizde gormus icimizden hamurisi agirlikli beslenme kirsal koken obez derslerdense az geri arkadasimiz pani karatahtaya kaldirdigimizda mutlulugu bize kisaca iki kelime ile ozetlermisin diye soru sormus -sikintilardan irama seklinde yanit almistik hatirlarsaniz...

simdi yaa gercektende baska bir ifade ile insan mutlulugunu hayattan zevk alma duyusu olarak tanimlarsak bu zevk alma duyusunun onune gecen ket vuran gunluk sikintilar maddi manevi sancilar tasa keder agri sizi yorgunluk uykusuzluk aclik duygusu susuzluk cekme ozleme ayakkabinin vurmasi corabin kacmasi havanin bozmasi gibi kaygilardir...

bu kaygilardan iramanin en kestirme yolu hemen burun dibimizdeki idealar ulkesine anlik dalislar yapip az serin hava almaktan gecer..

gercektende.. hicbir ulkede fahride olsa elciligi konsoloslugu bulunmayan bu ulkenin vize sorunu olmadigi gibi pasaportda sokmemektedir... ulke sinir kapisinda istenen belge fazla hirpani olmayan bi kilik kiyafet iyi doymus karin dingin ruh hali temiz bir kalptir.. kalis suresini uzatma icin oturum alma esnasinda gorevli memura otuziki dis gosterilip dudaklar kulaklara dogru yayilip gobek hoplatilirken agizdan hah hah hah hih hih hih diye ses cikartilip gozler kisilarak goz cevresindeki deri kiristirilarak komik ve cirkin bir hal alinir...

uyku hali ise gecici olarak transit vize ile seyahat hurriyeti saglar...

bu disinda gunu birlik vize ile agir bir yemegin ardindan sikintiya donusmus tokluk hissinin mevcud kaslar uzerinde yaptigi dogal baski ve gerilimin bertaraf edilip bir sonraki gerilime kadar iplerin cozulup gevsetilmesi gobegin rahatlatilmasi olayidir mutluluk...

insan adli hilkatin yaratilis sonrasi cennetteki yasak meyvayi yemesiyle baslayan surecde nefsi emmare dedigimiz icimizdeki seytan ... kendinin ayakta kalabilmesi icin en bas sartin iyi bir kamuflaj oldugunu bildigi icin gizlendigi yer olan midede onu iyice gizleyip ortecek muz et sut bal baklavayi her daim etrafinda gorme ister...

bu icindirki cevremizde gormeye alisik oldugumuz kirkizlik arsizlik para icin adam vurmalar adam satmalar tek beden sermayesi et pazarlamalar gelene agam gidene pasam demeler yalan dolan dalavere... bu icindir kendi icindeki ruhu ozu gizleme surati maskeleme maymun gibi sekilden sekile girme kopruyu gecene kadar dilin kahverengi olusu buldugun etegi opme bu icindir...

bu icindir katlandiginda kirilmayan cepte fazla yer kaplamayan cok agirligi olmayan yere dusse parcalanmayan yesil yesil kagitlarin icadi...

laakin suda varki...

ben bi insan goreyim ciksin o desin ciksin bu insan - omrum boyu calisiyim cabaliyim peynir zeytinden baska gozum bi sey gormesin ama sonucta zengin olayim desin samimi soyluyorum kazandigi para doktora ilaca inneye yetmez... gercektende bi insan para kazanma icin sagligi kaybetse parayi buldummu sagligi geri kazanma ugruna parayi kaybetse ... ohooo ne guzel neye varir bunun sonu...

bi insaaan omrunuuuy neyeee vermeeeliiiy tukenip bitiyooor omur dediiiyiin... kaldiki biriktirdi biraz para damatlarina birakti kendi yiyemedikten sonra..

butun canlilar gibi insanda beslenme ile ayakta kalabilen canli turudur atalarimiz bu hadiseyi ac ayi oynamaz vecizesi ile dile getirmislerdir...

topragi bol olsun buda efendi dogdugunda diyari hintde adet oldugu uzre bir kahin cagirip yildizina baktiriyorlar.. kahin bi kalayli bakir tasa az su koyyo icine az tuz atiyo falciligin sermayesi yalan soylemektir diye yuklen baba yukleniyo - aha bu yavrunun yuregi kabarmis ama hic sorun degil ilerde coh boyyuk adam olacak bu cocuk iyisimi siz bu biraz palazlaninca sarayin hizmetine verin orda yetissin diye baglama cekiyor...

buda sekiz on yaslarina gelince ebeveyn denileni yapip sarayin hizmetine veriyorlar budayi... buda sarayda cok seviliyor hizmetkarliktan aliyorlar bunu el bebek gul bebek yetistiriyorlar yedigi onunde yemedigi ardinda guzel giyitler guzel binek atlari felan fistik....

gel zaman bu yirmi yasina felan gelyor bi gun sikintidan patlayip saraydan disari cikiyor cikis o cikis.. tebaanin arasina karisiyor karisis o karisis... genc bir adamin cenazesi yoksul ac sefil insanlar gozleri ama biri kollari bacagi olmayan sakatlar yetim yavrular... insan oldugunu hatirliyor..

- eyvah! ben sarayda varsillik icinde yuzerken bu millet... bu millet... sozunun sonunu getiremiyor hickiriklara boguluyor bogazi...

yedi yil daglarda bayirlarda ac susuz sefil bir hayat suruyor ... buldugu bitki kokleri agac yapraklari felan allah ne verdiyse ... bir dost bir post yeterin avare versiyonu ... en nihayetinde hidayete erdigi incir agacinin dibine gelip agacin govdeye takatsiz bir deri bir kemik kalmis govdesini yasliyor .. az soluklanma icin.. artik bunun yaslanis esnasindaki sarsintidansada az bi ruzgar esip silkelediysede bi kac incir dusuyo bunun basina... bitkin kollari yardimiyla bitap agzina atiyor dusen incirlerden birini halsiz cenesi guclukle cigneyip yutkunarak umukten assagi indiriyor..

gunlerdir calismamaktan pasli mide ani gelen besinle beyin merkezine uyari sinyalleri gonderince kafa buyuk bir gicirtiyla calismaya basliyor..

- yillarca bolluk bereket icinde sefahat icinde yasadim insanliktan iradim yuregim tas bagladi kendimden utandim.. yedi yil daglarda pejmurde bir yasam tarzi benimsedim bana hayri su oldu beden yiprandi dimagim koreldi temelli ademiyetten ciktim .. demekki bunun bir orta yolunu bulmali ne cok sicak ne cok soguk ne cok az ne cok fazla .. ne asiri tok gezmeli nede cok aclik cekmeli .. kararinca olmali her sey...

iste putperest tebaasinin onun heykeline tapmasi disinda yegane getirisi felsefi baglamda yolun ortasindan gitme ogretisidir... gercektende ac adam gereksiz adam bir giram et bin ayip orter..

bir genc kiz ne kadar cirkin ne kadar kaknem olursa olsun eve dunur geldiginde misafire bi yaprak sarmasi yedirilir ( tadi eksimence oldugu icin kurbanin tat alma duyusu felce ugrayip korelsin pirincin diriligini yagin fazlaligini tuzun azligini kavrayamasin diye) ardindan -bizim kiz laf aramizda bi karniyarik yapar ... dumenine yatilir... kurban can evinden vurulur...

oglan ne kadar tipsiz olursa olsun hic onemli diiil ne kadar kus beyinli olursa olsun o kadar iyi ya nisanlilik suresince su pastane senin bu muhallebici benim iskender yermisin hayatim .. baglanmayacak asktan cildirmayacak genc kizimizi dogurmadi analar...

gercektende erkegin mideye giden yol haritasi cikarimi bu icindir... bu icindir can bogazdan gelir deyimi bu icin kaz gelen yerden esirgenmez tavuk.. nefsin korelmesi icindir...

ac insanin kamburu cikar nefesi kokar yuruyus tuhaflasir piskolocisi bozulur sapik supuk konusur.. urkek cekingen olur gozler fersiz beden isisi dusuk olur eller cepte basi yerde kaslar catik seytan gibi gezer carpacak adam arar asik suratlida demeyim resmen suratsiz olur ...

tok insanin hali baska olur musfik sorumluluk sahibi anlayisli olur sen sakrak civil civil fikir fikir olur saclari parlak derisi gergin beden yagli yagli olur karin icine uzanip yatsin usumez - aha insan buldum diye tutacak olsan eline mutlak bi sey gecer bos cuval nasil ayakta duramaz dolusu durursa tok insanin yuruyusu bile onas olur...

et giren yere dert girmez verem ayak basamaz besili insanda mikrop barinamaz .. kalp basta olmak uzere bir kac hastalik haric butun hastaliklar iyi beslenmemis dolayisiyla direnci yitirmis sagliksiz ac vucutda olur...

eveli fenni usulleri bilmedigimiz devirlerde koy yerinde oldukca mutevazi beslenme bicimimiz olurdu.. bortdurme adi verilen islemle yesil mercimek sabah ocaktaki atesin uzerine konulur tasmasin diye tencerenin kapak az aralanir baska bir kabta kuru tahrana islanir tarlaya tapana gidilirdi...aksam eve donuste evde yokken bile odun atesi sonsede koz ustunde bile hayli zaman kaynayan yesil mercimegin su suzulur hambar adi verilen kalin birbirine gecmeli kalaslardan orulu kapisinin anahtari evin hanimagasinda bulunan gelin ve kiz haricinde kimseye verilmeyen anahtarla acilan hambardan hayvanatin ic yagi ve kuyruk yaginin eritilip tuzlanarak ici oyulmus su kabagi yada tahta agda kutusuna basilmasiyla olusturulan yaga don yagi adi verilir eger bir miktarda et filan varsa icinde gakirdak diye adlandirilir iste bu don yagi yada gagirdaktan bir kac kasik alinir sabahtan suya isli tahranaya katilir ici kalayli disi isten kapkara bakir tencereye bosaltilir o bortdurulmus mercimek ilave edilir tahta kasikla karistira karistira pisirilir kaynar kaynamaz ocaktan alinir.. yine kucuk bakir tavada tereyagi kizdirilip mevsim yazsa dalindan taze koparilmis korpe yesil biber bu tereyagi icre oldurulur.. yine dalindan taze koparilmis kipkirmizi olmus domatese bicagi degdigin anda sogan zari gibi ince dis kabugu patlar suyu fiskiriverirdi yagin icine ...

corba sinide az sogur gibi olana degin koz ustunde bazlama ekmegi gevretilir corbaya dogranir.. tavadaki oldurulmus yesil biberli domatesin suyundan baska birseyi olmayan tadi kokusundan sarhos olunan domatesin sosuylan tereyagi ocaktan alinir alinmaz cozur cozur bu corbanin ustunde gezdirilir karistirilir besmele cekilir allah allah nidalariyla yumulunulurdu...

o devirler elmalarimiz kurtlu ve lezzetliydi.. toprak hile hurda bilmez bakirdi.. suru suru kuslar gelir cam gibi temiz cayimizda suru suru balik olurdu.. yerli bugdaydan eksi mayadan ( ilk kim ne sekil yaptiysa mechul atalardan dedelerden gunumuze gelmis teknede hamur yogrulup ekmek yapildiktan sonra tekne kenar kosesinde kalan kirinti hamurlar iysiranla kazinir un dolu bir kaba konulur kendi kendine eksir mayalanir bir dahaki ekmek yapiminda maya olur sende olmassa komsudan alirsin onda yoksa sen verirsin fenni mayalar bira mayalari oncesi maya) yapilmis ekmeklerimiz coreklerimiz murul murul kokar yavan yesen tat lezzetini alirdin... tarlalara bilincsizce sacilan zehirli gubreler kimyevi ilaclar olmazdan once dogal hayvan gubresiyle yetisirdi hersey o gubre ot icinde bortu bocek kurt olur kuslar yemeye gelir kuslar yedikleri meyveleri sebzeleri gubreleriyle daga tasa tasir oralarda ilk yagmurla dagin yamacinda tek basina bir karpuz domates kavun nohut biter hayvanlarimiz onla beslenir cok leziz etleri olur dagda kendi basina yabani olarak buyuyen armuttan yaban elmasindan sel sularini tutup toprak asinimi onlesin diye bilincli dikilen haric demin bahsettigim sekilde tabiatta cogalan yetisen igdelerden yerler sutleride guzel olur bardaktan yarisi bosalmaz koyu sutu olurdu... sonra o naalet olasi fenni ilaclar canina okudu guzelim kuslarin sel sulari ilaclari akarsulara tasiyip baliklarin soyunu tuketmezden evvel gectikleri dere yataklari meralar boyunca guzelim cayir cimenin ucgul otlari dag yoncalari sayisiz yesil bitkinin kokunu kuruttu.. ayakta kalmayi basaran sert kosula dayanikli bi kac diken kazik gibi ot turu disinda bitki kalmadi nerdeyse.. etlerin sutlerin bu denli yavan olmasi bundandir..

kuspe kuru saman fenni yem ile beslenen hayvanin vicik vicik yag baglayip et araki bulasini hicir hicir sinir olusu bu icindir... topragin yalama olmasi her yil daha fazla gubre isteyip topragin toprak olmaktan cikip yerli irki bitirmesi sert iklime dayanikli rus bugdayi pirinclikten cikmis kaliforniya gulu adi alti misir pirinci adi alti satilan birak pilavi tavuk yemi olmaz pirinc bundandir...

halbuki tahranadan sonra pilavi bas taci etmistir bizde millet... bi gun patateslisi beriki gun bortdurulmus fasulyelisi taze yada kurutulmus patlican dolmalik biber sakiz kabagi ici pirinc yerine gore az kavrulmus ciger yahut kurutulmus taze fasulye ile yaninda ayranla sofraya konur baska yemek olmaksizin karin doyurulurdu hemde ne istahla... simdi gercektende bakiyorumda uzun sureli yol depo pazar sartlarina dayansin diye gomgokken koparilip az yolda kizaran karpuz kabugu gibi kabuga sahip icinde bi giram su bulunmaz lezzetsiz hormonlu domates odun gibi baldircan kazik gibi yesil biber sofraya kondugunda firincilarin daha fazla nemli gozenek daha fazla kar anlayisiyla bol maya katilip sunger haline gelmis icinde kof bir hamursuluk tadi bol kepege bulanmis kabugunda adamin damagini yaraeden bir zimpara tasi havasi olan ekmekle vazife savma babinda yenen yemekte insan bitmez bi ozlemle lezzet arayisina giriyor.. gercektende enderde olsa ele gecirmeyi basardigimiz bi koy tavugunun yumurtasini cig cig icsende olur ciftlikte kuru saman besiye alinmisi degilde az kirda yayilmisi bir kuzu ele gecirdimmi agzi iki cap cap ettirip eti govdeye lok diye indirdikten sonra kemigin icindeki ilik agizla emile emile ice cekilip cikarilip yutulmali bence.. o disinda besinlerimizdeki yavanlik cigsilik almis basini giderken gunumuzde ahcilara cok gorev dusuyor bence.. hatta ilk ogretim caginda okullara ders olarak konmali bence yemek yapimi... gercektende ayni eti kusbasi dograsan ince ince yazsan kiyma haline getirip pisirsen farkli lezzet tonlari elde edersin.. ayni eti mangalda sacda suda guvecde pisirsen farkli nuanslar alirsin .. ayni eti ayni bicimde yeni alimunyum tavada birde kararmis yanmis is baglamis alimunyum tavada pisir fark tabak gibi belirginlesir kararmis yanmis alimunyum tavadaki daha guzel olur hele birde altta yanan odun atesiyse teflondu celikdi fasa fiso bence..

her seyi bir yana birak ete bicak vurulusu bile cok onemli .. gercektende hasladigimiz zaman iplik gibi ayrilan lifler bir yana dogru taranmis gibidir iste o lifleri boylamasina kesersek kizartma yaparken ustuste dizilmis boru gibi siralanir en alttaki boru atesi alip bir ustekine iletmez iletemez .. en altaki kizarir kararir yanar ceviririz bu yani bu yan kizarir yanar pisti sanariz orta cipcig cikar gelir hicir hicir kipkizil cikar gelir... oysa enine vursak bicagi dik dik dikilmis boru icindeki su buharlari altan aldigi hari en uste iletir... tavadaki yagi suya bogmamasi icin cok iyi kizarmis yaga attigimiz dilimleri cok harli ateste bir sure daglamaliyizki boru uclari buzussun boru agizlari kapansin.. sonra hari kesip orta ateste altust yapsak cok guzel piser..

kendilerini becerikli ahci diye tanitan cok sahtekar gordum.. iste sogani kavurur ardindan dogranmis eti icine atarim diye martaval okumaya basliyor..

efendiler ey kutsal otuken ormaninin halki.. sakin ola bu hataya dusmeyin sogan once kavrulur et sonra atilirsa diri kalir iyi pissin diye israr edersen sogan kavrulur siyah siyah olur yanar et yine pismez daha dogrusu istenen kivama gelmez.. once eti kavur kabarcik cikma islemi bitsin yaginda.. bu pisme alametidir.. sal icine sogani sabaha kadar pisir sogan yanmaya baslamadikca ete bir sey olmaz pambuk gibi yumusar guzellesir agiza yayilir... ginede bunun en guzel pisme bicimlerinden biride sato biriyantinidir kalin iki dilim et arasina yine kalin bir dilim et konup firina verildiginde distaki iki tanesi yanar kavrulur ama ortadaki tam kivaminda yimisacik sulu piser

simdi yaa gercektende yuzunuzu gormesemde icinizdeki ofkeyi gozunuzden okuyom .. millet yemeye ekmek bulamiyo sen neden bahsediyon dediginizi duyar gibiyim .. ama sizde benim kisitli imkan gavur memleketinde adam gibi et yemeye hasret kaldigimi unutuyorsunuz.. gercektende islami usulunden vazgectim ilmihal kitaplari zaruret karsisinda cevaz veriyor..

ancak acep domuz yagimi etimi karistirdilar diye saurmacisina yemin billah ettirmedikce almiyom alincada tupgaz atesinde pismis anlamsiz nesneden zevk alamiyorum... gunlardir iyi pisirilmeyen patates bezelye lahana yemekten bi hal oldum et yemegi ciksada onuda rezil ediyorlar bezelye salca patatesle... evde ocak var tava tencere aldim omrumde boyle cins ev arkadasi gormedim aksam fare gibi kasar peynirine saldirip yiyorlar et tavuk balik sevmeyen bu adamlarin turklugunden suphe duyuyorum desem inanin bana.. ayni evde kaldigimiz halde gunlerdir konusmuyorum.. bu koku ne demesinler diye bana bulasmasinlar diye hic bir seyde kizartmiyorum.. aklima et geldi et sart degil tabiiki kizartmanin her turu amenna yogurtlayip samirsaklayip yiycen can bogazdan gelir... yada en basitinden sehriyeler birbirinden ayrilsin diye limon sikilanindan soyle tavuk suyuna bi sehriye corbasi olsa ne guzel olur... yine yeter..

buraya uc otuz para icin geliyoz bura halki ne yemeyi biliyor ne icmeyi kafkaslarda guneste kurutulmus takir takir baliklar.. fume denen islenmisi tuzlanmis takir takir dondurulmus vakumlanmis konserve baliklar.. kolbasa sosiski dedikleri salam sosisleri yiyorlar sabah aksam bide patatesle lahanalari var.. ne ispanak bilirler ne ispanakli boregi gormuslukleri duymusluklarida yok maalesef..

pekmez burda inanmayacaksiniz eczanede 350 giramlik sisede ilac olarak satiliyor.. peklik cekenlere doktor ilac olarak yazmazsa bilende yok.. santiyede samimi oldugum bi kac kisi sen ana dilin gibi rusca biliyon bi sor sunlara burda pekmez varmiymis deyince bizim ermeni genaya daha once rusca karsiligini ogrenip o an unuttugum pekmezi tarifle soruyum dedim daha uzumun suyu der demz bu zipladi sarbat sira diye sarbat yahut sira degil dedim sarp sirke felan dedi yok yok dedim uzum suyu ancak kaynatiyorsun kahverengi oluyor kendi sekeri olur tatli ekmekle hlopatlar yersin filan diye tarif ediyom felan derken bu anladi nihayet.. ya ponyul a poruskiy cego gavaryut neznaayu a pa armanskiy begmaaz skajim deyince- bpekmez la pekmez bizde pekmez diyoz dedim bunlan ortak bi kelimemiz cikisina sevindi bu.. ben aksam mamushkaya sorar ruscasin ogrenir nerde satilir ogrenirim sorarim dedi bi pesine dustuk pekmezin eczanede bulundugunu ogrendik hayatta aci biber tursusu bilmeyen hayatta tuzlu tursusu olmayan butun tursulari sekerli olan bu milletten zaaten hic beklentim yok .. bi gun buralarda acliktan olursem cesedimi memlekete ativersinler yurdum kargasi kusu yesin...

kac asci geldi gitti ukraynali yardimci kadroyu degistirmedikce bura yemegi duzelmez .. patatesi suya sokmayi bilmiyorlar komur gibi karartiyorlar curutuyorlar kavurmadan kaynar suya atiyorlar. az haslayip icine bi kac paket margarin bi tenike kizartilmamis salca salliyorlar yersen .. yaglar tiril tiril ustunde kizartilmamis salca igrenc.. bide bezelye olmassa olmazi buranin konserve olarak salliyorlar pilavin patatesin icine corbanin salatanin icine yersen.. pisirmeden koyuyorlar onune elma gibi kutur kutur patates yersen.. yasamak icinse yemem lazim.. yemek icin yasama taraftarida deyilim .. uc ogun fazla bence bir ogun yemeli tek kap yemeli adam gibi yemeli ... adam gibi yeme icinde cok calisma cok kazanma lazim o icin okumaniz bittiyse herkes isi basina hadi bakiim.. yazi karin doyuirmaz.. nasi karnimiz acikinca yemegi ariyorsak is guc kosusturmacamizida aramak lazim olmeyecek kadar yeme icme parasi kazanma yoluna bakmaliyiz bence .. ac insanin pisikolojiside bozuk olu saglikli dusunemez saglikli fikir yurutemez... gercektende adanali arkadaslardan ogrendim karpuzu koparmadan bi gun once ilaci varmis fisfisla puskurtuyormussun deneklerin uzerine bir gunde kipkirmizi oluyormus karpuz.. kaya gibiyken sokulen keleklerin dibine cekicle vurulup yumusatilip olgun kavun goruntusu veriliyormus.. ginede hile hurda yurdum bostanlarini ozledim burdaki dandik sebze meyveyi gordukce .. ey milletim birazda elde varsa az cukka cokca yemeli bence yaarin yat pazari.. temincek 12ye on kala icim kiyildi acliktan bi acik yer bulabilirmiyim dedim ara ara bulamadim ayagim beni bu net kafeye surukledi ac karna gurultuyla vakit gecsin diye bunlari yaziyom saat uc bucuk olmus uykuda tutmaz su sat sonrasi soyle saat 7 sekiz olsada patatesli garyaciy piroshki ciburek felan alsam tekrar selam cokca... smile.gif

PA
19.04.2006 16:44
#14

bebeeğüüüm bebeeğüüm heyaaaalet sevdüüğüüm

sena saruu laaleler alduuum çiçeeek bazaruuundan..... :)

ayağında potur gel dizim dibine otur

klavyeni geri çek mausu sağa yatır

usulca parmağını enter tuşuna batır

bekle yarim yaz gelsin karpuz yiyem kütür kütür

ardına kaykılıp otururken koltuğuna

başını dik tut yastık koy boynuyun altına

nick dediğin cafcaflı olmalı az birazda

ya yağmur ol ya bulut ya kar boran fırtına

duruşun endamından sansınlar seni kaatip

okuyuşun yazışın benzemeli tıpatıp

kurcalamış bozmuştur biri boş duramayıp

ayar ver ekranına resetleyip kapatıp

tuşlara yavaş baski sessiz çalışsın klavye

aç kalmayasın sakın az fasulye az pilav ye

olur tutukluk yapar yolda kor yine diye

tornavida alıver yanına yada levye

yarana merhem ara her tür porogramlarda

katıl tartışmalara eğleş yaz forumlarda

sıkılıp bunalırsan olurda buralarda

earth yükle gugıldan gez yozgat çorumlarda

sınırsız hayallerin sonsuz tahayüllerin

dosyanda resimlerin gonca gonca güllerin

hükmü yok uzak yollar uzak mesafelerin

kokulusuda çıktı şimdi imeyillerin

her ihtimale karşı başlamadan yazıya

temkinli ol benze hep tavşan kovan tazıya

yem olma sakın kurda benzeme hiç kuzuya

kes yapıştır kopyala kaydet al hafızaya

hızın kesilmesin hiç yaz çiz ara vermeden

ucuz paketlerden seç kaz gibi yolunmadan

her yere maydanoz ol kaydol görün durmadan

sanal ünlü olunmaz ad ismin bilinmeden

ilgisiz alakasız her konudan çık dem vur

mangal üstü kül koma ateşli nutuk savur

varsın çatlasın kinden hasetten düşman gavur

kalma lafın altında dağ tepeleri devir

teknoloji nimeti bugün artık yanında

el altında herşey bir tık uzağında

kaydet mutlu günleri bayram seyran düğünde

al tebrik mesajları kutlan doğum gününde

atın ölümü bırak arpa buğdaydan olsun

gir çet odalarına maksat muhabbet olsun

herkes seni tanısın herkes namını duysun

şiirler yaz durmadan vezin uymasın uysun

ufaldı gözde dünya ne küçücük yapıymış

kutu sandığımız şey ufka açık kapıymış

üçgenin iç açısı dairenin çapıymış

ufak tefek ayrıntı kazmaların sapıymış

fakir pan derler adım var dünyada muradım

koca havan topunu askerde eşşek sandım

internette öğrendim çok şey pek yararlandım

bir çok bilgi edindim cehaletten ıradım

GA
20.04.2006 09:59
#15

:) bunları nasıl yazıyorsunuz bilmiyorum ama oldukça ilginçler.

PA
20.04.2006 14:38
#16

sevgili gardenya her normal insan gibi on parmak yazamasamda ağır aksak iki parmak tık tıkırt tık tık çatıırt şeklinde yazıyom işte kendi çapım naacizaane.. ilham konusunda ise genelde şuraların ciddiyetini ağır oturaklı oluşunu bozmayım diye taşımamama rağmen fikir verme bağlamında arkadaşların gelip burnum dibine dayadıkları ciddiii önemli çok gerekli canım konulardan seçiyom ( bu ara dere selamlarımı iletirim n-f-k camiasına ukraynadan döndüm yeni iş arama için cebelleşiyom maakus talihimle ben iyiyim sizde kendiniz iyi bakın tırrado nerelerde bi yamalı hırka yollara revan oldu diyorlar doğrumu görüşme üzre esenkalın) :)

 

arkadaşlar, benim anlamadıgım bu kadınlar neden makyaj yapar niye estetik yaptırır dogal olmak varken

sanki eskiden makyajmı varmış estetikmi varmış o zamanda dedelerimiz begeniyolarmış kadınları dimi

tartışalım bu konuyu varsa yorumu olan buyursun...

BEN GÜZELE GÜZEL DEMEM GÜZEL DOĞAL OLMADIKÇA. by rambo

Sadece bu konuya kadinlar olarak bakmasak daha iyi olur sayin rambo cunku artik erkeklerde estetik yaptiriyor bakim yaptiriyor devirler ne zaman ayni kalmiski simdi kalsin her yil yeni birsey cikiyor ee bu cikani uygulayacak insanlarda oluyor.Dogallik her zaman tercihimdir ama bakimli dogallik makyaj yapmayi sevmem ama bakimliyimdir aynaya baktigimda kendimi guzel gormemde benim icin onemlidir....

Her insanin kendine gore bir sebebi vardir makyaj yapmasinda estetik yapmasinda eski zamanda ki annelerimiz dogal olmalari normaldi cunku o zaman hersey dogaldi simdi ne dogalki insanlar dogal olsun yediklerimizin cogu bile hormonlu dusun artik.... by bas belası

 

İnsanlar bakımlı olmalı bakımlı olmasına da bakımlı olmak demek boya küpüne batmış gibi makyaj yapmak, ya da estetik yaptırıp orasını burasını gerdirmek, küçültüp büyültmek değildir. Bakımlı olmak demek malumunuz temiz giyinmek, kıyafetleri ütülü dolaşmak, temiz kokmak,dişerini hergün fırçalayıp ışıl ışıl gülümsemektir.

Rambo'nun doğallıktan kastı buydu sanıyorum. Ben de aynen katılıyorum Rambo'ya. Ben de güzele güzel demem, güzel doğal olmadıkça.Şimdi şu televizyonlarda gördüğümüz taş bebeklerin çoğu estetikli güzel. Allah vergisi güzelliği olan bir Hülya Avşar, bir Sibel Can bilirim ben. Tabi vardır bir kaç tane daha şimdi aklıma gelmiyor. Yani sözün özü bıçak altına yataraktan benim babaannem de dünya güzeli olur suni olduktan sonra.

Plastik bebekler onlar aslında. Doğal güzelliğin gözünü seveyim ben by rose rain

..............

güzelliğin on para etmez bu bedeekii aşkolmasaaaeeey

 

yaa aslında bende doğallıktan yanayımda nası desem büsbütün doğal halle de olmaz elbette.. en azından incir yaprağı örtünmeli saç sakalı az tıraş etmeli fazla tüy varsa pürmüzle dağlamalı bence ... gerçektende doğal halimizlede güzeliz ona ne şüphe.. ancak arada bir uzamış tırnağı sevgili gül ve yağmurun belirtmiş olmuş olduğu gibi kesmeli sigara iç içme farketmez çaydan kahveden yeşillikten kapıyo safrana dönmüş dişleri hiç olmazsa beyazlatıcı adına ne bulduk boyamalı parlatmalı bence.. gerçektende özellikle ileri yaşlarda işkembeye dönüşmüş buruşmuş derili yaşlı kokonalar görüyorum avuc avuc onca para saçmış güzelim cildi öldürmüş mahvetmiş pahalı krem nemlendiricilerle.. gerçektende en pahalısından ithal parfüm kullandıklarını yanımdan geçerken ağır kokularından anlıyorum en uzun süreli kalıcı koku elde etmek için fıransız gavuru firmaları kokarca yağı kullanmışlar bu pahalı parfüm uzun süre etkisini koruyor ama en nihayet parfüm kayboluyor ağır kokusu kalıyor zavallı kadının burnu felc olduğundan ( devamlı o koku içinde kalan farketmiyor) algılayamıyor ama otoposda dolmuşda kapalı mekanda gerçekten burnum direği kırılıyor.. bu dışında ışıl ışıl göz alıcı mücevherat içinde ye kürküm ye hesabı kadın kendini çok güzel göstermeyi başardığı gibi kılık kıyafetde çok önemli bence .. güzel çuval içindede güzeldir o ayrı bir olay ama güzelce giyin kuşan daha güzel olun bence.. bu dışında her gün aptal aptal aynaya bakma adetinden vaz geçmeli çünkü insanın yüz güzelliği perdesini koruyan esrar tabakası bu bakışlar esnasında kaybolur kişi gerçek güzelliğini göremez o için kendine değer veren insanların gözü içine bakmalı göz bebeği içinde görmeli kendini bence.. gerçektende karşı tarafa güzelliğimiz etki ediyorsa onun gözündeki pırıltı bize yansır toz pembe oluruz bence.. o dışında sırf güzelliği estetik bağlamda ele almamalı ruh güzelliği ahlak güzelliği ne biliim diksiyondan tut yemeği güzel yapabilme güzelliği fazla baş ağrıtmadan sözü kısa öz tutma güzelliği gibi güzelliklerde olmalı bence.. gerçektende hüsnü mutlak denen kavram yanlızca herşeyi her yönüyle güzel yapmış yaratıcı güç kuvvetde aranmalı o dışında bizim öze güzel çirkin diye sıfat yükleme çabası içine girmekten öte bir şey yapamadığımız göreceli bir kavram olmasına rağmen güzeli daha güzel görme gibi masum bi güzel istekten öte gitmediğini kavrayabilmeli bence.. o dışında şurda güzel güzel fikir beyan ederken tadında kalmasını bilip güzelce ıramasını bilmeli bence güzellikler sizle olsun ey milletim eğlenecek yer bulaman gönlümdeki köşk olmasa güzel aşığımız aşık veyselden by enel fakir pan

 

by sağdan soldan epeyi gaz vermeler.....

şimdi yaa gerçektende .. bütün renkler aynı anda kirlenmesine raağmen genelde suçu hep beyazın üstüne yıkar deyimlerlede fukaraanın düşkünü beyaz giyer kış günü gibi lafebelikleriylede bu yargıyı pekiştirir insanın içini karartan zindan gibi kara mapusaane gibi gri asker gibi haaki renkleri giyer kendi kişisel tercihimizden ziyade acaba başkaları ne der diye her hangi olur olmaz rengi giyemeyiz gerçektende.. ne biliim çıksın bir beyfendi mor rengin ağırlıkta olduğu bir pantul giysin çıksın o beyfendi yine kendisinin bu pantulunu oldukça açacak şık gösterecek pembe bi ceket çeksin üstüne bunlar komik şeyler hah hah haaa ... gerçektende insanın iç dünyasını yansıtacak kadar banal tonlar kullanılsın demiyorumda benettonun içindeki rengi yansıt sloganıyla verdiği mesajı değerlendir demiyorumda ne biliiim az çok insanın içini açıcak renklerde olmalı bence.. gerçektende az önce tıkladım sayfaya girdim emin abinin kışlık kazağını gördüm kendisine bir hayli yakışmışta bence.. ama şu güzelim yaz günü yüzü suyu hörmetine .. şöyle ciddiyetini imajını alaşağı etsin karizmayı çizsin yaka bağır açık bi gömlek giysin bi madalyonu ordan sarkıtsın demiyorumda yinede en azından açık mavi yada açık yeşil bi göynek tişört içinde çok güzel bahar mevsimi verirdi bence... gerçektende daha öncede dile getirdim cıblak bi gözelsen giyin iki güzel olursun diye ... gerçektende çok zengin olamayabilirsin ancak günümüzde tekstil urba felan o denlide pahalı deyil bence .. az boğazdan kesip gidip 80 100 kaatlık göynek alamasanda pekaala 5 gaymaya on gaymaya verilen gömleklerden temiz ütülü tutup gayet şık olabiliyon.. gerçektende hiç bişey bulamadın var bakkaldan bi şeker çuvalı al götür terziye güzelce diktir piyasada satılan boyalar var boya al sana pantul hadi gömlekde bulamadın çek çizgili picamanı üstüne gömlek diye bide kıravat tak bul buluştur eskipüskü ceket al sana en daniskasından kıyafet.. kaldımı ayaklar açıkta gerçektende dost başa düşman ayağa bakar her şeyi geçiştirebilirsin ama ayağı geçiştirmemeli bence.. gözünün içine sokki pırılpırıl cıllop gibi yepisyeni ayakkabıyı düşmanın hasedinden çatlasın gebersin aşifte... gerçektende günümüzde bi ayakkabıyı alma iste satıcı yemin billah ediyo üç otuz paralık ayakkabıya deri diyor gerçektende deriymiş bunlar.. araştırdım kırpıntı döküntü deriyi toz hale getiren firma tutkalla birleştirip piresleyim bir tür ayağa cehennem azabı veren deri elde ediyor bayanlar için sorun deyilde erkeklerin ayağı kokutuyor... havasız bırakıp.. bayanlar için niye sorun olmadığına gelince üşenmedim onuda araştırdım.. şimdi yaa gerçektende reha isimli arkadaşımın kulaklar çınlasın enverusta tezini verirken bu zengin denen adam ne yer ne içer diye vermiş eşi menendi bulunmaz şahsiyet.. gitmiş çankayada çöplükleri kontrol etmiş balık kılçıklarını şarap şişelerini muayene etmiş şahsiyet şimdi bi pankanın insan kaynağı cart curt departumanında... bi gün moskovadayız firmanın verdiği potinler ayağımı mahvetti .. o sıra çalıştığımız yerde 30 kadar rus temizlikçi bayanın soyunduğu oda biz o odanın işi yapıyoz bayanlar temizlikte.. az havalandırdım ayaağ .. sonra şeytan dürtükledi bayanlarında böyle sorun varmıki diye.. üşenmedim tek tek istisnasız otuz çift ayakkabıyı kokladım .. ıııh maalesef bayan ayakları kokuşmuyo... bu bi gerçek ter bezleri çalışmıyo her halde ... neysekılıktan bahsediyorduk konuyu dağıtmanın alemi yok gerçektende insan kendine yakıştığını hissettiği şeyi çevreninde onayını alma koşuluyla giymeli ve kendini rahat hissetmeli bence.. gerçektende kot pantul denen amerikan insanı boy standartına göre yapılmış beline oturanı alsan paçaları bi karış aşşağı sarkan seyyar hapisane içinde gezinmekten kendimi epey zaman oldu kurtaralı temellişalvar gibi geniş olanıda değilde rahat hareket edebileceği kumaşları seçiyorum tamam bende renk konusunda bağnazım pantul olaysındada hem koyu tonlar lekeyi kiri kolayca inkar edip örtbas edebiliyoda gömlek tişört felan fıstık olayında dahade esnek olmalı bence.. gerçektende kendi renk tercihinde israrlı olan şahsiyetler az biraz da karşısındakini düşünebilmeli bence.. moda yakışandır diye kendisine yakıştığını varsydığı her şeyi giymemeli insan yaşını toplumsal sütatüsünü felanda arada bir gözden geçirmeli 70 yaşındaki bir bayan kalkıp mini etek felan giymemeli bence yada bi genç kız sırf aykırı olucam diye erkekler için hazırlanmış postalları pantul ceketi giymemeli bence saç ise çalı süpürgesi gibi doğalbırakılmaması gereken bi olgu sanırım en azından arada bir de olsa taranmalı bence... by verilen gaz üzerine atağa geçen yineeede şahlaanıyor ammaaan golbaaaşııının gııııraatını terennüm ede ede naaacizane döktüren arkadaş tarafından... :)

GA
20.04.2006 21:09
#17

:)

PA
23.04.2006 14:44
#18

balık yeme hafızaya iyi gelir felan fıstık... by mine ve yardakçıları destekçileri

çivi çiviyi söker diye bi atasözünün değişik versiyonlarından yararlanmayı meslek edinmiş hayal tacirleri..umut arayan denize düşmüşlere yılan pazarlayan maceraperest ümit satıcısı saftorik avcısı sahte derman kaşifleri ...gerçektende akşamdan kalma bir ayyaşın sabah iki tek atıp kendine gelmesinide ispat delil olarak değerlendirip yanmış haşlanmış eli daha fazla yakacak diş macununu salçayı salık verir .. gerçektende ayazda donmuş adamcağızı karlarla oğuşturup buzdolabına koyarlar.. yazın sıcak 40 derecedeyken başına güneş geçmiş bu megalomanlar karşılarına geçip kendileriyle alay edip buz gibi fokakolayı başına dikip içenlere inat harareti çay alır diye malı semaver semaver götürürler.. karlı kışlı zamheri ayazlarında dondurma yalar bademciği operatöre söktürüp civara grip virüsü yayarlar.. bunlar bunlar ...zavallı ciğeri yanmış kızamık hastası bebeyi biberona doldurdukları su içinde erittikleri kızamık şekeri diye taabir edilen kırmızı renkli bir şekeri içire içire kanser ederler... rahmetli mürvet ebem yedi bebe büyüttüm hiç birine bi şey olmadı itikaddan der bu dağda ineği kaybolsa kurt yemesin diye bir ipin uclarını tutup ortasından düğümleyerek kurt ağzı bağlıyan sabahda zavallı kurtlarda aç kalmasın günaha girmeyelim diye çözen bu mübarek kadın... mundarı mundar aralar diye köyde salgın hastalık nedeniyle 15 yirmi bebenin imam kayığına bindiği sene amcamla merhume halama merkebin sütünü sağıp içirdiğini övünerek anlatır itikad itikad der... baazen kocakarı ilaçlarının kendine hayrı olmaz doktor tavsiyelerinden üstün olduğunu savunurdu.. gerçektende ..ufak tefek yaralanma neticesi kanamalarda tuzlu kana tuz iyi gelir diye tuz eker birini uzun yola uğurlasalar su kurumadan geri dönsün diye ardı sıra su dökerlerdi...

gerçektende mahlukat içinde en yalama hafızaya sahip balık diye adlandırılan bu alık ... bu alık ki ..diyet egemen kültüre inad yaşasın obezite yaşasın düşüncesizce atılım hür bağımsız yeme diye etrafında dolandığı olta misina innesi ucundaki yemden bi parça gagalayıp dudağa sualtı pearsing yaptıran bu.. bu..keklik.. kendi gibi ördek balıkçının mantar oynayınca sabredemeyip hızla kurşun gibi çektiği olta yüzünden yukarı çıkamayıp yırtılmış yanağı dudağıyla can acısıyla bir kaç saniye aptal aptal gezinir.. yemi kontrol edip sağlam olduğunu anlayan balıkçının tekrar hızla su içine bıraktığı olta ucundaki yemi görüncede üç saniye önce yaşadıklarını unutup tekrar yeme tebelleş olur... gerçektende günlük beslenmesi su altında yaşıyan bi kaç börtü böcek türü eksik olmasın hayrıseverlerin dışardan karadan su içine attıkları kurtcuklar dışında ağırlıklı olarak kendinden küçük balıkları yemeye dayalı beslenme sistemiyle berdevam eden bu bu en baba hafızası bi kaç baytı geçmeyen bu bi misina ucuna bağlı yeme bağımlı ölümle yaşam arasındaki bağı pamuk ipliğine bağlı su altı komandosu balık denen alık..gerçektende balık yemekten bi fayda hayır görüyor olmuş olsa önce kendi görür hafızası az güçlenir beynine tıp adamlarının ballandıra ballandıra anlattıkları protein fosfor felan fıstık gider bir hayli zebeblenirlerdi... gerçektende halk arasında öyle itikadler varki acı acıya su sancıya iyi gelir diye suda az önce boğulma tehlikesi atlatmış birini çinde capunyada analar bebekleri su dolu havuzda doğuruyormuş hoca böylece bebe ilk gözünü dünyaya suda açıp dünyayı ıpıslak görüyormuş diye ikna edip şifalarını yararlarını anlata anlata bitiremediği köyündeki felanca içmeceye bi gezi düzenleyip kaldığı süre zarfında memlekettekşi hemşerilerim esnaflarımada hayli girdi sağlar bu diye bıyık altından gülmektedirlerdir... gerçektende tıbbın aciz kaldığı durumlarda alternatif tıp olarak en azından zararsız olmuş olduğu kanıtlanıp yetkililerce bilimsel olmasada faydalı olduğu yönünde beyanat verilip tavsiye edilecek aklı başında dayanaklı mesnetli ye ye ye türü öğütlere bende sıcak bakıyomda ginede temelli saçma sapanlığı ayan beyan ortada tırnağı olsaydı kel başını kaşırdı kadar elle tutulup gözle görülen kuşpalazı olmuşa kuş yedirmek tavuk gribine yakalanmışa bol bol tavuk yedirin kalp hastaları ızgara yürek yemeli ülseriniz varsa şaayet işkembe çorbası için kase kase ey millet türü şaklabanlıklara biraz şüpheyle yanaşmak gerektiğine inanıyom.. gerçektende bi kaç sene önce gine yurtdışında bi arkadaş diğerine aga bunlar domuz eti yiyyo onun için domuza benziyorlar şunların kıızıl suratlarına bi bak deyince dayanamamış lan oğlum bunu benim yanımda söyledin başkasının yanında söyleme bizde koyun kuzu inek sığır eti filan yiyoruz demiş o densiz kişiylede samimiyetimi uzun süre askıya almıştım o için insan herşeyi uluorta ortaya yayıp dökmeden az biraz mantık süzgeçinden geçirmeli bence... gerçektende kadın ve bez konulu bi panel düzenleyim deyip geldimidi vaktim kalmadı ..bu kadın milleti bez ilişkisini anlayan beri gelsin .. teyzemin hayırsız bebeler evi boşaltmış tam takır koymuş perdeleri bile sökmüşler.. şeri bi kamyonet ayarla dediydi vahdet abinin kamyonetinen onun evden çuval çuval eskiye ayırdığı çaputlar bezlerden.. kesmedi nadide hanımın evden bohça bohça çeyiz çeyiz çaput ..çamaşır makinesi felan fıstık... götürdük teyzeme ..hayırsız oğluyla naağlet gelinin eşyaları götürürken kamyona sığdıramadığı bez çaputdan perde yapmış yerlerde bi kaç eski kilim yamalı minder felan var.. şeri evi sildi süpürdü yeni perde tül güpürleri çektik pencerelere eski püskü pılı pırtıyı çuvallarla attım şeri bir yandan atalım diyor ben bir yandan teyzem haala ısrar ediyo bi misafir gelirde şu minder atılmıya duraydı teyze bak kafamı bozma bir daha şuraya adım atmam ölürsende hakkımı helal etmem diye artık öfkeyle attım çok çul çuvalı .. yahu 70 yaşını geçiyon ne işin var senin bezle aha bi ayağın çukurda aha yenisi geldi her taraf bez oldu götüreceğin iki metre bez dedim ben anlamıyorum yaa.. dağ taş bez yok şu kışlık urbaymış yok şu alişin ( torununun 2aylıkken 1 yaşındayken 3 yaşı beşindeyken bedenine uymamış elbiseleri felan fıstık ) bi ara bez atarken şerinin ördüğü dantelleride atıyodum yok el emeğiymiş yok göznuru ya bunlar ne işe yarar mendil büyüklüğünde sehpa örtermiş televizyon üstüymüş ..neyse .. çamaşır makinesinin hortum başı musluğa olmadı.. contamı ne lazım bi soruyum yoksa hortum mu değişecek öğreniyim selam sepet..

TR
23.04.2006 16:09
#19

Oooo

 

Panturk beyefendi burada da döktürüyor.

 

Hoşgeldiniz efendim, sefalar getirdiniz yeniden Türkiye'ye. Biz sizleri daha geç bekler idik, ee suçumuza ortaksınız, geç geleceğinizi söylemiştiniz.

 

Vatanımın internet kafeleri yuva olmuş, yurt olmuş size, bakıyorum da, mesaj yazma aralıklarınız hayli yakın.

 

Neyse. Yeniden üretken, hatta 2 parmak yazarak geveze olmayı başarabilmiş(geveze dedik de, menfilik yoktur sözümüzde, zira kastedilen aşikardır), eşine benzerine rastlanılmaz, başa gelmesi ve çekilmesi gereken kişiliğinizle muhattap olma talihine kavuşuşumuz hasebiyle memnunuz. Hoşgeldiniz...

AH
27.04.2006 21:55
#20

Gardenya;

 

Panturk alanında tektir. Gerçi zaman zaman en büyük ustalar bile taklitle başlarlar düsturundan yola çıkarak onun gibi yazmayı denemiş olsakta muvaffak olduğumuz söylenemez.

 

Valla bende onlarca sayfa Pantürk arşivi var. Hemde 8 puntoyla çıkarılmış. Hatta bir çok arkadaşımı bile onun fanatiği yaptım:)

CI
27.04.2006 22:15
#21

Bir itiraf ve nacizane bir tavsiye panturk kadeşime..

İlk itiraftan başlıyayım; önceleri yazdıklarının bazılarını uzun olması nedeni ile okuyamıyordum biraz da zamanımın kısıtlı olması nedeni de vardı hani. Daha sonraları yazılarını okumaya başladıkça gerçekten çok zevk aldım.. umarım kızmazsın bu itiraftan dolayı. :)

 

Şimdi nacizane tavsiyemize gelince, yazılarınızda biraz paragraf yapsanız, yazı bir bütün olarak göze korkutucu gelmese, belki okuması kolay olur diye düşündüm..

 

Ha, yazılarını okumaya başladım panturk, ona göre :)

 

Selametle, eline sağlık

AH
28.04.2006 23:31
#22

Sanırım aynı tavsiyeyi üye olduğu bütün forumlarda iletiyorlar Pantürk'e...

PA
30.04.2006 11:53
#23

taa geçen yıl bu konuda derin araştırmamı vermiştim biz bişey söylüyorsak bi şey biliyoz demektir bknz bügünkü hürriyet pazar sayfa yedi savaş özbey haberi meğer manda söğüt dalı değil dibine yuva yaparmış falan fıstık .. konu ayrıntısı tiridine bandım com da imiş kendileriyle bir torba konusunda anlaşmaya varamadık ben haalaa torbağ mevki köprüsü konusunda ısrarlıyım çok kişi ciddiye almamış bilhassa ozturklerde tezim karşı atak görüp siz dil bilgisi adı altı türkdili baltalıyorsunuz şekli safsata dersi almıştım.. meraklısına bi hatırlatıyım dedim.. saygılar efendim bide dün bura kapalımıydı ne kısmet bu güneymiş yer israf oılmasın şuraya uzatıvereyim

SEVGÜLÜM MAHCEMAAALİİİM GÜNEEEŞÜM AAYUM

denizleri aşarım karalarla birleşir

gurbet kahrı çekenler inleşerek ağlaşır

zindanlarda yaşarım kör kuyular dolaşır

ışığı görmeyeyim göz kamaşır

çalışan insan elbet kirlenir karalaşır

gör hak suyu yaratmış sabunla aralaşır

güzel açık renk giyer ak güzele yaraşır

birde hazırla temiz pak çamaşır

boşa gitmesin sana verdiğim onca emek

kur sen sofrayı hemen hazırlanınca yemek

bu sevgi ifadesi aşk göstergesi demek

acıktım boğaz kuru dil dolaşır

önünde bekle beni mutfak penceresinin

ince eli başımı okşar kaşır sevdiğim

arala kapağını pilav tenceresinin

ne diri kalsın pirinç nede taşır sevdiğim

çorbanı değişmem taskebabına güvecine

etsuyuna olsun tek karışmam soğanı havucuna

sıcak bir tas çorba ver avucuma

ayaklarım buz kesti ellerim üşür sevdiğim

sıvıyağ limon sirke katıpta harman et

karıştır salatayı karman çorman et

biraz piyazla biraz kızartma haşlama et

usulca tabağıma koyup düşür sevdiğim

karnıyarık musakka velhasıl bir tutulur

makarna var diye erişte nasıl unutulur

fasulye sulu olur köfte az kurutulur

bulgur pilavı tüter buğulaşır sevdiğim

hamurunu mantının ipincecik kes yazla

kıymayı bolca tutup tereyağı da cızla

balıkları kızartıp mantar patlıcan közle

yanında bol salçalı tavuk pişir sevdiğim

manavda bulamazsan bahçemizden kopartıp

vişneler ayvalardan komposto hoşaf yapıp

muhallebiyi yakıp revaniyi kabartıp

ceviz doldur içine azcık şişir sevdiğim

kokusuyla burnumun direğini kırıver

ıspanaklı patatesli su böreği yapıver

ümüğümden inmezse kavun karpuz kesiver

çörekleri ardarda yığıp aşır sevdiğim

bol yağlı yaprak sarma yeme için yarışsam

yoğurtlu biber dolma arasına karışsam

kavurma et tadına nail olsam erişsem

fer gelir gözlerime parlar ışır sevdiğim

sevdiğim mahcemalim güneşim ayışığım

yanakları gül rengi zülüfü dolaşığım

dünyada en çok seni sever sana aşığım

ne tuhaf bul bunu ne şaşır sevdiğim

fakir pan aç bir günün ardından 29 nisan vakit akşam hava yağmur sokak çamur aklına boğazdan başka birşey gelmeyir görmeyen görsün böyle bi şiir cumeyertesi sehat yirmibir sıfır bir hava ılık gibi karın aç ziykir gibi yok başka fikir gibi ilham kitli kapı esin dar yırtık ayakkabı felan fıstık yaağni.. sevgi selam sepet bu ara dere epeyce bi hani ..

PA
01.05.2006 20:20
#24

Dört Ayaklı Olanından Kuçu Sorunsalı

 

köyden kente göç olgusunun en yoğun olmuş olduğu devirlerden 70lerin sonunda anarşi ve terör ivme kazanmış günlük hayatta kulaklar takır takır tabanca namlusundan çıkan mermi takırtısı infilak eden bomba seslerine alışmış her gece ardarda patlıyan bombalar kanıksanmış eğer o gün bir patırtı olmazsa zihinlerde yolunda gitmeyen birşeylerin olduğu yargısı doğmaya başlamış buna pararlel sinir gerginliği kaos sıradanlaşmıştı..o devirlerde kulakların alışkın olduğu diğer bir sesde belediye itlaf ekiblerinin tüfek sesleriydi..

yurdum köylüsünün memleketteki davarını sığırını satıp toprağıyla vedalaştıktan sonra atmaya kıyamayıp beraberinde getirdiği sevgili dostlarımız hoşhoşları ortadan kaldırmayı kafasına koymuş belediye itlaf ekiblerinin tüfek sesleri.. gerçektende anadolu insanının - böyüg kent sağı solu belli olmaz iti var kopuğu uğursuzu var hiç olmazsa kapımın önünde bekler evi korur düşüncesiyle getirdiği hoşhoşlar ( ne tuhaf evi korur umuduyla gönül bağlanan bunların bırak evi barkı sahibini korumayı kendini korumaktan aciz çıkacağı zavallı cahil köylünün aklı süzgecinde hesaplanamamış kendilerini taşlayarak sevgi gösterisi yapan bebe beliğin maskarası olan bu mahluukat çöp karıştırırken yakalandığı uyuz bulaşıcı hastalık neticesi zayıflamış bünyesiyle her nasılsa elde ettiği önündeki yiyeceği gagalama sevgdasına düşmüş kargaların kanat sesinden ürker hale gelmiş ön yada arka patisini tekerlerden birinin altına kaptırdığı arabaların korna sesinden kaçacak delik aramış bu bahtsızlar bu talihsiz.. ) bilhassa gecekondu semtlerinde davar peşinde gezme yok kurt kovalama derdiyle heber olma yok oduna tarlasına giden sahip ardında sıcakda dili bir karış dışarda yalakalık yapma yok halbuki geceler uzun vakit çok anlayışıyla kontrolsuzce bilinçsizce kendi gibi başı boş karşı cinsle çiftleşip çoğalmış sürüler halinde uğur dündar porogramlarına konu olmuş geçmiştede sicili kara medyanın kopardığı çoluk çocuğumuzun sağlığı tehdit eden bu soytarılığa kim dur diyecek yaygaralarıyla aşka gelen tam techizat kuşanmış vurduğu her hoşhoş başına pirim vaadedilmiş itlaf ekibi tarafından tasmalı tasmasız ayırdedilmeden aha alnı şakı budur diye devrilirken o dönemlerde yaş itibarı zekası ayakkabısının hangisi sağ hangisi sol idrak etmekten uzak ben bi gün merak edip mahalleden yaşça az kaba bir çocuğa - bu kamyonetlere üstüste yığdıkları ölü hoşhoş leşlerini gömmeye mezarlığamı götürdükleri sorusunu sormuş oğlanda saflığımla alay edip - et balığa götürüyorlar deyince - ne yapıyorlar orda diye tekrar sual etmiş hiç unutmam - lan oğlum akıllımısın nesin ne yapacaklar kuşbaşı kıyma yapıyorlar yediğin etler neyden yapılıyo sanıyodun diye yanıtlayınca o sıra gerçek sanmış bi kaç sefer et yemeyi retdetmiş sevmiyom diye mazeret uydurmuş sopa zoruyla et yedirilmiştim...o zamanlar birde ağızlarımıza pelesenk olmuş tekerlemeler vardır bilmem hatırlarmısınız hani çık çıkalım çayırdaa yem vereelim ördeeeğe ördek yemini yemeeden ciyaak miyaak demeden haggudu muggudu çıktım çııkaardım kimii çııkardın gibi.. bunlardan biride galata galata köpeklere salata tekerlemesiydi siz bunu söyleyince biri çıkar ordan köpek salata yemez aslan fener gol yemez şeklinde ikinci bi tekerleme döktürürdü her nasılsa aklımda kalmış...

gerçektende kendimi bildim bileli bizim memlekette sorun sabun bitmezde baş sendromlardan biride şüphesiz hoşhoş sorunsalıdır.. gerçektende ömrü billah kendinden başkasını düşünmemiş acep güzelliğim bozulurmu diye çocuk doğurmaktan kaçınmış ömrünün son demi yaşlılığında kimi kimsesi kalmayınca zaten gençliğinde tiksinti ile baktığı toplumdan kopup yanlızlığa gömülmüş varsıllı dul kadınların rüküş kokonaların hayat arkadaşları can yoldaşları .. siz ey yurdum itleri...

ey.. boyunlarına takılı tasmaya ilişik zencirin ucunu sahiplerinin eline bağlayıp dolamış çeke sürüye onu götüren .. o ki hayatta kendinden alt seviyedekilere tepeden bakmayı sanat edinmiş otoriter mağrur burnu yukarda kendinden başkasını beyenmeyen sağlam yerden emekli iyi maaşı olup yegane dostu çomarına yağlı kemikler alabilen varlıklı sahibi.. sürüye sürüye dolaştıran (ha ha ha ne tuhaf çoğunlukla sahiplerine sorsanız köpeğimi dolaştırıyorum der öyle sanır bu ileri yaş parkinson hastaları) onun sahibinin efendisi olmuş çoban köpekleri...

ey .. avrupalarda amerikalarda iyi eğitim almış tahsil görmüş eroinmanı kokainciyi gözünden tanır bombayı kokusundan bulur potansiyel suç işleme eğitimlisi zaatı dişiyle kibarca uyarır kanun adamı nizam intizam bekçisi sözüm ona güçsüzün koruyucusu polis köpekleri...

ve ... siz ... ey.. ırktan gelen üstünlüğüyle... kasap dükkanları önünde - umut fakirin gıdası diye aç karna süzgün süzgün beklerken yaz günü dükkan kapısıdan çıkmakta olan içerde hayli semirmiş şimdide az temiz hava almaya çıkmış sineği - nasipte bu varmış ayçakirdeği niyetine taam edeyim diye havada kapan soysuz sokak köpeklerinden ayrı tutulup .. avuç dolusu paralar harcanıp alamanyalar sibiryalardan buz kalıpları içinde getirilen alaman kurdu sibirya kurtları....

ve.. ey.. yala kemiğini yut mamanı var ise ki aklı şuurun dünya varmış yaaki yokmuş ne umuurun düşüncesiyle sahibinin ayağını yalıyan evin bebe beliğe kendini şirin gösterme gayreti içre yapmadığı soytarılık kalmamış düzen adamı devir devran erbaabı kanişler finolar teriyerler...

sizler tuzunuz kuru kulubeniz temiz kumlu kutunuz bakımlı zevkü sefa içinde hayat sürerken sokakta derinden gelen iç yakan bir inilti feryat var..

sosyete özentisi matmazelin - aay hulki harun beylerin var bizdede olsun deyip kocasına aldırdığı sıkılıncada kapı önüne koyduğu..

şımarık veletlerinin iki zırlamayla herşeyi elde edebileceklerinin farkına varıp bu yeteneklerini farklı bir oyuncak olarak gördükleri yavru enikleri aldırmakta kullanmaları neticesi aileye katılmış sonra az büyüyüp sevimliliği kaybetmiş bakımı güçleşmiş - kıl mıl gider bebenin ciğerede kist mist oluşur gazıyla koca ayartılıp araba bagajına atıldığı gibi kocanın ilk çöplüğün önüne atıverdiği..

az heyecan duymak için yapılan köpek dalaşı müsabakalarında elendi diye yahut devamlı bağlı kaldığı apartmanın beton balkonunda yatmaktan felç oldu diye yahut birinin attığı taştan yaralandı araba çarptı sakat kaldı evin orta yeri kirletti komşunun bebeye saldırdı mazeretiyle sonradan görme sahibinin kaderiyle başbaşa bıraktığı .. yurdum itleri...

belki haala 21. asra tezat uzak ücra dağ köylerinde yük altında ezilen yurdum merkepleri karasabana kağnıya koşulu öküz tekini tamamlamaya az besili görünen inekleri mandaları at arabası çeken beygirleri gibi kamçı zoru sopa zoru ağır şartlarda çalıştırılmıyor..

belki hava atma sevdasına düşmüş züppelerin sırtını süsleme için canlı canlı derisi yüzülen foklar gibi vahşi uygulama görmüyor ipeği alınma için kaynar suda haşlanmıyor.diğer sansarları çinçilaları besleme için deriniz soyulup etiniz ötekilere yedirilmiyor.. yada ne biliyim kapı önüne konulana dek bayağıda mutlu azınlık içindeydiniz gittiğiniz berberdeki ilgi alakayı bissürü yurdum insanı görmüyor bissürü yurdum bebesi siz gibi et süt tüketemiyordu belki

belkide avrupa uyum muyum hayvansever baskısı felan fıstık şu andaki yegane çözüm barınaklara her nasılsa düştünüz mutsuzsanızda.. kök köken itibarı sizden farklı hayata gözünü sokakta açmış sokağın cefayı çekmiş daha sonra her nasılsa buraya kapağı atmayı başarabilmiş diğer gariban soydaşlarınız size diş bilemekte ırkçı tutum sergilemekte belki.. belki varsam yanlarına - abi bırak şu itoğluitleri bulmuş bunuyorlar ben burda hayatta görmediğim ilgiyi bakımı görüyorum salata malata önümüze iyi kötü birşey koyuyorlar ya.. sokakta onuda bulamıyorduk nerde yatacağım kaygusu yok yağmur yağaş derdi trafik patırtısı yok şurda sakinca kafa dinliyoruz arada bir hayvansever ablalar ziyarete geliyo kangal doğumluyum çok mutluyum geleceğimden umutluyum diyecekler belki...

gerçektende tenkolocinin makinelerin varlığı insanların işini elinden alınca insanın yaratıcı zeka atağa geçmiş köpeklerin hayatta en başarılı olmuş olduğu varsayılan ( hah hah hayt caart kabakaat) koruma işini elinden kapıp köpekleri tahtından etme için yaratıcı zeka güvenlikçi kursları meb onaylı koruma sertifikalı 2 üç dil bilen lise üniversite mezunu koku alma duyusu gelişmesede kılık kıyafetten tahlil yapacak köpek gibi dar alanda yaygara koparma yerine telsiz telefonla sesini anında karakola duyuracak silah kullanabilecek yakın dövüş sanatı bilecek ( ha ha ha yakın dövüş sanatı bilginizi yiyim iki sene sonra hareketsiz site kapısı önünde beklemekten hemoroitiniz olur heykel gibi beklemekten uyuşmuş kaslarınız ayakta dura dura azmış nasırınızla adımda atamazsınız) korumaları işe yerleştirirken gerçektende bu korumalar kuçukuçularla rekabete girip sahip gördüğünde ondan iyi kuyruk sallamakta sahipsiz güçsüz bulduğunda bir avaza hırlayacak kudrete sahiptirler.. üstelik şampuan yapay kemik tasma berber mama parazit ilacı aşı dünya masraflı olan kuçukuçuya oranla beşte biri nispette ucuza gelmekte olan bu üniformalı korumalara nacizane tavsiyem kapalı devre televizyon alarm şu bu derken yakın gelecekte asimolar masimolar tahtlarında kendilerini silkelemeden gitsinler kulak arkalarına iki göz daha nakletdirsinler sırtlarına el ayak takdırsınlar tenkoloji son iş umutu son ekmek kalesi koruma işinide kapmadan...

gerçektende bir hayli zaman oldu bi aklı evvelimiz uzakdoğuya ihrac edek bunları hem ülkeye döviz girdisi sağlar hem bunlardan kurtuluruz dedi fikir ileri sürdü raağbet görmedi.. besihanedeki et hayvanınını koyun kuzuyu canlı hayvanı nasıl satıyorsak bunlarıda satabilirdik..daha hayırlı olurdu belki.. diğer hayvanatın alımı satımına ses etmeyen türkiyede tüketilmeyen köpekbalığının ecnebi memlekete satılmasında sakınca görmeyen insanların mevzuu köpeğe gelince karşı çıkmalarına anlam veremesemde saygı duyarım...

ancak çözüm adı altı barınaklara hapsedilmiş önüne az salata verilmiş içi sıkılmış limon kabukları ile artan sürten salatadan müterkip yemekden beslenmeye çalışan açlıktan derisi kemiğine yapışmış yavrusunu emziremez dişinin resmine bakıp .. açlıkdan ölünce diğerleri tarafından sırf açlıkdan ölmeme için parçalanıp yenilene bakıp.. ben bu barınak işine saygı duymam ..

şaayet hayvansever adı altı özel tüzel kişi kurum kuruluş sayın bakan samimi iseler bu barınak maskaralığına bir son vermeli illede barınacakları yer gerekse barınak adı altı dar çatı hapishane yerine nasılki çamkoru var antalyada felan doğalyaşam alanı sunulmuş geniş araziye salınmalı bence.. haa köpek kendi besinini temin edemez elbette genişş araziye salınmış artık son olmaları için mutlaka kısırlaştırılmış sürülere sırf şu ayıbımızı kapatma için resmi kurum askeriye infaz evleri yemekhaneleri artan sürteninden ciddi sağlıklı şekilde toplansın zengin mahallelerine kağıt şişe kumbarası gibi yenilebilir kuru atık ( bayat ekmek kek pasta pilav kemik artan sürteni) kumbarası konmalı hijyen şekil günü birlik toplanmalı ..ve dediğim gibi ayıbımızı temizleme için yapılmalı sürüler kısırlaştırılmalı.. yoksa bizim bırakın kendi kendini besleyemez it sürülerini besleme lüksünü kendi geçimini ormanlar göllerden denizden sağlar yaban hayatının kaynakları kurutup sularını zehirleyip soyunu tükettiğimiz bilinçsiz kontrolsuz avlanıp hayat hakkını ellerinden aldığımız unutulmamalı .. yada bu hayvanların her birinin kimlik kartı olsun bi adam buna sahip olacaksa ki cinsel hayatını kısıtlamayada hakkı yok şayet kısırlaştırmazda yavru sahibi olacaksa onlarında kimlik kartını çıkarma zorunda olsun ..hoş ne teklif bendeki ya kendi doğurduğu çocuğu cami önüne bırakan memlekette.. eline bi boya sandığı iki selpak verip sokağa salan memleketde .. yada ne biliim çiçek dalında güzel olsun bu aşağılık gelenek bir hayvanın zaafından yararlanıp onu özgürlüğünden men edip evde besleme her tür istismaara açık tutma kökten kaldırılmalı bence yada ne biliyim aklı başında çözümü olan beri gelsin.. yada macunköydeki rezalet devam etsin.. beykoz barınağından kayak eldiveni botu yapılabilecekler ayrılıp 300 yuroya avrupaya pazarlansın gerisi açlık işkencesine taabi tutulsun bilmiyom bilemiyom... aslında kedi severim öteden beri bu mahluka antipati duyarım park kenarları yol kıyılarını kirlettikleri için kızar gözü tutmadığı kişiye har har har öfke kustukları için sinirlenirim karekterlerinide beyenmem yarım ekmek bi tas çorba için satamayacakları adamda yoktur bunların ..ama genede açlık pislik vahşet içinde işkence çekmelerine razı olmam olamam.. bilmiyom bilemiyom... by enel fakir

 

''bi tas çorba için satamayacakları adamda yoktur bunların .."

 

Köpeği tanımadığınızdan ,sevmediğinizden böyle konuştunuz sanırım.

 

Köpek ,diğer hayvanlardan farklıdır,asla bi tas çorba için sahibini terketmez.

 

Küçük bir sokak köğeğini benimsedik, ona klübe yaptık,isim verdik .dediğiniz gibi küçükken sorun yoktu.Büyüyünce sürekli bağlı tutmak olmaz diye saldık zaman zaman.Evi koruyacağım derdine ,gelen geçen özellikle tombul bayanların bacaklarını ısırmaya başladı.Ama tam ısırmak değil,dişlerini değdirir gibi.Nasıl psikolojisi vardıysa... Üstelik dişi kendi de...Salmadan dolaştıralım dedik.Diğer sokak köpekleri etrafımızı sardı,kendimizi zor kurtardık.

 

Mahalleli ,yok bahçemize girdi ,yok bu gece çok havladı gibi sözlerle bezdirdiler bizi.Barınağa bıraktık,hergün dolaştık .İki kez bir yolunu bulup kaçtı ,eve geldi.

 

Bir dağ köyüne bıraktık,6 ay sonra geri geldi.Perişan olduk,onun bize bağlılığı kahretti bizi.Öyle anlamlı bakıyordu ki...

 

Verdiğim yemeği yemedi inat yapar gibi ,yanımıza sokulmadı ,evi uzaktan gözledi.

 

Sonunda belediyenin attığı zehirli eti yedi .

 

Birara barınaktaki yavrulara ,yuva arama derdine girdim.dört yavruya sahip bulabildim ama sonları n'oldu bilmiyorum.Barınakta da durumları içler acısı.

 

Birini gördüklerinde çok seviniyorlar.Her terkedilen insan gibi.Yetiştirme yurdu,huzurevi gibi.Aynı psikolojiyi onlarda da görüyorsunuz.

 

Yani hayvan beslemek çok zor.Çok çaresiz kalıyorsunuz ne kadar sevseniz de...

by laçin

 

ben şu açıdan söylemek istemiştim size öfkelenir hırlar ama siz fıyt fıyt diye bir ıslık çalar bi parça yağlı kemik verirsiniz korka çekine alır acep taş filan atarmısınız diye ardından yalar yutar verileni sonra bir parça daha ekmek çorba verirsiniz hemen kuyruğu bacak arasına sıkıştırıp gelir şap şap öpüp yalamaya sizi .. hani nerde kaldı kişilik karekter demin kanlı bıçaklıydın benle nooldu adamda az bi ilke olur .. o açıdan deme istedim yoksa sahibine sadık olduğuna ne şüphe sahibi ölsün mezarı başından ayrılmaz köpekleri işitmişliğim var.. adı nanköre çıkmasına rağmen babaannemin kedisinde gözümle görmüşlüğüm gözlemlemişliğim var komşulara oturmaya giderdi ebem kedimiz o çıkana kadar bekler o dışarı çıkınca önce yanına kadar bir koşu gidip sevgi gösterisi yapar ardından pat pat önüne düşer babaannemi eve kadar götürürdü.. belkide en çok kedi ile iç içe olduğumdan dolayı kedi sevmeye yatkınım.. sokak köpekleri ise daha bi gariban ezgin oluyo az daha sempatik buluyorum ama korkmayın bi şey yapmaz taş atmayın diye haykıran sahibi yanında har har har gırtlağını hançeresini yırtan azgın azılı sermayedar köpeğe az gıcık oluyom .. hoş köpeğin sahibinin karekterini aldığını dolayısıyla davranışında kendi suçunun olmadığı sahibiyle özddiliyorum..eşleştiğini bilmeme raağmen gerçektende ağır sakin kimslerin köpekte sakin sessiz olurken sinsi adamın köpekte sinsi olur mahalle bebelerinin beslediği çok sahibli kuçular ise temelli orta malı olur gelene ağam gidene paşam hoş görüşlü anlayışlı olur.. gerçektende rusyada gözlemledim atla diyorlar rusça kuçulara hemen kendini havuzdaki suya atıyor.. pet şişeyi atıyorlar getir diyorlar getiriyor.. bizimkiler ya biraz saf ya dik kafalı .. bence kendilerini yeterince pazarlamayı bilmiyorlar.. o için dışardan ithal mithal bunlarıda kapı önüne koyuyorlar bi tek kangallar kendini kurtararan kitle sanırsam.. velhasıl insan duyguyu kontrol edemiyor bi şekilde bi şeye bağlanıyo bazen hayırsız sevgili oluyor bazen erkek veya kız evlat yada bir at mazide hatıraların geçtiği ev veya şu bu en nihayet bütün ayrılıklar hazin.. duyguları kontrol etme istesende edemiyor insanda yara açıyor velhasıl toplumda gitgide büyüyen bu yaşam alanı daralmış bu mahlukatında mutlu günler göreceğine olan inancımla eyi günler

dilerim

GA
04.05.2006 16:01
#25
Gardenya;

 

Panturk alanında tektir. Gerçi zaman zaman en büyük ustalar bile taklitle başlarlar düsturundan yola çıkarak onun gibi yazmayı denemiş olsakta muvaffak olduğumuz söylenemez.

 

Valla bende onlarca sayfa Pantürk arşivi var. Hemde 8 puntoyla çıkarılmış. Hatta bir çok arkadaşımı bile onun fanatiği yaptım:)

S.a.

Doğrudur ,alanında tek olsa gerek ne diyeyim.Bu aralar da bereketlenmiş yazıların sayısı artmış ben gelmeyeli. :)

PA
04.05.2006 18:35
#26

Baba Internetçiye

 

şimdi artık hiç kimse uzun diye şikayet etmiyorda bi aralar edenler vardı onlarada şöyle yanıt veriyodum genelde müşteri herzaman haklıdır bağlamında..

ıch habe es gibht night jawohl böyle olsun istemezdim ben yapmadım of yaa gerçektende şöyle yazıma bi göz atiiim didim gafam garıştı başım döndü gerçektende köfte dudaklı aşkım meltem cumbulun yılan hikayesi bunun yanında baklava kırkızı antepli çocuk kalıyo bi iki ufak ayrıntı detayki bilindiği üzre konulan bu küçük ayrıntılardan oluşur katınca yazıya kontrolden çıkmış şişmiş ayrıntı deyince bakın az önce burnuma bi sinek kondu sağ avuc içimi havada kepçe oluşturacak denli açıp yanak hizam dengi oluncası dirsekten 90 derece açı ile bükülü kolumu hızla bunun üzerine savurup havada yakalayıp masanın üzerine bi çarptım ben bunu sol kanat zedelenmiş sizinde tahmin ettiğiniz üzre sağ yöne doğru kendi ekseni etrafında mevlana gibi bi süre döndü bu sonra dönüş başlangıcı ile bitim arasında 6 tur katetdiğini şaşkınlıkla seyredip bana doğru duruş pozisyonunda sağ ayaağının kırık olması bana askerde yaşadığım bi olayı hatırlattı şimdi burda ayrıntı ve detayına inmek istemiyorum ama askerlik değincesi bakın bizim teyze oğlu geldi geçen askerden 10 günlük dağıtım iznine daha bu gelmeden benim gezmediğim konsolosluk kalmadı bi vize neyi alıpda kapağı dışarı neyi atabilirmiyimki diye yalvarmadığım mütaahit kalmadı tek amelelik neyi olsun yaparım yiterki beni burdan bi götürün ağız eğmediğim öpmediğim etek kalmadı yaa gerçektende adam altüstü 2 ay bi askerlik yaptı dağıtıma geldi yok efendim ranzasının bi ayağının kısa olup sallandığından yastığındaki deliğin yırtık yere oranla koordinatlarını vermesi gafayı yedirtiyo bana gızım sana söylüyorum ey halkım sen anla bakın biz tarihtede böyleydik bakın misal şeyhinin harnamesine adamın birinin ekinine eşşeğin biri girmiş adam da onun kulak kuyruğunu kesmiş salıvermiş diye iki satırda anlatılabilinecek bir şey üstad annatırda annatır yok efendim gargalar derneği kulağunda yok sineğin seyri gözün yağında uzatırda uzatır adama gına getirtir bu maağlesef bizim toplumsal bi zaafımız bakın ben her daim çok az konuşmakla övünürüm geçen eve hırsız girmiş gece yarısı bunun tıkırtıya uyandım kalktım ışığı yaktım tavşan gibi apıştı kaldı bu baktım torbaya doldurmuş evde ne var ne yok hiç bir şey demedim gözüne baktım gözünün içine baktım torbayı neyi bıraktı bu pencereden sıvıştı gitti iddirsin gitsin hayır mevzuu o değil yağni ne gerek var o kadar uzun konuşmaya çok konuşmak kişinin çenesini yorduğu gibi karşısında dinleyen insanın başının ağrımasına kendini kötü hissetmesine yol açar o için urgan uzun söz kısa olmalı az öz anlaşılır net olmalı dedem böyleydi az konuşurdu o için kısa kesiyom fazla uzatmak istemiyorum bundan sonra daha az uzunlukta yazmaya çaba göstericem uyarın için çok teşekkür ederim aman aman ne çok teşekkür ederim..

bu arada havadis merak edene

 

DIŞİŞLERİ Bakanı Abdullah Gül’ün geçen hafta Sofya’daki NATO Dışişleri Bakanları Gayriresmi toplantısında Fransa Dışişleri Bakanı Philippe Douste-Blazy ile yaptığı ikili görüşmeye sözde Ermeni soykırım iddiaları damgasını vurdu. Gül, Fransa’da soykırım iddialarını inkar edenlere hapis cezası verilmesini öngören beş ayrı yasa tasarısını Douste-Blazy’e hatırlatarak şunları söyledi:

 

YAKIŞIR MI

 

"Ermeni soykırımının asılsız olduğunu söyleyenlere hapis cezası vermeyi tasarlıyorsunuz. Diyelim ki ben veya Cumhurbaşkanımız, Fransa’yı ziyaret ediyoruz. Temaslarla ilgili basın toplantısı düzenlerken gazeteciler, soykırım iddiaları üzerine soru sordular, biz de ’Soykırım iddiaları yalandır. Gerçekle bir ilgisi yoktur’ dedik. Ne yapacaksınız; bizi de hapse mi atacaksınız? Avrupa’da fikir ve düşünce özgürlüğünün bayraktarlığını yapan Fransa’ya böyle bir şey yakışır mı? Bir tarafın istediğini yapma hakkı var, diğer tarafın ise hakkındaki asılsız iddialarına karşı düşüncesini, görüşlerini söyleme hakkı yok. Böyle bir anlayış Avrupa değerlerine tamamen terstir." falan ..fıstık.. by basın medya

gerçektende gülün yerine ben olsam böyle bir soruya muhatap olsam direk soykırım var dememde soruyu yöneten gazeteciye - haha ha ha ne soykırımı yaa nerden uyduruyonuz böyle saçma sapan şeyleri işletmişler sizi kekmisiniz siz yaa taze fasulyemi bu ortadan ikiye kırılsın gibi soruya soruyla karşılık verir sonrada evet evet olabilir balkanlarda milyonların soyu kırıldı osmanlının elinden toprakları alınırken yüzbinlerce evladı fatihandan çoğu kuyulara üstüste yığıldı tıpkı sizlerin cezayirde sırf müsülman olduğu için sorgusuz sualsız katlettikleriniz gibi kurtuluş savaşı yıllarında ermenilere bir kilikya devleti kurma hayaliyle işgal ettiğiniz toprağımızda türlü haltlar çevirip nice insanımızın soyunu kuruttuğunuz gibi ve haalen haçlı zihniyetinizin karşısında güçlü devlet görmeme için devletlerin hür özgür keşif yapma bilimden yararlanma hakkını elinden alıp sudan bahanelerle binlerce sivili çoluk çocuğu yaşlı genci ırak da katlettiğiniz gibi mümkün olabilir bu derim belki ama dosdoğruda var demem kekmiyim ben yaa.. hah haha ha.. yaa bu ara efsun hanımı göremiyorum hasta neyimikine hoş doktor hanımlar sanki hastalanmaz sağlıklı olur hep gibi içimde his bu gün hava bulutlu gibi azda sis olmasına rağmen merak ettim geçen sınava gircem başarı dileyin dediydi içimden dua ettim ama uluorta yazıp söylemedim ya kaybetti sınavı başına bi hal geldiyse allah esirgesin.. vicdan azabı çekeceğim .. bilen neyi yokmu akibetini..bu ara on gündür numune hastanesinden sağlık raporu alacam diye uğraşıyorum on günde bir rapor nasıl alınmaz bilen beri gelsin vallahi sapa sağlam adam hasta olucam .. yüzdüm yüzdüm kuyruğuna geldim eliza test sonucu bugüne atmışlardı sabah 1buçukda sağlık kurulu dediler günlerdir öğrendiğim yegane kelime bir buçuk oldu bir buçukta kuyruğa giriyom 2buçuk gibi kbb de sıram gelirde muayene olmayı başarabilirsem 3gibi göz binasına de bloğa varabilsem yarın bir buçuk yanıtını ala ala onuncu gün hepsini tamamladım öğleden sonra geçenki gibi dahiliyenin yaptığı şeker üre testden hariç intaniyenin ayrıca istediği eliza kan test gibi inşallah ayrı test istemezler pisikolojim bozuldu piskologdan nasıl sağlam aldım şaşırdım bi adam 3 kere kan mı verir yaa özel poliklinikte iki kere hastanede hayır bu günde evrakı heyete teslim edemezsem bi soykırımda ben yapıcam haberiniz olsun eğer bi uzun zaman görükmezsem merak etmeyin haberiniz olsun o için.. smile.gif

PA
10.05.2006 12:57
#27

En Pahalı İnterneti Türkiye Kullanıyor.İşte Dünyadaki İnternet Fiyatları Japonya 47000Kpbs Hızındaki İnternete 25,85 dolar verirken Türkiyede 256kpbs 37,69 dolar ödüyor.. car car car..

Not: Japonya Son hız arttırımında internet hızını 100000 kpbs ye cıkartmıştır.

fiyatlar dolar bazından verilmiştir.. fiyat mukayese felan fıstık...rakam rakam ... basın medya..

 

yaa aslına bakılırsa bizim memlekette yaşamak bile lüküs gerçektende üst geçite on metire kala yolun öte yakasına geçmeye çalıştığımız ülkemizde hadi arabadan köşe başını tutmuş eli silahlı gaspçıdan kapkaççıdan yırttık kurtardık diyelim çimentosu demiri eksik binamızda kadere kırkbeş devam ediyo hayat bi şekilde .. gıda zehirlenmesi dengesiz baslenme vitamin eksikliğinden cartayı çekmessek şaayet.. gerçektende kimin eve batıdaki gibi beş on kilo et giriyo ayda allaaseversen .. her renge boyadık fıstıki yeşilmi kaldı internetde pahalı oluversin gerçektende geçen gastede okudum türk diline internet manyağı diye çevirebileceğimiz netomani hastaları avrupa amerikada 24 saat evden dışarı çıkmıyormuş..içlerinde 15 20 senedir sokağı güneşi ışığı görmeyen kader mahkumu kronik bağımlılarda varmış..gerçektende biseferden bişey olmaz diye başladığım sanal yolculukta allah sonumu hayırlı etsin kaptırdım gidiyom ciğer leke kapmış biyerden.. genelde 500 750 bi milyon kaada semt dışı gecekondu yerleri uzak olduğundan şurda saati 1250 gaymayı bayılıp giriyom bişekilde .. dün kızılayda 1750 verince saatine evlat acısı gibi koydu.. gerçektende o denli yurtdışı gezdim hesap ediyom bazı yerlerde sigara paketi 250 üçyüze internet sati 200 300e ulaşım sakız alamayacağın 35 bine 50bin yüz bin eski liraya geliyo yenisine akıl erdiremiyom henüz.. bizde niye bu denli pahalı bilmiyom .artan tüketici nüfusa paralel az bile .. yetişen kentte.. kimse hayvan yetiştirme tarım balıkcılık arıcılık üretime artıdeğer kazandırma istemiyo.. okuyacak bi yere memur olacak oh paşam kahve istermisin.. tüketim toplumu tüketecek bi şekilde neyse bunlar fasa fiso şeyde..ginede bu hastalığa göre netomaniye göre az bile bence..hatta şimdiden tedbir alınıp rehabilite merkezleri açılmalı bu depresyona maruz tedavi edilebilirlere el uzatılmalı bence..tedavide hastayı bağımlılıktan kurtaracak klavyeden duman püskürtümü mausa elektirik verme gibi tıbbi metod izlenmeli iyi filitre porogramları ile oyun çet sitelerine giremeyip ekrandan hububatımıza zarar veren kımıl zararlısıyla mücadele yolları anlatılıp yurttan sesler korosu neyi çıkartılmalı bence .. sandalye çivili olmalı ara sıra altından alınıp tek ayak üstü bekletilmeli gün boyu ekmek aş verilmemeli.. uyku öncesi falakaya yatırılıp her bir ayağına kırkardan seksen sopa indirilmeli .. yaralarına tuz basılıp keçiye yalatılmalı net başında geçen süre dışında hayat olduğu söylenip geçim maaşiretden dem vurmalı..sanal reklam verilmeli geniş ölçüde bağımlı soğutulmalı.. geçersiz işlem yürütttü kapanacak yazısı verilmeli fonda çıldırtılmalı.. katrana bulayıp tavuk tüyü dökülmeli üstüne madara edilmeli.. insanların bilgisayar başında oturma dışındada sorumlulukları olduğu hatırlatılmalı azarlanıp paylanmalı bence.. yada bu bu gibi neyse ..150 kaada numune den rapor alma gibi ahmaklıp yapıp 20 kaada samsun çankırı yozgat gibi yerden hemde iki günde alabileceğimi 15 günde zor aldım ona akıl eriremedimde şimdi şu makro iktisaadi bağlamda türk internet saat birim fiyat artış cart curtunamı vakıf oluyom selam sepet sevgilerle.. :)

PA
12.05.2006 18:30
#28

tesadüfün iğne deliği

Dünyada, kayıtlara geçmiş en ilginç gerçekleşen ölüm; çok ilginç üstelik

yakın tarihten.

 

1996 yılı.

 

Bizde olduğu gibi Yunanistan da yaz döneminde orman yangınlarıyla

boğuşuyordu. Yunanistan itfaiye ekibi büyük bir yangını söndürmüş ama

oldukça geniş bir alanı da kurtaramamışlardı.

 

Yangın sonrası uzmanlar yanan alanda araştırma yaparken, gördükleri

karşısında küçük dillerini yutarlar.

 

Görünen, denizden bir kaç kilometre uzakta ve yüksekte olmasına karşın

yanmış bir balıkadamdır.

 

Snorkeli ve zıpkını da elindedir üstelik.

 

Sen, balık avlamak için denize dal...

 

Sonra bir yangın söndürme helikopteri gelip seni çeksin ve yangının üzerine

bıraksın..............

 

sımsıcak bir yorgan gibi sarar beni hatıralarda da yazdım hayatımın bir iğne deliği tesadüfü var ..kesim yapıyorduk ormanda baltalar elimizde.. deyzoğlu neyi çayır çimen biçmeye köye indiler yaylada yanlızım bi dede çam var bir on santim ip buldum geçmiş gün uzaktan çizdiğim daireyi göremem bari bu beyaz naylon ipi görüyüm diye 20 santip çapında çam üstüne çakı ile çizdiğim daire ortasına bu naylon ipi iliştirdim tam kırk adım ileri gittim( övünmek gibi olmasın normal ayakkabı ayakkabıya birleştirme adımı değil bacak atılarak ayak topuğundan öbür bacak ayakkabı ucuna dek döndüm nişan aldım tek kırma tüfekle ateş ettim vardım tekrar çamın yanına -yuh dedim kendim kendime bırak daireyi koca çamıda vuramamışsın dedim sonra dikkatle baktım yalanım varsa vebalinizi çekiyim o incecik ipi dolayıp içeri sokan sonra geri tepip dişarı çıkan domdom kurşunu diye taabir edilen tek kurşun yaklaşık 6 santim oyuk açmış ip lif lif kırçılmış oyuğun iki santim içinde gömülü ama başlangıçtaki gibi ustten ve alttan ucları dışarda bugün bana bir milyon kere attırın vuramam o gün tesadüfen dek geldi .. ikinci tesadüfüm ise bir gün moskovada laf raslantıdan açılınca gökhana dedimki bi keresinde durakta otobüs bekliyom sigaramı attım rastlantı dik düştü dedim filtre aşağıda birbuçuk santim kadar milli ekonomi haalen yanarken filtresi üstü asfalta dimdik düştü( çamura felan değil asfalta) yanımdaki diğer otopos bekleyene dediimki bak dedim attığım sıgara dik düstü dedim yolcu dudağını büktü beden diliyle yalan söylüyorsun sen onu bilinclice oraya koydun gibilerden baktı ( ilk tepkileri bu oluyor insan oğlusunun bu gibi durumlarda inanmamak kabullenememek) nasıl öyle düşermiş bilerek koymadın değilmi dedi sinir bozucu yolcu ne münaasebet tesaadüfen düştü dedim onun otopos geldi gitti bu bense moralim bozuk başarımın sevincini çıkaramadan yalancı duruma düşmüş halimle kendiminkini bekledim dedim gökhana öteki arkadaşlara .. onlar kendi aralarında olur olmazlığını tartışırken ardından derin nefes çektiğim izmaritimi attım yalanım varsa o ateş gibi yanıyım o gün yozgat çekerekli adnan ustada vardı gökhanın abisi uğurda biz görmedik düşewrken bakmadık dediler vicdan sahibi iseler çıksın adam gibi şahitlik etsinler insaniyet naamına sigara aynen dik düştü aha dik düştü sigaram dedim hep bir ağızdan vokal yaptı bunlar sen onu bilinçli olarak koydun oraya diye öyle bi tesadüf geldi başıma inandıramadım onları .. insanlar niye böyle yapar anlamıyorum yaa.. neydi onun dik düşmesinin sırrı insanlar niye inanmak istemez içimi kemiriyo ukte kaldı kaç yıldır..

 

hür irade

bunca zaman size özgür irademiz yok dedim bundan böyle size hür irade nasıl savunulur bunun incelikleri nelerdir cebircilerin ( hür irademiz yoktur diyenler) hücumlarına karşı nasıl karşı hücum yapılır. bir kısım teknik ve taktikleri göstereceğim. ve iyice öğrenin bakalım neymiş ne değilmiş:

 

ilk olarak hür iardeyi savunanların delili şudur. alay metodudur. yani derler ki ya bunlar mal adam, hür irademiz oldunu bunlar anlamıyor mu mesela ayağa kalkmak istiyom ve kalktım ne yani ben başka bi şey yapamazmıydım, aha elimi kaldırmak istiyom aha da kaldırdım yani beni kim zorluyomuş ki, işte benim hür olduğum bu kadar açık yani, istedimi yapıyom istemedimi yapmıyom. yani insan kendinde bunu zaten hissetmiyo mu yani ... by beni zevklenerek demogoci yapan iradeye kafa takılı

 

beyler kavram kargaşasına düştüğünüz nokta temeli her ile bazı sözcükleri arasındaki farkı ne zaman nerde kullanacağınızı tam olarak idrak edememenizden kaynaklanıyor.. gerçektende konuşma söz söyleme sanatı yani laf ebeliği aynı bilardo oynamaya benzer istakayı vururken öyle bir pozisyon alacak vuruş sertliğini vurguyu öyle ayarlayacaksınızki topunuz diğer topa küt vurduktan sonra ötekinede değebilsin.. masadan taşıp birinin burnu kökünede gelmesin vuruş sertliği .. ohio bombacısı timoti mak veyt idam edildi toprağı bol olsun .. infaz öncesi son sözü sorulduğunda şunu söyledi - irademin efendisi ruhumun sahibiyim.. işte nasılki her elma kırmızıdır önergesi ile değillendirdiğimiz dilin mantığa uyarlanmasında o sonucu veren her yerinden alınıp değiştirilip bazı ile önerildiğinde bazı elmalar kırmızı bazı elmalar yeşil bazılarıda sarı gibi farklı renktedir söz dizimi 1 sonucu verir =totalite - her elma rengi farklı görünüş farklı ton renkte = doğru= no çelişki.. öyle ise diyalektik materyalizm = etki tepki = her nesne değilse bile bazı nesne evrensel geçerli kurala sahip bazısı değil= öyle ise irade bazı kişi elinde bazı değil= her irade kişiden kişiye hüküm vermede farklı kontrol edim birimine sahip= bazısı az irade bazısı çok = dıştan kontrolsüz irade olduğu gibi ( en ağır işkenceye tabii tutuldunuz gerçeği söylememekte israr ediyorsunuz bir noktaya geldi ip koptu) kontrolün tam siz elinde olduğu cepteki son sigarayı iki dakka önce yada sonra içim farklılıkları olacaktır kuşkusuz.. kaderde ise atarinin başa geçersiniz gidilecek yol belli porogramda var bu belki kader vuracağınız hedef tabak gibi ortada silahlı adamlar karşıdan geliyor habire sayıca çok siz coystikle bi hamle yapıp kaçmaz karşıya füze el bombası atmaz ateş etmezseniz vuruldunuz öldünüz bu kader değil ihmalkarlık ... kader önceden yazılmış yazgıyı değiştirememe olayı.. rıza kadere teslim olup değiştirecek adım atmama çorbayı içerken kaşığın tersi tutup nasibim yokmuş deme bahanesine sığınma gökten yağsın diye bekleme ..bunlar fasa fiso şey.. mücadele haktır çalışcan çabalıycan uğraşıp didinecen iradenle muvaffak olamazsan.. eh .. mukadderat.. bu olsa gerek ..bilmiyom bilemiyom.. yaa inanmıycaksınız ne zaman balığa gitsem ne zaman istambula gelsem yağmur yağar samimi söylüyom bi iş görüşömesi için esenlerdeyim baya atıştırıyo yağmur duası yerine beni kullansalar olmazmıkine bilmiyom bilemiyom selam sepet.. bu konularla çok kafa yormayın allahın cennetde büyük cehennemde cehennem korkusundan önce cennet anlatılmalı herkese bence toprağı bol olsun rahmetli polo baba ş sezerin merhum babası sevdiğim bir alevi idi ben allahtan korkmam tövbe haşaa allah korkulacak yaratıkmı öcümü der insanlara allah korkusu öncesi allah sevgisi aşılanmalı der bir ayet okur şüphesiz siz cennette ibadet eden günahsız melekler olsanız allah sizin yerinize günah işleyecek kusurlu kavimler yaratırdı derdi.. islam peygamberine gelen ilk emir oku idi .. gidin ilmin sadece manevi olanından feyz almayın diğer müspet ilimlerlede haşır neşir olun nasıl çok gelişmiş hızlı ekonomik bi teyyare yapabiliriz kalaşnikofun yeri alacak daha hafif düşük kalibre mermili silah modeli çizemezmiyiz ülkemize yararlı olamazmıyız felan birazda bunları düşünün çalışmak en büyük ibadetsede hiç olmazsa cumaları kaçırmayın kendinize iyi bakın fakirin dediğine gidin gittiği yoldan gitmen esenkalın fakir

PA
13.05.2006 10:04
#29

Anneler Günü Hakkında Aydınlatım

 

Anneler günü ilk kez 1908 yılında kutlandı. Anneler Günü ülkemizde de 1955 yılından bu yana kutlanıyor.

 

Anneler Gününün Oluşumuna Gelin Birlikte Bir Göz Atalım.. Her şeyin Bir ortaya çıkışı gelişimi ve evrimleşme süreci vardır..Bir şeyin Nerede ve niçin ortaya çıktığı önemli değildir.Önemli olan Oluşumun niteliğidir.. Dünyanın hazinelerini ayaklarına sersek, Mezarda bile hakkını ödeyemeyeceğimiz varlık ANNELERİMİZ dir..Yüreğimizdeki ateş sevgimizle harlansın istiyorsak annelerimize hakkettikleri değeri verelim..

 

Amerika'nın Filedelfiya eyaletinde 9 Mayıs 1966 günü Jarvis isimli bir kızın annesi öldü. Annesini çok seven Jarvis'in üzüntüsü aylarca sürdü.

 

Hayatla kimsesi kalmayan Jarvis ölüm olayına bir türlü alışamadı. Yaşama küstü. Canlılığını, yaşama sevincini yitirdi. Yemedi, içmedi bir ara ölmeyi bile düşündü.

 

Jarvis'in bu durumunu yakından izleyen komşusu Jarvis 'le arkadaş oldu. Bir gün yaşlı komşu söyleşi sırasında Jarvis'e «İnsanlar doğar, yaşar, ölür. Bu bir doğa kanunudur.» dedi.

 

 

Bu iki cümle, Jarvis'i çok etkiledi. Ölümün de doğmak, yaşamak gibi bir doğa olayı olduğunu düşündü. Ancak bu doğruyu bulmak Jarvis'in annesine olan sevgisini azaltmadı. Aradan geçen süre içinde ölüm sözcüğünün soğukluğu gitti. Yerine anne sevgisinin sıcaklığı geldi. Artık Jarvis annesini gözyaşları ile değil, severek anmaya başladı. Acıları azaldı. İçinde arı, duru bir sevgi oluştu.

 

Aradan bir yıl geçti. Bu süre içinde Jarvis, hemen her gün annesinin mezarına çiçekler götürdü. Jarvis'in annesinin ölüm yıldönümünde bütün arkadaşları eve geldi. O gün Jarvis arkadaşlarına :

 

— Geçen bir yıl içinde çektiğim acılar bana şunu öğretti «Dünyada anne sevgisinin yerini dolduracak hiçbir sevgi yoktur. Yılın bir gününü annelere ayıralım. O günü annelerimizle ilgili anılarla dolduralım. Böylece annelerimize olan sevgi borcumuzu ödeyelim.» dedi.

 

Arkadaşları Jarvis 'in önerisini çok beğendiler. Birlikte hemen kentin Belediye Başkanına gittiler. Başkan onları dinledi. Öneriyi içtenlikle benimsedi. Daha sonra bu öneri gazetelere, yazarlara anlatıldı. Jarvis ve arkadaşlarının çalışmaları kısa sürede sonuç verdi. Amerika Birleşik Devletleri Kongresi mayıs ayının ikinci pazar gününün Anneler Günü olarak kutlanmasını kararlaştırdı.

 

Anneler günü ilk kez 1908 yılında kutlandı. Daha sonra bütün uygar ülkelerde kutlanmaya başlandı.

Her yıl mayıs ayının ikinci pazar günü gazetelerde annelerle ilgili yazılar, anılar, şiirler yayınlanır. Radyo ve televizyonda ana sevgisini konu eden konuşmalar yapılır. Türk Kadınlar Birliği'nin şubesi olan illerde yılın anneleri seçilir. Okullarımızda ayrıca Anneler Günü nedeniyle toplantılar düzenlenir. Bu toplantılarda okunan şiirler, söylenen türküler, şarkılar, annelere armağan edilir. Filimler gösterilir. Sergiler düzenlenir.

 

bütün horozların bir türkiyesi vardır...

bütün horozlar kanatları kuyrukları içindeki tüyleri arasında saklarlar onu.. her horoz her sabah ötmeye başladıklarında gelişmiş dilleri olmadığından dillerini şaklatıp t sesi veremez ardarda gırtlaktan verdikleri üüü sesi ile marş söylerler..tamamen gavur imbiğinden geçmiş gavur şarabı şerbeti adeti gelenek göreneği bizi bozar.. ben oyumu annelerin günü bir güne indirgenmemeli şeklinde nacizane fikir kırıntısı ile yetinenlerdenim.. gerçektende geçen yıl yılışıklığı lakayıtlığı cıvıklığı kendine düstur edinmiş bi popüler kültür beslemesi arkadaşıyla sohbet ederken kulaklarım kabardı hararetli konuşmalarına .. 1.- biri ötekine anana ne alacan oğlum anneler gününde deyince öbürü- bilmem valla bu sene ne alacağımı ..geçen yıl don almıştım giydi annem sevindi çıkardı babam sevindi ehe ehe ehe .. gibi iğrenç çirkin banal düzeysiz aklı sıra kendince espri yapıp sırıtırken insanların kafasına tüketimden başka bir şey sokmayan yasak savma babında senede bir idrak edilmesi gerektiği gibi bi saplantıya götüren bu gibi sümüklü böceklerin bizim mahallede satılmasına karşıyım bence.. haa annen baban sağdır o gün adet olduğu üzere öğretmen kompozisyon verir annenizi anlatın der annenize ne hediye alacaksınız der o sıra arkasıralarda oturan bi öksüzün gözleri yaşarır bir kez daha yarasına limon sıkılır.. ömrümüz bu gibi zırtapozluklarla gelir geçer.. bunlar fasa fiso şeyler.. anneler yılın her günü hatırlanmalı şaayet annesi ölmüş olan varsa bizim değerlerimize göre bayram arefesi mezarı ziyaret edilmeli fatiha yasin okumalı..işte anneler günü bu anne birinci seçildi yılın annesi gibi soytarılıklara girişilmemeli diğer annelerin hakkı yenip gaspedilmemeli bence.. bu dışında kaç gündür bi anne günü anne günü tutturulmuş gidiyor şayet illaki bu günde kutlanmaları onları mutlu edecekse ginede annelerin gününü kutlarım o ayrı mesele.. gerçektende rahmetli eşref bitlisin tabura geldiği gün yine böyle bir bahar ayına rastlamış helikopterin toz bulutu altında içtima alanında toplanmış biz ibrahim şahinin tekmil vermesi ardından onun merhaba askerine sağol nasılsınıza sağol dedikten sonra o ulvi insan bu gün kaç yıl geçmiş kelimesini unutmam - yavrularım bulunduğunuz yere rahatca çöküp oturun askeri düzen içinde değil normal biçim bağdaş kurup deyince yere oturmuştuk - dileyen sigarada içebilir yavrularım rahat olun zaten vaktim fazla yok birazdan gideceğim dün anneler günüydü annelerimize 11 tane hediye verdik bir anneye asla verilmemesi gereken hediye diye herkesi ağlatan konuşmasına başlayıp bizden istediklerini sıralamış bir diğer anneler gününde sizde onlara hediye gitmeyin diye sizden sadece göreviniz esnasında dikkatli olmanızı istiyorum demişti.. gerçektende.. şu günü bu günü kadın çocık ana baba günü gibi muazzam gün kalabalığı içre kaybolup gideceğiz gibi kötü bi his var bende .. zaten mekanikleşmiş yaşantımız sabah bir guruldayan saatin çalan telefonun sesle başlayıp günlük rutin çalışma beslenme okul iş ev ses görüntü iletişim makineleri arasında otomatik olarak devam ederken.. bilmiyorum daha fazla içtenlik samimiyet doğallıkdan uzak bu tür etkinliklerin bizi robotekliğe monoton tek düzeliğe götüreceği korkusunu taşıyorum.. bilmiyorum bilemiyorum belki çok örümcek kafalı taş beton baş yobazın tekiyim yanıldığımı anladığım zaman ben bu fikrimi değiştirebilirim.. selam sepet tüm çocuklar ve ebeveyin yanı sıra ebe dedeler..

PA
13.06.2006 22:10
#30

Deli Deliyi Gorunce Deynegini Sakinmamali Bence

 

 

dan ugrayamiyoruz ya hesapta busbutun silinip gitmesin adimiz baglaminda bi arkadasin ben cekilecegim demesine karsi cikip mucadele esastir baglaminda kimseyle ilgili olmayip laf ola beri gele duzleminde kimse darilip gucenmesin reca ederim veya bir sey var sanip guzelim vaktini bosa harcamasin yada ne biliim onceden demedi demesin cok da merak ediyorsa okusun okumasinda demiyorum ama sizce akil karimi guzelim vaktinizi bu tur seylere harcama eh israr ettin bak bak bi sey var... hayret yaani..

 

 

beygirler islerler dislerler kisnerler sislerler domasniy jivotnoyedirler kazak atasozu tercumesi atlar cok yararlidirlar is yapar is gorur islerler ..disleri hakki ile cayir cimen yer bazen savunum amaclida dislerler disleyebilirlerdirler..sesleri ile sarki soyleyip ortaligi muzige bogar bazende sis yaparlar alinda sislerler tepik atarlarsada domasniy (evcil ev hayvanidirlar) mutercim fakir

simdi yaa gercektende ..askerin biri diger askere seni komutana sikayet edecegim deyince digeri bi sikayet et bi sikayet et seni dovmezsem neyim diyor.. bunun uzerine doktor astegmen bunu anlatan ere cagir o eri getir diyor .. er gelincede bana bak sen niye buna oyle soyledin dovmekle tehdit ettin deyince dovme ile tehdit eden er ne yapabilirdimki astegmenim deyince astegmen dovmekle tehdit edecegine agzini burnunu kirsaydin ya o zaman o soyle dusunurdu yahu sikayet edecegimi soyledim agzimi burnumu kirdi ya birde sikayet etsem kimbilir bu beni ne yapar diye dusunur sikayetin adini bile anmazdi.. hadi bakiim ikinizde kaybolun birbirinizin kafa gozu kirin benim yanima oyle gelin o disinda beni eften puften seylerle rahatsiz etmeyin diyor..gercektende bundan once davarin teki turklere kufur etti dayanamadim bende onun annesinin ablasinin nerelerde ne zenaatla istigal eyledigini kendini incitmeden sual eyledim .. izzetli zevceleri ile hulle biciminde bir deyisiklik yapma gibi bir duruma duserlerse kendilerine her daim hizmetlerine amade olabilecegimi uygun bir dil ile aktardim ..mustakbel valideleri ile samimi duygular ile tanisma dilegimi edebi uygun dil lisan ile belirtip kiz kardeslerinin bekar olup olmadigini sorguladim yel degirmeni ile savas acip entarimin etegini kanata kaptirdim nooldu onuda sepetlediler benide.. nooldu ben ne kaybettim .. baska nik ile girdim mucadeleme farkli platformada kulvarda beygir kosturum ile devam ettirdim .. bizim icin rosinant olmus at duldul kuheylan olmus ne farkeder .. amac degil aracdir.. beni butun dunya tanir ..ocherki v rassiya panislamizma i panturkizmayi s lubofyu turtsiyayi .. kak raz na aborot armianin turtsiy zakololi yi maveraun nehir nereye akari yazdim.. bir firsat gecip dokumanlari birlestirip tverbekhlebofun orginal metinlerden bitlis konsulunun el yazi notlardan derleyecegim bana da ver o balcikdan birlikde sivayalim gunesiyi kaleme alamadim..pan olmasamda ne biliim dallasdaki pem olsa adim ben ne kaybederim benligimden.. sasarim hah hah haay.. hic nik kullanmasam ne kaybederim kendimden benim yazimin basligini iki kilometre oteden kokluyan adam kimin yazdigini zaten bilir.. hah hah haay..

 

gercektende bizde dort kisi karsilassin yan yana gelsin memleket hayat siyaset futbol her konu laf bitsin yaa icimizden biri sarki soylesinle basliyan konu kitligi hele bi fikra anlatinda dinliyelimle devam eder namik kemalden bir acilis pesrevi ardindan sira kisiligine tezat yasadigi icin komik oldugu varsayilan bol hansli papaz hikayeleri buzagili kuzulu kaz eti sever hoca hikayeleri ile devam eder sohbetin iyi koyulasim noktalarinda hi ho ho ho vuah hah haa vay naamina yandimin papazi hocasi denilir az desarz olunur.. bi baskaki geyige kadar insanlar kendi capinda eglenir .. simdi ne yapalim o hocaya darilip camiye gitmeyelim mi..

 

gercektende ofkeme yenik dustum enter tusuna basmadan once kendimle ikileme dustugumu icimde iki farkli sesin eko yaptigini itiraf ettim simdi onlardan ne farkim kaldi istedikleri bu deyilmiydi o hirladi diye bendemi hirlamaliydim dedim kilise tasiyan adami yayina verdim hristiyan kesimden once musluman arkadaslar tepkilerini verdiler dinsizlikle suclandim.. iman tazelemem talep edildi.. gecenki resimdeki iki kustan biri ozgur kus idi bu ozgur kusun ozgurlugu bazilarinin hayat ozgurlugunu cendereye sokuyordu .. tipki nazimla vala nurettinin hur moskova sokaklarinda paltolarini ozgurce serip uyuyup uyandiklarinda kendilerini kucumser gozle asagilayan sokak sakinlerini gordukleri gibi oto kontrol mekanizmasi kisiye bir takim kisitlamalar getirir ancak bu kisitlamalarin yuzde kaci evrensel gecerlidir bu tartismali.. siklikla ornek verdigim hint toplumuyla aciklayim dilerseniz .. o toplum inegi kutsuyor saygi gosteriyor sen saygi gostermiyorsun.. ne olmus oluyorsun genel ahlakin toplum kurallarinin disina cikiyorsun.. kutsayip kutsamamakla guya hursun ama ozgur hur ucusunla diger kusu boguyorsun.. ciplak gezinim hurriyetini savunuyorsun ancak diger toplumu bunaltiyorsun tahtirevalli icinde denge bozuluyo o su icine giriyor.... toplumsal sorumluluklarimizda secimde hur olmamiza ragmen bizi bagliyan genel bag o topluma olan sevgimize aidiyetimize statumuze gore o baglarin sertlik derecesi degisebiliyor.. ornekte adi gecen yasli kadin icin belki kornayi calmiyorsun ama rukus onemsemez saygisiz deminden beri dondurmacida eylesmis iki adim otedeki ustgecitten gecmez simdide seni yoldan alikoyan icin bi avaza otturebiliyorsun klaksonu sapiklik zaten genel olarak duz bir cizgide giderken bir an hur bir karar verim ile sapak noktasinda sola yada saga donum.. ve tercih meselesi neticede.. bin cicek acsin bin fikir ucussunda bir tercih neticesi butun kitaplar yakilmalida.. neticede kendi dialektigi icre iki karsit gorus baskici cogunlukca benimsenmis olmus oldugunda toplum kural kaidesi ortaya cikiyorki biz tercih olayinda buna suruye katilim yada sapitim diyoruz kisaca.. ve benim nacizane fikrim kanimca sut icine dusmus kurbaga sut kaymak tutana kadar atliyacagi ziplayacagi zemin olusana kadar yuzmeli kup icre kendini koyvermemeli bence cunku yuzme devam edim fazilet birakip koyverme duz cizgiden cikma sapitim bence... cunku mucadele erdem olmakla birlikte vazgecme adeta fikri intiharki tek tek bireyin her yoldan sapanini ayiklasak en son kalani ile esya tabiati bir vagon insan icinde yarisi besiktas yarisi fenerlidir bir noktada birimiz digerine gore o gorus sapkini olmus oldugumuz an sona kadar gidip kendi inan ettigimizi savunmassak onun goruse acik kapi birakip kendi fikrimizi oldurdugumuz an kendimizide oldururuz bence.. ve sen kotu dediginden bir adim ileri gitmessen o galabe gelecege acik kapi aralamakta dolayisi ile sen de kendi kendine celiski icre dusmekte bir adim geridesin bence .. kizim sana soyluyom santo sen anla sapittimmi ulem.. davsana darilip.. kendinle celiskili olmamalisin bence.. otokontrol moto kontrol fasa fiso bence..nerde bu devlet nerde bu milletden once kisi herkesin basina bir bekci dikilemeyecegini bilmeli ona gore deynekle gezmeli deynek olmaz bu kalem olabilir o oyle diyorsa oto kontrol sen olmali ona gore laf yetistirmeli bence gercektende icimde bi ses yaahu konuyla ilgisiz adam bu kadar cene yetistirdikten sonra ben hala niye susmakta israr ediyom hangi doga kanununa internetin denetimsizligi kuralina karsi koyup akintiya kurek cekiyom birak it de ursun ben kervanima bakayim diyecek haklisin abi diyecektir bence hah hah haa bak iste bu lazim bunlar cok guzel seyler.. hurriyet akil hastanesinin kapidan iceri sokulmadan once ordaki delilere nanik yapip dilini gostermek olmali bence gerisi fasa fiso seyler.. babam eve donmeyecekmi anne bilmem yafrum belki nisi cikmisdir anne anne sen agliyormusun nayir yafrum patates dogruyordum mitbagda belkim gozume gacmisdir hadi nisdersen bunlari bos verelim gidip parkda oynayalim ne dersin haa ne dersin ha ha haa..

PA
24.06.2006 14:14
#31

Yıllar önce kaleme aldığım ve bir günah gibi herkesten gizlediğim şiirimi ilk defa siz... değerli üyeleri ile paylaşmaya karar verdim.Takdir edersiniz ki çok heyecanlıyım . Sözü uzatmadan sizi o güzel şiirimle baş başa bırakıyorum.

 

BAHÇELERDE

Bahçelerde domates

Gel bize bazı bazı

Madem yüzme bilmiyorsun

Neden çıktın ağaca?

 

Yaşasın cumhuriyet!

 

Tavuklar çiçek açtı

Ellerinde poğaça

Alakaya maydonoz

Bu ne biçim lacivert

 

Eveeet çok beğendiniz dimi.! by serden gecti

..............................................................................

bahcelerde tere

 

yanima gel hele

 

sana zeytin topladim

 

sepet sepet sele sele

 

bahceler belledikce yeserir

 

gozler elledikce yasarir

 

mendil kurutmayi basarir

 

gozyasimi sile sile

 

bahcelerde sebze taami besini

 

sair nerden aldin sen bu ilhami esini

 

lutfen ya sus ya kes sesini

 

gozu acik gidecegim kahrimdan ole ole

 

acemi gibi davranirsin

 

bostan yere kivranirsin

 

yol yordami ogrenirsin

 

vara vara gele gele

 

bahcelere postu serdin

 

bilmem ne senin derdin

 

renklerden morumu gordun

 

arayipta bula bula

 

sairligi hayal etme

 

cehaletin beyan etme

 

yogurdunu ziyan etme

 

gole maya cala cala

 

bahcelerden kaldirma beni

 

yilisip guldurme beni

 

al eline dondurmani

 

sapur supur yala yala

 

bahcelerde tere marul

 

ne kus buna nede daril

 

siir isi haril haril

 

petege bal sala sala

 

simdi yaa gercektende 15. 19. yuzyil halk edebiyatimiza goz attigimizda konar gocer yapilanma sonrasi mulkiyete gecisle birlikte mevcut tarim yontemi ile bol bol kabak pirasa maydanoz baklagiller yetisen bahcelerimize yazilan dizelerde siklikla rastladigimiz su tur ifadeler goruruz...

 

bahcelerde pazi

 

kucuk yasta aldim elime sazi

 

calarim bazi bazi dertli dertli vururum tele

 

tavuk zannettim kazi onunda tuyleri kirmizi ala bele ... gibi

 

bahcemin karpuzunu olmus mu diye yokladim

 

salataligimi uc uca ekledim kavunumu kokladim

 

sabirla ilham perisini bekledim bir basima kala kala ..gibi

 

bahcede pirasam hanide benim kel kafali deri kanatli yarasam

 

ciksam karsi dagda arasam

 

done done bakinipta saga sola... gibi bol bol capalanmis organik gubrelenmis bilumum zevaatin yetistigi bahceler.. bahcelerimize atifta bulunan siirlere tepki niteliginde yukarida en basta ornegini verdigim asik bostani ile atismaya giren asik hiyarinin taslamasindanda anlasilacagi gibi bir donem asiklarimiz doga yigitlik kahramanlik guzellik uzre yeterince siir yazildigini atilan okun en uc nokta menzile eristigini bu icin artik yere dusecegi bu alanda ileri gidilemeyecegi kaygusuyla cesit.. cesni bakimindan halil ibrahim bereketli bahcelerimize yonlenmiz taze fasulyeliklerimize dalmis ordan bol bol asmam cardaktan lahanami kiydim koydum sahanima cikarmis .. domatesimin cekirdegi kirmizi sen ey gavur papazinin bahcivaninin kizi karpuz kestim kirmiziya baliklama atlamis..o bahcelerden salkim sacak bol bol bahceye ektim sogan elde etmis maydanozla harman etmislerdir... gercektende o donem kaf dagi ardinda bir turlu ulasamadiklari kirpigi ok kasi yay yanagi elma bedeninde agit yakmadik en ufak nokta birakmadiklari hepsinin ayni zulfu siyaha asik oldugu peri padisahi kizi yerine bunyede daha fazla organ barindiran bahceler onlara hint kumasi olmus bol kepce malzeme cikmis.. bugun bile siir soframizda bahcelerde samirsak sarim sarim sarilsaktan bahceye girdim uzume cubuk deydi gozume bahcemde borulce menekse lalaye dek genis yelpazede zenginligimiz artik kabak tadi vermekte olup bu zerzevat enflasyonuna alternatif gunluk hayatta siradanda olsa diger konulara gecilmeli az bir sokaga cikilip tirafik sorunu hava kirliligi betonlasma issizlik zengin fakir arasi ucurum dile getirilmeli bu alanda eser vermeli .. bu gun ayin ondordu belediye bu kaldirimi niye soktu yeniden niye ordu birisi geldi saati sordu aptal aptal budala budala gibi siire yonlenmeli menu genisletilip cesit cesni tur cogaltilmali.. rasgele sokakta ayakkabi boyacisi berber ele alinmali isportaci uzerine siir getirilmeli yanlizca bahcede bagli kalinmamali bahce ustu guzellik kesfedilmeli tepedeki gunese buluta yildirima gurul gurul yanan sobaya aksam vakti dogan aya yildiza cuvalimizi diktigimiz cuvaldiza hulaasa birbiri ile benzerligi en kucuk yapi tasinda ayrisan degisik elementlere yonlenmeli oksijene helyum hidrojene oluye diriye siir yazilmali adam olmus gitmis diye gecistirilmemeli niye olmus vadesiylemi vakitsizmi irdelenmeli ruyasindami gormus icinemi dogmus sorgulanmali ince dert sahibimiymis kara sevdalimiymis arastirilmali geride kalanlara dunyalik bir sey birakabilmismi sorup sorusturulup ondan sonra agit mersiye yazilmali...daracik cerceveye hapsolmamali dil zenginligimiz gereksiz yere carcur edilmeden olabildigince bol keseden harcanmali.. siire baslamadan evvel agiz yikanilip disler fircalanmali sesin acilmasi icin cig yumurta icip incir yenilmeli dil badem yagi ile yaglanmali .. ses akustigini bozacak curuk dis var ise cekilmeli ses ekosunu olumsuz etkileyecek silikonlu dudak ile siir okunmamali dogallik dustur edinmeli.. dolandigi yerlerde dile aci biber surulmeli tutuldugunda bas isaret parmagi ile geri cekilmeli ninni kivaminda icten duygu yuklu ezgi elde etmeli.. dinleyenin icte yagi erimeli safra kesesindeki taslar dokulmeli yerinden oynamali... okura birsey verebilmeli.. siir siir olmali beri gelmeli.. ilkokukul musamerelerindeki doktor bey kalkiver nabzina bakiver boyum erismedi su ampulu duya takiver sonra lambayi yakiver saklabanligindan kacinilmali ucuz etten yahni cikmayacagi sonu dan dan dan la kafiye baglayip belescilikle iyi kumas cikmayacagi goz onunde bulundurulmali.. bahceden disari hava almaya cikmis sair ornek alinmali has bahcanin nar agaci kimi tatli kimi aci gonul derdinin ilaci ya bulunur ya bulunmaz dan sonra deryalarda yuzer behri doldurda ver icem zehri sunam gurbet elin kahri ya cekilir ya cekilmez demeli yoruldugunda ata binip arap olur bizim atimiz yardan atlatir zaatimiz gurbet elde kiymatimiz ya bilinir ya bilinmez dile getirilmeli bahcayla alaka tumden kesilmemeli gidecegim gurbet ele ya gelinir ya gelinmez her guzele gonul verme ya sevilir ya sevilmezde dikkati nazara alinmali bence .. o senin dedigin asma kabagi her yerde yetismez diyenin ses telleri operasyonla alinmali.. sebeb .. neden .. gerekce .. esenyelde...dostum esen yelde... ESEN YELLEEER ESEEEEN YEEELLEEER SEVDIGIMDEEEN MENEEE HEEEBEEEER GULUMUN CIIICEGI SOLDUUYgozum yaaasla yaslaa dolduuuy yaaaadima sen dusendeeeee

gozuuum yaaasla dolmasinmi ... dolmasinmiiii yaaaaar..

nesri bilmezsin nazimi bilmezsin redif uyak kafiye vezin hakgetire dizeyi beyiti bilmezsin.. be adam susmayidami bilmezsin.. bari ben susuyum yuiksek musadenizle susalim susalim tip..

 

bahcelerde taze nane

 

yesil yesil tane tane

 

bakir bir ibrik ver bana

 

abdest bozdum gule gule

 

goremezsiniz ormani denizi bahceden disari cikmadikca

 

gol olur kalirdi adi nehir bas asagi akmadikca

 

oyle ise bu tutsaklik esaret niye niye hapis olmak daracik bahceye

 

bu gercegi gore gore bu gercegi bile bile

 

derya icre balik olma mumkunsede

 

sen okyanus umman olmayi dile

 

siir orum zenaati iplik iplik cile cile

 

saki! oykun inleyen cirpinan seyda bulbule

 

kanatlan uc kon bagli kalma tek yaban gulune

 

var yanina yanas dok icini lale menekse sumbule... eeeeg yaaagni.. teminki sayilmaz yeni bastan bir ki uc tip...

GA
26.06.2006 10:51
#32

Beklenen yorum gelmiş,tabii yorumu panturk yapınca şiir uzuyor,çeşitleniyor,ara ara düz cümlelere de rastlanıyor vs.,elinize sağlık :lol:

PA
27.06.2006 15:12
#33

Köfte

 

 

gunler gecti aylar gecti gecti haftalar

 

kiymalari var bizim kiymayaya benzemez

 

kurutmuslar takir takir sira sira raftalar

 

mundarmi mismilmi bilinmez kofteleri var bizim kofteye benzemez

 

duyusu sesi izgara ustunde cizirtiyi algiladigim

 

irade disi sivi salgiladigim siz ey kulaklarim

 

sizin hemen ustunuzde belirdi saclarimdaki ilk aklarim

 

renk isik baglaminda varligini algiladigim

 

yoklugunda sodyum klorurlu iki as o salgiladigim

burun cevrem goz altimda sodyum klorurle kalakaldim

 

gozlerimi iki as o gillerde terketti gitti coktan

 

dert sahibi ettiler beni hic yoktan

aksamlari eve donerken

 

ac acina saskin saskin sokaktan

 

hemoglobin baski yapar damarda

 

fiskirip akma ister sakaktan

 

tukuruk salgisinin bilmem ne var kimyasinda

 

ayri bir yeri vardir koftesinin kofteler dunyasinda

 

surgun dustum yatarim su karaganda kalasinda

 

bestekar yokmu besten yurdum koftesine

 

al buda benden katki olsun kofte guftesine

 

fakir pan 27 haz. 2006 karaganda kazakya laugh.gif

DA
27.06.2006 15:18
#34

Canim kofte istedi :lol: :lol:

IS
27.06.2006 22:55
#35

çok anlamlı şiir :lol: :lol: köfteciler mutlaka okumalı

PA
29.06.2006 16:36
#36

cektiyse canin ye ecik

 

gel yanima bicik bicik

 

corbana biber dogradim

 

ufak ufak kucuk kucuk

 

ocak altina isi ver

 

pismeye yakin kisiver

 

ekmeginide kesiver

 

yarim yarim bucuk bucuk

 

ipince yaz dagilmasin

 

pisince suz bogulmasin

 

tabakta sakin olmasin

 

yagli yagli vicik vicik

 

kenarina ketcap kaplat

 

catali icine saplat

 

yutarken agzini caplat

 

sapur supur mucuk mucuk

 

 

 

simdi yaa gercektende... hristiyanligin avrupada guc kazanmasi ile birlikte dogu roma imparatorlugunun impartorluk topraklarinin bir uzantisi yapmak istedigi anatoliada bir donem komagen uygarligina son verip abbasilerle aralarinda tampon bolge olusturma istiyen hacli ordusu komutani koftehoryusa o gunun ahval ve seraitinin namusait halde tezahur etmesi neticesi zevcesi isterikuselyanin gondermis olmus oldugu mektup koftehoryusun eline alti ay sonra ulasip su an ozele girer diye icerigini aciklamaktan kacindigim mektubunn sonunda isterikuselya - ... birde balli spagettim cevizli gaymakli makarinosum sark illerinde naamini methini duydugum ancak tatmama jesus oncesi oedipusun alnina kem talihini yazan kotulugun tanricasi ate nin engel oldugu o meshur cig kofteden getir donuste emi canim muthis kofte cekti .. senin birtanecik isterikuselyen.. der..

 

gercektende rivayete gore hz ibrahimi yakmak icin civarda muazzam bir orman katliamina girisen putperestler ormanlari bitirmis odun sikintisi basgostermis yine rivayete gore cig koftenin dogusuda bu odun kullanmaksizin yorede bolca yetisen kirmizi biberlerle bu isin halledilebilecegi fikriyle olusmus...

 

esas itibari ile gercek bir kofte tutkunu olan - ye et gor dunyayi net .. diyen koftehoryusda baslangicda bu ilginc kofteyi merak etmis ancak takdir edersiniz bir batiliya gore goruntusu kokusuyla pekte hos gorunmeyen kofteyi yemek bir yana bundan sonra gormek bile istemedigini belirten fakir ay fakir de nerden cikti koftehoryus deme istemistim hah hah haay dilim surttu .. belirten koftehoryus madeem canin kofte cekiyor bizim oralarda aalasi daniskasi var elinde imkan var naapican buranin kokusmus koftesini git kendi kiymamizdan soyle bol acili maydanozlu bir kofte tava yapiver mahiyetinde soz iletmek istedigi.. kaldiki birak alti aylik yolda kokusuna tahammul etmeyi su an bile bir kac aydir et kiyma yiyemedigini ofkelenmeden belirtmek icin kofte dudakli askina kaleme aldigi yukardaki siir disinda elimize bu gune dek ulasmis siir yoktu literaturumuzde.. bu icin bende nacizane bir katki saglama fikri ile hareket etmistim beyenmeseniz bile nazikane tutumla disa vurmadiginiz icin tesekkur eder .. bundan sonra salcalisi kadin budusu eksilisi dalyani izgarasi tavasi inegolu islamasi iclisi maydanozlusu siskoftesi adanasi firindasi ekmek arasi pide ustusu gelir umud ederim :lol:

NF
29.06.2006 17:17
#37

Selamlar

 

Bu son şiir ne böyle? Valla abicim sen şair olacak adammışsın... Bir ara hep nesirlerini görürdük, iyi ki şiire yeteneğini keşfettin. Ama eski uzun yazılarının tadı da başkaydı hani. Artık pek uzun yazmıyorsun. Olmuyor...

 

Şu son şiir muhteşemdi.

 

Saygı ve selamlarımla

PA
02.07.2006 11:37
#38
Selamlar

 

Bu son şiir ne böyle? Valla abicim sen şair olacak adammışsın... Bir ara hep nesirlerini görürdük, iyi ki şiire yeteneğini keşfettin. Ama eski uzun yazılarının tadı da başkaydı hani. Artık pek uzun yazmıyorsun. Olmuyor...

 

Şu son şiir muhteşemdi.

 

Saygı ve selamlarımla

gercektende gecen geldim buranin kapi baca kilitliydi ote tarafa yaziyim dedim siir sevgisinden yoksun kadir kiymet bilmez adamlar donup yuzune bile bakmadi nacizane eserimin .. gine burda sizcileyin kadirsinas insanlar varda banyoda sarki soylerken sesimi beyenip arada bir gazel mirildanan madem bu ses bende bu istidat bende var niye siir okumayayim diye nacizane bi kac satir yazan benim siiride beyendiniz ya ne deyim gecenkinide buraya ilistireyimde belki gozden kacmis yada oraya yabanci zaati alilerin siire ac kulaklarina veriyim

SIIRDE GERCEKUSTUCULUGE DOGRU YENI UFUKLAR..

amanin karpuz aldim kavun cikti

 

sampuan diye aldim sabun cikti

 

yelek cebimden ayakkabin cikti

 

gayri nasil bezdigimi sen dusun

 

 

 

omzum kirdi kaldim kolsuz kanatsiz

 

felek vurdu dustum elsiz ayaksiz

 

yururum koltukdeyneksiz dayaksiz

 

gayri nasil gezdigimi sen dusun

 

 

 

bilirim bozar eger hava serin

 

derimki yagmur yagabilir yarin

 

esamesi yok romatizmalarin

 

gayri nasil sezdigimi sen dusun

 

 

 

semaya cikarken yuzum asikti

 

bogazim kurumus sesim kisikti

 

sular akmiyor ceyran kesikti

 

gayri nasil kizdigimi sen dusun

 

 

 

besleme kargayi gozunu oyar

 

yer islak dikkat et ayagin kayar

 

isterim babandan bicagi dayar

 

gayri nasil azdigimi sen dusun

 

 

 

sana mektup yolladim bir kafile

 

ulasir diye bekleme nafile

 

kalem kagit defterim yokken bile

 

gayri nasil yazdigimi sen dusun

 

 

 

gun gelir ecel defterin durerim

 

tenesir tasina yuzum surerim

 

kendi mezarima kendim girerim

 

gayri nasil kazdigimi sen dusun

 

 

 

gemi degilim ordek gibi dalmam

 

balik degilim su icinde kalmam

 

kurbaga gibi ziplar nefes almam

 

gayri nasil yuzdugumu sen dusun

 

 

 

fakir pan verir dunya kadar eser

 

elde yedirir sana karpuz keser

 

siir kalburunu sirtina asar

 

gayri nasil suzdugumu sen dusun

PA
03.07.2006 23:33
#39

Baga Gel Bostana Gel

 

herkesten ozur diliyor bostan yere baga gel bostana gel diye yazi yazdigimi nasil boyle hataya dustugumu anliyamadigimi belirtiyor zevkler ve renkler tartisilmaz gercegini gozardi edip bostaninda meraklisi oldugunu hatta bu tur es icin yanip tutusan surda ayrintisina inmekten ar duydugum fikir vermesi icin iki kitasini veriyimde ote tarafini buraya resmedemedigim gaste kupuru haberinin merakini yenemeyip gorme istiyen varsa adiresesini veriyim.. gercektende resim resmetme mumkunde benmi cizemiyom her haspami becerdim bide o yetenegim olsa resim yapsam suraya ne menem sey cikardi merak ettim.. susalim siiri veriyim.. garson hasanla yesim hanima mutluluk dileyim... bahcelerede baglarda aradigim kadin sensin tepelerde daglarda aradigim kadin sensin bahceye okusu salarim bahceyede dalarim aradigim kadin sensin belki siir guzel ben cirkinim bilmiom bilemiom http://www.dunyadinleri.com/al/forum/forum...ts.asp?TID=7041

PA
04.07.2006 22:11
#40

Bir Arkadasin Kizi Olmus

 

 

bir arkadaşın kız çocuk sevincine katkı

 

secenegi sıkkı cok daraltmıssada

neylersin takdir hakkı mevlada olur

erkegide gerci hak yaratmissada

gercek adamin gercek evladi olur

ne mutlu ki konmussun ogul balına

yok yarin kapinda salına salına

el kızını mevlam yazmasın alına

erkek adamın erkek damadı olur

kirk nefsi olsa kirkin sana ayirir

iyisi kendi yemez seni doyurur

kirk dogum etse kirkini kiz dogurur

erkek adamin gercek avradi olur

BY
05.07.2006 14:11
#41

allah analı büyütsün inş..

Evladın hayırlısı olsun yeterli..

AK
07.07.2006 01:17
#42

ALLAH analı babalı büyütsün.

 

''Erkek adamın erkek damadı olur.'' :lol:

Güzel bi teselli olmuş bence...

GA
07.07.2006 16:33
#43

Hahhaa ,gerçekten şiir değil felaket olmuş :lol:

....

Bahçeye öküzü salarım,

Bostana da ben dalarım ....

Ne denir ki bilmem ,Allah akıl fikir versin.

PA
10.07.2006 20:52
#44

Muhtevam

 

 

herkesten ozur dilerim yeni bastan.. siirim belki biraz argo gibi gorunuyor ama gecen gulistaninda ifade ettigi gibi o an icin aklima gelen olup o bicem yazdigim daha oncede belirttigim gibi elestirinize acik olup sura soyle olsa daha iyi olur dediginizde orayi oyle yapip duzeltecegimi soyler.. sizi duzeysiz ama icden siirimle basbasa birakir tekrardan affimi istirham eder en azindan kac asir yasamis bir kaygusuz siirine bakmak gerektigini esooglesegiyle halk kalbinde taht kurmus bi kemal sunalida yeri geldiginde yaad etme luzumu hasil oldugunu yaani demek istedigim art niyetsiz gunluk hayatta baba abi kardesden duydugumuz ufak tefek sozlerinde artik jargon kapsamina alinmamasi gerektigini gunumuzde iletisimimizi en cok daraltan seyin ayni apartmanda yasamamiza ragmen karsilastigimizda- tunaydin ayse hanim nasilsiniz- ay iyiyim naci bey haha ha siz nasilsiniz-- ay bende iyiyim tesekkur ederim.. biciminde icden olmayan sen bana saygili ol ben sana saygili oluyum onun disinda birbirimizi tanimayalim iletisimimiz kopuk olsun turu bir kendi kabugunda yasam tarzinin benimsenmesi neticesiyle dilimizden birbirimizden uzak dustugumuzude belirtme luzumu hisseder.. daha dogrusu soyle soyleyim ayagimizin hava almasina engel olan ustundeki cila tabakasi polyester her ne kadar ayakkabiyi suslu gostersede ayaga zarar vermektedir halbuki o ayakla oyle bir ziplamaliyizki bizi uzaktan goren bir pire - vay bee kirk yillik pireyim boyle uzun atlama gormedim ben bu insan oglundan korktum vesselam demeli yahutta soyle deyim sag kolumu sirtimdan cevireyim omzumdan asirip sol kulagimi kivirip bukeyim ... sinifa girince - gunaydin arkadaslar gunaydin hocam oturun seklinde uc kelime etrafinda donen iletisimin askerde - merhaba asker nasilsiniz denince - sagolun gumandanim allah vatanimiza milletimize hokumatimiza bir zeval vermesin hec bi sikaatimiz yohtur seklinde bir gunluk konusmanin edebiyatimizi arti deger katmiyacagi asikardir halbuki biz dilde bazen oyle derine inmeliyizki bizi goren ekonomi-- etiyopyada nijeryada kitlik donemleri yasadim basta turkiye olmak uzere cok ulkede kriz donemleri gordum hic boyle dibe vurmamisdim demeli.. yaani dil zenginliginde edebsizlige kacmadan zenginligi harcamali ancak dil namusu koruyacagiz diyede butun gun kilitli kasa icinde kavanozda bekletmemeli en az bahceye cikip hava almasina izin vermeli edebiyatin serinleme oldugu idrak edilmeli nasil helaya gidince ferahliyorsak bahcede serinliyorsak uc kelime etrafinda donmemeli az disari acilmali bence.. aslinda art niyetsiz cw de gencligin yuzlerce konuya tek perspektifden bakip onu ordan tasiyip bunu burdan getirip isitip isitip temcit pilavi gibi ortaya surmeleri yerine basit de olsa kendilerinden bir sey verebilmeleri gerektigini hatirlatma icin kaleme aldigim sret ve hicde baska baska bakis acilari yakalama gerektigi hakkinda yazim bile aman burada bu tur seyler bile konusulmaz tu tu tu elestirisine takilip cok hos olmus veya kotu olmus disinda baska seyler soyleme burasi boyle kotasiyla karsilasti ancak sag duyu galebe geldi tirradoya burdan tekrar saygilarimi sunarim.. gercektende dil zenginligi icinde yedi kandilli sureyyaayi sarkitsam oradana kalkip aa oyle olurmu dememe gerektigini cok abes ile istigal etmedikce onur kirici kufur soz olmadiktan sonra kisinin kendini ifade etmesine engel olunmamasi gerektigine olan inancimla kafalarinizi bolca agrittigim icin su uc kurusluk siir icin bu kadar cene yapilirmi be adam dedirttigim icin takrar tekrar ozur dilerim kotu ama kendi siirimi veririm.. sevgilerle..

 

kirk yil gezeyim cunup cenabetlikle

 

kahpe kalles pinarindan gusul almam

 

oleyim ister kisir ataletlikle

 

soysuzdan sutu bozuktan nesil olmam

 

turk ogluyum hamurum yogrulu mertten

 

kansizca candan dost edinmem namertten

 

koyun degilimki bir yigili etten

 

yanlizca kandan kemikten hasil olmam

 

acimdan olsemde koparmam o uzum

 

devrilsem yuzukoyun tutmasa dizim

 

kana bulansa kipkizil olsa yuzum

 

hak bilmez arsiz utanmasizdan olmam

 

hiyanet sahibi gelse elde kova

 

dese abi-hayat var olume deva

 

azrail kapisina olurda reva

 

muhanete muhtac rusva rezil olmam

 

yarin yanimda munkurle nenkir durur

 

durmaz kervanim ardim sira it urur

 

hakka taparim hak bildigim yolda yurur

 

digerinden daha ustun nasil olmam

 

sahi merdani inse yaninda durmam

 

kevser sarabi sunsa elinden almam

 

zalimle safa durup namazim kilmam

 

gercek asil tanri tanimazdan olmam

YA
11.07.2006 11:44
#45

yürü bee......

 

arkanda veliler ordusu......

 

........

BY
17.07.2006 22:11
#46

Bir yazar ama pir yazar..

senin gibisi varmı panturk :D

SA
30.07.2006 23:31
#47

ALLAH analı babalı büyütsün

CI
31.07.2006 15:01
#48

Allah analı babalı büyütsün..de benim dikkatimi çeken, panturk'un şiir dalında eserler vermeye başlaması :D Maşallah güzel yazıyorsun panturk. Devamını bekleriz.

PA
09.08.2006 12:50
#49

Yas

 

evleri önünde analar bekler

elleri koynunda sunalar bekler

babasız bekleşir mahsun bebekler

yas tutuşurda kız kızanlar ağlar

elinde yal yemiş çorbayla bütün

etini dişlemiş kapında itin

çıkarman kanlanmış urbayla yatın

yıkar yağmur yaşlar hazanlar ağlar

başında melekler tek tek ayakta

deniz derya umman gökler ayakta

henüz varya iman dimdik ayakta

okunur selalar ezanlar ağlar

ONLAR diridirler! incinir yas'tan

işitir rahatsız olurlar sesten

güneydoğu denen o şanlı destan

tarihe geçiren yazanlar ağlar

vahiyin kelamı rahmeti sana

gönderir selamı ahmetin sana

ne diyeyim daha mehmetim sana

kalem tutmaz eli ozanlar ağlar

delemez haydutum taşıdığın kin

kesemez bıçağın saplandığı KIN

yarın hepimizin toplandığı gün

içimizden düzen bozanlar ağlar

MR
09.08.2006 16:16
#50

Esselamu aleyküm

 

Güzel olmuş kardeşim.devamını bekleriz inşallah

 

aeo

NF
09.08.2006 16:57
#51

Selamlar,

 

Panturk'ten ciddi bir şiir okumak da nasip olacakmış demek :) Ellerine sağlık Panturk... Devamını da iştahla bekliyoruz.

 

Saygı ve selamlarımla

PA
09.08.2006 21:02
#52

şiiiiişşş var kebab var bir şey demedim tamammı.. sabah sabah arızayım zaten...

şu düzenleme adı altı tepkinizi çekecek dörtlüğü ilave etmedim onu eleştirin hemen silerim..zaaten.. konu değil ancak düzenlenebilir bi şeye benzetilebilir belki kimse gücendirmeden.. fikir verin.. bura atölye olsun ben oluyum yada olmayım ilkin hatalı yanlış sonra düzgün imalata gidelim..

süküt .. sukut.. sükut.. sükuut irkardar ik rar dan sayılırmış aldım yukarı ikinci kıtaya iyi yada kötü yaptım şu saate dek konuşmayan ebeddiyete dek sussun..

NF
09.08.2006 22:41
#53

Selamlar

 

Burada yayınladığın şiirlerin hangisi ciddiydi panturk? Seni üzmüşüm, ama gerçekler acıdır, ben sadece elçiyim.

 

Şiir ciddi olursa "huşuu"u devreye sokabiliriz, şiirin ciddi olmayıp diğer yandan da güzel olduğu demler insanın içinden saldırmak geliyor şiire, ağzının suyu aka aka, iştah içre..

 

Maymun oynatılmadığını da biliyoruz zaten, estağfurullah.

 

Saygı ve selamlarımla

PA
10.08.2006 10:33
#54

herkes fikir diye orta yere bir şey atma zorunda değil bence.. ciddi değildi ciddiydi diye sınıflandırma yapılsın diye yazılmaz şiir .. kimi ayakta yaşayan canlı ölüdür üstüne ölü toprağı serpilmesinden ölülüğünün muhafaza edilmesinden hoşlanır.. kimi cıvıl cıvıldır güler oynar oyun havası dinler.. kimide müslümcüdür.. kimi kendini asar murat göğe bakancı .. müzik bu sesler toplamı bütünüdür.. bence kanımca.. şimdi kalksam bende .. çıksam bura cenaze evi değil adam gibi şiir yazın şöyle neşeli oynak yazın desem bir yakının kaybetmiş dostu ölenler ağlar.. o için bir şeyin ciddi olup olmadığına şiir olup olmadığına kafa yorma yerine okuyup geçmeli beğenmediği yerine eleştiride bulunmalı ancak insafsızca ciddi idi değildi ikiye ayrılmamalı şöyle olursa iyi böyle olursa kötü diye laf konuşmamalı ima etmemeli bence.. gerçektende o an morali bozuk olur birisi gelir moral bulur.. berikide az efkarlanma isteyense yumulur ötekine.. kendince ağırbaşlı olanına.. sana ağırbaşlı olan berikine sulu gelir senin sulu gördüğün ötekince ağırbaşlı kabul edilebilir bence... gerçektende bir saytada h.. böceği gördüm karafatma isminden rahatsız oldu halbuki kara olan böcek değildi bence.. o için yukarı ile araya kimse girmemeli.. arada aracı olmamalı.. huşuu içinde dinlenmesi gerektiği yargısına vardığında ona göre tavır almalı o kanıya erişmedi ise erişebilir birinede huşuuluk değil diye tavsiyede bulunmamalı .. bu gün sevindirik yazsada yarın üzündürük yazabilecek biri peşinen kategorize edilip damgalanmamalı .. bu güne dek ler için bakın geçmişdeki sulu algılansada ciddi olanı bakın bir hayli ciddi düğün kutlaması bir hayli acıklı kaçan balığım kana çocukları ..bakın kişi istedikden sonra çaba gösterirse dilini tutabilir ki en güzel huşuu budur bence.. ve ne olursa olsun tekrardan kaçınmalı bu konuda daha önce verdiğim yanıtlar ruhun kirden arınışı gözden geçirilmeli çenem yorulmamalı.. sanal bir alemde yüzünü dahi görmediğim neyin nesi kimin fesi olduğunu bilmediğim kendini gerçek kişiliğini rahatca gizleyecek birine kimle tanışma isderdünüz forum başlığı açıp ay ben bunla tanışıp görüşme istiyom çoh seviyom tarzı insan olmadığımdan dolayı üzüleceğim yargısına kapılınmamasını belirtir ..yaş itibarı daha ayağı yere basar insan olduğumu hatırlatır.. dikkat ettiniz ise kişiliğini gizlememiş o an ne ise o olduğunu belirtir selam saygı sepet ederim.. bütün buna rağmen yine yanlızca ..yanlış anlayıp vah vah darıldı diyeceklere kırılacağımı arzederim. kırılsam söylerim niye kırılıyım... taleb doğrultusunda ciddileştimde o için .. BAŞKA DEYİŞLE hiç hazzetmediğim halde şu şu şekilde olusa iyi olu hapı enjekte edilmiş gibi hisseddim kendi kendim aldım hapı iyileştim ciddileştim... :) hah şu pişmiş kelle logomu nedir ilave edeyim az kasavet dağılsın.. yanlış anlamadım hih hih hih ..

 

şiirin ciddi olmayıp diğer yandan da güzel olduğu demler insanın içinden saldırmak geliyor şiire, ağzının suyu aka aka, iştah içre..

 

teşekkür ederim teşekkür ederim..

NF
10.08.2006 11:47
#55

Selamlar

 

Fikir diye orta yere bir şey atma zorunluluğunun olmaması "fikir kat'iyen ortaya atılmaz" anlamına mı gelir? Eleştirmen kelimesi neden böyle bir işle ilgilenen insan güruhunu karşılıyor o zaman?

 

Ciddi kelimesinden kasıt şiirin oynak olup olmamasıydı, anlaşılamamış demek ki.

 

Ayrıca ben "şöyle olsaydı daha iyi olurdu, böyle olsaydı daha nefis olurdu" gibi bir şey söylemedim. Siz de söylediğimi söylemediniz, doğrudur ama imadan söz etmişken biraz imalı geldi bu sözünüz, ihtiyatlı davranmak lazım.

 

Benim mesajım sadece bir durum tespitiydi, nitekim buraya yazdığınız diğer "şiir"leriniz incelendiğinde bundaki ciddi hava (şiirin kendi ciddiyetinden değil, muhtevasıyla taşıdığı ciddiyetten söz ediyorum) teneffüs edilemeyecektir. Böyle bir şiirle, börtü-böcekten neşeli bir üslupla bahsedilen bir şiiri aynı kefeye koyamayız. Koyabilseydik, şiirler hiciv, kaside, ağıt, güzelleme, koçaklama (divan ve halk şiiri türlerinden bi karışım yaptık) gibi türlere ayrılmazdı. Takdir edersiniz ki bu türlerde de "ciddi" olarak nitelenebilecek şiirler verilmiştir, fakat mesela taşlamalar tabiatı gereği muhtevasıyla bir ağıt kadar ciddi olamaz. (Ciddi kelimesini iki anlamda da kullandığım kaçırılmasın)

 

Amma kırılganmışsınız yahu... :)

 

Son olarak ilk mesajımı cümleleriyle, smiley'leriyle hüsn-ü zan içinde yorumlamanızı isteyeceğim.

 

Saygı ve selamlarımla

CI
10.08.2006 12:38
#56

Ellerine sağlık Panturk... Yukarıda yazılmış 3-5 mesajı göz ardı ediiyorum ve, Ciddi bulduğumum şiiirinizin mükemmel olduğunu üstüne basa basa yazıyorum... :) Gerçekten mükemmel.. Ha, diğerleri de güzel, güzel amma bunu diğerleri ile kıyaslamak yanlış olur.

 

Selametle..

PA
10.08.2006 13:45
#57

gerçektende köşe başı yazarın babasının malımıdır her aklına düşeni ağzına geleni söylemelimidir esas tartışılacak konu budur... kaldıki binilen dal kesilip kırıldıktan sonra su içilen testi delindikden sonra su tutmaz eskisi gibi .. birde özür denilen kabahat vardır ki ufak görüldüğünden ismi pek anılmaz bıçağı adamın göğsüne saplayıp çıkarıp afedersiniz sizi üzdüm demeye benzer gerçektende.. bu bu gibi .. eleştiriyi hazmedemeyen kişiden iyi kumaş çıkmaz bence .. o içinde oh oh çoh çoh güzel olmuş yerine şura şöyle olsa daha iyi olurdu diyen birine -çok biliyorsan sen yaz deyip kafa göz girişmeli sonra patlamış dudağa şişmiş göze kırık burna şiir yazmalı bence.. ve en güzel malzemede yüzlercesi binlercesi yazılmış şiire konu olan inci diş kalem kaş kara göz de değilde dağılmış parçalanmış surattadır kanımca.. sıra dışı olmuş olana yazılanlar da sıradışı olur zannımca.. gerçektende daha önce çok söyledim bu konuda .. artık gına gelmedi gerçi söylemekten henüz de.. yanıyorum sevdiğim sana ölüyorum bitiyorum çok seviyorum aşkından eridim küle döndüm gölgende yayılırım ayağın altına düşer bayılırım gibi aşırı sevgi gösterilmesi dolayısıyla sulanan şiire birde dini unsur eklenir iş içine erenler katılınca ciddileşirsede.. güzel olanı sulu sanılan taşlama hicivde acıklı unsur olmasa kalkıp koca kafalı savcıya kafa tutulmayıp padişaha meram anlatılmayacağı başka tür ciddiye alınmayacağı.. gerçeği vardır birde.. bakınız tayyip kene ilişkisi ciddi ciddi 25 kaatı tahsil etmiştirde.. nitekim ekmek isteyen birilerini ciddiye alıp pasta yeme teklif edilemeyeceği gerçeği ile kel alaka gibi görünsede konuyu ele alış biçimi her ne olursa olsun ister ciddi ister sulu densin ekmek isteyişin pasta teklif edişin dışında başka sıfatla anılmaması gerektiğini söyler.. geçmişte söylediğim 'OLUŞ VE HAREKET GÖRÜNTÜDEN İBARETTİR VARLIK ASLA DEĞİŞMEZ der üşenmeyip o kadar yazı yazışın eleştirişin bile ciddiye alma olduğunu belirtip daha önce şuranın ciddiyeti bozulur bir börtü böcekten mana çıkaran daha büyükçe kuştan alınabilir diye tırsıp yayınlamaktan kaçındığım yazıyı verir .. bu vesileylede affımı istirham edip özür dilerim.. şöyle ciddi gördüğünüz şiirime böyle yazı eklediğim için ancak bana göre eklediğim yazıda konuda bir hayli ciddi bence size göre sulu görünsede... yaağni kısaca özetçesi daha anlaşılır şekilde daha türkçesi şaha kalkmış atında türkçenin daha açıkçası ahçı denen kişi yanlızca mükellef değil kuru fasulye pilav pişirmekle.. onun olmalı başkaca da işi bir gün verirsede lahana diğer gün iskender düşürebilmeli sana.. gerçektende hergün aşırı şekilde kebab pişirirse içi bayar bazende sulu yemek hazırlıyabilmeli o için portakal kabuğunda mantarlı kaşarlı zeytin peynirli tavuk kızatıp kotarmış birine hayırdır bu kez kuru yemek hazırlamışsın dememeli ne konmuş sofraya yemeli yeyip beğenmediğin unsur varsa fasulye diri kalmışsa eleştirmeli bunun yanında salata ne iyi giderdi demeli pastırmalı baklava yapmasının gereksizliği vurgulanmalı bu bu gibi bence... neyse selam sabah saygı gine çokca.. similey mi mümüleymi ne haspaysa baktım pek ciddiyette göremedim açıkcası...

...............................

 

 

kovaladıkça kaçan angut kuşumusun

 

Herkesin (Haksız bir şekilde) kullandığı bir ifadedir "Angut".

 

Birisi bir salaklık yapınca, bir laftan anlamayınca,

böle boş boş bakınca hemen "Angut' musun" der günümüzün insanı..

Angut'un aslında bir kuş olduğunu bilmeyen bir ton "Angut!" var

ülkemizde..

 

Angut kuşu'nun eşi öldüğü zaman (yanına o anda başka bir

yırtıcı hayvan veya bir insan gelse dahi) gözlerini bir

dakika bile eşinin ölüsünün üstünden ayırmadan o da ölene kadar

onun baş ucunda bekler..

 

İşte bu canlının yaptığı en büyük "Angut"luk budur..

Ayrıca bu olay bütün Angut kuşları için geçerlidir,

arada bir görülen bir şey değildir.. Çok ürkek bir hayvan

olmalarına rağmen eşinin ölüsünün başında bekleyen Angut kuşuna

elini uzatsanız dahi oradan kaçmaz..

Hani derler ya "Angut gibi bakmasana"..

 

keşke herkes Angut gibi bakabilse değer verdiklerine..

 

Bundan sonra bazılarına "Angut" demeden önce bir kere daha düşünün..

 

Bir "Angut" bile olamayan o kadar çok insan var ki artık günümüzde...

................................

 

dostum alakaya maydanoza teşekkürler

 

keşke herkes angut gibi bakabilse değer verdiklerine...

gerçektende bir insana hıyar derken bile.. soğuk bir kış günü iyi kötü pişirilip kotarılan tahrana çorbası yanında yediğimiz bol marul karalahana içinde turfanda olsa dahi paraya kıyılıp alınan pintilikten kaçınılıp doğranan bir domates yanısıra kabuğu bazen soyulup bazen soyulmayan bu soyuş soymayış bile kendine verilen değer ile orantılı oluyor olmuş olan ... üstüne gezdirilen az zeytin bulamazsak ayçiçek yağı ve damlatılan limonla farklı boyut kazanan salatamız içinde tükettiğimiz.. soframızda olmazsa olmaz tuzumuz biberimiz çatalımız kaşığımız denli bizden... ve yaz sıcaklarında.. ince kıyım doğranıp sarmısakla gelin edilmiş yoğurttan bir gelinlikte... şöyle büyüceğinden derince bir tasta gerdeğe girmiş.. yüreğimizi soğutmaya bilhassa pilav bulgur yanında.. tenimiz etimiz gibi bizden olan... ve langalarda bedensel bozuklukları ile alay ettiğimiz fiziğine takılı kalıp yamukluğunu başına kaktığımız.. bir pazar esnafı kadar olamayıp badem badem diye bağrımıza basamadığımız... hıyarlar bizim hıyarlarımız... isim adına kendisine verdiğimiz adda bile sebebsiz ön yargılarımız aşağılamamız hakaretimizle.. bir kez olsun aynaya kendimize bakmadan .. gördüğümüz her kimseye yapıştırdığımız el altı demirbaş kolay akla gelici emre amadelikleriyle... bilhassa sahip oldukları d vitamini ile yüzümüzdeki kırışıklıklara derman yaptığımız.. ve o maymuna dönmüş suratımızda dahi kabuğunda fazla ıslaklık yokta içi daha yararlı olabilir diye dilim dilim doğradığımız.. zavallı hıyarlarımız demeyi bile şu dakkadan sonra kendime men ettiğimiz salatalıklarımız sizlere bizlere nispeten o kadar soylu asilsinizki... :0((

 

ve tarlada gezerken deneğinde görüp en tazesi körpesi ahacık bu diye üstüne atladığımız.. bir çakı ile boyuna dörde bölüp sonra içine tuz serpip ağız tadı ile yeme lüksünden yoksunken bile hemen oracıkta vahşice kütürdete kütürdete iç ettiğimiz... ve turşularında kışlık bidonumuzun annelere --aman körpece ufaklarından olsun diye tembih ettiğimiz... buz dolabının en alt köşesindeki yerde mutfağımızdaki yeri tavuğun kirli yumurtası bölümünden bile altta kalan.. ve o yeşil biberli domatesli soğanlı karışıma genel ad olarak verirken kendisininde onlarla birlikte anılmasına rağmen ayrı bir kişiliği olduğunu bile bir an düşünmediğimiz... ve okul dönüşü dolapta zırnık peynir bulamadığımız gün hemen alel acel böldüğümüz bir parça ekmek sağ elde iken sol elimizde kalemimiz silahımız kadar bizimle dost ekmek yanında katığımız.. birlikte sokağa arkadaşlarla oyun oynamaya fırladığımız ... hıyarlar hıyarlarımız..

.......ve yaradılışı sorgularken ilkel beynimizle mermerleri oyup yontup put çıkarırken orta yere insani tahayyülümüzden öte geçemeyip insanlaştırdığımız venüsleştirip afroditleştirdiğimiz.. yada ne bileyim belkide olsa olsa hayvandır değip mısırlıların papirüslere resmettiği kartal başlı aslan suretli yarı insan yarı hayvan.. ve hatta ve bu ile bir .. bu ile birlikte... olabilir neden olmasın şeklinde boynuzu teki üstünde dünyayı döndürme misyonu yüklediğimiz ve yine utanmasız arlanmasızca depremlerden yer sarsıntılarından ayağı tekini değiştirmesi nedeniyle sorumlu tuttuğumuz...ve beğenmediğimiz aşırı alık bulduğumuz insanlara madem yıllardır dünya taşıyor kaldırıyor kendi adının bu zeki adama verilmesinide kaldırır diye ahmaklara enayilere hemen yapıştırıverdiğimiz el altı yaftası öküz öküzler öküzlerimiz...

ve tarlalarımızı sürdürdüğümüz kağnılarımızı çektirdiğmiz ve dövenlere koşarken arkasında döven üstünde bey paşa gibi kurulduğumuz oturağımızda kısa saplı bir kürek ile kuyruğunu kaldırdığı esnada taneyi sap samanı batırmasın diye küreğe sınai hamlemiz gelişimimize katkı sağlayıcı ziraii katı atığını alıp kenara koyup sonradan bilahere değerlendirdiğimiz etinden derisinden gücünden her bir şeyinden yararlandığımız .. sevgili dostlarımız yararlı kutsal hayvan asil soylu öküzlerimiz...

... ve yine kutsal metinlerde gözünden birisi sarkıkca kayıkca olacak diye bahsedilen anılan deccalı bile algılamaya çalışırken tahayyülümüzde insan gibi canlandırıp felanca feşmekanca olabilir diye ete kemiğe büründürmeye çalıştığımız ... kutsal kitap metinlerde.. ONUN DOĞRU DEDİĞİ YALAN YALAN DEDİĞİ DOĞRUDUR diye bahsedilen DECCAL bence sanırsam kanımca gerçekte bizlerin ÖN YARGI larından başka bir şey değildir.. ve ve gerçekte esas itibarı ile halü hazırda ön yargı ötesinde ele alınan nesnenin özünde gerçek kendisinde tüm önyargıdan müreffeh ne ise o öz itibarıyle iyi yada kötü bütün diğer hilkat gibi güzel yada çirkin bir yaratılım yaratılma gayesi toplum içinde kendi çapınca bir iyi tarafı yararı vardır bence yada hiç değilse dekor olarak kullanabiliriz dünya içinde.. o için bir hamam böceğini aşağılarken .. meydanlarda ulu orta birine armut angut öküz ayı manda sığır mal inek derken ağaç kereste odun hıyar oğlu hıyar davar oğlu davar beton mermer diye hitap ederken bir kez daha düşünmeli ona göre seslenmeliyiz bence......

NF
10.08.2006 21:17
#58
Ellerine sağlık Panturk... Yukarıda yazılmış 3-5 mesajı göz ardı ediiyorum ve, Ciddi bulduğumum şiiirinizin mükemmel olduğunu üstüne basa basa yazıyorum... :) Gerçekten mükemmel.. Ha, diğerleri de güzel, güzel amma bunu diğerleri ile kıyaslamak yanlış olur.

 

Selametle..

Selamlar

 

Padişahım çok yaşa...! :)

 

Göz ardı ettiklerine dön de bir bak, belki aynısını görürsün. Kıyas mı? Elma ve armutun farklılığını beyan ne kadar kıyassa, o kadar...

 

Bu cidden nefis eseri gölgeleyecek derecede can sıkıcı boyuta ulaşmış sözlere canımız ciğerimiz, hem ciğerimizin tam da köşesi, medar-ı iftiharımız, gözümüzün feri, çayımızın şekeri, gitarımızın teli, burnumuzun direği, çorbamızın tuzu, Şubat ayının otuzu, damağımızdaki lezzet, edamızdaki letafet, sofralarımızdaki bereket, kusursuzluk abidesi, ciddiyet nişanesi, bir nefes sıhhat gibi, mahşerde şefaat gibi, lafı istediğine çekmekte halat gibi, pek bi alıngan, bi okadar da kırılgan, kıymettar ağabeyimiz, yüce üstadımız, kısaca herşeyimiz Pantürk hazretlerinin, derinliği Mariana Çukuru'na denk bir dörtlüğüyle, bir eseriyle, bir şaheseriyle tatlı bir nokta koymak istiyorum:

 

gunler gecti aylar gecti gecti haftalar

kiymalari var bizim kiymayaya benzemez

kurutmuslar takir takir sira sira raftalar

mundarmi mismilmi bilinmez kofteleri var bizim kofteye benzemez

 

Afiyet olsun efendim...

 

Her ne kadar sürç-ü lisan eylediysek, kalp kırdıysak, affedilelim. Seviyoruz panturk abimizi..

 

Ve evet, saygı ve selamlarımla...

PA
13.08.2006 23:50
#59

damatlarımız var gelin kız değil

mağaradan köye verilir sanma

düşüpte patlamış karpuz değil

ortadan ikiye yarılır sanma

 

henüz çürük değil sağlam kaporta

dilediğince bin üstünden inme

ince kabuk değil bizde yumurta

çatırdar ortadan kırılır sanma

 

sırtına vurursan bıçakla çakı

emer senin gibi çamuru lökü

geniştir toprağa çakılı kökü

yıkılır sökülür devrilir sanma

 

bir tarafa bırak kızılı alı

aldığımız fiyat hayli pahalı

değil hasır kilim yahutta halı

ayağın altına serilir sanma

 

taskebabı pişer kavrulur etten

abcını çağrırız yukarı kattan

değiliz sap saman değiliz ottan

rüzgara kapılıp savrulur sanma....

 

...eyvah karnı tok olmayan anlamında acını diyecek yerde .. eyvah silme tuşu çalışmıyor.....eyvah internet kahve haanesi kapanıyor .. eyvah eyvah..

BY
26.08.2006 19:34
#60

turnalara tutunda gel...

PA
26.08.2006 21:55
#61

Biz Var Ya Biz

 

zor çeker.. merdiven kursam olmazmı...

 

dama kurdum merdiven

kısa gelir eldiven

bağıma üzüm ektim

bahçemize erguvan

 

ipliğimi katlarım

iğnesine saplarım

sana gider toplarım

caneriği mürdüven

 

ayakta durmasana

yanıma otursana

gider bulur gelirim

kanepe koltuk divan

 

turnalara tutun gel

aspirinin yutun gel

yarım alma bütün gel

içmene var şadırvan smile.gif

PA
29.08.2006 11:13
#62

Sayın Hörmetli Sitem

 

 

varsa vaktim azda cebimde cukka

gider net kahvede biraz eğleşirim

forumlar başında yerim musakka

grekoromen ve serbes güreşirim

 

uyarı yollamış adminle modum

bu ikiside birbirinden odun

faydası yadsınmaz tuzda iyotun

guatıra karşı kor savaşırım

 

emrin olur beyim silerim hemen

sonrada çalarım mandolin keman

diyarbakır bitlis muş adıyaman

ardında gezer peşin dolaşırım

 

inan çok ciddiyim bakma güldüğüm

kapıdan kovmasın diye öldüğüm

yaş dökmekte içim boğaz kördüğüm

şaşkın hah hah hay halde ağlaşırım

 

ne demezsin paşam eğilmemmi hiç

gelsen suyunu iç açarım avuç

tarladan sökerim lahana havuç

sana aş etmeye uğraşırım

 

hizmete amadeyim her daim hazır

haşmetlü sultanım devletlüm vezir

bıyığın kırparım saçların kazır

tıraş yapar yüzünü doğraşırım

 

ağam hazretleri ey paşam beyim

kıral namzetleri muhtarı köyün

arzu et olurum yalakan neyin

ne demezsin canım el bağlaşırım ...

 

gerçektende kristianlık yahudilik dinsizlik ateistlik kalkmalımı diye başlık açmak yerine islam kalkmalımııı kız ayoool.. türkler zekiimii.. aşkta maydanozun önemiii.. kaçtane zarı üstüste koysak kaç milim eder türü forum başlığ açmaktan kaçınmayan bu ısrarı sürdürmekte devam eden ekolaycılara bundan keylim kaşımı çatmamaya karar verdim.. şimdiden sonra dümen sularına gidecem hah hah haay.. kimsede kalkıp yanlış anlamasın.. nasıl olsa biz yanlış anlarız diye mahsus böyle yazıyor aslında bu admini pek hazzetmiyor anlaşılan gibi yanlış düşünce içine girmesin.. çok ciddiyim sularına gidecem.. bir forum başlıklarını kaldırdılar ben yüzünden ideali bir kaç ay sonra yeniden verdiler..ginede benden vazgeçmeyen bu forumdan ben hiç vazgeçmem.. hah ha haay..yanlız yazılarımı yayınlamıyorlar.. bari ilk göz ağrıma uğrayım dedim sivii bayağı bi rahatsız heral.. temin bi geçmiş olsun diyecektim baktım hastanede zaar evde kimse yok buraya aldım ..sel sepet.. hah hah haa..

PA
24.09.2006 15:41
#63

Güzellik On Para Etmez Azda Ruh Güzel Olmalı

 

bana çirkin diyen beğenmeyen kız

 

ettin ya ağzına alemin sakız

 

bulunur seninde talibin öküz

 

yüzünü sürecek eşik kalmasın

 

 

 

kırılmışım sana hayli bayağı

 

bir daha kapına atmam ayağı

 

bütün gün yiyesin koca dayağı

 

aşın diri olsun pişik kalmasın

 

 

 

çirkinin yerine başka deseydin

 

tipim değil diye kısa kesseydin

 

şişmansın utanma daha yeseydin

 

düşmanı olduğun kaşık kalmasın

 

 

 

yanılarak sana dünür gelince

 

naz eder görünüp baban verince

 

salınarak yürü selvi dalınca

 

topuklu giy boyun düşük kalmasın

 

 

 

yüz yüze benzesin tüyü aldırda

 

gerdanı gerdirip burnu kaldırda

 

porotez tak yahut dolgu yaptırda

 

dişlerinde delik deşik kalmasın

 

 

 

duymasın komşular damat ağıtı

 

dilersen vereyim bir dost öğüdü

 

geçir suratına kesekağıdı

 

yada söndür mumu ışık kalmasın

 

 

 

hayli geçkin yaşın kaç asırlığın

 

sakın belli etme hiç kısırlığın

 

gebelikten hariç yok kusurluğun

 

evde salıncak beşik kalmasın

 

 

 

bekarlık sultanlık bekarlık başka

 

insan kırk yıl bekar kalaymış keşke

 

lanet etsin kocan böyle bir aşka

 

intihardan gayrı hiç şık kalmasın smile.gif

CI
24.09.2006 20:57
#64

klasik bir Panturk yorumu

ben çok beğendim,tebrikler..

SE
24.09.2006 22:43
#65

çok acımasız

bir şiir hayranı olarak şiir bence daha güzel şeyleri ifade etmek için kullanıldığında daha güzel oluyor....

PA
25.09.2006 16:01
#66

sevgili istakoz isabet buyurdunuz.. şiir başka saytalarda.. çiyan gözleeeriniii sevmeeediğim dilbeeer başlığı ile orta yere sürülürken.. buranın kapı eşikte.. aman içerde uyuyan neyi olur sinirlenir kızar korkusuna az ehlileştirildi.. sevgili cihat nezaketen tebriğine teşekkür ederim.. sevgili sevda yolcusu..

şiir daha güzel şeyleri ifade etmek için kullanılmalı fikrinize katılmıyorum.. belki tıp alanında bir cerrahi müdahelede birisi çıkar hastanın yanlızca kalbine müdahele edilmeli midesine pankreasına bağırsağına yanaşmamalı diye tez atar yada bir diş hekimi ortodonti yanlızca süt dişlerini kapsamalı azı dişlerine ilişmemeli diyebilir.. bu onun hakkıdır.. ancak konu şiir gibi duygu ifadesi olan bir alana kayınca şu duygu kontrol altına alınıp şu duyguya ilişmemeli diye bir söz hakkı olduğunu sanmıyorum.. o duygu bir padişah fermanına duyulan isyanla.. yeri gelir kalktı göç eyledi avşar illeri derken yeri gelir padişahınada fermanınada kafa tutar.. ölen ölür kalan sağ bizimdir derken.. yeri gelir bir anzak ordusunu yamyama benzetir o duygu en güzel eseri ifşa edebilir.. gerçektende biz aşık edebiyatımıza baktığımızda esef verici gelişme hiç bayan ozanımızı göremezken.. tek yönlü perspektifte bir kadının bayanın sevme hakkı yokmuşça erkeklerin üstlendiği sevgiliye şiir yazma işinde.. en yüceltilen duygu sevme sevilme işini görüyoruz ağırlıklı.. halbuki.. romantizm adı ile anılan bir akımda.. romanlara özgü aşklar sevgiler ayrılıklar dışında gelişen bir yaşamda herkes maalesef dört dörtlük çokda yakışıklı güzel olamıyabiliyor.. bu için olduğu gibi veren gerçekçilik.. katı gerçekçilik.. daha sonraları ise gerçeküstücülük doğmuştur.. gerçektende eğer dil iyi terbiye edilip edeb çizgisinde içte birikeni kağıda dökerse kötü diye çirkin diye bilinen şeyide güzelleştirebilir bence.. esasen neyin iyi neyin kötü hangisinin güzel hangisinin çirkin olduğu göreliliğinin yadsınamaz olduğu bir ortamda.. genel yargı çirkin diye anılan kargayada güzel şiir yazılabilinir bence.. veya tam tersi sırf güzel şey diye baz alınıp sevgiye sevgiliye yazılı bir şiirde belli klişe dışına çıkamayıp seviyorum ölüyorum yanıyorum döngüsünde çok kötü çirkin de yazılabilinir.. bilmiom bilemiom kişisel düşüncem olduğu için doğru veya yanlış olduğuna karar veremiyorum.. eleştiriniz için teşekkürü borç bilirken ... hepinizin affına sığınarak az ramazan baş döngüsü ile çok kötü yazılmış ...( ancak çok kötü oluşuna rağmen içinizdeki öfkeyi yanlış yere birilerine akıtmak yerine bir maçtaki kötü hakeme kötü oyuncuya atıp nötralize olduğunuz gibi bir kötü şiire şaire hemde doğru hedefe akıtıpda nötralize olma mümkün bence.. esasen edebiyatın işide bu olmalı.. şair duygudan kurtulurken okurda o duyguyu yaşamalı içte öfke duygusu varsa atmalı gülme duygusu çoğaldıda çıkamıyorsa gülmeli ağlaması için az bi duygulu şiire ihtiyaç varsa höykürmeli bence sanırsam kanımca..)... kötü ötesi çirkin bir şiirimi daha verir.. bu vesile ilede.. burdan o bayana seslenir.. bundan sonra hakkımda öyle çirkin mirkin şeyler dediğini duyarsam şiirle miirle afişe etmekle yetinmiyeceğimi köyünün adını babası anası kendi adı ile afişe edeceğimi intikamımın korkunç olacağını beyan eder.. başta sevdayolcusu cihat mresit gardenya acharte serdengeçti istakoz olma üzere şurda adını saysak ayrı şiir çıkcak cılkı çıkıcak hepinize selam sepet eder mübarek ramazanı şeriflerinizin hayırlara vesile olmasını temenni ederim ... fakir..

--------------------------------------------------------------------------------

 

gün karardı güneş tepeye çıktı

içte yanar ateş semaya çıktı

nikotin tükendi suyunu çekti

açkarna bütüngün ölümüz çıktı

 

ramazan vaktidir

tam ezan vaktidir

az tez ol hocam

suizan vaktidir

 

kopardım yaygara ayyuka çıktı

aldığım yufkalar pek yuka çıktı

canım bugün müthiş musakka çekti

menüde şansıma fasulya çıktı

 

ramazan vaktidir

tam ezan vaktidir

az tez ol hocam

suizan vaktidir

 

susuzluk şahlandı çatıya çıktı

yar misafir geldi yatıya çıktı

elini tutmamı kötüye çekti

o bakir ben bekar canımız çıktı

 

ramazan vaktidir

tam ezan vaktidir

az tez ol hocam

suizan vaktidir

CI
25.09.2006 20:55
#67

Sevdayolcusu saptaman gerçekten çok yanlış.

Şiiri sadece mutlu anlarda bulutların üzerinde yapılan bir sanat olarak görüyor ve en güzel yanının sadece güzel olanı vurgulamasının gerektiğini söylüyorsun .

Oysa şiirin en güzel taraflarından biri mevcut olanla yetinmek yerine ideal olanı aramasıdır.

Şiir bir arayıştır.Hemde ardı arkası kesilemeyen.

Panturk'unda dediği gibi duygunun yoğun olarak dile getirildiği en etkili araç şiirdir.Ve öfke ve kızgınlık hislerin had safaya ulaştığı ,kelimelerin paralandığı durumlardır.İşte bu anlarda kelimenin ötesine geçmek için en güzel köprü şiirdir.

 

Umarım anlatabilmişimdir...

PA
27.09.2006 13:39
#68

Enstantaneler

-------------------------------------------------------------------------------

 

.Niçin böcek yemiyoruz?

 

Böcek yeme fikrinin insanda oluşturduğu tek duygu iğrenme duygusudur. İnsanların gıda tüketim alışkanlıklarını, kalori değerleri ve beslenme dengesi değil, dinler, gelenekler kısacası kültürler belirler.

 

Günümüz insanları sadece birkaç omurgalı, yumuşakça ve kabukluları yemesine karşın, atalarımız böcek yiyici idi. Böcekler bol miktarda protein ve yağsız sığır etinden daha az yağ içerirler, içlerinde bol miktarda kalsiyum, demir, çeşitli mineraller ve vitamin vardır.

 

Protein içeriği bakımından, çekirge yüzde 50-75, örümcek yüzde 64, karınca yüzde 24, tavuk yüzde 23, balık yüzde 21, sığır eti yüzde 20 ve kuzu eti yüzde 17 zengindir. Avrupalılar böcek yemez ama Afrika'da değişik çekirge türleri ve iri kelebek tırtılları yenir.

 

Tayland'da bir tür iri su böceği, Yeni Gine'de ağustos böceği, Japonya'da kızartılmış yaban ansı, yalnız veya diğer besin maddeleri ile veya soslarla karıştırılıp yenmektedir.

 

Halen dünyamızda, insan gıdası olarak 500 civarında böcek türü yenilmekte, bunun yüzde 40'ı Meksika'da tüketilmektedir. İnsanların böcek yeme alışkanlığım kazanamamalarının sebebi muhtemelen, böceklerin boyutlarının küçük, dolayısıyla tüketim için gerekli olan miktarın temininin zor olmasından kaynaklanmaktadır.

 

Bundan sonra söyleyeceklerimiz, bizi dikkatli okuyan ve evlerindeki kalorifer böceğinin ekonomik değerini anlayan okurlara; Eğer böcek yemeye karar vermişseniz, onları sağlıklı olarak yakalamalı ve derhal işleme koymalısınız, çünkü ölü böcekler çok çabuk bozulurlar. Karasinekler ve hamamböcekleri gibi böcekler çoğunlukla bakteri taşırlar, bunları yememek gerekir. Aslında Öyle veya böyle bütün böcekler parazit taşıdıklarından, iyi bir pişirme gerekir.

 

Tüylü böcekler boğazı tahriş eder, renkli böcekler ise çoğunlukla zehirlidir. Şaka bir yana, insanlar sağlıklı bir şekilde böcek yiyebilme alışkanlığına kavuşsalardı, besi hayvancılığına ayrılan otlaklar bugün orman olarak korunabilecekti! ...by kant.. d. dinlerinden

.................................................. ...

efendiler ey kutsal ötüken ormanı halkı.. insanın yeme içme alışkanlıkları temelinde ekseriyetle din duygusu ağırlık basar.. hatırlayan varsa bir yazımda tutki dünyaya salınmış ilk insansın yayılan sürü gördün köpek var koyun var niye hemen koyun diyon köpeğide yiyebilirsin deredeki kurbağayıda deyip.. insanın yeme içme alışkanlığını belirleyici kriterlerin en başında gelen bazı dinlerin vejeteryanlığı salık verirken kimi dinlerin ineği kutsal yapıp yeme içme alışkanlığına ket vurduğunu bazılarının şunu şunu şunu yeme içmede engel görmediğini belirtmiştim...gerçektende tabiatta bazı canlılar vardır bir canlı onu tüketirken yemesinde sakınca yokken diğer canlı yese ölebilir söz temsil en kokuşmuş pis şeyleri yiyerek yok eden bir sinek gibi beslenmeye çalışsak hastalanabilir ölebilir çok zehirli bir bitki sütleğen otuna tünemiş iştahla yiyen kurtcukları görüp aşka gelsek cartayı çekebiliriz.. yine bazı tür yeşillikleri tüketmek için işkembe adı verilen bir donanımla donatılmadığımız için geviş getiremeyebilir mide fesadından.. cık cık cık..

 

gerçektende doğrudur bunlar dışında yılan gibi kara topraklada bir süre beslenebilir insan.. örneğini gördük kısa süre önce meksikalı iki balıkçı on ay süre ile yanlız balıkla yaşadı iki arkadaşları dayanamadı öldü ikisi sağ kurtuldu şimdi adalet önünde arkadaşlarını yemek için öldürüp yedikleri suçu ile hesap veriyorlar.. ve börtü böcek zehirsiz olma şartı ilede envai çeşit göğerti ot püsürlen beslenebilir bittabi.. ancak lakin ve lakin.. arab yarım adasını aydınlatan nur'a nazil olan ayette açıkca beyan edildiği gibi sizlere sağlıklı temiz olanı helal kıldım diye islam dini büyük bir ön görü ile besin zincirinin ilk halkası olan bu böertü böceği yasaklayıp.. ikinci halka olan.. kurdun kuşun rızkı olan bu taamlara göz dikmemizi engellemiştir... gerçektende günümüzde.. envai çeşit sinek öldürme ilaçları ile belediyele araçlarının arkalarında tor tor çalışan motor kılıklı bir şeyle. beyaz duman şeklinde sıkılan zehirler yetmez.. hergün onca sinek yanında bal arılarını onca balığa yem olmuş çekirgeleri..toprağı havalandıran besine artı değer katan solucanları yok eden eksoz dumanı.. git gide çoğalan zina bina yüzünden yaşam alanları daraldığı gölleri ırmakları zehirlendiği için zaten git gide bitmiş tükenmiş ( yalanım varsa çıksın o kişi.. boğazlanmış çocuğun kanı gibi aktı zamandada söyledim suya taş atıp çırpıntısı ile balık yakaladığımız yirmi sene öncesi kiymir çayının en az zehirlenmiş başında çatak tarafında bile balık gören tutabilen kaldı ise çıksın) birde açlık tehlikesi çeken bu zavallı doğa yaban hayvanları.. bilinçsizce ithal et ile öldürülmüş hayvancılık.. o hayvan ardında gübreden zebeblenemeyen kurt böcek onu yiyemeyip darılmış kuşlar o kuş ile beslenen tilki çakal insanın yemesi yasaklanıp kartala karga akbaba kurtlara yiyecek olmuş çabuk çoğalıp çok doğurup taam olmuş yaban domuzları ekolojik bağlamda besin zincir halkası iken .. aman devir kötü deyip yakında buda karaborsaya düşer deyip.. sokaklarda çöpöğütme makineleri çıkalı beri açlıktan deri kemik kalmış sokak köpeklerimize kedilerimize saldırmamalı bu börtü böceğe göz dikmemeliyiz bence kanımca sanırsam... altta bi eski yazımın formatıda veriyimde tükenen kaynaklara alternatif buğday gibi bire on onbeş yerine mısır gibi bire beşyüz veren taamlara neyi yönelelim oturalım oturduğumuz yerde.. cıvıklaşmayalım çok recaağ ederim..

 

......................................

şimdi tabiata baktığımız zaman ot yiyen hayvanlar efendim nedir bunlar?

koyun geçi dana sığrı maaal davar efendim ökuz eşşek efendime söyleyeyim

manda katır beygir bunlar zağten ismindende anlaşılır deve buzağ inek gibi

hayvanlar ot yerler ve bunların içerisine son model bi arabayla da da da

daaaaat diye bi avaza gorna çala çala dalın bunlar bel bel yüzünüze baka

baka geviş getirirlerde az bi popomuzu oynatak yol verek de geçsin demez

düşünmez bunlar yaa gerçektende ömrü çayır çimen içre yayılmakla geçer

uyuşuk mıymıntı uyuz olurlar .kazara daldınız bunların familyadan

mandagillere bas kornaya sona kadar manda idraki diye bilinir ( idrak:

bir olay bir konu bir şeyi anlıyabilme algılayabilme yetisi yeteneği

kaabiliyeti) köyde yaşayanlar bilir bunun malak diye adlandırılan

yavrusunu salarlar bu iki saat anayı cork cork emer manda kalın deri kalın idrak

farkedemez 2 saat boyunca emildiğini neden sonra anlayıp sütü salar yavru

hayvan karnını öyle doyurur gecde olsa deri gibi kafada kalın .. Da da da

daaaaat diye korna öterken siz sinirden morarmış direksiyon simidini

ıssırırken bu hiç oralı olmaz yol kenarındaki yeşilliği yer yayılır bi 30

dakika sonra sırasıyla bunun kulak , örs, çekiç, salyangoz, duyum merkezi

,beyne giden sinir, beyin zarı,beyin çeperi ,beyin hücresini geçip idrak

merkezine ulaşıp yankılanan daaaaaat sesiyle bu ürküp birden MAAAAK

diye bağırarak korkuyla panik halinde koşup kaçmaya başlar yolu açar siz ağlıya ağlıya gözyaşları içinde yolunuza devam edersiniz .

hindistan cevizi muuuz findik fıstık gibi besin değeri yüksek gıdayla

beslenen maymun bunlara nispeten biraz daha zekiysede ( aman ne kadarda

zeki tüh tüh tüh nazar değmesin inşallah ) gerçekte zeki kurnaz akıllı

olnaları etle beslenen aslan kaplan tilki çakal panter kedi v.b dir

bunların hem beyne bol protein gidip gözlere fosfor ulaşıp daha sonrası

içinde avı görür yakalar atik çevik olurlar av yapma yeteneği veren

güçlü pençe soğuktan koruyan gür kürkü esnek yay gibi kas dokuyu hep ete

borçludurlar ...

efendim gidin bakın amerikan capon gavuruna dört yan deniz bol bol balık

yer bunlar beyinli olurlar bakın misal bizim lazlar hamsi yer kafalarıda

müthiş çalışkan olur frenk gavurları bebe beliği bilgisiz kalmasın diye

ders kitaplarında okutup buğdaydan hazırlanan şarklılara özgü bir tür

besin diye eğitirler kendileri sofraya koyupta tatmaz bol et tüketirler

biz türkler bir koyun inek yetiştirip senede bir doğum bir yavru alırkan

onlar bir domuz dan yılda üç dört doğum her doğumda 10- 15 yılda 50-60

yavru alıp bol et yer tüketirler

EFENDİLER! EY KUTSAL ÖTÜKEN ORMANININ HALKI! ne

gelişmiş batı memleketleri bol bol domuz yetiştirip domuz yiyyo sizde

yeyin ...diyecek.. denli görgüsüz ..

ne de mahalle arasında sümüklüböcük satılamayacağını bilmiyecek denli

yurduna memleketine soyu sopuna yabancı biriyim

o için illede et yiyeceksek GEYİK yesek olmazmı bakın o da her bir

doğumda 4-5 yavru yapıp yılda 2- 3 doğum gerçekleştiriyor üretken ve

verimli gidin! dilediğiniz hacısına hocasına danışın sorup soruşturun geyik

mısmıl bi hayvan eti yenir yok yaağni benimki bi fikir bi görüş belirtimi

gızmayın recaağ ederim

 

 

 

müftüye gitsek salyangoz doğurgan bi hayvandır desek

mısmıl diye izin alsak satış işini ferrari ile gerçekleştirsek klakson

çala

çala gitsek ne olurdu? unrealized cw den..

...........................

 

hay bin yaşa unrealized yaa şimdi gerçektende dilim varıp

söylüyemiyodum .. atsak kaynar suya kabukları çıkıncası bassak orta

yerine hamuru kızartsak ayrı tavada tereyağ içre salça pul biberi alsak

bunları süzgece süzsek yaysak tepsiye samırsaklı yoort ekle ... üzre

pul biberli mis kızarık tereyağ gezdirtsek cızır cızır ıccak ıccak cozurdasa

..

mantının maliyetce ötekinden düşük proteince zengin olanı senin el benim

ayak bağlasak gaşıklasak yesek ne olurdu..

...........................................

yalakalık ırsiimidir sonradanmı yalaka olunur...

 

yağni doğuştan kazanılan genlerle ilgili bir kazanımmıdır yoksa sonradan elde edilen bir edinimmidir... hastalık olarak mı görülmeli ( manevi olarak) yoksa sağlıklı bir durumdurda bu yeteneği kazanamamış insanlardamı poroblem vardır.. biz kimlere yalaka kimlere yalaka değilsiniz diyeceğiz.. gözlemlenebilinir bir bakışta şıp diye anlaşılır kriterler varmıdır.. yalakalığa bir kez bulaşmış biri sonsuza kadar bu illeti taşırmı.. kurtuluş yolu yokmudur.. yalaka yanında neye dikkat etmeli.. her yalaka zararlımı yararlı yalaka yokmu.. ilginize aydınlatınıza şimdiden teşekkürler..

.........................

 

yalaka olunur doğulmaz bence nasıl insanlar sonradan ş..siz oluosa aynen öyle biz doğarken tertemiz saf oluyoruz büyüdükçe kişilik oluşuyo iyi ya da kötü yalakalık da bu kişilik huylarından biri.. nefret ediyorum yalaka erkeklerden,kızlardan,sahibinin yüzünü yalayan kedi ve köpeklerden,yalak hocalardan,yalak olan her şeyden iğreniyorum by burcu...

.........................

 

kedi köpek onu vefa borcu ile yaparken insanın vefa borcunuda öderken bir nebze buna meyletmesini kabul görebilirim.. ancak sanırım yalaka tüm bunlardan münezzeh sadece çıkar elde edim öncesi yalama eylemi yapan bence.. kedi köpek gibi karnı doyum sonrası değil... çünkü bu yalaka takımı karnı doyunca babasını tanımaz bence.. ancak doğuştan gelen bir kazanım değilde sonradan elde ediliyorsa yalaka kadar YALAKALIK YÜKSEKOKULU olmadığı halde bu eğitimin alınmasına olanak tanıyan çevreninde etkin faktör olup.. ufak tefek sağdan soldan toplanan birikimin birisinde göze batar denli toplanıp açığa çıkıp.. yalaka nitelendirmesine zemin hazırladığı görüşündeyim... esasen .. yalakalığın.. bir çeşidi olan .. basında açık tirübünlere oynayım diye nitelenen.. benim memurum benim vatandaşım tarzı bir yalakalığında.. genelde çoğunlukca kabul gördüğü benimsendiği.. bu tür yalakaların pirim yaptığı... televizyon adlı ahmak öldürende fink atan hokkabazların şarlatanların gösteri sonrası.. alkışlarınıza desteğinize burdan çok teşekkür ediyom halkım siz için varım tarzı çıkışların.. nabza şerbet verimi olduğunu.. yaağni kısaca.. aşırıya gitmeden yapılan ufak tefek yalakalıkların kimseye zararı olmadığı görüşündeyim.. ancak dozaj arttıkça yalaka itibar kazanıp otorite yanında saygın konum edinip alt mahiyettekileri fişfiklemeye ispiyonlamaya ezmeye hor görmeye başlayınca yalakalık rahatsız haale geliyo.. bide tam tersi durum yalaka olmadığı halde.. işinde görevinde yükselip.. yalaka herif şefin müdürün göze girmeyi başardı diye haksızca yalaka lanse edilenler var bence.. esasen çok yönlü olarak ele alınması gereken yalakalıkta.. takım yalakalığından parti yalakalığına.. şarkıcı film artisi yalakalığına.. mahalle muktarı yalakalığı tırafik polisi yalakalığı.. zengin yalakalığı.. komser çavuş yalakalığına dek geniş yelpazede ele alınması gereken bir konu iken.. hatta suyu çıkıp admin mod yalakalığına kadar iş uzanmışken.. ben şöyle kısaca bi göz atiim dedimidi..

 

.........

insanın yaşamı onu yalaka olmaya yöneltebilir.tabi içinde de olması gerek yalakalığın.. by thechat

...............

bir bölümü bu yönlendiren baskılara direnirken.. seninde doğru tesbitinle.. içtede olması gerek ..diye belirttiğin gibi içte bu dehayı taşıyan arkadaş.. şıpın işi dalarken yalakalığa.. aslında ekonomik durumu neyi bozuk olup yalakalık yapması gereken biri hatta yalakalık yapsa bile kimsenin onu ayıplamayacağı biri hatta ve hatta el öpmekle dudak aşınmaz köprüyü geçene dek ayıya dayı diyecen diye gaz verdikleri biri tüm ihtiyacına bunu yapmak istemesine rağmen içte bir miktar maya olmadığından bunu başaramamaktadır..

 

........

bide bu yalakaların yalaka olduklarının farkında olup olmadıkları sorunu vardırki.. üç bilinmeyenli denklem gibidir... gerçektende yalaka olduğu su götürmez herhangi bir yalakaya - afedersiniz kardeş siz yalakamısınız?? .. diye soru yöneltseniz kesinlikle yalaka olduğunu kabul etmemektedir...

 

bilimsel bulgulara gerek kalmaksızın çıplak gözle rahatça gözlemlenebilen yalakalık şerefi ile onurlanmış insanlara baktığımızda.. kilo ortalamasının genelin hayli üzerinde olduğunu farkettiğimiz gibi .. ne hikmetse yaş ortalamalarıda bir hayli yukarlardadır... bunun temelinde sağlıklı beslenmenin önemi yadsınamazsada.. kanaatimce.. kafalarının .. geçim maaişet gibi kaygulara fazla takılı kalmamasıda bu skoru etkilemektedir... iyi bir yalakanın olmazsa olmaz şartlarından biri olan gelene ağam gidene paşam için bir miktarda hitabet sanatına.. neyi nerde kullanacağını hangi sözcüğün daha şık olduğunun muhasebesi gibi ince ayarlar varki... başlangıçtada değindiğim gibi doğuştan kazanılan bu özellikle üstesinden gelinirken... esasen hep merak ettiğim tatlı yiyelim tatlı konuşalım sözü ile yalakalık arasında bir bağ olup olmadığıdır.. gerçektende tatlı yiyen bir insan tatlımı olur.. ben yıllardır ağızda diş kalmamaya.. bilhassa şeker bayramlarında.. avuç avuç şekeri iç ederken.. kendimde bu güne değin böyle bir nitelik göremedim...

 

birde yalakanın yalakası konumu oluyorki... bilhassa daha kalabalık ortamlarda yalakaların sıklıkla bulunduğu mekanlarda.. bir baş yalaka var ise bu baş yalakanın bir alt kademesinde.. ondan biraz daha az yalaka olan yalaka oluyor.. bunları numaralandırma sıralamasına soktuğumuzda bir numaralı yalaka iki numaralı üç numaralı dört numaralı gibi sayısal olarak ifade ettiğimizde numaraca burun farkıyla önde olan yalaka ne hikmetse kendinden az geride yalakanın kendisinin ilerisine geçmesine tahammül edememekte bir hıyararşik düzen ile mevkiilerini korumaktadırlardır... bu dışında daha yalakalar hakkında söylenecek çok şey olduğuna inanıyorum

PA
28.09.2006 20:49
#69

Abartmayın çok Rica Ederim

 

kuğu boynuna gerdanlık

incilerden dizme aldım

yaptım bağ bahçe fidanlık

bir elime kazma aldım

 

yetiştirdim dil kabartan

çıkmasın şurdan abartan

bir dal yeşil cin biberden

yetmiş kazan ezme aldım

 

tek lokmam geçmez ümükten

korkarım yalan yamuktan

iki tutam ak pamuktan

otuz arşın yazma aldım

 

yara bere sağı solu

incinip kırılmış beli

bir topal arıdan balı

elli bidon süzme aldım

 

ürünümü ey ahali

satıpta ucuz pahalı

eve yolluk kilim halı

ayağıma çizme aldım

 

mintanı giyerim allı

severim hep kısa kollu

kapattım pek ucuz yollu

bir heybeden bozma aldım

 

mübağlağ etmeyin onca

koparman yaygara bunca

bir bu ramazan ayınca

zeytinyağı sızma aldım

 

fazla büyütmeyin ecik

paramdan az artıncacık

yarin burnuna incecik

kırk ton altın hızma aldım

CI
28.09.2006 21:14
#70

hocam gerçekten çok güzel..

öksürseniz şiir oluyor..

 

ama söylediklerim 'nezaketen' değil hakikaten..

 

 

saygılar

SE
15.10.2006 20:43
#71

anlatmanıza gerek yoktu sayın cihat bey....çünkü onları bende biliyorum....ve ben asla şiiri sadece güzel duyguları ifade etmek için yazılan bir edebi tür olarak görmüyorum... bence şiir hangi duygu anlatılırsa anlatılsın o kadar ağır kelimeler kullanılmadan duyguların ifade edilebilmesidir....yani kızgınlıkların dahi yumşak bir şekilde anlatılabilmesi sanatıdır....

 

umarım anlatabilmişimdir.........

PA
20.10.2006 22:58
#72

kendini ille de degerli ruhlarin tasvirine vermek icin o pek yavan gercekligi insanligin onurunu dusuren ve bu onuru iki paralik eden soguk kisilerde fellik fellik kacan: boyuna degisen tasvir anaforu icre ne yapip edip birkac ender ayricaligi secen: sazinin yuksek perdesini hic degistirmneyen.. hic zavalli insanlara inmeyen...ve yerden gok ulkesine ucan yazarda mutludur...

bu yazar iki yonden talihlidir: kendini bu seckinler arasinda sanki kendi ailesi icindeymis gibi bulur bu bir. ... birde zaferinin yankilari dort bir yanda cinlar bu iki... gercegi kendilerinden gizleye gizleye yanlizca gercegin buyuklugunu ve guzelligini gostermek icin insanligin kusurlarini ele vermeden insanlari over ve sarhos eder.. herkes onu alkislar ve zafer arabasinin ardina takilir.. ona buyuk sair derler.. kartal nasil yuksekten ucan butun kuslarin ustunde yol alirsa deha yolunda onunda obur iyi akillilari gectigini soylerler.. adi gecince genc yurekler titrer.. her gozde sevgi yaslari parlar.. kimse onun gucune erisemez.....

yasamimizin icine yuvarlandigi alcakliklarin o korkunc fanusunu yerinden oynatma tutup ( o kimi zaman pek guc gelen pek aci gelen dunya yolculugumuzda her adimda rastladigimiz) soguk miskin bayagi kisilerin ucurumuna dalma cesaretini gosteren ve kayitsiz gozlerimizin goremedigini acimasiz bir kalemle gun isigina cikaran yazari ise bambaska bir yazgi bekler...

boylesi halktan alkislar.. sevgi gozyaslari ortak bir heyecan dalgalari gormeyecek onalti yasindaki kizlarda hic bir kahramanlik atesi uyandirmayacak kendi sozlerinin buyusune kapilip gitmeyecektir.. en sonunda guzel yapitlarini seytanca ve garipce yazilar diye dillerine dolayacak kahramanlarinin kusurlarini ona yukleyecek ondaki butun kalbi butun ruhu ve tanri vergisinin kutsal isigini yatsiyacak olan iki yuzlu ve duygusuz cagdaslarinin yargisindan yakasini kurtaramayacaktir... cunku cagdaslarimiz.. gozle gorulmeyecek kadar ufak bocuklerin kimildanislarini olcup bicmeye yarayan camlari.. gunesi incelemeye yarayan camlarla bir tutuyor.. hor gorulen yasamdan alinmis bir sahneyi isiklandirmak ve bundan bir basyapit yaratmak icin buyuk bir anlayis gucunun gerekli oldugunu yadsiyorlar..yaratmak: coskun bir kahkahanin guzel bir lirik davranisi destekledigini ve boylece bir kahkaha ile maskaraca bir siritis arasinda bir ucurum oldugunu yadsiyorlar.. bunca seyi yadsiyan zirzoplar taninmamis yazarin yapitlarini alaya alacaklardir.. hic bir ses onun sesine karsilik vermeyecektir.. yolun tam ortasinda tek basina kalacaktir.. isi zor .. yanlizligi yurekler acisidir.. ...xoxol mertoviy dushi ... olu canlar...

PA
22.04.2007 15:56
#73

Zavallı Köpek

 

var idi bir köpek ne tüyler parlak adeta ipek

ne bel onaş pak.. yaani.. şakülüde doğru değildi pek

sabahtan akşama dek yemez ne yal ekmek ne kepek

dirayetine şaşan derdi bu tam köp oğlu köpek

 

katiyen yemez aş.. daima aç karna gezer tozar

yetinir ayda bir sefer onuda yer azar azar

her çeşit kasap var.. artan yeter.. gitse çarşı pazar

gitmez.. orda burda dolanır.. sürter.. zayıf ve nizar

 

hint fakiri gibi sapkın gafil yaşardı düşkünce

diğer çoban köpekleri yerken sıcak aş pişkince

bu salak bakar uzaktan şaşkınca açlık aşkınca

ibadet sanır.. onca.. nefse ederdi işkence

 

aklınca yemediği rızka olur olmaz bir şükür

başlardı ulumaya.. şeytan der.. git yüzüne tükür

karşı cins köpekler bile görürdü bunu hakir

geçer giderdi ahir ömrü bi izdivaç vü bakir

 

açlıktan nefesi kokar idi leş gibi her zaman

yanaşmaz yanına kimseler.. hep derdiler el aman

tut ki yanaştın.. uyuz yelesinde kıl tüy bulaman

kuyruktan tutayım de.. kopar gelir ele dolaman

 

gözlerinin içinde ne fer ne ufak bir pırıltı

yanlız boğazını tırmalar içten gelen hırıltı

bir viran avlusunda yatar kalkar durur sığıntı

derisini al sırtından.. işte kemikten yığıntı

 

deri dediğime bakmayın .. o dahi öyle piskin

her daim taşırdı.. bulaşıcı hastalık riskin

kendini bu miskin kilom iyi der ederdi teskin

açlıktan dökülmüş dişten kalanlar değildi keskin

 

keskin olmadık dişle.. biri salsa sürü ardına

gerçi gitmez de.. ilk bu kurban olur yaban kurduna

baktı ki kurt.. dek gelmedi.. bir bahadır merdine

o da takar peşe sürü.. yan artık kendi derdine

 

sinek acır haline.. öte ki kalkmadan konmazdı

kemikten gayrı yok bilir karga üstünde dönmezdi

ölüp gitse gübre dahi olmaz.. bitki de onmazdı

solucan kemirse hoşnut kalmaz.. içine sinmezdi

 

ömrü geçti beyhude.. kimseye sağlamadı yarar

böylesi müptezeli.. kim kapısına kor.. kim arar

demek ki neymiş.. aşırı tokluk gibi açlık zarar

o vakit bul ortasını.. ye iç.. gönlünce bir karar

 

köpeğe gelince.. üstünde o kadar durmayın pek

buldular bir sabah.. gömdüler.. bolca kireç serperek

doldurarak kara toprak.. çukur da oldu bir topak

zaten yaşarken ölmüştü.. bakımsız zavallı köpek..

 

... şimdi yaa.. gerçektende.. islam dini.. ne yüce kutsal bir din ki.. israiliyat edebiyatı ile.. sonradan.. bidat türünde.. islama maledilmeye çalışılan bir çok saçmalığa cevaz vermeden.. ne bir post yeter şabalıklığı ile.. salkım saçak pejmürdeliği.. ne.. yahudiler gibi sahura kalkmamazlık etmeyin nasihati ile.. nefse zulmü.. salık verir.. hoş aşırıya kaçın yüklenin bedene.. her biri kuru yük gemisi şilep .. kendi çapında.. birer capon sumo güreşçisi elde edelim diye.. aşırı tüketin aşırı sarfedin demez elbette.. ama.. biz size helal kazancınız ile.. yemeniz için nice meyvalar taamlar var ettik görmezmisiniz der..

.. hiç kitap okumadı isen.. sünnet demi bilmezsin ey kişi.. severek et yemeğini parmakları ile yerdi.. bununla beraber nefsi terbiyeyi elden bırakmaz arpa ekmeği tüketir disipline ederdi derler..

gerçekten de.. türk toplumunu bozmak için.. hristiyan formatlarda seçmece.. zayıf beden deri kemik .. bedenler teşhir edilirken.. bundan yirmi sene kadar evvel.. kıtlığın telef ettiği.. avrupa sofraları 4 öğün tüketsin diye.. sömürdükleri.. çaresiz zavallı iken.. o halde.. olduğu halde kontrolsüzce şuursuzca.. üreyen..çoğalan.. kendi nefslerini terbiye edememiş.. kişileri hayal ederek.. geleceği..yutkunmakta zorluk çeken.. nesillere çevirmemek.. anlamsız uydurma boş hurafelerle.. kendimize.. mazbut pejmürde.. manasız.. hayat seçmektense.. dengeli sağlıklı.. beslenip gürbüz.. bedeni daha fazla çalışmayı götürüp daha fazla çalışıp.. daha çok kazanıp.. civarında.. yoksul sakat iş göremez insanları ihya edebilecek nitelikte.. varsıl olmayı.. farz kılan.. kafa yapısı ile olduğu kadar.. beden yapısı ile de aklı başında insanları gerektirir geleceğin.. akıllı yürünecek yolları.. o için.. yeyip içtiğinizin.. benim kursağıma gitmiyeceği.. bilinci ile.. sizi bozmak.. çökertmek için.. cebimden.. onca para harcayıp.. şurda .. kendi boğazıma yiyeceğim parayı kalkıp..sizlerin sağlıklı yetişmesi için öğüt niteliğinde.. yazıya ayırıyor isem.. yanlışa kaçmadan.. yanlış anlamadan.. elde olduğunca.. harama meyletmeden.. beriki baktın on kağıda alıp.. et yiyor senin gücün yetmedi.. iki kağıda tatlı su sazanı alır bir de sarmısak döğer.. karnın doyar kalkarsın.. haa.. beriki aç duruyor bende aç duruyum demenin sana ona faydası olacağına inanmış isen.. müstesna.. yeme.. aç dur.. ama kendini kurtarabildikten sonra.. başkalarına iş verebilecek yapılanmaya gider.. onlara kapı aralayabilirsin bence.. efendiler.. o için.. yeyin bence.. yok nedamet.. acep darıldı gücendimi ki.. yazdığıma bi bakiim gücendi ise gönlünü alıyım diye gelirken.. yolda bi köpeğe rasladım.. gel kuçu kuçu dedim çağırdım simidimin ucundan böldüm verdim kokladı yemedi.. şaayet.. zengin iti idi daha iyi şartlarda karnını doyurdu ise.. günahı boynuna.. yok ben kendime bu tür yaşam tarzı benimsedim.. hacı bektaştaki delikten çok zayıf olursam geçeceğime inanıyorum derse.. hakkımı helal etmem.. içim gittiği halde.. yerden alıp simidi tekrar.. yemedim alıp yükseğe koydum garga guş yesin dedim müstehakdır.. itoğlu ite.. akşam akşam.. gerçekten de.. bi kaç sene evvel beni öldür simit yiyemezdim ne oldu bana.. kahvaltıda simit öğlen simit.. ve hoşuma gitmeye başladı.. canım çekiyor yiyorum aabi.. varmı öte yanı.. selam sepetle..

NE
24.04.2007 12:11
#74

öh be panturk!

nasıl bi psikolojidir bu!

 

sözün bittiği yemeğin başladığı noktadır.

cümleten afiyet olsun!!..

PA
24.04.2007 13:11
#75

amin.. olmayana da versin.. kimseyi açlıkla terbiye etmesin.. ninemin hep bu duası ile büyüdük.. açlıkla terbiye etme ya rab.. açlık kadar kötü şey varmı acaba dünyada?.. aç kimse kendine eziyet ettiği kadar.. sağlıklı düşünemeyen doğruyu yanlıştan ayıramayan beyni ile.. her tür yanlış işe meyleder yapıda oluşu itibarı ile başkalarına da çile çektirir.. hırsızlık arsızlık her tür dalavere aç insan beyninin ürettiği.. salt karnı doyurmak nefsi köreltmek amacı ile fırından kapılacak bir sıcak somun.. çok zorda kalırsa.. camide abdest almakta olan vatandaşın ceketi hafifçe düzeltiyor gibi yapım pilanı kurar.. yol keser.. haraca bağlar.. gerçektende atalarımız boş yere dememiştir bana zenginden zarar gelmez fakirden gelir diye..

 

.. meşru olan.. açlık sınırına çizgisine yanaşmadan.. çalışıp çabalayıp.. bir şey üreterek.. elde variyet bulundurmak.. eğer yıllık kazancından artan miktar var ise.. bunun bir bölümünü bu imkanı yakalayamamış yoksulllara onların onurunu kırmayacak biçem gece vakti kimseye görünmeden.. kapısını çalıp sessizce kim olduğunu belli etmeden.. kapı önüne gönülden kopan ayni yada nakti yardımı bırakıp sıvışmak olmalı.. kuru söz ile..nafile.. kendin işitip kendi kendini tatmin edeceğin.. şekilci yaklaşımlara girip.. hah sesimi duydu.. mutlaka karşılığında bana da bir parça başımı sokacak yer verir diğer tarafta.. biçemciliğinden kaçılmalı öze inmeli.. şükrün edası için.. israftan kaçınmalı ekmeğe saygı duyulmalı.. ihtiyaç nispetinde alınmalı..bayatlar değerlendirilmeli çöpe katiyen atılmamalı.. çok istisnai durumda.. yenilmiyecek halde ise.. iyice kurutulup.. bozulmayacak hale getirilmeli kışın .. karlı havalarda taam sıkıntısı çeken karga kuşa balkona bahçeye sepelenmeli.. onların dostluğu kazanılmalı.. hayatta kayda değer.. bir başarılı işim yok isede gururla söyleyebilirim.. bu ekmeğe saygı konusunda çok titizimdir.. bir kaç yıl önce.. her nasıl olduysa.. bir artan ekmeğimiz oldu izmitte çalıştığımız yerde.. vahdet abi dedi atalım çöpe çok bayat dedi.. gönlüm istemeye istemeye atarken abi dedim inanırmısın hiç ekmek arttırmam.. hep değerlendiririm hiç çöpe atmam dedim.. onunda aynı ben olduğuna şüphe etmediğim halaoğlum da yaa inan bende öyleyim de şimdi biz bunu yeyip zehirlensek ardımızda çoluk çocuk aç kalsa daha mı iyi artık oldu bir sefer dedi.. o dalgınlık unutma sonucu artırdığımız gibi istisnai durum dışında.. katiyen çöpe atmam..

 

.. gerçekten de.. gıda gitmeyen beyin dimağı vazife yapamaz.. açlık ile uyuşan beden iş göremez.. evde boş boş pinekler..üstte başta olmaz.. kendine emanet edilen bedeninin kapasitesini kullanamaz.. dedikodu üreten.. dizi seyreden.. laf sözleri salt..kişilerin düzeyine inip onlardan olay çıkaran konu mevzuu peşinde.. gereksiz söz dizini üretir ..yararsız..banal şahıslar ortaya çıkar.. ne yazıktır onlara .. cehennemi de hep bunlar doldurur.. ömürleri faidesiz işlerle geçip günah kazanırlar.. bunların ardın da iz de kalmaz.. bir kimsesiz mezarı çukurunu doldurur.. sağlığında bir şey bırakmadığı çoluk çocuğu.. gelip mermer taş da bırakmadığı kabrinde otları ile baş başa bırakır bunları.. hatta nerdeyse.. eğer bunları geçmiş hayatlarında lanetlememiş olsa idi.. bunlar bu ezaya layık olmazdı.. boşver abi acıma müstehaktır pırasa sapı toplaması gereken çöp arasında ..bunlara dedirtir türdedir.. bunların.. fakri.. elbet sözünü ettiğim sakatlık dul yetimlik hastalık neticesi acizleri kaplamıyor.. bahsettiğim.. sizde çevrenizde görüyorsunuz.. iş beğenmeyen.. büyük kentte en basitinden git akşam şişe kağıt alimünyum teneke topla.. sat.. yapmaz.. ama on çocuk yapar.. eline peçete selpak tartı tutuşturur eğitimini sağlamaz sorumsuzlara.. lafım.. salar sokağa tinere.. uhuya serserile.. lanet olsun onları göz göre göre buna iten sorumsuz.. onursuzlara.. sözüm ona ebeveyne..

 

.. efendiler ey kutsal ötüken ormanı halkı.. asil soylu türk milleti.. sizler.. genç beyinler.. bir tık uzağınız da iletişim imkanı ile.. artık her an eliniz altında.. mevcut fıkıh bilgisi.. ilmihal bilgisi ile.. sakın ola gaflete düşüp.. kendinize.. pejmürde.. hippi vari yaşam tarzları seçmeyin.. size emanet bedenlerinizi.. harama.. meyletmeden.. meşru olan.. kazanç kapılarına amade edip... helalinden temin ettiğiniz rızk ile.. bedeninizi.. aşırı yağlanmaya.. kımıldamıyacak hale sokacak kilolanmalara gitmeden.. üstünüze farz olan.. oruçlarınızı aksatmadan.. oruç sonrası gelen bayramda da inadına.. oruç tutmanın kati surette yasaklandığı.. haram kılındığı bilinci ile.. kendinize müşküle sokmayın.. yeyin için.. israf etmeyin.. bence.. elbette afiyet olsun demek düşer zannımca.. afiyet sağlık para iş versin amin.. :)

DE
11.05.2007 20:54
#76

Anneler günü çok pahalı :)

NE
11.05.2007 21:23
#77

''Böylece annelerimize olan sevgi borcumuzu ödeyelim'' hadi be ordan.. hakkı ödenir mi onların?.. çok konuşmasın jarvis.. her gün benim annemin günü.. :)

Ü.
11.05.2007 22:26
#78

annelerimize ne alacağız şimdi?? bu konuda fikir alışverişine ihtiyacım var:)

HZ
12.05.2007 09:21
#79

anneler günü (diğer bilmem ne günleri gibi), kapitalizm'in insanlığa olan bir tuzağı, sekülerleşmek cân sıkıcı.

PA
23.09.2010 10:49
#80

Bataklığı Kurutma çözüm Değil..

 

kaldıki hızla çölleşen tarım alanları bir tarafa..

 

arka planda sofrasındaki pilavlık(!) pirinci bile calrose ( kalifornia gülü) adı altında dışarıdan ithal edip.. avuç dolusu milli serveti çarçurumuz bir yana.. şu zavallı toplum..

 

elindeki mevcut doğal çeltik üretim alanlarının köküne.. kibritlik.. yıllık ortalama 30 ton su emim kapasitesine sahip.. okaliptus ağacı dikmekle.. kendisinin.. istikbalinin.. ülke geleceğinin.. altına dinamit sokmakla kalmıyor..

 

bu alanlarda istihdam edebileceği nüfusu köy kahveleri.. kent çay ocaklarında veresiye içeceği birbardak çaya.. açlığa sefaletede mahkum edip.. ayriyeten örtülü ödenekten.. okaliptus ithali için dış mihraka.. tüyü bitmez yetim hakkını toka edip..dış sermayeye uşşaklık ediyor..

 

peki çözüm ne.. sivrisineği tek tek yakalamakmı.. ne elaaaka.. kel alaka..

 

bu gün karadenize bir palta sapı kar düşsede hamsi bizim oralara turistik gezi düzenlese beklentisine odaklı balıkcı taifesi.. kıytırık teknesinin çatısına kondurduğu sonar sistemleri uydu antenleri sayesinde.. karasularımızı ihlal eden ilk kafilenin yerini tesbit edebilmekte.. cibinlik ayarında trol göz açıklığı kapasitesine sahip ağları ile..

 

- gideyim karşıda doğurayım şeker.. evladım çifte vatandaş olsun.. diye yola çıkmış balığın havyarı bile ağ içi iç edebilmekte..iken niçin tek tek yakalıyalım ki..

 

sorun mevcut teknolociye kıvrak Türk zekası ve bilgisinin ilave edebileceği düzeneği kurmakta..

 

'' pervaneyim ateşine.. oduna yanmaya geldim'' diyebilecek kadar da duygusal bir canlı olan sivrisinek sürülerinin.. köy evlerimiz yazlıklarımız giriş kapısı.. bahçeye seyyar uzatma kablolarla bağladığımız sarı ampullerin ışıkında muhteşem şeb-i aruzlarına.

.. ilave edeceğimiz küçükbir elektirik motorunun dairesel dönüşü esnası.. ampule odaklı sivrileri.. yine dairesel çelik tele sarılı cibinlik ile kolayca dikilebilir hazırlanabilir kapan sistemi ile sürüler halinde beşer onar elli yüzer avlamakla kalmamalı.. orkinos çipura üretim çiftliklerine.. frigo frik kasalı tırlarla.. protein değeri yüksek taze yem sağlanmalı.. sen kazan ülke kazansın..

.. nerdesin ey sevgili.. görsen halimi.. dersin ki.. gönlü hazansın..

PA
23.09.2010 10:53
#81

Beşerin Böylede Dalaleti Var.. şol Kağıdı Sanır Helanın Duvar..

 

önce bir tasvir et.. ferdi betimle..

çıksın al dudağı.. kar gibi dişler..

sonra ver coşkuyu tempo ritimle

salya sümük ile olmaz bu işler

 

şiirde olsun hep giriş gelişme

akıllı yazarken birden delişme

yalandan ağlamak sakın alışma

salya sümük ile olmaz bu işler..

 

sonuç kısmı misal suratı astın

gereksiz sızlanma olmasın kastın

ayağı geri çek üstüne bastın

salya sümük ile olmaz bu işler..

 

edebi satıhın ey kara leke

hiç kabul edermi akli meleke

kalemi kert tutup yüklen bileke

salya sümük ile olmaz bu işler

 

arada yerine göre ağlarsın

o vakit zirvesi yüce dağlarsın

adab-ı sanata katkı sağlarsın

salya sümük ile olmaz bu işler

 

tam tersi müstehzi gülme sırıtma

hoşmu bol kahkaha işve kırıtma

hayııır doğru değiiil.. yalnız unutma

salya sümük ile olmaz bu işler

 

bu işler parlatır adam kalaylar

miskinler taburu tembel alaylar

insan en azından çeker halaylar

salya sümük ile olmaz bu işler

 

musiki başların eski musibet

rabbim sen cennetten ezgi nasip et

kulağı tırmalar hayli sesi bet

salya sümük ile olmaz bu işler

 

şair coşkun çağlar karalar bağlar

şehit evladına yas tutup ağlar

yalnızca canana yakılan yağlar

salya sümük ile olmaz bu işler

 

küçücük çocuklar çökmüş avurdu

misket bombaları yaktı kavurdu

buna değinme.. öl.. el der.. gavurdu

salya sümük ile olmaz bu işler

 

bu işin çok tadı kaçıyor beyler

nerde şu kaz ördek şipşirin köyler

mide bulandırır mendebur şeyler

salya sümük ile olmaz bu işler

 

bu işler adamın derviş hırkası

imanla başla sen gelir arkası

özveri ve sabır şaşırt herkesi

salya sümük ile olmaz bu işler

 

maişet başımda bitmedik belam

bu konu yokmu hiç iki çift kelam

görümcene çok çok ederim selam

salya sümük ile olmaz bu işler

 

canhıraş feryadın bağrım deliyor

sanmıştım bahçede kuzu meliyor

sadaka veresim filan geliyor

salya sümük ile olmaz bu işler

 

marifet kirmanla ipi eğirmen

taşıma su ile dönmez değirmen

bükülen bir dana gibi böğürmen

salya sümük ile olmaz bu işler

 

edebi ibre dip seviye vurur

düşmesi eserin gurur duy gurur

yarınlar bakarsın membaın kurur

salya sümük ile olmaz bu işler

 

bu işler adamı şişler bilesin

yazıktır gam yükü tasa çilesin

bazı bir neşelen bazı gülesin

salya sümük ile olmaz bu işler

 

acıyı çekmeden çekmişcesine

okuru kandırma kekmişcesine

kedisin sanki süt dökmüşcesine

salya sümük ile olmaz bu işler

 

''kor gibi yanarım hep için için

sevgilim sen beni terkettin niçin''

takriben bir milyon tekrardan kaçın

salya sümük ile olmaz bu işler

 

geçmişte böylemi yazmış aşıklar

insan az vezinli pilav kaşıklar

gözlerin kıpkızıl yansın ışıklar

salya sümük ile olmaz bu işler

 

''ah yanıyorum yar ben ölüyorum

sen sebeb uykumu hep bölüyorum''

inan ki bunlara çok gülüyorum

salya sümük ile olmaz bu işler

 

üstün bil leyladan haki vatanı

arkadaş incitme sakın atanı

safahat okuyup '' Akif'i '' tanı

salya sümük ile olmaz bu işler

 

yasın tut Sutüven Mustafa seyit

günümüz varmıdır böylesi beyit

esasen cehlini eyleme teyit

salya sümük ile olmaz bu işler

 

şair var çok derin çentik atıyor

'' yiğidim aslanım burda yatıyor''

burnunu çekme pek göze batıyor

salya sümük ile olmaz bu işler

 

bu işler adamın alim aynası

essin meltemin yok yelken maynası

öyle fokurdayıp boyna salma su

salya sümük ile olmaz bu işler

 

bu işler çeker dar adam astırır

kesilir dil amma sanma ıstırır

yastığa ko başı uyku bastırır

salya sümük ile olmaz bu işler

 

ustalık alamet saçı kırlama

ağırdan giderken birden fırlama

estetik kaygı yok yalnız zırlama

salya sümük ile olmaz bu işler

 

beşerin böylede dalaleti var

şol kağıdı sanır helanın duvar

genzini temizle okyanus civar

salya sümük ile olmaz bu işler

 

oğlum siz var ya siz zurnasınız lan

sırım gibi adam gezemez kızlan

kıza hiç muz alma sadece sızlan

salya sümük ile olmaz bu işler

 

essah şiir gibi övgü beklemiş

utanmamış birde mahlas eklemiş

yüreği sıkışıp kalbi teklemiş

salya sümük ile olmaz bu işler

 

bu işler adamın geçer boyunu

keçiden ayırır koçu koyunu

şu canın çeksede aşık oyunu

salya sümük ile olmaz bu işler

 

gözünden yaş sicim gibi boşalır

vidanjör sahibi yağlı iş alır

insan bir yıkanır banyo duş alır

salya sümük ile olmaz bu işler

 

kelime dağarcık olmalı dolu

bazı ver elini abantı bolu

akıtıp ıslama hep sağı solu

salya sümük ile olmaz bu işler

 

kurala sadık ol örneğin misal

uzun bir heceyi cümleden kes al

manzum kıl okunsun yazdığın masal

salya sümük ile olmaz bu işler

 

bu işler narindir bıkmasın kari

hicranına hesap açacak cari

hitabet ve teknik bilgiden ari

salya sümük ile olmaz bu işler

 

manzume gölgesi yeseydin azık

misal bir aruzu sanırsın kazık

harcanan vaktine zamana yazık

salya sümük ile olmaz bu işler

 

şu senin aşk filmi layık oskara

yanmışsın çöllerde hemi kaskara

soytarı nefsine esir maskara

salya sümük ile olmaz bu işler

 

aşık desek azdır ''Veyseldir'' ustan

coşkun ve lirikce yazılır destan

burunlar içinde yetişmez bostan

salya sümük ile olmaz bu işler

 

ismi olsa bile hiciv taşlama

nezaket içermez söze başlama

damlasın yahni yap yensin haşlama

salya sümük ile olmaz bu işler

 

bu işler adamı terletir efe

teşrif et kadehe içek şerefe

göksuyun akması türü hurafe

salya sümük ile olmaz bu işler

 

konuda ustaysa bilip hilesin

kağıdı gül eder şair dilesin

buruştur mendil yap burnu silesin

salya sümük ile olmaz bu işler

 

yüreğin sıkışmış gözler deremi

getirir ince dert yani veremi

ihmal etme oku bol şiir emi

salya sümük ile olmaz bu işler

 

eleştirir gelip kimi kıt akıl

doğaldır burnundan o almakta kıl

arada nükte yap cinaslı takıl

salya sümük ile olmaz bu işler

 

mızrabın vurmasın kıvranır sazım

şiiri sevdiren ustamdı '' Nazım''

kim gördün hayrına söylemen lazım

salya sümük ile olmaz bu işler

 

muhalif giyeyim dersen fesimi

ürperir tenlerin her yel esimi

kimdir bir öğrenin '' Seyyit Nesimi''

salya sümük ile olmaz bu işler

 

şiir sevmek ise suçları masum

kariyi kendine eyleme hasım

yükselsin nidası bir nesli asım

salya sümük ile olmaz bu işler

 

sevinin der idi zindan azılı

sararken üstadım ''Necip Fazıl'ı''

fecrinde lümpenlik mührü kazılı

salya sümük ile olmaz bu işler

 

bu işler adamı ebed ezelim

muzaffer kılar kalk bahrin gezelim

o mühür gözlere yazık güzelim

salya sümük ile olmaz bu işler

 

mecliste değilsen sağlam dil eri

sucuk ve salamla doldur kileri

zaten çok komiksin gitme ileri

salya sümük ile olmaz bu işler

 

mecrasına aksın önünden çekil

çoğul değil meczup belkide tekil

muhtevadan uzak yalnızca şekil

salya sümük ile olmaz bu işler

 

malumun yok hece aruzlu vezin

musluğa benziyor dinmeyen gözün

sadece kasavet sadece hüzün

salya sümük ile olmaz bu işler

 

katiyen bırakma edebi arı

bala çevir sözü bir tür ol arı

cirosu geçsede milyon doları

salya sümük ile olmaz bu işler

 

konuda kalemi kırıp bilekten

bazı dem vur vişne kiraz çilekten

ağlayıp bahsetme tüyle telekten

salya sümük ile olmaz bu işler

 

meydanı bırakma kurda çakala

şairlik bakmaz pek akça sakala

mısrada hoş sada ahenk yakala

salya sümük ile olmaz bu işler

 

teslimim yerine der isen pesim

malesef anlamaz cühela kesim

şiirden vazgeç yap istersen resim

salya sümük ile olmaz bu işler

 

üç beş çürük elma içi boş ceviz

kitap basış için veriyor taviz

yoksa cümle alem biliyor hafız

salya sümük ile olmaz bu işler

 

bu işler adamın pensesi baylar

sıkışır vidası gevşemez yaylar

temizce yıkanın münasıp aylar

salya sümük ile olmaz bu işler

 

okur var bayağı sinir hastalı

mecbursun ayağa geçir postalı

bıçaklar çekilir hemi sustalı

salya sümük ile olmaz bu işler

 

esaslı tema seç hiç mahcup etmez

sahi be düz yazı neyine yetmez

malum horoz bile makamsız ötmez

salya sümük ile olmaz bu işler

 

altta yemek ister isen kayısı

üstün hece kadar olsun sayısı

doğanın görgüsüz yaban ayısı

salya sümük ile olmaz bu işler

 

gevşemiş contası burnu şıplarsın

hep kurbağa yutmuş gibi zıplarsın

sen daha geriden çok nal toplarsın

salya sümük ile olmaz bu işler

 

sentaksa mugayyir girilsin cenge

hesap ve ölçüyle kurulur denge

halası amcalar dayısı yenge

salya sümük ile olmaz bu işler

 

sütlaç rengi bulut denli gamlarsın

azıcık sıkılsan şimdi damlarsın

bu kadar ağlama sonra hamlarsın

salya sümük ile olmaz bu işler

 

''vurdu dert sineme vurdu göğsüme

ağlarım bakıp mevt yani eksime''

yanlış anlar millet çıkma taksime

salya sümük ile olmaz bu işler

 

yazarken kim dedi iyice ıkın

dayatma zorlama dolmuyor çıkın

sizden bir ricam var tabuyu yıkın

salya sümük ile olmaz bu işler

 

özgürce seç konu çarkı felekten

bahset bazı şeytan bazı melekten

nihayet her sözü geçir elekten

salya sümük ile olmaz bu işler

 

sözcük ardı olmak lazım hafiye

üstüste gelmesi yetmez kafiye

evladım mükremin kızım nafiye

salya sümük ile olmaz bu işler

 

mümkünse bir defa yürütüp fikir

soruna parmak bas desinler şükür

gayesiz sanatın içine tükür

salya sümük ile olmaz bu işler

 

bize deme hafız hicrin nehrini

kürekle içmişiz aşkın zehrini

gezdik kahrın bini aşkın şehrini

salya sümük ile olmaz bu işler

 

her zaman tenkide sınmaz hiç elim

sun kızım al kızıl arzum içelim

bugün gel bir beyaz sayfa açalım

salya sümük ile olmaz bu işler

 

yüce dağın başı bazı sislenir

ve zengin anlatım yazı süslenir

usül bil pek soylu hisler beslenir

salya sümük ile olmaz bu işler

 

arana karinle bunca koma set

eli omzuna at onla temas et

bütünü martaval çokca hamaset

salya sümük ile olmaz bu işler

 

işte şu kalemin değilse oynak

yine son bir ümit burnun su kaynak

ey nesli tükenmiş maut kel aynak

salya sümük ile olmaz bu işler

 

temaşa imbiği zihnini damıt

korkarım boynuna geçecek hamut

siyasi konular kalarak samut

salya sümük ile olmaz bu işler

 

ne vermiş şimdiye kadar elite

sayısı binlerce nerde kalite

yal gibi görünür damlayan ite

salya sümük ile olmaz bu işler

 

bu işler adamı ediyor kamil

hıyarlık ithamı en büyük amil

bütünü balgamsı salgıdan mamül

salya sümük ile olmaz bu işler

 

her yeri sarıyor ağır bir koku

dikkat et çıkmasın kağnının oku

titreme nöbeti ağlama şoku

salya sümük ile olmaz bu işler

 

edipsen el mercek gezinip il il

doğadan sabırla topla bol delil

koyun gibi bakma hiç melül melül

salya sümük ile olmaz bu işler

 

lütfen ana fikir ekle satıra

mum dikip bez bağla türbe yatıra

aklından zoru var gelir hatıra

salya sümük ile olmaz bu işler

 

''aşkınla yanıyor yüreğim özüm

ağladım sevgilim kavruldu gözüm''

gidin araştırın bir başka çözüm

salya sümük ile olmaz bu işler

 

şiir kimi şair önüne konur

en başın ilk bir kaç heceden tanır

yanaşma ya sarhoş ya sübyan sanır

salya sümük ile olmaz bu işler

 

sabahın dönerim süngerin avdan

karasevdam engin masmavi lavdan

ve mahmur.. haber ver.. toprağın tavdan

salya sümük ile olmaz bu işler

 

bozma şu milletin huzur felahı

giydirir başına huni külahı

hak meclisi susmak mümin silahı

salya sümük ile olmaz bu işler

 

dünyada en güçlü silah nifaktır

çirkin ses avlanma tuzaktır faktır

sanmam ki kargalar kuştan ufaktır

salya sümük ile olmaz bu işler

 

sözcükle kurduğu turşudan mesul

her şair mutlaka bilmeli usül

şiire başlarken almalı gusül

salya sümük ile olmaz bu işler

 

''sevgilim yay gibi saçın pürçeği

sapan olup avlar kışın serçeyi''

şaka bir tarafa işin gerçeği

salya sümük ile olmaz bu işler

 

kalgırlar kahveden açtığın an tel

şiir yazmaya yurt aydını entel

kardeşim gidinde örünüz dantel

salya sümük ile olmaz bu işler

 

seyyar araba al süt mısır haşla

sizin mahallede git köpek taşla

evlenip yeni bir hayata başla

salya sümük ile olmaz bu işler..

 

bu işler adamın canını sıkar

ilhamı bekle dur vıcığın çıkar

insan bir kalkarda yüzünü yıkar

salya sümük ile olmaz bu işler

 

en şöhretli lafın hazanı solma

zeytinyağlı güzel giderdi dolma

hülyası kapılma bir şair olma

salya sümük ile olmaz bu işler

 

halbuki mevzuat sade ve yalın

devamlı sızlanma ağartmaz alın

mesnevi yazın tam kırk asır kalın

salya sümük ile olmaz bu işler

 

bu işin piri var birgün toslama

limon ile yapar gözü ıslama

çiftleşen tosbağlar gibi tıslama

salya sümük ile olmaz bu işler

 

kesilir ağaçlar azalır rızık

harcanır mürekkep kağıda yazık

harbiden ağlamak hep vızık vızık

salya sümük ile olmaz bu işler

 

yaraşır naatın bekliyor Mehmet

ikbal ecdadına okunur rahmet

şimdi şu burnunu boşalt bi zahmet

salya sümük ile olmaz bu işler

 

koş bir dar kalıp sığ meskunu aşam

en iyi bahşişi sağlıklı yaşam

abesle iştigal eyleme paşam

salya sümük ile olmaz bu işler

 

her şair vasati bildimi kafi

en az dörtyüz kadar lisanı hafi

kalan boşluğu tez edin telafi

salya sümük ile olmaz bu işler

 

''bu saatler serpilir gülüşün

bir avuç su gibi'' demişti düşün

içte tebessüme hep kin güdüşün

salya sümük ile olmaz bu işler

 

bu işler adama yapsın güfteyi

para kazandırır yersin bifteği

çok zeki birisin çaktın köfteyi

salya sümük ile olmaz bu işler

 

zırlarsın elleri bağrına kosun

ilahi devrilsin boyunla posun

şutaya yazıver ey oğlum tosun

salya sümük ile olmaz bu işler

 

daim yolu düşer diken çalıya

yüz verme liye işer halıya

sarkmasın dil atıp bari yalıya

salya sümük ile olmaz bu işler

 

söyle boynu bükük şair nasıl ol

başı dik tut biraz soylu asil ol

haydi işin sırra sende vasıl ol

salya sümük ile olmaz bu işler

 

şiirde okuru edip modife

fazlaca yüklenme kuru redife

sesin ise olsun sanki kadife

salya sümük ile olmaz bu işler

 

ezberden sümbülü gülü yasemen

bulutlar yakamoz mavi asuman

uzatma mevzuyu kısa kes hemen

salya sümük ile olmaz bu işler

 

genel kültürünü geliştir arttır

bilki şubat sonu gelen ay marttır

beşikten mezara eğitim şarttır

salya sümük ile olmaz bu işler

 

dışarda başkaca ilgin sisemi

bi bakın yağmurmu yoksa çisemi

nasıl kondurayım şimdi busemi

salya sümük ile olmaz bu işler

 

şnorkel bağla yap derine dalış

önce bir kalemi tutmaya alış

hiç mola verme koş dersine çalış

salya sümük ile olmaz bu işler

 

bu işler adamı elden ayaktan

düşürmez mesutsun halka kıyaktan

müstesna yok vezin mahrum uyaktan

salya sümük ile olmaz bu işler

 

yeis dışı imiş fitratın tersi

aklı sıra verir ictihat dersi

behey uyuz keçi almayım mersi

salya sümük ile olmaz bu işler

 

ne zaman eylesem zatını seyran

düşmüş tansiyonun iç tuzlu ayran

şairsin tamamda ben sana hayran

salya sümük ile olmaz bu işler

 

bilmem şairliğin buldu kaç ayı

her bünye kaldırmaz kelle paçayı

şöyle bir hınkırıp düzelt façayı

salya sümük ile olmaz bu işler

 

yayığa yoğurdu koymadan demek

istedin üstünün kaymağı yemek

ustaya saygı duy kutsaldır emek

salya sümük ile olmaz bu işler

 

gençlikte yardımı ile natalya

harmanda sapları yapardım balya

ni zabıvay durug slyozı kaplya

salya sümük ile olmaz bu işler

 

evi duvar rengi soluk ve gri

sanırsın bedevi çöldeki negri

oh yes sööör.. bay du veeey.. nat iz fayn soo kri..

salya sümük ile olmaz bu işler

 

muzipce gülmezmi hiç hüsnü aynın

yasakmı ettiler kaynanan kaynın

ih doyçın şprehın varum zu vaynın

salya sümük ile olmaz bu işler..

 

nasılda benziyor şair gazele

nihayet bekliyor seni mozole

sui dö ple ruuuj.. setun nozole

salya sümük ile olmaz bu işler..

 

hülasa hangi dil der isen deyin

yüz kere söyledik almadı beyin

nafile deneme serbesi neyin

salya sümük ile olmaz bu işler..

 

yaz akşam mapusa erken inerli

Sabahattin Ali denli hünerli

yoksa mütemadi sarkıp sünerli

salya sümük ile olmaz bu işler..

 

hüznünü sunduğun manda malağın

peşinde koşarken şişer dalağın

testi taşı malum dolar yalağın

salya sümük ile olmaz bu işler..

 

isabet kaydettir hedef dardına

sahip çık boks maçı mutlak gardına

teneke bağlarlar yoksa ardına

salya sümük ile olmaz bu işler..

 

sanki bir rüyadır şu bizim diyar

buz gibi sular iç dudağın buyar

şu surat adamı günaha koyar

salya sümük ile olmaz bu işler

 

bir sorsan ehli her haltı bilenci

alırsın sonra bak ahı ilenci

duygular sömürür modern dilenci

salya sümük ile olmaz bu işler..

 

bu işler adamın alnını paklar

ilmini bilirse halis uyaklar

sökmüyor şu bize kokmuş ayaklar

salya sümük ile olmaz bu işler..

 

on bin var sevinci neşesi hazı

keşke adam gibi bir tane yazı

yanmasın arada çevirin kazı

salya sümük ile olmaz bu işler..

 

ağlayın kardeşim ağlayın gitsin

katledin tez çabuk gözümden yitsin

can çekmesin şiir işkence bitsin

salya sümük ile olmaz bu işler..

 

yanıldım bakarsın tutar bu modül

en çok ağlıyana verilir ödül

ve fakat alaka hem kel hem fodul

salya sümük ile olmaz bu işler..

 

''düşümde görmeyim o yarin kaşı

değirmen döndürür gözümün yaşı

höst.. daha neler.. yok devenin başı

salya sümük ile olmaz bu işler..

 

madem iyi idi edebiyatın

düşün bir niye yok dairen katın

kelem yetiştirin ıspanak satın

salya sümük ile olmaz bu işler..

 

bu işte maşakkat ejderha başlı

sofralar kurma zor ekmeği aşlı

anlarsın ya nazmın yolları taşlı

salya sümük ile olmaz bu işler

 

şair hep oturmaz serin su bulak

zavallı eşşeğe olmalı ulak

harname yazıver kesilse kulak

salya sümük ile olmaz bu işler..

 

yaz günü güneşi çıplak el tutan

böyle saçma sapan yazmaya utan

kış günü dokun gel belirli rotan

salya sümük ile olmaz bu işler..

 

pupa yelken geçer koyları

çünkü kolayına kaçar toyları

nerdedir destanı tuna boyları

salya sümük ile olmaz bu işler..

 

bu işler adamın başı döndürür

gece ne uyur ne mumu söndürür

sümsük aptal salak hayli bön durur

salya sümük ile olmaz bu işler..

 

şu burnu sümkürüp biraz rahatla

zırlama bağdaşmaz edebiyatla

taş bağla boynuna köprüden atla

salya sümük ile olmaz bu işler..

 

ve dinleti takdim aşkı nefesler

hamam oğlanları buğulu sesler

isede boşalan keseyi besler

salya sümük ile olmaz bu işler..

 

bir kişinin aptal salak olması

suç değil dert sebeb benzin solması

velakin sayfanın feryat dolması

salya sümük ile olmaz bu işler..

 

''feleğin silleyi bende yemiştim

değnek vurdu manda sanki çemiştim''

eee sonra... şiştinmi.. sana demiştim

salya sümük ile olmaz bu işler..

 

gezinme elinde sade mendille

milleti aydınlat mumu kandille

icraata gelince dolaşan dille

salya sümük ile olmaz bu işler..

 

mazlum hakkı yensin hazırdır koron

çalınır kemençe tepilir horon

nükteye yabancı embesil moron

salya sümük ile olmaz bu işler..

 

mazur görüp makbul sayılmaz cehli

mezrandan merkebi defeyle dehli

yani sen bu işin değilsin ehli

salya sümük ile olmaz bu işler..

 

bu işler şöyle bir sandıkta eskin

kılından incedir kılınçtan keskin

sükun güzel şey et kendini teskin

salya sümük ile olmaz bu işler..

 

sözcüğü kolundan tut kaldır dansa

aldırmasın okur bu dünya yansa

zerafet işini bırakma şansa

salya sümük ile olmaz bu işler..

 

bu işte yapma der aşarsın çitler

paçana sarılır itoğluitler

sağlık olsun dili kim nasıl kitler

salya sümük ile olmaz bu işler..

 

bu işler adamın terzi makası

sözün açılmamış olsun yakası

biç kaftanın müzmin hicran vakası

salya sümük ile olmaz bu işler..

 

ağzıyın dadını bileydin eğer

burnuyun içinde en leziz değer

bazının mideye dokunur meğer

salya sümük ile olmaz bu işler..

 

merhumun sesinden çalan son arya

bülbülmüsün kafir ya ki kanarya?

insan şu kendini şair sanar ya

salya sümük ile olmaz bu işler..

 

feyz al bazı gönle düşen cemreden

çalab çalab suyu akan emreden

iç dışın neces men eder ümreden

salya sümük ile olmaz bu işler..

 

var sayki halları gamsız kaygusuz

''uyu nenni balam kalma uykusuz''

bir ''Hıfzı'' olamaz ruhsuz duygusuz

salya sümük ile olmaz bu işler..

 

şiiri şan şöhret mihrabı yapma

birde yağcı yalak mikrobu kapma

hak yolu dururken batıla sapma

salya sümük ile olmaz bu işler..

 

şair ki dil olan ahrazı lal yan

insan bir altıma koyar sandalyan

uzanıp çek ulan gibisin dalyan

salya sümük ile olmaz bu işler..

 

bu işte mesela yok iken tavuk

yumurta yapmana yetmiyor kavuk

birazda keramet istiyor lavuk

salya sümük ile olmaz bu işler..

 

negatif enerji saçıp yayarsın

toplumsal gerçekten kaçıp kayarsın

acaba altınsın sen kaç ayarsın

salya sümük ile olmaz bu işler..

 

bu işler adamın gerer cildini

bazı resmin süsler alman Bild'ini

efendim ne kadar bütün ol dini

salya sümük ile olmaz bu işler..

 

klişe sözlerin öylesi yaygın

hiç edebiyata yokmudur saygın

ağlamaktan şişmiş gözlerin baygın

salya sümük ile olmaz bu işler..

 

saçmalık yazarsın üslubu küstah

belki bin var mevla vermesin iştah

sizin hepinizin gelsin feriştah

salya sümük ile olmaz bu işler..

 

''yar kalbim kor haala değme erirsin

o gonca dudağı kime verirsin''

hadi len ikile anca varırsın

salya sümük ile olmaz bu işler..

 

sizinde bu işte büyük vebal var

ey forum admini giy kara şalvar

höykürüp durmasın maymuna yalvar

salya sümük ile olmaz bu işler..

 

''sevgilim dudağın eşmidir balla''

hey yavrum maşşallah az daha salla

ızdırap çekme lan git atı nalla

salya sümük ile olmaz bu işler..

 

bu iş olurmu hiç siz den hocalar

fakülte bitirmiş bilge kocalar

insan burnu aksa birden bocalar

salya sümük ile olmaz bu işler..

 

han duvarları film gibi canlanır

gözünde ''Çamlıbel'' namu şanlanır

işte sanat neymiş elbet anlanır

salya sümük ile olmaz bu işler..

 

bu işe talipsen sen rehber iste

ağlama duvarı varmış kudüste

yakında çıkmasın ismin budiste

salya sümük ile olmaz bu işler..

 

terketmiş leylaya kolay kızması

çalışıp alsaydın burnun hızması

seni gidi çakma şair bozması

salya sümük ile olmaz bu işler..

 

bu işler perdesi karagöz oynun

uzar hızır paşa elinde boynun

medarın iptida kupkuru koynun

salya sümük ile olmaz bu işler..

 

bingöl yaylaları mavi dumanlar

cezbeder ''Kamu'yu'' aylı zamanlar

salt kuru hüzünden medet umanlar

salya sümük ile olmaz bu işler..

 

bu işler adamın ismi andırır

aydınlatır türben mumu yandırır

hayır olur diyen kendin kandırır

salya sümük ile olmaz bu işler..

 

innü cins denince vurur yabayı

hak gözeri eler ince kabayı

cesaret örnek al Azmi babayı

salya sümük ile olmaz bu işler..

 

gugıl var bir şiir formu bulama

hamdolsun galiba oldun yalama

başka alternatif hayli bol ama

salya sümük ile olmaz bu işler..

 

kızgın taze tav demir dövünce

zevk alır kuşkusuz insan sevince

yaz bir şiir sebeb olsun övünce

 

bu işte belkizar kehribar rengi

şairin yaldızla süslenir sengi

şu senin yaptığın varmıdır dengi

salya sümük ile olmaz bu işler..

 

muzaffer çıkarsın pınar kurnadan

suyunu içen her telli turnadan

ne diye anlamaz acep bir nadan

salya sümük ile olmaz bu işler..

 

bu işler adamın torna tezgahı

hızla lafı bağla gahı çöz gahı

hep nazik hamle yap söz girizgahı

salya sümük ile olmaz bu işler..

 

zaar yeni çıkmış kepcuk akımı

üçgen matah diyor içi yakımı

yemeyin lan bizi dingil takımı

salya sümük ile olmaz bu işler..

 

sözcüğü üstüste yığıp öbekler

akıl vü izandan mahrum şebekler

bari çık orta yer gel at göbekler

salya sümük ile olmaz bu işler..

 

siz sebeb ayağa şiir düştüde

kumarbaz okuyor poker piştide

git mektebe ispat edip rüştüde

salya sümük ile olmaz bu işler..

 

bu işler adamın diktirir heykel

saçsızsanda kimse demez bu bay kel

henüz yol yakınmış vazgeçip cay gel

salya sümük ile olmaz bu işler..

 

terazi şaküle almadır özü

işkembeden salma rasgele sözü

malesef sönmeyen yüreğin közü

salya sümük ile olmaz bu işler..

 

dışardan bir konuk gelse ülkeye

kovsun polis sizi çırpıp silkeye

insan dikkat eder etik ilkeye

salya sümük ile olmaz bu işler..

 

şıllık kiriş kırmış durum vaziyet

yalvarıp durma hiç nerde meziyet

müstehak kendine etme eziyet

salya sümük ile olmaz bu işler..

 

bu işler peşinde telef olursun

gafil gezme şaşkın birgün ölürsün

belagat ehli ol çünkü bilirsin

salya sümük ile olmaz bu işler..

 

şu öksüz yavrunun nerdedir kepek

kapıdan o şuhu def edip tepek

incinir ''Nefi'nin'' ruhu a köpek

salya sümük ile olmaz bu işler..

 

bu işler kolunda altın bilezik

yalnız cebreyleme güldende nazik

başa taş yemiş kaz misal iç ezik

salya sümük ile olmaz bu işler..

 

farklı tarz yeni tür bilmem nelisi

dondurma yedirmiş Orhan Veli'si

burnunu çekme be gavur delisi

salya sümük ile olmaz bu işler..

 

vermeli sizlerin başa keseri

millet bir görmeli gerçek eseri

şairler yazarlar hızlı ve seri

salya sümük ile olmaz bu işler..

 

güneşin som altın ışıklar döker

bir şafak vaktinde ufuktan söker

ham yeşil domates az daha köker

salya sümük ile olmaz bu işler..

 

bu işte her şeyi bırak bir yana

sümüğü katma pek gönül deryana

molla kasım gece girer üryana

salya sümük ile olmaz bu işler..

 

la sizin hepiniz bigün toplaşın

gidiniz bakırköy gülüp hoplaşın

kaynayın yımırta misal loplaşın

salya sümük ile olmaz bu işler..

 

bu işler adamın ilk süt mayası

kim şöyle yumuşak kim taş kayası

mayasın alan der vardır hayası

''salya sümük ile olmaz bu işler..''

 

Erzurum dağları yeşil aldadır

''Aslı'' hain yardır ''Adam'' daldadır

sebebsiz ağlayan kendin aldadır

salya sümük ile olmaz bu işler..

 

bu iş hem yüz karan hemi yüz akı

yazarken görmeli insan uzakı

kışın üşüme pek giyin kazakı

salya sümük ile olmaz bu işler..

 

boş ahırın hani ineğin boğan

nerdedir doğanın şahini doğan

doğramışca soğan insanı boğan

salya sümük ile olmaz bu işler..

 

şiirim sayısı şahsım unuttu

''baban bir leylekti yavrum'' çok tuttu

bazı yem at balık zokayı yuttu

salya sümük ile olmaz bu işler..

 

akışkan dil seç coş hoş tersi sövmen

sesi büzüşesi palyanço şovmen

yoksa boş iş pis fos şu şahsın övmen

salya sümük ile olmaz bu işler..

 

sizleri kaldırmak lazım müzeye

yahut en iyisi bindir füzeye

yallah güney taraf gelme kuzeye

salya sümük ile olmaz bu işler..

 

güzel ablam mantı suyunu süzen

baklavası ceviz içinde yüzen

birazda şiire gösterin özen

salya sümük ile olmaz bu işler..

 

bakın arkadaşlar şu akan yaşla

şair olunmuyor göz ile kaşla

kulhüyü bitirip elhama başla

salya sümük ile olmaz bu işler..

 

bu dergah bağdaşta hasır yaygusuz

Dadaloğlu Itri Dertli Kaygusuz

bin yıllık mirasa böyle saygısız

salya sümük ile olmaz bu işler..

 

bu işte hep pembe değil tablolar

ihmal sebeb açık bakır kablolar

bir çiçek solmasın abi ablalar

salya sümük ile olmaz bu işler..

 

duy sesi ''Fikret'in'' çaldığı neyin

seçimde yanlışa vermişsen reyin

yeyin efendim de kafa baş beyin

salya sümük ile olmaz bu işler..

 

şiir aşıkıyız sözüne eriz

milleti komayın yerine keriz

ikiyüz kez yetmez bin kere deriz

salya sümük ile olmaz bu işler..

 

bu işler adamın müşfik elleri

dokunuşu titrer gönül telleri

o gül tende essin sahyun yelleri

salya sümük ile olmaz bu işler..

 

bu işler adamı tırlatır hacı

bazı yine uğra başımın tacı

insana gerçekler gelsede acı

salya sümük ile olmaz bu işler..

 

ikiyüz kıtayı geçmesin şuur

bulanıp okurun şiirden soğur

bunu başarmadın git hamur yoğur

salya sümük ile olmaz bu işler..

 

sözüme gücenme ses sen ol sakın

yolun takibine bir ışık yakın

örneğin varmı hiç sağ sola bakın

salya sümük ile olmaz bu işler..

 

siz her zaman gelin fakire verin

kulakları.. eren postu yüz serin

dostum yok inan dünyada yerin

salya sümük ile olmaz bu işler..

 

şimdi git yurduna yararlı insan

olmaya çalış hep.. maşrapa sunsan

doldurur.. işmidir? .. ummanı yunsan? ..

salya sümük ile olmaz bu işler..

 

mazide eyledin çeşmimi ihsar

her an ağlamaya ey peri ruhsar

şairliğe yine olmadık mazhar.. aaah amaaaan aman.. yaaar.. karanlık gecemüüün ışığu sendüüün.. aaaah.. yıldızlarda kayaaar durmaz yerüündeee.. solar güzellüğüüün kalmaz teniiinde..

MI
23.09.2010 15:50
#82

Kralın dönüşü. Hasretinden kılavyeler eskittik panturk.

BU
24.09.2010 01:44
#83

Yarısını okuyabildim eğer yerimi hatırlarsam yarın devam edeceğim sanırım.Çok kısa olmuş ama yazsaydınız daha!...:)

PE
24.09.2010 22:46
#84

Maşallahın var pantürk kardeş. Manas destanının pabucunu dama attırcakmışsın ki frekanslar karışvermiş. :) Fena da olmamış hani. Şiiri bitirelim derkeeeennnnnnnnn, son nefesimde bir yudum su vermeye gelemezmüsünnnnnnn, gelemezmüsünnn....

PA
04.10.2010 10:35
#85

şair Bekler Beleş Tirit.. Okur Gelip Eleştirir..

 

şair bekler beleş tirit

millet gelip eleştirir

burnun dipler atar cirit

yumrukları birleştirir

 

hacmi çıkar iki kata

sözün varsa küçük hata

işin biter ata ata

gözlerini körleştirir

 

ne vermiş ki neyi umar

haksız yere vurur şamar

suyu akar ince damar

insan biraz gürleştirir

 

şiirde bir çıksan ava

neymiş yok tencere tava

yazın zaten sıcak hava

üste yorgan bürleştirir

 

uzun diye kimi bölüm

eder sana türlü zulüm

belki geç gelirdi ölüm

ama bunlar erleştirir

 

bırak görsün var ne hali

deseniz bu zatı ali

anlamaz sorup meali

alınların terleştirir

 

müşterek hınçlı pençeler

kaba dokur ince eler

pek sert şiddetli darbeler

art ardına yerleştirir

 

yazsanda şiir hasını

başa geçirir tasını

hızla açar ful asını

maça papaz perleştirir

 

baş ucuna koysan kupa

içsin diye sığır sıpa

musluğuna vurup tıpa

hayır işin şerleştirir

 

ne çözerler dolaşığı

ne yıkarlar bulaşığı

tek faydası bir aşığı

ustalaşıp pirleştirir

 

fakirem hazır cefaya

sadıkam ahde vefaya

şairi takma kafaya

tecrübeler zerleştirir..

.........................

yollar..

vicdanı olsa insanı

bir cennete falan yollar

bilakis makus ekseni

muhanete dalan yollar

 

sevda başa taçlığımda

susuzluğum açlığımda

yok cebimde harçlığımda

gençliğimi çalan yollar

 

ne bütünü hicri vü zar

ne bağın tüm gülü sızar

yaşadıkca uzar uzar

namı diğer yılan yollar

 

ayağını sürüdükce

bitmez ömrün çürüdükce

sen ileri yürüdükce

gerilerde kalan yolllar

 

kimi evli kimi sözlü

sıla gibi yeşil özlü

eşekleri üzüm gözlü

sırtlarında palan yollar

 

üstünde viran yıkıntın

yürekte bitmez sıkıntın

çamur sıçratır birikintin

içli içli nalan yollar

 

adamın kendini bala

asması kolaymı dala

iki külek unu kala

gurbet ele salan yollar

 

sorulur kurunca sini

bazı ahlak bazı dini

acıların geçer bini

ücretini alan yollar

 

türlü sanat icrasına

en uzak yer ücrasına

akar suyun mecrasına

seni mecbur kılan yollar

 

ay kararmış ışık sönük

başın yerde bakış donuk

yönü muallaka dönük

şöhretini bulan yollar

 

gün sıcak gece serince

içte hicranı derince

fecrine göğüs gerince

çakıl taşı talan yollar

 

can yoldaşı arar şahsın

bir nefeste tam bin ahsın

önlerimde sessiz mahsun

efsanesi yalan yollar

 

durgunlukla çıkar harbe

uzanır şarkına garbe

sizinde işiniz zor be

yokmudur bir sılan yollar..

....................

önce kalite

 

kapı bekle kışın buz ile karda

et kemik fiyatın bulur fahiş it

üşenme yürü git yanına varda

hele bir dokun sen tam bin ah işit

 

iş itlaf etmekle bitse bunları

yağından yapardık saf sabunları

kalan kısmı edip kedi maması

kurtulurdun ama işin aması

 

cinayet sayıyor hayvan hakları

alır saçın siyah yeri akları

tazminat ödetip cereme keser

kalmaz cebinde ki paradan eser

 

keseri kapıncak geçir başlara

kafayı bula bir alay yaşlara

ayyaşlara kalmış uyku hab ile

ulan devlet değil sanki kabile

 

abiler ablalar bir hayvan kadar

hakkın yokmu insan ömrünü adar

yarım kilo kıyma yahut az ete

talim et ay boyu üç beş gazete

 

okuma kal cahil iskele dahil

gezeme denizde körfezi sahil

misakı millinin dışında kalıp

yeme kaşar peynir bir kaç kalıp

 

laçkalık akar el attığın yerden

üst geçite varmaz ve bariyerden

fırlar adamcağız tez çıkar yola

asfalt zemin olur ona karyola

 

kazırlar yeterki biraz tarif et

ispartula maket bıçak marifet

toplarlar pek titiz o naaşını

malesef alamaz son maaşını

 

aşınır bu yolda millet aşınır

evinde oturmaz birgün taşınır

imkanın var ise müsait hal et

yedir vatandaşa getir ithal et

 

haleti ruhiye çabuk ol arttır

günlük protein tüketim şarttır

al gıdanı bırakma çakala ite

alaimi sema önce kalite..

.......................

yaptırdım grafik kapak tasarım..

 

yaptırdım grafik kapak tasarım

bitmesin adamı gidip asarım

işinin pek ehli değil galiba

patates baskısı bende basarım

 

a yarim! ben para minübüse ne

verecem.. muhtaçken sıcak busene

eğer kitap çıkmaz ise bu sene

sigorta ödesin bütün hasarım

 

elinden ne gelir böyleyse yazı

ümitle getirdik baharı yazı

altüstü az manzum eser ve yazı

işmidir bir kağıt bobine sarım

 

bu işte ben yandım sizde yanmayın

hafızamda patlar bak bir an mayın

ali gündüzün ad ismi anmayın

midesi bulanıp şimdi kusarım

 

bassın matbaadan iç rahat ıra

gelecek nesile kalsın hatıra

yüklesin yeter ha kamyon ha tıra

ağzı kapatırım gayrı susarım..

.....................

belkizar..

 

tartılır hayatın yıllar darasın alır

kalır yer yer şakakların tel tel

karasında yaldızlar

 

sineye kirpiğin mızrağı saplı

kaplar bir an derin ızdırabı

arasında iğne ile çuvaldızlar..

 

ey dizleri dibi.. karanlık bir gece gibi çöktüğüm

üzerine güneşi yıldızları..

ve tas tas mehtabı döktüğüm..

 

düğümlerin çözme bekler tecrit odaklar

izbeliklerimde mazbut ve müthiş

fettan dudaklar

 

nadir sürgünlerim mahrum şirin bölgeleri

serin gölgeleri kaçtığım

 

ücretlerinde..

 

felaket ince belli pembe gülleri

mor menevşeleri saçtığım

 

sürmanşetlerine ah her sabah

mihrabların en ibret temkinli taşır

aşırı rahşan taçlıları nazlı mizaçlıları seçtiğim

 

açtığı mezatlarda vermesi mübah

en pahalı rayiç değeri biçtiğim

ve gözlerinde kalecik karası içtiğim sevgili

 

şavkısan alevlerin vurur

yüreğim demir hal kızar

ve hatıran sıcaklığı senden bana kalan belkizar..

................................

hayatta hiç alma sakın

tımarhane için bilet

traş bile beleş bakın

ücreti yok sabun cilet

 

sınava dek iyi kötü

çok çalışıp düzelt notu

önüne koymalı otu

çünkü yemez asla fil et

 

seçimler bir altın sahan

ilkin serçe sonra şahan

vaad et bal pekmez tahan

haydi yirmi belde il et

 

pantolon giymesek bizler

seni biri mutlak izler

demiş ki '' sis aşkı gizler''

eski yunan şair Milet

 

öyle düşünüp taşına

fikir arama boşuna

mermi kaçmasın başına

oynar iken rusla rulet

 

papuca çaktır nalçayı

fayda yok sürme salçayı

dört yerden kırmış kalçayı

pistin üstü düşüp balet

 

bi baksın çağır hocayı

ateşler sarmış bacayı

terket gül gibi kocayı

ocağı batası nalet

 

termosu müslim ustada

denemiş pek çok hastada

dedesinin prostata

iyi geliyormuş alet

 

der ahlak kuralı ve din

zamanı değil halvetin

dağları afyon bolvadin

bol yeşil fidanı dal et

 

başından bugünle ati

eksilmez açlık illeti

ithal et verip milleti

mesut kıl bahtiyar hal et

 

ıssız adalarda hacı

yalnızlık biberden acı

ziyan etme tek ağacı

bineceğin kadar sal et

 

harareti kesmez buzu

yemiş isen yağlı kuzu

vücudundan çıkart tuzu

en ucuz fiyata mal et

 

fakirin kapar yarayı

git bul arayı arayı

sen ne çok yücelt parayı

ne değerin düşür pul et

 

kavga döğüş olsun ırak

arasında kalfa çırak

ne oğlunu yetim bırak

yahut karısını dul et

 

koma mazlumların ahı

üysek yer kur karargahı

hasmın olsa cihan şahı

esir al kapında kul et

 

görünürsün her an bana

bürünsen bile türbana

mangal yapak bu kurbana

zalım beni yakıp kül et

 

çek düğmeyi sök yakanın

sanma yok arka çıkanın

güzel sana yan bakanın

yol saçını bütün kel et

 

evleriniz önü arsa

kalk gidek gel senle karsa

yar kaçmaya gönlün varsa

çık penceren bana el et.. ah aman aman vaay..

....................

aşkından muzdarip kırık kalp isem

başımı koymaya dizde istemez

şahsıma yetiyor yırtık elbisem

astarı oldumu yüzde istemez

 

bilmem ki ne zaman kesilir hızım

yalnızlık içimde bitmedik sızım

bir özür dilesen çokmudur kızım

insanı üzmeyi bizde istemez

 

doğru çalışkanım çevir bantını

bazı bir hatırla okul antını

eğriden sağlama kazanç rantını

ben dünden razıyım düzde istemez

 

meyletme hayatta güzel fıstıka

kor komaz uyursun başı yastıka

el yordam bulsaydık biraz mastika

yüzde on astigmat gözde istemez

 

kırptır ki berbere vararak kakül

duvara çarparak sapmasın şakül

saçmalama yeter geneli makul

akıllı uslu bir sözde istemez

 

bu para kalmadı miras ebenden

satardım yontarak çıra Seben'den

paketten alma şu son dalı benden

yanmasın cigaram közde istemez

 

sadıklık belası sözüne aktim

fakirdim ömrümde yarı çıplaktım

hepsi iki metre bir ecel vaktim

masraftan kısılmış bezde istemez

 

tarumar hal misal arının petek

isimsiz gömsünler sarp dağın etek

ruhuma halk küfür etmesinde tek

silinsin ardımda izde kalmasın..

PA
04.10.2010 12:52
#86

Unutama..

 

ne çıkar ki.. vurma himar..

kolanını.. unut.. ama

oturduğun evin imar

planını unutama..

 

önemli bir görev sayıp

haber verme.. büyük ayıp

evden kaçan kızın kayıp

ilanını unutama

 

yuvarlansa senle aram

deme sakın benim param

elin malı sana haram

kılanını unutama

 

kanıt ister belgelerin

yat dibine gölgelerin

çalılıklı bölgelerin

yılanını unutama

 

sana iyi gelir hapı

ve ekmek yediğin kapı

dairenin yarı çapı

alanını unutama

 

sıkı tembih etti halan

ver yemini çözüp palan

arpa buğday yulaf filan

falanını unutama

 

trafikte yayasını

safra böbrek kayasını

göle yoğurt mayasını

çalanını unutama

 

vardı kaymak reçel balda

limon satılırdı halde

ağız için fena halda

sulanını unutama

 

barut doldur fişeğinini

hiç paylaşma döşeğini

çayırlara eşeğini

salanını unutama

 

gelen ağam giden paşam

seni gördüm geldi neşem

bu asrın büyük muhteşem

yalanını unutama

 

boş ver saat geçlerini

yine yaptır meçlerini

senin için saçlarını

yolanını unutama

 

yıkma girip tiriplerin

yuvasını gariplerin

boynu dar eyler iplerin

bol anını unutama

 

geri durma yap ezanı

Allah verecek cezanı

bu gözyaşı şu fizanı

bulanını unutama

 

kenarında sınır setim

kor alevle yanar etim

boynu bükük öksüz yetim

kalanını unutama

 

görülmedik alametle

var yoluna selametle

kavukları kerametle

dolanını unutama

 

mazinin külleri sıcak

nam salmışız köşe bucak

deste ayak karakucak

dalanını unutama

 

kente göçün fermanları

nerde şimdi harmanları

seçim sonu ormanları

talanını unutama

 

kapalı tut keneye tülün

besle kümesinde sülün

susuz hal vazoda gülün

solanını unutama

 

laf sözüm yabana atma

dert üstüne derdi katma

en çok ayşe satı fatma

nalanını unutama

 

yokluğun tadında biber

deme yeyip ölde geber

uğruna bu ömrü heber

olanını unutama.. yaaar..

.....................

memleketim..

sarmal halde bakır bobin

kafi gelmiyor tanıma

memleketim hemoglobin

kadar işlemiş kanıma

 

aşkta belki bu son radde

o potaysa bende hadde

eroin benzeri madde

kadar işlemiş kanıma

 

sende ben kadar sek halk ol

yapma bana sakın el kol

dörtyüzelli pıromil alkol

kadar işlemiş kanıma

 

ler lar gibi çoğul eki

mavi deniz yeri gökü

sanki ayrık otu kökü

kadar işlemiş kanıma

 

asker iken günlük rutin

dağlarında giydim potin

memleketim bir nikotin

kadar işlemiş kanıma

 

sana su çek bana sade

doldurda ver içek bade

alın yazı ecel vade

kadar işlemiş kanıma

 

yapsak akademik terfin

yetmez yirmidokuz harfin

yemişçesi sanki morfin

kadar işlemiş kanıma

 

mineral sularda soda

deniz ortasında ada

istambulda bebek moda

kadar işlemiş kanıma

 

aşk böyle bir duygu demek

sevgi ister imiş emek

akşam vakti yenen yemek

kadar işlemiş kanıma

 

alışverişte fişler

bir elmaya saplı dişler

mapusta tadılan şişler

kadar işlemiş kanıma...

.................

kimi şair yüz karası

rakı meyi çekip yazar

sabah ikindi arası

yatar uyur şekip yazar

 

şekip arkadaş hatırı

karalar üç beş satırı

gayrı kaldır şu katırı

gelir sivil ekip yazar

 

yakar içi cayır cayır

şiirinden gelmez hayır

gerçek şair dağı bayır

keklik gibi sekip yazar

 

içer bayramı seyranı

ayılsın al ver ayranı

koyu arapça hayranı

izlemeyi takip yazar

 

yok şiir dokunur dişe

kim okur verse beleşe

internette forum köşe

peşe yalak takıp yazar

 

uzan vara yeşil çayır

paylaşma tarlanı ayır

kırk yılda bir yapar hayır

hep başına kakıp yazar

 

işi şarap rakıcılık

yada koyun bakıcılık

dilinde yok akıcılık

çivi gibi çakıp yazar

 

çek pazara bulup ip ya

kuzey taraf bilir libya

hayyamdan birebir kopya

aynısına bakıp yazar

 

fayda sağlasa odunu

adam ederdi kadını

ragıp ağamın adını

bile bile sakıp yazar

 

giyer bornozu kuşanır

börtü böceğe döşenir

ikinci kıta üşenir

az dişini sıkıp yazar

 

şair ol yeni fırkadan

diyormuş şaşman markadan

öyle konuşmaz arkadan

erkek adam çıkıp yazar

 

para kazanmaksa niyet

kötü mala düşük fiyat

ufak ufak edebiyat

kalesini yıkıp yazar

 

bulandırır bu midemi

neden gerekmez idamı

cinnet geçirtip adamı

mapus dama tıkıp yazar

 

ayak alt sayesi bizzat

şiirin şerefi izzet

ara bul dil tadı lezzet

kezzabı zift akıp yazar

 

kulaktan duymuş mecnunu

cim çıkmaz yarsan karnını

olur olmaza burnunu

yerli yersiz sokup yazar

 

meydanda kıvranır açın

bu diyor sevgilim saçın

yanaşman kenara kaçın

keçi gibi kokup yazar

 

özelini dışa vurur

yokki haysiyeti gurur

köpek gibi ürer durur

ciğerini söküp yazar

 

malum olur kemin huyu

yürü zaten yakın kuyu

içilmiyor çamur suyu

yarısını döküp yazar

 

iki gözü arar bönü

görür isen çevir yönü

biraz kağıt bulsa önü

manda sığır çöküp yazar

 

yazardım az daha kıyar

cacıklık böylesi hıyar

ah olmasa hasretin yaaaar

şu belimi büküp yazar..

..........

odaya çek perde geceye hazır

yalnızlık bu sana hasmı kimbilir

içinin bir yerde rükuya nazır

hüzün mü sevinç mi yasmı kimbilir

 

tünedin akşamdan utlu itaplı

girme hiç yatağa iğneler saplı

masanın üzeri gazete kaplı

şu sade odana süsmü kimbilir

 

son sayfa en güzel yeridir bence

mutlaka gönlünü vermeli gence

adeta kor gibi dudağı ince

ecnebi romen mi rus mu kimbilir

 

kalmamış bir şeyler merhum pederden

az olur daimi gelir giderden

bu yürek kabardı derdi kederden

kadere dargın mı küs mü kimbilir

 

hak yoksul kılmasın bir birey ferdi

bitirmek mümkünmü acep roberti

yüzünü saran bu korkunç ürperti

kaygı mı duygu mu his mi kimbilir

 

yeter ki olmasın dili dolaşık

sazının telini inletir aşık

mutfakta üstüste yığın bulaşık

bilinmez temiz mi pis mi kimbilir

 

gece müthiş ilham verir şaire

arş-ı ala yıldız ay vesaire

ufomudur yoksa uçan daire

gökteki yabancı cismi kimbilir

 

oduna yok para kar tipi boran

günler var düzelmez sobayla aran

borunun kenarı simsiyah duran

dumanın karası ismi kimbilir

 

açlıktan faresi çekmiştir cartı

yahut zengin konak dayadı sırtı

öyleyse döşeme altı tıkırtı

gaipten duyulan ses mi kimbilir

 

akşamlar yalnızlık hüznü çöküyor

gurbet elin kahrı beli büküyor

uzakta bir bulut yağmur döküyor

yüce dağın başı sis mi kimbilir

 

benimde gözlerim oldular oluk

yaş ermiş kemale yok çocuk çoluk

merdiven çıkışta kabarır soluk

akciğer gardaşım kis mi kimbilir

 

fakir panım derdi eyledin pazar

şairin feriştah olsan ne yazar

sahipsiz kullara mahsus bir mezar

kabrin yoksa taşı ismi kimbilir..

..............

yıl sonu gelirdi karneler kötü

ilkokul ikiden sonra atıldım

ülkede noksandı şair milleti

böylece kervana bende katıldım

 

bülbülüyem ben bu bahçede cem'in

türküler çığırdım kendinden emin

şerefim üstüne ederim yemin

ne kalemim sattım nede satıldım

 

yelken açmışsamda barışa sulh'e

haksızlığa daim alırım cephe

zulmu alkışlamam olmasın şüphe

zalime karşı hep kaşı çatıldım

 

mecnun misal çöle umut bağlayan

olmadım leylanın ardı ağlayan

hak vergisi tatlı dille çağlayan

edebi bağlamda farklı sitildim

 

laf söz açılmasın gelenek töre

konuşur şabalak ağzıyla yöre

şair değilmişim kimine göre

horlanıp toplumun dışa itildim

 

şairler kafiye ile pişirir

uyaksız bir şiir kafa şişirir

üşütme halinde ateş düşürür

ağrı kesici hap sanki fitildim

 

şairim şiirimi yazarım elle

nadiren çıkıyor anlamaz kelle

kullandığım duru akıcı dille

su gibi içilip hızla yutuldum

 

dört yüz kadar ürün değmesin nazar

çekemez kitleden işittim azar

eleştirse bile yahu ne yazar

bir kumar oynayıp sayki yütüldüm

 

nokta varken gerek duymam virgüle

aşk beni döndürdü bir avuç küle

mümkün değil imiş anlamak bile

ela gözlerine nasıl tutuldum.. yaaar..

EN
07.10.2010 14:50
#87

Yüreğinize sağlık... Çok etkilendim.. Tşk.

PA
07.10.2010 16:07
#88
Yüreğinize sağlık... Çok etkilendim.. Tşk.

rica ederim ne demek lafımı olur.. beni de duygulandırdınız..

 

kimse gece gündüz ismin anarak

seni benim kadar sever olamaz

bağrı alev alev harlı yanarak

seni benim kadar sever olamaz

 

yanar itfaiye çağırmam yine

bu gidiş ben dede sen ise nine

dişini şefkatle kaplıyan mine

seni benim kadar sever olamaz

 

gerçeklerin masal olduğu gün ki

karıştılar hayal düşlere dün ki

leyla peşinde ki mecnunu çünki

seni benim kadar sever olamaz

 

ihanet görmesin ezel ve ebet

geçirir hep sinir krizi nöbet

nayır nolamaz der bu kartal tibet

seni benim kadar sever olamaz

 

görmez böyle sevda insan arasa

masayı kurmalı akşam terasa

zeytin yağa aşık iş bu pırasa

seni benim kadar sever olamaz

 

zor eskir sen mümkün mertebe aban

çift dikiş olmasın çorabın taban

kardeşlerin amcan annenle baban

seni benim kadar sever olamaz

 

günümüzde derdi aşık mahsuni

göstermelik çok şey yapay ve suni

şişesine sevgi besliyen huni

seni benim kadar sever olamaz

 

sarayda tahtına kurulu hünkar

saltanat kaybından ne kadar korkar

halkını sevsede etmezim inkar

seni benim kadar sever olamaz

 

nede sesi varmış vay anam vay bee

bir gün anırtısın almalı teybe

semere sevdalı eşşeğin heybe

seni benim kadar sever olamaz

 

kütükten geçilmez haldeymiş bura

yükleyip atmalı kamyona tıra

aşk ile sobada tutuşan çıra

seni benim kadar sever olamaz

 

ayakta durmamı sağlıyorlar hep

aldığım ilaçlar şurup ile hap

delice dairesine bağlı çap

seni benim kadar sever olamaz

 

himaye gayesi mermi kor tanka

gözünde kuşudur zümrüdü anka

ev sahiplik yapar paraya banka

seni benim kadar sever olamaz

 

fakir panam yoktur okumla sadak

baktığım koçların kimisi badak

bıçak altı teslim kubanlık adak

seni benim kadar sever olamaz..

.....................

benim bu sevdadan bağrım yanıktır

aşkların en vahim elimiyim ben

ağlarım yukarda mevla tanıktır

boz bulanık akar selimiyim ben

 

amansız aşkına tutuldum önce

üşüttüm sonrası giyerek ince

zengine varman hoş değildi bence

fakirsem baş kafa kelimiyim ben

 

memur sanıp gören evimi yıkmaz

gıravat bağladım ümüğü sıkmaz

hüsnü cemalin yar aklımdan çıkmaz

aşıkmıyım yoksa delimiyim ben

 

penceren önünde sayıca nice

isterdim sormalar sana bilmece

insaf eyleyip cam açmadın gece

seher vakti eser yelimiyim ben

 

yoksul kalır sanma sağ sola bakın

şimdiden eve halk ediyor akın

piyasaya çıkmam bir hayli yakın

saç bakım kremi jelimiyim ben

 

son kriz şehirle kenti köyledi

geçen gün çorbamı melih söyledi

nihayet bu sevda şair eyledi

inleyen şu sazın telimiyim ben

 

inlemek iş ise bende inliyom

bütün gün arabesk müzik dinliyom

sonucu inanki bende bilmiyom

mevkice evliya velimiyim ben..

 

.......................

sulukule..

 

 

hayat rengi sanma sade beyazdır

bazı gün sıcaksa bazı ayazdır

yazdır şimdiden sen Müge'n Ceyda'nı

mektep yap her sokak köyün meydanı

 

muhtacız bireyden mesul ukule

utanç abidendir bir sulukule

balık gibi kayıp evleri kayıp

etmeniz.. dozerle yıkmanız ayıp

 

sayı bağlamında madem ondular

nasıl beşe iner gecekondular

Jökont'u hatırla bu hanım satır

başa yemiş türü hal anımsatır

 

satır başı burda açıp parantez

Vinci'yi dava et varsa paran tez

ezgin kadın yüzü Mona lisa'ya

vermiş usta tezat ressam İsa'ya

 

bizim isa tamam röprödiksiyon

çalışır taklitçi ama diksiyon

var herifte bir dil.. bağlar adamı

orası karamı yoksa adamı

 

bilmeden natürmort resim alırsın

çizdiği tiplere hayran kalırsın

ezgin değil mesut hep şen çingene

mançuryadan.. capon.. moldav çin.. gene..

 

.. bir romanya taraf.. mutlu insanlar

yüz ifadesi net entel cins anlar

bizde ki karamsar mutsuzdur neden

ızdırap içinde döner turneden

 

medeni toplumlar bir kara şopar

deseler bunlara kıyamet kopar

hıyanet bilmeden cennet vatana

sahip çıkıp cama taşlar atana

 

haddini bildirir bir yüz akındır

sana kardeşinden bile yakındır

ya kındır bıçakı gayrı taşımaz

ya bıçak der.. ''- kanlı yaşım az

 

dökülmedi..sanmam bu beni taşır..''

meskenin mapus dam git cüzdan aşır

fikrine saplı bu muzdarip garip

fırlar.. korkusu yok giyotin dar ip

 

dar sokak keser ön kıstırır seni

iner keser sapı hızla enseni

öper.. anma yıkım lafını bile

affını rica et git özür dile

 

aidat ödemek dahi zorlanır

yazık toplu konut daim horlanır

korlanır sanma bu ateşin mutat

yanacak tez var az daha odun at

 

iade et yine eski katını

mutlu kıl erkeği ile kadını

adını ezberden bir soluk ile

rahmetle anacak o sulukule..

.....................

oooy sevmişem seni kış uykuları

ayının avuçlar gevdiği gibi

içinde saf temiz soylu duygular

tenha bir mağara sevdiği gibi

 

gezerdim hep iyi giyim kuşamlı

sevgilim ben senle olsam nişanlı

tarihte bir devlet o anlı şanlı

osmanlının tuğra sevdiği gibi

 

yapması komuyor kişide sabrı

sanki suda açan çiçektir ebru

meleklerin iyi insanın kabri

garketmeyi nura sevdiği gibi

 

oooy sevmişem seni.. titrek bir elin

aktarmak türküsü şu nazlı gelin

gayesi üstünde gezerken telin

bağlama ud cura sevdiği gibi

 

sevdan verir bana tarifsiz eza

anlatmaya sözcük yetmiyor keza

vazife aşkı bir polisin ceza

kesmek kamyon tıra sevdiği gibi

 

şeklen kaşlarında keman yayının

esiri olmuşum selvi boyunun

yurdum yaylaları keçi koyunun

yayılmayı kıra sevdiği gibi

 

oooy sevmişem seni şahidim Allah

adana halkına denirmiş fellah

gözüm senden başka görmüyor vallah

yahudinin para sevdiği gibi

 

uzmanıca aşka dair sanatın

gönlümde sürüyor tüm saltanatın

yarışa meraklı bir rahvan atın

en çok açık ara sevdiği gibi

 

oooy sevmişem seni.. el kah hap kah ip

her daim intihar fikrine sahip

pazarları vaaz veren bir rahip

ve hubların kara sevdiği gibi

 

kiminin yönetim gider ağrına

savcı hüküm özet yazar bağrına

onun inandığı dava uğruna

çekilmeyi dara sevdiği gibi

 

oooy sevmişem seni.. insan neslinin

sevmesi öyküsü kerem aslının

ve çok zaman ayrı bir sivaslının

yıldızeli zara sevdiği gibi

 

üzeri uzanmak kadar karların

soğutmak amaçlı halkın zarları

iş bilmez mıymıntı iktidarların

yastık altı lira sevdiği gibi

 

etkisi yapıyor eda tavırın

filmini izlemek ömer kavurun

patates tutkunu alman gavurun

soğuk bir tas bira sevdiği gibi

 

oooy sevmişem seni.. altı avaze

seni sevmek içi bal dolu vaze

gönlün yurdum bağı sıkılmış taze

üzüm suyu şıra sevdiği gibi

 

meşesi bol olur bizim özlerin

ocağın üstünde duran közlerin

cigara sevdası yanan gözlerin

yüklenmeyi kora sevdiği gibi

 

oooy sevmişem seni yemin ve ant'ın

gölgesi.. yolunda giderim kant'ın

ormancı kadrinin peşinde rant'ın

yontulacak çıra sevdiği gibi

 

doğal hayat içre yaban kazların

aşk ile beklenen bahar yazların

karadeniz taraf bizim lazların

tepinmeyi hora sevdiği gibi

 

kalbimde bu sevda benziyor lava

harında kızarır patates tava

av telaşı kurdun bir sisli hava

tipi ile bora sevdiği gibi

 

oooy sevmişem seni.. ol buna emin

özlemle hep seni aradım demin

ismin yazma ister kurşun kalemin

okullarda sıra sevdiği gibi..

FA
08.10.2010 05:13
#89
rica ederim ne demek lafımı olur.. beni de duygulandırdınız..

 

kimse gece gündüz ismin anarak

seni benim kadar sever olamaz

bağrı alev alev harlı yanarak

seni benim kadar sever olamaz

 

yanar itfaiye çağırmam yine

bu gidiş ben dede sen ise nine

dişini şefkatle kaplıyan mine

seni benim kadar sever olamaz

 

gerçeklerin masal olduğu gün ki

karıştılar hayal düşlere dün ki

leyla peşinde ki mecnunu çünki

seni benim kadar sever olamaz

 

ihanet görmesin ezel ve ebet

geçirir hep sinir krizi nöbet

nayır nolamaz der bu kartal tibet

seni benim kadar sever olamaz

 

görmez böyle sevda insan arasa

masayı kurmalı akşam terasa

zeytin yağa aşık iş bu pırasa

seni benim kadar sever olamaz

 

zor eskir sen mümkün mertebe aban

çift dikiş olmasın çorabın taban

kardeşlerin amcan annenle baban

seni benim kadar sever olamaz

 

günümüzde derdi aşık mahsuni

göstermelik çok şey yapay ve suni

şişesine sevgi besliyen huni

seni benim kadar sever olamaz

 

sarayda tahtına kurulu hünkar

saltanat kaybından ne kadar korkar

halkını sevsede etmezim inkar

seni benim kadar sever olamaz

 

nede sesi varmış vay anam vay bee

bir gün anırtısın almalı teybe

semere sevdalı eşşeğin heybe

seni benim kadar sever olamaz

 

kütükten geçilmez haldeymiş bura

yükleyip atmalı kamyona tıra

aşk ile sobada tutuşan çıra

seni benim kadar sever olamaz

 

ayakta durmamı sağlıyorlar hep

aldığım ilaçlar şurup ile hap

delice dairesine bağlı çap

seni benim kadar sever olamaz

 

himaye gayesi mermi kor tanka

gözünde kuşudur zümrüdü anka

ev sahiplik yapar paraya banka

seni benim kadar sever olamaz

 

fakir panam yoktur okumla sadak

baktığım koçların kimisi badak

bıçak altı teslim kubanlık adak

seni benim kadar sever olamaz..

.....................

benim bu sevdadan bağrım yanıktır

aşkların en vahim elimiyim ben

ağlarım yukarda mevla tanıktır

boz bulanık akar selimiyim ben

 

amansız aşkına tutuldum önce

üşüttüm sonrası giyerek ince

zengine varman hoş değildi bence

fakirsem baş kafa kelimiyim ben

 

memur sanıp gören evimi yıkmaz

gıravat bağladım ümüğü sıkmaz

hüsnü cemalin yar aklımdan çıkmaz

aşıkmıyım yoksa delimiyim ben

 

penceren önünde sayıca nice

isterdim sormalar sana bilmece

insaf eyleyip cam açmadın gece

seher vakti eser yelimiyim ben

 

yoksul kalır sanma sağ sola bakın

şimdiden eve halk ediyor akın

piyasaya çıkmam bir hayli yakın

saç bakım kremi jelimiyim ben

 

son kriz şehirle kenti köyledi

geçen gün çorbamı melih söyledi

nihayet bu sevda şair eyledi

inleyen şu sazın telimiyim ben

 

inlemek iş ise bende inliyom

bütün gün arabesk müzik dinliyom

sonucu inanki bende bilmiyom

mevkice evliya velimiyim ben..

 

.......................

sulukule..

 

 

hayat rengi sanma sade beyazdır

bazı gün sıcaksa bazı ayazdır

yazdır şimdiden sen Müge'n Ceyda'nı

mektep yap her sokak köyün meydanı

 

muhtacız bireyden mesul ukule

utanç abidendir bir sulukule

balık gibi kayıp evleri kayıp

etmeniz.. dozerle yıkmanız ayıp

 

sayı bağlamında madem ondular

nasıl beşe iner gecekondular

Jökont'u hatırla bu hanım satır

başa yemiş türü hal anımsatır

 

satır başı burda açıp parantez

Vinci'yi dava et varsa paran tez

ezgin kadın yüzü Mona lisa'ya

vermiş usta tezat ressam İsa'ya

 

bizim isa tamam röprödiksiyon

çalışır taklitçi ama diksiyon

var herifte bir dil.. bağlar adamı

orası karamı yoksa adamı

 

bilmeden natürmort resim alırsın

çizdiği tiplere hayran kalırsın

ezgin değil mesut hep şen çingene

mançuryadan.. capon.. moldav çin.. gene..

 

.. bir romanya taraf.. mutlu insanlar

yüz ifadesi net entel cins anlar

bizde ki karamsar mutsuzdur neden

ızdırap içinde döner turneden

 

medeni toplumlar bir kara şopar

deseler bunlara kıyamet kopar

hıyanet bilmeden cennet vatana

sahip çıkıp cama taşlar atana

 

haddini bildirir bir yüz akındır

sana kardeşinden bile yakındır

ya kındır bıçakı gayrı taşımaz

ya bıçak der.. ''- kanlı yaşım az

 

dökülmedi..sanmam bu beni taşır..''

meskenin mapus dam git cüzdan aşır

fikrine saplı bu muzdarip garip

fırlar.. korkusu yok giyotin dar ip

 

dar sokak keser ön kıstırır seni

iner keser sapı hızla enseni

öper.. anma yıkım lafını bile

affını rica et git özür dile

 

aidat ödemek dahi zorlanır

yazık toplu konut daim horlanır

korlanır sanma bu ateşin mutat

yanacak tez var az daha odun at

 

iade et yine eski katını

mutlu kıl erkeği ile kadını

adını ezberden bir soluk ile

rahmetle anacak o sulukule..

.....................

oooy sevmişem seni kış uykuları

ayının avuçlar gevdiği gibi

içinde saf temiz soylu duygular

tenha bir mağara sevdiği gibi

 

gezerdim hep iyi giyim kuşamlı

sevgilim ben senle olsam nişanlı

tarihte bir devlet o anlı şanlı

osmanlının tuğra sevdiği gibi

 

yapması komuyor kişide sabrı

sanki suda açan çiçektir ebru

meleklerin iyi insanın kabri

garketmeyi nura sevdiği gibi

 

oooy sevmişem seni.. titrek bir elin

aktarmak türküsü şu nazlı gelin

gayesi üstünde gezerken telin

bağlama ud cura sevdiği gibi

 

sevdan verir bana tarifsiz eza

anlatmaya sözcük yetmiyor keza

vazife aşkı bir polisin ceza

kesmek kamyon tıra sevdiği gibi

 

şeklen kaşlarında keman yayının

esiri olmuşum selvi boyunun

yurdum yaylaları keçi koyunun

yayılmayı kıra sevdiği gibi

 

oooy sevmişem seni şahidim Allah

adana halkına denirmiş fellah

gözüm senden başka görmüyor vallah

yahudinin para sevdiği gibi

 

uzmanıca aşka dair sanatın

gönlümde sürüyor tüm saltanatın

yarışa meraklı bir rahvan atın

en çok açık ara sevdiği gibi

 

oooy sevmişem seni.. el kah hap kah ip

her daim intihar fikrine sahip

pazarları vaaz veren bir rahip

ve hubların kara sevdiği gibi

 

kiminin yönetim gider ağrına

savcı hüküm özet yazar bağrına

onun inandığı dava uğruna

çekilmeyi dara sevdiği gibi

 

oooy sevmişem seni.. insan neslinin

sevmesi öyküsü kerem aslının

ve çok zaman ayrı bir sivaslının

yıldızeli zara sevdiği gibi

 

üzeri uzanmak kadar karların

soğutmak amaçlı halkın zarları

iş bilmez mıymıntı iktidarların

yastık altı lira sevdiği gibi

 

etkisi yapıyor eda tavırın

filmini izlemek ömer kavurun

patates tutkunu alman gavurun

soğuk bir tas bira sevdiği gibi

 

oooy sevmişem seni.. altı avaze

seni sevmek içi bal dolu vaze

gönlün yurdum bağı sıkılmış taze

üzüm suyu şıra sevdiği gibi

 

meşesi bol olur bizim özlerin

ocağın üstünde duran közlerin

cigara sevdası yanan gözlerin

yüklenmeyi kora sevdiği gibi

 

oooy sevmişem seni yemin ve ant'ın

gölgesi.. yolunda giderim kant'ın

ormancı kadrinin peşinde rant'ın

yontulacak çıra sevdiği gibi

 

doğal hayat içre yaban kazların

aşk ile beklenen bahar yazların

karadeniz taraf bizim lazların

tepinmeyi hora sevdiği gibi

 

kalbimde bu sevda benziyor lava

harında kızarır patates tava

av telaşı kurdun bir sisli hava

tipi ile bora sevdiği gibi

 

oooy sevmişem seni.. ol buna emin

özlemle hep seni aradım demin

ismin yazma ister kurşun kalemin

okullarda sıra sevdiği gibi..

PA
12.10.2010 21:28
#90

Nesli!.. Deden.. Ceddin Baban..

 

 

akşam evde yedin pür neşe palamut

beyne kan gitsin kalk bir ara amut

ekolojik dengen değilmidir bozuk

yengenle git şimdi dik meşe palamut

 

eşerek çukurun mümkün gündüz dikin

düz paralel gidin inişleri dik in!

vadi ve kalyonu atma pantolonu

iğne al yanına yırtık yeri dikin

 

sen dinle tek korken vururken yamanı

erozyon mağduru bir hali yamanı

şu çıplak bağrında dal ağaç özlemi

gözlemle tırmanış yokuş yamanı

 

ah aman çıplak hal dağ ovamız yayla

böyle kel değil kız arkadaşın Ayla

ağla sen zavallı şu vatana ağla

hatta mahur beste yap çal keman yayla

 

ay akşamdan ışıktır filan demekle

olmaz bu iş git dik ağaç her dem ekle

emekle sürün tek imar et ormanın

nesil desin bunu dikmiş ced emekle

 

nesli! deden ceddin baban daim yaban

hayatı korurdu rahmet ile hep an

onların mirası şu ormanlar sağlıyor

anadut dirgen sap tırmık ahşap yaban

 

ya banane deme borcunu ödeme

gerekir ceryan ver haydi gel modeme

ve gugılda ara sıklık kirli hava

sebeb olur imiş ciğerde ödeme

 

madem durum kötü bu eski adet

devam etsin dal dik seksen doksan adet

mutlu ol dağ bayır hep gök yemyeşil kal

ve temiz nefes al ne büyük saadet..

............................

 

yok hemşerim yok şiir miirle

gerilen tel misal düzelmez alem

bilicen biraz bu işin kitabı

hakiki çikita muz almaz alem

 

kızarır yüzlerin başında elek

kazara aşağı salmıyor felek

fakirin lokmaya uzanır bilek

soğan ekmek ile tuz almaz alem

 

alkışlar şaire onlayn anında

gençliğin ateşi kaynar kanında

ecik çikolata versen yanında

fiskiyi sek içer buz almaz alem

 

ucuz değil fiyat yapıldı zam ya

şiirde çıkar az bezelye bamya

boşuna verilmez fiziki kimya

felsefe mantığı baz almaz alem

 

şaşalı reklamlar sergiler sucuk

esasen giymeye yok iken gocuk

sancılar içinde kıvranır çocuk

sırtını sıvazlar gaz almaz alem

 

bu alem yuvarlak olmuş abi be

muhteşem ivmeler müthiş cazibe

bazı bir görünmek lazım tabibe

öksürük hapından az almaz alem

 

mısralar peşinde ömrün ki ahir

kendini yorma pek gardaşım tahir

pencere temizlik olmalı mahir

kirlenir camından toz almaz alem

 

manav vijdanına bırakma gafı

çürük sebze en ön doldurmaz safı

caz yapmayıp kısa kesmeli lafı

suskunluk elzemdir söz almaz alem

 

elemle şairi melodi verir

kebab olur yürek mum gibi erir

mananın ummanı farkına varır

derine dalma pek göz almaz alem

 

a zalim doldur ver bade içekte

olması var idi şimdi göçekte

ışık parlar gece ateş böcekte

her yanan ocaktan köz almaz alem

 

kızarmış bağra bas gülü güldeni

sağlama yap tekrar topla eldeni

ziyaret ederek şehir beldeni

fakirin mahalden kız almaz alem

 

yav uşak! tüm silmiş geçen gün lavuk

forumdan yazımı yok başın kavuk

karşılık mutlaka gelecek tavuk

çıkarsız yolmaya kaz almaz alem

 

en fazla bulacak iki tankeri

gözyaşın sileyim getir süngeri

kaldırman abestir bükmeli geri

dik duran kafadan haz almaz alem

 

elinden bırakıp mızrabı ozan

sen bana hep pekmez ver kazan kazan

her zaman makbulmüş kış ile hazan

mevsimden pek bahar yaz almaz alem..

.....................

 

alınlar bulanır soğuk terlere

heybeler aşağı ağdığı zaman

köprüden geçerken birden yerlere

eşeğin kuyruğu değdiği zaman

 

sığınak yerleri uzakta ara

bu sıra gömülür kızaklar kara

geçmiyor aslında senle makara

ahbabın ahir gün dediği zaman

 

olsanda hasımın kalede bender

böyle musakkaya raslanır ender

makedon padişah büyük iskender

yoğurtlu kebablar yediği zaman

 

veceteryan kesim doldur göbeği

derdine görmüyor garip bebeği

hayvan sever kisve iti köpeği

detercan sabunla yuduğu zaman

 

askerlik türü bir vazife celp et

dışında vatandaş takmıyor devlet

köftenin hesabı ödenir elbet

masaya yumruğu koduğu zaman

 

tiridi şifadır her karnı aça

muhtaçtır kavurma bir demir saca

içeri girilir pencere baca

hışımla kapıdan koğduğu zaman

 

verme nasibini evladı ayal

kasaptan paranın üstünü say al

rosto biftek yemek olacak hayal

sofrana mart karı yağdığı zaman

 

malesef ülkenin durumu kötü

pantulu ayakta tutuyor ütü

çanağa koyarlar bir parça sütü

keçiyi koyunu sağdığı zaman

 

cızbızın peşinde ey mecnun aşık

üstü sucuk misal ıslakız yaşık

gider ayak alın son bir kaç kaşık

hacmi işkembeye sığdığı zaman

 

hislenir göz görse kıyma listemi

okuma arzusu doyma istemi

pişirmek gerekir ahçı rüstemi

üstüste külbastı yığdığı zaman..

..................

güzel otursam masana

baskıcımı hürcümüsün

ağırlık duygu asena

yahut pınar kürcümüsün

 

aslın kafkas ırkı ise

başlık yeter bir kaç kese

siman benzemez herkese

hani çerkes gürcümüsün

 

akşam er gel et dilcisi

hem yıkayıp hem silcisi

feminizmin temsilcisi

veya yeni türcümüsün

 

bak çantandan yürütmüşüm

selpakla göz kurutmuşum

sahi sormak unutmuşum

operatör turcumusun

 

halka açık kimi günde

sohbet dinler başı önde

itikadın hangi yönde

süleymancı nurcumusun

 

geçen gün kapıdan koğdun

beni dert kedere boğdun

acep ocak ayda doğdun

yoksa oğlak burcumusun

 

seni giyerek fötürü

alsam kabala götürü

zevzek komşundan ötürü

gizli tutar sırcımısın

 

arada yapar empatin

mazi istikbali atin

varmı mefkure sempatin

misal haluk kırcımısın

 

ince giyse saçı yolup

soğuktan bet benzi solup

kedi kadar munis olup

şöyle sıcak yercimisin

 

desem ki bir papyon takam

iliklesem gömlek yakam

mevki babı yüksek makam

başvurulur mercimisin

 

başı kavak yellerinde

maşuku kan göllerinde

ipi hazır ellerinde

celladımsın darcımısın

 

bana olur geniş arsan

bağrına basarak sarsan

hakmıdır başkaya varsan

sen kötünün harcımısın..

PA
14.10.2010 12:23
#91

şiiri Aç Sayfa Beyaz.. Adam Gibi Bir Tane Yaz..

 

caddesi sokağı sakin

kasaba köye benzese

buda bizden derdik lakin

nesebe soya benzese

 

bizden.. tuz döker.. buzuma

halt çıkar.. altı kazıma

*hınzır tutardım kuzuma

*ağızı maya benzese

 

edebi hayanla taşı

içi adam olan başı

adamı geç gözü kaşı

beygire taya benzese

 

yokluk koparır fırtına

sırtı daya en sertine

nefsin benzemez mertine

baş altın kaya benzese

 

bahçasının otu biçmem

cahil ile köprü geçmem

bal olsun suyunu içmem

dereye çaya benzese

 

hiç tartmadan dağıt hayrı

zengini fakire ayrı

bu dünyadan geçtik gayrı

ahreti paya benzese

 

ülke değil sanki iren

düz ovada tutmaz fren

hızlandırır idik tren

döşenen raya benzese

 

hakkı arama özümde

durmaz olursam sözümde

beş para etmez gözümde

güneşe aya benzese

 

'' bu gelsin refaha erdin

her gün sütle börek yerdin''

belki - adam haklı.. derdin

verdiği oya benzese

 

çık balkona geçip holü

özler şimdi kazlı gölü

seker kurşun yirmi ölü

düğüne toya benzese

 

şiiri aç sayfa beyaz

adam gibi bir tane yaz

bahar gelmez rüzgar ayaz

buz tutmuş suya benzese

 

alma bazı gem azıya

derhal çevir düz yazıya

göz al uzaya uzaya

ampülü duya benzese

 

bu gün eder tütün otlak

yarın verme kaşın patlak

nasıl dost der yarık çatlak

depremin faya benzese

 

kitabın yok horoz ötmez

üçyüz sayfa neme yetmez

beni böyle mağdur etmez

karekter huya benzese

 

benzer firaun *Haman'a

sarılır dine imana

sığınırdık bir limana

körfeze koya benzese

 

para sayıp çatal kaşık

torpil ile oldu aşık

kazara az sızar ışık

*Gündüz'e güya benzese

 

yakışmamış *köçek çengi

siyahmıdır bunun dengi

dudak olur kiraz rengi

yüzünün boya benzese

 

biz bu elden gider olduk

kalanlara selam olsun

öldüğüme gam yemezdim

ok ile yaya benzese

 

bana de ki.. '' gel yiğidim

gezek senle muğla didim''

saçlarını okşar idim

gerçeğe rüya benzese.. aaah amaaan aman.. yaaar..

 

*hınzır: domuz

* ağız: ilk emdirilen süt.. maya..

*Haman: firaunun yardımcısı.. piramitin imarında rol almış kimse..

*Gündüz: soyadı ile tezat kimse..

*köçek: kadın kıyafeti giyerek oynayan erkek dansöz..

dip not:(antoloji kitabı yapıp sizin şiirleri yayınlayıp sizi şair olarak tanıtacağım.. yazın aşk şiiri verin parayı yayınlıyayım diyerek çıkar karşılığında menfaat karşılığında.. bu insanlara söz vermesine rağmen sözünde durmadığı gibi.. geçmiş zamanda sözünde dursa bile.. sözümona hazırladığı.. antoloji içindekilere.. şiir diyebilmesi için .. insanın kör kütük.. çok cahil olması gerekir.. karalamar nedeni ile..

 

antoloji denilen kitabın.. ciddi aklı başında insanlarca.. tarihe damga vurmuş.. ozanlarımızın aşıklarımız şairlerimizin eserlerinden derlenen bir çalışma olmasına duyulan özlem ile.. yeni kalemlerin.. genç kalemler antolojisi adı altı.. son zamanlarda meydan güreşine çıkmış.. nice yağız bahadır içre.. başa başaltıya döğüşmüşlerin.. kispetini kuşanıp vıcık vıcık yağlanmışların.. emek çaba sarfedip geleceğe bir şey bırakabilecek niteliklilerinin elekten geçirilip.. süzme yoğurda değer verme amacı ile.. kaleme alınmış.. bir çalışmadır..

................................

bir şairi suskun millet.. adamı ediyor illet..

 

dur bu tavrın zulüm deme

namluları ölüm kusar

çünki göster gülümseme

sen susarsan hepsi susar

 

bırakır kalıcı hasar

kimini darına asar

eşkıya köyünü basar

sen susarsan hepsi susar

 

simsarı taciri varsa

satılır vatanın arsa

haykırıp dönüşme parsa

sen susarsan hepsi susar

 

sağol itip eli tersin

niye tenkü mersi densin?

tepki vereceği sensin

sen susarsan hepsi susar

 

sırtı yerde derde pesi

ağlaması vermez esi

hıçkırıp boğulur sesi

sen susarsan hepsi susar

 

it'si posteri asarsa

gayrı kuyruğa basarsa

dört yanın alevi sarsa

sen susarsan hepsi susar

 

toplumun ağız dili sen

badı sabası yelisen

kalemi tutar elisen

sen susarsan hepsi susar

 

kapsama alanı dışı

kalma sen ey şair kişi

yok kömürü karı kışı

sen susarsan hepsi susar

 

bir şairi suskun millet

adamı ediyor illet

şunu ona iyi bellet

sen susarsan hepsi susar

 

sevdası sinede taşkın

belki yazdı bini aşkın

sende olma öyle şaşkın

sen susarsan hepsi susar

 

yalnız aşka kalem tahsis

çoğu şahsiyetsiz ruhsuz

dili varsa dahi mahsus

sen susarsan hepsi susar

 

şeytanı lain melanet

sükutun kötü alamet

belagatı var selamet

sen susarsan hepsi susar

 

kazanova gavur mister

dava adam emek ister

yürü ense tıraş göster

sen susarsan hepsi susar

...........................

kulaklar kepçede gözlerin şaşı

gel hele şöyle bir başımı kaşı

içimde kızıl kor yanar ateş var

yaşlara buluyor kirpiği kaşı

 

aşkların şehridir meşhur aşkabat

akşam yatar iken ilaç iç hap at

sıkı giyin aman enseyi kapat

yazlara benzemez havanın kışı

 

demem nasihate kulağı tıka

is bağlamışına deterjan sıka

ne kadar özenle yıkarsan yıka

yinede kirlidir tavanın dışı

 

su başında sakin uyurken kunduz

kimi gece biner kimisi gündüz

boynuna nispeten olsada dümdüz

hilkaten eğridir devenin başı

 

bayramı seyranı eve uğrama

insanın gidiyor inan ağrına

ekmeği içine iri doğrama

boğaza duruyor tarhana aşı

 

uzak durmak lazım ayşe fatmadan

yanına kimseyi filan katmadan

toprağa uzanıp şöyle yatmadan

nedense sarmıyor bedeni huşu

 

verildi yine söz ucuz vaatler

gün boyu yaşandı sıcak saatler

vücut şifa bulur hayli rahatlar

mümkünse soğukla almalı duşu

 

sana karşı ise çok mütecaviz

dolaştır elinde pankartla döviz

dallarda oyuyor fındıkla ceviz

mütevazi sanma kargayı kuşu

 

tavşan olsa dahi askerde lavcı

gözünü kırpmadan vururmuş avcı

idam talep etsin isterse savcı

haklı ise dönmez davadan kişi

 

cahil cühelası kızı okutmaz

dünya yalan söyle yinede yutmaz

azap verir yatak uykuda tutmaz

çekmeyi unutma kablonun fişi

 

çöp tenekesini arayıp bulki

çevreyi koru hep kardeşim hulki

belediye ceza yazacak belki

mümkünse eve dek tutmalı çişi

 

kafada cin peri falan atlıyor

içinde kalırsa insan çatlıyor

yanardağ infilak edip patlıyor

volkanla iniyor evrenin şişi

 

güven duymuş isen eğer sesine

çıplak gezsen bile kimin nesine

osmanlının hayran imiş fesine

görmeden geçmeyin fransa nişi

 

suları sal gitsin açıp vanayı

sayende işliyor ağır sanayi

koysalar yerine keriz enayi

sabır göstererek sıkmalı dişi

 

dikkat et elini sakın kestirme

pide yanı güzel gider pastırma

parmağı ardına değin bastırma

nerdeyse çıkacak kavunun leşi

 

bazı kayın peder yapar şoförlük

nasırdan muzdarip ayakta terlik

fotoğraf yaşatır geçici körlük

gözünü alınca parlak flaşı

 

kiracıyı hani zenginden sayıp

bu para istenmez ne kadar ayıp

hamal milletine minnet etmeyip

yükle bir kamyona evini taşı

 

indirmez yukarı vurmanız jopla

altına bir şey ko yahutta hopla

mandalı gevşetip iplerden topla

farketmez çamaşır ıslağı yaşı

 

biliyorsa gelsin çağır imamı

yaşmıdır kurumu şengül hamamı

okumak gerekmez şiir tamamı

fırfır döndürürmüş insanın başı..

 

sessizliğin çığlıklarında dinliyorum martıları..

 

yakamozlar dağıtamaz kadar..

..hüzün dolmuştum

..ben sizin gözlerinize..

..esir olmuştum

 

hicran içerisinden.. derya.. boşalan oluk

..martılar tamamlar.. kesilse..

..dalganın soluk..

 

saf saf dolu.. her merhale..

.. kalabalık içre.. yalnızlık asıl..

vurur ayın şavkı.. ve hale..

..ardarda feryat kanar.. kayalarda mutaassıl..

 

sevmiştim hemde nasıl.. bağlanmıştım..

selvi boylu Nihal'e..

.. ve günahın almak olmasın..

belki ayrılıklar düşürdü.. beni bu hale..

 

yıllar bozuk para misali.. harcadı gerçeği..

..günyüzü.. tabak gibi ortada..

mecal bab verir.. sancılar.. kalıcı hasar..

.. ağırlık ekseri.. kaportada..

 

migrensi baskılar.. zorlar.. şahdamarı

.. bitmez badiren..

enfarktüs hep yakanda.. kurtulma ihtimali..

ender nadiren..

 

yokluğun sebeb mi bilmem bu..

.. göğsüme.. saplanan ağrı..

kaplıca tedavisi mi gerekli.. yoksa..

.. rüzgarlara mı açmalı bağrı...

 

sağlıklı bilgi noksanlığın..

cüsse andırır.. doksanlığı..

beraberi getirmesi muhtemel.. ihtiyaç anı..

.. yer ile yeksanlığı..

 

gün olur şahım.. devri devranda..

sığınak arayışlar.. karabatal misal..

dalınan bataklar..

akşam gece yarıları.. yarı ölü hal..

gövde atılan yataklar..

 

günlük çarpı atışların.. hanesi dolmayan şafak..

kara bulutlar gibi kaplar ilerini..

..ufkunla afak

 

fakrü zaruretin.. malum.. engerek başları..

yolun sapağı

çay tabağı işlevi gören tek..

evde ki eski tencere kapağı..

 

kepeğe karşı şampuan yokluğu..

.. kaldım hamamsız

şakaklarıma aklar indi böyle zamansız..

 

sensizliğin çığlıklarında dinliyorum martıları..

parmak hesabı topluyorum eksi ile artıları..

 

mutlaka yirmi lira kadar yükleme.. isterdim kartı..

ekim ayı geçti.. belki.. şubatı martı..

 

martılar ağlasınlar benim halime..

.. sebebim sensin vefasız.. ölsem.. gelme..

.. mezar mahallime..

 

seher yeli okşasın zatımın.. mermer lahiti..

..senden başkayı sevsem bile..

..istemem olma.. nikah şahiti..

.......................

PA
14.10.2010 17:23
#92

mandalina kabuğuna ismini yazdım

uğruna harcanıp bir ömür bitti

düşündüm sonrada kendime kızdım

bu aptal eyleme beni kim itti

 

birazcık kafadan zorummu varki

neden bir hekime görünmüyorum

yattığım karyola öylesi darki

yorgana tam anlam bürünmüyorum

 

umarsız davranış korkarım birgün

katma değer ile dönecek bana

nasıl kalbi tehdit ediyor hergün

kahvaltıda yenen margarin sana

 

insanın canını bunlar sıkıyor

yorgun ayaklarım akşam şişmekte

çaresiz bir başım kendim yıkarım

kurulamak yine bana düşmekte

 

mektebin içleri talebe dolu

benim sevdiceğim yokmu içinde

müdür yardımcısı kapının kolu

değişecek diyor şu son seçimde

 

zindan gibi gece yanan ışıklar

aynada gördüğüm bu solgun yüzüm

çökerim sofraya pilav kaşıklar

yanında bulunur en fazla üzüm

 

hüzün ve yalnızlık makus kadermi

ermiyor hiç aklım benim bu işe

gavur parası üç kuruş edermi

yanılıp aldığım şu şarap şişe

 

saçlara vakitsiz düşen aklarım

sürsem biraz boya kararır belki

dirensin eczacı kesin haklarım

boğaza dolasam çelik bir telki

 

kimbilir nerdesin şimdi şu saat

atmosfer basıncı ile eş değer

atmakta artarak nabız kat be kat

tansiyon tehdidi sorun bir diğer

 

rasyonel gerçeklik yıkıyor beni

yoksa kolay bilmem boyun eğmeyi

mahşere dek bekler bu kalbim seni

elimde olsalar koltuk değneği

 

yine bir akşamın hüznü var bende

yine yaralarım kabuk bağladı

sana gül topladım dikeni tende

çıkarana değin anam ağladı

 

duman kaçtı göze tüten cigaram

retinayı mutlak kızıla boyar

sensiz bu geceler şu bana haram

sensizlik adamı mezara koyar

 

yoruldum sevdamın peşinde artık

tık nefes olmuşum böyle koşmaktan

ayağa giydiğim papuçta yırtık

başladı dağ tepe gezip aşmaktan

 

kaşların yay gibi kirpiğin oktur

işte avlamışım seni demekte

derdim dermanına bulunmaz doktur

sürekli diyorlar şimdi yemekte

 

nektarına muhtaç arı misali

dolanmakla çevren geçti bir ömür

dudakların öyle elit şaşaalı

adeta diyorlar gel beni sömür

 

rüyalarım seninle süslenir inan

üstelik istemez bir uydu anten

ne güzel sit kom yok ekrana konan

ne sabun reklamı ne bebepanten

 

en derin yerinde böyle uykular

sende beni söyle görürmüsün yaaar

içimde tarifsiz hisler duygular

mevsim kış üşür el saçlarımda kaaar..

.......................

fırsatı kaçırma istemesemde

bana bu mesajı salmayın türksel

yüz kontür parası yokki kesemde

böylesi ısrarcı olmayın türksel

 

bu ayın kampanya için şampanya

milesten kazanın tatili dünya

son zaman kaldırmaz inanın bünye

üstüme bu kadar gelmeyin türksel

 

yolundan çevirip şansını dönder

kumbara yazarak acilen gönder

onbeş kontür neki yangının sönder

anımsatıp bağrı delmeyin türksel

 

no taşı baskısı yapın kankaya

kurada ev çıkar hemi çankaya

kefilsiz kredi yazıl pankaya

mütemadi aklı çelmeyin türksel

 

kırk kontür bayramda cepler meledi

ister isen sende hadi alo di

müşteri hizmetten zırt pırt melodi

olur olmaz zaman çalmayın türksel

 

büyük ödül sana çıkacak kesin

bu mesaj altında evete basın

af buyur kazanma istemezmisin

fazlada derine dalmayın türksel

 

kurbağa sesleri bol vırak vırak

içinde bir hayat stresten ırak

dendi onu kendi haline bırak

arzuma lakayıt kalmayın türksel

...........................................

akraba öpme tür gelenek vardı

elleri dudakla sular bayramlar

şimdilerde grip korkusu sardı

bakarsın mikroba bular bayramlar

 

bayramlar sağlardı maddi dengeni

öp harçlık al ihmal etme yengeni

üst başım gıcırdı giyerdim yeni

beni hülyalara salar bayramlar

 

geçmişte kaldılar çoğu meziyet

bir yere ulaşıp gitme eziyet

güngüne ararım eski vaziyet

gözlerim maziye dalar bayramlar

 

nerde eski bayram eski ayranlar

köylük yer yapardık türlü seyranlar

şişkince cüzdana olsan hayranlar

dillerin dondurma yalar bayramlar

 

ne oldu bilmemki bizim ülkeye

kendine gelirse hafif silkeye

ne eben kalaylı bakır helkeye

bol kaymak bir yoğurt çalar bayramlar

 

gösteri yapmayıp sihirbaz hilmin

yoksul giydirmeye yetmiyor ilmin

ağlayıp sonuna bakmadım filmin

bilmem kimi mutlu kılar bayramlar

 

en çok şekeri al sağlar kariyer

dikkat kilitlidir şimdi bariyer

koymayıp ev sahip lokum orta yer

kapıyı açmaya yılar bayramlar

 

ulu tanrım bana dayanma güç ver

kabak alabilsek yapardık mücver

hadi gel nistersen bunları boşver

içlerin sevinçle dolar bayramlar

 

ağlama.. bırakıp burun çekmeyi

hüzüne vurmayı bilin tekmeyi

ümit yine fakir aşı ekmeği

taşıma.. gül yüzün solar bayramlar..

 

elek fiyatı sat karşı nalbura

pantolon dönmüşse bile kalbura

bulup buluşturur adam malbora

cigara uc uca ular bayramda

 

sıksada hayatın bazı pensesi

berberden çıkmalı başı ensesi

içinde gençliğin o çoşkun sesi

koparır zinciri yular bayramlar

 

kimse kolay yapmaz öyle jubile

adam aşkı ile gezer el ele

aşırı karamsar şairi bile

yine mutluluklar diler bayramlar.. ah aaman aman vaay..

 

................

ne giysek diye pek düşünme zira

duygulanıp yürek hise kesersin

işsizin tekisin evinse kira

biraz fiyonk ile süse kesersin

 

ekonomi bozuk yok iken urban

devamlı hep sorun olmasın türban

kırmışsın gönlünü önümüz kurban

bir dilim baklava küse kesersin

 

görmemiş sofrası misafir olma

bir süre sonra yüz başlıyor solma

getirir bol acı biberli dolma

mecburen laf sözü kısa kesersin

 

kor yanar yüreği sönecek aşık

akıtıp gözyaşı dök kaşık kaşık

çevreye ey ateş verilmez ışık

gaz lamba şişesi ise kesersin

 

hasardan şiddetle kaçının paşa

basmayın uçurum kenarı taşa

görünmez kazalar gelecek başa

düşersin aşağı yasa kesersin

 

ayağa gelmiş top hem yüzde doksan

kesinkes gol olur kaleye soksan

olmasın elinde testere noksan

sandalye tabure masa kesersin

 

kovalar gelini deli halise

yaşlı hem değilki çağında lise

topallar gerçekte acıdın ise

dedene bastonu asa kesersin

 

en son yakalandın oynarken bezik

hapisten çıkmışın içerin ezik

mesleğin kolunda altın bilezik

oksijen kaynakla kasa kesersin

 

yüzlerin andırır alen delonu

su bulma çıkmasın kıtır balonu

belkide sen dahil kurar koloni

büyük bir umutla nasa kesersin

 

yılda bir olsada görün berbere

ustura hasretle sakala ere

altına gaste ser kan akar yere

olmazsa bir hamam tasa kesersin

 

çalışsın kaderin tığ ile şişler

adamı un gibi öğütür dişler

bütün gün oynanır gereksiz işler

bakarsın bilekten musa kesersin

 

bülente benzeyip bozma neşeyi

tadilat yapma zor dönme köşeyi

kristian dior boşalt şişeyi

bol parfüm kokusu mise kesersin

 

planla porogram ince ayar et

arife gün gerek türbe ziyaret

salhane önleri kasap kıyar et

üst başı kirliğe pise kesersin

 

üşürüm grip dert bu beni er yer

üysek kesimler kar yağıyor yer yer

her daim merakım celbediyor yar

lebime ne zaman buse kesersin..

PA
16.10.2010 11:59
#93

Yar Ucuna O Yaman.. Ayak Geldimi Tamam..

 

yar ucuna ooo y aman

ayak geldimi tamam

dost elinden bir aman

ben kendimi tutamam

 

dost girerse arama

tuz basardı yarama

gayrı burda arama

ben kendimi tutamam

 

külli hüznü biriken

bağında bülbül iken

o gül olsa ben diken

ben kendimi tutamam

 

tüm yamalı hırkanda

dost olacak arkanda

böyle bozuk erkanda

ben kendimi tutamam

 

kritik öyle an ki

tanımaz seni kanki

şu zaman ahir sanki

ben kendimi tutamam

 

kartının dolar limit

boğaza durur simit

dost yoksa son bir ümit

ben kendimi tutamam

 

ahbab o senin kendi

sorunun olur dendi

böylemi dostun bendi

ben kendimi tutamam

 

dost ahdin eski sabık

yaralar bağlar kabuk

ver eli haydi çabuk

ben kendimi tutamam..

..............................

 

öküz..

 

kağnı yükü boynun üste birikir

saplanıp toprağa çakılmaz öküz

alemi taşıyan boynuz gerekir

her vakit ayakta yıkılmaz öküz

 

sanmam ki merkeplik sadece anır

onu eşi dostu etraf hep tanır

zeka geriliği filan saptanır

yalnızlık çekipte sıkılmaz öküz

 

çıkarıp bahçeden aklını çelem

dayak yerse sonu hüzünle elem

mektep değil derdi turp ile kelem

bir bilen yanına sokulmaz öküz

 

öylesi adapte olup rolüne

güneş gün tutulur yağmur doluna

çevirme başını sapar yoluna

sebebsiz imbalı kakılmaz öküz

 

herkesi almıyor olsanda aşık

yazık medeniyet denilen beşik

düğmesi varsada kapının eşik

ahırda ışığı yakılmaz öküz

 

yemi verilmeyip kıştan eveli

düz ova güdülür düdük kavalı

en az şu biz kadar mağdur zavallı

yaz boyu yüzüne bakılmaz öküz

 

alışmış kapıdan mümkünmü hicret

bir ölçek arpası asgari ücret

ineğin teklifi etsede güç ret

gece hayatına takılmaz öküz

 

tarlayı sürmesi işinde mahir

bundan gayrı eti yenilir tahir

gün sonu dinlenir meskeni ahır

dışında mapusa tıkılmaz öküz

 

çağ yiyip tüketti dostun atını

demiryola kurdu ahır çatını

mübarek ne mümkün görmek zatını

diziler izleriz bıkılmaz öküz

 

hazin hazin seyret diır may frend

zamandan kazanmak en yeni trend

modernite denen grift labirent

bir hızlı trensiz çıkılmaz öküz..

......................

Millet beni hepten şiiri cepten

mesaj yollu alıp yazdı sanıyor

iftira hiç kopya çekmedim webten

Feto bey şahsımı zaten tanıyor

 

ben tabii burada anmak istemem

cemaat bağlantım türü ithamı

meğer ulaşmadım ciğer pis demem

sabırla beklerim gelen ilhamı

 

filhakika şiir şu her dakika

insanın yazdığı bir olgu değil

başardın kurbanı kesip akika

kağıdın önünde saygıyla eğil

 

meyletme sözlükle kolaya kaçım

zihninde birikmiş cümleyi kullan

tiviiğden başlasın radyasyon saçım

mecusi misali üstüne çullan

 

müneccim edası takın yüzüne

uzmanından dinle bu kasım ayı

enflasyon rakamı borcu hazine

günlük hayattan seç konu temayı

 

konut edindirme yardımı adı

altında sadaka kime yetmekte?

türlü laçka dizi dolmuş miadı

kuşkusuz insanı verem etmekte

 

demet akalınla tarkan izleme

sonucu sevinçle göğe hoplarım

bunlardan çıkıyor iyi malzeme

yokluğu şüphesiz hep nal toplarım

 

iltimas geçmem hiç iktidar parti

kimseye olmadım asla borozan

başlıca eseri leylek ve martı

sevdiğim yazardır yine firuzan

 

marifet dilerim dünya ahiret

nazar etme çalış seninde olsun

tüm herkes yesin pak temiz tahir et

hafızan açılsın beyne kan dolsun

 

ne kadar küçümser olsanda beni

emek çaba sarfı şair yapıyor

bir yandan temizle puttan kabeni

bir yandan kul batıl yola sapıyor

 

azabı çekersin kabirde bile

çizgisi ayrılma adalet hakkın

yanılıp salma pek uyku hab ile

koyverme bünyeye bıkkınlık sakkın

 

inandın davana sadık olmalı

erdemin bağrında her dem saplı ok

emsali görülmez biber dolmalı

sofralar herkesin bulma hali yok

 

hamaset mutlaka uzak durulsun

takdir edersiniz koymam avluya

yabancı sermaye tezgah kurulsun

dokunmuş bürünmem bornoz havluya

 

müsade ediniz kırk yılın başı

temaşa tarza ben kaşığı salsın

oynamam kimsenin ekmeği aşı

duygusal alanlar ehline kalsın

 

arada kazara yazdımsa bile

buram buram sevda kokan şiiri

pişmanım çekmedim bir daha çile

dökünce vatandaş gözyaşı iri

 

aşikar kalemim yine zirvede

rakibin papucu dama atarım

kalemim değişmem dünya servete

aç kalıp ne sattım nede satarım..

 

esasen tutucan bunu sapından

mürekkep deryası içre yüzülsün

dükkanı açık ko hergün kapından

aydınlanır için ışık süzülsün

 

öksüz yavrunun hak benden sorulur

nafaka vererek baksın babası

benden gayrı mutlak manen yorulur

filmi mutlu sona bağla çabası

 

mecal kalmaz dizde gece yarısı

odama usulca sızan bir ayla

harbiden sevmişim saçın sarısı

kalırım elimde keman ve yayla

 

çalarım martılar cılız seslimi

bazı vurur saat altı buçuğu

ruhum kabul etmez asla teslimi

herkes bilir aslım köylü çocuğu

 

öyle cepten mepten gelmiyor hacı

bilakis cebimden para çıkmakta

okura verirken şurup ilacı

internet masrafı beni yıkmakta

 

bunları başlara kakma arzusu

gaye sarılmadım asla kaleme

lakin sizde gezip mersin tarsusu

fesatlık yaymayın cümle aleme

 

vebali boynuna.. desem.. -müfteri

zatımı uyurken filanmı gördün?

düşürmem elimden kalem defteri

şiir kim baktı der.. - sen nasıl ördün?

 

velhasıl emeğim çaba ortada

aort damarını yarmışım habib

bacağı sığdırmam kısa şortada

mümkünse serin tut demişti tabib..

 

iştahın var ise acılı kebab

sıklıkla satılır şehri adana

karartma ilerden sol tarafa sap

yaptım evin duvar yeni badana

 

nihavent makamı kimi besteler

benimde ilgimi çekmiyor sanma

uzunlu kısalı bazı desteler

başağa kesmeli sapına kanma

 

inakı felsefe mantıkta ara

muktedir isen ki idraki kaldır

saldırma kolaydır tenha mağrada

iğneyi mukimem halk bağrı daldır

 

ağrıtır başını ne halt yemeye

yüzme bilmediğin kavağa çıktın?

ben seni essahtan balık sanmıştım

inkisar en başta tabuyu yıktın

 

uyuyan tencere en güzel bakla

saklama vasfına sahiptir inan

yıkılır nihayet atarsa takla

bir süre ayakta kalsada binan

 

edebin ardında mana gizlidir

aleni dürüstlük en ön planda

sinsice düşmanlık derin izlidir

çehren kalmaz badem yağlı cilanda

 

rücu olmam o gül hüsnü anına

seyir bağlamında dalmaya geldim

mehtabın bakarım meşru yanına

başüstüm var ise almaya geldim..

PA
19.10.2010 11:16
#94

Zamane çocuğu Bunlar Azizim..

 

ne vardı dünyaya erken gelecek

engel olan yok ya diye fırlanır

sonra aklın başa geliyor ancak

iş işten geçerek saçın kırlanır

 

bizim zamanımız ne sıcak aşın

ne altı ıslasan silinir yaşın

şimdiler şampuan yıkanıp başın

günlük ılık memba suyla durlanır

 

kurularken rastla kepek izine

vitamin desteği döner özüne

ve balık yağı fer gelip gözüne

bakımlıdır yüzü sanki nurlanır

 

hayır kıskandığım filan yok yahu

nihayet bu çocuk değil ya ahu

fakat kızdığım şey akşam sabahı

hava aldırılıp bahçe turlanır

 

öğlen abur cubur gıdayı sakla

kansızlık anemi geliyor akla

beş yaşından evvel yedirme bakla

tuvalet yapmakta falan zorlanır

 

zamane çocuğu bunlar azizim

azıcık pekmez ver bir cıngıl üzüm

malümun kaşarın zor olur hazım

yarım yağlı peynir yahut lorlanır

 

elektirik para çıksa canında

sıcak ayar açık olsun fanında

rahatsız olmasın çocuk yanında

yorgunsan bakarsın gece horlanır

 

vicdansız adamın elinden aman

sen nasıl babasın yokmudur iman

bebenin ciğere kaçacak duman

niçin cigaranın ateş korlanır

 

bebe değil ulan sanki evliya

çekil bir önünden çıksın avluya

azıcık terledi sarıp havluya

üşürmü acaba fikri parlanır

 

sen içerde büyüt karınla göbek

dışarda göğermiş zavallı bebek

nasılda değişmiş şimdinin köpek

acili ara bir şekli hırlanır

 

hastanenin ağır gelir fatura

git götür bebeyi türbe yatıra

zatüre geliyor en çok hatıra

soğukta üşütüp yüzü morlanır

 

''senin suçun diye bağırır eşe

gel yavrum sırtına çekeyim şişe

bulursam gireyim bende bir işe

şu herif utanır belki arlanır''

 

-bulursan iş selam söyle patrona

memleket muhtaç bir iyi nötrona

güvenme geçici ufak kadrona

sepetler bakarsın yarın zırlanır

 

hınzır velet yetmez üstelik karın

işsizlik bir taraf karanlık yarın

efendim gayrı siz farkına varın

ağarır saçların böyle karlanır..

..............................

uzanan el gider hoşa

katresi yaş sileceksin

kazma ile koşa koşa

dağı taşı deleceksin

 

sağlıklı ve uzun yaşa

baltaları vurma taşa

engelleri aşa aşa

üstesinden geleceksin

 

sakın deme tövbe haşa

böyle tarak böyle başa

kimler tetik kimler maşa

tetkik edip bileceksin

 

karnın açtır gece kaçta

döner giderdi lavaçta

yemekteyiz hep revaçta

eti ince dileceksin

 

kirletip atmasın şişe

saat çeyrek kala beşe

umman deniz derya köşe

derin dibe dalacaksın

 

içerin hep sevinç neşe

bulduğun yer meşe döşe

şairler benzer güneşe

bazı yalnız kalacaksın

 

atılmışca kor ataşa

her akşam evde nataşa

deki git kocanı boşa

kadın aklı çeleceksin

 

komşun ile münakaşa

at başına kürek maşa

yola gelir paşa paşa

türlü ürün alacaksın

 

geçit vermez hiç keleşe

her şey değil pek beleşe

duyan koşsun dosta eşe

acil haber salacaksın

 

akşam eve gündüz işe

aşk ateşi pişe pişe

kafa beynin şişe şişe

sen bu sazı çalacaksın..

................................

eleştir şair şevki

kalmasada adın ak

düşkünüm damak zevki

gel toplayak madımak

 

adımı atıp ürkek

kürsüye çıkma hatip

sözün yok yiğit erkek

otur desinler katip

 

binlerce sen misali

eleştirme talibi

zor hedefe visali

kim çıkıyor galibi

 

öyle leyleğin lak lak

kıvamı yerme aşık

aksi hali yağ şak şak

çok gelir yarım kaşık

 

imkanın nispetinde

sonuna kadar oku

yarı yol kispetinde

yayılır ağır koku

 

şikara gider iken

sen sakın olma şikar

kötü hal batar diken

iyi okşar aşikar

 

şaraptan ırak durup

ayık başla eleştir

gir sıraya ilk gurup

saygın isme beleştir

 

gariban o şaire

kafa göz birden dalma

kalem var yok daire

onu elinden alma

 

kendine bir bak şöyle

ne yaptın ulu orta

başarın varmı söyle

mesela bir yumurta

 

yumuşak olur kabuk

belki iç çift sarıdır

çünkü çıkarır çabuk

derdi buğday darıdır

 

hadi şimdi eleştir

şu zavallı pilici

kimi yergiler eştir

saplamakla kılıcı

 

makul bir gerekçedir

acıkmış karınları

doyurmak erekçedir

düşünmez yarınları

 

anında şıpın işi

yalapşap yazılmakta

belki son çırpınışı

mezarı kazılmakta

 

kul kendi mezarını

kazar ses duyulmazmı

ruhuna el fatiha

imama uyulmazmı

 

bu yüzden fazlada

incitme acemiyi

git yat uyu uykular

olsun hep gecen iyi..

.............

''bir şiir kitabı bastırdım'' desen

hemen kaşlarını çatar kitapçı

istemezse ısrar yollu denesen

tiksinerek bakış atar kitapçı

 

- mmm.. arka kapağın var bandrolü tamam

''anam korsan malı ben semte komam''

ön sayfa ismi gör girmişce hamam

ıslar alnına ter katar kitapçı

 

içimden '' lan oğlum değilsin koyun

hayat dediğin bir dram tür oyun''

melül melül bakıp bükersin boyun

azıcık zokayı yutar kitapçı

 

arkanda dayın var otur bol masa

şiir yazmazdım iç hicran dolmasa

dağıtım ağım yok zatın olmasa

kim benim elimden tutar kitapçı

 

-hemşerim bu beni çarpsın ki şu nan

vallahi siftahsız kapattım dünaan

yoksa almazmıyım gitseydi inan

satmaz ayağına yatar kitapçı

 

''abey maliyeti nasıl öderim

satılmaz eş dosta sonra ne derim

üstümden alıver biraz kederim''

sanki iflas eder batar kitapçı

 

arabesk tarzında çalarım teyip

içini okumaz başını eyip

gitmezsen zabıta çağrırım deyip

acımaz adamı satar kitapçı

 

ensesi dibi el kazıkla bitsek

bozulmuş bu dünya azıcık itsek

bilmem başı alıp nereye gitsek

gecikmiş trenim rötar kitapçı..

 

hele içlerinde biri vardı acıyarak yüzüme baktı

- tamam edebiyat şiirsiz düşünülemez ama edebiyatın şiir dalı gitmiyor..

yazık buna harcayacağın emeğe.. git edebinle roman türü neyin bi şey yaz..

herkesin babayı neyi sorgula.. baba ve hiç de.. git iktidara cemaate hatta millete sataş..

gerekirse söv say.. o zaman sana yardımcı olurdum.. peynir ekmek gibi gider dedi..

ama.. şiir okunmuyor satılmıyormuş.. atarım biladerin bodruma yaksınlar zobada sıcak kış geçer..

oda bir hayır bence..

PA
23.10.2010 18:03
#95

Kim Demiş Iş Yok Memlekette..

 

Kim demiş iş yok memlekette

var hem bissürü tonla

yeter ki eğleşme çette

çimento çek kar betonla

 

temeli at kat daire

benzer yön varmı şaire

idrak et git aynaya bak

dişin dökük başın kabak

 

tabak gibi ortadasın

sorunu kaportadasın

tadasın hayatın acı

biber tarafını hacı

 

bacım olsun dünya ahret

edemezsin şahsen ah ret

kadın kötü şiir yazar

ama yüz değmesin nazar

 

insan kalbi küt küt atar

kitap en az yüz bin satar

sen görmeden kabus uyu

felek kurar hep pusuyu

 

su yukarı akar şöyle

bir örneği varmı söyle

öyle nam salmamış adam

kitabını hangi madam

 

sorarım kor ki rafına

sığınıp yüksek afına

kafın arkası belki var

mutlu balıklı bir livar

 

ne vardı şair olacak

keşke yağlı kaz yolacak

baz istasyona müsait

müstakil tüm sana ait

 

sakin gecekondu evin

tekin bir yer buldun sevin

sevmez patroytu sükutu

sever sakinlik sükutu

 

şiir yazarken kes sesin

ki korkmasın gelsin esin

sinesi nar çıkaranı

yakıp acı cigaranı

 

hiç uc uca ulamazsın

kati suret bulamazsın

tam kafana göre işi

ne vardı ki olsan dişi

 

dolu iş hem maaşı bol

gerer patron kanadı kol

diye estetike meyil

verme meseleye eyil

 

değil ceryana tak fişi

şimdi sana göre işi

hemen nasıl uydurayım

gel kasaptan koydurayım

 

yarım poşet kuşbaşı et

al ve yarın işbaşı et

var başına otur masa

şayet kimse oturmasa

 

burdan evrakı takip et

malum belirsiz akibet

sen tibete yolluyorsun

sağı solu kolluyorsun

 

kimse yoksa yak sigara

yazıl sekreter nigara

vecd ile kalp bazı tekler

çift çift uçar kelebekler

 

bekler iken maaş bodro

telgraf ''pardon dolu kadro''

patron beni sepetledi

bir ay evi hep etledi

 

nakit sıkıntısı tabi

karnın açsa ısıt abi

gel vereyim sana bıçak

çoğu kokmuş hava sıcak..

 

ufak yer bizim kasaba

hayrına verdim kasaba

kalan eti ben nitekim

köfte yaptım eylül ekim

 

buda senin kısmetinmiş

şimdi sağır ismet inmiş

alt kat komşum melahata

oda geçsin telsim hata

 

sim hata mesajı verir

hali görsen için erir

bakan yok azizim bakan

ancak manzaraya bakan

 

çin malı ve bozuk çoğu

gagalıyor uzak doğu

tuzaklara düşmeyelim

el yağında pişmeyelim

 

hayalimde elde olta

atmak galatada volta

sonra avrupası balkan

kalkan satmalıyız kalkan

 

kim alır deme balığı

mutlak çıkar bir alığı

devri değil bula al kan

elde kılıç ile kalkan

 

çilek al kan yapar diye

salla gitsin müşteriye

eriğe taban fiyatı

bin lira yaz az fiy atı

 

besiye tava getiren

bizi işsizlik bitiren

biti ren geyiğe sar kaç

yerli ete kanal ark aç

 

baktı ren geyikte oyun

sana bükecektir boyun

geçmişde bir deli dana

paniği sardı badana

 

içine buladı eti

sersem avrupa milleti

et mahrumu köşe bucak

sonra bize açtı kucak

 

bütçe makarna süzgeci

sattık uyuz üç beş keçi

gelmedi bunun arkası

olmadık dünya markası

 

anavatanı ankara

tiftik cinsi coni kara

kıta afrikası dahil

satar çin fildişi sahil

 

angora adı altında

yıllık elli bin altında

yine senden faiz alır

senin hanım mahrum kalır

 

yüzük kolyesi bilezik

demese bile bil ezik

içi zavallı kadının

hükmü kalmadı kadının

 

hangi hakim bilir halden

herif gelir iken halden

yarım okka hamsi almaz

denize bir olta salmaz

 

ezberlemiş devlet bize

ya iş versin yahut vize

yahu devletine omuz

ata ata bazı domuz

 

iki seksen uzatıyor

kokmuşuna tuz atıyor

devlet.. sen.. suyu serp akan..

altı yıkansın her bakan..

 

kadayıfı şöhret yapmış

uygun yerden alacaksın

iş yok iş yok deyip durma

işi kendin bulacaksın

 

dört yanı iş ülke cennet

takılma başında sen net

sayenizde şair oldum

geçti tehlikesi cinnet

 

iyisinden buldum sana

işi.. çalış dön insana

nene gerek şiir filan

bastırman gerekir ilan

 

el eteği öpeceksin

henüz taze körpeceksin

yol yakın iken dönmeli

içe ümit serpeceksin..

EN
24.10.2010 11:37
#96

Kim demiş bu memlekette emekler boşa gidiyor diye!! Dayısı olana tüm kapılar açık en kibarından.... Teşekkürler!!!

PA
25.10.2010 13:48
#97

Kafayı Taktı Türbana..

 

kıvırıp dudağı lebi

tuhafca baktı urbana

bütün okulu mektebi

kafayı taktı türbana

 

biri baş eğmez kafire

biri mezbaa tür zifire

verilecek iki fire

girer iken bu kurbana

 

şu diploması yırtılır

okumaz ise kurtulur

aşir gün elbet tartılır

bilir baş örtüm ar bana

 

ömür biter ilim asıl

lazım müslümana vasıl

olamadı acep nasıl

bu dünya sanki dar bana

 

didar-ı hür tanım sari

inancın gereği ari?

hayrına tutuver bari

porojektörü far bana

 

marif yolu kaya çakıl

giyin peruk ile takıl

mütemadi verir akıl

malum çariçe çar bana

 

içeri salma kıl maşa

karış saçı ile kaşa

dolaş geri yine başa

döner tarhana çorbana

 

müneccim kadın felaket

öz hemcins hakkı helak et

yanaş madalya plaket

koyam filesi torbana

 

yılda mahsus bir defaya

çıkak seninle sefaya

türbanı takmam kafaya

şu sensizliği kor bana.. aah aman aman yaaar..

PA
27.10.2010 17:12
#98

Kan Damlasın Kaleminden..

 

Ne kadar çok bıçak sokarsa soksun aşık

sarmaşık gülü gibi bol ürün alır

arınır şiir salınsa kepçe kaşık

irisi üste gelir altta kötüsü kalır

 

ışık olur kavra ve silk ilhamın yakası

manyaklık günümüz münferit vakası

kısa kesilmeli söz vurmasın makası

laf kalabalık kafa ütüsü kalır

 

aşıklar.. civarı köyceğizle fethiye

aşırıya kaçmadan yazmalı methiye

unutma.. şiiri miras bırak atiye

düşsede uçak kara kutusu kalır

 

ocakın yerine der ise şubat ayı

başa kakar okur ufak naif hatayı

atıverin gerekirse üç beş kıtayı

temizlenir yumuşağı katısı kalır

 

musibet.. alkışı ve şakşakı.. yalaka

yapıyor şairi..nadir var alaka

edebiyat ile.. yatır altı falaka

yıkılır duvarı.. tek.. çatısı kalır..

 

kan damlasın kaleminden.. alem anlasın

şair ne imiş.. bilsin!..var admin banlasın

esirgeme sözü farzet atletin donlasın

çıplak adamın ne doğu ne batısı kalır

 

ısıtma aynı konuyu hem seve seve

bazı gün zürafa ver bazı gün deve

başarır isen yazılır sizin eve

döşek serer okur gece yatısı kalır

 

aşıkın olacak mutlak udu itabı

edebi düşürme bil hitabı

mükemmel güzel şiir doldur kitabı

daha sonra satışı satısı kalır..

PA
31.10.2010 16:38
#99

Anguslar..

 

 

bunlar avustralya görmüş bi toplum

sanmam yerli gibi kakar anguslar

herhangi otoyol karşıya geçsin

kırmızı ışığa bakar anguslar

 

yerlisi tükendi devletim aydı

Allah razı olsun dört yana yaydı

kaza görüntüsü mobese kaydı

zannetmem burnunu sokar anguslar

 

sarıda hazrolup yeşili bekler

yaşlıya öncelik ne şüphe şekler

araç arızalı kalkıp itekler

geri dörtlüleri yakar anguslar

 

bana sorma '' - nerde şoför maralı?''

kalp kriz geçirmiş bahtı karalı

baktı ki bu garip ağır yaralı

ambülansa sinyal çakar anguslar

 

karşıdan işaret alındı dolu

acilen kavranır vitesin kolu

yaralı ile tut hastane yolu

vakit kaybetmeden çıkar anguslar

 

yağmurda giymişsen kürkünü samur

medeni yoğrulmuş bunların hamur

sanma yerli gibi sıçratır çamur

müstesna azıcık sakar anguslar

 

yetişme gayesi hızlı sürülsün

trafik polisten duvar örülsün

önemli olan tek işin görülsün

yirmi otuz kağıt sıkar anguslar

 

insanlık namına menfaat ari

yoğun bakım oda aldırır seri

yarın taburcu pak bulmalı bari

gider koltukları yıkar anguslar

 

bizim yerli sığır harbiden cahal

sokulma yanına mezbaha mahal

mahiyet yayına kralla şah al

bu yönden sahibi vakar anguslar

 

severek versede leziz hoş eti

tatmaya alışkın değil vahşeti

kazara görmesin kimi dehşeti

muhtemel sokağa akar anguslar

 

eksilmesin mirim sofranda tuzun

karşıya rahat geç oğlunla kızın

ne halkı yerlere uzatır uzun

ne sivri boynuzu takar anguslar

 

gurbet el içleri olsada ezik

çalmazlar yüksek ses arabesk müzik

hilkat taşırsada çok güçlü fizik

maçoluğa kulak tıkar anguslar

 

göğsünde mangal tür bir yürek yatar

ne acemi kasap önüne katar

ne maçı kutlayıp mermiler atar

yahut halkı eyler şikar anguslar

 

der isen ne için bayramın zehir

sebebi özlenen dağ ova nehir

yutuyor hayvanı bu büyük şehir

sonunda besiden bıkar anguslar

 

kurban günu mısmıl denir ha buna

muhtaç değil elin kile sabuna

ecik kekik ekle pişme kabına

etleri gül gibi kokar anguslar

EN
31.10.2010 19:23
#100

Yüreğinize sağlık hocam. Şiirleriniz etkileyici..

PA
05.11.2010 18:33
#101

akraba öpme tür gelenek vardı

elleri dudakla sular bayramlar

şimdilerde grip korkusu sardı

bakarsın mikroba bular bayramlar

 

bayramlar sağlardı maddi dengeni

öp harçlık al ihmal etme yengeni

üst başım gıcırdı giyerdim yeni

beni hülyalara salar bayramlar

 

geçmişte kaldılar çoğu meziyet

bir yere ulaşıp gitme eziyet

güngüne ararım eski vaziyet

gözlerim maziye dalar bayramlar

 

nerde eski bayram eski ayranlar

köylük yer yapardık türlü seyranlar

şişkince cüzdana olsan hayranlar

dillerin dondurma yalar bayramlar

 

ne oldu bilmemki bizim ülkeye

kendine gelirse hafif silkeye

ne eben kalaylı bakır helkeye

bol kaymak bir yoğurt çalar bayramlar

 

gösteri yapmayıp sihirbaz hilmin

yoksul giydirmeye yetmiyor ilmin

ağlayıp sonuna bakmadım filmin

bilmem kimi mutlu kılar bayramlar

 

en çok şekeri al sağlar kariyer

dikkat kilitlidir şimdi bariyer

koymayıp ev sahip lokum orta yer

kapıyı açmaya yılar bayramlar

 

ulu tanrım bana dayanma güç ver

kabak alabilsek yapardık mücver

hadi gel nistersen bunları boşver

içlerin sevinçle dolar bayramlar

 

ağlama.. bırakıp burun çekmeyi

hüzüne vurmayı bilin tekmeyi

ümit yine fakir aşı ekmeği

taşıma.. gül yüzün solar bayramlar..

 

elek fiyatı sat karşı nalbura

pantolon dönmüşse bile kalbura

bulup buluşturur adam malbora

cigara uc uca ular bayramda

 

sıksada hayatın bazı pensesi

berberden çıkmalı başı ensesi

içinde gençliğin o çoşkun sesi

koparır zinciri yular bayramlar

 

kimse kolay yapmaz öyle jubile

adam aşkı ile gezer el ele

aşırı karamsar şairi bile

yine mutluluklar diler bayramlar..

....................

her tarafın şair olsa ne yazar

sözü dil ucundan çekemedinse

komodin gözünden al azar azar

beyaz bir kağıda dökemedinse

 

bütün gün seyretsen evinde tivi

malesef tatmak zor portakal kivi

ilham dediğin ne küçük bir çivi

yazıklar olsun tek sökemedinse

 

niçin yıkılsın bu şiir binası

bir şair bilmeli mutlak cinası

tilkiler yer seni işin fenası

en az karga kadar sekemedinse

 

sahip çıkma birgün suyu ısınır

şiirin yar ağzı geldiği sınır

kafaya okurun etmeden sinir

mutlak yaşar fikri sokamadınsa

 

nasıl şair derim şakıyan bülbül

olma köfte dudak bir meltem cumbul

gönül bahçen ekip mesela sümbül

menekşe lale gül kokamadınsa

 

bilmek zorundamı zavallı millet

senin böğürtünle olarak illet

özel hayatını paylaşma zillet

kısır döngüsünden çıkamadınsa

 

ben şaire şair demem her zaman

gözyaşı dökerek der ise aman

şu mazlum okura içi boş saman

verme geleneğin yıkamadınsa

 

seni terketmişi eyleme fişfik

vatandaşa karşı ol daim müşfik

yerli mal tüketim ederek teşvik

boşa akar musluk tıkamadınsa

 

nadir yiyor garip iftar sahur et

toparla etrafı temiz tahir et

ne fayda sağladın dünya ahiret

durlayıp çamaşır sıkamadınsa

 

şair düşünür hal yoksulun açın

ve halkın sevgisi başında tacın

alkışlarım adam ağarmış saçın

yinede yazmadan bıkamadınsa

 

muzdarip ve nalan bir kalbi taşı

kimsenin silmedin gözünün yaşı

insanlar ne halde kaldırıp başı

şöyle bir çevreye bakamadınsa

 

bir fikrin varmıdır hayata dair

cehalet karanlık türü vesair

feriştahı olsan ne yazar şair

meşale ve ışık yakamadınsa

 

bana deme yaktın nerenden belli?

yaklaşık sayısı binbeşyüz elli

koşulmaz yağız at ebed ezelli

nalını mıhını çakamadınsa

 

anladım bakmıyor üçü beşine

en ilkin gitmeli kendi hoşuna

hata bende şair hepsi boşuna

kitleler peşine takamadınsa

 

sende böyle kendi kendin eleştir

korkma düşük fiyat hatta beleştir

şairmisin sanki boş boş dolaş dur

berrak su misali akamadınsa

 

kalite sayesi dağları aşam

uzun yıl dilerim sağlıklı yaşam

kolaymı hiç şair olması paşam

gerçekleri başa kakamadınsa..

.......................

aşkın sebeb olur mahve

çıkmaz üstten süpür süpür

dudağımda acı kahve

höpür höpür höpür höpür

 

rastlasam asfalt şeridim

seni sevmiştim der idim

bir sabun gibi eridim

köpür köpür köpür köpür

 

böyle imiş kader yazı

avazeyi seyret bazı

dertli dertli vursam sazı

tıpır tıpır tıpır tıpır

 

öksürsem ciğer sökülür

ağlarım boynum bükülür

gözümden yaşlar dökülür

sapır supur sapır supur

 

sen bir balsın bense arı

sızlar yüreğin kenarı

yaşlar andırır pınarı

şıpır şıpır şıpır şıpır

 

iyi tür esrar seçerim

çeker kendimden geçerim

seni düşünsem içerim

kıpır kıpır kıpır kıpır

 

demem bugün ayın kaçı

zatın ile gütsem keçi

çimen dolu ağız içi

hapır hupur hapır hupur

 

papucumu eder çamur

ıslatır dört başı mamür

başım üstü yağar yağmur

şapır şupur şapır şupur

 

merak edip listeleri

benim gibi hasteleri

okuyorum gasteleri

küpür küpür küpür küpür

 

yollarım sarpa sarpıyor

sen olma kim göz kırpıyor

kalbim dehşetli çarpıyor

güpür güpür güpür güpür

 

düşe gir uykuyu bölde

uyu deme bana öl de

yüzmek senin ile gölde

çapur çupur çapur çupur

 

sevgilim unutma emi

gözümden gitmeyen nemi

seni arar gemi gemi

vapur vapur vapur vapur..

..................

güneş sararken gurubu

yine sensiz yaşıyorum

bilmem nasıl olur ki bu

inan bende şaşıyorum

 

böyle ziynet-i aliyle

elde çoban kavaliyle

kavuşurum hayaliyle

dağı taşı aşıyorum

 

ekseri dikenle süslü

yürürüm yol bol kaktüslü

aşkın ile enfarktüslü

hasta kalbi taşıyorum

 

ne fayda bağrın yırtımı

toplarım pılı pırtımı

pirelenen şu sırtımı

yine kendim kaşıyorum

 

kolaymı azık teminin

kabul olmaz her aminin

korkusu var haraminin

erden yola düşüyorum

 

etrafım çevreler tüm it

az ucundan verir ümit

ısıtmıyor sıcak simit

tut elimi üşüyorum

 

bir menzilim yok varacak

yar seni kimler saracak

kalp sanki şimdi duracak

başı boş hal koşuyorum

 

aday olmam bu seçime

çünkü ak düştü saçıma

sığmaz bu dertler içime

sel misali coşuyorum

 

izleyemez oldum lostu

gönlüm arar yalnız dostu

mecbur giysem bile postu

öğle üstü pişiyorum

 

özler yaptığın kekleri

seyrederim ben gökleri

tek nasibim ot kökleri

çok yeyince şişiyorum

 

gezer iken izlerinde

derman kalmaz dizlerimde

parlıyorsun gözlerimde

ayna gibi ışıyorum

 

yar senin ile gülmüşüm

kaç gece uyku bölmüşüm

ben yaşar iken ölmüşüm

mezarımı eşiyorum..

.....................

gen ile değil ilgili

zekası geliyor haktan

bak başa belli bilgili

genç yaş saç geçilmez aktan

 

ilme vakfeyle zatını

cahilce sürme atını

tanı şiir sanatını

men eder göz ucu baktan

 

onaş yaz su gibi aksın

okuyan içini yaksın

hicivde sözcüğü çaksın

farkı yok saplanan oktan

 

yazar yüklenir entere

şair benzer bir pantere

bazı bürünür kan tere

kurtulman zor ani şoktan

 

koca adamsın yaş reşit

sen herkese davran eşit

bazı kulak verip işit

çekiç sesi gelir doktan

 

sanat toplum için bence

bir şey ver yaşlısı gence

acaba işmidir sence

kürkün al yararlan foktan

 

menşei olsun Türk malı

şair derine dalmalı

hatta enerji almalı

sobada yanan her koktan

 

orman ağaç cinsi sedir

yaz ne hoş işliyor dedir

yine deri çeşididir

iyi papuç çıkar roktan

 

araştır ustası nerde

okura ver pilav zerde

daim uzak olun birde

kuru lafa karnı toktan

 

düşün ki olmasın biran

şiirden kurulu binan

sevgilim unutur inan

belkide ben seni çoktan

 

sonra okurla tanışma

ilerde sanır danışma

haddi bil fazla konuşma

cümle son konunca noktan..

PA
08.11.2010 12:50
#102

Balarıları..

 

 

çiçeği sarı

kondular dala

kırk kadar arı

durdular bala

 

böyle fukara

bir böcek ara

ceketi kara

şalvarı ala

 

haber saldılar

toplu daldılar

işi aldılar

sanki kabala

 

kızı karısı

başa darısı

gece yarısı

çalış çabala

 

nektara bakıp

su misal akıp

poleni kakıp

yığdılar sala

 

bu canım hep al

boynuma vebal

kasa kasa bal

yağdı kumsala

 

ilahi çağrı

açtılar bağrı

kovana doğru

uçtu dört nala

 

erbabı ve tek

tuğlalı etek

örecek petek

bulmasın mala

 

ne sırt abalı

ne ev sobalı

akardı balı

konsa çuvala

 

tahtı hilafet

yaşlı bir afet

dedi.. - tez def et

yabanı kovala!

 

mevla yaptırır

hakka taptırır

sonra kaptırır

kurda çakala

 

dağıtım sever

çevresi civar

haydi sende var

kovan yakala

 

iç sevinç dolsun

kaşığı bolsun

afiyet olsun

ye çala çala..

................

Şairlikten bize ekmek çıkmıycak

gidip adam gibi işe bakmalı

muzdarip okurun canı sıkmıycak

kumkapı halinden balık yıkmalı

 

yıkayıp tuzla yap hamsi buğlama

soğanı soy doğra yine ağlama

eski alışkanlık sakın yağlama

tepsiyi.. yağcılık.. gayrı bıkmalı..

 

ayrıca sıkmalı bolca limonu

salya sümük ağla yer ki kim onu

kudüs civarında merhum Simon'u

derdi.. '' aşırıyı hapse tıkmalı''

 

mantığın dışı iş etsen temaşa

bilmeyen şah sanır tövbeler haşa

şairler genelde olmazlar maşa

öyleyse ne diye burnu sokmalı

 

bildiğin meslekten şaşma azizim

bize ne çok ekol yok realizim

tek doğru sen isen yürü gel izim

mecran olmalı ki bendin akmalı

 

dünyanın en bilmiş adamı Hızlan

tut onu.. kızgınsa.. giderdi buzlan..

hem yeni yetişmez şeklinde sızlan

nadiren çıkana çivi kakmalı

 

koy balık tezgaha kokmuş değilse

müşteri bit pazar taraf meyilse

buğlanmış hamsiye başı eğilse

kişi başı yüklü hesap takmalı

 

aptallık etmişiz bizi aşıyor

abdal sorumluluk duygu taşıyor

belaya nazır vur felek şaşıyor

karşılık şamarı nasıl çakmalı

 

palyaço soytarı demir alırsa

binmiyor her gemi esiri forsa

arada yazarız fırsat olursa

kursaklar olmalı helal lokmalı

 

balık ekmek gider hemde kazanır

sesinde kısılmaz biraz az taaaanır

olsada.. pişmesin.. millet uzanır

altına odun at.. meret kokmalı..

.....................

birgün bitiririz bütün sözleri

tekrar aynı yere başa döneriz

senaryoya uyar gülen gözleri

ağlarız biz yine yaşa döneriz

 

bari üç beş sözcük dursun sepette

çünkü işim olmaz kem ile bette

şiir de olmasın sevgi elbette

şüphe yok şu kalbi taşa döneriz

 

kaybolan zamanı kendine ayır

böyle bir yerli film nolamaz nayır

günboyu gezeriz dağ ile bayır

akşama ekmeğe aşa döneriz

 

esas bu kırların bolmuş sineği

bize ne ot yemiş elin ineği

fakir bir şairin olmaz tüneği

gece metres yahut eşe döneriz

 

şu ülke açmadan çiçeği solmuş

kimisi ayakta içinde dolmuş

gayrı ihtiyar el alışkın olmuş

yazmasak kokuşur leşe döneriz

 

yaşarken başarmaz ödül bab iri

madalya alma der rüya tabiri

mutlaka karanfil görür kabiri

bazı cepheden pür neşe döneriz

 

paran yok kahvede söylenen çaylan

beklenti lay lay lom saran bir aylan

kalemi satmayız defolup yaylan

elinde sopayla meşe döneriz

 

şiir kenarı vur altın varakı

mutlak azaltmalı şarap arakı

dikkat götürür bu hiciv merakı

sayısı düşerek beşe döneriz

 

maddi bağlam düşün neki ederin?

dert içi yüzersin bitmez kederin

zarların yek geliş imiş kaderin

bazı şans uz gider şeşe döneriz

 

iki evlek yerin huzurun anı

çok belini büker emlak beyanı

her vakit sarkılmaz meyhane yanı

adı ayyaşlara keşe döneriz

 

dost başına düşman ayağa bakar

han hamam gelir yok su gibi akar

mecburen çalışır maişet yakar

ocakta kebaba şişe döneriz

 

eş dost ile çoktan açtık arayı

sebebi yoksulluk deşme yarayı

bakarsın ilerde görür parayı

kazanır nadiren köşe döneriz

 

millet hayat yaşar sen burda delir

aşık adamın kim halini bilir

amele çavuşla göz göze gelir

başları eğerek işe döneriz

 

vezir şah ol hanım kaldırmaz buyruk

aslımız oğuz boy bellidir uyruk

ayrıca hassasız basılmaz kuyruk

pençesi tırnağa dişe döneriz

 

fakirem yaz yine sen ilden ile

şiirimiz kalır bir dilden dile

hatırdan çıkarız o yarin bile

unutur hayale düşe döneriz..

PA
13.11.2010 21:54
#103

Hakiki Bir Bayram Olur..

 

Köftenin pişim evresi.. tabi ki bir bayram olur

çatalın ağız çevresi.. mekiki bir bayram olur..

 

soldu üstte urbamızda.. azık ara torbamızda

şu tahrana çorbamızda.. kekiki bir bayram olur

 

Cüneyt Arkın misal hopla.. polislere girsek copla

bolca şeker filan topla.. hakiki bir bayram olur

 

tutulmaz söz vaatinde.. mazi bugün ve atinde

yetişse tam saatinde.. dakiki bir bayram olur

 

tutar olsa şu dizlerin.. sürsem güzel kız izlerin

capona benzer gözlerin.. çekiki bir bayram olur

 

biz kış ay siz bahar güzde.. hakkımızmı düşen yüzde

birgün kurban kessek bizde.. hukuki bir bayram olur

 

gör hayrı kurban koçların.. saçlarında ak uçların

yırtık halde papuçların.. dikiki bir bayram olur

 

yılda bir zengin hayranın.. arzu ediyor seyranın

sofranda tas tas ayranın.. dökükü bir bayram olur

 

sıksık kontrol et azığın.. yokmu içten bir yazığın

sayeniz ipin kazığın.. sökükü bir bayram olur

 

istihsal noksan sahi be.. yalnız yardım ile hibe

alt katta tortunun dibe.. çökükü bir bayram olur..

 

sen makamın rahat uyu.. halk içinde gayye kuyu

acep varmı ekmek suyu.. tetkiki bir bayram olur..

.....................

başla etin hasadına

kapa taş devri çağını

sarıl eğe masadına

keskin eyle bıçağını

 

üç gün olsa bile sine

beleş otobüse bine

kesim yeri getir yine

kabı ile kacağını

 

hanım aldı sene doksan

hakmı ben aç iken toksan

çevrede pek etme noksan

mangalını ocağını

 

açlığı dışarı vurma

hayvana satır savurma

olunacak sac kavurma

belki sevmez sıcağını

 

icabında abdest alıp

kısmen mesafeli kalıp

birde başka yere çalıp

kesme kolu bacağını

 

hor görme dana fendini

kükreyip çiğner bendini

matador sanıp kendini

açık etme kucağını

 

küçük detay nerde tırak

et belayı senden ırak

yada kendi hali bırak

teslim olmaz kaçağını

 

tırmalar adamı hurma

lazım acile uçurma

zamanı yetiş kaçırma

akşam sekiz uçağını

 

başın gözün hayrı sayıp

sayma sakadatı kayıp

bize yollamasan ayıp

kıyı köşe bucağını

 

sesin bülbülüm dercemi

aslen sakamı serçemi

kurban olam dök perçemi

salkımını saçağını

 

saçlarında sırma örgün

vur kapına demir sürgün

babayın başına birgün

geçirecem nacağını..

görecek kurbanı..

....................

 

kurban bayramında kesin

kesip yiyeceksin besin

kan olur tüm mersedesi

atma et kim derse desin

 

dedesi ve ebesini

ziyaret etmeli kişi

deme grip kes sesini

el öpme olmalı işi

 

toplaması bayram şeker

insaf edin gereği din

erkekseniz teker teker

ev sahib üstüne gidin

 

eğitim noksan ülkede

deme daha yokmu lokum

saygı duy özel mülkede

de davette dahi tokum

 

iki dilim baklavaya

sakın atma taklasını

arada bakıp havaya

yeyip geçin baklasını

 

yaklaşır insan bayramda

biri birine kaynaşır

haşlama eti sofranda

hoşafı pilav oynaşır

 

oyna sende çık meydana

dana gibi kesmediler

deli derdik kürd aydana

böyle çabuk esmediler

 

kesme akrabalar ile

ilişki yoksa silerim

defterimden ati bile

sanma mutluluk dilerim

 

dilerim eti ince ince

doğrama kaba kıyarsan

el ayağı çekilince

bizide görüp sayarsan

 

hoş sayma ne çıkar yine

mutlu bayramlar dilerim

dikkat ederek sayine

siz değerli karilerim..

PA
16.11.2010 20:59
#104

Bayram Şekeri

 

üstüne basmadın kambur feleğin

belleri bükecek çarkı tekeri

duvara asmadın kalbur eleği

canların çekecek bayram şekeri

 

yengeyin elini yavrum dilruba

öperken dikkat et virüs mikroba

çok daha sıkı bağ hısım akraba

tohumlar ekecek bayram şekeri

 

kimsesin en mutlu buna inan ki

ağzına iştahla attığın an ki

sevinç bir ağaçtır meyvası sanki

yapraktan kökecek bayram şekeri

 

sen yerken görmesin şişer bir yeri

doyur misafiri kavur ciğeri

biri etle gelir oruç diğeri

bayrağı dikecek bayram şekeri

 

veresiye yazdır doldur eteki

köşeye bırakıp senedi çeki

gelecek yılların binbir çiçeki

çocuklar çökecek bayram şekeri

 

kahvaltı bulmazken evde kaşarı

bu devir elde et büyük başarı

yine sen tüketim gitme aşırı

dişleri sökecek bayram şekeri

 

ikramda yarıştır tercihin zoru

çeşit var nane tür yakıcı koru

usta el saracak al yeşil moru

ambalaj bükecek bayram şekeri

 

tatlıya boğacak köşe bucağı

yürekte ateşli yanar ocağı

şairlerin şiir dolar kucağı

yoksada dökecek bayram şekeri..

.............

 

şu hayat gözünde hiçti siroz olana dek içti

sanki fani dünya çivi rakı mey o bir çekiçti

Çek içtimi tabibe Türk içtimi habibe gider

ol sebeb ile damadı tabib albay Habibe der

 

''muhterem pederin derdin kederin elinde esir

ey oğul yokmu ilacın eyler iyi etki tesir?''

tetkik etti o '' bey baba en çok üç ay yaşarsınız

aşarsınız tepe üstü düşer felek şaşarsınız

 

ızdırabı bunun ile bertaraf edilmez alem

haline güler en iyi çare şu fitili al em

alkol aklına gelince aha şoo bağrı delince

iğne var vurul bırakma biri aklını çelince''

 

türü tavsiye vererek ayrılır gögüs gererek

damadı ve çevre yağcı yalağı postu sererek

bilinmez niçin vermedi telkin bırakması için

bilakis dediler '' için efendim mutlaka için

 

için mikrobu temizler ayna gibi karaciğer

ve tıkır tıkır çalışır eder iç organı diğer''

kanatır yine yarayı bunlar alarak parayı

''izninizle getireyim kapayın açık arayı''

 

deyip ayıoğlu ayı parayı ne kadar ayıp

kaptı kaçtı eyleyip git iki ay var herif kayıp

bu yalaklar bu yağcılar büyü sihir göz bağcılar

üzümleri sattırırlar zengin kılar tüm bağcılar

 

acı ama hakikaten adam siroz aolup zaten

gitti gider üstelik sen niçin çevir bronza ten

borozancı başı bunlar kişi göze bakıp anlar

kanlar saçar gözlerinden hınç ile dolduğu anlar

 

muannit elinde susta görüşmüş son belarusta

bela benden uzak ola demiş adam olmuş usta

eskiden demek çırakmış içmeyi şimdi bırakmış

geziyormuş arabistan suriye iran ırakmış

 

ırak ol bizdende aman ye bol cevizini kaman

boğazına harca para elinde bıçağı kaman

noksan etme böyle yine rastlar isen bir hayine

sen vurup sapla beyine kilise baksın ayine

 

nene gerek senin paşa sen ecik kekik koy aşa

yemene bak içme yoksa adın çıkacak ayyaşa

yaşa bol terk edip anı daim temiz giy urbanı

dediler yarın bayram dilerim iyi kurbanı..

.................

 

ben giderün çiçekçiye

dek gelürün bıçakçiye

uşak yakam bırakmıyor

salıverir üç akçiye

 

ocağı bata bele ki

beleş vermesin ele ki

mubarek aslı kazmısın

yolunursun tüy teleki

 

şöyle ahım şahım bıçak

verilse gam yemem uçak

metali daha berk olur

ha bunu çivi deyü çak

 

milimde gitmez ileri

malül savaş gazileri

yazık o tahta ahşaba

tufan günü mazileri

 

su sabunu kabil keser

hani olursa yel eser

sakın sokulma yanına

ne kurbanın boyun ne ser

 

hain adam satar madem

yazılsın üstüne kadem

iki satır de '' elmasın

bölerdi Hazreti Adem''

 

satır ilemi kesmeli

yahut bu bahta küsmeli

ko danayı işine bak

ne kaksın ne süsmeli

 

hasislik etme kasabın

yolunu tut ve hesabın

unut sen üç beş köftenin

bayram gün bozma asabın

 

nasibi olmalı kişi

muhallebi yesin dişi

kırılır atasözü var

kasabı bilmeli işi

 

alır isen bıçağı kör

akar kanın denen likör

sana ne el dana keser

heceni sen sekizlik ör..

PA
22.11.2010 12:05
#105

Kalkana Gel Ey Vatandaş..

 

içine sinmiyor zulüm

isterse yüzek alkanı

her zaman inmiyor Gül'üm

tokadın yüze kalkanı

 

ülkenin güneşi şemsi

buğulu gözlerin nemsi

davetli herkese hamsi

malesef bize kalkanı

 

sakalın var deyü hafız

batıya göre tuhafız

istersen devrim muhafız

garibe füze kalkanı

 

viva la ripuplika

açlıkla boğuş afrika

öykü pehlivan tefrika

görülmez düze kalkanı

 

muzır araya gireli

mazi sebeb iç pireli

muhalif olurmu eli?

elifin cüze kalkanı

 

izaha izan yetmiyor

hüzünü derdi bitmiyor

sergile kabul etmiyor

götürsen müze kalkanı

 

biz bunu almıyak mersi

siz dışlan arabı persi

van minut elinin tersi

yiğidim rize kalkanı

 

bir başa nası yaşarız

el etse yine coşarız

hayalin peşi koşarız

boşamı vize kalkanı

 

kazası sıklık dayakta

kırılır bacak kayakta

bakarsın yarın ayakta

şimdilik dize kalkanı

 

kalkana gel ey vatandaş

yurdumun medyası yandaş

bir ayar çekilse gardaş

eksilmez ize kalkanı

 

fakirem sakın sözünü

okura verme hüzünü

kimisi saklar yüzünü

makbulmü?.. gize kalkanı..

 

* viva: yaşasın

* la republica: ulus millet.. (bknz: nation.. neyşın..) abd başkanı obamanın röportaj verip.. natonun.. yüz milyarlık dolarlık.. aç yoksul ülkelere yönelik füze kalkanı tür porojeyi ballandırdığı italyan millet gazetesi..

.......................

şu suşiden ne anlanır

bir an gözümde canlanır

diri diri balıkları

diler salatalıkları

 

yıka da halka haline

getir ve halk ahaline

alın size suşi desen

çeşitli tür figür desen

 

emek verip alın tere

bulama basıp intere

tarif alıp ko tabaka

döşe tabaka tabaka

 

bakar tabi ki tadına

denir rezalet adına

alet edip emeline

al et diye ver eline

 

ne bilsin o cahil kişi

suşi yemektir ilk işi

yazık gider boşa para

bozar mideyi şap ara

 

arada Türk döneri ye

sıcak bakıp öneriye

sen önüne gelene de

'' suşi yenir Belene' de''

 

neden özenti peşine

düşelim al hep eşine

peşin para kelle paça

ilaç gibi gelir aça

 

açar zihin beyin açar

hayatta kalmayıp naçar

ayıp değil ya çalışır

zamanla mutlak alışır

 

O yerli mal tüketmeye

teşebbüs et yok etmeye

bu kendi kültürünü ret

edeni yeniden üret!

 

medet umup anasına

de baksın o danasına

kesip kaburga süslesin

pişirsin etle beslesin..

......................

kurbanda bozulmuş asap

dalarak denizi yüzmüş

izin sürüp tutmuş kasap

keserek deriyi yüzmüş

 

iyi yüzmüş kasapta ki

utanmadan.. hesapta ki

yevmiyesi iki yüzmüş

yetmez deyip epey üzmüş

 

garip dana sahibini

tehdit edip zorla bini

alıp gitmiş.. dudak büzmüş

uzun süre vitrin süzmüş

 

müşteri olup içeri

kıyafeti yeniçeri

satın alıp faça düzmüş

duble değil paça düzmüş

 

aldat resmen bu saf dana

sahibin ve yün kaftana

bürün henüz mevsim güzmüş

bunalmazmı? ne öküzmüş..

....................

kadın akşam evde terör estirir

berbere sebebsiz sarkmaz kılıbık

hatun istemez saç dipten kestirir

kendi iradesi kırkmaz kılıbık

 

kulak kenarın al üstleri kalsın

ücret yarın gelir çocuğu salsın

ah ulan harçlığı dolgunca olsun

üçüne beşine bakmaz kılıbık

 

hatun hamur işi iyi semizler

yenen oklavayı gözde nem izler

bir iki kıl kalsın titiz temizler

üstünü içeri silkmez kılıbık

 

acaba parayı nasıl gönderir

veresiye tıraş ocak sönderir

anahtarı tırsa tırsa dönderir

sorsan ölümden de korkmaz kılıbık

 

aşırı kızdırma bu kadın deli

belki de yeterli göz yaşı seli

mecbur istenecek mahkumdur eli

kumbarada para irkmez kılıbık

 

'' canım tıraş olmam sen istemiştin''

- geçen para verdim niçin yemiştin?

utanmaz herif sen nasıl çemiştin

iki adım öte sekmez kılıbık

 

bir ses et çağırır kayın pederde

tütünde içirmez böyle kederde

bakarsın el atar insaf ederde

yıkıldımı yerden kalkmaz kılıbık

 

saat gece yarı çoktan geçmiştir

yine erkeğinin yanı seçmiştir

artık yumuşamış hırsı geçmiştir

şimdi eski gibi ürkmez kılıbık

 

yazıklar olsun be dersini aldım

biraz standardın üstü bi haldım

sizin yüzünüzden ben evde kaldım

hiçmi içerini burkmaz kılıbık? ..

..............

saçmalamak bir ihtiyaç.. saçmala tez içeri kaç

hiç erik çiçek açarmı? .. eğer açmaz ise sen aç

 

ses en açık ifadesi.. duygu ve his abidesi

buna kabiliyet ekle.. sür yarana yoksa ilaç

 

ekseri bir şair yele.. karşı yürür der ki kele

'' çare bul bu akan sele''.. denmesin yurt kısır kıraç

 

asla basma tuzak faka..her yanın bu gibi vaka

mesela televizyon aç.. envai tür nalbur saraç

 

şair ile alay etme.. ister ise yeni yetme

muktedirse iyi ötme.. de '' bu piliç olmuş anaç''

 

derdi hüzünü elemi.. alıp şen eder alemi

kağıda değer kalemi.. sanki pamuk atar hallaç

 

herkes ona hayran kalır.. ilahi bir ilham alır

dile hakim olup bilir.. yüklemi edatı bağlaç

 

dolamasa dahi dile.. her günü dert ile çile

gıkını çıkarmaz bile.. bu uğur düşerde bilaç

 

şekeri ve un kovası.. yoktur hamur oklavası

ne bayram yer baklavası.. ne ramazan görür güllaç

 

önümüzde madem önder.. sermayeyi sende dönder

saçmala ve çabuk gönder.. mesafemiz iki kulaç

 

kendin bir kıta ulama.. bitki kökünü sulama

gugıla girip bulama.. hakmıdır adamı sal aç..

PA
25.11.2010 18:14
#106

Kemal Sunalım

 

Kim varki yüzümüz güldürür oldu

açınca kanalı Kemal Sunalım

gidişin yerini doldurur(!) oldu

adisi banalı Kemal Sunalım

 

beceriksiz şahı vezir vüzera

sokarlar adamı erden mezara

başta eşoğleşek olmak üzere

her sözü manalı Kemal Sunalım

 

sır tutarmı saçın ağarmış teli

biz alışmışız el sopalı deli

belki de toplumu ihyaya veli

bir sevda masalı Kemal Sunalım

 

senaryo dert tasa sende ton ile

çıkardın kısa şort yahut don ile

genelde biterdi mutlu son ile

filimin finalı Kemal Sunalım

 

tiviğnin başları bu en mühim an

yegane lüksümüz etmişiz iman

gözlerin arıyor sığınak liman

gülümser simalı Kemal Sunalım

 

köyünde sürerdin çorak kıracı

her filim çekerdin ne büyük acı

bir evkaf memuru evde kiracı

virane binalı Kemal Sunalım

 

tılsımın ne idi ince espiri?

içten doğaçlama komikce biri?

bu işin zatına mahsus baş piri

güldürme çabalı Kemal Sunalım

 

ölümde vız gelir özledik gayrı

gül cemalin göster sevabı hayrı

ahrette düşersek bu senden ayrı

boynuna vebali Kemal Sunalım..

.........................

başında şairlik denen illeti

fazilet içinde yanan bir kordur

sen sen ol pek illet etme milleti

ağlatması kolay güldürme zordur

 

sür menzile kalem binme tay ata

başvurma laf sözün kokmuş bayata

velhasıl insanı böyle hayata

bağlatması kolay öldürme zordur

 

zorbalar ister tek dehşet saçmayı

isteme gerçekten fazla kaçmayı

göğüse ciletle faça açmayı

yeğletmesi kolay dildirme zordur

 

mahsur yok margarin filan çalınır

ikisi aynı an tüm aç kalınır

aslanın ağzından ekmek alınır

yağlatması kolay böldürme zordur

 

kulağın acır un sermektir ipe

iğne batırt morfin dolu bir tüpe

bit pazarından üç kuruşa küpe

sağlatması kolay deldirme zordur

 

durmadan kaybına uğrarsın değer

işsiz güçsüz aylak gezersen eğer

psiko sorun var bununla ciğer

dağlatması kolay bildirme zordur

 

aniden çıldırdın ara acili

elbisen olacak cici bicili

kabartma sabıka ile sicili

çağlatması kolay sildirme zordur..

PA
27.11.2010 19:01
#107

Kelebekler..

 

yağar mütemadi yine sucuk gibi ıslanmışım

hesapsız paslı bir ceryan direği

ereği yok kuru kalmak

yalnız omuz ve sırtın küreği

küflü siperine yaslanmışım..

 

asla saymadım son.. ben bu baharı..

havada çimene has koku

korkarım yakındır yer gök keser ıtıra

aradım sen yoksun.. üstünde pembe süveter

binip gittin kimbilir.. meyve yüklü bir eski tıra..

 

her anım.. gözlerim çevreler.. yağmur bulutu

sancıtır sol yanım acı hatıra

oysa ne umutlarla bakındım

şifresin unuttuğum hatmeyil tivitıra..

 

avutmaz oldular.. dört duvar

sebebim.. bu rıhtımlar taraf giderim..

efkarı içimde sanki engerek

teşekkür borcum var.. birgün öderim..

 

ne fena.. mutena ve pür itina..

felaket komuyor belinde gamet

içine düştüğün.. şartların.. en namüsaiti

herkese vermez hem.. muhtar ikamet

belki de mukimsin.. zengin muhiti..

 

itirazım var benim bu.. makus kadere

acaba ne derim.. gider olsam.. ruhbanı.. papaz pedere

merakım celbetmiyor değil.. eğilsem kadehe..

bir ümit dağılır hüzünüm

yoksa.. büsbütün boğar kedere..

 

medarı iftiharım.. gurur ile taşıyorum

saat gibi kalbim var..

güp güp vurur.. şükür yaşıyorum..

 

aşiyanım kuş yuvam.. bodrum katları

çünkü bana yasak sokak boyu..

haydi durma kalgı.. hep fink atları..

 

inkar etmem seversemde

tuzlanmış.. taze süt mısır

her vakit yüz çevirmişim.. üstün körü

'' gel ucunu ısır ''

 

münasıp zamanlar.. ertelenmiş.. pür iştiha.. taam tadımlar

kaldırımlar.. örselenmiş..

yorgun ve bezmiş

ezgin adımlar..

 

ben bu adımlarla öğrendim..

hükümsüz aşklara çelme takmalar

bu adımlar öğrettiler bana

eskimiş tabana.. pençe çakmalar..

 

alameti farikası mokasenin sürünüş sitilmiş

anladım geçte olsa.. hülasa..

falsosuz basan kişi.. harika

tersi.. dışlanıp.. yalnız itilmiş..

 

muşamba kaplı zemin.. gecekondu evler

en büyük lüküsün pilavın zerde

sandöviç tüketen sadece devler

gençliğin ateşi var ise serde

harcanıp bitiyor ömür dediğin

haylazlık maarifle arana perde..

bulguru geçmiyor senin yediğin

 

feryadın figanın dalgalar alıp götürür

kıvranır martılar çığlık çığlığa

yakamoz komadım kıyı köşede

kuşku yok bol iyot katkı sağlar sağlığa

hem verir insana sevinç neşede..

 

inceden yağıyor yağmur.. ardarda damlalar ekler

ne yazık dinmedi yine çisilti

yalnız bir seven aşık hep böyle bekler

henüz ümidim sanma kesildi

ellerim çiçekli üstümde bütün kelebekler..

.......................

gözlerimi kaplar hüzün.. mendillere tutunurum

meyva nadir yenir güzün.. üzüm ile yetinirim

 

imkanlarım dar kısıtlı.. kirada bir ev bark niçin

yangın çıkarır kasıtlı.. mafyası otopark için

 

millete belki kolaylı.. aylık yetmiş lira kira

kapı önüm hep olaylı.. serserisi içer bira

 

çok olmuş koca öleli..ev sahibem kağıt satar

çöpten yan avlu çileli.. fare dolu katar katar

 

bu dağların maralıyam.. kaldığım tek oda ara

olsun yine kıralıyam.. cebimde var ise para

 

alışveriş güzel olay.. bazı bir dolanma hali

bakışların oynar halay.. seyrederken yağı balı

 

ismetpaşa ulus yolu.. en çok beş on dakka çeker

bir gün kaptırmasak kolu.. altında kalmasak teker

 

tahrana bulguru pirinç.. genelde yerim erişte

cümertesi pazar hariç.. haftada beş sefer işte

 

tezgaha vardır daldığım.. mandalin olursa sarı

benim pazardan aldığım.. geçmez yarım kilo narı

 

her şey kısmet ile nasip.. demeye yetmiyor gücüm

poşetci çocuk yol kesip.. üstüme ederken hücum

 

sürücüsü çekmiş bali.. sakın araba önünden

ankaranın sebze hali.. zengin hamal yönünden

 

dek geldiğini tepiyor.. çabuk çağırın hekimi

dümen değilse yapıyor.. gizli kamera çekimi

 

kimi muş kimi mardinden..civar hayli kalabalık

kimi palamut derdinden.. kimi sazan alabalık

 

inanmasamda gördüğüme.. hakikat gerçek değişmez

pişman oldum girdiğime.. iğne atsan yere düşmez

 

kovanmı salmış arıyı.. yoksa mahşer yerimidir

adam kaybetmiş karıyı.. bilmem hala dirimidir

 

belediye hoparlörü.. haykırıyor ne canhıraş

sessiz ol ey pazar yeri.. bağırarak yapma tıraş

 

şöyle etsen gözlem rasat.. halk açmış kazaksız koynu

demekki işleri kesat.. aldıkları tavuk boynu

 

tandırdan çıkarmış kalan.. camekana koymuş kelle

sıcak durmaktalar halen.. inanmazsan gelde elle

 

çoktandır yediğim yoktur.. vazife etmeli ifa

bunu yiyen bilmez doktur.. her derde oluyor şifa

 

biri varki hayli iri.. vitrin önü kırıtıyor

orda pişmiş kelle gibi.. sanki bana sırıtıyor

 

gör sen sırıtmayı şimdi.. ulan koyun oğlu koyun

hani yazın güden kimdi.. kuzunla oynarken oyun

 

yanak etlerin ilk etap.. beyindense çorba çıkar

dil damağa eder hitap.. olsan birde limon sıkar

 

tahminim denli çıkmadın.. altı üstü tek bir öğün

içimde ses dert ortağım.. dedi sarmısağı döğün

 

olsun günü kurtardık ya.. yarına mevla kerimdir

haddinden büyükmüş dünya..yuvarlak koca silindir

 

dert saymam gelse feriştah.. yok mücadelesi kımıl

şiir yaz açıldı iştah.. şimdi kılavyeye yumul..

PA
07.07.2011 12:25
#108

Kara Bir Duman Gibi.. Dağılır.. Hatıram Rüzgarda..

 

İnim inim inliyorum..

can kulağı dinliyorum..

şapşal radyosunda fon şimdi çalan..

'' Platonik aşk imiş derdimin adı.. bir avuç gözyaşı son elde kalan''

ben bu şarkılarda buluyorum kendimi..

sen geliyorsun aklıma ey yar.. reklam araları tuzlanmış fıstık dendimi

 

kendimi alamıyorum seni düşünmekten

meşin bir gocuk korur beni kışın üşünmekten

 

çünkü sokakta mukimim.. kıvranır duramam evde

vur kafayı yat uyu.. mümkünmü.. yan tutuş.. sen hep böyle sevde..

 

hünkarın vekil listesinde ismi ilk ben gelirmişim

akıllımı dünyaya baki tek tutki delirmişim..

 

içimde öksüz bir çocuk var yat zıbar desem üzülür

dışarım iki damla yaş.. yukarım aşağı şimdi süzülür..

 

sevdan aldı beni benden..

usanmışım tatlı candan..

yarım kilo patlıcandan üstün tuttuğum..

en temiz hisler ile bağlanıp..

uğrunda vermidon hapı yuttuğum..

nerdesin şimdi?..

 

içimden yükselince ses.. kaybolup kendini arat..

ayrıldık iki insan gibi medeni..

arada amuda kalk ve taklalar at

olmasın isterse.. hiç bir nedeni..

 

hasretin bağrıma saplanmış kazma..

şair ol.. hali ahvalini.. sen gelde yazma..

 

sensizlik burkar içimi yürek yanar fecide..

seni düşünürüm sensiz geceler..

uğradığım.. her işkembecide..

 

hayalin gözümde atıyor cirit..

sensiz hayat sade suya tirit..

itiraf edeyim karnını deşmek isterdim..

sana yan.. bakar ise.. bir it..

 

ben sevmeyim kamyon kamyon severim bir kadını

sittin sene geçse unutamam adını

hani kıymalı kurufasulyanın tadını..

sevdiğim kadar seviyorum seni..

 

sen şerbeti bol kaçkın sevdiğim tatlı gibisin..

ve hatta.. sütlacım muhallebi kazandibisin..

 

insafın yokmu idi kaçmadın bana

tercihin etkin kılan hangi mendebur dana

 

sevdalım.. vebalimsin.. günahı boynuna..

nazarmı değdi bize geliverdik kaderin oynuna..

 

ilk mahallemiz marketinde görmüştüm seni..

bakınca geriden.. güzelliğin nefes kesiyordu..

para üstü yerine ciklet almıştım kasiyerden..

ve havada dalak yaran.. bir rüzgar esiyordu..

 

üzerimde merhum dedemden kalma bir aba..

sana merhaba demiştim.. maalesef tersledin..

belli ki sanmıştın amele yahut maraba..

 

yağmur başladı bir an.. hem gözlerim hem gökte..

teklifimi reddin gıcırtıya dönmüştü dişlerin kökte..

lakin yılmadım.. utanıp sıkılmadım..

tane tane saydım.. eviniz tam yirmi adım..

 

istedim.. vermediler..

al hayrını gör demediler..

''sonra evde kalır'' dedim ama.. yemediler..

 

dolanırım yeryüzünde deli divane

her an suratımı sarar bu bendeki hüzün..

ey vefasız ardında oldum pervane..

hani döner ya.. dünya boynuzunda öküzün..

 

sünneti hatalı çocuk kadar mahsunum..

şahsımda özgüven duygusu yengen..

aşkınla gezerim dağ ova bayır..

ayrıca istemez vizesi şengen..

 

kaderi kuyrukta akrep gibiyim..

ay ay.. kıyamam sana..

yelkovan gibisin uyamam sana..

 

endamın gitmiyor gözüm önünden

ayağın çarık var hakiki manda gönünden..

yinede gezdiğim yol.. inan dayanmıyor..

arada takunya giyiyorum.. kimse uyanmıyor..

 

sanma ki yaşıyorum.. dolup dolup taşıyorum..

seyir hal araçlar..

bakıp bakıp ense köküm kaşıyorum..

 

öyle koftiden sevilmez sevgili.. eline verme yetmez bir gülü..

gül desen hal.. ebelerin basma fistanında da var..

deden nerde peki?..

bir buket gülü detayı aşkın.. ayrıntısı.. noktası değil virgülü..

 

ben sevdimmi tam severim..

mutlak karşılıksız kalmaz.. birgün alırım yüksek verim..

 

her zaman sana kul köleyim..

bıçağımsan.. ver kendini.. kendimi ikiye böleyim..

tabutumsun?.. kebab etten ne çıkar?..

ister isen öleyim..

 

henüz dönmeye yoksa bile niyetin..

belki sende bensiz.. öksüz ve yetim..

sen cibilliyetini sorguladığım hasretim.. ve dünya ahretimsin..

 

hani tesbit eder polise ispiyonlar ya radar..

bazı hız yapar kimi kimseni..

yarım ekmek arası köfte yemek kadar.. sevmişim seni..

 

ben şiirlerimi içten ciğerden yazarım..

el avuç sığacak bi yerden yazarım..

bir yanım belagat.. bir yanım derviş sabırı..

bir yanım tükensin.. diğerden yazarım..

 

kalbimde sızının müsebbib faktörü.. vü aktörü kızım..

sakın ha bırakma elden cımbızı..

hüzünle göz kırptığında.. çapkın.. deniz yıldızı..

diz çöküp.. sevincim.. derin maviden sen bana yakamoz topla..

az bir serpiver.. kırışmış alnım..

düzelmez ne rötuş.. ne fotoşopla..

 

o vakit hafif birferahlık duygusu sarsın.. alev alev yanan etimi..

en hassas meteoroloji aleti ölçemez..

aşkınla çarpan kalbimin hararetini..

 

bağrımda saatimin markası şaşmaz..

boşalmış zemberek misali kalp.. atıyor tap tap..

kırklı yaşı yorgun yürek geçerim..

hüsnü aynıma vurur parlıyan mehtap..

şavkından süzülen.. zehri içerim..

 

sevdan eyledi beni.. bir yaylı tambur..

beli fıtık ettin sırtımı kambur..

 

ben bu dertten ölürüm çekip cartayı

bakarsın şubata yahut mart ayı..

 

ilaç hap türü tedbir kar etmiyor pek..

her adım diyor ki.. '' sonun turab.. ey fani köpek''

 

şafağın karanlık.. ufkunda.. karabulutlar..

muğlak.. solar içte.. yeşermez.. körpe umutlar..

körük benzeri inip kalkar burnun dokusu..

genzine dolmasın.. kesif bir toprak kokusu..

her akşam görürsün merhum Elvis'i

yukarın mermerse.. ayucun.. dağın selvisi..

 

ay sarıydı.. madeni bir lira büyüklüğünde..

humayın aynalardan yansır aksim..

kağşamış.. yeşil yılan göklüğünde..

 

bir rüya ise bu yakamı bırak..

göğsüme hançeri çökmüş zebani..

ölüm korkusu tek olsunda ırak..

var çek al.. sehpamı.. altımdan ani..

 

manidar olurdu bu.. kurmalı satimin durduğu zaman..

'' bu zat.. tik taktan dahi rahatsız.. gerekir derhal uzaman''

mesajı verirdi civar çevreye.. arifler anlardı..

irfanı.. izanı.. girmesin.. velev devreye..

 

ey kalbimdeki yeri.. yüksek makam.. yüksek mevkili..

ve sarmısak kokan dudağında aşkı aradığım sevgili..

 

teslim edip beden olmadım kese..

hamamlarda sırtımı kendim ovaladım..

emek sarfetmeden hakmıdır yese..

bakla tarlaları karga kovaladım..

 

sefalet içinde geçti yıllarım.. bu yüzden azdılar göğüs kıllarım..

sakalı der isen kar etmez cilet.. hasretim berberdir..

gördüğün her merci ilet..

 

harcanan bir ömür maziye şöyle bakınca..

bedeli makarna bazıda kömür..

mürür zaman oldu hayaller.. vuslat başka bahara..

ölmez sağ kalırsak eğer.. nevi şahsımda padişah ara..

 

işaret parmağında türlü hünerler..

kaldırıp tavuk bekle belki tünerler..

elastik olur kimi insan organı..

mesela kulaklar çeksen sünerler..

 

sündürdü hayat beni.. iki seksen uzattı..

ne kimse yarem pansuman etti.. nede tuz attı..

 

ben göçüp giderim bu diyardan vadem yettiğinde..

beni düşün ve ağla.. yıldızları seyrettiğinde..

 

ayağım çorapsız ve başım fessiz.. zavallı ruhum..

yükselir arşa.. heykeller olur ya.. öylesi sessiz..

 

kara bir duman gibi.. dağılır.. hatıram rüzgarda..

seni bekler iken (belki) kesemez tren hız garda..

rayların üzerinden spartula sayesi kazınır ceset..

bozulan insan hayatı.. ( ne yazık ) olmuyor reset..

 

musakkayı andırır yerde.. hali pür perişan naaşım..

taşır canı gönül mevtim her kim görür..

demez.. verilmez.. bu iş maaşım..

 

sarıp sarmalar her zerremi.. bir bir korlar kefene..

bana yalnız imam lazım.. (fikren) ihtiyaç yok.. ne fizik ne fene..

 

tek arzum.. enkazım.. konduğunda üstü musalla..

ne olur.. hüzünle iç çekip..

uzaktan olsada.. bana el salla..

 

felaketim olur unutursan.. ansızın.. birgün dönerim..

hortlak sanma yalvarırım.. bu yıkar beni..

kahrolurum.. mum gibi sönerim..

 

ızdırabım diner bir nebze.. karatoprak alır derdim kederim..

gökte değil yerde imiş..

gerçek saadet.. ( sanırım) geç olsada idrak ederim..

 

enkazım orta yer kalmasın yeter..

mümkünse mermerden.. sevmişim beter..

levhimde yazılmasın.. olmasın var.. ismimi anan..

yalnız senin lebi deryan döküleyim.. ey sevgili canan..

 

güzel bir poz versin deyip.. giydirip üstüm..

şehrin merkezine dikmediler büstüm..

dikerler henüz ümidi kesmedim..

pek çok kimseye küstüm yar.. bir sana küsmedim..

 

şair geçinecek isen bu alemde.. işin sırrı kalemde..

tükenmez tür.. en fazla elli kuruşluk al..

pahalı mürekkep erbabın çoğu.. taklitçi çakal çukal..

 

ben şiirlerimi.. oya gibi işlerim..

mazlum bir halka yazdım ezeni ısırırım dişlerim..

 

fakir bir şairdim hayret.. hayat böyle iğretimi..

a canım.. öldüğümde bilirler ancak kadrü kıymetimi..

 

ey şiir adı altı her dem herze yazanlar..

muslukmusunuz ulan ağız ishali.. cırcır borozanlar..

la siz ne müptezel aymaz adammışsınız..

yeniye muhalif.. terennüm aynı şey.. adanmış.. dadanmışsınız..

 

helakım uygun yer.. mesela el ayak.. yakınız kına..

hasım kalmaz huzurunuz.. sokarsınız.. bıçakınız kına..

münasıp bir zaman aradan çekip giderim

yegane serveti bi kemik bi derim..

 

ve fakat yaşıyorum.. henüz çiğnenmedi bendim..

a benim fırambuazlı pastam.. cevizli kek.. kaymaklı.. lokum efendim..

uğrunda hazırım heran ölmeye..

bir bilsen kimlere tasa kedersin..

dudağın benziyor şaraba meye..

şöyle bir içmeye söyle ne dersin..

 

seninginen bir akşam yemeği yesek..

üstü örtmeden toprak hem kesek kesek..

bende bacak narin.. hemi bel ince..

omuzumdan bir yük iner sana gelince

 

ben cacığına yağ dökerim hoşafına şeker..

sen servisi karışma işin..

yeterki kase tabak ver teker teker..

 

akabi koyayım yar.. sağa kaşık çatal sola peçete..

ela gözlerin müzmin derde sanki reçete..

tecrübe ile sabit.. iştah açıyor sirke..

içinde şeytan var.. bürünmüş.. üzümün kürke..

hazan.. bakır kazan..kaynar.. al kızıl pekmez..

caiz helal kılınmış tek..şu bizim Türk'e..

 

merkep dahi yer bitirmez.. daim beslendiği dalı..

dinine yandığım oncalıklar şimdi..sıklık karaçalı..

arada balık tutarım foseptik akan çayda..

kimseye diyemezsin ki.. çişini tut.. yap bir kez ayda..

 

saydam ve berrak olur suyun.. koli basilsiz bahçende kuyun..

ama dinlermi mecnun aşık kurusun huyun..

ördek gibi gezer.. leyla peşi.. ıssız çöllerde..

gözü görmez kendi vatanını.. işi olmaz bizim.. ırmak göllerde.

 

urun habisi.. yalçın abisi.. müge anlın ile saba tümer..

varolsun futbolun ve kravat kemer..

gömlekte ütün aslan sütü ve kırmızı tütün..

desti izdivacı.. pek çok derde ilaç oldular bütün..

 

mutabakat uzlaşı daha nelere alışmadık..

bu çağda uyuşmayı öğrendik boşa çalışmadık..

 

müştemilat yatakta anadan üryan.. nadiren bir vaha..

bazan nanaysa çölde.. yükselir kokusu büryan..

veryansın et hatırlat.. meramın iki satır..

dökülsün sarksın kağıda.. alev alır inatçı katır..

 

derler ki..

'' bunun gibiler alemi kokuşturuyor..

kırk yılın başı bir aşk şiiri yazar..araya laf sokuşturuyor''

 

iyisi daniskasından aşk şiirimi..

kısa kesip bitireyim..sen bana tımarhane ol ey yar..

tek ben aklı yitireyim..

 

müşerrefinle ne güzel şey katılması.. yarışması.. pop sıtar..

sana serenat yapmak isterdim.. güftesi mezbul.. noksanım gitar..

..aaah amaaan aman yaaar...

.. fakir..6 temmuz 2011.. tuzçullu süzbeyli arası..

bari sen uzan bu taraf katina.. yaktı beni gözlerinin karası..

PA
09.02.2012 13:25
#109

SUNAY AKIN

 

Yakar acı biber sosuna yakın

yani şair imiş o Sunay Akın

üstelik şu benden deli mizaçmış

İstanbul oyuncak müzemiz açmış

 

şehrin göbeğine kurmuş binayı

bin kadar zürafa bulmuş bin ayı

kiminin heykeli kiminin büstü

aman deyin kapat kokmasın üstü

 

muhtelif ebatta türlü oyuncak

on para etse yan yana koyuncak

adama derce.. hem iyi.. hem şerim

başka işinmi yok.. ula hemşerim

 

aslı Trabzondan laz bir aile

arası yok alkol az bira ile

içki içme yeme elbet birikir

birde bize bak.. üst baş bâb.. iri kir

 

diyor.. yararlanır gelecek nesil

nesil ki.. ne defter karala.. ne sil..

klavye önünde tuşa dokunsa

ekran açılip ad soyad okunsa

 

sakin bir ses tonu burdayım deyip

yoklama sonrası başını eyip

yine çaktırmadan dalacak çete

hani birden nasıl dalar aç ete

 

açar vebkem gerçek oyuncak arar

gönül eğlemeye verince karar

girer forumun en seçkin elite

ne abaküs bilir ne cetveli te

 

o velet gün boyu atari oynar

karnı acıkınca soy elma soy nar

tamamen soyutlar sosyal yaşamdan

google ışığı bu ne mum ne şamdan

 

mazi oldu misket fırıldak topaç

en ücra köşede çıkart laptop aç

oğluna kızına bırakır arsan

hesaba aktarıp şifre kırarsan

 

insanlığa miras adı altında

bırakma geride çil çil altında

bu şair milleti birbiri aynı

istifade etmez damadı kaynı

 

devlet hazinesi bir sent arama

bu yüzden yapılmaz sağlık tarama

müze yerine aç okul hastane

bahçesi buğday ek verir has tane

 

sonra saman basıp doldur içine

oyuncak ihraç et Tibeti Çine

sinekten yağ çıkar rafine edip

damıtır ise bir şairi edip

 

varlığı ne katar şu ömrümüze

akıllı işimi kardeşim müze

müstakil bir yapı eylesek ahır

daha yeğ çekmeden çocuğun kahır

 

her sabah sağarak inek sütünü

götür sat mintanın görsün ütünü

büsbütün şaşırtmış bu bende dahil

en akıllın bile körkütük cahil

 

geçer ya leyleğin ömrü laklakla

şairlik saçımda bir yığın akla

aklığı kalmamış bir tomar kağıt

sarf olan kaleme gelip yak ağıt

 

ya o mürekkebe harcanan para

açmıştır bütçemde kocaman ara

o para apartman alır birader

her akşam barmene ver bir bira der

 

demlenir hafiften çekersin kafa

böylece başvurmaz ağır sinkafa

gider adam gibi yatar uyurdum

sabah kalkar yüz göz elimi yurdum

 

yurdumun her birey ferdi misali

evlenir hasretim bulur visali

Ali kordum oğlum olsa adını

isterdim bilsin o iktisadını

 

derse ki olsun ya kamyon ya tırım

nakliyat tabii ki kârlı yatırım

lakin sen teslim et koca aracı

elbette olacak sonuçlar acı

 

iyisi şimdilik yalnız modeli

ile oynasın hep bizim o deli

ilerde büyürse gerçekte sürer

kervan yürür kimi bir heves ürer

 

azimle yürümek asıl mesele

yürü git harcı kar kumu tez ele

neme lazım abi sübyanı sabi

oynasın sevinir kalmaz asabi

 

dosdoğru gidersin olmaz aksaman

yarını düşünüp saklarsak saman

çünkü az uzansam boylu boyuncak

noksanım sevgidir vede oyuncak

 

özenle boya dur benzesin kara

ferda.. gecemde hiç.. kalmasın kara..

sen yine beyazlık sun ay akına

saygılar sunarak Sunay Akına..

..................

 

Cebi çaldırarak gece arayan

uykumu bölmesin eğer mümkünse

toplayım ne varsa işe yarayan

rüyalarım benim.. alamaz kimse..

 

bazı pastaneye filan dalarım

bir külah dondurma bulup yalarım

üretirim dağa koyun salarım

rüyalarım benim.. alamaz kimse..

 

çevremde barınmaz zalimle zorba

kimsesiz yavrular al size çorba

oyuncak veririm elimde torba

rüyalarım benim.. alamaz kimse..

 

dünya bir cennettir farkları siler

olsan tüm herkesin yüzleri güler

insanlar tanrıdan başka ne diler

rüyalarım benim.. alamaz kimse..

 

üst başım hayli şık ve karnım tokca

bahçeden gülleri toplarım çokca

tükenmiş dünyada bir hırsız yokca

rüyalarım benim.. alamaz kimse..

 

düşünüp ağlarım inan arımdan

tavuk beslenmiyor kendi darımdan

bir bütün çıkmazmı iki yarımdan

rüyalarım benim.. alamaz kimse..

 

cehalet yakışmaz küçük hanıma

o nasıl bir baba getir yanıma

hele rastlamasın kızgın anıma

rüyalarım benim.. alamaz kimse..

 

hakim erke taraf ise asalar

sebebi hep adil olsun yasalar

içine komam hiç çelik kasalar

rüyalarım benim.. alamaz kimse..

 

kaf dağı ardında binmişim tanka

en iyi askerim zümrüdü anka

yasak kılıp faiz kapattim banka

rüyalarım benim.. alamaz kimse..

 

hain emellere olmayıp alet

yanyana yaşıyan yüzbin eyalet

dostca ve kardeşce dünya hayal et

rüyalarım benim.. alamaz kimse..

 

rüyalarım benim alamaz kimse

şu saat yanımda yok bir hekimse

ümidi bırakma daim gülümse

rüyalarım benim.. alamaz kimse..

 

yazgılar düşümde ne küçük alan

cehennem ekseri telkinle kalan

kalkmış tedavülden geçmiyor yalan

rüyalarım benim.. alamaz kimse..

 

vicdan duygusunu koysan beriye

acaba ne kalır benden geriye

kıyamam milyonla kızıl deriye

rüyalarım benim.. alamaz kimse..

 

rüyamda horozum eşiniyorum

bir tavuk düşürmüş şişiniyorum

serbestce konuşup düşünüyorum

rüyalarım benim.. alamaz kimse..

 

kardeşin türünde ederek cart curt

ayıptır üstüme salmasınlar kurt

esasen bütünü kendinden bir yurt

rüyalarım benim.. alamaz kimse..

 

gönlümü vereyim istersen alma

arzun nedir kızım bir kızıl elma

gün olur bulursak yanımda kalma

rüyalarım benim.. alamaz kimse..

 

 

bataklık kurutur bilmez sıtmayı

unutsa sadaka lokma yutmayı

ona öğretmeli balık tutmayı

rüyalarım benim.. alamaz kimse..

 

korkarım getirir birgün sonumu

idari ve mülki amir konumu

istesin bacaktan alır donumu

rüyalarım benim.. alamaz kimse..

 

neyim var en fazla canımı alır

saplanır hançeri kanım boşalır

rüyama gelince eli boş kalır

rüyalarım benim.. alamaz kimse..

 

fakirlik okutmaz gazete dergi

parasız mümkünmü gezmesi sergi

alsanda çeşitli adlarla vergi

rüyalarım benim.. alamaz kimse..

 

ben bu rüyalarla yatıp kalkarım

lakin karanlıktan yine korkarım

ışığım kesmeyin çırpıp silkerim

rüyalarım benim.. alamaz kimse..

............................

 

Öpmedim ilham perisini

ben bu şiir serisini

ezberinden yazarında

 

bilir bunu cümle alem

ucuz yollu kağıt kalem

bulunca halk pazarında

 

aslım oğuz özlerinden

başlarım kem gözlerinden

dokunacak nazarında

 

tirit isen banılmalı

rahmet ile anılmalı

insan olan mezarında

 

sadeyim yok gözüm süste

zeytinyağı gibi üste

gelip gelip sızarında

 

az ve öz olsun eserin

uzun cümleyi keserin

söz testere hızarında

 

o inlerken bin ah ile

vatandaşa türlü hile

oyunları bozarında

 

anadil olsun besinin

zorla gelecek esinin

kesdaneyi cızarında

 

sus pusun sevmez huyunu

dökerin meyyit suyunu

hem kabrini kazarında

 

kalem versen kimi sazan

kafayı eyliyor kazan

boş boş lafa kızarında

 

şen yazarın hafif içsek

işin hiciv kısmı geçsek

çiçek kibin tozarında

 

ben öznesiz bir okurun

yoluna halı dokurun

ilmek ilmek uzarında

 

fakirem içten his demem

alkış ve şak şak istemem

kibirlenip azarında..

PA
29.02.2012 19:36
#110

öncelikle dil.. kara üzüm pekmezine batırılmalı.. halis manda sütünden taze kremanın gezdirilmiş oluyor olmuş olduğu beyaz kağıt üzerinde..

en üst paragrafa. parmak kalınlığında harfler ile görünecek biçem..

''HER ŞİİR MANZUM ESER

AMA HER MANZUM ESER ŞİİR DEĞİLDİR''

yazılmalı.. yazarken bunalıp az nefes alayım dediğimizde o yazı ile göz göze gelmeliyiz...

bir kimse şairliğe öykündüğünde.. çıraklık evresi için otuz fırın..

kalfalık evresi için on fırın ekmeği ayırmalı..

artık hazırdaki tükenmiş.. kaleminin hakkı ile kazanıp alabiliyorsa.. usta şair olmuş demektir..

o vakte dek..

önceden konusu...

suje

eşel

tretman..

gibi ana başlıklar altı yayılan.. şiir dokusu.. tema.. ana fikri ile ön pilana çıkarılmalı.. şiir boş söz cenderesinden

 

kurtarılınıla..bilinile..bilirlenmelidir..

diyelim ki.. konu müşterinin yemeği beğenmemesi ile ortaya çıktı..

ahçıbaşının kafa ağrıtmayacak küçük bir tasviri ile beraber..

- boy bir elli kilo doksan..

..usulca.. yaklaşıp arkadan..

..soksam o ahçıyı.. mutfağa..

hakmıdır ben aç iken o toksa

niye noksan ulan bu fasulyanın salçası niye noksan..

 

türünde bir girizgaha paralel..

demokrasi gereği ahçıya söz hakkı verilmeli

 

-gençliğimde idim hep güçlü dermanlı

namıma derlerdi deli ormanlı

bir tek kabahat hata bendemi lan

şimdinin domates bile hormonlu.. gibi gelişme segmesi.. ile konu kirişlenmeli kolonlanmalı.. bu iskelet içre beden örtüsü için.. her tür süsleme yapılır iken..

şair öncelikle kendi kişiliğini karekterini gözden geçirmeli.. uygarlık ile kültür arası fark ayrımına varabilecek kapasitesi olup olmadığı idraki şuuruna erişmeli nail olmalı..

uygarlığın çok dil bilip konuşma..

kültürün ise o dili kesmeden saygı ile dinleme..

uygarlığın çocukları için gelecek hazırlayıp para biriktirim.. kültürün ise çoçuklarını o para ile eğitim olduğu bilincesine varmalı..

uygarlığın çok çeşit fikir inanca ile gelişmesi beraberinde kültüründe tüm bu karşı fikr ve inana kendi fikr inanı denli saygı duyum olduğu şuuruna vakıf olmalı..

bunlara ilaveten.. feylezofiya .. esame.. kimya fizik matematik ile dolu bünyesini.. azda kendi ana dili ile harmanlayıp.. şeyh galipden sadiden hayyamdan nasibini almalı.. bostana gülistana mesnevilere göz ucu ile olsada şöyle bir bakınmalı.. dırlar.. dır..

tüm bunlardan başka edebi bilgilerin temelini teşkil eder.. nazım usulleri ezberlenmeli.. redif uyak kafiye vezin.. serbes hece aruz nedir ne değildir irdelenmeli.. mistik bir ortam yaratıp ilham perisi teşrifi içün oda hafif karartılmalı perdelenmelidir..lerdir..

en sona.. bütün bu aşamalardan geçmiş geçirilmiş bünye.. eline oturup adam gibi bir kompozisyon kitabı almalı..

türk dilinin ses yapısı incelenmeli..

j gibi dayatma ses müstesna.. 20 adet konsonun.. hangisi çınlarca hangisi süreli süresiz etki bırakır.. 8 ünlünün kaçı düz yuvarlak kaçı ince kalın ... inceden kalına geçişte hangi vuayel ilen köprü atabilirim bu etüd edilmeli..

sonuca varım için alın teri dökmeli dökülmeli dökülünmelidir..

yoksa herkes resim yapar.. resmi karikatürden kurtarış için gerekir perspektif bilgisi anatomi bilgisi ne ise şiirde de edebiyatın edeb ilkesi içre..

ağır sözün bile şirinleştirilebilinebilirliliğidir ki..

.. biz arzı hamam eder iken ikinci dizede de rahatlasın cismanın demeyi ihmal etmemeliyiz..

ve gibi bunun.. yer yer döğülmüş ceviz ekelemeli.. ağızda kekremsi tat bırakmıyacak denli tarçınlanan yazının.. şiir olabilmesi için.. gerekirse yaşlı adam heykelinde 32 dişten bir kaçını eleştiri üzre kırmakta tereddüt etmemiş usta misali... gerekirse güzel bir kaç dize için sekiz on kıta feda edilmeli.. bence zannımca fikrimce.. sanursam..

gibi gibi sanki.. şairler şiirlerini kendileri için değil toplum halk için yazarlar.. onların anlıyacağı tarz..sınaatlı söz söylemelidirlerdirler .. ve hatta ancak ve ancak..ilk denemeler için türlü müsvedde çöpe atılacağı sebebü.. ay kıyamam ben bu mürekkebe ziyan olmasın doktrini aşılar.. pahalı malzemeden kaçınılınmalı.. ozon suya ıslanmış karbon kağıttan salınan su veya benzinle inceltilmiş soba kurumundan yarar sağlanmalı.. gazetelerin beyaz yeri makasla kırpılım.. sonrası.. boşlukları değerlendirilmeli..dirlerdir..

etkileşişim altına girilmesi doğaldır.. insan sandalyeye otururkende birini örnek alıp.. dizleri kırdığında.. pantolonunun diz kapağı kısmının patlıyacağı hissi ile yukarı doğru iki taraftan paçaları çekiştirir bu onun mukallit olduğu anlamı taşımamakla birlik beraberlik içre.. ve ve hanidir.. kendi ekolü kendi stil tarzını ortaya koyabilişi matah olur bence.. fikrimce sanurun..

PA
01.03.2012 10:47
#111

yanlışlıkla çala kalem.. manzum eser yazmışım.. doğrusu manzum yazı olacaktı..

HER ŞİİR MANZUM YAZIDIR AMA HER MANZUM YAZI ŞİİR DEĞİLDİR..olacaktı..

 

Şairin hüneri süslemek lafı

buğday deyi verir çavdar yulafı

başkaca işi yar peşi koşmaktır

olmasın konuşmak gibi hilafı

 

şiir dediğin ne? feryatla ağıt

ben dahi yazarın bulunca kağıt

ağzı burnunu kır dişleri dağıt

sanatın zirvede şair yetişir

 

ayrı düşünce yar ana bacıyla

sanır onurlandım şair tacıyla

tekmeyi kodummu inlet acıyla

böylesi usta ve mahir yetişir

 

şair yetişiyor ülkemde ender

kolu kırmadan bük dikkatle dönder

kanarsa yıkansın hamama gönder

üzeri temiz pak tahir yetişir

 

öyle döv ki muhtaç olsun şifaya

lakin öldürmeden düşme tufaya

aptal olur birde vurma kafaya

idraki rötarlı tehir yetişir

 

çocuk yetiştirir gibi özenli

dayağı eksiltme günlük düzenli

mümkün ise olsun sopa az enli

sinirler zemberek zehir yetişir

 

yalvarsa dahi sen sözüne kanma

dağlar vur göğsünde başlasın yanma

öyle bir coşar ki şairin sanma

peşinden akarsu nehir yetişir

 

gün boyu okşayıp nazik kibar et

işçi değil başa giydirme baret

yaptığı ağlamak yastan ibaret

köy belde kasaba şehir yetişir

 

çıkar orta yere yonttuğun zaman

şairde adamdan yapılır aman

ne sandın önüne dökülür saman

hârâda ağıl dam ahır yetişir

 

fakirem tatmadım normal çileğim

kanet kırık kalem tutmaz bileğim

şair erbab olsun bütün dileğim

çektiğim dert tasa kahır yetişir..

..................

 

iyi bir şairi buğday misali

dibeğe konulup döğülmelidir

elbet tatsın gurbet vuslat visali

velakin asgari öğülmelidir

 

aksi takdir yağcı yalaka olup

halkını küçümser iç kibir dolup

ânın tükür yüze saç başı yolup

müstehak sinkaflı söğülmelidir

 

bilgedir gediğe koyunca taşı

dindirir milletin gözünde yaşı

ol kişi.. hizmet er.. tevazu başı..

yerlere hürmetle eğilmelidir

 

ilmini bilirde toplar cinleri

sırrını çözemez capon çinleri

sözcüğün sayısı geçmez binleri

vezinli üstüste yığılmalıdır

 

şiir bir yüzüktür taşı var safir

estetik alandır ortak mücavir

okurun gönlüne olup misafir

kapı yok bacadan sığılmalıdır

 

eğer etmez ayak altın yaygısı

ayda bir yazmalı varsa saygısı

taşımaz içinde günlük kaygısı

inek değil ki bu sağılmalıdır

 

bastığın yerlerin çile ızdırap

her adım haykırır ''sonunuz turap''

içmişse ne çıkar bir kadeh şarap

arada efkarı dağılmalıdır

 

kalem hedef alsa ehli salibi

çıkar nice savaş harbin galibi

şimşek gibi çakıp varsa talibi

gökten yağmur olup yağılmalıdır

 

yazında müşterek yararı sağla

vecd ile vatandaş derdine ağla

muine çoşkunca öyle bir çağla

bir karış suyunda boğulmalıdır

 

bu sanat bahçedir bağrı Bâbil'in

sanma ki kesilmez suyu sebilin

sonradan olunmaz böylece bilin!

anadan bir şair doğulmalıdır..

..................

 

Yok ölüden tek bir farkı

gençliği elden kaçınca

ben söyler dururum şarkı

yoncalar.. çiçek açınca..

 

inceden salınır bayrak

arasın da tam dört yaprak

hatıra gelmiyor toprak

yoncalar.. çiçek açınca..

 

kaçar insan keyfi kaçar

gurbet elde kalsa naçar

etrafa pür neşe saçar

yoncalar.. çiçek açınca..

 

berk yere yazılma yancı

belli kim yolcu kim hancı

içinde kalmıyor sancı

yoncalar.. çiçek açınca..

 

şehirden kaçan kurtulur

ne it ürer ne kurt ulur

insan burda hayat bulur

yoncalar.. çiçek açınca..

 

çayını doldur fincana

nasıl kıyarız bir cana

sal koynu inci mercana

yoncalar.. çiçek açınca..

 

altına alınca mercek

ömür yalan ölüm gerçek

dök bağrıma saçın pürçek

yoncalar.. çiçek açınca..

 

ister dinsiz ister nurcu

karışması kimin harcı

koku verir burcu burcu

yoncalar.. çiçek açınca..

 

ağaç dalda bir salıncak

hayallerdir bizim sancak

için ümit dolar ancak

yoncalar.. çiçek açınca..

 

çekinme gölgenle belir

git git bu yol incelir

insan nasıl bir gencelir

yoncalar.. çiçek açınca..

...................

yıldızlar siyah giyer.. geceye renk verirdiler

hüzün avuçlarımda.. kar erirdiler..

ben bu ay gölgesinde ferah ve zinde

başarı kaydettim uyak vezinde

 

iddiasız nâciz yazardım aruz

arada yergiye kalsamda mâruz

sunarım manidar veciz sözleri

alırca bitkinin hâlis özleri

 

bal edip beslerim mâlum okuru

yaşarıp gözleri kalmaz o kuru

yürek burkar benim manzum eserler

frenler rüzgarı mazlum eserler

 

yalnızlık çekilmez öyle zorkide

bu yüzden solgundur beyaz orkide

hâlâ var şu bizim kasaba yanlar

bayılır salebe hele bayanlar

 

yan kara bahtına taş kayan kara

ey bana memleket olmuş ankara

çıngırak sesleri ile kalkardım

sadık köpeklere kaç kez yal kardım

 

ardına düşerdik önde koyunlar

yaparken gölde kaz ördek oyunlar

olurdum pek uzun müddet esiri

bu seyrin yazmamda vardır tesiri

 

onlar lisan-ı hâl serde kederler

bunu tek şairler idrâk ederler

yorgun ayakları dağ taş aşardı

sürünün bu azim insan şaşardı

 

şair ki konuşur kendi kendine

kendini adamak var iken dine

habire yazar o âbid elidir

muvaffak usta pir tersi delidir

 

sorumluluk duygun topluma karşı

şiir donattırır hep sana arşı

toprağı çapayla ben hiç eşmeden

yalnız su verirdim alıp çeşmeden

 

çiçek gibi gördüm ben her dizemi

okurken üst üste koyup diz emi!

bi zahmet esirge şiiri koru

sönmesin ebedi alevi koru

 

kuru dal toplardım söz misal çalı

akşam aş pişirmek için salçalı

içmezdi yemlik ve suluğu piste

yavaşca alçalıp konarca piste

 

insanlar hapiste böyle yanar ya

her gece kafeste sarı kanarya

feryat ve figanla ötmeye başlar

bükülü baş sebeb yiyemem aşlar

 

mâşallah sizdeki ne geniş mide

karşımda sırıtmak sanki işmide

dişlek dişlek gülüp alay etmeler

zamane çocuğu yeni yetmeler

 

ben sizin yaş yatar damı kaşlarda

kışın görürdüm buz karı kaşlarda

fakat yinede ben şükür ederdim

iyi ki bıyığım çıkmadı derdim

 

yoksa âlimallah oda donarsa

erir kenarına soba konarsa

aksi takdir bekle ta yaza kadar

bahara çözülse bir adak adar

 

don bıyık sebebi keserdim kurban

baştan aşağı kan olarak urban

bu sefer çamaşır yuma telaşı

duymazsın dense ol haydi gel aşı

 

aşı deyip geçme bünyede hasar

yapan mikropları her sabah asar

çamaşır ipine değil tabiiki

onun ki bir çeşit savaş tatbiki

 

sıkı sıkı giyin üşütme kardeş

kardan adam yapıp bahçede kar deş

bir kış daha geçer her yer bembeyaz

olsada sen bana ufuk pembe yaz

 

pembe aşkın rengi insanı açar

belli bencileyin kalmışın naçar

aradığın şiir baharı bekle

yazılır hep çiçek ve kelebekle..

..............

Gecenin yarısı yiyerek besin

doyarsın açlıktan karnı kazınsan

üstüne biraz su ölmezsin kesin

fakat internetsiz.. yaşamaz insan..

 

sanki sudan çıkmış balık misali

çetleşme hasretin bulmaz visali

topalsan gezersin eli asalı

fakat internetsiz.. yaşamaz insan..

 

yüz altmış karekter girsen tivitır

epey saçmalayıp kişi cıvıtır

ne olur çıkmasan bir kez mavi tur?

fakat internetsiz.. yaşamaz insan..

 

feysbukta bakayım dersen halama

af buyur galiba oldun yalama

bir süre yaşarsın soluk alama

fakat internetsiz.. yaşamaz insan..

 

madende kararmış beyaz iken ırk

aldığın maaş ne? en fazla bin kırk

yine geçinirsin istersen it kırk

fakat internetsiz.. yaşamaz insan..

 

çaydanlık kaynar su hani taşarda

öyle oynaş arar artık kaşarda

bir insan aç susuz bile yaşarda

fakat internetsiz.. yaşamaz insan..

 

tıpta uzman toktur dahi şaşıyor

beyin ölene dek bir can taşıyor

bitkisel hayatta bile yaşıyor

fakat internetsiz.. yaşamaz insan..

 

ciğerin tencere burnunsa tava

gerekir oksijen kısaca hava

gitmesen ne olur balığa ava

fakat internetsiz.. yaşamaz insan..

 

lastiğin kabak ve bozuk frensen

oğlum düşünsene kırılır ensen

ustasın azrail alt edip yensen

fakat internetsiz.. yaşamaz insan..

 

kabrini ayırttır yatır yanıda

lösemi çıkmışsan teşhis tanıda

bilim araştırır yapay kanıda

fakat internetsiz.. yaşamaz insan..

 

idrar yolların hep kumlu akarlar

mirim erirmiki? bu yıl bu karlar?

böbreği sökerler yeni takarlar

fakat internetsiz.. yaşamaz insan..

 

Türkler.. düşkündür.. der.. baksan tevrata

mesela dabanca ile avrata

araba var artık binmezsin ata

fakat internetsiz.. yaşamaz insan..

 

ülkenin çıkmaz kir sabunla yusan

yandaş dışında tüm medyası susan

fayda sağlar mutlak antidepresan

fakat internetsiz.. yaşamaz insan..

 

ben bir deli değil veliyim amma

kadrimi bilirmi eller muamma

bu bünye dayanır artışa zamma

fakat internetsiz.. yaşamaz insan..

 

yanmışım bir farkım yoktur keremden

sahi yaşadığım belli neremden

belki kurtulurum kanser veremden

fakat internetsiz.. yaşamaz insan..

 

getirir burnundan ana sütünü

zehir değilmidir bunun bütünü

bırakır irade alkol tütünü

fakat internetsiz.. yaşamaz insan..

 

huriler karşılar âlâyı vâlâ

mutsuzsun be adam sen yine hâlâ

en güzel yer derler cenneti âlâ

fakat internetsiz.. yaşamaz insan..

 

PA
12.03.2012 17:23
#112

MEHMET AKİF KADAR BÜYÜK

 

Mehmet Akif kadar büyük.. Mehmet Akif kadar yüce

Değil ise şiirlerin.. ya güdüktür yada cüce..

 

Arama asla dengini.. böylesi dili zengini

Hem gönülleri fetheder.. safahatı ile nice..

 

Mecrası nefesi keser.. aruz ile manzum eser

Mesela bir Çanakkale.. üzerine çöker gece..

 

İçerimi hüzün alır.. dalgalansın bu bayrağım

Söylediğim basit kalır.. yetmez anlatmaya hece..

 

Acaip anudu türer.. kendisini şair sanır

Anlaşılmaz söz oyunu.. bilemezsin dili nece..

 

Bencileyin yok istidat.. ve seni anmak istedim

Muktedir olmasa bile.. kalemim öyle bir güce..

..........................

 

kalın olmasın harflerin

şöyle narin pek ince yaz

dışı çıkmasın örflerin

sağ salim ve tekince yaz

 

yaraşır olsun şanına

rast gelince boş anına

girme şiirin kanına

bazı canın çekince yaz

 

az tebessüm etmeli beniz

temizle söz başı geniz

dalgalar titreşir deniz

taş at yalnız sekince yaz

 

yemek yerken dil dolaşık

elinden düşüyor kaşık

zatı alin belki aşık

şüphe kuşku şekince yaz

 

seçenek çok sana nice

serbest aruz yahut hece

gözün görmez ise gece

sabah şafak sökünce yaz

 

o senin köynünde süstü

sevdiğin bu sana küstü

hem ikindi akşam üstü

hem karanlık çökünce yaz

 

yüklenip karşı dağıda

başlama hemen ağıda

bulaştırma kir kağıda

bir ufak su dökünce yaz

 

zulme değilse biadın

kolayca dolmaz miadın

ister gerçek ismi adın

yahut lakap nikinle yaz

 

dinleme dense baş eğin

yoksa yorganın döşeğin

ahırda uyuz eşeğin

nallarını dikince yaz

 

yaz ne yazar isen lakin

sakın tutma okurla kin

alnı açık yüz parlak in

var içerik çikince yaz

 

ustaca batır şişleri

kimse görmesin dişleri

aksatma yine işleri

buğday başak ekince yaz

 

aç hep şiire pencere

ya tavadır ya tencere

öyle yırtarca hançere

bağırmadan sakince yaz

 

sazların bağlama lirden

ruhunu arala kirden

hepsini sırtlanma birden

omuzların yükünce yaz

 

şen neşeli bir oynada

yelkeni yapma maynada

yazın sıcağı aynada

çiçek boynun bükünce yaz

 

içinde rüzgarın es der

azami marifet göster

tümce edat bağlaç ister

mastar fiil kökünce yaz..

.........................

 

nasıl bozmaz bilmem bunlar dengeni

yüksek ökçelerle ürkek adımlar

rüyama olurlar konu mankeni

kimi hayır kimi şerde kadınlar

 

onların sayesi şenlenir hane

bir insan yanında bilmez hastane

muhteşem ahçıdır hep tane tane

pişirir pilavı zerde kadınlar

 

aklına gelirler her yel esimde

anı hatıradır baksan resimde

özellikle köyler kırsal kesimde

çalışır alınlar terde kadınlar

 

bazı açık saçlı bazıda türban

yıkayıp temizler ütüler urban

daima olurlar yoluna kurban

kalmaz gözlerinde ferde kadınlar

 

omlet pişene dek tavuk yemlerler

eyer dizgin vurur atı gemlerler

kocası uyurken çayı demlerler

sabah kalkar hem çok erde kadınlar

 

erkek müsveddesi sebebi hiddet

uygular zavallı şahsına şiddet

artık dayanamaz pek uzun müddet

uzanıp yatarlar yerde kadınlar

 

bilmezmisin ulan ey oğlum bekir

kadınlar olmasın şapka bere kir

sizleri toplumdan silmek gerekir

vurgundur yiğide merde kadınlar

 

adamı satmayı bilmezler asla

erkek milletine filan kıyasla

usulca başını göğsüne yasla

çaredir kedere derde kadınlar

 

hayat arkadaşın sevdiğin canan

bazen kızkardeşin bazı da anan

esirgeyip bir an sakınmaz inan

istersen canını ver de kadınlar

 

sekiz mart sürülür yalnız izleri

sen bizim medya yan kırsan dizleri

arka sayfa basar güzel yüzleri

başka gün sormazlar nerde kadınlar?

 

kendini kutlu gün diyen kandırır

onlara eziyet içi yandırır

hüsnü cemalleri baksan andırır

cennetle arana perde kadınlar..

PA
03.04.2012 17:35
#113

VARMIDIR ALEV ALEV..

 

Hava ılık mevsim şahane

yüzüm soluk.. oluk dipleri yabani nane..

 

sinesi susamış.. süslenip nakış nakış..

yığınla kuş başına konarlarından..

 

koynumdan bir bir çıkarıp.. elbet kokladım..

topladım mürdüven erik.. yeşil elma.. vü narlarından..

 

nerde muntazır durdum.. her zerreni yurdum..

terli alnım siler.. çevremi yurdum..

kor ağulu aşıma kattım..

ah ne.. çılgın ve serin..

mütemadi bir iştiha ile tattım

mutena ve köhne pınarlarından..

 

varsın bir tasıda yok..

mutlak ayalarım sımsıkı.. sanki kilitli..

avuçlarım geniş ve derin..

gölgelerin.. meşe pelitli..

ah ne berrak ateşli serin..

çeşmelerin içtim..

şükür bende geçtim..

 

kucağım bir yığın hüzün.. omuzlarım keder..

sanki bir yılan.. misali kıvrılan..

bir yerde birleşip.. sonra ayrılan

yolların kenarlarından..

 

kırların rahiyası nefes kestiğinde..

ve.. rüzgar nazlı ılık müşfik estiğinde..

ne sarp ve yalçın dağları deldim

ne ejder hakları geldim..

 

dirildim dirildim öldüm.. ritim ve ahenk..

bilirmisin ne geceler böldüm..

uykularım sayıklayıp.. gözlerim bir mihenk..

iyi kötü ayıklayıp.. ham idi biraz oldum..

gölgesi kendimi buldum.. soluklanıp..

asırlık çınarlarından..

 

dokunur tezgahı aşk.. süt dişi gibi ak

..giyilmez olsalarda yaz..

kışları yün çorap tutuyor sıcak

işittinmi köylü kızların ördüklerini

harlımı bağrın közlü bir ocak

sende anlat gördüklerini

varmıdır alev alev yanarlarından..

..................................................

 

keşifler ansiklopedisi..

 

 

Arşimet.. suyun

kaldırma kuvvet..

Edison ampülü bulmuş

ben seni buldum..

 

Ümit burnundan

geçmiş Macellan

bir kıta bulmuş Kolomp

ben seni buldum..

 

Çinli kağıdı

kımızı Türkler

kim içer kafa bulmuş

ben seni buldum..

 

çiftcinin biri

tarla sürerken

tam bir küp altın bulmuş

ben seni buldum..

 

Nevtonu toprak

birden çekince

en son belasın bulmuş

ben seni buldum..

 

dinamit keşfi

Nobel ödülü

hak sahibini bulmuş

ben seni buldum..

 

vermedi bana

hiç kimse ödül

alem papazı bulmuş

ben seni buldum..

 

...............................

 

yazmasam delirirdim..

 

İki ihtimal var idi.. ya öldürülüp ölüp..

sessiz sakin ebedi yat..

ya kalem alıp eline..

git parçala edebiyat..

 

ikinciyi tercih ettim.. bana yeni ufuklar açtı..

okurlarım kendinden geçtiler mest olup.. ezber ederek..

şüphe yok.. bazen uykuları kaçtı..

 

yazmasam delirirdim.. kendi kendine konuşurdum..

sonra.. yatırırlar uzun zaman tımarhaneye..

seneye kalmaz buruşurdum..

 

.. şurda.. dışarda.. mevsim baharsa..

asla demem vakit gece.. usulca yayarım önüme kağıt..

döşenirim.. serbest hece..

 

astigmat olsalar bile.. iyi kötü görür gözlerim..

bir ibibik sabahı.. nasıl özlerse.. bende özlerim..

.. diz üstü bilgisayarım yok.. şimdilik hayal..

kalbimde.. kötürüm ve.. meflüçtür fecir..

hüzün ruhumda şimşek.... içimde bir yıldız kayar..

 

ben ızdırabın pençesinde.. enter tuşu bozuk bir kafenin..

garip müdavimi.. herşeyin öncesinde..

yükünü dökerim.. omuzumda küfenin..

 

kafesi açık kalmış.. sözcüklerim yaralı kuş..

çırpınır mısralarım vezin kafiyeli..

imkan nispeti estiririm okur kari bağrı.. ılık.. sahyunun yeli..

 

yani bildiğim yol ağır ağır yürümekteyim..

ömür nazarımda yaprak.. çiğnenir yerde.. çürümekteyim..

 

malum dalgalar kayayı nasıl oyar..

kovuklar civarı balıklar yüzer

dilim bir fırçadır pembe tablolar çizer..

rengarenk.. gökleri boyar..

 

..yar.. hasretin bağrımda kalıcı hasar..

boşver.. mühim değil.. sen yalnız.. sargı bezi..

şu başıma sar.. boynuma dola..

asılın mayan toprakmış.. her zaman.. koynuma dola..

 

ey zalim bilirmisin halim.. yokluğun sinemde bir kor..

..hem soykırım niyet baksa yüzüme..

çalamaz hançeri.. artini kirkor..

 

çarpar isede kalbi.. sık sık teklemekteyim..

yokluğun cehennem.. nerdesin.. beklemekteyim..

PA
18.04.2012 18:46
#114

AKILLI USLU ŞAİREM

 

akıllı uslu şairem.. heceye post sere gelir

sinek gibi vızıldamam.. hamamına tere gelir

nitekim işin ehlidir.. çapımda kim görem onu

ayağına sabun sürem.. alınları yere gelir

 

beli.. yok idi kispeti.. yerine peştemal sarın

kapar isem nalınları.. kafa gözü bere gelir

madem ki yüzme bilmiyor.. kavağa çıkmasın kişi

şiir çiçek nazarımda.. adam gibi dere gelir

 

şu kendine güvenirim.. Kerem gibi bir aşığım

yanarım Aslı görmüyor.. kamaştı göz köre gelir

dinermi bağrımın sızı.. bilemedin gavur kızı

saki verir şurup ilaç.. bu gönlüme çare gelir

 

ararın evcimen eşi.. içimde sevda ateşi

kırar kolu kanedimi omuzlarım yare gelir

yok ise kısmeti nasip.. acaba neylesin Hasip

bir elime klavyesi.. bir elime fare gelir

 

malum aruza bin basar.. foruma asarım şiir

kimi gün üç yetinirim.. kimi gün on kere gelir

vereme çok faideli.. gribe karşı birebir

şiir mideni besliyor.. ve gözlerin fere gelir

 

eserimi kim okumuş.. zatıma hayran oluyor

hediye nane maydanoz.. dereotu tere gelir..

şair görev adamıdır.. ödev sorumluluk taşır

ve halk şiiri soframız.. daha uzun süre gelir..

...........................................

 

Güzel olmuş desin.. karın ve metresin.. şiire baktığında..

zaten kim ne.. diyebilir.. gürül gürül aktığında..

altı üstü yarım okka.. yürek denilen nesnenin

okur kısmı aydınlanır.. lambaları yaktığında..

 

baktın bir önceki kopmuş.. dola biraz bakır teli

sakın ola çarpılmada.. sigortayı taktığında

düşün ki.. köydeki öküz.. inat sebebi yürümez

nasıl hareket edecek.. üvendire kaktığında

 

muktedirsen geri durma.. mızrağın hiciv sanatı

tek dönmesin keser sapı.. çivileri çaktığında

maksadın özgür yaşamak velakin eyki başını

birde inişini düşün.. her merdiven çıktığında

 

sonra zindan olur alem.. yazma öyle çala kalem

canını sıkar okurun.. dar alana tıktığında

aynı şeyler gevelenmez.. deve bile diken arar

evde durma çık dışarı.. kırlara git bıktığında

 

öyle yazılmaz efendim.. vıttırı vızzık hamaset

göz yaşartır biber gazı.. ulu orta sıktığında

asırlık kültürel miras.. biz bunu yolda bulmadık

bir kalemiz edebiyat.. yazık olur yıktığında

 

çözüp düğme aç bağrını.. kor alev narında pişir

bir şiir elbette yenir.. mürül mürül koktuğunda

bana gelme cek cak ile.. ana lisanını kullan

dilini pekmeze batır.. eşek arı soktuğunda..

.................................................

 

 

salma edebiyat sofrası kaşık

sonra sanacaksın kendini aşık

anlamsız ve saçma türde deneme

şiir hadım edip.. lütfen eneme

 

hangi akla hizmet manzum yazıya

boğarsın okur gem alıp azıya

yazık değilmide harcanır kağıt

kaybolan zamana yakmalı ağıt

 

ne biçim adamsın anlamaz lafı

besiye çekip dök arpa yulafı

çifte koş tarla sür işe yarasın

beygir herif yari yine arasın

 

bilgisayar başı kaşı kemanı

ne mümkün görmesi.. sapı samanı

yer iken.. bakınsın.. sağı soluna

belki de tesadüf çıkar yoluna

 

nasıl bir sevdadır rehberin kerem

insafsız bizleri ettiniz verem

hani ince derde şair tutulur

attın iri lokma sanma yutulur

 

uyaksız vezinsiz daya sözleri

duyguyu sömürüp sula gözleri

ulan sizleri ya.. anadan üryan

soyarak yapmalı kebabı büryan

 

hedef yok amaç yok nedir gayeniz

git gide düşüyor şiir sayeniz

kalmadı okurda okuma istek

tek köstek olmayın istemez destek

 

bakma biz aşk ile çınlatır arşı

meşgul görünüp dost düşmana karşı

gereksin kendimiz bile yazarız

biz şiir okumaz isek azarız..

.................................

 

ben bir şiiir yazdım..

 

 

Ben bir şiir yazdım.. mezarını kazdım

edebiyat gömdüm.. yani tam bir kazdım

fakat alkışlandım.. yereni pek azdım

daha kötü yazdım.. dahada çok azdım

 

tek ben gelir akla.. hep şair dendimi

elbet çiğnedikçe.. çiğnerim bendimi

asla eleştirip.. yermedim kendimi

kendimle cenk azdım.. yıkıntı enkazdım

 

meydan boş kalınca.. ben yazdımda yazdım

çünki ben davuldum.. zurna idim sazdım,

sivrisinek yoktu.. gecesi ayazdım

sanki bir uyarı.. sanki bir ikazdım...

BY
19.04.2012 01:05
#115

Alışılagelmişin dışında bir üslup değişik bir tarz kâh iğneleyici kâh eğlenceli, kâh hüzünlü kâh tuhaf... Uzun zamandır takip ediyorum şiirlerini eski şiirlerin de güzel. Seni ne gün keşfedecekler pantürk abi?

PA
24.07.2012 07:54
#116

ohş.. muihtişam olmuş.. yürekinize sağlık.. yürek sesiniz hiç susmasın.. kaleminiz daim olsun.. bana şiir zevki yaşattınız..

 

.. işte biz bu şiirler ile muassır medeniyet seviyesi yakalayıp.. bu şiirler ile gümrük birliğine gireceğiz..

 

yok bonomo yedinci olmuşmuş.. efendim.. şairlerimiz birinciliğe oynuyor.. dünya bizim çeviri şiirlerimizi okuyacak.. adımızdan söz edecek.. ülke tanıtımına katkı sağlıyacak.. şair gibi şair.. şairlerimiz yetişiyor siz nelerden bahsediyorsunuz..

.. şükür melmeketin ekonomik.. sağlık.. hukuk.. eğitim meğitim.. ulaşım terör merör.. iletişim gibi sorunları çözüldü.. nirvana noktasındayız.. sayın başefendimiz bile... şiir okuyarak ülke yönetiyor..

 

işte bu çalışma azmini.. bu bu şevki.. bu ruhu veren ana arter.. edebiyat sanat.. ustalarımız müthiş eser çıkarıyor ortaya.. tabak gibi ortada.. emek çaba..

 

..dün akşam bir ayı aşkın süre kentten kopukluk ardı.. şehre ineceğim sevinci.. ne orman içre toplayıp.. sapını kopardığım.. sonra ters çevirip.. köz üstüne oturttuğum meşe mantar.. ne o ocak üstü sulandığında..

.. çakı ile usta bir yarık.. domatesten sıktığım birkaç damla.. şapkası içre kaynayan meşe mantar suyuna sepelediğim tuz.. ne bandığım ekmek..

 

közlenmiş yeşil biber bile beni bu şiir denli bahtiyar kılmadı.. el değmemiş doğa.. yeşilin kırk bin tonu.. her yanda ötüşür envai kuş dahi.. içimde bitevi kopan fırtınayı nebze dindirmedi..

odamda.. hangi çeyiz zamanlarının hangi genç kız eli nakşetti.. beyaz kılıfında rengarenk lebalep bahar.. işlemesi ile.. iki yanından kadife yüz fışkıran başımı gömdüğüm yastık bile acılarım zerre azaltmadı.. ben bu şiir ile bu gün bu saat hayat buldum..

başta seçici kurul olma üzre.. bu şiire layık olduğu methi geçen yorumcuları ve yazan büyük usta şairi kutluyor alkışlıyorum.. işte şiir bu yaa.. duygu seline gark oldum .. gözyaşlarım deniz oldu.. bi şiir beni sarstı kendime getirdi.. teşekkürler bu duyarlı çalışma için..

 

bu ara derede.. kıytırık üç otuz paralık.. sözüm ona şiir adı altı.. naciz karalamamı.. günün şiiri seçen.. seçici kurul başta olma üzre..

 

o her yanından vıcık vıcık.. duygu sömürüsü akan.. okurun gözüne gözüne..

 

-gördünüzmü dizüstü bilgisayarı yokmuş kız ayol garibin.. fikri enjekte eden.. yazmasam delirirdim adlı ucubemi günün şiir varsayıp yorumlayan herkese şükran sunar.. şakşaklarım..

 

şakşakı yağcılık yalaklık ile bir tutmama gerektir.. çünki..

..diğeri menfaat çıkar.. al gülüm ver gülüm ilişkisi içre hayat bulurken..

diğeri beklentisiz.. samimi içten.. türk şiirinin gelişimi.. yeni şair adayının.. şevki.. modivitesi için harekete geçer mekanizmadır..

 

şak şak esnasında..kas harekete geçer.. vücut ısınır..ter yolu ile zararlı organizmalar dışarı atılır.. başta sindirim sistemi olmak üzere bedenin diğer organları faliyetini rahat yürütür.. enzim üretir.. çünki..

 

şiir safra kesesi ile yazılır..

 

daha önce defalarca yazılmaktan.. adeta sakız haline gelmiş.. laçkalaşmış.. sözcükler.. dile geldiğinde.. safra kesesinden gelen salgı...kusma hissine sebebiyet verip.. o şiirin kağıda yazılmasına.. izin vermezler..

 

şiir eskilerin işkembei kübra dediği mide ile yazılır..

 

işkembei kübra ile bulunan her sözcük.. vücudun savunma mekanizması.. safra kesesinin tüm uyarılarına rağmen.. bu cümle kokuşmuş bayat bunu şiire katma demesine rağmen.. siz onu yazmakta israr edin.. adamın midesi olacak bulanacak ki onu yazmıyacak..

 

ben şairi nefes alışından.. adım atışı .. aksırışı öksürüşünden tanırım..

 

şairin gölgesi olmaz.. şair tabureye oturup sağ bacağını sol bacağı altından geçiip.. amiyane tabir bacak bacak üste atıp.. sağ ayakı ileri uzatıp.. sağ ayak serçe parmağı tırnağını.. sol ayak serçe parmağına sürtüştürerek yazar şiiri..

 

ben şiir yazacak adamı bilirim.. en vasat şaiirin bile alnında 135 kırışık olmalı şiir yazma için..

 

şiir kürek kemiği ile yazılır.. kürek kemiği kol kaslarını harekete geçirir baş parmak ile işaret parmağının kalemi kavrıyabilmesini sağlar.. bunun için enerji sarfına dolayısı ile gıda alımına ihtiyaç vardır..

 

.. şiir oniki parmak bağırsağı ile ve ince kalın bağırsak ile yazılır.. yediğimiz gıdalardan şeker yağ su karbon hidrat alan bu iç organlar bunu kana zerk edip.. beyine kan pompalayacak kalbi harekete geçirir...

 

şiir kalp ile yürekle yazılır.. şiir dalak ile yazılır.. şiir şaiir boşu boşuna beygir gibi koştuğunda.. dalak şişer yavaş ol yiğidim sinyali gönderir beyine.. beyin çalışmıyorsa o şiir beyinsiz ise.. o şiir şiir değildir.. ben şaii gözünde çakan şimşekten bilirim ben şairi giydiği şalvardan tanırım..

 

şaiin kuyruğu olur ve her zaman dik duran kuyruğu.. topluma ayıp olmasın diye şalvar içre hapseder.. adap budur edeb budur.. şiir kuyruk ile tüy telek ile yazılır.. vücudu saran tüy olmasın o beden üşür.. organlar çalışmaz.. kıl tüy telek deriyi muhafaza eder.. şiir sağlam kafa sağlam beden sağlam ruh ile yazılır..

 

ben şiir yazacak adamı.. çok afedersiniz su döküşünden bilirim.. kubura ayaktan beygir gibi şor şor şor.. olmaz.. ayıptır.. edeb edebten gelir..

 

çıkarsın.. kuburu çevreleyen hela taşına kırkbeş derecelik açı ile tutturum.. şor şor sesini keser şair adam..

 

şair adam organıun biri çalışmıyor.. diyelim iki kolu yok.. ordan birine rica eder.. ayak parmağı arasına kalemi sokturur.. diyelim kağıdı yok.. kulağı arkasına yazar yine yazar..

 

şiir yazacak adam ister bir kaç organı olmasın ister kör olsun.. ister sağır.. ister.. iki kol iki bacağı olmasın.. ordan geçen birine rica eder.. yeterki dili olsun şunu yazabilirmisiniz der.. kağıdı yok ise bacağı yok ise göbeğine yazdırır yine yazar..

 

ben yazacak adamı bilirim.. ben şairi kokusundan.. ben şairi sesinden beş duyu organımdan tanırım.. beş duyu organı iş yapmaz ise.. şair iç organı iş yapar.. bu deli saçması bu zırva yığını bu manasız sözcükler... laçkalaştı bayatladı desin beyinden gelen sinyal..

 

şair gibi şair.. beyni dinlemedi eli ile dokundu dağılıverdi o söz gözü ile baktı rengi soluk.. burnu ile kokladı.. kötü leş kokusu geliyor.. haala o0 sözleri o cümleleri kullanmakta ısrarlı ise.. safra kesesini dinlemedi mideyi dinlemedi o şiiri yedi yazdı ise.. yeterki bağırsak çalışsın o şiiri atar savunma mekanizması.. şiir.. böbrek ile böbrek üstü bezlerle yazılır.. pankreas ile yazılır şiir.. şiir kulakla yazılır.. şiirin musikisi olur.. akademisyen abi abla işitmez ama kulak sahibi kemancı şair yere düşen bardak do mu dedi lamı dedi bilir.. ben şairi kulağından tanırım.. kulak çanak anten vazifesi görür sesleri çeker.. en alelade merkep kırk günlük yoldan merkebi kulak ile görür.. merkep şiir yazmaz yazamaz.. bizim şairlerimiz.. işte böyle güzel şiir yazar alkışlıyor şakşaklıyorum..

 

sonra yazıceksinde noolucek.. levi lobisi bununda kolayını bulmuş.. o stüdyosunu açtığı tiviğciye önceden şart koşuyo.. bak diyo dünyada dünya kadar filim çevriliyor ama sen sadece.. benim hulivuttaki üstat biraderleriminkini yayınlıyacak.. sadece.. bizim lobinin bireyi filanca şarkıcıyı lanse edicen.. haa sizdende birine pantolon giydirin bi gece koşsun meşhur olsun mirkelam pürkelam şart koşuyor..

 

önce balon gibi şişiriyorlar.. sonra sünger gibi emdir gitsin türk tivi izleyicisi radyo dinleyicisine..

 

nasıl her on film kareleri arasına foka mola resmi koyuyorlar.. biz görmeden bilinç altı serinletici içme fikri enjekte ediliyor.. biz görmeden.. ahanda.. hande yener şarkıcı ahanda.. filanca yapımcı ahanda şoonla şooda şair fikri enjekte ediliyor.. bize göre hülya ile sibel en güzel kadın ötekiler çirkin..

 

beyin yıkama havuzlarında.. ozon suyuna yatırıyor.. dünya medya devi..karteli senin adına lanse ediyor aha bu yazar diğeri yazarda ne yazar.. illa arkan olacak hacı aha şucu aha bhucu aha.. cemaat ferdi ayağına kendini bi süre daha yuttur ne zamana kadar..

bi yerde tıkanır insan.. şükür böyle şair böyle şiir yetişiyor imdada.. hakkını vererek.. enfes ötesi.. bu çalışma mükeerrer kutlarım saygılar ile.. alkışlarım çatlayana dek avuçlar.. yürek sesiniz hiç susmasın.. çok güzel olmuş çok..

 

şiir zincir ile yazılır şiir takoz ile yazılır şiir çekme halatı ile.. daha neler..

yazacak adam çıkar.. erkek gibi.. kalemi yoksa odun kömürü ile.. oda yoksa dudak boyası ile salon aynasına.. traş köpüğü ile banyo aynasına.. şiir okul duvarına.. şiir çöp konteynırına.. şiir apartmanın merdiven boşluğuna yazılır..

 

ben şiir yazacak adamı bilirim yazıcak adam çıkar adam gibi ben şiir yazmk istiyorum ama kalemim yok der.. karlı kış günü kardan adamı yer.. idrarı çoğalsın diye.. yediği kardan adam ile karın üzerine gider sağ ayağını kaldırır yazar yine yazar..

 

yazamayacak oynayamayacak aha yerim dar aha çok yorgunum kıvırmasın çevirmesin ben yazacak adamı amortisöründen tanırım.. yazacak adamın menteşeleri yağlı olur.. gıcırdamaz.. keman gıcırdar.. yazacak adamın süt dişi dökük olur.. sağ alt çenede yirmi yaş ile üst çenede bir kaç köpekdişinden başka dişi olmaz şairin..

 

ben şairi ısırışından.. ben şairi cırmalayışından bilirim.. şairin.. burnu küçük olur.. şairin burnu aya değmez.. yoksa burun baskısından ay pestil olup ezilir..

 

şiiri berbat eder.. şiir beyin ile yazılır.. beyini çevreleyen.. kafatası ile yazılır.. şiir sağlam kafa sağlam beden sağlam ruh ile yazılır.. tuz ruhu nane ruhu lokman ruhu bunlar şiirin aksesuarları kendisi değil..

 

ben şiir yazacak adamı.. yerde kıvranışından karnım ağrıyo deyişinden tanırım.. nasıl ki dilenci beni ikna edemedi.. git çalış kazan utanmıyormusun diyor isem duygu sömürücü şair beni ikna edecek.. hangi aza noksan delikanlı gibi çıksın desin kafam bozuk motorum şanzımanım bozuk sorun bu desin.. segman dağıldı balata sizlere ömür lastik patlak desin.. bu gerekir.. organı ölü şair organsız.. midesiz akciğersiz şiir olmaz.. şiir de ruh olur şairde ruh olur.. bu var ise.. şiir şiir.. yok ise.. zırva.. bu kadar basit. hepsi bu..

yürekininize sağlık bu baş yapıt bu şaheser için şakşaklarım ile.. kalem sesiniz hiç susmasın atardamarınız aortunuz kalp kapakçığınız daim olsun.. adem elmanıza gerdanınıza sağlık..

ekinler başak açtı

ahırda at eşek açtı

eşeği saldım çayıra

at attığım taşa kaçtı..

 

..şiir böyle yazılır.. ardarda makineli gibi car car car gereksiz kuru gürültü olmaz.. insanlar yaşamaktadırlar ve mutsuzdurlar.. mutsuzluğun temel sebebi ilk dizede belirtilir.. dünyada nimetler o denli bol iken.. birileri açtır.. giriş segmesi..

 

fakat üzülmemek gerekir.. dünyada ne kadar kötü var ise iyiler eksik olmaz film mutlu son ile bitecek.. eşek çayıra salınır.. gelişme segmesi..

 

.. fakat kötü niyetli at.. filmin kötü adamıdır.. o ekin başaklarına aşık olmuştur onları yemek ister.. nasibine düşen çayır onu tatmin etmez.. kahramanımız mücadelesini verir ata taş atar.. kötü gider iki, iyi baş başa kalır.. sonuç segmesi..

 

şiir budur.. filim budur.. şimdi ortada bir sevgili var.. bak aktör ve kötü adam var.. aradan iyimi çekilsin yani.. sanat.. doğadaki güzelliği tuale fırça ile yansıtmak.. notadaki güzelliği kulağa mızrap ile.. yay ile.. üfleyip nefes ile vermek ise.. şiir de.. hayatın güzelliklerini okura yansıtma aksettirme hikaye etme olayı.. gözünde canlandırma.. dejavu etme bende buna benzer şey yaşamıştım ah keriman beni terketmiştin dedirtme olayı.. olgusu.. ön koşulu da.. anlaşılır yalın sade.. ve ölçülü.. dil..

 

sevgilim seni görmesem ölecekmiş gibi olmuş oluyorum..

sen bana sürahi ol ey yar. ben sana dökülüp doluyorum..

 

işte ben böyle iki dize istiyorum.. kim nerde ne zaman.. olay ne.. basit anlaşılır sade..

 

ben şiir olduğu iddia edilen nesnenin başlığından bile onun ne olduğunu sezinlerim.. gel gör ki vicdanım beni rahat bırakmaz..

- ön yargı toplumsal hastalık.. mühim olan iç güzelliği.. seninde faça bozuk ama.. karekter nispeten iyi idi vicdan sahibi idin başlıkla yetinmez okurdun gitgide karekterin bozuluyo.. der.. o sebeb tıpkı pazardan aldığım elma çok parlatılmış ise.. lezzetsiz olabileceği gibi.. pek ellenmemiştir ama evde beni şaşırtır ya.. iki dizeye bakarım.. şiir olup olmadığını iki dize ele verir.. ustalarım altı yedi saniye diyor ben onlardan daha kısa süre üç saniyede anlarım neyin ne olduğunu.. bir şişeyi kafaya dik sumu.. çocuk zırzopluk yaptı idrarmı anlamak kaç saniye çeke..r en çok üç saniye.. haa onlar benden usta başlıktan anlıyabilir saygı duyarım.. ama dizede ben onlardan öndeyim..

 

ben sadece iki dize istiyorum şiir gibi iki dize.. altına az dişini sıkıp iki dize daha eklesin.. ama dörtlük tamamlanıp kıta olduğunda.. hah bu bir şiir kıtasıdır diyeyim.. ben doktor isem neren ağrıyor diye sorduğumda.. en basit edebiyat bilgisinden yoksun hasta..

 

- ahanda garnımdan keklik kibin sesler geliyor

yürekte yaralı tohtur bey.. aşk acı.. bağrım deliyor..

 

şeklinde kısa öz derdi sıkıntısını anlatsın.. kalkıp bana..

-dün ireçil yidim yatağa girdim garabasan gibi bi ağrı üstüme çöktü sankı omuzumdamı gumbar bağpursuğumdamı disem garıncalanma gibi yil gibi bişiy saplandı gibi oldu tür ağız oyunları kelime şaklabanlıkları.. sözcük hokkabazlığı ile şiir olduğu iddia edilen nesneyi şişirip sonuçta..

şizofren tanısı için hastane hastane dolaşmasın.. hepsi bu..

 

sen avukatsın beni savunama.. sen hastasın derdi anlatama.. sen doktorsun hastayı bilgilendireme.. sen sunucusun eee sayın izleyiciler.. nası desem sayın vatandaş bi olay oldu ama nasıl anlatsam böyle habercilik olurmu yaa.. kekeme adam maç sunar.. şebekler hava durumu verebilirmi.. şiiir dil ile yazılır.. dilini daldırırsın mürekkep hokkasına.. şiir okurun bağrına bağrına yazılır.. şiir destan şeklinde.. şiir.. segah şiir koşma şiir hiciv şiir güzelleme.. şiir divan şiiri şiir aruz şiir serbes şiir hece.. ön koşul şiiir şiir gibi yazılır..

 

milli hislerime hitap ettiği denli.. duygu yoğunluğumu açığa çıkarıp beni yesie garkeden.. bu.. büyük vatan şairi.. bu büyük halk ozanı.. bu ulvi şair değerimizi.. tebrik ediyor başarı devamı diliyorum.. nerdesin ey sevgili..gözyaşımı paspas ile siliyorum..

 

abacı dağına saldım sığırı

sırtlarım bağladı nasır yağırı

insaf edip ağla akıt gözyaşın

sevgilim ben sana açsam bağırı..

 

işte ben böyle bir şiir istiyorum.. yoksa rahmetli ebemde yazardı..

 

karlarmı yağmış yirmilinin dağına

dostlarım kına yaksın eline

palaskanı.. sıkışş bağla biline

çetindir zabidin.. döver a yavrum..

 

.. yazardı dediğime bakmayın okuması yazması yoktu ebemin.. dil ile söyler aklında tutardı.. biri birine haksızlık yapsın haksızlık yapan.. garip biri hakkında kötü söyleyen horlayan kimse az varlıklı ise.. ineği ölmüş bi fakir için iyi olmuş nalete dedi ise..

 

bir gün olur seninde.. çarkını.. kırarda felek

ya kalbur satarsın yada elek..

 

a gavur köpeeğnin kızı diye iki dizeyi anında uydurur anında söylerdi.. o da şair olamadan ayrıldı bu fani dünyadan rahmetli dedemde.. her araba ile geçene baktı baktı..

 

aaah dedikçe bağrım kütüüür kütür kütüier

merkebin iyisine bindi bizden kötüler.. dedi durdu.. o da şair olamadan göçtü fani dünyadan..

 

şair olma başka.. şair adam.. kırk adım öteden.. iki sineğe bakar..aşk ile birbirlerine sevgi sözcüğümü fısıldıyor.. kavgamı ediyor bilir.. öyle keskin göz olur şair adamda..

 

şair adam.. kırkpınarlarda.. yağlı serbes grekoromen.. kulakları kırık olur.. ben kulağına bakınca bilirim o adamın şairlik yapıp yapamayacağını..

 

ses en basit tanım ile.. akciğere alınan havanın... gırtlak borusundan .. ses telleri ile titretilip.. dilin tezene gibi mızrap gibi kullanılması sureti ile.. nameli hale getirilen.. molekül haldeki oksijen nitrojen 0nbinde bir diğerin.. bir verici gibi boşluğa salınıp..

 

kulakta bir verici gibi toparlanıp..örs çekiç östaki borusu kanalından süzülen bu ince küçük hava zerreciklerinin.. kulak zarında oluşturduğu etki ise.. siz kalkıp adamın kulağı dibinde kese kağıdı patlatabilirmisiniz..

 

adamın kulağı dibinde.. borozan çalıp dinamit atıp el bombası sallayabilir.. ulu orta kişneyebilirmisiniz..

 

işte şiirde.. mürekkep vasıtası ile harf formuna dönüştürülmüş.. ses özlerinin.. kağıt adı verilen.. zara çarpıp.. okur gözü ile temas anından itibaren..

 

sırası ile.. başlık.. düzen şekilce önce gözüne hitap edecek.. girişte kötü koku barındırmayıp bilakis okur iştihası açar.. giriş gelişme sekmeleri arası bol bol gül çiçek esans yayılıp.. sonuçta.. börtü böcük ile sonuç sekmesi şişirilirken.. börtü iken börtü böcük iken böcük bu şiire doluşmuş ben niçin nektarlanmayım ana fikri anfaje edilip.. okuma arzusu kamçılanacak..

 

bu yapılırken.. çatlak sesler.. kakafonik.. kulak tırmalar gürültüden kaçınılıp.. aşk sevgi sözcükleri fısıldanıp okur cezbedilecek.. onu çok az ölçekte gerilime tabi tutup akabinde gevşetecek sözcük masajları çekeceksin.. bir rüya aleminde.. bir hisseli harika kumpanyasında dolaştıracak attaya bindirecek.. deveaynasında.. komik görüntüsüne güldürüp dönen salıncaklarda uçurucaksın.. yoksa ebemde yazar..

 

a nın öldüğünemi yanıyın hay yavrum

b nin iki kolu yandı onamı yanıyım

suriyemin bacaklarını kestiler onamı ağlayım..

 

şair adam çıkar.. adam gibi.. ne söyleyecek sözü ne özetler.. şiir kuralı kaidesi içre.. onları kalıba yatırır.. üzerine ağırlık kor bi gece bekletir düp düzgün.. bu dergahtan içeri yamuk odun sokmuyacaksın kardeşim.. benim aklım ona erer..

 

bu güzel bu güzide bu düzgün.. bu devenin gıpta ile baktığı enfes çalışmayı tebrik eder.. şuraya kırk günün başı tütün almaya geldim akşam dönecektim köye bu enfes şiir yüzünden.. gidemedim.. mesaj çektim hocam yarın gelecem diye.. bu harkulade çalışmayı kutlarım ne desem az.. nasıl yazdınız bu enfes şiiri dokuzuncu harika olmuş bu aday gösterilmeli.. alkışlıyorum..

 

aah pardon... dalmışım.. şimdi güzel yorumlarınız okurken farkettim.. Kemal beyciğim.. berhüdar olun.. bilakis ben sizleri ziyadesi ile özlemişim daha doğrusu hep aklımdasınız.. ah işte şu güzelim şiirin güzellik yokmu beni benden aldı mest oldum.. bi selam sabah hasbihal edemeden dalmışım.. otoban ankara çeltikci yol ayrımı 5 kilometre öte abacı jeositi civarı sığır güdüyorum doğa ile baş başa bi yol düşerse hele şu sıra meşemantar zamanı çayda demlerim.. doğal güzellik kirmir çayı.. enfes.. akşam kendim yerde yatar misafir ağırlarım köy odamda yol düşerse.. bi mukabele herkese çok selam çok teşekkür hüsnü karşılama.. hüsnü niyetiniz çün.. selam arap naci bey selam lara hanım.. osman bey nerdeler.. abdülillah beyler çokca selam ederim.. bugün kaçırdım otoposu bu güzel şiir yüzünden.. soranlar herkese çok cok selam büyükler eli küçüğk gözlerinden öperim.. efendim.. berhüdar olun hepiniz..

 

 

yok sanat bünyede güç takat içinmiş.. yok özürlü sakat içinmiş.. bilmem ne bilmem ne bilmem ne..

 

üç beş bremen mızıkacısımı karar vericek neyin ne olduğuna..

 

'' sanatı ne kadar sanırsan san at.. onu tutabilmesi ve binmek sanat..

akşam arpası çok gelmiş ise.. sabahın yemi az noksan at..'' hee..

 

yok pınar çeşme gibi hayır hasenat.. yok topluma sadaka fitre zekatmışmışda.. bilmem ne bilmem ne bilmem ne..

 

neymiş efendim..

 

'' sanat sanat gel beni yak kül et.. parçala vur cilet.. deş bağrımı kanatmışmış..'' peeeh..

 

onu şurda az eli makas tutar kasaplığa öykünen.. asgari ilköğretim mezunu bir berberde yapar..

az okuma yazmayı sökmüş cerrahta..

 

esasen içini yakmadan.. kavurup dilini kabartmadan.. amele yanığına çevirmeksizin sok solaryuma.. bronz ten yap.. bakır renk ver çek cila parlat.. sanat buu..

 

doğayı olduğu gibi al.. resmet bumu yani.. onu potuğraf makinesi de yapar.. sen sanatkarsan kendinden güzellik katacaksın.. hepsi bu..

 

el değmemiş doğa da.. amorf'a (non figüratif.. no şekil..) biçem vericen.. o fırça o sivilceyi silip.. o fırça gamze konduracak yanakın iki yana..

koyun gibi bel bel bakan göze.. güçlü bir fırça darbesi az zeka pırıltısı.. az ışık vericek..

 

dudakın en matah kıvrımı yakalayıp.. en güzele yakın güzellik katacak.. gözbebeğin atardamarı solda.. toplardamarı sağda olacak..

kılcal damarlar ağ gibi sarıcak her yanı.. sanat buu..

 

yoksa ebemde bilir.. hüsnü mutlaka yakın güzelliğin ilahi güzellik olduğunu.. henüz en güzel şiirin yazılmadığı en güzel resmin yapılmadığını..

orta düzey dini bilgiye vakıf biride bilir.. taşrada rasgele imamda..

 

senin güzelliğe katacağın güzellik.. altın oranı geçmiyecek.. yazı ile bir bölü üç.. en çok.. bir bölü üç buçuk..

 

yoksa.. dedemde yapar.. koy oraya m harflerini.. arkalara ufak ufak.. önlere büyük büyük.. çek koyu maviyi.. al sana deniz..

en yukarı açık mavi gökyüzü.. bir kaç m martı.. tepeye yuvarlak o ohhooo al sana güneş.. bumu yani..

 

sen o denizi öyle bir resmedeceksinki.. gemi bağlantı halkaları hayli yukarda.. deniz aşağıda.. palamar koptu kopacak.. gemi düştü düşecek..

 

insan şapşal olsa.. o denizde bir noksanlık olduğunu anlıyacak.. mantık yürütecek..

 

'' ben şehriye çorbasının taneyi süzer iken.. yahut hoşafa saldığımda kaşık..tanesini yer suyu bırakırsam su azalır.. öyle ise deniz az.. eşittir..

bu denizin balığı yok.. midye karides noksan.. hee balık çıkınca içinden su çekildi.. ise eşittir..bu güzellik içinde ki güzellik bölü mana derinliği eşittir..

doğayı yok etme bilinçsiz avlanmaya dikkat çekme'' diyebilecek..

 

ak deniz ise m koyu ak fon süt beyaz.. karadeniz ise m kara fon kapkara olup.. yalnız köpükler gökkuşağı renkleri barındıracak..

 

sen o heykeli öyle yontacaksin ki.. her iki kesik eli yerde.. kelepçesi ayak dibinde.. özgür kalmış tutsağın kolları sevinç ile havada açılacak..

ağız neşe ile kulaklara varıp.. karşısında cellat şaşkın durucak.. bakan hürriyete bir kez daha aşık olucak..

 

yoksa laf ebeliği yüksek okulunu başarı ile bitirmiş ortalama bir yazarda yazar.. Ulucanlarda amedi memedi astılar diye..

sen yazarsan sanata dönüştüreceksen bu işi..

''urgan için yirmi teneke yağ almıştı cellat.. sabaha kadar kururmu bu yağ'' diye..milli serveti iç eden.. devlet malı deniz yemiyen domuzcuları..

öyle bir yedireceksin ki o metnin içine..

 

tipik bir ev kadını mentalitesine sahip vasat memur bile.. sistemin çarklarındaki gıcırtının sebebinin aşırı yağsızlıktan değil.

.ödeneklerin böyle yağmalandığından kaynaklandığını sezebilecek..

 

şairsen el değmemiş doğada.. glikoz şerbetsiz.. kekik geven kestane çam.. bilmem ne bilmem ne bilmem ne.. halis püren.. kağıt gibi beyaz..

kendi peteğin kendi etmiş genç oğulun balı süz tülbentten.. çek dolma kalemine.. yazdınmı.. okur o şiiri okur o kağıdı yalar..

 

dize aralarına az eroin serpiştirki.. okur bağımlı olup.. hep senin şiiri okusun.. tat damakta kalsın heee..

 

ortak paidesi.. müşterek faide imiş..

işte şarkıcı cozefin.. işte fare ulusu.. işte meşgalesi yat kalk meserret.. her günü bayram kelaynak kuşları..

 

adamı şeytmesinler.. aptal yerine koymasınlar.. ben şiir yazılı kağıdı elime alınca.. haşırt huşurt edişinden bilirim..

gerçek şiir yazılı kağıdı 52 lik deste içine ko.. kar.. aç masaya desteyi.. 52 kağıt içinden.. maça papazı kupa kızı içinden..

 

'' yandım anaaaaam.. çıkarın beni burdaaan.. ben bir şiiriiiim'' diye.. bağırıp fırtar..

 

şiir yazıcak adam bir oturuşta.. dört ekmek.. iki kasa sardalya ızgarayı götürür.. balıkta fosfor olur.. fosfor beynin karanlıkta kalmış..

örümcek bağlamış ücra köşelerini aydınlatır.. bilinç üstü olur.. çok güzel olur çok..

 

aşk şiirini çıkaran etmen.. istenen doygunluğa erişememe.. açlık ne denli uzar ise şiir o denli besleyici olur..

yok zigmondmuş.. yok froytmuş.. bilmem ne bilmem ne bilmem ne.. benim elma yememe nevtonmu karar vericek..

 

yoksa kamyon şoförüde yazar..

 

'' sollama beni.. severim kayın valideni'' diye.. bumu sanat..

 

batıda aşk şiiri yazıcak adam elli sene manastıra kapanır.. dünyadan el etek çekip.. şiir başarısız olursa '' er çıktım galiba'' der..

sen güveç yeme aşkı yanıp tutuşma.. güveç pişirme sanatı yapabilirmisin..

 

şiir aşkla yazılır.. şiir şevk.. şiir zevkle.. şiir iştahla yazılır..

şiir amuda kalkarken.. şiir havada palente düz takla.. şiir elim sende pişpirik oynayım esnası.. birdirbir yakan top uzun eşşek bilmem ne bilmem ne bilmem ne..

 

şiir alafıranga helana kurulmuş.. sabah gazeteni okurken.. sol köşeye lavabo kenarına tabakı.. kahve fincanını kor.. ara ara yudumlarken..

şiir gerdan kırıp bel bükerek.. şiir uyur.. şiir uyanıkken yazılır..

 

şair adamı silkelediğin zaman.. ceplerinden akrep dökülür.. koynundan yılan çıkar.. paçalarda çıyan oynaşır.. şair duya duya.. hissede hissede..

kıvrışa kıvrana yazar.. 3 dakikayı geçmez.. beş on şiiri yazar.. sonra akrebe yılana sokturduğu yerleri emip emip tükürür..

'' bugünde ölmedim anne buba'' der.. ne olacaktı.. bir şiir için 40 yılmı uğraşacak.. 60 senemi kaybedecekti..

 

şairin dış deriyi sarmalayan hugh bozonu.. ilahi parçacık.. ışın hızı ile sözü hızlandırır.. muhteva tankından aldığı cümleleri.. şekil mengenesinde kalıba sokup presler..

ışık hızı.. o üç dakika okuma.. imal hatası varmı ona bakma.. getirisi ne götürüsü ne inkisap kısmı.. okuru bağlamaz..

 

yoksa kahvehanecide yazar kor oraya..

 

'' teklif etme veresiye.. döverim seni bekçi polis gelesiye'' diye

 

yoksa.. marangoz kalfalarıda.. umum hela kapılarına yazarlar..

 

'' yazı yazma buraya..sokarlar seni sıraya.. ekip otosu bindirirler.. kaldırıp kaldırıp indirirler copu'' diye.. bumu sanat..

 

yemişim sanatını.. sen bana kanat ver.. kanatla besle beni..

kanat işi mangalı yak.. at közün üstüne.. arada çevir ki yanmasın kazın kanat değil..

 

kebab işini zenaat edinmiş biri ciğer kebab yapıcaksa.. sinirlerinin alınması gerektiğini bilir.. diğer ciğer kebab zenaatkarından ayrılıp..

ciğer kebabı sanatcısı olarak arzı endam edicekse.. kuşbaşından büyük doğranmıyacağını.. aksi takdir içi aşırı sulu çiğ kalacağını..

tersi çok küçük olursa kıtır kıtır yanıcağını bilir..

 

öyle tavuk mavuk ciğerinden tirit çıkmıyacağını..hakiki dana tosun bilmem ne bilmem ne bilmem ne..

 

kanat dediğin öyle kırk günlük civcivi besiye çek şişir piliç diye kökle gitsin değil..anacından iri tavuk ön çıkıntıları.. bir gece evvelinden..

pul biber kara biber domates ve kızıl biber salçası.. kekik döğülmüş sarmısak zeytinyağı bilmem ne bilmem ne bilmem ne..

 

terbiye şart.. köz çok harlı iken coplama yapıp çok kısa sürede dağla ki.. su borucukları lifler kapanıp.. kıvam kaçmasın.. sonra al orta har yanar közlü kısma... içli dışlı hepsi bu..

 

oturt köze domatesi.. közle yeşil biberi.. dış zarı soy.. tencerede köpürdete köpürdete tereyağını kızdır.. kabuğu soy kaşıkla domatesi yay köz yeşil biberi maydonozu kıy..

az sirke tuz.. kaynat.. ısıtılmış porselen tabağa çek kanadı.. bir kaşık sos tepesine.. iki kaşık sağ kenara.. bandırsın bandırsın yesin okur..

 

sen berbersen leylek yuvasını andırır o başa makası öyle indir ki..

'' bir gelin başıda benmi yaptırsam'' desin.. genci yaşlısı.. o tırnağa öyle bir pedikür çekiceksin ki..nalbant dediğin o toynağın birini eyfel.. birini pizza.. birini olimpos birini..bilmem ne bilmem ne bilmem ne..

 

işte adam dövme sanatı..

'' elinize sağlık azizim.. kulunçlarıma bir iyi geldi ki sormayın.. size zahmet şu menisküslü bacağımı kıvırıp büker.. şu fıtıklı beli kütürdetirmisiniz'' desinler.. sanat bu..

işte dayak yeme sanatı.. inlemeden ağlamadan sindire sindire.. sinsi sinsi içinden kızma.. bozuntuya vermeden ince ince giydirme sanatı..

 

tüm tişört istihsalcileri.. ellese mellese ay em bed may em bed.. yazarken senin..

 

'' akıl akıl come my back takıl'' yazman.. gerçek şiir süt süzme tülbentinden geçtiğinde.. ardında bir tek gübre kıl tüy kalmaz tertemiz olur..

 

bana herifcioğlu gelip çinden capunyadan.. telefon kol saati bilmem ne bilmem ne bilmem ne..

bana kalkıp kaliforniyadan.. pirinç.. filoridadan ayna tarak.. ıraktan petrol mısırdan mercimek nohur hollandadan peynir..

bana elin oğlu hırvatistan zırvatistan kanada arabistan her bi şey ihraç eder.. satar.. bana şiir satamaz..

 

şiir anadolu bağrından kopacak..bu ülkenin atmosferini soluyacak.. bu ülke gölünde ördek kaz olup dalıcak.. şair dediğin bana annesi portekiz babası tayvan değil..

bu ülkenin tarhanasını tavuksuyuna şehriyesini içecek..

 

'' ey tavuğunun.. kanedi buduna.. suyuna salınır çorbası pilavına kurban olduğum..

doyduğumda.. ve yastığa başı koyduğumda kendimi bulduğum vatan'' diyecek..

 

'' tedbiri bırakma elden.. kıvranırken pençesinde illet..

ilacın ecel imiş.. çekinmeden.. bi tereddüt iç.. ey aziz ve sevgili millet..'' diyecek..

 

'' tuzluğundan billur gibi saf halde tuzlar akar ya.. öyle akardım sana ey dumlupınar sakarya'' diyecek..

 

bu vatanın bağrını demir çarıkla..(kendileri içi yünlü gonçlu deri bot giyip.. bize kauçi ağacından özsuyu negri dediklerri zencilere toplatıp..

lastik yapıp şambiel yapıp satar.. o şambieli bizim ustalar demir çarığa çevirir.. ucu kıvrık kıvrık..) adım adım yarıp.. hasat vakti anadut ile..

kağnıya sap atıp dırmık çekicek tırpan sallayacak..

 

harman yerinde buğday saplarını dövenle sürerken.. kölük yerde afedersiniz.. boglaa denir.. az kasketi gömleği kirli olana

'' öküz boglaası gibi olmuş git yıka şunu'' denir.. öküz kuyruğu kaldırınca bu kısa saplı eski kürek altına tutulup.. mayıs buğdaya karıştırılmaz..

boglaa sayesi.. o kol pazu yapıcak.. o el yaba gibi olacak..

 

kalem öyle kazma sapı tutar gibi.. kalem öyle kürek sapı tutar gibi tutulmaz..

kalem o parmakların arasında.. kendi gidip kendi gelicek.. kendi kendine yazacak..

 

kimi tavuk yumurtasını delip tadına bakar.. yumurta yapar ama kendi arzusu ile değil.. şair adam tavuk gibi şuursuz bilinçsiz..

folluğa oturur gibi masanın başına oturur.. sadece kalem tutar.. kalem ıkınmadan gıdaklamadan cooorruk gok gok gok gudaak demeksizin gider gelir..

kalem durunca.. kimi şair kalemi bırakıp kağıda bakar güzel olmuşmu diye..

 

şiir yatarken şiir kalkışta.. şiir havuzda şiir denizde yağmur yağış kurakta.. şiir kaşınır esner şiir böğürür kişnerken yazılır.. şiir hayal alemi dalışta

şiir rüya düş görürken yazılır.. ön koşul: şiir şiir gibi yazılır..

 

şiir şiir gibi yazılmazsa ne olur.. anasının nikahı olur.. o nikah kağıdına belediye memuru zevcin adını soyadını doğum yeri göbek adını yazar..

şiir okumuyacak düz yazı okuyacaksa.. gitsin o nikah senedini okusun.. öyle değilmi ama..

 

imam nikahı ise.. imam gelir dua okur.. şiir okumayacak dua okuyacak 32 farzı öğrenecekse.. ilmihal alsın namaz hocası alsın amenna..

ama şiir okuyacam diye direten adamında.. şiirin naıl olduğunu bilmesi gerekir..

 

gerçek şiir yazılı kağıdı ateşe tut.. kağıt yanar ama şiire bir şey olmaz.. sadece sahte şiirler yanar..

 

sahte şiir ben öznesinden anlaşılır.. ben öznesi bir tane ise o şiir sehte ve kötü.. ben öznesi iki ise sahte ve çok kötü

üç ve daha fazla ise hem sahte hem berbattır..

 

gerçek şiir yazılı kağıdın öznesi biz siz o onlardır.. gerçek şiir yazılı kağıdı katla gemi yap.. üstüne taş ko.. suya batmaz..

 

ben gerçek şiir yazılı kağıdı ışığa tutup filigranı görmesemde.. hatta gözümü bağlasınlar.. pütür pütür dalgalı kabartmalı yüzeyinden yine bilirim..

şiir adamı şiir yazacak şair adam her harfi yelken yapıp seni edebiyat ummanında gezdirir.. kanatlandırır bu alemden gayrı..

yedi kat arşı ala.. berzah alemine götürür getirir..

 

Türkler şiir yazmıya başladığında.. fransuva kıralı lui henüz sarayının bahçesinde keçi güdüyordu..

övünmek kibin olmasın ben şairi kokusundan tanırım.. gerçek şairin açlıktan nefesi kokar..

 

havlamaya hazır bir köpek gibi papuçların ön tarafının kösele ile irtibatı kesilip..ökçeler aşınıp..çivilerden bir kaçı ayak topuğuna saplanır..

şair dediğin mıh yemiş katır gibi yürür..

 

gerçek şair sağ iken.. hain mürted dinsiz yamyam vampir gomonis gammaz her şey olur.. şair olamaz.. şair olma başka..

 

 

 

o ancak ölümünden sonra verilen paye.. çam sakızı çoban armağanı iadei itibar girişimidir..

sanat yokluk içinde sefalet içinde gelişir..ya anti demokratik yada çok çok ileri demokrasilerde türer sanat..

yok öyle üç kuruşa köfte.. şair ot kökü ile çalı dalları ile beslenir.. yalın ayak baş kabak münzevi hayat şiiri orta yere çıkaran..

 

şair dediğin şurda yazacak bir şey bulamadı.. sokar gübre yığınına kolunu.. işaret parmak yığın içine yazar..

herkes okuyamaz.. yalnız kalp gözü açık olan okur.. burnuna gözlüğü oturtur eşeler okur..

 

'' işte ben böyle gübre yığını içinde yazıyorum

uzak dur ilişme buradır kabrim kendime kazıyorum'' yazar orda.. arif olan anlar.. eşelediği yeri kapatıpii okur okumaz şairi rahat bırakır..

 

öyle evkaf dairesinde mümeyyiz.. öyle yangel yat osman şiir yazamaz.. sabah iş akşam ev.. beeele evde.. komşu kadınları güne çağır..

börek bohça kanepe tıkın ye iç.. şişince.. aaah kalbim çarpıyor aşk acım galiba.. şiirim geldi kız ayol..

 

özüm tözüm mözüm.. yandım kaldı geride közüm.. sevgili geçmez sana sözüm.. ağladım şiştiğ gözüm.. ey kaşı langa salatalık gözü üzüm..

sana kavuşmak ereğim aah kavruluyor yüreğim sen sandal ben küreğim.. vah canım kalmadımı gereğim..

 

zembereği salınıverildiğinde.. sevgili nerdesin pilavda zerdesin.. katarakt oldum gözde perdesin baş kafam serdesin bilmem ne bilmem ne..

 

kokuşmuş bayat.. çiğne çiğne sakız olmuş laçkalaşmış.. bumu sanat..

 

öyle yılbaşında fidanları süsle müsle felan fıstık değil.. onu dedemde yapar.. dört yanda kesip biçip noel baba yakıcaksın ki..

ışıl ışıl çam ormanı olsun her yanda sanat bu.. ben buna şapka çıkarırırım..

 

yoksa pınar inşaası çalışan amelede yazar.. ustası malasını yıkarken çaktırmadan taze betona çivi ile..

 

'' bu çeşmecik efendiler su içme tası yok

attırma kafamın sigortayı takacak ustası yok'' diye nedir yani bu mu sanat..halbuğsem durum başka..

 

sanat sepet içindir..

 

çamaşır sepeti.. çilek sepeti karamürsel alışveriş zeppelin sepeti.. bilmem ne bilmem ne bilmem ne..

 

sanatçıya lazım olan hepi topu iki sepet.. biri çöp sepeti.. biri sanat sepeti..

yaz eserini.. kıvır kıvır buruştur.. çöp sepetini yakına ko sanat sepetini az uzağa.. basket et at..

az ağır oturaklı.. ağır okkalı olanı sanat sepetine at.. gerisini hafif ileri gidecek durumda olmayanı yakınına.. çöp sepetine..

 

ileri tek tük düşen içinde.. işe yarayanı halk karıştırsın.. var ise bir kaç bağıra basılacak.. yaraya tampon edilecek.. o karar versin..

 

onun sanat eseri olup olmadığına.. sanat müziği diye bizim vıttırıvızzıkların.. kaçı kulağına girdi halkın..

doktor ise reçete yazsın.. şiir başka.. şiiri şair yazar.. hekimse beste yapsın güfte onu aşar..

 

şiir çinli için şiir capon için şiir ingiliz alman bilmem ne yazılmaz.. şiir türk halkı için yazılır...

 

Türk halkı neyin ne olduğunu bilir..nice zengin var arabası az çizilince çöpe atıyor..

ne zenginler var yemek döküyor paltosuna çöpe atıyor cüzdanı ile metresine aldığı elmas taşlı yüzük ile ceketi pantolu çöpe atıyor..

 

büyük şeherlerde çöp evlere sınırlama getirilsin..adam panka emeklisi çöp karıştırıyor..

adam valilikten tekaüt olmuş ihtiyacı yok tamah sebeb çöp ev yapıyor.. çöp karıştırmak fakir halkın hakkı.. verilmez alınır.. kota uygulanmalı..

varlıklı kesim yaklaştırılmamalı o mahale..

 

Türk halkı çöp sepetinde para bulur götürür karakola verir gelir.. altın beşi bi yerde karakola teslim eder..

pırlanta elmas yakut zümrüt bilmem ne bilmem ne bilmem ne..

Türk halkı çöp sepetinde şiir bulsun.. öpüp başı üstüne kor.. bağrına basar.. onu patislere sarar.. asırlar boyu el üstü tutar..

türk halkı kendi karar versin şiirmi değilmi bassın bağrına..

 

bunu gavurda demiş..

 

'' aah o yeşil cüppe ak sarıklılar olmasa biz sizin ülkenizi alırdık'' diye..

 

kıbrısta jetini sürerken pilot subayımız.. ansızın omzuna bi el dokunmuş..

 

'' oğlum rotanı şu yöne çevir.. lövyeni az yukarı kaldır.. hah tamam şimdi dalışa geç.. yavaş hız kes şimdi.. '' diye talimatlar vermiş..

sonra bir yere gelince..

'' haydi tas tamam şimdi at bombayı'' demiş subayımız atmış.. arkasını dönmüş ak sakallı dede kaybolmuş.. biz kıbrısı öyle almışız..

 

özne o.. tasvir uçan jet ve içinde pilot.. ne zaman ansızın.. nerede kıbrısta.. kim yeşil cüppeli

gelişme.. oğlum rotanı değiştir.. sonuç harbi kazandık..

anafikir.. muhtaç olduğun kudret ve kuvvet bazen civarında olabilir..

 

hacı bayramın arksaında gülbaba türbesini yıkacak olmuş dozerci aygıtı sürememiş.. belediye başkanı kızmış in aşağı demiş.. kendi sürecek olmuş..

dozerin bıçağı kırılmış.. dozer devrilmiş başkan son anda ezilmekten kurtulmuş.. sonra bırakmış gülbabayı yolun ortasında..

yol iki yanından geçecek şekilde yapılmış..

 

işte kısa öz giriş gelişme.. sonuç.. al sana realist akım.. destanlaşmış gerçek halk edebiyatını yalın sade duru.. yediden yetmişe sular seller gibi ezbere..

kim nerede nasıl.. domuz bulunmuş üniformalı.. depremden sonra.. israilden dansöz getirilip oynatılmış.. duru sade akıcı.. kısa öz..

 

işte best seller olmuş halk bağrı taht kurmuş gerçek edebiyat gerçek sanat.. bunları destan hali türk okuruna aktarmak.. işte sanat bu..

 

'' yoğurt koydum dolaba dillere vay

bu gün başım galaba dillere vay

seni doğuran ana dillere vay

olsun bana kaynana dillere vay''

 

işte dinlediğinde insan ciğer iç yağını şıpır şıpır eriten.. halk bağrı taht kurmuş gerçek şiir..

yoksa davar keçi gibi böğür.. kar çimentoyu dök betonu kalıbın içine .. güya heykel diye ver.. içine tüküriiim öyle sanatın..

halktan kopuk bir avuç zümreye bir avuç sözüm ona elite.. caz maz elektro saz.. operet moperet.. bunları dinletme bana kerpetenle bünyemden kopart et

 

yoksa adliyeden emekli beli az kambur arzuhalcide yazar..

 

'' davalı alirıza kızı kezban evcimek

davacı vecdi oğlu necmi mercimek '' diye.. bumu sanat..sanat yapacak adam çok afedersiniz sifonun şamandırası bozuk ise.. lüle lüle onu

öyle bir kıvırır ki.. öyle bir çevirir ki.. manastır dö la sümela.. sen basili katedrali.. mısır piramidi haline getirir..

 

kendisinden sonra oraya giren.. saygı ile eğilir..

'' ben buraya ne için gelmiştim hatırlıyamadım ama böyle bir eser ile müşerref olmak başlı başına bahtiyarlık'' diyebilsin..

 

'' bende yandım hatca gızın mor fistanınaaaa'' dizelerini işittiği vakit.. ciğerlerinin yağı cıkır cıkır erisin.. şıpır şıpır aksın..

'' eğer hatca kızın mor fistanına böyle yandı ise.. hatcanın kendine kavruluşunu sen düşün'' diyebilsin.. işte sanat bu..

 

yoksa üç otuz paralık emlak komisyoncusu da yazar kor oraya..

 

'' kiralık daire.. çocuksuz evliye yahut bayan ozan şaire'' diye bumu sanat..

işkembeden salla uydur uydur at.. nur topu gibi evlat adını koydum sanat hee..

 

yoksa telefon operatörü de gönderir..

 

'' Aylık 499 kuruşa canım türkiyem paketini tıkla

tokturunu ara dert yan.. kalma lumbago belde fıtıkla'' diye.. nedir yani..

 

o yumurta o tereyağı unun içinde eriyecek.. yoğura yoğura taş gibi bi hamur.. yağla fırın tepsisini..

kızarıp köpürüp cozurdasın.. pooğça dediğin ağızda dağılacak.. damakta lezzet patlaması yapıcak.. sanat bu..

 

o şiir kornet dondurması gibi olucek.. dışının külahı hamur kalmıyacak.. çok kavrulup yanmıyacakta..

çıtır gevrek olacak.. en başta kapak altı çukulata olduğu gibi en diptede çukulata ile bitecek şölen..

 

okur onu ısırsın bol kaymak yoğun süt.. iri antep küçük küçük pralinler..okur onu yalasın.. okur onu emsin..sanat bu..

soğuk soğuk hararetini alsın..yürek yangınını söndürsün.. hepsi bu..

 

türkler atı sever.. at kişner.. at teper.. ak köpüklü boyunları heykel olur şehir meydanını süsler..

sen.. '' uzun kulaklarını son bir kez salla'' dedimmi başka dostlar başka aşklar hatırlansın sanat bu..

 

kaşmış gözmüş ağız burun oda yüz buda.. sen o yüzü tabloya çeviricen..üst kirpik hafifçe yukarı..

alt kirpik aşağı kıvrık olacak.. rimel çekip tercihen maviye boyamalı..

ikinci kıta buruna hızma.. üçüncü kıta dudağa ruj öyle kasap dükkanında et sergiler gibi olmuyacak..

incecik bir hat..etekler pileli yaka fırfırlı kol ağızları dantelalı olacak..

 

kulaklara küpe ayaklara manikür bacaka epilasyon bilmem ne bilmem ne..

sen oraya kırış kırış bakımsız yüz getirebilirmisin..

 

kulakmış saçmış kılmış.. oda adam buda.. gidip adam gibi banyo.. sinek kaydı bi traş.. surata çektimmi losyonu..

o cilt kendini bi toparlasın.. hatlar çizgiler dizeler orta yere dökülüp saçılsın.. gerekse saçı boya..

kulakta burunda kılmış tüymüş bilmem ne dağla gitsin..

 

şiir musakka değil ki.. şiir karnıyarık..patlıcan kabukların sütun gibi boyuna boyuna soyulduğu görülecek..

saltanat kayığı gibi sofraya kurulduğunda.. üste dilim domates.. sağında yeşil biber..

bir kıymaya daldıracan çatalı.. bi patlıcanı dola gitsin..

 

yımışacık pambık kıvam.. hepsi bu.. senin orda ruhun.. senin orda özverin emeğin çaban tabak gibi çıksın ortaya..

işte sanat desinler.. türk yemek sanatında..yok grammış dirhemmiş yarım kaşıkmış miligrammış olmaz.. göz kararı..

az pul biber az tuz biraz salça haline vaktine göre kıyma.. o maydanoz yaprağının serpilişi göze hitap edecek..

o oklava ince ince açacak pazıyı.. o cevizin dış kabuk alınıp döğe döğe.. senin orda hünerin senin orda sanatın..

senin orda höşmerimin ekmek kadayıfın paklavan bilmem ne..

 

ben şiir ekspertiziyim.. şiiri duman duman nemli.. ığıl ığıl çiğ..yabangülü iğde çiçeği kokusundan bilirim..

şelale sesi.. yağmur ormanı serpintisi.. ara ara özenle serpiştirilecek dize aralarına..

 

lepistesler rengarenk.. tatlı su karidesleri duyargaları ile saçılacak kıtalara.. ateş böceği yakamoz yapıcak..

gerçek şiir üç gün öncesinden okurun rüyasına girer..iki tavus kuşu gagaları arasına aldığı gerçek şiir yazılı kağıt rulosunu..

getirir.. sonra biri sıkı sıkı tutarken.. diğeri süzülüp kağıdın ucunu açar.. rüyada siyah beyaz değil rengarenk yakut

zümrüt harflerle.. incik bonuk bilmem ne..

 

yoksa huysuz vircinde yazar..

'' kız ayol ayak topukun ne gadder güzel

ya bu eteklik ne demeli.. diktirttinmi kendine özel ..'' diye.. nedir yani..

 

herkesin zeka ileri gidecek diye bir şey yok.. şiir zeka geriliği olan okur içinde yazılabilir.. şiir onun en doğal hakkı..

sık sık yinelenen klişeler kullanılıp.. algılama ezberde tutma sağlanır..zeka geriliği olan şiirde..

dikkati dağıtır hece aruz gibi vezinler yerine..o an için zihinden geçen sözcükler gelişi güzel saçılabilinir..

aslolan şiirin kendisinin geri zekalı olmamasıdır.. şairin geri zekalı olmamasıdır..

 

geri zekalı şiir ekolünü başlatan süreç.. şiirin işitsel ve görsel sanatlar karşısında zayıf düşmesi idi..

özellikle yetmişli yıllarda başgösteren.. evde tivi karşısında hapsolmuş bireye.. sinemayı tekrar cazip kılma..

tiyatorayı şirin gösterme amaçlı..

okullardan beher öğrenci başı yirmi lira söğüşlenip.. belediyehotoposlarına tıkıştırılan biçareler.

.ali babanın bir çiftliği var sloganı ile şaklabanlık sergileyenlerin.. tiyatora endüstrisini besledikleri denli..

 

sinemacılar konusu banyoda yatak odası salonda geçen filimlerini yem olarak atarken.. genç delikanlıları keşfettiler..

aynı yıllar plastikler kalıba dökülüp.. naylon biblolar.. naylon hamurundan heykelcikler.. ucuz fiyatlar ile evlere servis edilirken..

kullan at kullan at tihniyeti ile..traş bıçaklarına plastik saplar..ankrajlandı..mıktar çakmağının papuç dama atılıp..

kauçuk meme.. silikon dudak.. plastik sidi kaset naylon çakma çakmak plastik saat bilmem ne.. plastik çocuk plastik adam..

 

20. yüzyılın son çeyreği.. edebiyat sınaine.. geri zekalı kurgu.. gerizekalı fantastik.. ile ayakta kalma realitesini dayatırken..

şiir işletmeleri bu süreçte.. okur için geri zekalı şiir akımı başlatma lüzumu duydular..

 

öyle ya..makineleşmiş.. duyguyu kaybetmiş.. mekanik bir topluma.. kalkıp kerem ile aslı leyla vü mecnunmu verecektiniz..

realist katı gerçekçilikmi enjekte edicektiniz..

 

pencere kenarına tıkaç.. sayfadan yırtılıp külah eylediğinizde kabak çekirdeği leblebi doldurabileceğiniz argüman

3. hamur kağıda basılıp maliyeti düşük tutulurken.. beklenmiyen kontrikasyonu.. kaşıntı deride döküntü..

şairin kendini tatmiğn ihtiyacı denli.. okurunda benzerini yazmıya şairliğe öykünmesi..

taklit.. beraberinde ezeli bir tekrar..sürgit ve akut olma sorunu ortaya çıktı..

 

şükürki.. posta gazetesi gibi ciddi bir müessesenin dört kıtayı geçmeme kotası..

yurdum şairlerini frenler bu dahiyane buluşu takdire şayan iken.. 21. yüzyılın ilk çeyreğindede bu ekolün kitleleri etkisi altına alacağı aşikardır..

 

kaldı ki.. nazımdan sonra en büyük şair diye 2012 de inceyi gösterebilecek denli küstahlaşabilen..

medya devlerinin spekülasyon uğraşısı.... şiir pazarlamanın.. şair pazarlamanın..

rant elde edim getirisinin halen küçümsenmeyecek boyutta olduğu

tabak gibi ortadadır..

 

geri zekalı şiir ekolünün son temsilcilerinden ersöze göre.. şiirin muhtevası anlamsızlık üzerine kurulu iken..

şekilden simetriden söz etmek çok saçmadır.. şiirde şekil dikdörtgenden ibarettir..

 

buda gelişi güzel sallanılan sözcüklerin.. üstüste istifi ile sağlanmalıdır..

karşı görüşcüler ise.. üçgen pentagram yamuk daire küre piramit prizma ısrarcı iken..

hepsinin karışımından.. potpori ekolü yakındır..

 

kitleleri a poltize ettiği denli.. deşarz kanallarından biri olduğu yadsınılamaz bu türde..

küçük sorunlar büyütülerek.. abartılı bir kavrulma yanma acıma üçgeninde..

 

yer yer isyankar.. yer yer sitemkar serzenişler ile aşk sevi çerçevesinde.. gevelenip..sevgilinin dönmesi için temenni dile getirilip..

yokluğunda kendi zavallı pejmürde biçareliğinin artışa geçtiği.. aksi takdir dönmedi..

kendine karşı yada ona karşı eylemle sonuçlanacağı dillendirilmektedir..

 

ya benimsin ya toprağın ana fikri yer yer.. ya herrooo ya merrooo gibi değişik nüanslar versiyonlar türevler ile şekil bulmaktadır..

 

konservatuarlara.. trt bünyesi ve devlet tiyatoraları ile opera ve balesine.. orkestıra şefi..

balet darbukacı oyuncu gibi ad adı altı kimi haybecinin alınıp.. santçı diye lanse edilmesi..

devletin süreğenliği için kaçınılmazdı.. doğru olanda bu idi.. çünki devletin olmadığı bir ortamda sanattan bahsedilemezdi..

 

ancak buda sanat kavramının içinin boşaltılmasına.. izleyicinin dinleyicinin kafasında.. sıvamacılık döşemecilik..

ototamirciliği kalaycılık gibi meslek ve zenaat dallarının.. sanat olarak algılanmasına sebeb oldu..

bilhassa ekonomik darboğazlar müsebbib faktör.. sanat kolda altın bilezik diye eti senin kemiği benim teslim edilen evladı bülentler..

kente göç ve tüketim toplumu olgusunu beraberinde getirdiler..

 

buda ne üretsem yer.. ne dayatsam yutar mentalitesinin ana dinamiğini oluşturdu..

nitelikten ziyade nicelikce artış müteakip.. kitle iletişim aygıtları ile bilinçlenen fert.. kolları sıvayıp..

 

'' kendi filmimi kendim çeker korum yu tuba.. kendi şiirimi yazar asarım foruma..'' bilmem ne bilmem ne bilmem ne..

 

doğrusu hanedanlık sistemi.. geçmişin kavuklularının yeşilçam figüranlarının torunları dizilere senaryo yazıp..

oynuyor.. bağrışıp çağrışıp duruyor.. ama gerçek yazarın varoş bebesi içinde olduğu.. hayatı içinde yaşıyan ile..

dış dünyayı sezgi yolu tanımıya.. tanımlamıya çalışanların aynı başarıyı gösteremeyeceği tabak gibi ortadadır..

 

kaldı ki peruk takıp erkekken kadın kılığı girmişbiri.. abartılı karadeniz şiveli saf adam figürü..aşiret ağası maraba şarklı

basmakalıbı klişesinden kurtulamama kısır döngüsü.. dış dünyada ulu orta akıp giden hayatı..

paattis soğan yoğurt bozacıdan ibaret gibi algılayım.. sanatı dar çerçevede.. kendi kendine ket vurur hale getirmekte..

 

bir umar bir çıkış kimse ses edemez.. nede olsa ulvi uhrevi kavram..öte yana gitme gelme duman bulutu içre hödük tip tipler..

burada dönüşü olmadık yerdesiniz.. bilmem ne bilmem ne..

yetmedi reklam olur.. alma sigara görüntüsünü kapat.. hedef kitle sıfır altı yaş unutma.. bilmem ne..

 

kendi sanatını kendin yap fikri bile sanat bence..

ki gerçek sanatçının sivrisinek olduğu tabak gibi ortada.. adamı mest eden harika sesi ile.. kendinden geçirtip..

ücreti bir kaç damla kanı alır.. tınmaz.. alkışlama kucaklama istersin.. ama o

 

'' laubalilik istemez '' der sıvışır.. sanat vantilatör kayışı değil ki.. vantilatörün ta kendisi.. püfür püfür..

o kayışta o kemerde o ayna.. incecik beli sarıp sarmalarken.. kem gözün dikkat kemer nakışında..

aynasında toplanıp kişiye nazar değdirmeyecek sanat bu..

 

saçmalamak kişinin en temel hak ve hürriyetlerinden birisidir..

hiç kimse diğer kimseyi saçmaladığı için suçlayıp baskı altına alamaz.. ancak bu tür şiirinde ''zırva'' başlığı altında verilmesi gerekir..

sanat kadar içi boşaltılmış kavram yok.. aslolan içi boşaltılmamış kavramla gel.. sanat bu..

 

yoksa büyükşehirde sıradan bir işportacıda yazar..

'' ayna tarak.. ustura bıçak.. çakı çakmak..kayış kemer.. boya cila ile sünger.. radyo pil bide fener..

tesbib ipi don lastiği.. çek asıl fıstık kibin süner.. mum al belkim gece lamba söner'' nedir yani..

 

saçma sapan absürt bir film.. geri zekalı dizi senaryosu.. vasat bir zeka ile yazılabilir.. çünkü hedef kitle..

tam olgunluğa kavuşması zaman alır.. ancak nüfusca çoğunluk 0 6 yaş gurubu dahil ve küçük bir asil azınlık iken..

şiir öyle değil..en az +18 yaş gurubu.. dolayısı ile vasat üstü şart..

 

sınaatlı bir şiirde.. cümle sonları uyaklanmalı.. yer yer zorda kalındıkça.. ses uyumu daha cılız olan redife yönlenmeli..

sınaatlı söz söyleme sanatında..kulakta hoş intiba bırakır..okyanus dalgası.. ordan oraya koşuşturur sincaplar..cırıldaşan çekirgeler..

beyaz ak köpükler felan fıstık..

yutulabilir milyonla baloncuk..suda erir karbon dioksit glikozlu kabarcıklarla.. mineralize edilip besin değeri artırılmalı..

kakafonik kulak tırmalar sesler nötrolize edilmelidirlerdir.. yoksa dedemde yazar..

 

'' ben arpa ekiyom komşum yulaf ekiyor

yar sana bakmayım canım karpuz çekiyor'' diye nedir yani.. edip dediğin sözcükleri alıp kıvırır kıvırır ip eder.. dilinin altından geçirir..

o çene zig zag zig zag dantel eder o cümleyi.. güpür yapar.. aralıklarından gün ışığı sızar..

gece tabak gibi mehtabı seyret.. martı çığlığı dolsun odana.. o gözeneklerden saten renk.. süt gibi ak..

oku oku doyamazsın.. oralarda kar gibi beyaz kokain zerrecikleri.. okuma bağımlısı eder..

 

içine çeke çeke sindire sindire okur elinden bırakamazsın.. sahte şiirin başlığı görsen kaşıntı başlar..

bir dize okusan kafandan aşağı kaynar su dökülür.. ikinci dize karabasan afakan bilmem ne bilmem ne..

 

 

gerçek şiir okurun eline yapışıp kalır.. ovalarsan ufalanmaz.. kaygan ve yağsız olur.. gerçek şiirde doğal şeker yanı sıra aromatik ve egzotik tatlar olur..

gerçek şiir anutçu basın emekçisi köşe yazarının..

 

'' yeni bir şiir kitabı okudum pek güzel olmuş'' çığırtkanlıklarına ihtiyaç duymaz..

 

gerçek şiir forum köşelerine yerleştirilmiş naylon şakşakcılara.. zembereği boşalınca..

 

'' arkadaş yakınımdır ben beğendim sende beyen '' çığırtkanlıklarına itibar etmez..

bu tür çıkışlara gebe kalma zarureti hasıl olmaz.. sanat sinei millette filizlenir.. halk bağrı yeşerip serpilir.. çok güzel olur çok..

sanatlı bir şiirde harf şekercikleri kristal halde kalmaz... şair ciğeri yağında diş ile tırnak ile sözcüğü eritip yüreği harında cümleyi kavurur..

işlenmiş tel tel dizeler pişmaniye pişmaniye dökülür..

 

şiir helvası kabına tane tane daldır çatalı ııh çatala yapışmaz.. sok altına çatalı üzerinde durur.. döğülmüş fıstıkı ile sanat bu..

yoksa ninemde yapar kavur unu dök pekmezi bumu sanat.. sen ona azmini sen ona sabrını sen ona yüreğini..

bir şey üretme çabanı paylaşma arzunu.. sen ona gündüzü geceni.. ömrünü gözlerinin aynasını bu lazım bu çok güzel çok..

 

sahte şiirde yüklem m harfi ile biter..

yanmıştı(m) kavrulayazdı(m) öleceği(m)

 

gerçek şiirde ise n r z sesleri ile biter..

 

yanmışı(n) kavrulayazıyo®la® öleceği(z)

 

sahte şiir ben merkezli döngüsünde kendi iç dünyasını dar çerçeve yansıtırken..

gerçek şiirde.. geniş perspektif ile ele alınacak şair haricinde bir dış dünya vardır..gerçek şair bu dış dünyada..

ferdin.. tek başına ferdin kararmışlığını saymazsak..sahte şairin gökyüzüne kondurduğu toz pembe fonun aksine..

daha gerçek renklerin hakim olduğu..

 

yer yer sararmış otlar.. yer yer yeşil fonda.. gökyüzü yer yer gri.. bulut yer yer karabuluttur..

 

bu karabulutun menşeinde.. hiroşimada önüne çıkan herşeyi yerle bir eder dev yangınlar olduğu gibi..

küresel ısınmaya götüren sanayi bacaları.. eksoz gazları yanısıra.. dikkatsiz yada bilinçli..

arazi rant amaç çıkmış çıkarılmış yangınlarda dahil.. alev alev bir dünya.. iiçre siyah renk sarı sarı yalım arası..

kızıl tonlar çevresi küçük bir detaydır..

 

sahte şiir karamsarlığına hafif bir optimizm katma arzusu taşıdığında.. geçmiş başarılar ile böbürlenip..

 

'' payidar olsun cihanda şanlı jet uçağı filomuz'' derken.. gerçek şiir..

 

'' söz ola kese savaşı'' der..

 

ve saatte yüzbin dolar yakıt yakan uçağın bir günlük keyfi harcaması önüne geçilse..

kaç garibanın doyasıya mercimek çorbası içeceğinin hesaplarını yapar..

 

sahte şiir.. uber poe gayesinden ırak.. unter poe sıçrayışları.. keçimsi hamleleri ile..

bulut eteği tutmak.. kol daldırıp yakamoz çıkarıp.. boynuna deniz dalgası dolama gayretşinaslığı içre..

gökten yıldız koparma ben merkezine güneşin halesini sağıp gelme hevesi çırpınırken..

 

gerçek şiir.. bunu bilimsel metod mekanik sistemler ile sal bireysel ferdi insan mutluluğu değil.. toplumsal amaç için..

aklın ve ilmin rehberliği araçlar .. makul mantıklı mentaliteyi düstur edinip bu yönde hareket eder..

 

gerçek şiir suda kaynatılıp hamur edilse.. elde yuvarlanıp parmak kalınlığında çubuk yapılsın.. ve iki uctan bükülüp..

yarım daire etmeye çalış.. bükülme yönünün aksi sırtta çatlak oluşmaz..

sahte şiirde bırakın çatlağı ortadan kopuverir..

 

sahte şiir her sahte ürünün pazarlanmasında olduğu gibi.. parlak sarı yaldızlı jelatinlere..

fiyonk kordelalı ambalaj başlıklara.. dize üstü fonda.. gelincik tarlası menekşe.. su taşır genç kız motiflerine yatırılıp servis edilir..

 

yine sahte şiir kıvrım kıvrım kuyruklu yazı stillerine ihtiyaç duyarken gerçek şiir en kolay okunur yazı karekteri ile.. sade ve yalın

anlatımı gaye edinir..

 

şiir ilhamla yazılır şiir esinle yazılır.. emek sarfetmeden.. ilham perisi afedersiniz.. orta malı gibi ordan oraya değil..

çok gezen tavuk paçalarıyla.. eve çok çok bela getirir..

 

peri dediğin.. hanım hanımcık oturur.. gider Allahın emri peygambein kavli.. şair oğlumuza istersin..

çay kahve içilir.. şair oğlumuzun meziyet sayılır dökülür.. maaşallah çok bilgili..

çok kültürlü.. entellektüel düzeyi yüksek.. dile hakim.. elinden her iş gelir..

 

- maaşallah maaşallah.. şair oğlumuz ne iş yaparlar..

 

- valla her iş gelir elindenn de sorun burada.. bu güne dek şair oğlumuz bi paltaya sap olamadı..

işsiz güçsüz aylak takımından..

 

- ha ha ha verdik gitti alın hayrını görün..

 

gerçek şiir hamisi.. kartvizitinde şairlikten başka.. eleştirmen yazar fikir adamı fırdolacı bilmem ne bilmem ne..

sıfatlar taşımaz..şiirinin harflerinden adı d harfleri daha büyük olur.. şiirini mirkoskobla okursun..

 

gerçek şiir.. gerçek şair elinden çıkar.. ben gerçek şairi kamyon sürüşünden bilirim..

gerçek şair yokuş aşağı kamyonu tomruk yüklü iken vites boşta gider.. dönemeçmiş virajmış bilmem ne..

 

yeterki balata sağlam olsun difransiyel segman debriyaj şaft..dingil sağlam olsun..

fren tertibat buji silecek bilmem ne bilmem ne..

 

gerçek şair tahtakuruları ve bitler arasında serpilir.. gerçek şair alt ranzaya terfi edene dek üstlerde koğuş kokusu solur..

ciğer verem eder.. gözü ışık alır.. asgari dört kez hücreye çıkar..

 

gerçek şair büyük diktatoryalar.. ve ultraöte temohgrasilerde.. gerçek şair kan ve barut kokuları..

morarmış ceset yığınları arasında fışkırır..

 

kilometre kareye 800 pisikolok ve bakmakla yükümlü olduğu 2400 ruh hastası pisikopat düşen ameika gibi normal demokrasilerde..

birbirinin aynısı.. best seller diye kakışlanan 3. sınıf aşk hikayeleri..bilim kurgu adı altı zırva.. avantür tür saçma sapan varken..

 

polisiye fantastik öte gitmezken.. tolstoy gogolbüyük acılar maksim gorki kafka henüğz devrim sancısı çeker derebeyliklerde filizlendiler...

 

yoksa sıradan bir akrobat muavinide yazar..

 

'' müdür beyin yeşil kürkü

şu hayat öyle zor ki,müdür beni kovaladı

iş buldum medrano sirki'' diye.. bumudur sanat..

 

şiir turşu değil ki.. ekşili köfte.. eee yersen.. şairin asli görevi şiir yazacak.. angarya işlerde çalıştırılamaz..

git araba sür git temizlik yap git palyançoluk akrobasi bilmem ne..

 

gerçek şair imbiğinde tek feylozofiya muğlak ve bulanık akarken..

esame fizik kimya skolastik.. etnomorfologiya.. sibernetik simya riyaziye cebir terminologi bilmem ne

damıtık ve berrak akar..

 

sahte şairler gelişmekte olan ülkelerde.. bilişim teknolojilerinin hayata geçmesi ile..

edebiyat siteleri sayfasında.. bir gecede mantar gibi türer..

sabahleyin temizlik işçileri bunların kalem kalemtıraş şiir yazılı kağıtlarını silip süpürür..

ancak sahte şairlerin silinmesi süpürülmesi on yılları bulabilir..

 

kendini şair sanma hastalığının tedavisinde ön teşhisin önemi yadsınamaz.. sağlık bakanlığının

yetişkin personel istihdamını sağlaması yanısıra.. ilgili polikliniklerin devreye sokulması techizat eksiğinin giderilmesi hayati önem arzeder..

 

hastanın hasta olduğunu kabullenmemesi tedaviyi aksattığı gerçeği ile.. hasta yakınlarınada büyük sorumluluk düşmektedir..

her türlü manevi desteğin sorunu gidermede olumlu adım olduğu yadsınılamaz..

 

ilk etapta hastanın kağıt ve kalemle ilişiğini kesmenin yaratacağı travma.. ileri aşamalarda..dış dünyaya ilgisizlik aşağılık kompleksi ile nükseder..

paralelinde karamsarlık intihar eğilimi.. agresiflik gibi sorunları beraberinde getirir.. bu sebebledir ki..kademeli olarak yavaş yavaş azaltma yoluna gidilmeli..

başlangıçta haftada beş tomar kağıt.. 20 kutu kalem verilen ferde zamanla haftada 1 tomar kağıt dört kutu kaleme düşürülmeli..

üçüncü ayın sonunda tamamen kesilmeli..hasta çevresine gazete peçete selpak tualet kağıdı sigara kağıdı sokulmamalı.. yanmış odun kömürü..

tuğla kırığı ve tebeşirle olan irtibatı kaldırılmalı..

 

yoksa asabiyenin en kıdemlisi remzi heceveznide yazar..

 

'' hem okudum hemde yazdım

giyindim uzun kol göynk bembeyazdım'' diye bumu sanat..

 

bir çok insan doğuştan mutlu olarak doğar.. onlara her şey mutluluk kaynağıdır.. herkesin çocuğundan farklı olduğunu sandıkları..

herkesin çocuğundan farklı olarak gökten gümüş beşik.. altın zembil ile indiğine inandıkları kendi çocuğunun.. altını temizlemek..

pişpişlemek..bu bile onları mutlu eder.. önemli olan mutsuz insanlkarı mutlu edebilme.. sanat buu..

 

sanatçının kulakları kesik olur.. sanatçı kendi göbek bağını.. kendi göbek kordonunu kendi keser..

 

zarif teyzem alibeylerde.. karadut yerken dut dalından düşünce.. bizim oralarda duttan düşen eşek olur diye rivayet vardır..rahmetli ismail hakkı dayım..

 

- duttan düşen eşek olur.. demiş.. zarif teyzem çocuk aklı ağlamış ağlamış.. gözleri kan çanağı olmuş.. sonra aklına şu gelmiş yine çocuk aklı..

- amaan kulağımı kuyruğumu kestirir gene insan olurum demiş..

 

şiirin kulağı kuyruğu kesilecek.. eşek olmaktan kurtulacak.. o mermeri o taşı yontucan.. taşlıktan çıkacak..

o boya tualde tabloya sanata dönüşecek.. sonra yumuşak bir kadife bez ile parlatacaksın..

 

gerçek sanatçı aday adayları.. at6 çiftlikleri süt besihanelerinde yetiştirilmeli.. bir yıllık staj sonrası..

girdikleri mülakatta.. ekşi ekşi ter ve sidik ile haybvan pisliği kokusundan dem vuranlar elenmeli..

'' ben o tayın gözbebeklerinde.. rüzgar ile yarış etme aşkını gördüm.. ben o süt sağımında paylaşım gibi bir duygunun süte kattığı artı değeri okudum..

o lezzeti tattım'' diyenler ayıklanıp.. pentatlon yarışına alınmalı..

 

yoksa ispanyada sopa yiyen baskı gören kızgın öfkeli dana da dana.. bizde elden karpuz kabuğu yemiye alışkın.. adamın yüzünü adamın saçını elini yalıyan şirin danada dana..

nedir yani.. aşk her şeyin iksiri.. sevgi sanatın başı.. şefkat işle yaklaşmak sanat severe sanat buu..

 

ömrü boyunca bişr kez bile kullanılmamış.. pırıl pırıl nice beyin vardır ki.. hiç bir işlev ve fonksiyonu yerine getiremeden kara toprağa girer..

 

gerçek şiir yıpranmış yorgun düşmüş.. çalışmış ışılamış beyinlerin mahsülüdür..

şiir beyin kalp el kol parmak ağız dil ekip çalışmasının bir ürünüdür.. yüreğin harında kavrulan una.. ciğerin şıpır şıpır akan içyağı ilave edilir..

dilden akan şeker şerbeti katılır helva yapılır.. har olmasın o şiir kavrulmaz.. ciğer yağı yok o şiir yanar.. aslolan yakmadan kavurmak o unu..

aslolan yakıp kömüre çevirmeksizin.. dilden sızan şeker şerbetini kuru kuru ısıtıp.. karamela kıvamı elde etme..

 

erimeden aroması çıkmadığı gibi.. unu şekeri sarıp sarmalamayacak.. çok kızgın harda yakıp kötü kötü kokutmadan..

o ciğer içyağını cozur cozur köpürdüğünde.. un krem rengini alınca.. kat karamela kıvam şekeri.. helva olmadı dimi..

olmaz tabiii ona az çöğen ona az tahan ona gıdım limon tuzu..

 

türk şiirinin ölçüsü olmaz.. az dere otu az maydanoz bi tutam karabiber türk helvası ölçüsü yok..az fındık fıstık estek köstek. bilmem ne..

yakmadan kavurmak yürekin ciğerin iç yağında bu gün ve yarında bak bu lazım çok güzel olur çok..

 

 

gerçek sanatçı.. sanat ayı.. gerçek sanatçı sanat yıldızı.. sanat deresi tepesi bilmem ne..

gerçek sanatçı siyah olan derisini beyaz yapar.. sonra vazgeçer.. kavurmadan yakmadan yine maykıl ceksın olur..

 

gerçek sanatçı kadın olan cinsiyetini değiştirir.. sanat takım yıldız kümesi.. sanat şebeği sanat maymunu olur ama sanatcı olamaz..

insan mebbus olur kral kraliçe olur.. deve olur adam olur ama sanatçı olamaz..

sanatçı olma başkaa..

 

sanat kendinden başka her şey olma türlü kılığa girme.. asabi adamken.. komiklik etme..neşeli olduğun esna sinirli adam karekteri canlandırma..

hiç yaşamadığın ve yaşanması kabil olmadık ve fakat yaşanabilir bir aşkı paketleyip ambalajlayıp okura tattırma çabasına angaje olum..senden başka her şey oluş..

topluma mal olmak.. toplumun malı olum.. amaç insan mutluluğu ise aracı olum.. ve türlü eleştiri okları ile yergi mızrakları arasında kuyruğu dik tutuş çaban..

emin ağır adımlarla yol alım.. kıldan ince kılıçtan keskin ve türlü kuyruk acıları ile birlikte.. işte sanat buu..

 

ben şiir yazıcak adamı.. ben şiir üretecek beni ademi insan evladını.. ben nevi beşeri havva kızını.. gece bile abiye kıyafetinden bilirim..

 

gerçek şair gururlu ve onurludur.. sahteleri..

 

''beni bırakma ölürüm eğerki sen yoksan damarımda kan noksan..

ne olur sevgili beni evli barklı adam sınıfı soksan

terketme gitme gel bekliyorum.. ah ölüyocasınayım kalp tekliyorum''

 

diye salya sümük yakarırken.. gerçek şair..

 

''ölürsem kabrime istemem gelme

yaşarken taktın sen bana çelme..'' şeklinde hata kusurları dışa vurur.. gerçek şair okuru aydınlatıp bilgilendirir..

 

''bu hökümet giderse.. yerine daha kötüsü gelir.. arkadaş ben bunu biliiir bunu gonuşurun..'' der..

 

ona göre.. şiir okumak okuru melankolik yapar.. pesimizme sürükler dış dünyadan soğutur.. depresyona hatta intihara götürür..

 

'' biz okuduk ne oldu ey sevgili okur

git bir sevgili bul kendine.. sana çorap.. halı kilim dokur '' diye.. aşka sevgiye yelken açtırır..

el ele tutuşmayı salık verir.. ıraktan ırağa platonik növrozlardan alıkor.. sanat buu..

 

ben sanatçıyı.. ben sanat icra edicek adamı arkasında duvarı delip.. ayağı dizden kıvırıp büküp o deliğe gelicek biçem kendine topal görüntüsü verişinden..

 

'' ooğluyun kızıııyn başı için bi sadaka acımdan ölüyom..

velevki verme geç harakiri edip kendimi bölüyom'' diye kendini yerden yere atışından bilirim.. amaç insan mutluluğu ise..

bireyin vicdanbını rahatlatma.. diğer duygu sömürüm zenaatkarı içinden sıyrılma.. sanat bu..

 

ben sanatçıyı darbuka çalışından bilirim hiç bir şey bulamadı açar göbeğini parmaklarıyla yine çalar..

şiir yazıcak adam kanıyla yazar diliyle yazar dişi tırnağı ile yazar yine yazar.. ben şiir yazıcak adamı eleştiriye açık..burnunda kıl olmayışından..

kirpikinde çapak yok uykusuz gecesinden bilirim..

 

yazıcak insan çıkar erkek gibi yazar.. yazıcak insan kadın gibi genç kız gibi yazar..

bakın antolocinin yeni yüzünün profiline.. hiç ömründe şiir yazmasın yine olur.. çünkü kendisi şiir..

her kadın şiir yazamaz.. eli erbab olacak.. koca tencereyi şiir ile doldurur.. iki dize yiyemezsin.. az pişirecek öz yazacak..

 

bol bolamaç yapmış kim yer.. hijyen kurallarına mutlak uyacak.. başına şapka bone eşarp bilmem ne bilmem ne..

dünyanın en güzel şiiri de olsa içinde bir tek kıl çıksa bile o şiiri yenmez yapar.. şiir kılsız şiir kılçıksız bilmem ne..

 

tırnak aralarının kirli olduğu düşüncesi bile o okuru şiirden soğutur..ya toplu iğne başı ile tırnak içini tamizleyip ya oje ile kamufle edilmelidirlerdirler..

 

dizeler pembeleşince yakmadan bu sotelenmiş harc ilave edilmeli..aşırıya kaçmadan su eklenmeli.. türk şiirinde soğan pembeleşmez..

yanmadan kavrulmuş soğan rengini kızartılmış yeşil biber rengini alır..

 

'' yenile tükendi cebimin şarzı

ne güzel şey sevgili seninle gezmesi arzı

yine sevdiğim taam spagettidir

hani pişirilse italyan tarzı'' diye az öz leziz sanat bu..

 

yoksa..

''ağladım gözüm şişti cebin şarzı üçten bire düşltü

hasretin sebeb yemekti aştı yiyemiyom

gözün kör olmasın herif sana bi şey diyemiyom'' nedir yani..

 

eli erbab kadın olacak böyle.. tamammı.. o pilava bir sefer kaşığı salar.. yarısını sola yarısını sağa yatırır.. o pirinç tane tane yapışır kaşığa..

o şiirin fasulyası dermasol cinsi olucak iri iri bi gün önceden ıslanacak.. yağlı kuzu kemiğini emicek o dize.. salçası helvelenecek böyle banıcan o suya..

 

erbab kadın sini dibine bi parmak su kor.. güvece apardığı maaallebiyi sürer fırına.. o maallebinin üstünü yakmadan yakar..

o maaallebi damakta infilak eder.. kül etmeden yakmadan yakar..

 

sanat insanı çıkar insan gibi 2 dize.. sanat insanı çıkar şair gibi bir kıta..sanat insanı çıkar şiir gibi şiir iki kıta yazar.. sanatçı el öpmez el öptürür..

sanatçı yağ yakmaz.. sanatçı yalakalık yapmaz..sanatçı sen güçlüsün zenginsin sana yancı yazılmaz..sanat insanı halkın yanında.. hakkın yanında adaletin yanında olur..

 

sanat insanı çeşme akarken küpü doldurayım.. halktan kopuk ihtirasların..depreştirdiği gözü para hırsı bürümez.. gerekirse cebinden harcar..

geleceğe az öz kültürel miras sanat adına bir şey bırakmaya çalışayım der.. baştan başa tüketim çağında küçük çap bi üretimim olsun az olsun öz olsun der.. kimini sanat sepetine kimini çöp sepetine..

100 atıştan birini basket etsin yeter.. 1000 atışltan biri sanat sepetine düşsün yeter.. bir şair bir şiirle anılır..bir mıh bir nal bir nal at at sanat yacak yiğit kurtarır.. hepsi buu..

 

'' başvurmak var iken deh demek gibi sanata

incinir bir meşin kırbacı vurursan ata

in hemen hayvanın gönlünü almaya çalış..

şefaat etmez sonra bak.. boş durursan ata'' bi yerde..

 

literatürümüze '' popülarite sarhoşluğu'' olarak giren rahatsızlık.. başarılı çalışma ardı gelen şöhretin verdiği rehavetle.. kendini koyverme..

sanatı önemsememe.. gibi belirtilerle ortaya çıkıp.. doğuştan şair birsini bile.. sonradan olma.. ancak azimli sebaatkar.. çalışma neticesi..

muvaffak olmuş şairlere dahi postu kaptıracak denli.. popülasyonun büyülü dünyasına kendini kaptırım derinlik sarhoşluğu ile eşdeğer.. yukarı çıkamama..

şiir şah damarını koparmasına kural kaide bilmesine rağmen.. kendini yeterli gelişimden uzak tutuş.. vasatta ısrarlı olma tutumu gibi..

sanat levelinin düşük kalmasına yol açan hayli önemli sorundur.. yer yer eleştiri dirgeni ile dürtüklenmesi gerekirken..

şartlı reflekslerin alkışa adapte olumu.. bu yönde yanlış tutum..saman çöpü gibi asır içinde onu eritecektir..

 

gerçek şair gerekirse çakma isimlerle.. çalışmalarını sık sık yem olarak sarkıtır.. eleştirel yaklaşımlara göre gerçek ad ismine bu eskizleri ilave eder..

popülarite grafikini yüksek tutayım yer yer müstehcenlik yer yer tribünlere oynayım şaklabanlıklarına soyunmaz..

 

ne olmuş sanatçı olmuşta..başı göğemi ermiş..inmişmi göbeğinin şişi..

dünyada milyonla insan aç.. dünyada milyonla insan ev barksız.. işsiz sefil..

milyonla çocuk okuma oyun çağında çalışma zorunda.. parasızlıktan tedavi olamıyor .. aile içi şiddeet ölümle iç içe..

dünya ekonomik krizler pençesi kıvranırken.. amanın ne.. aşık olmuş.. acımış yüreki.. ağlamışmış.. bunun dışında.. üç beş avutucu söz..

 

dünya savaşların.. dünya doğal felaketlerin.. eşiğinde.. bir kaç iyi olur inşallah temennili dize.. bir kaç lay lay lom kıta.. bumu sanat..

 

önce insan olmalı.. sanatçı dediğin alçakgönül tevazu sahibi olur.. ben sanatçıyım demez.. derse büyüsü sihri bozulur..

okur oturabilirsin demedikçe.. başı önde el pençe divana durur..

 

sanatçı gazoz kapaklarının.. açma halkalarının içinden çıkmaz.. 1525e şifreni gönder beleş konser kazan zırtapozluklarına soyunmaz..

sanat gazoz kapaklarına.. sanat komodin gözüne bilmem ne.. rezervuar dolaı sifonlar içre sığınmaz.. sanatın yeri halk bağrıdır..

 

yoksa dedemde karar alçı çimentoyu dök kalıba onlarca ucube.. bumu sanat.. sen onu murçla.. sen onu çekiç sen onu keski ile..

diğer bütün taş oyma mermer işleme zenaatkarı gibi yont.. sonra onların yapamadığını..

 

o dudak çatlaklarını çuvaldız ile çiz.. o göz bebek etrafında çizikler.. o damarlar iğne ile o kirpikler arasına kıl testere ile giricen tek tek..

tüm zenaatkar gelip gıpta ile.. imrenerek şapka çıkarsın işte sanat desin.. arada belirgin çizgi ön pilana çıksın.. sanat bu..

 

çok afedersiniz.. dizeleri üstüste.. şey gibi apartuman gibi kaba inşaat yığmak değil..sen o kolonlaron 16 lık demirleri.. etre aralıklarını..

sen o kirişlerin yük taşırlılık oranına göre yükseklik uzunluk ve genişlkiği.. bilmem ne bilmem ne..

o hasır beton o kıtaları taşıyacak..iki sekiz buçukluk tuğla arasına izocam.. ses yankı yapmıyacak.. iç duvar hitong elbise askısını taşısın .. arkaya profil demir çek..

dübelle vidala..

 

zemine elektrik kablo geçirme borusu ko betondan evvel..ıslak zemine pis su çekeri deve boynu ihmal etme ki şiir kokmasın..kaba sıva ince sıvba..ilkin dolgu sonra saten alçı..

cıcıl cıvıl bi renk boyamı az matmı olsun..o şiir parıl parıl süsleme kartonpiyer avize..o şiir şekille muhtevayı harman etsin..

akustik olarak kubbe ve kemer mimari en ince tını ile versin sesi.. şiirin öz musikisi orta yere çıksın..

havalandırma öyle camı aç kapa değilki.. emiş egzost.. ocak üstü davlumbaz bilmem ne..

 

sanatın diğer blok birleşim yerlerinde çekomastik olur.. ufak tefek depremde sarsıntıda sanat sallanır ama kolay yıkılmaz..

sanat seni beni dede ebeni gönderir ama kendi yerinden kıpırdamaz.. uzun ömürlü olur.. sanat sanat gibi olur..

 

filim gibi filim yapma sanatı.. şiir sanatı söz söyleme sanatı.. müzik bestesi müzik güftesi yapım sanatı.. bestelenmiş güfteyi farklı yorumlama farklı icra etme sanatı..

sinema tiyatora potuğraf resim heykel karikatür bilmem ne bilmem ne..

 

geleceğin bilgisayarları klavyesiz.. geleceğin kompütürleri faresiz olacak.. yeni stiv copslar lazım.. ordan sil dedimmi silecek.. şu adireseye gir dedimmi girecek..

kopyala demenle..

'' hangi kısma kadar'' diye sorduğunda..

'' oğplum sen hele kopyalamaya bi başla ben dur dur dediğmde durursun'' dendiğinde..

'' peki efendim'' diyecek.. yapıuştır demenle yapışacak kalıcak.. in demen imleci aşağı çık demen yukarı götürecek..

işte hayatı kolaylaştırım sanatı.. işte tasarım sanatı..

 

yoksa dedemde yazar..tuşlara basıp basıp.. takkudu tukkudu diye.. bumu sanat.. hedele hödele höt zöt diye şiirmi olur allaaseen..

yok kreyzi idea imiş yok dahilik delilik bilmem ne.. bilmem ne..

 

ben sanat yapıcak adamı.. dirsek hizasına kadar gömlek kolunu sıyırışından.. ben sanat adamını.. diz kapaklarının az üzerinden pantolonu hafifçe çekip..

ondan sonra oturuşundan.. ben sanatçıyı.. papyon gravatının üzerinden geçirdiği normal gravatını.. tam ortadan geçicek şekilde bağlayışından bilirim.. sanat buu..

 

gerçek eleştirmen ben okudum haz almadım ben okudum beğenmedim deme lüksüne sahip değildir.. gerçek eleştirmen okumadan eleştirir..

içi kan ağlasada eleştiri sanatını bir görev bir misyon olarak addeddiği sebeb sepeti.. gerekirse öz baldızı bacanağınıda eleştirir.. haz aldığı şiiride.. işte sanat bu..

 

gerçek eleştiri sanatkarı.. ben buna baktım tipini beğenmedim.. bundan bi şey beklenmez onun için okumadım.. diyen adamdır..

eleştiri yapan adam gözünde siyah meşin bantla gezer..eleştiri yapıcak adam elini bağlatırki.. el yordamı.. şiirini eleştirdiği dayısımı yeğenimi..

amcası teyzesi özge ağyarmı anlıyamasın.. hısıma gelince hım hım.. ele gelince meee.. bumu sanat..

 

ben eleştiri yapıcak adamı ağızının açık oluşundan hiç kapanmayışından..

ben eleştiri yapıcak adamı özeleştiri.. yaani kendi kendini eleştirme yapamayışından..

daha doğrusu kendi diye bir şeyin olmayışından.. kendini yiye yiye bitirip tüketişinden anlarım..

 

yok mtoplumsalmış.. yok bilmem ne.. sanat suskunluğa sanat şekilsizliğe.. sanat durgunluğa inat içindir..

sanat gelecekte.. sanayileşime paralel soyu tükenecek..

'' geçmişte böyle ulaşım aracı vardı'' diye yontulu bırakılacak bin at içindir..

 

o uşak görele kazısı çıkmış.. karun hazinesi en değerli parçası.. o pigasusa.. baktımmı insan..

'' bunu insan değil cinler yapmış'' diyecek.. o pigasus kanatlı at kolyenin boyna geçen kısmı.. o teller tek tek böyle öre öre.. sanat bu..

o pigasusun altından sarkan mercimekten az büyük her parçanın beher parçanın üzerine tek tek ayrı ayrı işli o atlı adam..

o vaktin gravürcüsü.. iğne ile desen çiziktirdi.. sanat bu..

 

gertçek sanatçı hap imiş içki imiş.. az sivri biber yesin sesi açılırmış.. yok ot kafa yapar ilham gelirmiş..fasa fiso..

gerçek sanatçı çıkar.. erkek gibi delikanlı gibi yazar şiirini..

 

gerçek şair gökdelen gibi yığıp okuru altında bırakmaz.. okur şiir sonunda..

okumanın verdiği huzursuzluk baş ağrısı bel sırt ağrısı ile ayrılmamalı.. bilakis iç huzuru ferahlık ile kalkmnalı şiirin başından..

şair onun yaralı yüreğine iki damla gözyaşı akıtmalı..

 

bir uçak 250 kilo boya ister.. 250 kilo boya üç adam demek.. 1000 uçaklık thy dahil 100 ülke 100 bin uçak demek..

250 kilo boya yerine günde 300 bin kişiyi taşıyacak uçak kapasitesine.. saçma sapan bir içgüdü ile boya vuruyorlar..

çıplak alimünyum dururken.. ana harcanan emek ona harcanan para.. tuvale şiire harcanmalı..

dumansız issiz küresel ısınmasız.. illa bu yakıtı narcıyacaksa aptal bir boyayı taşımaya değil eş değer insan..

alnım akı yüzüm karası insan taşınmalı sanat bu..

 

davincinin sahtekar.. mikelanjelikonun düzenbaz olduğunu bilmiyenmi var.. pikasso ayyaşlın teki.. dali ise gerçek bir şizofren..

içlerinde tek van gogh akıllı gibi duruyor.. ama onunda ruhsal sorunları var..

yok bodlermiş yok alen poe imiş yko vörlin sadr bilm em ne bilmem ne..

 

sen bana alaaddin gaybi ver.. alaaddin gaybi ile coştur beni.. kaz dediğin öyle kaynat al getir değilki..

bi kere soğuk ayazları yiyecek.. o tuzu çekecek.. odun çek ateş yak kaynat suyuna pilav..bilmem ne bilmem ne..

 

gerçek şair dibe dalar.. sonra başını kaldırır..

yukarda uçuşan binlerce balık görür.. çıkar yukarı elini kıyıdaki kayaya kor.. amuda kalkar.. gökyüzünde yüzen onlarca kuşun..

niçin karınları yukarda.. sırtları aşağıda olduğunu sorgular.. sanat bu..

 

şair adam okurun kafaya şair kişi okurun beynine murç ile çekiç ile balyozla vura vura.. sarsa sarsa titretir..

hayatın anlamını yaşamın hakiki değerini.. ömrü neye verme gerektiğini sorgulatır.. kırlangıçların köstebeklerin..

küçük bir toprak topağı içinde hayat bulma sanatını irdeler.. bizim gep geniş çoğrafyada..

birbirimizi yeme alışkanlıklarımızı gözden geçirtir..sanat bu..

 

ben neyin ne olduğunu bilirim.. kül yutmam..numara yapma dostum sen de en az ben kadar.. bunun süreç olduğunu..

sanata giden yolda aşılmaz sarp kayalık.. derin koyak vadiler olduğunu..

 

yolları birbirine bağlar asma köprüleri tutan.. yer yer kalas yer yer kereste..düz tahta döşeme.. bilmem ne..

hepsinin basamak olduğunu.. üzerine basarak yol alındığını.. bildiğine kalıbımı basarım..

 

yoksa dedemde yazar..

 

'' basmayım gırılır iğdenin dalı.. yarim bin piskelete ben olam ayak pedalı'' diye bumu sanat..

 

toplumsal miyopsi okyanus dibinde petrol.. toplumsal miyopsi yeraltı zenginlikleri.. demir cevheri..

bakır madeni metrelerce altta taş kömürü mineralleri doğal gazı hortumlarken..

burnunun dibinde gerçek cevheri sanatçıyı görmez..

 

onu kilometrelerce uzakta gtönül gözü hipermetroplar görür.. çünkü mum dip aydınlatmaz..

 

sanat sanatçı itilip kakılmaya horlanmaya hükümlü..gerçek sanatçı yarı deli muamelesi görecek bir kürek mahkumudur..

o küreği çekecek yaba gibi avuç o avuca kan pompalar mangal kibin yürek lazım.. bak işte bu lazım.. çok güzel olur çok..

 

gerçek sanatçı

'' uçak muçak boyası ile ne kast ediyor bu'' fikri aşılar.. gerçek sanatçı makiyaja harcanan para ile yenicek sandviç

ara döner yollu beyine protein pompalanacağının wsinyalini verir..

güzelliğin aynaya baktığın an kaybolan pırıltı.. boyanın ise o pırıltıya ket vurur göz bağı olduğu mesajını okura iletir..

 

gerçek sanatçı.. incikli boncuklu elbiselerin.. göz kamaştırır mücevherlerin arkasına gizlenmez.. gerekirse çul çuval gerekirse.. çıplak sanat bu..

gerçek şair kendisini efbieyin mossadın dinlediğini bilen paranoyaktır.. halkın domates gibi ezildiğini dizelerinde yansıtır..

 

'' aynasız panzeri her kıyı köşe

mecburen salçalı oldu yemekler

aracın egzosa patates döşe

o vakit pek boşa gitmez emekler'' şeklinde.. analitik geometrinin çözüm kümelerini verir..

gerçek şairin içinde kırk mum yanar.. 39 u zamanla söner ama birisi hep yanık kalır..

 

omuza atılsa düzgün.. süzgün güzele süs verir.. yünlü ve ipek şallarının..

utangaç hasta ikızgın insan yüzü basar soluk renk mor ile allarının..

itici sempatik ve şirin türlü beşer hallarının..

resim heykel şiir filim bilumum sanat dallarının.. genetik kodları.. medyen şifreleri dilerim birgün çözülmüş olur..

amaç ebedi saadet ise.. leylada dahil.. dilerim herkes aradığını bulur..

nerden sevgili bir ben bıraktın mehtaplı gece kurt gibi ulur.. aman aman heey..

 

sanat sanatçı olmayınca olmaz.. ama sanatçı sanat olmasada olur.. sanat buu..

her devir her iktidar her çevre.. her zaman her yer.. ayakta dimdik devrilmden hacıyatmaz kalabilme.. hepsi bu..

herkese sanatlı sepetli günler dilerim..

nikah şekeri sepeti.. düğün nişan şekeri.. karamela sepeti.. bilmem ne.. hayatımın çöp tenekesi sepeti.. ehü ehü.. eh eh eh..

PA
18.09.2012 14:28
#117

ŞAİRSİN

 

icerinde henuz soylenmedik soz

dizende bariz fark varsa sairsin

ormanin kuytusu serin yesil oz

kiyisi dere ark varsa sairsin

 

bosuna uydurma sozcuk turemez

siir bir kazaktir herkes oremez

gozlerin kor olmus yonun goremez

onlerin ucurum yarsa sairsin

 

ask ile dolas dur fatsasi unye

kalem kagit elde patliyan funye

bagrini acmaktan usutmus bunye

su dunya sahsina darsa sairsin

 

mehtapli gece kurt adam olursun

bazi siir yazar bazi ulursun

ulkenin her sehir sohret bulursun

hatta edirneden karsa sairsin

 

birakmaz yakani dertler pesinde

gecenin ikisi sabah besinde

uzanmis yatakta uyur esinde

ellerin bir tutun sarsa sairsin

 

cikmak istesede gittikce batar

kadavra halinde bir kalp var atar

bankamatik kenar koprude yatar

meskenin istasyon garsa sairsin

 

ah hayat agizda komuyor diste

dalagin izgara cigerin siste

omur lokum cifte kavrulmus iste

yuregin ateste harsa sairsin

 

siirde sig kalma dagil yuzeye

yuru be adamim daha kuzeye

velevki mumkundur cek git uzaya

saturnden venusu marsa sairsin

 

fakirem hukmudur.. garip bizlerin

unutulur adin kalmaz izlerin

kocalik kotu sey tutmaz dizlerin

gozlerin agliyor zarsa sairsin..

BY
18.09.2012 14:34
#118

Panturk abi şiirlerin ciddi bir birikimin ürünü. Düz yazı, nesir ilede uğraşsan senden güzel şeyler çıkağından eminim ama illaki şiir illaki şiir diyorsun...

AD
18.09.2012 17:15
#119

Maşallah, Allah kaleminize kuvvet versin, ilham versin..

MU
18.09.2012 18:50
#120

Bezen bir çocuk tebessümü satırlar yazdırıyorsa

Yahud ayakkabı boyayan çocuk içini acıtıyorsa

Mürekkepler denize kafa tutuyorsa

Bir lokma ekmek boğazından geçmiyorsa

Alasından fakirlikten de tat alıyorsan

Zenginliğe hor bakıyorsa gönlün

Saçma sapan gülüp

Ve o haline bakıp deli diyenleri aldırmıyorsan

Simit yiyip susamını dökmemeye gayret ediyorsan

Bir baltaya sap olma derdindense

Mutluluksa şu hayattan emelin

Kafiye derdi gütmeden de yazabiliyorsan

Şekli değil cevheri murad ediyorsa kalbin

Seviyor, seviliyor ama susuyorsan

Acıdan tad almak gibi garip bir durakta

Hele cami cemaatından ve çoraplı namaz kılansan

Sözü büyülü kelamı işliyip duruyorsa kalemin

Hasılı babaysan, anaysan, dostsan

Sen şairsin arkadaş

PA
09.10.2012 23:13
#121

kuskunmu kem talih bahtina dusman 

kader bir orumcek ag leyla leyla 

dunyaya gelmiyen hem gelen pisman 

git gide degisir cag leyla leyla 

 

el surup dokunsam agrir tam bura 

yuk tasimaz belin dondu kambura 

dertli dertli vursam sazin tambura 

ahvalim viran bir bag leyla leyla 

 

sevda hicre kopru gecip agilmaz 

dunya dar han imis kolay sigilmaz 

gitmiyor basimdan efkar dagilmaz 

figanim yigili.. dag leyla leyla 

 

dertliyem aglarim gozum yasarir 

hicranim teselli nasil basarir 

eksilmez icimde umit yeserir 

yagmur olup basa yag leyla leyla 

 

fakirem gezerim gurbetin colde 

ordek olamadik bir yesil golde 

ister isen dogra ikiye bolde 

oldur beni koma.. sag leyla leyla..

 

PA
09.10.2012 23:20
#122

hayret.. baraka insaa etmisler.. eskiden nerde olsa kivrilip yatiyodum..

boyle daha iyi.. yagmur yagista..

 

ayagi camura bataga sokmaz

arabanda teker iyi siirin

asirlarca durur bozulup kokmaz

pekmezin bal seker iyi siirin

 

iyi siir sanki merhem yarada

aksi hal doktora gorun arada

havada ucar hem yurur karada

keklik gibi seker iyi siirin

 

yagmurda bitince sokakta turun

kendini bir siir yani ko kurun

burnu koku alir garip okurun

dikkatini ceker iyi siirin

 

iyi siir dusse bizim mahale

dogar sanki mehtap ustunde hale

gonul bahcem sumbul menekse lale

cicekleri eker iyi siirin

 

iyi siir okur sirtini kasir

akici dil ile daglari asir

serde alcakgonul.. tevazu tasir

ve boynunu buker iyi siirin

 

hekim tabib doktor duymuyor cagrim

aspirin yutmakla gecmiyor agrim

iki damla yasi akitir bagrim

gozyasini doker iyi siirin

 

yuregim yaniyor yokmudur zulan

zavalli su benle kafayi bulan

iyi olup fayda etmezmi ulan

cigerimi soker iyi siirin

 

icerik ninni tat gozun var suste

sevmemmi bunca yil bahtina kuste

sen uyursun cikar yildizlar uste

gece gibi coker iyi siirin..

PA
08.12.2012 12:40
#123

dusunmesin gecmis mazin

dertli dertli aglar gonul

arada bir hazin hazin

dertli dertli aglar gonul

 

garip isen ah bilader

aglar anan aglar mader

boyle yazi boyle kader

dertli dertli aglar gonul

 

aglar gonul dertli dertli

bizim iller yigit mertli

olamadik yesil kartli

dertli dertli aglar gonul

 

ben aglarim hic gulemem

can cekisir tez olemem

akar goz yasim silemem

dertli dertli aglar gonul

 

yok basimda lenger foter

meskenimdir hanlar otel

gelip tastik etsin noter

dertli dertli aglar gonul

 

ocak subat ile mardi

duserim daglarin ardi

ayrilik sinemi yardi

dertli dertli aglar gonul

 

yar gelse bir usul usul

alsak abdesini gusul

neye yarar kerkuk musul

dertli dertli aglar gonul

 

sen keci ol bende teke

ey sevdigim karameke

daima ic ceke ceke

dertli dertli aglar gonul

 

dertler demir gibi sertler

goz kurbaga misal portler

arabanin yanar dortler

dertli dertli aglar gonul

 

bu dert beni iflah etmez

toplumun icine katmaz

gece olur yatar yatmaz

dertli dertli aglar gonul

 

dost aglamak bizde moda

bogazim istiyor soda

karanlik ve soguk oda

dertli dertli aglar gonul

 

aglamayip ne yapacak

sus kafanin ip kopacak

hergun aksam sabahacak

dertli dertli aglar gonul

 

bugday tenli ak benizli

konusamam sizli bizli

tenhalarda gizli gizli

dertli dertli aglar gonul

 

telkin verip teskin eder

rasladigim papaz peder

beni sarar elem keder

dertli dertli aglar gonul

 

ferhat gibi daglar yarip

bagla hekim yaram sarip

yoksa boyle garip garip

dertli dertli aglar gonul

 

ah ulan ah baban muhtar

olsaydi kim sana deh der

calar izmir marsi mehter

dertli dertli aglar gonul

 

aglamaktir isim gucum

demez kimse canim cicim

dokulur yas sicim sicim

dertli dertli aglar gonul

 

aglar kirpik islak uclu

bu iste ben degil suclu

hickirarak icli icli

dertli dertli aglar gonul

 

ben aglamak kader sayar

dilerim sen aglama yar

kollari bagrina dayar

dertli dertli aglar gonul

 

kredinin dolar limit

bogazima durur simit

soner hayat soner umit

dertli dertli aglar gonul

 

acar cukur eselerde

raki komaz siselerde

iste boyle koselerde

dertli dertli aglar gonul

 

tikali kalp ana arter

bel bukulup ayak surter

beni kara toprak orter

dertli dertli aglar gonul

 

ben gormedim bahar yazlar

vurup mizrap calar sazlar

halime bak icin sizlar

dertli dertli aglar gonul

 

bu dunyada iki zulum

bir ayrilik birde olum

birde sevda varsa gulum

dertli dertli aglar gonul

 

gonul dertli dertli aglar

icerimin erir yaglar

goz pinari yosun baglar

dertli dertli aglar gonul

 

basta bozuk kotu lider

cira gibi adam dider

olurum goz acik gider

dertli dertli aglar gonul

 

dertli dertli aglar gonul

saz calmakla gecti omur

alamadik odun komur

dertli dertli aglar gonul

 

gardas olur isen sair

felsefe yap aska dair

ah garip mahsun vesair

dertli dertli aglar gonul

 

aglarim dokerim yasi

tirnagin var basi kasi

kabrim bilmez mermer tasi

dertli dertli aglar gonul

 

dertler duman olur tuter

beni sevda derde iter

kagidim yok kalem biter

dertli dertli aglar gonul..

PA
30.12.2012 20:19
#124

saat altiyi.. yedi geciyor..

 

saat altiyi yedi geciyor 

sokaktan bir kopek kedi geciyor 

bu aksam ortalik erken karardi 

bereket gozlerim iyi seciyor 

 

acik cukurun yok rogar kapagi 

onune bakmazsan yolun sapagi 

su sira piyasa bir hayli durgun 

uc kurusa tiftik bese yapagi 

 

sag tarafta bakkal onunde market 

gormezden gel kardes sol yana cark et 

sucuk icin yalniz dana gerekmez 

tavuk bile olur arada fark et 

 

arka sokaklarda daracik yollar 

ev yiksin dozerler azicik bollar 

ondan sonra artar gasp turu suclar 

her kose basi bir serseri kollar 

 

ben insan ararim elimde fener 

oksijensiz ortam mum dahi soner 

pazarlik payi var tezgaha yanas 

en son bese olur yuz gram doner 

 

curuk tarafi at yariyor halta 

manav hep ezigi koyuyor alta 

boynunda gravat adam sanirsin 

oduna gidiyor elinde balta 

 

altiyi yedi geciyor saat 

saatciye gotur bozuk diyorsa at 

donuste yayan gel sen sen ol binme 

bindiginde eger seni yorsa at 

 

asalet atlarin kaninda vardir 

baktin yaralandi yarayi sardir 

gardasim bu dunya kimseye kalmaz 

ne diye kavga et kafayi yardir 

 

saat altiyi geciyor yedi 

disarda golgeler tamami kedi 

icinden birinden ates istedim 

ne yazik malesef kalmadi dedi 

 

adamim cakmagin varmi yedekte 

ah ulan bal olmak vardi petekte 

mek danilds turunde beslenmek sakat 

beslenen sort giyer giyer etekte 

 

etek boyun en az elli santimi 

gecmezse boylama sakin kantini 

bu gun ki menude varsa iskembe 

yarin var mutlaka sirdan tantuni 

 

intaniye kismi bizim revirin 

adama diyorlar taksi cevirin 

sapik ihtimali bir hayli yuksek 

kim donsuz geziyor yere devirin.. 

 

kirvem kusan omza fisegi ters at 

kundagin cikarip namluyu kir sat 

yarin su silaha ruhsat almali 

elinde imkan var firsat bu firsat 

 

saat yedi gecti henuz altiyi 

severim yogurtlu sicak mantiyi 

nezdimde kanatli hayvanlar kardes 

hor gormem kargayi yahut martiyi 

 

tayinin cikarsa birak hayati 

kofte olur ancak ekmek bayati 

ote dunya eger cayir cimen yer 

baharda oynasir seyret tay ati 

 

saat altiyi yedi geciyor 

yagmurda kac balik gordum ucuyor 

bazende ustume cakiyor simsek 

korkunc bir gurultu dehset saciyor 

 

bu saat bu dakka kafam dumanli 

ummanda bir gemi olsam limanli 

azimle taslari delermis sican 

bende basaririm yurek imanli 

 

saat altiyi yedi geciyor 

sefalet dizboyu kafa aciyor 

ses gelmez belkide hoparlor bozuk 

radyoyu kurcala uykun kaciyor 

 

yedi oluyor saat altiyi geceli 

bir kiz tanimistim yuzu peceli 

pecen acsan bile opemem dedim 

cunku dudaklarin cilek receli 

 

acaip sogudu havalar birden 

ust basim gorunmez oldular kirden 

ben imparator neron gorsem tanirim 

tac tahtindan degil caldigi lirden 

 

saat altiyi yedi geciyor 

icimde bir badem cicek aciyor 

aci olma riski yuksek meretin 

bu yuzden mutsuzum keyfim kaciyor 

 

elli bin yil once ne idik kimdik 

uyansam kendime atardim cimdik 

su cikmaz sokakta daracik ara 

yurudum gururlu ve basim dimdik 

 

elliuc var simdi saat yediye 

icim biraz buruk bilmem ne diye 

kirkdort kere gecti nice yilbasi 

hic kimse vermedi bana hediye 

 

hayal oldu artik seninle vuslat 

dok ey yar gozyasin yanagim islat 

ben oksuz buyumus kucuk cocugum 

al basim sinene gogsune yaslat..

PA
30.12.2012 20:23
#125

pop idi arabesk idi 

caliniyor yeniyilda 

bir onceki yil eskidi 

saniliyor yeni yilda 

 

bizim idi rodos girit 

ata oynar idi cirit 

yine sade suya tirit 

baniliyor yeni yilda 

 

gezme ustunde tohmetle 

yurunur biraz zahmetle 

eskiler elbet rahmetle 

aniliyor yeni yilda 

 

esek muhtacken palana 

noel cami al halana 

yalan ustune yalana 

kaniliyor yeni yilda 

 

uyandi gobege siyen 

kalmadi yamali giyen 

bu zamlar bitecek diyen 

yaniliyor yeni yilda 

 

yeni yil agarsin safak 

birlik olak bitsin nifak 

garip millet ufak ufak 

yonuluyor yeni yilda 

 

guvenme alin terine 

yokluk mih saplar derine 

bir cogu keriz yerine 

konuluyor yeni yilda 

 

is bulama bu yazlarda 

lekelendi beyazlarda 

kis gunu su ayazlarda 

donuluyor yeni yilda 

 

dalsak tombala oynuna 

hile yap vebal boynuna 

bazi bazi bir maymuna 

donuluyor yeni yilda 

 

enisteni gelip oper 

mahallenin kara sopar 

yakinda kiyamet kopar 

deniliyor yeni yilda 

 

akar suyun sesi dindi 

gecim yuku omza bindi 

tavuk bulamadin hindi 

yeniliyor yeni yilda 

 

dans edilmez hic somyada 

soyle icmesin denyoda 

ayiltmak icin banyoda 

yunuluyor yeni yilda 

 

eski yil cope atilip 

yeni kervana katilip 

parlatilip parlatilip 

sunuluyor yeni yilda 

 

od ver havai fisege 

yoruldun uzan dosege 

attan inilip esege 

biniliyor yeni yilda 

 

fakirem takmam bi seye 

raziyam yarim siseye 

soz soyleyip bir koseye 

siniliyor yeni yilda..

 

EM
30.12.2012 20:27
#126

kardeş bu kaleme yazık ediyorsun.bu yetenekle bu kalem büyük bir davayı taşımak borcundadır.bu nimetin hesabı sorulacak.

PA
30.12.2012 20:31
#127

sildim hafizamdan her gecen ani 

ben seni unuttum.. sende beni unut.. 

unutulmak askin en kotu yani 

ben seni unuttum.. sende beni unut.. 

 

unut yalniz sana boyun egeni 

bu goz senden baska gormez diyeni 

simdi bir sayfa ac bembeyaz yeni 

ben seni unuttum.. sende beni unut.. 

 

ellerim usuyor bedenim cansiz 

bir insan yasarmis demekki sensiz 

bagrimda ates var ozlemim sonsuz 

ben seni unuttum.. sende beni unut.. 

 

hasretin su beni mecnun yapansa 

icimde firtina her an kopansa 

ne olur unutsan yaram kapansa 

ben seni unuttum.. sende beni unut.. 

 

ismimi anmaktan mahrum yasaklim 

yok artik kimseden bir gizli saklim 

kafama girmiyor almiyor aklim 

ben seni unuttum.. sende beni unut.. 

 

dilimden sevdanin buruk tadini 

sildim heyulamdan ben o kadini 

bir daha konusmam anmam adini 

ben seni unuttum.. sende beni unut..

 

..........

 

eksik olsun has ipekten 

sari sacinin lulesi 

eger farki yok kopekten 

cekilmez askin cilesi 

 

kisalip omru hedersin 

hergun tasa gam kedersin 

gozlerin acik gidersin 

cekilmez askin cilesi 

 

atletin renk gri ise 

dalavere piri ise 

uyurgezer biri ise 

cekilmez askin cilesi 

 

bitmez dirdirdan bikilir 

goz belertip kas yikilir 

ter basar canin slkilir 

cekilmez askin cilesi 

 

az sehla yan bakar hakka 

kulak kepce burun hokka 

agirlik tam yuzkirk okka 

cekilmez askin cilesi 

 

yeme bogaza cakilir 

yesende basa kakilir 

aglanip agit yakilir 

cekilmez askin cilesi 

 

hafif bozuk aksanisa 

yasi geckin doksanisa 

akildan az noksanisa 

cekilmez askin cilesi 

 

yanina al bicak caki 

cunku ister altin taki 

olmayinca sarap raki 

cekilmez askin cilesi 

 

vela havle okuyorsa 

adam gunaha sokuyorsa 

agzi pis pis kokuyorsa 

cekilmez askin cilesi 

 

yuzune bir bakmiyormu 

esin seni takmiyormu 

hic sifonu cekmiyormu 

cekilmez askin cilesi 

 

patlatip goz morluyorsa 

bosanmaya zorluyorsa 

geceleri horluyorsa 

cekilmez askin cilesi 

 

konussun tukruk sacilir 

darp sebeb yara acilir 

durulmaz evden kacilir 

cekilmez askin cilesi 

 

disinde erken dokulme 

belinde baslar bukulme 

uzak dur sakin sokulma 

cekilmez askin cilesi 

 

isabet olur bosanmak 

hayat istiyor yasanmak 

dogrusu silah kusanmak 

cekilmez askin cilesi..

 

.....

 

bahcelerde zerdeli 

odasi var perdeli 

asktan yana sansim yok 

beni bulur her deli 

 

tig teberim elim darda 

yar gezinir pavyon barda 

gardaslarim erkektir 

odeyemem berdeli 

 

bahcede olur cardak 

yarimin elinde bardak 

ben bu derde dusunce 

salgam sandim hardali 

 

dertliyem yanar icim 

bir koyun ucte kecim 

iki cekim sutu var 

doldurmuyyor gerdeli 

 

bahceler biber bamya 

gozum yok sende dunya 

on yil kadar oluyor 

dala heybem ardali..

 

 

SS
30.12.2012 22:49
#128

 

 

Ahahahaaha uzun zamandır hiçbir şiir de şiiri geçtim düz yazıda böyle gülmemiştim. Tam ruh halim. Tam cuk olmuş hani. Ben bunu çok sevdim ama hepsi de birbirinden başarılı. Daha sık bekliyoruz bayım. :)

AS
31.12.2012 21:14
#129

hafif bozuk aksanisa

yasi geckin doksanisa

akildan az noksanisa

cekilmez askin cilesi

 

:)):):)nisa-nisa...):)

çok güzel gerçekten maşlallah diyelim ve ssimeranya(bey mi hanım mı bilemedim

o yüzden üslupta karar veremedim

dim dime dim dim(bu arada zorlasam benden de

bişeyler olur galiba)neyse konumuza dönelim

'nın yorumuna katılıyorum daha sık bekliyoruz):))

 

 

**bu arada ssimeranya nfk'nın hitap şekli olan gönüldaşım diyim yazdıklarımda herhangi bir art niyet yok biline:):))**

SS
31.12.2012 21:46
#130

hafif bozuk aksanisa

yasi geckin doksanisa

akildan az noksanisa

cekilmez askin cilesi

 

:)) :):)nisa-nisa...) :)

çok güzel gerçekten  maşlallah diyelim ve ssimeranya(bey mi hanım mı bilemedim

                                                     o yüzden üslupta karar veremedim

                                                     dim dime dim dim(bu arada zorlasam benden de

                                                     bişeyler olur galiba)neyse konumuza dönelim

'nın yorumuna katılıyorum daha sık bekliyoruz) :))

 

 

**bu arada ssimeranya nfk'nın hitap şekli olan gönüldaşım diyim yazdıklarımda herhangi bir art niyet yok biline:) :))**

 

Çok pis alındım ben de ama şimdi. Gel de bu kelimelerin altında art niyet arama.:P Gönüldaş diyebilirsin gönüldaş. Eyvallah. :)

AS
02.01.2013 16:03
#131

arama kardeş arama sen:) AlLAH razı olsun :)

PA
11.01.2013 23:37
#132

marakesten gelir sesler..

 

cin.. Asli icin.. hani Cin

seddi kadar yol katedip

gelen Kerem'e "ey edip"

der.. "mey var.. cekinmen icin..

 

nicin ayikken cinasa

basvurup yol ariyorsun

aya saldi zenci nasa

sen yerinde sayiyorsun"

 

yorsun kafa kisi yazar

gurultuler koparan tez

ver nefis denen sey azar

harcar.. tukenir paran tez

 

parantezin az altina

koyarda noktali virgul

yaklasik yuzkirk altina

satardi cet o devir gul

 

gul ki yuzun guller acsin

belli ki gulmeye acsin

bugun itilmis kenara

yarin sen baslara tacsin

 

atacsin.. toplumu tutan

bir arada yasatacak

aglatmaktan gayet utan

yazik gozler yas atacak

 

ata caka satmaz idi

uyanirsa bir oksuz gec

gidip kaldirir.. derdi.. "ic"

cay bardagi tutup suzgec

 

gec baslangic evresini

serbestliyor ithali cim

hep temiz tut cevresini

masmavi olsun halicim

 

icim yakar haykirmasi

gor sanki keyfimin kahya

alman ingiliz kirmasi

kah yes diyor bana kah ya

 

ah yavrular.. siz siz olun

gezmeyin pesinde dava

ekmek asin beles simdi

komur makarna bedava

 

avanta ile sadaka

toplami eder sadakat

vatan baska ne beklerki

at ok yayin ile sadak at

 

adak atfet aci doyur

makbulu keci koyundan

iskandil tut derinmi bak

gecerken korfez koyundan

 

oyundan hic gelmez hayir

takilma feyste okeye

teklif etsem deyip hayir

benzeme sakin jokeye

 

jokey kismi biner ata

marifet gibi kistaslar

komut vererek erata

kerata amirlik taslar

 

taslarina ayran dolsun

ummanlara acsan kulac

makbule gecer andolsun

baksan susuz yahut kul ac

 

el acip para isteme

hic medet umarak esten

kesinlikle hayir cikmaz

dadansa kumara kesten

 

marakesten gelir sesler

insan kulak verip sesler

inan ki sandigin kadar

guzel degil prensesler

 

eslerini aldatirlar

kocayi keser haraca

gecer iken yolda tirlar

el edip biner araca

 

acaba kadinsa bunlar

neden sadik degil ese

kim oldurdu el sabunlar

bicaklar cevirir lese

 

isin en vahim elimi

yanasan tutar nefesler

dersin bu kadin delimi

ne sarik kalir ne fesler

 

yirtar giydigin ne varsa

lime lime hep parcalar

uste gecirir ev arsa

hem hirsizlik yapar calar

 

alarmini acik tut ki

polisi duyar yakalar

varsa az ar haya utki

dugmesiz koyup yakalar

 

" ya kal arkadas kodeste

yat basina gelsin akil

ya at onune ko deste

komser olmasin sana kil"

 

diyerek.. aklini celer

haracin rusvetin alir

okur slk dokur ince eler

nihayet yapar final ir..

AS
12.01.2013 11:45
#133

:shiny:

PA
14.01.2013 00:22
#134

Hastalikli vatan..ayaga kalkar..yamulur kaportan coker karkasin 

tasidigin yukun agir gelirse 

bes karis asagi dili sarkarsin 

kimdir musebbibi insan delirse 

kurt gormus bir koyun gibi korkarsin 

her gece pesinde golge belirse 

 

bakarsin gun gelir agir aheste 

hastalikli vatan.. ayaga kalkar 

dune dek der iken kirik sikeste 

el ayak oynatir gobegi calkar 

yapistir alnina olma nekeste 

uste dok sac para.. yagiyor hal kar 

 

halk arkasinda mert lider ariyor 

merkebinin yazik yoktur samani 

iktisat git gide sarpa sariyor 

ansizin bagrina saplar kamani 

uc sise kan bile ise yariyor 

bilhassa deprem ve kitlik zamani 

 

emanet canin var sair vermezmi 

muallakta durur zavalli vatan 

vatan seven derde gogus germezmi 

sagolsun demekte en buyuk hatan 

fare olsa dahi yere sermezmi 

mesela denizde.. geminin batan..

 ..........

Bir zaman.

 

.takilirda kalir yazik yedigin 

lokmalar bogaza durur bir zaman 

yapraktir sararir omur dedigin 

dalgalar kiyiya vurur bir zaman 

 

ustadi idin sen faiz tefenin 

hakki domuz bagi kimi efenin 

mendil vazifesi gorur kefenin 

akan gozyaslarin kurur bir zaman 

 

otusur arada kuslar konarda 

olsaydi basinda keske cinarda 

derin dondurucu yoksa kenarda 

kabirde etlerin curur bir zaman 

 

gurese cikarsin gecince caglar 

bir gurup zebani guzelce yaglar 

sirikla gec sirat dengeyi saglar 

aglayani mevla gorur bir zaman 

 

pek cogu muhtacken bir sicak asa 

pesinde gezerdin sense natasa 

kimi irem baga kimi atasa 

baksan boluk boluk yurur bir zaman 

 

dertliyi blirdin dusunce derde 

gorunur hakikat siyrilir perde 

gilmanlar burada huriler nerde 

beklersen sacini surur bir zaman 

 

mahserde toplardin kizil narlari 

bahtina yek duser atsan zarlari 

mart ayi dagina yagan karlari 

fakir kurek alir kurur bir zaman.. aaah amaaan aman hey..

.........

 

Neon isiklarina o mehtap yenik dusmus

ruhlara hilal olmus kazanc kapisi sehir.. diye baslayip.. estek kostek diye.. devam eden.. sehir baslikli siir.. tarafindan.. cavit telkok..

 

..........

 

*Hüseyin Demircan 1

:* mehtabin neon isiklarina yenik dusmesi.. beni cok duygulandirdi.. duyarli yureginize saglik.. suregen enerji kaynaklari tukenmeden.. tedbir alinmali.. dogal aydinlatma tercih edilmeli.. gun isigindan daha cok isifade edilerek.. er yatip er kalkmaliyiz.. gece gerekmedikce isik yakmamali.. yalniz ayakyoluna cikarken isigi kisik olmak sarti ile fener idare lambasi.. yada cira kibritten yararlanmali.. mehtabin.. guclu bir isiga yenik dusmesine musade etmemeliyiz.. bu sekilde hem ulke ekonomisi.. hem kendi butcemiz kalkinacagi gibi.. kiyoto protokolune imza atmis olarak.. kuresel isinmanin onune geceriz.. kutuplarda kutupayilari ve mors baliklari.. rahat kis gecirir.. buzullari eriyip.. dibe batmazlar.. bir an icin.. boyle bir cevre felaketine maruz kalabilecegimiz.. apartmanlari is yerlerini su basacagi korkusu bile beni.. hayli tedirgin ederken.. siz gibi duyarli.. ongorulu sair varligi.. teskin etti.. bende.. adeta duygu patlamasi yapan.. bu uluslar arasi siir yarismalarinda.. odule aday gosterilecegine.. hic kuskumun olmadigi.. bu.. bu.. dunyanin.. yeni.. dokuzuncu harikasi siirinizi kutlar.. sevinc gozyaslarimi.. ceket koluma silerken.. kirkyildir.. dort goz ile bekledigimiz.. bir sair cikma beklentimizi karsilar.. okullarda ders olarak okutulacak.. mukemmelkeremukemmel sanateseri yapitinizi.. ayakta alkislar.. avuclarim patliyana dek alkislarim.. iyikine varsiniz.. yurekses susmasin.. daim olsun kalem.. siz hep yazin.. taha taha cok yazin.. yureke saglik.. saygilar.. muthis dehaniza..

 

PA
25.01.2013 12:13
#135

bu yagdanlik efendiler.. komuyor hasar 

dondurur cark makinaya yaglari basar 

eger basmiyorsa disliler kasar 

ikna eder carki caydirir yagdanliklar 

 

yolda kaza yapmanin azalir riski 

arabanin onunde icersin fiski 

ne krank milin yipranip pistonun eski 

ne korozyona karsi bas egdirir yagdanliklar 

 

dert icine bir ok gibi saplanir 

yaglama metalin hurda diye toplanir 

yagla icerin sevinc cosku kaplanir 

toplumda kendini saydirir yagdanliklar 

 

bindigin vesait ne diye kuf pas baglasin 

yagsiz kalip arac niye aglasin 

yerde tomruklari eger yaglasin 

uzerinde gemi kaydirir yagdanliklar 

 

uzaya gidersin binip fuzeye 

guney olmaz ise biraz kuzeye 

damlatir damlatir butun yuzeye 

akitir yaglari yaydirir yagdanliklar 

 

kuflenmis saclara surersen acik 

oksit turde sorun gitmezsin gicik 

el ayak yapisir hep vicik vicik 

icerin bulandirir baydirir yagdanliklar 

 

yagdanlik hic binmez kizak kayaga 

altinda yayi var kalkar ayaga 

tetige basinca bularlar yaga 

operek dudagi degdirir yagdanliklar 

 

her hangi iktidar herhangi devir 

bilmiyor hastane gormuyor revir 

hizli hizli bas yonunu carklara cevir 

yagmur gibi yagi yagdirir yagdanliklar..

 

...............

 

insan bir kez olup.. bin kez doguyor

olmek icin bekle corba soguyor

cevre kirliligi onemli faktor

gor sanki dumani tilki boguyor

 

uyari yapiyor polis telsizden

bizden topal sagir.. korle kel sizden

basta olmak uzre frida kahlo

cikarir meksika ressam elsizden

 

bari yaptiklari ise yarasa

bana az kabuska sana pirasa

yer iken bogaza saplanir kazik

benzerin bulamaz insan arasa

 

azizim azizim.. hortlar nazizim

bir yahudi dermi tatli lezizim

bizim elde adet zaten boyledir

onden ordek gider yurur kaz izim

 

uzumden az pekmez yapsak hazana

kaynanan fingirdek atsak kazana

in cinle oynama kose kapmaca

asik denilmiyor bir cok ozana

 

o zanatkar ile sanatkar birmi

hic bakmiyor siir temizmi kirmi

cimbizla secersin gercek sairi

bilhassa gunumuz binde yuz yirmi

 

yirmili yaslarda bende yazardim

tiinmam sivrisinek calsa saz ardim

siir dedigim sey baktimda demin

vallahi utandim yuzu kizardim

 

merdiven dayandi gayri kirkbese

eksilmesin kardes icinde nese

es dosta buradan selamlar olsun

sularsan yeserir cam ile mese..

........

 

en guzel siirler mehtapli gecelerde yazilir.. 

 

boyle geceler kimi sairlerin kulaklari buyur.. 

disleri sivrilip.. tirnaklari uzar.. 

ve aci aci ulumaya baslarlar.. 

 

gercektende. kimi sair milletinin.. eline kalem gecmesin.. onu bir mizrak.. kagidi kalkan gibi gorup.. bizim goremedigimiz yeldegirmenlerine savas acarlar.. 

 

kendisini buyuk iskender zannederek.. kordugum cozmeye kalkisir.. 

kilici sandigi kalemini.. ince bir pamuk ipligi ile tepesine asip.. gun boyu koltukta oturur bir demoklestir o.. 

 

o kaleler zapt eden bir kumandan.. o fetih edilecek cografya pesi kosan sovalye.. o bir tek fermani ile.. kelleleri bicen cihansumulsah.. 

o bir ulu bilge.. o bir sanli kahraman.. 

o bir her bi seydir.. 

 

ve bu ugurda zaman zaman.. ceketinin astarini yeldegirmenine kaptirdigi olur.. 

akilsiz kopegi yayla yolu gocatir.. 

 

bu ugurda yipranip asinir.. ekseri telef olurlar.. 

 

gardasim.. senin olmenle vatan kurtulacaksa.. amenna.. git ol.. 

 

ama sairsen senin isin siir yazmak.. 

 

' sairim.. ol de olelim.. vur de vuralim ' diyecek.. kitleleri 

harekete gecirecek siir yazmak.. onlarin ruhunda hurriyet ve zafer mesaleleri yakmak.. ve kazanilacak.. muvaffak olunacak hizmetlerin 

rehberligini.. emir komuta zinciri cercevesinde.. yurutmek.. 

senin asil gorevin islevin bu.. 

 

surda fircayi kapmissin.. yeri supurup paspas etmissin.. kimin umurunds allaseen.. sair calismaz calistirir.. 

 

sair siir yazar kafalari calistirir.. 

sair.. ne yapmali.. nerden baslamali diyen miskin bedenleri calistirir.. 

sair mayini temizlensin iki kibris buyuklugu alan.. patates tarimina amade traktorleri.. pancar motorlarini.. sabah aktiya ayarli saat zil zembereklerini calistirir.. 

 

 

sair kalemini.. sair kagidini.. sair bal kaymak pekmeze buladigi dilini.. 

sair saksisini.. sair kalemini kavrar.. bas ve isaret parmagi ile.. bilek ve kol kaslarini calistirir.. hepsi bu.. sair siir yazar sairin isi siir yazmak hepsi bu.. 

PA
31.01.2013 07:36
#136

siirin konservasyonu..

 

siirin uzun sure bozulmamasi icin

oncelikle makarna

cay suzgecinden gecirin..

 

boylelikle iri saglikli sozcukler ayrisip ustte kalir..

ezik kirik dokuk alta inip.. digerlerini curutmezler..

hem okurlar.. bu siir.. bayat.. kokmus.. turun de menfii fikir yurutmezler..

 

her canli gibi.. bakterilerin suya ihtiyaci vardir

misralarini serin ve kuru bir kagida sardir

 

direk gun isigina maruz birakip.. murekkebi soldurmayin

golge yere alin.. aralikli dizin.. ustuste yigarak doldurmayin..

 

murekkebin suyu ucunca.. kagidi.. katlayip acin

mustehcen sozcuk var ise kullanmaktan kacin

 

siiri yatay olarak degil.. dikey dikip.. oyle yaz

tek ayak ustunde dahi durur.. yeter ki yere saglam basarsa kaz

 

dizeye.. yatay yuz soz yerine.. saglam.. on heceli bes soz yerlestir

alt alta diz.. kita yap.. susle.. mana ile gurlestir..

 

her dort dizede bir.. hava.. boslugu birak

okur teneffus etsin.. ferahlasin.. yeisten olsun irak

 

siir bozulmaz siir.. siir dayanir..

ferda.. tuter burnunda yer yer.. her yani bahar.. itir.. yayan ir..

 

ic bayar.. asira gun sayar..cekersen ince ayarlar

ardindan titrer toprak bir yildiz gibi kayarlar

 

siir bozulmaz siir.. hicveder.. ve dikey..

bir kazik misali yere cakilir

sonra.. islik calar.. bagira bir mizrak gibi kakilir..

 

siire serpmeli bol bol.. naftalin ile dedete

o vakit.. guve ve kurt sebeb.. muhtac kalmaz medete

 

uzmanina ciltlet.. bastir.. birinci hamura

camura yatma.. grafikte.. yatir sahifeyi tuzlu su.. yap salamura

 

fume de edebilirsin.. yani.isleme

lakin.. edebi dil kullan..siiri pisleme

 

muktedir yemyesil genis yaprak cinarlar gibi uzun omurlu

duzgunse bugun bile is gorur.. utuler olur.. hani eski komurlu

 

mukavemet gosterir siir meydan okur uzun yillara

karinca islemez sararsan.. recine kapli.. keten cullara

 

siirin mikrobu kir.. bal ile sekerle kaynat

yer yer nuktedan uslup.. arada hacivat karagoz oynat

 

siir bozulmaz siir.. siir.. her daim yasar

siir ne beyaz peynir.. labne.. yahutta kasar

 

siiri kurutucaksin.. alip ozunu

feyz alsin kim okur.. icerik.. doyurur gonlunu gozunu

 

siir bozulmaz.. koyup kapat.. kavanozun kapak

hem sararmaz.. siirin kagit.. kalir.. bembeyaz apak

 

siir bozulmaz siir.. bozulan sair

soylenir sozu yok.. adamin.. baksan.. siire dair

 

yakina kafasi basmaz.. uzaga akli ermez

ermesede gercek sair.. bozuntuya vermez

 

bozuntuya veren siirdir sair bozuntusu

bozuntular bugun siir ise yarin saman tozuntusu...

 

siir bozulmaz siir.. azim ile ceker iken kurekler..

halk bagri binlerce yil.. kalmaya namzet.. gurp gurp carpar iken yurekler..

PA
01.02.2013 14:53
#137

iyi egit itini..

 

iyi egit itini.. it bitini.. kendi ayiklar

cay kor ocaga as pisirir calkar yayiklar

eline legen ver palamut lufer getirir

korfezden gecerken boy boy balikla sandal kayiklar

 

ayiklar icinin taslar kaynatir fasulya haslar

yanina bir pilav.. kasik kor.. servise baslar

is sonu yorgunsun kap kacagi bahceye cikar

hic kir komaz.. dil ile temizler.. bulasik yikar

 

park ettirmez havlar.. gelse yabanci vesait

sanki adama derce " git burasi degil musait"

itler.. icinde citler.. ev korur.. kapiyi kitler

dosta yaklasir musfikce dusmana adeta hitler

 

hayatta saygi duymaz hirsizlik yapip calana

sadece ses etmez akrabana dayi halana

seyyari dilenciyi tanir kilik kiyafetten

isirir az kabaetin sayar solen ziyafetten

 

bir yagli kemik ugruna koparir deser bagrini

narkoza gerek yok dindirir butun agrini

pitbullar ozellikle bu turun tehlikeli cinsi

dusman saydigi insana yaklasir sinsimi sinsi

 

biz.. it kadar.. tanimayiz.. yazik.. dusmani dostu

dost bilip sariliriz.. cogumuz kaptirir postu

biz kimiz ki it egitelim.. it bizi egitir

bir slkintin var vefa gosterir hemen seyirtir

 

ayak ustu kalkar sevincle durur saltaya

eglendirir gonul alir.. sen bir sap olamadin baltaya

palyancoluk deyip gecme bol kazanc varsa nitelik

hos it para gorse burun kivirir vermez metelik

 

egitim sart egitim dostluk sevgi kardeslik

bin yil eslik etti hayata it halen ediyor eslik

bilhassa egitimli itler gunumuz kolay is bulur

bir kapiya yerles bir sey yapmiyorsa tum gece ulur..

 

KA
02.02.2013 19:18
#138

iyi eğit itini muhteşem olmuş, panturk abi sende hakkaten büyük yetenek var.

PA
03.02.2013 21:47
#139

guzel kardesim.. kardeslerim.. teveccuhunuz.. teveccuhleriniz sebeb.. mutesekkirligimi.. belirtir..

cok reca ederim.. ne onemi var..

 

onore eder beyanlariniza mukabil.. ben sizler icin varim der..

 

siire sevdali yureklere.. buralardan selam olsun..

 

vakti ile bizlere.. fransiz lektur kitaplarinda ki horozlarin daha guzel ottugunu ogrettiler..

 

bir bodler.. bir vorlin kadar olamasada.. rengarenk tuylerinde.. kizil ibiklerine sevdali.. bembeyaz benekler tasiyan..

 

ve.. her sabah.. gun kizili ile gok mavi arasinda.. bir zaman..

 

tum sehiri uyandirmaya azmetmis.. butun turk horozlarina gelsin sirada ki parca.. nacizane..

 

siriga benziyor adeta kazik

boyuna bakarak insan sanirsin

her agac vermiyor meyvayi yazik

soyuna bakarak insan sanirsin

 

soy sop yedi gobek yer ile yeksan

ayilip bayilir topluma soksan

raks eder burunda halkasi noksan

oyuna bakarak insan sanirsin

 

hirsina kursudur belinde kusak

hak indi makbuldur koleyle usak

sunger kadar hafif boyle yumusak

huyuna bakarak insan sanirsin

 

adami kucumser mendebur surat

bu turde yoz davar vermiyor irat

bakarsan ahirda kisrak beygir at

tayina bakarak insan sanirsin

 

bir icki tatmadik boyle ayiklar

cahil gezer ilim irfan sayiklar

trasli su yuzden sarkmis biyiklar

yayina bakarak insan sanirsin

 

bir ferman cikarir bakarsin sah ve

vezir gibi sebeb olurlar mahve

elinde fincani icerken kahve

cayina bakarak insan sanirsin

 

edep ile ahlak dusmusse bitap

ne yazar okusa gazete kitap

ustadim efendim turunde hitap

sayina bakarak insan sanirsin

 

yolu gerekirse gidersin yayan

fazilet yildizdir goklerde kayan

yanina oturan bilhassa bayan

bayina bakarak insan sanirsin

 

yanasip cevresi don firil firil

habire zirliyor hep siril siril

hic kullanilmadik bir piril piril

beyine bakarak insan sanirsin

 

serefsiz onursuz yagcidir ozu

kiriyor kalpleri soz degil sozu

el ayak kafasi kas ile gozu

neyine bakarak insan sanirsin...

PA
04.02.2013 14:06
#140

bir aksam kapagi eve

atar atmaz gel

bezirgan kervana deve

katar katmaz gel

 

kalbime atmissan cengel

mesafeyi saymam engel

yengen degil yalniz sen gel

gun batar batmaz gel

 

eger ki birgun alican

feda olsun bu tatli can

bahcede biber patlican

marul biter bitmez gel

 

hafif egik bir duzlemin

adi ne.. nedir gozlemin

hasretin ile ozlemin

burnumda tuter tutmez gel

 

sensizlik sarmisken arsi

gezemiyom pazar carsi

bekletme sabaha karsi

ibibikler oter otmez gel

 

deli ettin aklim alip

beni sevdalara salip

kucucuk ufacik kalip

fakir gozlerden yiter yitmez gel..

PA
09.02.2013 14:44
#141

her an kirilacak camdir sanki bir

ozguven benziyor kalenin burca

altindan insanin cikiyor kibir

domateste kabuk soganda zarca

 

cengaver sanma her bicak bileri

elbet herkes diler dolsun kileri

acilmak istersin biraz ileri

felegin kopruler gecilmez darca

 

ecrin sevabini misliyle carpa

kimine az bugday kimine arpa

gun gelir yollarin sarinca sarpa

itibar bilezik bozdurup harca

 

dersin ki hayalle doluyor golum

umidim olmasa susuz bir colum

her an yakin irak degildir olum

ayagin altinda ucurum yarca

 

saliver gozunden yasi gizleme

donmuyor gidenler bosa gozleme

ayrilik sebebtir hasret ozleme

tutusur icinde yanan bir korca

 

su yanan bagirlar sever serini

ne olur dusunme bu yol derini

sevgiler almali nefret yerini

usuyen avucta bembeyaz karca

 

dogru yol yuru hak ipine sarin

cezasiz kalir fert fikrinden arin

muhanet pismandir bakarsin yarin

utanir yuzleri kizarir narca..

.....

what are you doing now..

my fraind.. dear.. lovely and handsome cow

how are you today.. any thing als

may be she is baby.. may be there is rainbow..

PA
09.02.2013 23:54
#142

istersen cehennem dibi

toz dumana katmadan git

yeter ki bir mendil gibi

tez kenara atmadan git

 

seker olsan icmem cayi

surat astin sandim ayi

efelenip kabadayi

ayagina yatmadan git

 

guven duymayip ozume

kanmadin asla sozume

defolup gayri gozume

diken olup batmadan git

 

delirttin ayak surterek

kaybol yuze tul orterek

gozlerimi belerterek

kaslarimi catmadan git

 

seviyorum seni deyip

haykirmadin basin eyip

zikkimin kokunu yeyip

ask sevdami tatmadan git

 

ayaklarin gelsin muza

yeri opup derhal uza

evimin onunde boza

bohca simit satmadan git

 

sana nasil cicek derem

beni ettin mecnun kerem

difteri kolera verem

tuberkuloz sitmadan git

 

konu komsu kapin calmaz

dilerim kimseler almaz

benim ahim yerde kalmaz

ah bedduam tutmadan git

 

kaza yap yolu ispirin

olsen sansinlar espirin

basin agrirsa aspirin

ve gripin yutmadan git..

 

PA
10.02.2013 22:40
#143

munkur demir imis tukur

pas baglayip kuf olsun

derse ki yarabbi sukur

kaldirana yuf olsun

 

ici kir pis katran zifir

sisecektir biraz ufur

bir serefsiz etse kufur

aldirana yuf olsun

 

boyle cagliya cagliya

gariplere kim aglaya

el ayak kolu bagliya

saldirana yuf olsun

 

kimi derdin yoktur ilac

kimisi tok kimisi ac

caresizin bir tutam sac

yoldurana yuf olsun

 

isbirlikmis yagci yandas

korkma sen cigne bendin as

arsa varsin yedigin tas

yildirana yuf olsun

 

bazi yolunda belirip

cellat elinde gelir ip

tirsarak bir an delirip

cildirana yuf olsun

 

zalimin disleri azi

mazluma dokanir bazi

yuyup yikayip namazi

kildirana yuf olsun

 

sursek kasigi azika

ne cikar nasip rizika

baslarda bando mizika

caldirana yuf olsun

 

bak topundan tanka cibe

natonun yardimi hibe

bu gemiyi gayri dibe

daldirana yuf olsun

 

selam olsun ozanlara

bela lazim azanlara

yetim hakki kazanlara

doldurana yuf olsun

 

gonlumun seyda bulbulu

bu yanginin kaldi kulu

bag bahcamiz gonca gulu

soldurana yuf olsun

 

turk oterken karga telde

kendin sayar gurbet elde

bize agyar baska belde

buldurana yuf olsun

 

vardi toz dumana katan

savunmadin senin hatan

bu degerli aziz vatan

boldurene yuf olsun

 

fakir der ki pasa pasa

dusmanla cikmali basa

sevgili millet cok yasa

oldurene yuf olsun..

PA
11.02.2013 14:57
#144

surdan erik alam desen

gupe gunduz soyuyorlar

bogazina durur yesen

mal yerine koyuyorlar

 

sutunde su cocuklarin

kis cikarmaz gocuklarin

tavuk eti sucuklarin

mal yerine koyuyorlar

 

kumas aldin at yirtarak

corabin kacar firtarak

eksik hileli tartarak

mal yerine koyuyorlar

 

bu ulkede mosyo Mollier

yarisindan cogu el yer

bir ev olmus yirmi milyar

mal yerine koyuyorlar

 

cicekler acmiyor fulya

kirk yildir sibel'le hulya

yuz gayma samanin balya

mal yerine koyuyorlar

 

gormeyeli olduk aylar

gayri safi milli paylar

desen teper ati taylar

mal yerine koyuyorlar

 

koyuyorlar mal yerine

seker dayar bal yerine

bari gitsek degerine

mal yerine koyuyorlar

 

diyor ki " ben mimar sinan

kadar saglam yaptim inan"

az sarsilip gocer binan

mal yerine koyuyorlar

 

mallik bizde kader olmus

su omrumuz heder olmus

halk yedekte gider olmus

mal yerine koyuyorlar

 

hiyarin ucu memeli

ya bibere ne demeli

niye hormonlu yemeli

mal yerine koyuyorlar

 

ustte sari iri ayvan

altta curuk cikar meyvan

kurbanda hep kacar hayvan

mal yerine koyuyorlar

 

tarar diye al taramaz

aynasi ise yaramaz

boynuzla kulak aramaz

mal yerine koyuyorlar

 

biraz buyu aklin ersin

keske olse idim dersin

girtlaga dek kazik yersin

mal yerine koyuyorlar

 

koyuyorlar yerine mal

bakan degil sanki hamal

tum aygitin cinde imal

mal yerine koyuyorlar

 

izle bitmez inek saban

cekmez baca tuter soban

sairleri bile coban

mal yerine koyuyorlar

 

elle gelen dugun bayram

seyrederiz hayran hayran

yogurt diye verir ayran

mal yerine koyuyorlar..

 

..mal : meta..

 

 

 

 

PA
11.02.2013 23:13
#145

katrani kaynatsan olmaz ki seker

cinsi bozuk ise cinsine ceker

cins okuz sayesi surulur saban

yuruyup kagnilar donuyor teker

 

eger ki melez irk okuz cins degil

gormesin her inek veriyor meyil

kagniyi devirir kendini kurtar

selamet bolge at ve yere egil

 

kisaca her vakit cinsi tercih

cunku cinsi kosmak mumkun her cihet

istifade eder insan istesin

kah yapagi tiftik kah sutu kah et

 

tuketim toplumu olduk nitekim

yapan yok ketenle kenevir ekim

en iyi esrari afgan yapiyor

turklerde yetismez demis bir hekim

 

kardesim cins tohum ithal edelim

isterse akillim isterse delim

calisalim bunun uretiminde

parasi askerde oder bedelim

 

askerlikte her cins insan cikiyor

kimi kurularken kimi yikiyor

surekli ayni tur isi gormekten

cani slkilarak kisi bikiyor

 

iyisi cesit cins siir yazmali

bos vakit guderken biz her yaz mali

yaz deyince kardes yazin basinda

bir kizi sevmistim basi yazmali

 

oda ayri bir cins cok tuhaf kizdi

kendine cins dedim bu lafa kizdi

simdi konusmuyor artik benimle

yuzu sivilceli agzi sakizdi..

PA
12.02.2013 20:59
#146

gece bile yazar.. iyi bir sair

bilirim kotu sey.. uyku kacmasi

felsefi siirler hayata dair

ama yazdiklari deli sacmasi

 

sacmalar demezsin sen bu ademe

anne ev kadini baba hademe

İQ seviyesi yuksek kademe

ama yazdiklari deli sacmasi

 

dogrusu muhteva ile sekilli

sadece dil biraz tasli cakilli

noterden onayli evet akilli

ama yazdiklari deli sacmasi

 

hakkinda yargiya gelin siz varin

ilk dogus seyisi imis bu carin

belki buyuk sair olacak yarin

ama yazdiklari deli sacmasi

 

baksan siirinde genel temaya

"varilir"diyor hem gunes hem aya

tamam ucaklar var cikar semaya

ama yazdiklari deli sacmasi

 

sacma yazmak bilmem yeni modami

okura soruyor " caymi.. sodami?"

siiri buyuler ceker adami

ama yazdiklari deli sacmasi

 

diyor ki "adalet.. mulkun temeli

bir insan yeteri kadar yemeli"

hakli.. cok yemekmi insan emeli

ama yazdiklari deli sacmasi

 

"icsem" diyor.. " bosa gidiyor param

icki merhem imis sarmasin yaram"

tamam.. ickiyle yok.. benimde aram

ama yazdiklari deli sacmasi

 

yeme icme kardes nereye kadar

bir insan omrunu nereye adar

kalemi rokettir kalp gozu radar

ama yazdiklari deli sacmasi

 

boylesi olmali gozlerden kayip

cunku sacmalamak cok buyuk ayip

ben kabul ederim siirden sayip

ama yazdiklari deli sacmasi..

PA
13.02.2013 13:30
#147

her uc fertten besi sair

kalani edip vesair

bir sey yapmaz ise yerer

soz soyler siire dair

 

ahir omrum gecti gitti

ben bir sair olamadim

beni siire dert itti

baska care bulamadim

 

adim adim felek peste

birakmiyor hic yakami

yakiyormus kor ateste

bilmem ciddimi sakami

 

ikametgah adresimde

yalnizca bir muhur noksan

sag ust kose var resimde

verilis tarihi doksan

 

bilmem kime onaylatsam

ben sairlik belgesini

dogru olmaz yirtip atsam

gormem okur golgesini

 

bobregimde oynar taslar

acidan olmusum sersem

akar su gozumden yaslar

ne zaman bir sair gorsem

 

bizde bu siir bollugu

hava suyundan asikar

yumurta doldur follugu

uc haftada sair cikar..

PA
20.02.2013 12:07
#148

kesinkes maziye cektim sungeri 

cekildim o saftan elveda sevda 

israr etme artik donemem geri 

ben anlamam laftan elveda sevda 

 

elverip gururum ice sindirmem 

her an mumkun sana sopa bindirmem 

yemin tovbe ettim gayri indirmem 

albumleri raftan elveda sevda 

 

ne yazik bir care yoktur ecele 

bos mezar bulursan orda gecele 

bu kadarmi cabuk boyle acele 

hem dolmadan haftan elveda sevda 

 

kirayi alsinlar ayin onunda 

muhakkak bulurlar maktul donunda 

belki gorusuruz omrun sonunda 

cikar isem aftan elveda sevda 

 

derdimden ictigim alkol metillik 

kasaba bulmali soyle tatillik 

beni mahvettin be senin katillik 

hep boynunda yaftan elveda sevda 

 

ihtiyac aninda biraktim kama 

eksik etme birde cocugun mama 

daha cok konusmak isterdim ama 

korkuyorum gaftan elveda sevda 

 

malesef olmadin sen bana onder 

siirim bitince kagidi donder 

ne olur arada bir selam gonder 

fizan ile kaftan elveda sevda..

 

 

PA
28.02.2013 14:48
#149

 

 

west indias pencap.. itaki machin 

sacma sapan cumle kurmaktan kacin 

bir sair doyurmaz ise okuru 

musebbibi olur binlerce acin 

 

meclise kafa goz dalarak direk 

siir de hic bosa cekmeyin kurek 

sicak bir dokunus bekliyor yurek 

kalplere ask sevgi tohumu sacin 

 

o vakit uyusur beden ve tence 

siir bir sey verir yaslisi gence 

uc uc berabere bitecek bence 

onceden bellidir sonucu macin 

 

ustunluk taslar kim kendini kasar 

birakir okurda kalici hasar 

herkesi agirlar bagira basar 

pek misafirperver bir kapi acin 

 

slk slk sitem etme sevgili yara 

okurlar benzetmez seni hiyara 

ayrica acilma gurbet diyara 

o vakit zamansiz agarmaz sacin 

 

ambargo uygula bugun yarindir 

siirde kendi oz cumlen barindir 

yabanci sozleri dilden arindir 

soluklanma sakin golgesi hacin 

 

daima bal pekmez kat ki sozune 

okurlar donsunler gercek ozune 

sakin at gozlugu takma gozune 

cok genis perspektif olmali acin 

 

ve bunlardan haric gelince esin 

seneye kalmaz sen sairsin kesin 

hakkini yiyen koc kafasi yesin 

kralsin tek noksan basinda tacin..

 

.................

 

 

korkma sakin dinamitle 

evinizi ucurursam 

bohcani filan hazirla 

kiz ben seni kacirirsam 

 

ruh ikizim bana haksin 

iki gozum yere aksin 

dostlar ele kina yaksin 

kiz ben seni kacirirsam 

 

bahceniz onunde bekle 

yaninda kedi kopekle 

erir kalmazsin gobekle 

kiz ben seni kacirirsam 

 

guzelligin hak vergisi 

sanki bir resim sergisi 

takam sacina nergisi 

kiz ben seni kacirirsam 

 

pek uzun boy ince ensin 

benim tek hasretim sensin 

" valla.. helal olsun " densin 

kiz ben seni kacirirsam 

 

yok lafimda mantik izi 

yedi saniyom sekizi 

cikar agzindan sakizi 

kiz ben seni kacirirsam 

 

kacmak isi ister zahmet 

dogru yav.. babana rahmet 

ezber edip beni hatmet 

kiz ben seni kacirirsam 

 

kacma oynatir aklimi 

dersin.. " acaba haklimi " 

acarim gizli saklimi 

kiz ben seni kacirirsam 

 

sensiz bitmez icte sizim 

sensin kalbimde yildizim 

ablan olacak baldizim 

kiz ben seni kacirirsam 

 

cadi der isem anana 

bana gucenip kinama 

hayatin olur sinema 

kiz ben seni kacirirsam 

 

eylersin hep beni uzgun 

beyaz yuzun nede duzgun 

derler.. " peynir kapmis kuzgun " 

kiz ben seni kacirirsam 

 

gonlun var haber sal tez be 

gozlerim sebebtir cezbe 

barakamiz olur izbe 

kiz ben seni kacirirsam 

 

kismetse gelecek pazar 

kacmamizi tarih yazar 

boncuk alsam degmez nazar 

kiz ben seni kacirirsam 

 

sen lazimsin bu hasteye 

yukselir ad bas listeye 

manset oluruz gasteye 

kiz ben seni kacirirsam..

 

............

 

 genel olarak bakildigin da.. sarlatanligin.. tarihcesinin.. antik caga kadar uzandigini goruruz.. antik cagin sarlatan feylozoflari.. idealar ulkesi adini verdikleri.. utopik bir mekana.. halki cekmeye calisiyor.. bu dunyanin.. aslina bakilirsa idealar ulkesinin bir yansimasi oldugu fikrini.. enjekte ediyor.. gercek mutluluk ve huzurun bu dusler ulkesi bu hayal ulkesin de bulunduguna insanlari angaje ediyorlardi.. ancak gercek mana da.. sarlatanlar.. orta cagda zirve yaptilar.. bilim dunyasinin sarlatanlari.. istenirse bu dunya da bile.. saadet ve mutlulugun sahibi olunacagi.. bunun anahtarinin da.. maddi guc oldugu tihniyeti ile.. simya adi altinda.. bir bilim(!) dali ortaya cikardilar.. kiyi koseye atilmis gazoz kapaklari.. ve konserve kutularinin.. altin suyuna daldirip batirilarak.. panknota donusturulup.. mutlulugun satin alinabilir bir deger oldugunu savunup.. siseledikleri bir takim.. cover ( kaplama malzemesi) tezgahlara surerken.. bu gun dahi orneklerine rastladigimiz..orjin krem.. ekvator merhem.. gergedan.. mango.. sigarabirak.. biktim tozu.. gibi markalasmis olmasalarda.. bas agrisi mide bulantisi basta olmak uzere.. korlerin gozunu acacagini.. felclileri yurutecegini iddia ettikleri.. ilaclari.. gomlegine bir damla damlatirsaniz.. sevgilinin kapiniza gelip yalvararak.. kendisi ile evlenmezseniz intihar edecegini.. soyledikleri.. damlalari.. ask iksirlerini.. pazarladilar.. zamanla sarlatanlar.. sirtlarini dayadiklari ekonomik guc ile.. nufuzlarini ..kullanarak.. siyasete soyundular.. sarlatanlar ulke yonetimlerine el koydular.. milletlerine aci cektirdikleri gibi.. devletleri birbirine dusurduler.. sarlatanlarin bugun bile dunya uzerinde ki hakimiyeti yadsinamazken.. suphesiz edebiyat ve sanat da.. sarlatanlardan payini alacakti.. sanat dunyasi sarlatanlari.. kara hava denizden sonra.. dorduncu guc dedigimiz medyayi satin alarak.. muzayedelerde kapis kapis gidiyor.. ressam husamettin dingilin tablosu.. yetis vatandas.. kos sende bir tane al.. turunde.. balon haberlerle isim yaparken.. surda eminonunde koseye oturup piyano calsa.. aksama kadar onbes lira para topluyamaz adamlari.. dunyanin en kiral santozu.. brodvayde bileti.. ikibin gavurparasina satildi.. temmuzda bizdede resital verecek.. simdiden haberin olsun vatandas.. diye.. altin sularina.. altin tozlarina batirilip.. daldirilirken.. edebiyatin sarlatanlari bugun.. yeni siirler listesinde.. isimleri.. en ust sirada.. goruksun.. isim yapsinlar diye.. davar bogurtusunu andiran.. yazi musvettelerini.. siir adi altinda.. sanal ortama aktarirken.. ortalama.. gunde yuz kirk yuz elliden asagi dusmeyecek bicimde surerken.. bu gun .. siir.. sarlatanlarin.. elinde oyuncak olamayacak kadar.. naif bir sanat dalidir.. sair toplumcu olur.. humanist insan sever olur.. sair su olur.. bu olur.. hersey olur.. sarlatan olamaz.. slogani ile.. hak ettigi bicimde.. gunun siiri secilen.. gercek bir sair.. kaleminden.. sarlatan urunu olmayan gercek bir eser okudum.. bu siirin formulu cozuldugunde.. okur bagrinda ki.. bitmek bilmez yanginin sonecegi.. dil damaginda ki susuzlugun.. giderilecegine inaniyorum.. emek caba tabak gibi ortada.. ben sair olan birisine.. sair degil diye.. nasil iftira atabilir.. sair olmuyan birisine... kargo ile adresime gonderdigi.. dabilyu tusu.. nakil esnasi kirildi sanirim.. uc kurusluk leptop hediyesi icin.. nasil sairdir diyebilirim.. kul hakki ile ulu divana cikmak istemem.. benim terazi eti kemigi ayri tartar.. milim hata yapmaz.. evet cem bey bir sairdir.. kendisini ayakta alkisliyorum.. taksimetresi.. levyesi.. bicon anahtari gibi teferruata girmeden ozu yakalamis.. gercek bir saheser.. bas yapit uretmis.. duygu girdabi kayboldum.. adeta eridim.. bu bu sanat kere sanat calismayi ayakta alkisliyor.. saygi ile ceket dugmem ilikliyorum.. iyikine varsiniz.. yurek sesiniz hic susmasin.. kalem daim olsun.. siz hep yazin.. daha daha cok yazin.. mutesekkirim secki sebeb.. saygilarimla..

 

ne yiiirdesiin... ne goookteesin..

nireeee baaahsam.. sen oooordasin..

mevlam ayriiiilik virmeeesin..

gokteee uuuucan kuuusaaaa leyla..kuuusaaa leeylaa..

PA
25.07.2013 20:08
#150

meyil verme dunyaya..

 

say ayak alt taşındı

meyil verme dünyaya

omuzlar da taşındı

gidemedi dün yaya

 

dünü gün göz de nemin

yok pişman saçı yolsun

sen öl kendinden emin

madem ki dogru yolsun

 

olsun şöhret nam uslu

farzet ok sürdün yaya

çıünkü dürüst namuslu

insan bir ad ün yaya..

 

.................

 

ilerle..

 

ışıyacak tünel ucun da afak

el yordamı yönün bulmakla ilerle

karanlık tükenip sökecek şafak

fecri buna mecbur kılmakla ilerle

 

kendini ileri hareket bab it

varsın lakabına desinler abit

bulunduğun yerde durma da sabit

batmışsan hep dibe dalmakla ilerle

 

mesafen kısaltır bilişim ağı

koşarsan tutulur bu atom çağı

hınç ile keserek palamar bağı

şuradan bir demir almakla ilerle

 

ağız da şnorkel ayakta palet

hani dans eder ya sahne de balet

derya da kullanıp hep fenni alet

derine iskandil salmakla ilerle

 

sen şimendifer ol herkes vagonsa

malum geri vites yine ikonsa

su olsan mübarek bardağa konsa

daima yükselip dolmakla ilerle

 

ne yolun açar ne başarın kutlar

geri dön diyecek yıktığın putlar

ayağa takılır yabani otlar

olsun sen koparıp yolmakla ilerle

 

insan çevirmeli ömrü sebile

yetmez tastik etmek dudak leb ile

geriden bari hiç değilse bile

bir adım ileri kalmakla ilerle

 

fakirem ivmesi olsun oyunun

ileri yüzmeler için soyunun

kurbanlığa namzet koçu koyunun

boynuna bıçağı.. çalmakla ilerle..

 

...............

 

gir suriyeye..

 

gir suriyeye madem ki cihangirsin

cikma hatta ister ise cihan girsin

birakma bos alan en kucuk sahan

nispeti yumurta pisirdigin sahan

 

girsin girsin birakma hic tek gozden irak

olsunlar tut gonder iranla irak

burnunun dibin de isyanci koma

yoksa o seni sokar haline koma

 

o mahal de hizli surme araba

ansizin carparsin baksan araba

sanir aba alti gosterir sopa

sonra kufreder nesep soy ile sopa

 

kopart gerekirse pala ile bas vur

nasil olur bilmiyorsan bilene basvur

tek asarak kesmeye kendin adama

iyisi cek gotur ya ahir ya dama

 

adam tabulari yikiyordu

cikmis balkona don yikiyordu

ordu gucleri onu vurdular

vuruldugu an saatler onu vurdular..

......

 

kendimi mazi de kiraz yermişim

diyerek dün gece biraz yermişim

müstakil sanırdım kiraz bahçesi

en çok iki evlek bir az yermişim

 

yer mi şimdi kiraz? gezmiş bağını

bağ yapmış özenle gülüm dermişim

lal iken çözmüşüm dilin bağını

her kimi gördümse gülüm dermişim

 

ermişim doğrular "er" der.. mert ebe

ben ne evliyayım nede ermişim

herkes alamazmış böyle mertebe

şıhıma gore pek vakti ermişim

 

işim gücüm yokmuş boş boş oturan

bir an olsun aymaz kof baş sermişim

malesef hayaldir bize o Turan

sanma gerçek dosta postu sermişim

 

fakirem tutuldu bacak varise

cinas tür şiire meyil vermişim

okurun için de eğer var ise

teşekkür bir geçer notu vermişim..

 

.................

 

odamin camin da cekik perdeler

gosterir gizlemez tul beni beni

baharda acmisti.. simdi yerdeler

ne yazik suslemez.. gul beni beni

 

guzellik kurak yer yuze vuruyor

dudagin catlayip dilin kuruyor

ocagin ustun de yanip duruyor

git gide andirir kul beni beni

 

kuru soz laf ile dolmuyor cente

dogrudur muhtacim hem yetmis sente

yilim dolsa idi inerdim kente

suruye dahl eder pul beni beni

 

benzin biter arac kesilir hizdan

yuzune bakilir doluysa cuzdan

izdivac baglami gectim genc kizdan

gogsune yaslamaz dul beni beni

 

toprakla karilir yigidin harci

burnum da tutuyor dert burcu burcu

define bulsaydik oderdi borcu

alacakli bekler ful beni beni

 

gun biter bir hayir gelmez paradan

o vakit cekilir agyar aradan

kismette umidim yalniz yaradan

rahmetle islamaz kul beni beni

 

sag yanimiz melek vardir bizler de

mobese kamera gibi izler de

yaslandik ve derman kesik dizler de

ayakta tutuyor cul beni beni

 

fakirem garibem keder bindirir

uyakli iki soz yarem dindirir

yillar esamemi yere indirir

ak kagit ustun de.. bul beni beni..

..........

tukenir guvenme elin de vara

bosalir petegin balsiz kalirsin

her vakit savurup atarken nara

an gelir dermansiz halsiz kalirsin

 

verirsen sezarin hakki sezara

seveni bilirsin bakinca zara

genc yasta bedenin girer mezara

ac gezer kopegi yalsiz kalirsin

 

cileti bosver de islemez nacak

neylesin agdayi gayri bu bacak

dananin kuyrugu koptu kopacak

ardin da toz duman yolsuz kalirsin

 

hurdaci alirmi dusun takasi

tasimaz ayak yuk kirar makasi

bir anda yirtilir mintan yakasi

koltuk alt sokulup kolsuz kalirsin

 

daha dune degin degmezken nazar

saclarin dokuldu bak azar azar

ceketi kim alir cikar bit pazar

dilenci begense culsuz kalirsin

 

oksuzu yetimi daima kayir

seninle gidiyor yaptigin hayir

bir miktar bozugu kenara ayir

yoksa dilekcesi pulsuz kalirsin

 

kurt yemesin ekin davran bic erken

daima dikkat et dostu secerken

urker de beygirin hendek gecerken

dokulur mihlarin nalsiz kalirsin

 

gelecek okumak yasaktir dinen

mevladan gayrisi bilemez inan

en ufak zelzele yikilir binan

ters doner fincanin falsiz kalirsin

 

ruzgar da hasadin keser tinaze

kis gunu cemaat iner en aze

musalla ustunde durur cenaze

tasiyan bulunmaz salsiz kalirsin

 

tefekkure dalip basi kasiyan

der ki " daha neler gorur yasiyan

bir kucuk kovukta buldun asiyan

agaci devrilir dalsiz kalirsin

 

aslin da mezarlar ibret bizlere

kimler gelip gecmis baksan izlere

urperip titreme yurur dizlere

usursun omuzlar salsiz kalirsin

 

fakirem..acsan da bagri ayaza

azicik mesutsun cikinca yaza

giyinip her yanin doner beyaza

yesili mavisi alsiz kalirsin..

 

........

 

 

silkerim..

 

alıp aparatım alet

yangına koşan ilk erim

bağımsız olmaz adalet

yargını da silkerim

 

benim adım dertli Memiş

ben güderim manda çemiş

dere boyların da kamış

kargını da silkerim

 

sevmez oyun bozanını

severim halk ozanını

gücenerek kızanını

dargını da silkerim

 

hasta isen al hapların

hurda fiyat sat kapların

delik açar matkapların

burgunu da silkerim

 

sallıyor halka satırı

gidinin eşşek katırı

incinip şu gül hatırı

kırgını da silkerim

 

yasak mı serbest vezini

men eder taksim gezini

bandajı gazlı bezini

sargını da silkerim

 

bana gerek mutlak ilim

süt içerken yandı dilim

izlemem hiç ulan bilim

kurgunu da silkerim

 

sesin titretirken arşı

geçemem içinden çarşı

bir bayrak satana karşı

sorgunu da silkerim

 

siler soframı çırparım

civcivlere yem serperim

keser sakalım kırparım

yorgunu da silkerim

 

ne mutlu ses kısılane

namusuyla asılane

adli tıbbı gasılane

morgunu da silkerim

 

hal bilmiyor tuzu kuru

inmez ona hakkın nuru

suların var berrak duru

durgunu da silkerim

 

fakirem bilmedim cukka

giymenem başıma takka

böyle bir hakikat hakka

vurgunu da silkerim..

 

silkmek: dalda ki meyvaları sırık yardımı ile çırpma indirme işi..

 

...................

 

gelin canlar..

 

ön yargı denen zinciri

kırmasın da bir olalım

ballı yenecek inciri

hurmasın da bir olalım

 

bir olalım iri olak

sağlıklı ve diri olak

hasımların çekip kulak

burmasın da bir olalım

 

yalnızca diri sağları

uz eder viran bağları

ferhat misali dağları

yarmasın da bir olalım

 

ardın da soy ile nesep

şimdi eli kanlı kasap

gereksin şahsına hesap

sormasın da bir olalım

 

tek ise adam semizi

tez çürür yükten omuzu

tutulmaz dağın domuzu

yormasın da bir olalım

 

sana yakın ise o kul

hemen git yanına sokul

giyindiği mektep okul

formasın da bir olalım

 

atasöz kulakta küpe

huyuna bak bakma tipe

göğüsleyip biz bu ipe

varmasın da bir olalım

 

helal emmeli sütünü

insan olanın bütünü

şu yaraya bu tütünü

sarmasın da bir olalım

 

selam sağı sollarına

al beni de kollarına

sıra sıra yollarına

durmasın da bir olalım

 

fakirem el bizi dişler

veyahut ısırıp şişler

bir arada hayal düşler

kurmasın da bir olalım..

 

.........

PA
25.07.2013 20:23
#151

sinsice yanasip onumde hali

kilime geliyor.. soyliyemiyorum

siirle arzetmek isterken hali

dilime geliyor.. soyliyemiyorum

 

soylesem bu sirri kalmazdi gizi

icimde sevdanin cikmiyor izi

tivide sira bir belgesel dizi

filime geliyor.. soyliyemiyorum

 

ayagi her basis dayan nasira

ve dimdik yuru git uzun asira

irfandan gecmisim gardasim sira

ilime geliyor.. soyliyemiyorum

 

hafiza aciyor yalnizlik teklik

ic uzum pekmezi cekmezsin peklik

daglarimda culluk sulunle keklik

cilime geliyor.. soyliyemiyorum

 

toplumsal kokusma ayak direten

sair dedigin ne sozcuk tureten

kimyasal silahlar filan ureten

bilime geliyor.. soyliyemiyorum

 

uyandirir gece alsamda hapim

defol git demeyi kaldirmaz yapim

utanmiyor yahu bu ilham kapim

zilime geliyor.. soyliyemiyorum

 

kenari makasla acmisim tirtik

bende bir resmi var yarisi yirtik

vazgectim santimden ustadim artik

milime geliyor.. soyliyemiyorum

 

aksam bi zahmet cik susle balkonu

sevgilim oldun sen bir ask ikonu

laf donup dolasip simdide konu

gulume geliyor soyliyemiyorum

 

gulum gece boyu seni anmisim

kalemi kagidi ben sen sanmisim

ve bir odun gibi boyle yanmisim

kulume geliyor soyliyemiyorum

 

dilim kuru dilim putur puturde

akil basta kalsin yari yuturde

sira yurek sanci kalp agri turde

zulume geliyor soyliyemiyorum..

 

.......

 

kardesim zorlama fazla kendini

sakin ol siiri yaz guzel guzel

derman olam sana soyle derdini

calalim baglama saz guzel guzel

 

bezdirirsen okur baharla kislar

lanet olsun deyip seni karkislar

eger onas yazdin gelip alkislar

bir insan alirsa haz guzel guzel

 

okurun yuregi desen sogurdu

" - boyle bir yigidi kimler dogurdu? "

eksik etme sofran hergun yogurdu

ustune pekmez dok az guzel guzel

 

gul yuzun sararir gurbet ellerde

mecnun misal gezme fazla collerde

arada nefes al dolas gollerde

yuzerken ordekle kaz guzel guzel

 

yazik agliyorlar vara yoga da

kimisi bogurur sanki boga da

asik isen avla cikip doga da

dogani sahini baz guzel guzel

 

sair ile dolmus bir baksan heryan

giyinik yok cogu anadan uryan

halbuki siirden almali ceryan

topragi noturu faz guzel guzel

 

oglan evi seker serbet ezdirir

gelin bindirip at ile gezdirir

kapris yapma canim asik bezdirir

her vakit cekilmez naz guzel guzel

 

fakir yazar eger cani sagidi

burasi bir bahca idi bagidi

kafa eserse al kalem kagidi

radyoda calarken caz guzel guzel..

 

.......

 

feyz alir.. okurun.. doner ozune

dik basi egdirir yerinde bir soz

okumaz isede carpip gozune

nazarin degdirir yerinde bir soz

 

soz olur avutur karileri hem

siir var em ilac yaraya merhem

en azindan ceker ikiyuz dirhem

kefeyi agdirir yerinde bir soz

 

" azizim sigmazmi kisi bendine

icki icme karsi gelerek dine "

nush verir getirir seni kendine

sarhosu aydirir yerinde bir soz

 

siir bir ruzgardir nefesi kesen

daima kalmali saglikli esen

hatuna cocuklar acikti desen

inegi sagdirir yerinde bir soz

 

karni ac cekilmez kar kista ayaz

kurak gecer kimi bahar ile yaz

acarak ellerin edersen niyaz

yagmuru yagdirir yerinde bir soz

 

bu yolda yavas git yoksa dusersin

ikinci kitada bile sisersin

yurekte tomurcuk guller yesersin

sohretin yaydirir yerinde bir soz

 

gercek sair lafi ip ile baglar

metih bab ileri gitmeyin aglar

topluluk icinde itibar saglar

hatiri saydirir yerinde bir soz

 

yaranmak istersin her iktidara

yagcilik yuzunden cikmiyan kara

hasimi telkinle cektirir dara

ayagi kaydirir yerinde bir soz

 

yerinde bir soz var hayli derince

hic gitme dimyata sende pirince

caciga bol hiyar hep ince ince

dograyip kiydirir yerinde bir soz

 

savastigin toprak iki karisi

gecmiyor kardes bu neyin yarisi

sair var sagliyor dunya barisi

dusmani caydirir yerinde bir soz

 

sabahin korunde adam kaldirir

firina gonderir ekmek aldirir

kalk ulan deyince herif saldirir

gunaha koydurur yerinde bir soz

 

bu is ustalasmak bulur kirk ayi

bir siir yazarken gozet arkayi

muhtesem misralar besler kargayi

gozleri oydurur yerinde bir soz

 

yerinde soz soyle okkali agir

duymazdan gelirse yuksek ses bagir

kulaga cihaz tak misirda sagir

sultana duydurur yerinde bir soz

 

bu meyan dize yaz yurek kavuran

meydanda olma hic nara savuran

beni cekistirip burun kiviran

erkekse uydurur yerinde bir soz

 

fakirem.. yerinde bir soz dedittir

asla esirgeme silme edittir

mutemadi dize kakarak ittir

okuru baydirir yerinde bir soz..

PA
29.07.2013 23:18
#152

aşererek bozar oruç

canı çekerek kaşarı

dogum yapacaktan hariç

hamile çıkmaz dışarı

 

dışar da araba gezer

gelir gebeleri ezer

ona olur sokak mezar

hamile çıkmaz dışarı

 

kurşun haber

salarcası

geçer kulak yalarcası

sanki davul çalarcası

hamile çıkmaz dışarı

 

otur evde yüzü gül aç

hem düşmezsin yorgun bilaç

hastalanıp alma ilaç

hamile çıkmaz dışarı

 

git evin de kendin dogur

börek açıp hamur yogur

kocan belki senden sogur

hamile çıkmaz dışarı

 

karambole git sezilmez

ölürsün insan üzülmez

böyle karınla gezilmez

hamile çıkmaz dışarı

 

musibet tasa çekmeze

sofralar da bir çok meze

dök yogurdu bol pekmeze

hamile çıkmaz dışarı

 

çıkanlar da yoktur etik

niye çekmez kimse tetik

ne yaraşır ne estetik

hamile çıkmaz dışarı

 

yıldızsın gökte zuhalden

şüphe duyarlar bu halden

ayrılma evin mahalden

hamile çıkmaz dışarı

 

fakirem eş yok hani bi

ben şişe de buldum dibi

bana nispet yapar gibi

hamile çıkmaz dışarı..

............

 

dışarı çıkmasın sakın gebeler

çünkü var caddede çok engebeler

sendeler ayağın yere düşersin

incinip kaybeder hem denge bel er

 

ayrıca çarparak ya kamyon yatır

sonra cok gezdirir türbesi yatır

aklın var toprağın icine yatır

çocugu iş bilen her yenge beler

 

aksama pişirip evde pilakin

besleme içinde hınç ve kula kin

onlarca doğumu yaptırır lakin

bilmez mezarında bir seng ebeler

 

seni vurur insan olacak azman

lazım böylelerin kabrini kazman

fırlatıp küreğin fırlatıp kazman

kurşunun tükense at cenge bel er..

 

................

 

ağır yük altın da sindirim sistem

yıl boyu çalıştı hemde yorucu

ey necmiye bacım kardeşim rüstem

sakın ha aksatman tutun orucu

 

orucun faydası saymakla bitmez

cepte kalır paran haybeye gitmez

aklın başında hem hafızan yitmez

bozdurtmaz emdiğin sütün orucu

 

ramazan doğrultur biraz belini

haramdan sakınır insan elini

küfürden esirge birde dilini

aksi hal mahveder bütün orucu

 

hakim olma nefse ye afiyetle

ödersin altmışbir günlük diyetle

eger ki başlama halis niyetle

senden iyi tutar bitin orucu

 

dinini bilen yan girerek çırak

kötü hal hareket kalmalı ırak

yoksa yal verme hiç susuz aç bırak

ama kabul olmaz itin orucu

 

inanç yok bağladı ömrünü hiç e

yaşasın tanrıça der idi nietsche

bir nefes olsa da çektiğin iç e

geçersiz pul eder tütün orucu

 

açlık ve susuzluk içi baymalı

fakirler ne halde herkes aymalı

en kutsal ibadet türü saymalı

her vakit erkegi hatun orucu.

.......

 

hayretle dilin ısırıp

dönecektir tez özüne

bir bir hatasın gösterip

al şiiri sok gözüne

 

gitmez okurun hoşuna

kürek çekmesin boşuna

aklını alır başına

al şiiri sok gözüne

 

madem ki sabrın taşırır

yorar dağ taşı aşırır

gör bir bak nasıl şaşırır

al şiiri sok gözüne

 

dürüst ol der evde karın

şakşak tür fikirden arın

adam gibi yazar yarın

al şiiri sok gözüne

 

başın dik içinde çarşı

insan suret seyret arşı

saygı duy kendine karşı

al şiiri sok gözüne

 

hamuru sert karılacak

kaleme berk sarılacak

ne var bunda darılacak

al şiiri sok gözüne

 

döker etegin de taşlar

dost acı der bazı haşlar

çok güzel yazmaya başlar

al şiiri sok gözüne

 

yazmışın okurun nerde

sürünüyor şiir yerde

gel yermeye karar verde

al siiri sok gozune..

PA
01.08.2013 22:36
#153

cırcır böcek der aşım az

karnı çalar zil gardaşım

yükler olsan da taşımaz

karincaya fil gardaşım

 

ilke edip gün batınca

uyu uzanıp yatınca

sen sokağa çöp atınca

mamür olmaz il gardaşım

 

insanlar buna aysalar

şerefli nam ün yaysalar

alçalma bir bir saysalar

avucuna çil gardaşım

 

bazı bir gül derdiğin de

sevinecek verdiğin de

yetim öksüz gördüğün de

göz yaşını sil gardaşım

 

dikkat sonra ki evreye

ko güneş panel devreye

zarar veriyor çevreye

sokma eve pil gardaşım

 

bazı bülbül etmez cak cak

kuzgun misal öter gak gak

dayısı vardır muhakkak

arkasında bil gardaşım

 

döv ki kız sarhoş bekrini

davulcu almaz bikrini

dikiş tutacak fikrini

şu kafandan sil gardaşım

 

edip eğlenceyi tehir

hayatı eyleme zehir

ömür olmuş sanki nehir

akıp giden nil gardaşım

 

suyuna deterjan salma

deresi balıksız kalma

beleşe verilse alma

yine kullan kil gardaşım

 

hamur aç yağ al tavadan

neler çıkar oklavadan

daha makbül baklavadan

tatlı tatlı dil gardaşım..

..............

 

koparır bir insan feryat ve ahlar

yüreği büsbütün hüzün kederse

rahatlar o anda içi ferahlar

kim Allah'ın adı zikir ederse

 

şu aleme fani nazar bakınır

etnez kötü kelam dili sakınır

ne kıtlık görür o ne dert yakınır

kim Allah'ın adı zikir ederse

 

döker çorbayı kor altı nihale

buyur der komşu aç acır da hale

yanaşmaz hiç haram dolu mahale

kim Allah'ın adı zikir ederse

 

çöker diz rahleye hem ayak hem el

aydınlığı blir dininin temel

içinde taşımaz hiç kötü emel

kim Allah'ın adı zikir ederse

 

her mahluk zikir de baksan kırlara

insan vakıf olur türlü sırlara

parlayıp bürünür yüzü nurlara

kim Allah'ın adı zikir ederse

 

fikir edip daim iyi güzeli

dili olur en hoş süsle bezeli

korunur azaptan ebed ezeli

kim Allah'ın adı zikir ederse..

 

ay batar gün doğup şafak sökülür

rukuya dururlar beller bükülür

silinir günahlar bir bir dökülür

kim Allah'ın adı zikir ederse..

............

 

kış mevsimi bahar yazlar

deli gibi sevdim seni..

tavuk hindi ördek kazlar

deli gibi sevdim seni..

 

benden narin olsan bile

benziyorsun yavru file

nevresim yok çarşaf ile

deli gibi sevdim seni..

 

seni sevdim bi hatayım

az kalk hele ben yatayım

kolana ilaç katayım

deli gibi sevdim seni..

 

tenim kara saçım apak

işte sahan işte kapak

burnum sümük gözüm çapak

deli gibi sevdim seni..

 

kulağın al kaşın ela

şu sevdan hep başa bela

yalanım var çarpsın hela

deli gibi sevdim seni..

 

kaymakmıdır o beyaz el

ayak parmak nede güzel

hiç sorma be ebed ezel

deli gibi sevdim seni..

 

kalbim yanık kalbim dağlı

yaşamam tek sana bağlı

girişirim sollu sağlı

deli gibi sevdim seni..

 

yelkenleri açıyorsun

niye benden kaçıyorsun

hep aklımdan geçiyorsun

deli gibi sevdim seni..

 

seni sevdim harbidende

bebek aldım barbidende

koklarım zamk derbidende

deli gibi sevdim seni..

 

alayım abonman bilet

git polise haber ilet

atarım bağrıma cilet

deli gibi sevdim seni..

 

seni sevdim deli gibi

es bağra sahyun yeli gibi

yatar kalkmam ölü gibi

deli gibi sevdim seni..

 

açayım twiter hesap

anan manav baban kasap

olsak bile farklı mezhep

deli gibi sevdim seni..

 

dudakların ince hatlı

ağız burun kabak tatlı

bedelin yüksek fiyatlı

deli gibi sevdim seni..

 

tomar tomar kırk destelik

şiirler yazdım bestelik

beş parasız hem üstelik

deli gibi sevdim seni..

 

tıp derdime naçar kalır

türlü sendrom akla gelir

iyileşmem zaman alır

deli gibi sevdim seni..

 

feysten seni izlerimde

derman kalmaz dizlerimde

çıban çıktı yüzlerimde

deli gibi sevdim seni..

 

ben seversem tam severim

arada evden kovarım

yıkarım paklar ovarım

deli gibi sevdim seni..

 

tebdil hava versen salık

tutar idim senle balık

bakarım hep alık alık

deli gibi sevdim seni..

 

yokluğun boynumda halka

dolanırım düşe kalka

yayık eyle beni çalka

deli gibi sevdim seni..

 

ağlar gözyaşım silerim

sana mutluluk dilerim

kendi kendine gülerim

deli gibi sevdim seni..