MUHTIRA

 

Denizler kadar gözyaşı döksem yine de az;

Ne Sivastopol ne Kırım artık bizim olmaz!

Dünyayı ağlatan azaba dayanır mı ruh?

Her köşede bir darağacıyla var oldu güruh!

Bir asrı da dolduramadan saplandık hezeyanı;

Yaşamak çile oldu kudurdukça Viyana!

 

Yüzümüze kapanmıştır Yesrip kapıları.

Ve açılmaz huzur bulmadan Kudüs diyarı!

Ağlasın Azerbaycan hala Karabağ için!

Bin kez yıkılsın dünya bir Karadağ için!

Yerin kat kat dibine çökün Bağdat dedikçe!

Musul’ de ve Kerkük’te Türkler artık rehine…

 

Kosova… Bir avuç Türkün avuntu kafesi…

Söyle niçin kalmadı Üsküp’te ezan sesi?

Duymaz mısın ağlar Tuna hiddetinden.

Şunu bilin ki Mohaç ölüyor kasvetinden!

Rusçuk tarumar, Varna münhezim, Bükreş bitap…

Belgrad vehim içinde, çan sesleriyle harap!

 

Tunus’umda kippa serbest İslamiyet yasak!

Çeçenlere haram olmuş Grozni’de yaşamak!

Yediklerim zehir bana içtiklerim kezzap!

Lanet okuyor Mescid-i Aksa’daki mihrap!

Evet, Doğu Türkistan inledikçe inliyor…

El bağlamış dünya bir yahudiyi dinliyor!

 

Kabarsın sular, yıkılsın dağlar, yıkılsın âlem;

Bunca yaşadı dünya kırılsın artık kalem!