Kerem derler dünyalıkta
Kuloğlandır aşıklıkta
Nasib bana Torlaklıkta
Meded Pîrim Meded Pîrim!
Kerem derler dünyalıkta
Kuloğlandır aşıklıkta
Nasib bana Torlaklıkta
Meded Pîrim Meded Pîrim!
Feda yoluna şu Can
Can Ahmedim Ahmedim (Aleyhisselam)
Dökülsün yolunda kan
Can Ahmedim Ahmedim
Yoluna şu can kurban
Vasfına hayran Rahman
Sığar sana dü Cihan
Can Ahmedim Ahmedim
Kademine yüz süren
İste başımı veren
Emret Nâra giren
Can Ahmedim Ahmedim
Nur Aslı Mim-Ha-Mim-Dal
Nûrundan Erdeki Hal
Sensindir bana tek Yâr
Can Ahmedim Ahmedim
Kuloglan ikrar verdi
Canın yoluna serdi
Seni sevmeye erdi
Can Ahmedim Ahmedim
Gönül Yakmaktır İşleri
Ah Güzeller Ah Güzelleri
Hilal Hilaldir Kaşları
Ah Güzeller Ah Güzeller
Fa vu Kaftır ol Kaşları
Nokta-i Bâdır Başları
Genceciktir Ah yaşları
Ah güzeller Ah Güzeller
Burunları Elifdir Dost
Gönlü yakan zülüfdür dost
Giydirirler Erlere Post
Ah güzeller Ah güzeller
Kuloğlan der oldum aşık
Napam yazımmış aşıklık
Aşk ataşı değil ılık
Ah güzeller Ah güzeller
Bende-i Verese-i Mazhar-ı Nur-u Yezdânem
Zulfikâr-ı Işk "ben"i öldüreli nâgümânem
Vâv-ı püryan, oldu Işka cân, huccet delil burhân
Kalmadı gönülde ol dem ne vesvese ne sanem
Vuralı teberin muhabbet-i pirân şu kalbe
Baykuşem ölüm nushem oldu bak harabat hânem
Nefs namlı bir kisra vesvese namlı cavidanı
Kırıldı bir Fâruk ile oldu dost hikaye hem
Aklı sanardım rehber-i rah hem muhyi-i ervah
Boğuldu akıl umman-ı rahda ışığem yânem
Her dem dediğim olmuş ah hem vah hem himmet Âgâh
Lâşekîyem şükür ah-ı mômu duyanlardânem
Canânım
Sultânım
Penâhım
Sensin Yâ Ahmed"Aleyhisselât-ü Vesselâm"
Mahbûbum
Matlûbum
Maksûdum
Sensin Yâ Ahmed"Aleyhisselât-ü Vesselâm"
Hak Gözüm
Aşk Közüm
Nûr Yüzüm
Sensin Yâ Ahmed"Aleyhisselât-ü Vesselâm"
Meded Bize Dost NİYÂZÎ "Kuddise Sirruh"
Eğnimize Post NİYÂZÎ "Kuddise Sirruh"
Ah Meded Sultan Meded Şah
Durmaz Kalbim Rast NİYÂZÎ "Kuddise Sirruh"
Ruh-i Muhyîsine "Quddise Sirruh" El-Fâtiha.........
Bâbâgâna bendeyim
Sanman Beni bendeyim
İsterim sanma ey Dost
Birkerecik "ben"deyim
Yaramdan akan sızıntılar.....
Ah bir inci boncuk olsam
Ak Gerdanda Ak Gerdanda
Üzülmeyin dostlar ölsem
Ak Gerdanda Ak Gerdanda
Güzel Allımın Gerdanı
Dökmüştüm yolunda kanı
Ah şu deli gönlüm hani?
Ak Gerdanda Ak Gerdanda
Allım temiz su misali
Yersede beni hoş dili
Çırayım kalbim fitili
Ak Gerdanda Ak Gerdanda
Gani Kerim yardım eyle
Düşmüşüm gönülsüz dile
Kuloğlanın sözü böyle
Ak Gerdanda Ak Gerdanda
Al Yanaklım Gitti Aklım
Ah bir bûs et gül dudaklım
Ne azım ne de kararım
Kalmadı başka hiç saklım
Pîre Teslimiyyet
Evvela Allah-u Tealaya Hamd Rasulune Aleyhisselam salat ederim.
Selefi-Vahabi cemaatlerin Pîre Teslimiyeti şirk saymaları üzerine bazı özelikle nakşi cemaatlerinde Pîre teslimiyette ölçü gibi yazılar yayınlandı.
Pîre teslimiyetin ileri kaçmaması gerektiği vb. şeylerdi bunlar.
Ben bu konuda gönlüme doğan birkaç şeyi dilimin dönüdğü kadar belirtmek isterim.
Önce pîre teslimiyet aklı bir tarafa atmakla olur, hatta halk dilinde dersek deli olmakla olur.
Barak Baba gibi aklını atıp meczub olduğundan Şeyhinin (Sarı Saltuk Hazretleri) tükürüğünü mübarek sayıp yutmakla, Kaygusuz Abdal Hazretleri gibi Pîri onu kabul etmeyince meczub bir şekilde ateşe atlamakla olur.
Evet şimdi erenlerin meczubiyyetini ya’ni aklını bir tarafa koyduğunu anlayamayanlar diyeceki: “Efendim ne intihar ne insan tükürüğü yutmak caiz değildir. Bu nasıl oluyor?”
Biz de derizki onlar aklı bir tarafa atmış pîrinin sevgisinde fenâyı bulmuşlardır, bunu düşünemez olmuşlardır, nasıl bir aşık yâri için çok kolay bir şekilde nasıl düşünmeden ölüme gidiyorsa onlarda şeyhleri için düşünmezler.
E’ş-Şeyh-u’l Ekber Muhammed bin Alî Muhyiddin İbn Arabi El Endulusî E’t-Tâî “Kaddesellahu Teala Sirrahul Azîz” hazretleri Şeyhe itaat hakkında:
***"Bu itaatin üstünkörü ve ihlasla olması lazımdır. Şartsız ve tam olmalıdır. Mü’rid te’vilsiz, cevâbsız, özürsüz ve tepkisiz Şeyhin emirlerine harfiyen bağlı kalmalıdır.
Şeyhin emri akıl dışı hatta haram işlemeyide emretse harfiyen bu emirlere itaat etmesi lazımdır.
Şeriata muhalefet ettiğini görsen bile ona itiraz etmeyi aklına bile getirmemelisin.
Çünkü insan ma’sum değildir (peygamberler hariç).” buyurmaktadır.
Çünkü şeyhin halleri belli olmaz, sekr vb halleri vardır, o gönlüyle bakar gözüyle aklıyla değil, aklını bırakmıştır, şeriate muhalefet edebilir Peygamberler hariç kimse ma’sum (günah işlememiş işleyemez olan) değildir.
Hiç günah işlemeyen insan arayan dostsuz kalır.
Yazımın sonuna bu konuyu daha iyi gönlünüze koymanıza yarayacak Kaygusuz Abdal Bâbâ “Kuddise Sirruh” hazretlerinin bir beytini koyuyorum.
Allahu Teala o pirlerin yolundan ayırmasın bizleri.
Dost Senin yüzünden özge Kıble-i Cân Bilmezem
Severem Pirin Hüsnün Gayrı İman Bilmezem
Kerem Kervan "Bende-i Bâbâgân"
------------------------------------------------------------------------
***:Güvenilir olmayan bir siteden aldım, yanlış bir bilgi olabilir.
ZEVK HÂLİM
Ah nurun
Yaktı Pir!
Kul canın
Verdi Pir! Kuddise Sirruh
Ah yüzün
Yakt'özüm
Kalp sözün
Derdi Pir!
Serildim
Dirildim
Sen tenim
Oldu Pir!
Var yara
Sen sara
Kalp zikre
Geldi Pir!
Kuloğlan
Kul, kurban
Hep o an
Olsa Pir!
Kaptırır güzele gönül kendini
Gizli gizli ağlar o içten içten
İncice gizlidir görsen kendini
Sevda ile dağlar o içten içten
Geri alır geri ister dert satsa
Neşe nedir bilmez aşıksa tatsa
Bir kez olsun güzel ona kaş çatsa
Karaları bağlar o içten içten
Sevinir yar ile ateşe girse
Gam yemez yar için başını verse
Şu Kerem'in gönlü bir 'gel'e erse
Pınar olur çağlar o içten içten
Sen bir aslan bense ceylan
Avla beni Avla beni!
Sen ateşsin bense sinek
Yak şu teni, yak şu teni
Ben değilimki münafık
Ta ezelden sana aşık
Olalı canım satılık
Al şu beni Al şu beni
Düşman alıp başım kesse
Bedenimi atlar ezse
Kan köpürüp yere düşse
Yazsın seni yazsın seni
Sevda siyah sanki gece
Okur yirmi sekiz hece
Düğümlendim uctan uca
Çözsen beni çözsen beni
Geceyim benzersin aya
Kırkbin yaramı sen saya
Gerdanına inci diye
Dizsen beni dizsen beni
İki yıl evvel geldiler
Kefenli tenim aldılar
Ölmüştüm o gün bildiler
Derler hani Derler hani?
yediyüz ellinci günüm
Bu kadar gündür ölüyüm
Kerem der sökük halliyim
Diksen beni diksen beni
Aşk ile sevda karıştı
Kıratla tosba yarıştı
Yana yana ne olacak?
Gönül yanmağa alıştı...
Özümüzü virân kılam
Hakk(Celle Celalüh) yolunda TORLAK Olam!
Şu gönülden pası silem
Gönüller HAYBER'in Alam!
Yatam Pîrin Eşiğine,
Doyam vecdin azığına,
Girüben gönül bağına,
Zakkumları tek tek yolam!
Kuloğlan bende Pîrlere!
Bilir insan muhtaç ER'e,
ER yolunda İrfan dere,
Aşkı bile yolda İmam!
Halep suları,
Çağlar Nesimi!
Aşıklar sana
Ağlar Nesimi!
Açar çiçekler
Eder dilekler
Boynu bükükler
Der er Nesimi!
Seni Kesenler
Mansur Asanlar
Fetva yazanlar
Öldü Nesimi!
Kuloğlan der ah
Mümin yandı vah!
Sergar, hem Agah
Duy, Duy! Sesimi!
Hz. Kaygusuzun Kuddise Sirruh bir şiirini koyayım:
DOKUZ FELEK
BİZİM SAYVANIMIZDIR
Dokuz felek bizim sayvanımızdır
Yedi kat yeryüzü seyranımızdır
Zira insan suretidir tonumuz
Kamu alem bizim hayranımızdır
Hakikat ol kadim sultan ki derler
Biz ona vücuduz ki canımızdır
Daim bu surete gelmeyi varmak
Yolumuzdur daim mihmanımızdır
Gözün aç bak bu vücut sadefinde
Kıymetli gevherüz Hâk kanımızdır
Senin hayale düştüğün ey münkir
Bizim bu suret-i imanımızdır
Bize bu saadet Hakktan erişti
Zira biz kuluz o sultanımızdır
Âşıklarız baş oynarız bu yolda
Hakk’ı inkar eden düşmanımızdır
Var ey münkir nice anlarsan anla
Severiz 'Işk bizim imanımızdır
Ser-âgâz eyle çağır el Sarayi
De ki bu 'Işk bizim imanımızdır
benim karalamalara devam:
Ilık ılık bir yel esti
Belli Ahmedim(aleyhisselam)Nûrudur!
Beni benden aldı, kesti
Belli Ahmedim Nûrudur!
Âdemden bu yana îman,
Hem feyz hem nur hemde İrfan,
Gelir bu nûr kimin ey cân?
Belli Ahmedim Nûrudur!
Kararmış gönlü pâk eden,
Beyoğlunu Torlak eden,
Pirler sakalın ak eden,
Belli Ahmedim Nûrudur!
Kuloğlanım dedi sözü
Aşıklara aşktır yazı
Yakıp deli koyan bizi
Belli Ahmedim Nûrudur!
ehl-i kalender kardeşim, mesajını aldım okudum sağolasın...
Kaptırır güzele gönül kendini
Gizli gizli ağlar o içten içten
İncice gizlidir görsen kendini
Sevda ile dağlar o içten içten
Geri alır geri ister dert satsa
Neşe nedir bilmez aşıksa tatsa
Bir kez olsun güzel ona kaş çatsa
Karaları bağlar o içten içten
Sevinir yar ile ateşe girse
Gam yemez yar için başını verse
Şu Kerem'in gönlü bir 'gel'e erse
Pınar olur çağlar o içten içten
bu şiirin çok hoş kardeşim her yönüyle... türk halk şiiri yazıyoruz hece ve kafiyeler yerli yerinde ...
Düşman alıp başım kesse
Bedenimi atlar ezse
Kan köpürüp yere düşse
Yazsın seni yazsın seni
Sevda siyah sanki gece
Okur yirmi sekiz hece
Düğümlendim uctan uca
Çözsen beni çözsen beni
Geceyim benzersin aya
Kırkbin yaramı sen saya
Gerdanına inci diye
Dizsen beni dizsen beni
bu şiirinde mesela pek hoş aşık tarzı babında ...
şimdi sana burda nasihat vermek istemem şunu yap bunu yap diye zaten neyin ne olduğunu biliyorsun görüyorsun yazarak, Ve en güzeline varmak hedefin olsun... başarabilirsin kardeşim yeter ki İ S T E...
Selam ve Muhabbet'lerimle...
Bir tasavvuf cahiline:
Meleklerin secde ettiği insan
Müslümandır! Müslümandır! bil Ahmak!
Gerisini bana sorar isen sen
Vallahi hayvandır bil bunu Mutlak!
aruzla yazdığım bir gazel(hata çok olabilir mazur görün)
Ölçü: feûlün feûlün feûlün feûl
(Tekrirli)
A yar nâgehandan del'oldum A yâr
Derer kalb muhabbet derer Aşk açar
A yar dar cihân dar benim gönlüme
Bi sar zahmı sar yâr lebinlen bi sar
A yar var gönül içre var nâr ateş
Ne kar söndürür elf cebel yar ne vâr
A yar vurma artık süveydâma!
Virâni bulmaz bu sevdayla a çâr!
Muhabbetle Aşk aş olur
Erenlerin Ocağında
Kurtla kuzu kardaş olur
Erenlerin Ocağında
İnsan olur gelen hayvan
Sultan olur nasiplenen
Rah-ı Hakk'da yürür Âdem
Erenlerin Ocağında
İlmi bırakır yol için
Ol Mansur Misal hal için
Yırtabilmek can tül için
Erenlerin Ocağında
Kuloğlan Erlere kurban
Erde Pirde din-i iman
Kav o gönüller öyle san
Erenlerin ocağında
Kılınmadan asma evvel
Esriktik, mestandandık biz!
Bitmeden beng hind hâkinde
Ayık değil hayrândık biz!
Kalender derler hem Abdal
Pîrimiz dost Seyyid Battal
Yeni değil bizde bu hal
Bu Hallere Sultandık biz!
İnsan doğduk hayvan olduk
Pîrler gene insan olduk
Pîrimizden haber aldık
Pîrâne bendegândık biz!
Erler meşreb meşrebdirler
Kimi derviş kimi Pîrler
Ama yol üzre hep birler
O yollara kurbandık biz!
Sözlerim hep muhabbetten
Ne cesettendir ne etten
Kul'oğlanım bu hâletten
Bulutla gündük tandık biz!
Kalıp:fâilâtün fâilâtün fâilâtün fâilün
Çeşme mildir, kalbe oddur, gizli gamdır şol belâ
Gelse derler bilmeyenler "Aklı yok!" sevdâ kula
Kerem Kervan
Kalıp
Fâilâtün Fâilâtün Fâilâtün Fâilün
Tâ ezelden olmuşam benden a Pîrim Kaygusuz (Kuddise Sİrruh)
Şol kulun geçmek diler "ben"den a Pîrim Kaygusuz
Huccetim nûrun a üstâdım Kul'oğlandır adım
Bâb-ı nîrânım meded senden a Pîrim Kaygusuz
Her erin maksûdu ten olmuş güzellik hiç değil
Ol teberlen yık geçir tenden a Pîrim Kaygusuz
Çûş eyler tüm cihan nûrun senin Şeh! olsa rû
Tûr'olur cânım şu dil ol dem a Pîrim Kaygusuz
Derd dermân oldu şol ahkâr benden oldu HÛ!
Nâr olmuş dost bak hemdem a Pîrim Kaygusuz
Lâşekî ölmüşdurur hem canlıdır hem ârede
Düşmüşüm aşkınla ver çârem a Pîrim Kaygusuz
Kerem Kervan
okudum mesajını güzel kardeşim benim, aruz yazmak her kişinin harcı değildir anlıyorum ben seni...
ama okuyucular anlar mı bilinmez ? ki biz okumayan bir toplum haline gelmişiz...
basit bir örnek vereyim 100 kişi A PİRİM ŞİİRİNİ okusun inan 90 kişi çözemez bu ne diyor diye ?
Dediğim şu ki, halkın ve milletin anlayabileceği dil önemli...
şiir de de, romanda da, hikaye de vs vs...
HECE / hece ölçüsü + kafiyeli şiir, bizim özümüz ve herşeyimiz dir...
Şimdi ben sana beyit yaz, hece yazma, şunu yaz, bunu yazma gibi şeyler diyemem abicim...
Bu sana kalmıştır senin tercihindir, hece de yaz derim beyit yaz derim ikisi de önemli ve gereklidir aslında...
şahsen ben genelde hece ölçüsü, kafiye + TÜRK HALK ŞİİRİ babında yazıyorum bana yetiyor kendimi bu şekilde ifade ediyorum...
E diyeceksin beyit yazmıyor musun hiç, yazıyorum tabi ki ama nadir dir... Önce HECE gelir...
Diyeceklerim budur sevgili kardeşim, bu yolda her dem başarı diliyorum ve gözlerinden öperim...
Muhabbetlerimle...
İksini bir götüreyim, en iyisi Ahi.Çünkü aruzun derin sanatından, manasındanda geçemiyorum, hecenin irticalivariliğinden çoşkunlugundan içtenliğindende.Hecede olan aruzda yok, Aruzda olan hecede.İlhamla hece yazılır, fikirlede aruz.İlham gelince aruzla yazamıyorum hece dökülüyor.
Kör idim gördüm
Cân Pîr Kaygusuz
Gönle mil sürdüm
Can Pir Kaygusuz
---------------------------
Bu nuru tatmayanlar
Ne bilsin erler yolun?
Tatmayan Selef'olur(Selefi)
Bilemez sağın solun!
Bilemezdim tatmadan
Şu gönlüme katmadan
Yüzü gönle atmadan
Bilmezdim erler halin!
Selefilere Taşlama
Selefilere (Vehhabilere) Taşlama
Bağdat halkı soyundan
Halep müftüsü huyundan
Hakka kafirler boyundan
Dinsiz İmansız Selefi
Put dikmiş göğe tapınır
Mağralı, konak yapınır
Göğe tapmaktır sende sır
Dinsiz İmansız Selefi
Elli ayaklı İlâhın
Mümine doğru silâhın
İsmin anma Ol Allahın(Celle Celâlüh)
Dinsiz İmansız Selefi
Ere suru çalan Pîrler
Canlı canın alan Pîrler
Hakk Dinini salan Pîrler
Dinsiz İmansız Selefi
Mürted gibi mezarsızdır
Ona mürted demek azdır
Münkirsin boş sende sadır
Dinsiz İmansız Selefi
Rabbimiz bizim Lâ Mekân
Ezelden açık bu dükkân
Bizde Enel Hakk yazan kan
Dinsiz İmansız Selefi
Mansuruz dâra Tâlibiz
Bâtında sana gâlibiz
Er görmemişsin nasibsiz
Dinsiz İmansız Selefi
Rasul(aleyhisselam) âlin reddedersin
Âl cem-i Ashabdır dersin
Rasul (Aleyhisselam) soyuna düşmansın
Dinsiz İmansız Selefi
İman batında görülmez
Dinde gönle mil sürülmez
Kuloğlan senle derilmez
Dinsiz İmansız Selefi
:pc: Ruhuna afiyet...
Bir ara şiirlerini topyekün değerlendireceğim inşallah. Çok merak ediyorum ama daha inceleyemedim.
Vesselam...
Vâv altındaki hâne seninçün
Yansın yâ Rasulullah!(aleyhi ve Alihi ve Sahbihisselâm)
Ayın ile Gayın kendini pınar
Sansın yâ Rasulullah!
Dal ile Zel işidince adını
Ba ile Te tatsın salât tadını
Kalbe doğan işidince yâdını
Tansın yâ Rasulullah!
Beş noktadır derler ayın kaf şına
Nûrunile yanar erdeki sîne
Aşığındaki sûret-i âyine
Sensin yâ Rasulullah!
Çal şol bıçağı boynuma
Kurbanınam ya Mustafa!(aleyhisselam)
Köledir deyu sat beni
Kölenim ben ya ya Mustafa!
Derimi yüzün postçular
Hırka yapsınlar derimden
Hırkadır deyu giy onu
Hırkan olam ya Mustafa!
Ravzana süreyim yüzüm
Ah nurundan taşsın özüm
Didarını görsün gözüm
Dinim İmanım Mustafa!
Allahumme Salli Ala Seyyidina ve Mevlana Muhammedivve ve Ala Alihi ve Sahbihi ve Ali Abaihi ve Hulefa-i Raşidinihi ve Ezvacihi ve Evladihi ve Nesl-i Haseni ve Nesl-i Hüseyni Ecmâıyn...
Ümit aşk çölü suyu
Yanmaktır âşık huyu
Düşünürken ölem mi?
Bir gözleri âhûyu?
fâilâtün fâilâtün fâilâtün fâilün
İmam-ı Gazâlî Kuddise Sirruh Hazretlerine
Şîdsin bir muhtefî cânım Gazalî cân şehim!
Örmetk çün meh, sözün kâfî çevirsen her gehim!
Seyf oldun düştü serler, şem'asın pervâneye
Etmedin sen kenze şenn* râhın senin olsun rehim!
*=Bu kelimeyi sözlükten buldum şaraba su katmak manasındaymış bende kenz hazine kelimesiyle kullanırsam örtülü bir şekilde İlâhî aşk hazinesi ma'nasına gelir hemde ilâhî aşk şarabı diye geçer ya edebiyatta öyle bir mana versin diye burda kullandım.
Kasidenin Devamı
fâilâtün fâilâtün fâilâtün fâilün
İmam-ı Gazâlî Kuddise Sirruh Hazretlerine
Şîdsin bir muhtefî cânım Gazalî cân şehim!
Örmetk çün meh, sözün kâfî çevirsen her gehim!
Seyf oldun düştü serler, şem'asın pervâneye
Etmedin sen kenze şenn* râhın senin olsun rehim!
Hôş nârın ejderiydin Hyaderiydin hep dilin
Sîn-i Rik'aydın eyâ nâdâne hem er! asl-ı sîn
Bâ Dâl velVâv VelHâ olmuşun kâtib Şehâ!(*)
Babuş Şehrussırra HÛ! miftâhdır ol beşdehin
Sırlı birşeyden yapılmış köşk tam şeş beyt var(*)
Himmet'et meh! değmesin ahkâre hubb şın ye tîn
Fikri bildin katre gönlün ekber ummân ey ziyâ
Hakkı dersin durmadan esrârım etmişsin hatim
Hâmidiydin hamd ettirdin hamîd ol ey gönül
Kelb'olup her demde çün odurki bâbul hâlisîn
Necm-i Kutbum, Oldu Usturlâb hem gün gârde
Ol bulut olmuş dilin ey dembedem sen ta'limim
Bulmuşam ben Râh-ı Hak Bakmam erenler münkire
Dinlemem mizmârı varken Nâdiyel îmân-u Dîn
Şah'olup neyler şu zâif bende varken Hak Melîk
Hâdim'olmak niyyetim er! şebde oldun sen mehim!
Hablsın sen Kâfden gelmiş simurgun benzeri
Lâşekiyâ Pîr bil nâmûteberdir herdem vehim!
Kerem Kervan
Laşekiyul Kelbul Babul Urefa
*=Eski bir şifreleme ilmiyle sadece kendm anlıyabileyim diye bu iki beyti şifreledim, san'at derin olsun diyen Hazretimize Kuddise Sirruh yakışsın diye.
Nuru maneviyatı Olmayan din bilmezem
Erleri sevmiyeni Asla Mü'min bilmezem
Arifler okur elif Arapça bilen değil
Yok mu dersin sen Esrâr?Ben dişsiz sin bilmezem
Derler bana okusan Nolur İslâmoğlu'nu
Derim Eyâ Sâlûsân! Nûr-i Şa-y-Tîn bilmezem
İnandım ariflere ağladı hep düşmânım
Şeyh Ekbere müfteri olan müslim bilmezem
Müşrik oldun! öldürem, kâfir seni dediler
Hallacım verilmeyen Hakka boyun bilmezem
Lâşekiyim bildim Er, Sersizim Velîler ser
Anla esrârı hem Ezherce lâin bilmezem
İsterim seni unutmak
Bir kez yaşsın dertsiz yatmak
Niye çaldın gönlü güzel,
Benmiyim bu işte ahmak?
:)
Ah unutsam Rabbim onu
Yaktı damardaki kanı
Yardım et Rabbim yardım et
Gitmez gözden rengi tonu
:)
Reformcu dediğin, bir kuru akıl
Delili mantığı(!) bilmez o nakil
Beyin dedikleri marula çeşni
Sulandımı kayar o bir tutam kil
Fâilâtün Fâilâtün Fâilâtün Fâilün
Oklayıp cân cümleten efkârı, seyf-i reh
Oldu diller, Lâşekî Serhâd'imiş kâmu geh