Gençliğin Hezeyanı
Aramakta gözlerim,var mı gençliğe gıpta?
İflas etmiş bedene kadavra denir tıpta
Gençliğin hezeyanı gözümüzün önünde
Şöhret para etmiyor,akıllarıysa ünde
Zehirli bal hükmünde şöhretin gösterişi
Cinsiyetler kayboldu,kim erkek?Kimdir dişi?
Yalancı baharlarda açmaz yegane çiçek
Meyhane köşeleri ‘doldur birader içek’
Sigarayı gördüler anası babasından
Daha onbeş yaşında geçilmez havasından
Alkolle özgürlüğe sözde attılar adım
Aldatmacası hazır: ‘birşey olmaz,tek tadım’
Daha körpe yaşlarda gençlik düştü fuhuşa
Ne dendiyse yapıldı basılmakla tek tuşa
Kulaklarda küpeler;burundaysa hızmalar
Hele ana babaya hakaretler,kızmalar
Mutluluk kaynağını buldular extaside
Kemikler erimekte,düşmüş sanki aside
Uyutulmuş beyinler,hapsedilmiş kafese
Meltem kasırga oldu,hafiften ese ese
Anne ekran başında izler izdivaçları
Baba kahvehanede ağarttı tüm saçları
Yetişmez altın nesil böyle ebeveynlerle
Beyhude bir istektir ‘haydi evlat, ilerle!’
Evladından habersiz anne baba olmasın
Yemeyip yedirilsin ama onlar solmasın
Ne günler görüyoruz,belki de göreceğiz
Gençliğin hezeyanı kalbimde bıraktı iz
Mustafa Yılmaz