Efendim böyle bir şansa malik olabileceğimi hiç bir zaman düşünmemiştim.... bundan bir kaç gün evveliydi. Babamla bir bakkalda tartışıyorduk. İçeriye 20li yaşların başında bir delikanlı süzüldü. Elinde üstadın HZ. Ali eseri bir anda benim için hayat durdu. Babamı tek el hamlesiyle susturduktan sonra gence doğru hamle yaptım. Genç dostum bir paket sigara alırken ona kendimi tanıttım. Msn adresimi ve sitemizin adresini verdim. Sitemizi ziyaret ettikten sonra internetten sohbete başladık. Bir anda bana öyle bir şeyden bahsetti ki sevinçten deli gibi odanın içinden turluyordum. Babası üstadın son dönem yanında yer alan gençlerden birisiydi. Üstadı Dünya gözüyle görmüş sohbetinde bulunmuş bir insanla muhattap olma şansım doğmuştu , hemen sordum babanla görüşme şansım olabilir miydi ? Kısa bir telefon görüşmesi yaptı ve bana tamam cevabını verdi... Kendi kendime yunus yaşadın dedim. Babasını nerede bulabileceğimi sordum , bana avcıların en ünlü kafelerinden birisinin adını verdi. Her zaman orada mı olur dediğimde aldığım cevap çok enteresandı... '' kişi işinin başında gerek.'' Meğersem mekanın sahibi bu güzide abimizmiş !!! Ve büyük gece geldi çattı... Buluşma akşam 9da olacaktı. Ben heyecandan 1 saat evvel gittim. soğukta titreye titreye bekledim. Oğlunun gelişiyle beraber mekana giriş yaptık. Heyacandan kalbim duracak gibiydi. Girdiğimizde beni uzun saçlı 50li yaşlarında günümüz tabiiriyle ununu elemiş eleğini asmış birisi çıktı karşıma. Kimsin nesin sohbetinden sonra üstadı sordum ona , ve beklediğim an geldi... Derin bir nefes aldı ve anlatmaya başladı.
- Ben üstadın son dönemine yetiştim o dönem vefa lisesindeydik. sağ ve sol kavgasının ilk sıçradığı lise o sıralar anlı secde gören arkadaşlarla beraber milli selamet partisinin altında gençlik kollarındaydık. Fakat biz bir fikir arıyorduk ve hayat bizi üstadın yanına götürdü. Büyük doğunun arkasında üstadın küçük bir odası vardı. eskiden okuduğu kitapların olduğu bir oda ve biz orada olurduk genelde.
-Üstadın sultanuşşuara seçildiği gün bizde orada etkinlikler yaptık üstad bizi o gün denetlemişti. çokta beğenmişti. Üstad herkesi edebi bir dille azarlardı hatta ödülü veren bakanı dahi lisan-ı münasiple azarlamıştı. verilen para ödülünü açıkladı diye.
- Üstadın çevresindekilerin çoğu üstadı anlamazdı. Üstad bu konudan rahatsızdı ama onunda elinden gelen fazla bir şey yoktu bu konuda. Devlet en çok üstaddan korkardı. Ve o yüzden menderes döneminde bile hapis yatmıştır.
diyerek muhabetimizin üstad kısmını tamamlamıştık. Bizi sordu ve bize bir kaç tavsiyede bulundu.
- Siz neler yapıyorsunuz ?
belli bir buluşma mekanınız var mı ?
bizim zamanımızda bizim belli yerlerimiz olurdu oraya gittiğimizde muhakkak bir iki arkadaşımızı bulurduk...
ve tavsiyesi şu oldu sizinde belli şehirlerde en azından istanbulda bir cafe gibi bir mekanınız olsun ve arada yolunuz oraya düştüğü zaman bir bakın belki orada arkadaşlarınızı görürsünüz bu aranızdaki irtibatı artıracaktır. Mesela beyazıt öğrencilerin çok olduğu bir yer diye tavsiye edip beni selametle uğurladı...
Geceden bana kalan üstad edalı bir abimden üstadı dinlemek ve güzel tavsiyeler almak oldu.... Çok mutluyum Çok memnunum ve isteyen herkese ziyaretini tavsiye ederim... Hatta o bizi ziyaret etmek istedi. İnşallah bir organizasyonumuzda onu görmek şerefine nail oluruz hep beraber...
Bu abimizi görmek isteyenler için Sıtkı abi avcılarda The kahve adlı cafede gün boyu işinin başındadır. Üstad öğrencisi olduğunuzu söyleyin size tebessümle mukabele edip size bir çay eşliğinde eriyen güzel bir sohbet sunsun... benden bu kadar hadi kalın sağlıcakla...saygılarımla