Gönderilmemiş Mektuplar...

Başlatan: basmacı3 Tarih: 14.02.2010 16:27 Cevap: 3

PE
14.02.2010 16:27
#1

Eğitim kurumlarımızda yöneticiler genelde öğretmenlerden seçiliyor. Bence bu çok yanlış bir uygulama. Bir Matematik mezunu yönetimle alakalı hangi eğitimi almıştır? Veya bir doktorun hastane giderleri konusunda nasıl bir teşhisi olabilir? Sizinde iyi bildiğiniz gibi işletme mezunları işsizliğin tam göbeğindedir. Acaba bize verdiğiniz eğitime güveniniz yok mu? Madem yok niye boşuna senelerimizi harcıyoruz.

Yönetimle görevli Matematik hocası , Yönetimle görevli Diş Doktoru ne kadar komik değil mi?

Onlar o görevlerde ayrı çuvallıyorlar biz işsizlikte ayrı çuvallıyoruz...

Mesela bir eğitim kurumuna yönetici olsam (olmaz ya) Sınıflara kamera koydurur, internete sunardım. Bir sistemle velileri eğitime dahil ederdim. Hem bohçacı gibi müfettişlerin de dolaşmasına lüzum kalmazdı. Oturdukları yerden denetimi sağlarlardı. Türkiyenin bazı bölgelerinde kpss ve öss nin kopya ile geçildiğini duymuşsunuzdur. Bu kişilerin öğrencilere ne anlatmasını bekleyebiliriz.Nasıl denetleyebilirsiniz? Niye onunla bununla söz yarışına girdiniz? Bu millet sizi hizmet yarışına sokmadı mı? Tek ve en iyi cevabınız hizmetiniz olsun...

Memleket dershane cennetine döndü maşallah. Şimdi gençlerimizin faydalı olanları dersaneye gitme imkanı olanlar mı?

Sağlık Bakanlığı , Milli eğitim Bakanlığı ne yapıyor? Hiç kusura bakmayın ağalar bizi işte görsün yapıyor...

Sanırım kendimi fazla haklı çıkardım. İşsizlikten ben ne yaptığı mı biliyom mu?

İşletmecilere bir kredi imkanı da mı yok? Hadi devlete yük olmayalım desek ; o da mıyok...

Aslında diri diri mezara gömülmemiz tasavvufi olarak iyi. Ölmeden önce ölüm...

Ama siz de kendinize fazla haksızlık etmeyin lütfen

Saygılarımla...

PE
14.02.2010 17:19
#2

Kafamın içine saban sürmüşler;

Ne ekmişler, bilemirem arkadaş.

Hasat için, imeceye gelmişler.

Çalı bitmiş, yolamirem arkadaş.

 

Millet taze diye, bostandan almış.

Kavunlar kelekmiş ,hıyarlar kalmış.

Başım ellerimin hakkını çalmış,

Herkes gülir, gülemirem arkadaş.

 

Meyhaneci çıkar, şarabı över;

İçenler toplanıp imamı döver,

Hür medya yıllardır, örfüme söver;

Utancımdan, ölemirem arkadaş.

 

Madem ki millet, seçmiştir seni.

Sende gayret eyle, doldur keseni.

Sandığın başına çağırma beni,

Belim ağrir, gelemirem arkadaş.

 

Nasuh, hüner değil demiri bükmek;

Şimdilerde hüner, gam yükü çekmek.

Üç aylık maaşın aldığı ekmek;

Taş kesildi bölemirem arkadaş.

Aşık Nasuhi

PE
14.02.2010 17:23
#3

Aç kulağın biraz beni ey dinle,

Öyle kötü kötü gülme Karakız

Konuşalım uzun uzun seninle

Takma laflarıma, çelme Karakız

 

Frat nehri gizli prizde ,duyda;

İktisat mührü var her güzel huyda

İdareli kullan şekeri çayda

Kıtlaman olmasın, salma karakız

 

Varlıkta artır ki yoklukta yaya,

Kalkıpta ekmeği doğrama suya.

Eller gibi incik boncuk almaya;

Er cebinden para çalma Karakız

 

Gençlikte çile al , pir iken murat;

Zaman bu zamandır, fırsat bu fırsat.

Dünya bir okuldur dersi iktisat,

Sen çalış sınıfta kalma Karakız

 

Cırcır böceğine dönmesin sonun

Karıncada gizli hikmeti bunun

İçine biraz da ,bulgur koy onun

Hep et ile olmaz ,dolma Karakız

 

Bakarsın göçersin ,dünyadan erken;

Çocuklara birşey bırak giderken.

Balık bile yudum yudum içerken

Sen suyu musluktan salma Karakız

 

Artır koy mendile "düyle" saçına.

Belki derman olur, bir gün acına;

Ekmek ufağını çöpün içine,

Atıp aç ahını , alma Karakız

 

İsraf zararlıdır gözdeki fere,

Tutumlu olmaktır Türk'teki töre.

Yıkadıktan sonra sert vurup yere,

Tencere dibini, delme Karakız

Aşık Nasuhi