Takıntılarımız Nelerdir ?

Başlatan: kosem Tarih: 16.02.2010 13:14 Cevap: 73

16.02.2010 13:14
#1

Takıntılar ... Henüz kitabını okumadım.. her insanın takıntıları vardır.örneğin benim takıntım :kitap okurken asla küsüratlı olmucak bıraktığım sayfa ya 50 ya 100 ya da bunların ritmik halde ilerlemiş şekli olacak. ve yazı yazarken hiç bir noktalama işaretlerine dikkat etmemem gibi (şekil A:D)Peki ya sizin takıntılarınız nelerdir?

CI
16.02.2010 15:13
#2

Takıntı haline getirmek istediğim fakat bu uğurda bir türlü yol alamadığım ; Her yeni kitabın karton kısmına bir Ayet yahut bir Hadis yazılması durumu.

 

Gelelim insanı çıldırtma, uyutmama noktasına getiren takıntılarıma :D. En mühimi yürürken adımlarımın düzenidir. Kaldırımdaki taşların sınır çizgilerine olağanüstü riayet ederim. Araba plakalarını okumak, işyerlerinin telefon numaralarını detaylarıyla okumak kimi zaman hıfzetmek pek de anlamlı olmayan takıntılarımdır. Bende kendimi bu tür insanların zeki olduğu varsayımıyla avutuyorum. Zeki dediysem olağanüstülülük canım :D

AY
16.02.2010 18:00
#3

Eskiden en büyük takıntım kafiyeli kelimeler kullanmaktı.Mesela at dediysem eğer, sonuna kafiyeli ne olursa onu derdim.At sat kat pat.....Devam ederdi.Sonra bunun şizofreni belirtisi olduğunu öğrenince bırakmak zorunda kaldım.

 

Şu anda ise çok daha kötü bir sorunum geometrikolik ve renkoliğim.Etrafımda ki bütün eşyalar aynı hizada durmak zorunda, bu yüzden evde devamlı olay çıkıyor süper dağınık olan kardeşimle benim aramda.Kitaplığımı hergün elden geçirip renklerine boyutlarına göre uygun bir biçimde yerleştiriyorum....

 

Başka bir takıntım ise msn de ve mesajlaşırken kelimelerin kısaltılmaması.Kaç tane arkadaşımla kavga ettim o yüzden neyse ki şimdi hepsi öğrendi durumumu ona göre hareket ediyorlar. :D

MI
16.02.2010 19:31
#4

İnsan her gördüğü yabancıyı casus zanneder mi? Zanneder. Varan 1!.. Neydi o daha dün sokakta gördüğüm pejmurde kıyafetli amcanın hali? Çok acemice tedbil-i kıyafet kuşanmış. Nihahahaha. Azcık profesyonel olun e mi.. Peki insan her gördüğü haşereyi (dinleme cihazı) böcek sanır mı? Sanır. Varan 2!.. Camın kenarındaki o kapkara böcek ajansonik gözlerimden kaçmadı. Paraya kıyın da onların bit pire modellerinden alın. Ya da kendisine ikram edilen bir yiyecek yahut içeceği 'al abicim hele bi sen tadına bak' diyerekten yakınında o lahza kim varsa ona sunar mı? Sunar. Varan 3!.. Her seferinde aynı numara. Otobüs yolculuklarında muavinin meyve suyu ve kekle yanımda bitmesi. Ve benim, yanımda oturan bir ayağı çukurda amcaya melül melül bakaraktan o hümansonik ikramım.

ZA
16.02.2010 21:29
#5
İnsan her gördüğü yabancıyı casus zanneder mi? Zanneder. Varan 1!.. Neydi o daha dün sokakta gördüğüm pejmurde kıyafetli amcanın hali? Çok acemice tedbil-i kıyafet kuşanmış. Nihahahaha. Azcık profesyonel olun e mi.. Peki insan her gördüğü haşereyi (dinleme cihazı) böcek sanır mı? Sanır. Varan 2!.. Camın kenarındaki o kapkara böcek ajansonik gözlerimden kaçmadı. Paraya kıyın da onların bit pire modellerinden alın. Ya da kendisine ikram edilen bir yiyecek yahut içeceği 'al abicim hele bi sen tadına bak' diyerekten yakınında o lahza kim varsa ona sunar mı? Sunar. Varan 3!.. Her seferinde aynı numara. Otobüs yolculuklarında muavinin meyve suyu ve kekle yanımda bitmesi. Ve benim, yanımda oturan bir ayağı çukurda amcaya melül melül bakaraktan o hümansonik ikramım.

 

Ah ah ki ne vah...

Benim takıntımda bu işte...

Ajan ismini gördüğüm yerde okumadan edemiyorum yahu... Takıntı olmuş bende, iyi mi?..

 

Ha bir takıntım da şu: Gazeteyi en arka sayfadan okumaya başlarım...

Bir de efendim, yaya yolunda yürürken sıgara içenlere karşı da bir takıntım var... Hani elimde olsa adamları haşlıyacağım, o kadar yani... Daha takıntılarım, onları bir ara şey ederim(Arınç vari oldu ama...)...

 

Yahu, sahiden şu MİT'i şöyle yere doğru açarsak, ne okuruz aceba? Sonra rule yaparız...

MI
16.02.2010 22:10
#6
Ah ah ki ne vah...

Benim takıntımda bu işte...

Ajan ismini gördüğüm yerde okumadan edemiyorum yahu... Takıntı olmuş bende, iyi mi?..

 

Ha bir takıntım da şu: Gazeteyi en arka sayfadan okumaya başlarım...

Bir de efendim, yaya yolunda yürürken sıgara içenlere karşı da bir takıntım var... Hani elimde olsa adamları haşlıyacağım, o kadar yani... Daha takıntılarım, onları bir ara şey ederim(Arınç vari oldu ama...)...

 

Yahu, sahiden şu MİT'i şöyle yere doğru açarsak, ne okuruz aceba? Sonra rule yaparız...

 

 

-takıntınvarmışdiyeduydumniyettimbayramnamazınaimamauydumkafiyebittimevzuyakondum-

 

Avatarına gurban olduğum Zalim Ağabey. Seni uzun zamandır göremiyordum gözlerim monitörlerde kaldı. Takıntılarını da öğrendiğimiz mesajında tek canımı sıkan husus üstü kapalı yanı yöresi açık olaraktan canım ve ciğerim, şu dünyada tek sevdiceğim, uğruna gençliğimi heder ettiğim, ama olsun feda olsun demekten geri durmadığım kurumumu işin içine katman. Ühühühü. Ajansallığımın o Erol Taşvari görüntüsü altında yumoşlo yıkanmış kadar yufka bir yürek taşıdığımı belirtmek zorundayım.

PE
17.02.2010 00:07
#7

En büyük takıntılarımdan bir tanesi detay takıntısıdır. Bütün detaylara özen gösteririm ve herşeyin nizami olmasını isterim. Bu takıntımın tek istisnası çöpoda olma yolunda emin adımlarla ilerleyen şirin odacığımdır ne yazık ki. :D

MI
17.02.2010 00:14
#8
En büyük takıntılarımdan bir tanesi detay takıntısıdır. Bütün detaylara özen gösteririm ve herşeyin nizami olmasını isterim. Bu takıntımın tek istisnası çöpoda olma yolunda emin adımlarla ilerleyen şirin odacığımdır ne yazık ki. :D

 

Iyyy. Kusura bakmayın bacım ama yani söylemeden edemeyeceğim. İnsan biraz tertipli düzenli olur. Çöp oda da ne demek? Öyle odaya birde şirin diyorsunuz. Yazık valla.

PE
17.02.2010 00:27
#9

Özünde şirindir. Bence senin de takıntın posalardır. Posalara takılıp kalma dedektif.

AY
17.02.2010 00:48
#10
En büyük takıntılarımdan bir tanesi detay takıntısıdır. Bütün detaylara özen gösteririm ve herşeyin nizami olmasını isterim. Bu takıntımın tek istisnası çöpoda olma yolunda emin adımlarla ilerleyen şirin odacığımdır ne yazık ki. :D

 

Evet bende ki geometri hastalığına rağmen; odamın ve dolabımın içler acısı hali ile(her ne kadar çöpoda olmasa da, sadece dağınık)paylaşıyorum sizinle aynı takıntıyı.

 

Annemin hergün "Seni alan iki günde geri bırakır"sözünden artık bunaltı gelse de,hayat gailesi içinde oda mı kalıyor düşünülecek.Varsın çöpoda olsun çok da mühim değil

DE
17.02.2010 00:49
#11

koyu bir başak burcuyum takıntılarım temizlik,markete gittiğim zaman kendimi deterjan reyonnunda buluyorum.

MI
17.02.2010 00:53
#12
Özünde şirindir. Bence senin de takıntın posalardır. Posalara takılıp kalma dedektif.

 

Ya bıraksanıza. Üşengeçim, af buyurun tembelim demiyorsunuz da 'yok şirindir, posalara takılmayın' tarzı hedef saptırıcı yollara gidiyorsunuz. Bizden kaçmaz.

PE
17.02.2010 10:32
#13

Her soruya cevap vermeye çalışırım.Sadece soru da değil öğütler de var. Asla boş geçmem. Her konuda söyleyecek bir şeyimin olduğunu anladığımda fark ettim.

Ortaya atılan hakaretleri ve övgüleri üzerime alırım

Takıntı olarak kabul edilirse bende bunlar var :D

17.02.2010 19:34
#14
Evet bende ki geometri hastalığına rağmen; odamın ve dolabımın içler acısı hali ile(her ne kadar çöpoda olmasa da, sadece dağınık)paylaşıyorum sizinle aynı takıntıyı.

 

Annemin hergün "Seni alan iki günde geri bırakır"sözünden artık bunaltı gelse de,hayat gailesi içinde oda mı kalıyor düşünülecek.Varsın çöpoda olsun çok da mühim değil

 

 

bak elin çocukları neleri yapıyo ::D sözlerinide unutmamak lazım aybuke :D aramızda nerdeyse kuşak hatta coğrafya farkı olan insanlarla kıyaslamaları ilginç doğrusu bu annelerin

PE
17.02.2010 20:24
#15
Ya bıraksanıza. Üşengeçim, af buyurun tembelim demiyorsunuz da 'yok şirindir, posalara takılmayın' tarzı hedef saptırıcı yollara gidiyorsunuz. Bizden kaçmaz.

 

Ne yani dağınık olması şirin olmasına engel mi? Özünde şirindir diyoruz. Her insan özünde iyi bir mahluktur demek gibi bişey bu. Şirin bir çocuk kirlendiği zaman şirinliğini yitirir mi yani. Sadece kirli ve şirin olur. :D Ajanlık dalgasına kapılarak dilimizin uçsuz coğrafyasından pek bir ıraklara düşmüş gibi bir haliniz var. Bu arada ajansonik cep kitabının ilelebet değiştirilemeyecek ve aykırı hareket edilemeyecek olan hükümleri ile çelişerek ajan ve dedektifler yüksek kurulu (ADYK) tarafından ajanlıktan uzaklaştırma cezasına çarptırılarak paparazziliğe terfi (!) edebilirsiniz. Bizden demesi...

 

Hepimiz ajanız. Yaşasın ajanların kardeşliği. :D

HA
17.02.2010 23:10
#16

çakmağımı yanıma almadan ne işyerimden nede evimden çıkamam. kelebeklere verdiğim ehemmiyette paylaşılaması mümkün olmayan bir sırmış gibi takıntı halini almış durumda bende....

IB
19.02.2010 17:17
#17

Hiç bir şeye takılmamaya çalışırken; rüzgara yenilen bir yaprağın bükülmesine bile takılmak..

 

Birini görüğümde; yüz aşinalığı var ise eğer; onu bulana kadar kıvranmak; velev ki sokaktan geçerken dahi olsa bir kere görmem yeterlidir. Şu ana kadar, bunu bir yerde gördüm deyipte gördüğüm yeri hatırlamadığım olmadı.. Hiç olmazsa; tabi çok yoğun isem ve başım çatladı ise düşünmekten; birine benzetip sıyrılmak...

19.02.2010 19:38
#18

çantama koyduğumdan adım gibi emin olduğum halde çıkarken telefonumu ve anahtarımı tekrar kontrol etmek.bir filimde sevdiğim bir sahneyi 20 nin üzerinde tekrar seyretmek :D

HA
20.02.2010 00:27
#19

mutfaktan aldığım çatal, kaşık, bardak v.s herneolursa olsun yeni yıkanmış tertemiz olsa dahi mutlaka suya tutarım. aksi takdirde o nesneyi kullanma olasılığım çok azz. sigaranın ucun kırmadan yakamıyorum

PE
20.02.2010 23:09
#20

Gördüğüm kötü rüyayı yaşayacak olma gibi bir takıntım da var ayrıca. Kötü birşey görsem o gün sanki onu yaşayacakmışım veya başka kötü şeylerle karşılaşacakmışım gibi hissederim.

AY
21.02.2010 00:39
#21

Yediğim hazır yiyeceklerin içindekileri bütün ayrıntılarıyla inceleme takıntısı.Bir yiyecek hakkında sağlıkla alakalı olumsuz bir yazı okuyayım ya da bir söz duyayım araştırıp o şeyi yemeyi derhal bırakıyorum. Bir misal;hazır zeytinlerde kostik(sodyum hidrostik)adlı maddenin bulunduğunu öğrendim.Yaklaşık iki senedir ağzıma zeytin sürmüyorum. GDO lu ürün söylentilerinden sonra varın siz düşünün halimi

21.02.2010 12:40
#22
Yediğim hazır yiyeceklerin içindekileri bütün ayrıntılarıyla inceleme takıntısı.Bir yiyecek hakkında sağlıkla alakalı olumsuz bir yazı okuyayım ya da bir söz duyayım araştırıp o şeyi yemeyi derhal bırakıyorum. Bir misal;hazır zeytinlerde kostik(sodyum hidrostik)adlı maddenin bulunduğunu öğrendim.Yaklaşık iki senedir ağzıma zeytin sürmüyorum. GDO lu ürün söylentilerinden sonra varın siz düşünün halimi

 

 

dua et ailenden uzakta okuma :)

Güzel bir tevafuk olarak düşündüğüm bu konu hakkında yıllar öncesinden ALLAH Teala bu konuya Nisa suresi 118. ayette çok güzel değinmiş:

"O şeytan ki Allah ona lanet etti.O da şöyle dedi:elbette senin kullarından belli bir pay ve intikam alacağım,mutlaka boş umut ve arzulara düşüreceğim onlara mutlaka emredeceğim hayvanların kulaklarını yaracaklar.İyi bilin ki kim Allahı bırakıp şeytanı ve benzerlerini dost edinirse,gerçekten o apaçık bir ziyana uğramıştır.Tefsirde açıklaması ise şöyle:

Şekilce kadını erkek,erkeği kadın yapmaya çalışacaklar.Bıyıklarını ve sakallarını yolacaklar,suratlarını boyayacaklar.Her iki cinste kılıklarını değiştirecekler.Organlarını yaratılış vasifelerinin dışında ve tersine kullanacaklar.Nikahlık yerine sefil hayatı yaşayacaklar.Güzel olsun diye vücutlarına dövme,estetik ameliyat gibi görünümlerini değiştirecek şeyler yapacaklar.Bazı kadınlar kimi yerde soyunacak veya sokakta yarı çıplak giyimleri ile haya ve utanma duygularını öldürecekler.Buraya dikkat DNA ile oynayıp bozarak farklı yaratık elde etmeye çalışacaklar.(hocamız GDO lu ürünlerede aynı metod uygulanıyoR fareden tavuk elmadan armut yapılıyorlar diye izah getirken hayvanların DNA sı kulaktan alınıyormuş o yüzden ayette hayvanların kulaklarını yaracaklar deniliyor)mahluku halık yerine koyacaklar.Allahı sever gibi onları sevecekler... HASAN TAHSİN FEYİZLİ ALLAH ONDAN RAZI OLSUN

MI
21.02.2010 12:53
#23
Gördüğüm kötü rüyayı yaşayacak olma gibi bir takıntım da var ayrıca. Kötü birşey görsem o gün sanki onu yaşayacakmışım veya başka kötü şeylerle karşılaşacakmışım gibi hissederim.

 

O zaman Pempegül kardeşim, dikkat et, rüyanda kendini görme. Koskoca bir günün heba olmasın. Ahahaha. Şaka tabi. Bizim bir arkadaş vardı o da sizin takıntıdan muzdaripti.

PE
21.02.2010 12:56
#24

Ahahahahahaha çok komik. :) Apollo'ya yeni maymun arıyorlarmış ajanım, bir cv doldur istersen. :D

Şaka tabi.

MI
21.02.2010 13:17
#25
Ahahahahahaha çok komik. :) Apollo'ya yeni maymun arıyorlarmış ajanım, bir cv doldur istersen. :D

Şaka tabi.

 

Komik tabi. Ama bu mevzuda kendim kaşındığımdan, ajansal ahlakımın da verdiği içe dönük eleştiri geleneğiyle, cv si dünyanın en gözde kurumlarında mahfuz bulunan, cv sine her bakan insan kaynakları uzmanının ağzının beşe on açık kaldığı bi ajana, dolambaçlı da değil, direkt, hatta dimdirekt maymunluk payesi biçen maymun iştahınızı fazla yerden yere vurmuyor, kafama sıkıp gidiyorum. Tabii doktora.. Kan kaybından ölmek gibi bir niyetim yok.

 

Bu arada Sputnik II'nin ilanını gördüm. Bi bak istersen. Şartlar tutarsa gidersin. Şaka tabi.

AY
21.02.2010 17:07
#26
dua et ailenden uzakta okuma

 

Niye ki ben M.İ.T ye gitmek istiyordum.Gitmeyim mi şimdi

21.02.2010 18:02
#27
Niye ki ben M.İ.T ye gitmek istiyordum.Gitmeyim mi şimdi

 

 

onu ancak ailesinden uzak olan anlar yeme içme açısından :Dbizim arkadaş bugün karnım ağrıyo acaba sağlıklı bişey mi yedim derdi :)

AY
22.02.2010 00:39
#28
onu ancak ailesinden uzak olan anlar yeme içme açısından :Dbizim arkadaş bugün karnım ağrıyo acaba sağlıklı bişey mi yedim derdi :D

Senin arkadaş bayansa eğer ileride anne olunca ne yapacak merak ettim.Mutfak konusunda sıkıntı çekeceğimi zannetmiyorum.Ailemden okumak için ayrılmak zorunda kalacağımı da. :)

PE
22.02.2010 00:45
#29
Komik tabi. Ama bu mevzuda kendim kaşındığımdan, ajansal ahlakımın da verdiği içe dönük eleştiri geleneğiyle, cv si dünyanın en gözde kurumlarında mahfuz bulunan, cv sine her bakan insan kaynakları uzmanının ağzının beşe on açık kaldığı bi ajana, dolambaçlı da değil, direkt, hatta dimdirekt maymunluk payesi biçen maymun iştahınızı fazla yerden yere vurmuyor, kafama sıkıp gidiyorum. Tabii doktora.. Kan kaybından ölmek gibi bir niyetim yok.

 

Bu arada Sputnik II'nin ilanını gördüm. Bi bak istersen. Şartlar tutarsa gidersin. Şaka tabi.

 

Bütün enerjimi bir ajana cevap vermek için harcayacağımı düşünseydim dünyaya gelmemeyi belki de tercih ederdim. Ezdirmemek için bana kendini kafana sık git tabi. Çaresizseniz çare siz değilsiniz çare kafaya sıkıp gitmek. :) Sıkmadan evvel haber et de sana bir jarjör domdom kurşunu yolliyayım ajanım. Başkası hayr etmez. Acı çekmenize gönlüm razı olmuyor.

 

Skinner da mezarından hortlamış yeni bir deney için doğası gereği delikleri seven bir mus musculus arıyormuş haberin olsun. İnsanlık öldü mü ya hu. :D Şaka tabi.

AY
22.02.2010 00:48
#30

Şaka tabi de imzanız gibi olmuş.Karşılıklı atışmalarınız da :)

PE
22.02.2010 00:49
#31

O başlattı benim bi suçum yok ama :)

AY
22.02.2010 00:56
#32
O başlattı benim bi suçum yok ama :D

 

Şaka Tabi yazmasanız zaten birbirinize ettiğiniz lafların altından zor kalkarsınız :)

MI
22.02.2010 01:04
#33
Bütün enerjimi bir ajana cevap vermek için harcayacağımı düşünseydim dünyaya gelmemeyi belki de tercih ederdim. Ezdirmemek için bana kendini kafana sık git tabi. Çaresizseniz çare siz değilsiniz çare kafaya sıkıp gitmek. :D Sıkmadan evvel haber et de sana bir jarjör domdom kurşunu yolliyayım ajanım. Başkası hayr etmez. Acı çekmenize gönlüm razı olmuyor.

 

Skinner da mezarından hortlamış yeni bir deney için doğası gereği delikleri seven bir mus musculus arıyormuş haberin olsun. İnsanlık öldü mü ya hu. :( Şaka tabi.

 

Keşke bütün enerjinizi benim gibi fevkaledenin fevkinde bir ajana laf yetiştirmekle değil de, enerjinizi daha evvel ifade ettiğiniz meşhur çöp odanızı (hani özünde şirin ama son tahlilde çöpten ibaret olan odanızı) temizlemeye vesile kılsaydınız. Ama nerde?.. Kime diyorum ben.. Çok yetenek sizsiniz bu akşam. Neden acep? Belki de çöp odadan sızan metan gazı, zaten güç bela çalışma gayreti içinde olan kafatasınızın içinde mahfuz o meçhul beyninizi etkilemiş olacak ki esprilerinizin tadı yok bu akşam. Domdom kurşunlarınızı kendinize saklayın. Ola ki, bir gece ansızın roketatarlarla saldırıya geçtiğimde çöp odanızı savunmak adına su tabancasından bozma silahınızla mukavemet gösterebilesiniz. Ahahaha.

 

İnsanlık hakikaten ölmüş. - 40 derecenin altını görmemize sebep esprilerinizden sonra şol insanlık aleminin en naif duygularından olan mizahı kaybettiğimizi anladım. Yazık, ruhuna el.. Süpersonik gözlere sahip bir ajana mus musculus diyen sizin familya sanırım Spalacidae olsa gerek.. Hakeme gözlük.. Nihaha.

 

 

O başlattı benim bi suçum yok ama :)

 

Yalanın kuyruklusuna misal bulmak isteyenlere duyurulur.

25.02.2010 19:32
#34

gözüm ağrıdığında kör olacak hissi ya da ayağım incindiğinde sanki hiç yüreyemecekmişim gibi sağlık takıntılarım var :)

W-
26.02.2010 11:17
#35

şimdilerde değilde bir dönem

arbaların plakalarındaki sayıların rakamlarını teker teker kullanarak bir kelime bir işlemde ki işlem'i oynardım

mesela 25 DF 479 için

2-4-5-7-9 rakamlarından birini seçip diğerlerinin tamamını kullanarak sçilen rakamı bulmak...

garip bir takıntı :)

TR
26.02.2010 16:37
#36

Eee, eve dönerken apartmanda şey yapmak. Yani şey. Nasıl söylesem bilmiyorum. Ondan işte. Eminim bir kısmınızın da benimki gibi bir fantezisi vardır. İğrenç miğrenç ama çok zevkli oluyor. Kimse görmezken böyle. Aniden kapı açıldığına da hiç denk gelmedim. Zaten hep tetikte yapıyorum. İtiraf edeyim ki o işten aldığım kıroca zevki bana hiçbir şey veremiyor. Hareketi yaparken kendimi Nirvanaya ermiş hissediyorum. Dünyadan kopuyorum sanki. Bir işi itina ile, en büyük konsantrasyon ve gayret ile gerçekleştirmenin lezzeti zaten bambaşka. Serde mükemmeliyetçilik de var. Bir şey yapıyorsam onu en güzel şekilde yapabilmeliyim. Bu apartman zevkimde de, işimi yapılabilecek en mükemmel şekilde yapıyorum, tevazua gerek yok iddialıyım. Ta köküne kadar... Apartmanın o loşluğu, yankılı hali, her an enselenme korkusunun verdiği dayanılmaz hareket arzusu, yalnızlığın insanı iğrençliğe iten o dürtüsü beni bir mahpus gibi mecbur bırakıyor ve o takıntım refleks halinde hakikat buluyor. Adeta ben yapmıyorum, tüm varlığıyla nefsim, bedenim, hislerim yapıyor. Zaten hareketimden keyif alamadığım an anlıyorum tırnaklarımın uzadığını. O benim için bir hayat tarzı oldu. Kınamayın, başınıza gelir. Psikopat, sapık, manyak olarak lütfen görmeyin beni. Elimde değil. Ben bunun müptelâsı olmuşum. İradem nelere dayanır da bundan vazgeçemez. Denemedim değil. Ama imkansız. Elim cebimden çıkıp gideceği yeri her seferinde buluyor. Ezberlemiş artık kerata, ben ne yapayım. Kelepçe taksanız kırılır. İşin ilginci, dışarı çıkarken değil de hep eve dönerken oluyor. Acaba ellerimin beni elevereceği kkorkusu mu, bilmiyorum.

 

Çabuk itiraf edin lan, içinizde apartmanda burun didikleme - mideniz bulanmasın diye karıştırma veya kazıma demiyorum - saplantılısı olan var mı? Bari bunda yalnız kalmayayım.

YU
26.02.2010 16:38
#37
Çabuk itiraf edin lan, içinizde apartmanda burun didikleme - mideniz bulanmasın diye karıştırma demiyorum - saplantılısı olan var mı? Bari bunda yalnız kalmayayım.

 

Abi sen orjinal parçasın eşini benzerini arama boşuna bulamazsın...

RA
26.02.2010 17:17
#38

Dik yokuşlarla sorunum var... yokuşlar beni bunaltıyor.. Bu durum acâyip bir takıntı hâline geldi.. Karşıma dik yokuşları olan bir sokak çıktığı zaman , güzergâhı değiştiriyorum; bu nedenle yolu uzattığım çok oluyor (:

**
26.02.2010 19:58
#39

En büyük ve bence gerekli bir takıntım olan takıntım =)

Yoldaki yürüyüş , hal ve hareketlerimdir...

Dışarda yüksek sesli konuşulmasına , pata küte yürünüp sokakta kahkahalarla gülerek gösteriş yapılması fena rahatsızlık verir bana...

Telefonum kesinlikle cebimde olmalıdır .Şarj durumları dışında nedense yanımdan ayırmam.

Kitap okurken içine koyduğum ayraç muhakkak anlamlı bir resim ve yazılı olmalıdır . O ayraca baktığımda içime soka soka bana birşeyleri hatırlatmalıdır...

MI
27.02.2010 12:55
#40
Eee, eve dönerken apartmanda şey yapmak. Yani şey. Nasıl söylesem bilmiyorum. Ondan işte. Eminim bir kısmınızın da benimki gibi bir fantezisi vardır. İğrenç miğrenç ama çok zevkli oluyor. Kimse görmezken böyle. Aniden kapı açıldığına da hiç denk gelmedim. Zaten hep tetikte yapıyorum. İtiraf edeyim ki o işten aldığım kıroca zevki bana hiçbir şey veremiyor. Hareketi yaparken kendimi Nirvanaya ermiş hissediyorum. Dünyadan kopuyorum sanki. Bir işi itina ile, en büyük konsantrasyon ve gayret ile gerçekleştirmenin lezzeti zaten bambaşka. Serde mükemmeliyetçilik de var. Bir şey yapıyorsam onu en güzel şekilde yapabilmeliyim. Bu apartman zevkimde de, işimi yapılabilecek en mükemmel şekilde yapıyorum, tevazua gerek yok iddialıyım. Ta köküne kadar... Apartmanın o loşluğu, yankılı hali, her an enselenme korkusunun verdiği dayanılmaz hareket arzusu, yalnızlığın insanı iğrençliğe iten o dürtüsü beni bir mahpus gibi mecbur bırakıyor ve o takıntım refleks halinde hakikat buluyor. Adeta ben yapmıyorum, tüm varlığıyla nefsim, bedenim, hislerim yapıyor. Zaten hareketimden keyif alamadığım an anlıyorum tırnaklarımın uzadığını. O benim için bir hayat tarzı oldu. Kınamayın, başınıza gelir. Psikopat, sapık, manyak olarak lütfen görmeyin beni. Elimde değil. Ben bunun müptelâsı olmuşum. İradem nelere dayanır da bundan vazgeçemez. Denemedim değil. Ama imkansız. Elim cebimden çıkıp gideceği yeri her seferinde buluyor. Ezberlemiş artık kerata, ben ne yapayım. Kelepçe taksanız kırılır. İşin ilginci, dışarı çıkarken değil de hep eve dönerken oluyor. Acaba ellerimin beni elevereceği kkorkusu mu, bilmiyorum.

 

Çabuk itiraf edin lan, içinizde apartmanda burun didikleme - mideniz bulanmasın diye karıştırma veya kazıma demiyorum - saplantılısı olan var mı? Bari bunda yalnız kalmayayım.

 

Rado, Rado... Bu şimdi söylenecek şey mi? Bak şu an itibariyle midem bulanmaya, gözlerim kararmaya, aklım da karışmaya başladı. 'Hep eve dönerken oluyor' derken ki hedef saptırıcı tavrını ıskalamamızı bekleme. Sen o hareketi eve girerken de, evden çıkarken de yapıyorsundur kimbilir... Kim bilecek ki zaten? O mahut koridorun karardığı demler senin kerata haylazlıktan geri durur mu hiç? Yanarım, yanarım da; kapının önünde seni angasak kuşu gibi bekleyen ajansal sabrıma ve sen kapıda görününce haylazlığı daha yeni bitirmiş o temizlik abidesi (!) ellerine ajansal muhabbetimle sarıldığıma yanarım.

27.02.2010 13:45
#41
Rado, Rado... Bu şimdi söylenecek şey mi? Bak şu an itibariyle midem bulanmaya, gözlerim kararmaya, aklım da karışmaya başladı. 'Hep eve dönerken oluyor' derken ki hedef saptırıcı tavrını ıskalamamızı bekleme. Sen o hareketi eve girerken de, evden çıkarken de yapıyorsundur kimbilir... Kim bilecek ki zaten? O mahut koridorun karardığı demler senin kerata haylazlıktan geri durur mu hiç? Yanarım, yanarım da; kapının önünde seni angasak kuşu gibi bekleyen ajansal sabrıma ve sen kapıda görününce haylazlığı daha yeni bitirmiş o temizlik abidesi (!) ellerine ajansal muhabbetimle sarıldığıma yanarım.

 

Ortak, iyi tarafından bak bence! Ya Lord Trradomir; içimizi rahatlatan, 'oh be buymuş meğer, korkacak bir şey yok, rahat olun' dedirten o son cümleyi yazmasaydı... Olabilecek tüm ihtimalleri düşündükten sonra son cümlenin gelmesi benim içimi rahatlattı doğrusu.

MI
27.02.2010 15:38
#42
Ortak, iyi tarafından bak bence! Ya Lord Trradomir; içimizi rahatlatan, 'oh be buymuş meğer, korkacak bir şey yok, rahat olun' dedirten o son cümleyi yazmasaydı... Olabilecek tüm ihtimalleri düşündükten sonra son cümlenin gelmesi benim içimi rahatlattı doğrusu.

 

Abimizdir, lordumuzdur, ustamızdır ama bu kadarını o mükemmeliyetçi mizacıyla bağdaştıramadım. Anlayın dostlar.. Boru değil trradomir'den bahsediyoruz. Hani mesela deseler ki o mahut hareketi bir başkası yaptı, inanırım. İnanmam değil. Ama Rado böyle şey yapar mıydı, böyle bir hareketi yapmaya o her biri bir altın kıymetinde parmakcağızları teşebbüs eder miydi? İnanasım gelmiyor, anlayın beni. Tamam ara sıra kola neyin gazlı içecekler içtikten sonra boğazından öyle bir ses çıkarırdı ki, oturduğumuz mekanda sanırsınız zelzele oluyor. Ama son ifşası beni hayretlere gark etti. O değil, ben türlü türlü hastalığa düçar olmadığıma seviniyorum. O elleri çamaşır suyuyla yıkasan kar etmezdi. Rabbim muhafaza etmiş bizleri..

ZA
27.02.2010 17:26
#43

''Yanarım, yanarım da; kapının önünde seni angasak kuşu gibi bekleyen ajansal sabrıma ve sen kapıda görününce haylazlığı daha yeni bitirmiş o temizlik abidesi (!) ellerine ajansal muhabbetimle sarıldığıma yanarım.''

 

Ya demek öyle...

 

''Tamam ara sıra kola neyin gazlı içecekler içtikten sonra boğazından öyle bir ses çıkarırdı ki, oturduğumuz mekanda sanırsınız zelzele oluyor.''

 

Yine demek öyle...

Not:.....................................

EL
27.02.2010 17:32
#44

Konuşurken yanlış kelime kullananların anında tekrar etme ve düzeltme takıntım var..pempe,eşki,zoba,kiprik vs vs..Hele bi de şapkalı k leri kalın okuyanlara gıcık oluyorum...Bir arkadaşım ikide bir tiskindim derdi ben de "tiskinmek değil tiksinmek" derdim biliyorum ben öyle söylüyorum derdi benim bu huyuma gıcık olmuyo değil hani arkadaşlarım ama ne yaparsın adı üzerinde takıntı işte..:)

27.02.2010 17:49
#45
Konuşurken yanlış kelime kullananların anında tekrar etme ve düzeltme takıntım var..pempe,eşki,zoba,kiprik vs vs..Hele bi de şapkalı k leri kalın okuyanlara gıcık oluyorum...Bir arkadaşım ikide bir tiskindim derdi ben de "tiskinmek değil tiksinmek" derdim biliyorum ben öyle söylüyorum derdi benim bu huyuma gıcık olmuyo değil hani arkadaşlarım ama ne yaparsın adı üzerinde takıntı işte.. :)

 

 

öss ye mi hazırlanıyosun :D gennellikle bu düzeltmlerin en çok peyda olduğu dem:D

EL
27.02.2010 19:18
#46

Hayır ÖSS ye hazırlanmıyorum o demler bizden çoktan geçti ki zaten ÖSS ye hazırlanırken de çok fazla Türkçe dilbilgisi çalıştığım söylenemz takıntı olacak kadar ..Ben sayısal olduğum için o zamanlar herhangi bir olayı fiziksel kuralıyla ya da kimyasal kuralıyla filan açıklamaya çalışırdım ya da insanlardaki fizyolojik olayların biyolojik açıklamasını yapmaya çalışırdım:)

Kelimeleri düzeltme takıntısı tamamen güzel Türkçemizin korunması adına :)

27.02.2010 19:43
#47
öss ye mi hazırlanıyosun gennellikle bu düzeltmlerin en çok peyda olduğu dem:D

 

Sen hazırlanmadın galiba Büşraa :)

TR
27.02.2010 21:57
#48
Abimizdir, lordumuzdur, ustamızdır ama bu kadarını o mükemmeliyetçi mizacıyla bağdaştıramadım. Anlayın dostlar.. Boru değil trradomir'den bahsediyoruz. Hani mesela deseler ki o mahut hareketi bir başkası yaptı, inanırım. İnanmam değil. Ama Rado böyle şey yapar mıydı, böyle bir hareketi yapmaya o her biri bir altın kıymetinde parmakcağızları teşebbüs eder miydi? İnanasım gelmiyor, anlayın beni. Tamam ara sıra kola neyin gazlı içecekler içtikten sonra boğazından öyle bir ses çıkarırdı ki, oturduğumuz mekanda sanırsınız zelzele oluyor. Ama son ifşası beni hayretlere gark etti. O değil, ben türlü türlü hastalığa düçar olmadığıma seviniyorum. O elleri çamaşır suyuyla yıkasan kar etmezdi. Rabbim muhafaza etmiş bizleri..

'Halini ifşa etme, senin için yaptığım iyilikleri başkalarına sakkın sakkın sakın ha söyleme' demiştim. 'Her gün benim verdiğim bir lokma havyarla yaşadığını, benim Halk Ekmek'ten alıp sana verdiğim simitleri satarak maişet temin etmeye çalıştığını; sarayımın eşiğini şapır şupur öperek, her aşağıya inişimde elime ayağıma sarılarak benden himmet dilenmekten vazgeçemediğini sakın ha kimseye çaktırma, bak tevazu ve hicabımdan pancara dönerim sonra' demiştim. 'İhsanın hası gizli olandır, kimse senin gibi karavana bir adama yardım ettiğimi bilmesin; bak duyulursa melametim ortaya çıkar, herkes derviş meşrebimi öğrenir' deyu seni protez kafana girmez diye bir değil iki değil, tam on sekiz milyar kere ikaz etmiştim. Hay kara kuru kafana lamalar okyanuslar dolusu tükürsün, gelip bunları burada bizi izleyen yetmiş milyonun önünde itiraf edesin diye mi ben sana bu hassasiyetimi anlattım. Basmacı adam olsa, Fenerbahçe adam olsa sen maymun olamazsın (çok kızgınım sarı-lacivert renkli sıpalara bu aralar). Rezil adam, sen değil misin benim pamuk gibi, mevzun ve maharetkâr ellerimi leş gibi gözyaşlarınla ve pitonlar misali uzayan burun suyunla her görüşmemizde kaybeden. Allah sizi inandırsın ki (kendiliğinizden inanmazsınız zaten hazirun bozuntuları sizi), bu ajanlık hülyalısı ellerime sarılıp ağlamaya başladığında ellerimi kaybediyorum. O iğrenç çamur deryasında, o mikrop yatağı salya bulamacında ellerim; kendilerini bulup çekemeyeceğim derecede tahakkümümden çıkıyor. Bir de şu herif sanki Babil hükümdarı Nabukatnezar devrinden kopup gelmiş bir hortlak sanki azizan, Allah buna bir kemik vermiş ki adam insan değil, organik matkap mübarek. Sarılana dek dünyanın en yüce sanat eserlerinden bile daha bedii bir şekle sahip olan narin ellerim, bu iskeletorun sarılmasından insanüstü bir gayret, hatta hamiyet ile onları kurtardıktan sonra İstiklal Harbi sonrasının Yunan tahribine uğramış Anadolu yolları gibi çukurlu, yıpranmış, yamuk yumuk bir hal alıyor. Yani efendim, deliler gibi kıskandığı ellerimi kendine benzetiyor desem yalan olmaz. Yaa, işte erenler, yumurtaya can veren yüce Rabbim neler halkediyor, bakın da görün. Beslendiği çanağa tükürür gibi şimdi gelmiş, benim steril ellerime laf söylüyor. Heyhat, en sevdiğim yemeklerin içinde bulunduğu tencerelere, başkaları yemesin de sırf bana kalsın diye tükürdüğüm vakiidir ama; beslendiği çanağa tükürmek rezilliğini deyim manasıyla gerçekleştiren ilk tanıdık da bu velinimetine ihanet eden haindir. Yıkıl!

 

Bir de, - madem ki sırrım fâş oldu, artık bunları anlatmamda beis yok - kendim kola içerken bu garibe de ısmarlarım. Sonra ağlar, üzülür, yazıktır; hem garibana himmet sevaptır. Her neyse, kola'yı içtiğimde, gönlümün içindeki sevda bülbülü dile gelir ve en hissî perdeden, hayata ve aşka dair hikmetli nameler terennüm etmeye başlar. Anlayan arifâna öyle güzel şeyler söyler ki, sadece o bülbülümün tedrisatından geçen bir kimse ilmin ve irfanın künhüne vakıf olur, kainatın zerrelerindeki tüm esrarı şıppadanak çözüverir. Dünyanın en tatlı musikisinden daha da güzel olan ol sevda bülbülümün efsunkâr ötüşlerini, bu rezil adam çok afedersiniz g ile başlayan o insani zaaf ile açıklama teşebbüsünde bulunmuş sanki. Yahu akıl var mantık var azizan, ben hiç o işi yapar mıyım? Ayy, ne kadar iyraanç. Besicisinin gözünü oymaya çalışan bu kara Ahıska kargası utanmadan yalan da söylüyor. İhsanlarımla şerefyâb olma bahtiyarlığına henüz eremediği halde şükretmekten geri durmayan görünmez nâm veliahdıma bakıp da ibret alacağın yerde, uzun dalga radyoları gibi cızırdıyorsun yahu. Sen nasıl bi şeysin birader? (Oğlum bittin sen, bundan sonra koladan önce soğan da tüketip daima burnuna müteveccih oturacağım, benden günah gitti!)

 

Gelmiş burada çatlak ellerine, kendi üretimim olan ve eşi benzeri bulunmayan cilâdan sürüp sürmediğimin muhabbetini yapıyor. Rezil adam! Sen buna layık olabildin mi de zımpara kağıdı getirsem, boya-badana yaptırsam yine de kurtaramayacağım o el adını verdiğin, üstü kıldan brokoli kafasına dönmüş iskelet parçalarına kendi cilamdan ihsan etmemi bekliyorsun? Daha çok beklersin. Hem belki senin hor gördüğün o iksirdedir senin şifan, ne biliyorsun? Adama iyilik de yaramıyor yahu.

 

O diil de, seni sevmeyen ölsün be ajanım. Allah en gecinden versin tabi, o ayrı. Ahaha.

MI
28.02.2010 12:55
#49

Vışşşş! ( Made in Basmacı)

 

Al sana en güzel girizgah!..

 

-radonunhışmınauğrayacağımaveresiyedefteriminkabardığıkasabamanavauğrarımdahaiyi-

 

-gizliama-

 

Bir hakikati deşifre etmek tarihin her döneminde zor bir hadise olmuştur. Çünkü hakikatler acıdır; acı da kolasız gitmez. Kola da herkese yaramaz. Bazısı olmadık sesler çıkarır, ammenin rahatını tedavülden kaldırır. Al sana Aristo mantığı. Ne bekliyordun?

 

O çizdiğin portre ben olamam ayrıca. Aynaya bakacağım; eğer bensem, 8, 95 mm çapındaki ağır namlulu, tam ve yarı otomatik su tabancamla suratıma sıkacağım. Ayılmak için. Çünkü o, ben olamam. Nihahahaha.

PE
28.02.2010 16:57
#50

Her başlıkta hezimet, her başlıkta gözyaşı... Olmaz ki canım, birazcık da acıyınız. Deveyi yardan uçuran bir tutam otmuş kıymetli izleyiciler. İşte bizim sitenin deveside benden bir önceki mesajın ve yerlerde sürünen ajansal hislerin sahibi... Çok üzüldüm. :)

ZI
28.02.2010 22:04
#51

Bu kadar cesareti tebrik edilir vallahi de :)

trradomir abi neyapmışsın sen öyle ya hu

sıkı durun devamı gelecek gibi duruyor

 

Takıntılara geleceksek eğer çıkamayabiliriz

Şizofren olmak korkunç bişey

Aman diyim çok takmayın kafayı bozarsınız sonra :)

Aklıma ilk geleni söyleyeyim plakalar

Abi her gördüğüm plakayı bi sonraki göreceğim plakaya kadar,o 5-10 sn lik arada aklımda tutmaya çalışıyor sonrasında da karşılaştırma yapıp ondan bir düzine evlat yetiştiriyorum :)

 

Bu konuyla siteye giriş yaptık

Efendiler bir psikopat daha geldi siteye

Mübarek ola

MI
28.02.2010 22:54
#52
Her başlıkta hezimet, her başlıkta gözyaşı... Olmaz ki canım, birazcık da acıyınız. Deveyi yardan uçuran bir tutam otmuş kıymetli izleyiciler. İşte bizim sitenin deveside benden bir önceki mesajın ve yerlerde sürünen ajansal hislerin sahibi... Çok üzüldüm. :)

 

Hezimet değil efenim, muhabbet muhabbet!.. Galiba sizin takıntınız da ben oldum. Her mesajıma bir gönderme. Dikkat edin, pempeden mora dönmesin renginiz.

 

 

Bu kadar cesareti tebrik edilir vallahi de :)

trradomir abi neyapmışsın sen öyle ya hu

sıkı durun devamı gelecek gibi duruyor

 

Takıntılara geleceksek eğer çıkamayabiliriz

Şizofren olmak korkunç bişey

Aman diyim çok takmayın kafayı bozarsınız sonra :)

Aklıma ilk geleni söyleyeyim plakalar

Abi her gördüğüm plakayı bi sonraki göreceğim plakaya kadar,o 5-10 sn lik arada aklımda tutmaya çalışıyor sonrasında da karşılaştırma yapıp ondan bir düzine evlat yetiştiriyorum :)

 

Bu konuyla siteye giriş yaptık

Efendiler bir psikopat daha geldi siteye

Mübarek ola

 

Bir sen eksiktin. Gel bakalım.

ZI
28.02.2010 23:07
#53

Hakkaten de ya bi ben eksikmişim,çağırdınız beni ama,hissettim ben.

 

Ha bir de indi-bindi 1,20 iken 1,25 alan minibüsçülere taktım kafayı abi.

Kadıköy-Pendik hattı sapıttı

Batıcaz böyle giderse ya hu

PE
28.02.2010 23:09
#54
Hezimet değil efenim, muhabbet muhabbet!.. Galiba sizin takıntınız da ben oldum. Her mesajıma bir gönderme. Dikkat edin, pempeden mora dönmesin renginiz.

 

Allah düşmanımın başına vermesin böyle muhabbbet. Siz de dikkat edin isminizin baş harfi düşmesin. :)

MI
28.02.2010 23:19
#55
Allah düşmanımın başına vermesin böyle muhabbbet. Siz de dikkat edin isminizin baş harfi düşmesin. :)

 

Keşke o harf granit olsa da senin kafana düşse. Düşse de memleket rahat etse.

PE
01.03.2010 00:01
#56

Ya file dönüşüp senin kafana düşerse nolacak? Şimdi de kendini memleket sanmaya başladı.. Vah garibimmmmmmm.... :)

NE
02.03.2010 22:45
#57

İlaç verdikten sonra,aç mı tok mu alcam bunu sorusuna takıntılıyım

Kimliklerini yanında taşımayan insanlara,hala tc kimlik no sunu yanında bulundurmayanlara takıntılıyım

Lütfen yapmayın siz de :)

EL
09.03.2010 17:10
#58

Takıntılar.. Galiba en büyük takıntım mazide kalmış her şeyi psikopatça niteledirilebilecek bir şekilde hafızamda tutmam. En ufak bir hareket, bir kırık sandalye, buğulu bir cam, karlı mesafeler, hayırsız geceler, uzanılması zor hayaller... Arkadaşlar, akrabalar, mekanlar, o kırık dökük vakitler.. Hepsini olmasa da bende iz bırakan şeylerin büyük bir bölümünü hatırlıyorum. Zihnim o yüzden hep doludur.

 

Diğer bir takıntım da insanları belki bazen onlardan daha çok düşünmek. Düşünmek mevzuu şöyle. Onu, kendisinin bile farkında olmadığı halleriyle, hareketleriyle, teferruatlarıyla hayal edebilmem alakasız yerlerde.. Çok olur bana.

 

Daha başka.. Vardır herhalde..

28.03.2010 17:39
#59

otobüsdeyken ineceğim durak yaklaşınca gereksiz bir korku gelmesi :)

AB
29.03.2010 01:01
#60

evden cıkınca dıs kappıyı kitleyip 1 - 2 defa kontrol ettikten sonra yola koyuluorum ...aklımdan farklı bi kac düşünce gectikten sonra..tekrar kapıyı hatırlıorum..eger cok uzak degılsem tekrar donup kontrol ediorum:D..aslında ii bisey:P

15.04.2010 00:50
#61

-konuşurken yutkunuyorum...(nefret ettiğim bir durum bu)

-Saçlarımla sürekli oynuyorum.

-Sakızı katledercesine çiğneyenleri yanımdan hemen uzaklaştırırm.

 

vesair durumlar...

SA
03.08.2010 15:14
#62

Çok güzel paylasımlar gelmiş hepsini erinmeden okudum..neseliydi aramızda bayağı normaller var anlasılan. ben de bırkac tane dile getireyim de kendinizi yalnız hissetmeyin. 1.adeta sakızla kavga edercesine çiğneleyenleri gözlerimle dovmek. 2.gece kesinlıkle saat tık tıkında uyuyamamak. (saatleri duvardan indirdigimi dahi hatırlarım) 3.hıckıran kısılere anında bır bardak su kosturmak (o ses de bana dehsetul vahset birsey)3.asla kıtap okurken dıger baslıga gelmeden elden bırakmamak ya da cıft sayılarda bırakmak.4.gözlugumde eger ufacık bır leke hissedersem temızlemeden duramamak.( 2 gözlugum bu sekılde kırılmıstır)5.okudugum kıtaba kesınlıkle ayrac bırakmak.(sayfanın katlanmasından nefret ederim)6. konusurken kişinin ımmm gibi m harfinın yakasını bır turlu bırakmamak, sureklı meddi munfasıl yapmak... sımdılık aklıma gelenler bunlar.

FU
03.08.2010 15:30
#63

uyuduğum odanın kapısı açıksa uyuyamam :D (istediği kadar sıcak olsun oda)

03.08.2010 16:10
#64

Günde en az 3 bardak çay içmem gerekir,hele hele kitap okurken kesinlikle yanımda olması lazım. Yoksa baş ağrısı çekiyorum. Psikolojik heralde manyak mıyım neyim:)

 

Öss zamanında odama kapanıp hergün bir termos çayı bitirdiğimi hatırlarım.Annem odama uğrayıp , ''yaşıyor çok şükür!! ''dediği zamanlardı vay bee ne çabuk geçmiş.

 

 

Sınavlarda da genellikle en son ben çıkarım. Bütün sorular bitmiştir,tekrarlar yapılmıştır ama hala oturulur :D

 

Bazen 'belki unuttuğum önemli yerler vardır bi duruyum şöyleeeee' diye beklerim.

 

Bazen asistanların erken cıkıp gitmesine (çünkü gerekten sıkılıyorlar o zamanlarda erken bitirseler de gitsek derdindeler)izin vermemek için otururum, en manyak gülümsememle yüzlerine bakarım falan.

 

Bazen de arkadaşlara gıcıklık yaptığım olur(baktım ki sinir asistanlar sınava girmemiş) . Dışarda beklesinler, işleri ne çıkmıyorum leyyynn!! eheheh dıye... :D

 

(harbi manyağım)

03.08.2010 18:58
#65
Günde en az 3 bardak çay içmem gerekir,hele hele kitap okurken kesinlikle yanımda olması lazım. Yoksa baş ağrısı çekiyorum. Psikolojik heralde manyak mıyım neyim:)

 

Öss zamanında odama kapanıp hergün bir termos çayı bitirdiğimi hatırlarım.Annem odama uğrayıp , ''yaşıyor çok şükür!! ''dediği zamanlardı vay bee ne çabuk geçmiş.

 

 

Sınavlarda da genellikle en son ben çıkarım. Bütün sorular bitmiştir,tekrarlar yapılmıştır ama hala oturulur :D

 

Bazen 'belki unuttuğum önemli yerler vardır bi duruyum şöyleeeee' diye beklerim.

 

Bazen asistanların erken cıkıp gitmesine (çünkü gerekten sıkılıyorlar o zamanlarda erken bitirseler de gitsek derdindeler)izin vermemek için otururum, en manyak gülümsememle yüzlerine bakarım falan.

 

Bazen de arkadaşlara gıcıklık yaptığım olur(baktım ki sinir asistanlar sınava girmemiş) . Dışarda beklesinler, işleri ne çıkmıyorum leyyynn!! eheheh dıye... :(

 

(harbi manyağım)

 

 

şimdi hocam sınavda unuttuğum önemli yerler var bi duruyum şöyle belki aklıma gelir olayı değildir o :D göze kardeş aynısı bende de olurdu o acaba boş kalan soruların cevaplarını kimle ve hocaya çaktırmadan nasıl bi şekilde doldurabilirim sendromudur. :D

03.08.2010 20:30
#66

Yooo tövbeee amacım o değil ya. :D :D

AL
07.07.2017 16:00
#67

1. Karşılaşıldığında, cami çıkışında ya da bir şekilde bir araya gelindiğinde parmaklarının ucuyla tokalaşan adamlara ve bu tokalaşma şekline takıntılıyım. kendimi, sanki karantinaya alınmış bir insan gibi hissettiriyorlar bana.

 

2. Düzen takıntım var birde. Şimdiki nesil simetri mi mimetri mi ne diyor buna? Her şey tertipli düzenli olacak. Şekilcilik değil ha, bir tür olması gerekenin olması gerektiği yerde olması. (aşırı felsefi bir söz oldu ama anlatabilmişimdir inşallah)

 

3. Konuşurken karşısındakinin yüzüne değilde sağa sola, ileri geri, öne arkaya bakıp; ucundan kıyısından dâhi olsa göz teması kurmayan ayarsızlara hem ayarım hemde takıntılıyım.

19.04.2018 22:40
#68

Bir insanın bana iyi yada kötü söylediği sözlere takarım acaba bişe mi olduda bu böyle dedi diye.Ama sonra geçer.

NF
02.10.2018 15:40
#69

Kaşık, çatal, bıçak ile tabağı çizmek ve o çıkan ses...

NF
15.10.2018 10:19
#70

Aklıma bir şey gelir dilimin ucundadır ama bir türlü çıkmaz ya. İşte onu bulana kadar delirmek.

NF
17.10.2018 12:18
#71

Merdiven çıkarken saymak :D

NF
27.10.2018 15:13
#72

Bir işi yarıda bırakıp bir yenisine başlamak genel olarak.

NF
29.10.2018 17:26
#73

Yemekten sonra ellerimi yıkamamam :P