Gençliğe Hitabe

Başlatan: CemalYusuf Tarih: 07.01.2011 14:52 Cevap: 4

CE
07.01.2011 14:52
#1

"zaman bendedir ve mekân bana emanettir!" şuurunda bir gençlik...

 

devlet ve milletinin büyük çapa ermiş yedi asırlık hayatında ilk ikibuçuk asrını aşk, vecd, fetih ve hakimiyetle süsleyici; üç asrını kaba softa ve ham yobaz elinde kenetleyici; son bir asrını, allah'ın kur'an'ında "belhüm adal" dediği hayvandan aşağı taklitçilere kaptırıcı; en son yarım asrını da işgal ordularının bile yapamayacağı bir cinayetle, türkü madde plânında kurtardıktan sonra ruh plânında helâk edici tam dört devre bulunduğunu gören... bu devirleri yükseltici aşk, çürütücü taklitçilik ve öldürücü küfür diye yaftalayan ve şimdi, evet şimdi... beşinci devrenin kapısı önünde dimdik bekleyen bir gençlik...

 

gökleri çökertecek ve yeni kurbağa diliyle bütün "dikey"leri "yatay" hale getirecek bir nida kopararak "mukaddes emaneti ne yaptınız?" diye meydan yerine çıkacağı günü kollayan bir gençlik...

 

dininin, dilinin, beyninin, ilminin, ırzının, evinin, kininin, öcünün davacısı bir gençlik...

 

halka değil hakka inanan, meclisinin duvarında "hakimiyet hakkındır" düsturuna hasret çeken, gerçek adaleti bu inanışta ve halis hürriyeti hakka kölelikte bulan bir gençlik...

 

emekçiye "benim sana acıdığım ve yardımcı olduğum kadar sen kendine acıyamaz ve yardımcı olamazsın! ama sen de, zulüm gördüğün iddiasiyle, kendi kendine hakkı ezmekte ve en zalim patronlardan daha zalim istismarcılara yakanı kaptırmakta başıboş bırakılamazsın!", kapitaliste ise "allah buyruğunu ve resul ölçüsünü kalbinin ve kasanın kapısına kazımadıkça serbest nefes bile alamazsın!", ihtarını edecek... kökü ezelde ve dalı ebedde bir sistemin aşkına, vecdine, diyalektiğine, estetiğine, irfanına, idrakine sahip bir gençlik...

 

birbuçuk asırdır yanıp kavrulan, bunca keşfine ve oyuncağına rağmen buhranını yenemeyen ve kurtuluşunu arayan batı adamının bulamadığını, türkün de yine birbuçuk asırdır işte bu hasta batı adamında bulduğunu sandığı şeyi, o mübarek oluş sırrını çözecek ve her sistem ve mezhep, ortada ne kadar hastalık varsa tedavisinin ve ne kadar cennet hayali varsa hakikatinin islâm'da olduğunu gösterecek ve bu tavırla yurduna islâm âlemine ve bütün insanlığa numunelik teşkil edecek bir gençlik...

 

"kim var!" diye seslenilince, sağına ve soluna bakınmadan, fert fert "ben varım!" cevabını verici, her ferdi "benim olmadığım yerde kimse yoktur!" duygusuna sahip bir dava ahlâkını pırıldatıcı bir gençlik...

 

can taşıma liyakatini, canların canı uğrunda can vermeyi cana minnet sayacak kadar gözü kara ve o nisbette strateji ve taktik sahibi bir gençlik...

 

büyük bir tasavvuf adamının benzetişiyle, zifiri karanlıkta ak sütün içindeki ak kılı farkedecek kadar gözü keskin bir gençlik...

 

bugün, komik üniversitesi, hokkabaz profesörü, yalancı ders kitabı, çıkartma kağıdı şehri, muzahrafat kanalı sokağı, fuhş albümü gazetesi, şaşkına dönmüş ailesi ve daha nesi ve nesi, hasılı, güya kendisini yetiştirecek bütün cemiyet müesseselerinden aldığı zehirli tesiri üzerinden silkip atabilecek, kendi öz talim ve terbiyesine, telkin ve telbiyesine memur vasıtalara kadar nefsini koruyabilecek, tekbaşına onlara karşı durabilecek ve çetinler çetini bu işin destanlık savaşını kazanabilecek bir gençlik...

 

annesi, babası, ninesi ve dedesi de içinde olsa gelmiş ve geçmiş bütün eski nesillerden hiç birini beğenmeyen, onlara "siz güneşi ceketinizin astarı içinde kaybetmiş marka müslümanlarısınız! gerçek müslüman olsaydınız bu hallerden hiçbiri başımıza gelmezdi!" diyecek ve gerçek müslümanlığın "ne idüğü"nü ve "nasıl"ını gösterecek bir gençlik...

 

tek cümleyle, allah'ın, kâinatı yüzüsuyu hürmetine yarattığı sevgilisinin âlemleri manto gibi bürüyen eteğine tutunacak, o'ndan başka hiçbir tutamak, dayanak, sığınak, barınak tanımayacak ve o'nun düşmanlarını ancak kubur farelerine denk muameleye lâyık görecek bir gençlik...

 

bu gençliği karşımda görüyorum. maya tutması için otuz küsür yıldır, devrimbaz kodamanların viski çektiği kamıştan borularla ciğerimden kalemime kan çekerek yırtındığım, kıvrandığım ve zindanlarda çürüdüğüm bu gençlik karşısında uykusuz, susuz, ekmeksiz, başımı secdeye mıhlayıp bir ömür allah'a hamd etme makamındayım. genç adam! bundan böyle senden beklediğim, manevî babanın tabutunu musalla taşına, anadolu kıtası büyüklüğündeki dâva taşını da gediğine koymandır.

 

surda bir gedik açtık; mukaddes mi mukaddes!

ey kahbe rüzgâr, artık ne yandan esersen es!..

 

allah'ın selâmı üzerine olsun!

 

2. gençliğe ağır gelmiş bir hitâbedir. gençlik ekseriyetle bu kabîl kallavî sözleri anlayıp hazmedecek idrak seviyesinde olmamıştır. böylece bunları bir hareket noktası kabul edip, üzerine bir şeyler koyabilmek yerine, renkli oyuncaklar gibi ellerinden, şekerli sakızlar gibi ağızlarından eksik etmemiş ve necib fazıl'ın neredeyse her sözü gibi, bunların da içini boşaltıncaya kadar uğraşmıştır. necib fazıl'ın çok özlediği gençliğin, onun eserlerine yaptığı cânım atlasları eğri büğrü kesip kesip mendil yapmaktan öte bir şey değildir: necib fazıl cümlelerini bir sürü slogan ve klişeye tahavvül ettirmişler, kendileri yükselmek yerine, sözün kıymetini kendi seviyelerine indirmişlerdir. çıkmaz sokağın birinden dönüp bir başkasına girmişler, yeni yeni müslümanlık markaları icat etmişlerdir. yazıktır. kalabalıktan uzak durmak gerekmektedir. diğer yandan sürüden ayrı durup nefsine mukayyet olmak da müşkildir, allah sonumuzu hayreyleye.

(sirkencubin, 23.07.2003 09:46)

 

 

 

 

 

3. atatürk'ün gençliğe hitabesi ile mukayese edilmemesi gereken, aynı türde farzolunursa edebî bakımdan zaafları görülen bir metindir. belki hitabe havasında, heyecan dozu yüksek bir deneme kabul edilmelidir.

 

devlet ve millet hayatının kaç asırdan meydana geldiğini tesbit etmek ve bunu devrelere ayırmak, bir hitabe için menfi puan getirir. bunlar belki tarih görüşü hakkında bir deneme için malzeme olabilir. tartışılabilir olması bir yana, hitabe için gereken sadelik, üsluplandırılmış olma hali, kesme billûr hâleti yoktur bu kısımda.

 

hitabe, şiire çalan bir şeydir, mecazen kutsal metin kabul edilebilecek bir şeydir, içinde kurbağa lisanına yer olmamalıdır. tasvip etmediğiniz kelimeleri belki bir hiciv yazısına kabul edebilirsiniz, ama hitabede söylemek, üstüne bir de kullandığınız kelimeler hakkında yorum yapmak, güzel bir tezhibin kenarına sinek fotoğrafı yapıştırmaya benzer.

 

emekçiye, kapitaliste nasihat de kanaatimce hitabenin havasına uymamaktadır. gençliğin bu husustaki vazifesini işaret kabilinden bir cümle ile icmâl edip tafsilini başka metinlere bırakmak evlâdır. "komik üniversite, hokkabaz profesör" ve saire diye saydırmak yine dümeni hiciv tarafına kırmakta, "güneş", "astar", "marka" polemik cihetine yalpa etmektedir. "tek cümleyle" hitabe nev'inin billur parıltısını görmeye başlamış iken, kâsenin içinden kubur fareleri çıkıyor, metne yakışmıyor. velhasıl güzel yazı, ama gençliğe hitabe olarak değil.

(sirkencubin, 23.07.2003 10:00)

 

 

 

4. sanirim ozellikle sag egilimli yazar, cizer ve dusunurlerde bir olguyu kendine dogru egerek gercek diye yutturma cabasi hakim. asagida cumlede bu acikca gorunmekte

 

" ... bunca keşfine ve oyuncağına rağmen buhranını yenemeyen ve kurtuluşunu arayan batı adamının bulamadığını..."

 

hangi buhrandan bahsetmekte bati hangi buhranini yenememis pek anlamis degilim? kisisel bir kac gozleme dayanan ornekler boyle geneli kapsar bir gerceklik olarak verilince pek kimsede sorgulamiyor isin aslini. birileride tam tersine 'bati adami' dogu adamina gore kurtulusunu coktan bulmus diyebilir. hayattan beklentileri, hayata kattiklari ve gelecek kusaklara biraktiklarina

CE
07.01.2011 14:55
#2

EVET GENÇLİĞE AĞIR GELDİĞİ MUHAKKAK. BU TESBİTİNİZE CANI GÖNÜLDEN KATILIRIZ.

KÖKLERİMDENVE SAHİP OLDUĞUMDEĞERLERDEN UMACI GÖRMÜŞ GİBİ UZAKLAŞANBÜTÜNSERMAYESİ GEÇMİŞİNE VE KÖKLERİNE ÇEMKİRMEKTEN İBARET,

HİÇ BİR FİKRİ ALT YAPISI VE DAHA DA ACISI BÖYLEBİR DERDİ OMAYAN,SEYRETTİĞİMKANALİZASYONLARDAN CÜŞA GELEREK; HAYATA MUTFAKYATAKODASI VE TUVALET ÜÇGENİNDEN BAKTIĞIM SÜRECE ANLAMAM DA, GÜNEŞİN BATIDAN DOĞUP, DOĞUDAN BATMASI GİBİ MÜMKÜN MÜ?

 

 

SAF VE MÜCEERET FİKİR KARŞISINDA ONU ANLAMAKYERİNE ,KOLERA MİKROBU GÖRMÜŞ GİBİ ÜZERİNE KİREÇ DÖKMEKTEN BAŞKA BİR ÇARESİ OLMAYAN GENCİM

NE YAPSIN DEĞİL Mİ? MESELEYİÇÖZEMİYORSAM İDRAKİM GELİŞMEMİŞ , DOĞUM SIRASINDA EBE ÇOK OLUNCA ÇOCUK TERS GELMİŞ, OKSİJENSİZ KALINCA BU DURUMA DÜŞMÜŞ.GENCİM, SUÇSUZUM HÂKİM AMCA!!!

 

DOLDURMA VE BOŞALTMA İŞİNİ, MUTFAKTA HOR HOR!! YATAK ODASINDA HI HIR!! TUVALETTE ZOR ZOR!!! OLARAK GÖREN GENCİM BEN, NE ANLARIM DOLU OLANDAN BOŞ OLANDAN.HAYATIMKANALİZASYONLARA DOLDUR BOŞALTLA GEÇİYOR. YENİ VE ESKİ MÜSLÜMANLIK DİYE BİRSÖZLLANMIŞIM.BU SÖZ,MANDA B.....'NUN İÇİNDE BİR ÇİÇEK NASIL BEDİÎ DURUYORSA,KIYMETİ O NİSPETTEDİR. ''İSLÂM SOLMAZ VE PÖRSÜMEZ , ESKİMEYENYENİ'' ESKİYEN , SOLAN , PÖRSÜYEN BEYNİM VE FİKİRLERİMDİR.

 

 

DÜNYADA DÖRT ÇEŞİT İNSAN VARDIR. '' BİLMEYEN, BİLMEDİĞİNİ BİLMEYEN, O AHMAKTIR UZAK DURUN. BİLMEYEN, BİLMEDİĞİNİ BİLEN, O SÂFTIR, TEMİZDİR. ONA ÖĞRET. BİLEN, BİLDİĞİNİ BİLMEYEN, O UYKUDADIR. ONU UYANDIR. BİLEN, BİLDİĞİNİ BİLEN. O ÂRİF İNSANDIR. TAKİP ET. SİR WALTER SCOOT'''

İSLÂM BİN DÖRTYÜZ OTUZ İKİ YIL ÖNCE NASIL EŞİ BENZERİ OLMAYAN BİR GÜNEŞ GİBİ DOĞDU İSE,HÂLÂ YÖRÜNGESİNDE ANLI VE ŞANLIDIR.

 

MÜSLÜMANLIK BİR MARKA DEĞİL, ALNIMDA BİR ŞEREFTİR.

 

 

 

BİN DOKUZ YÜZ OTUZLU YILLARDAN ÖNCE, SULTANI ŞUAARA ( ŞAİRLERİN SULTANI) DİYE ZITLARI TARAFINDAN BİLE YERE ĞÖĞE SIĞDIRILAMAYAN ÜSTAD, KENDİ İFADESİYLE '' TAM OTUZ YIL, SAATİM İŞLEMİŞ BEN DURMUŞUM--- GÖKLERDEN HABERSİZ UÇURTMA UÇURMUŞUM'' DİYEREK, HAKİKİ MÜRŞİDİNİ BULUNCA,GERÇEK ADALETİ VE HALİS HÜRRİYETİ HAK'KA KÖLELİKTE BULDUĞU İÇİN Mİ DEĞERİNDEN OLDU? UNUTMAYALIM ELMAS DEĞERİNDEN BİR ŞEY KAYBETMEZ

 

 

ŞU CÜMLEYE YÜREKTEN KATILIYORUM. ALLÂH YOLUMUZUDA , SONUMUZUDA HAYIR EYLEYE!!

CE
07.01.2011 21:49
#3

EVET GENÇLİĞE AĞIR GELDİĞİ MUHAKKAK. BU TESBİTİNİZE CANI GÖNÜLDEN KATILIRIZ.

KÖKLERİMDENVE SAHİP OLDUĞUMDEĞERLERDEN UMACI GÖRMÜŞ GİBİ UZAKLAŞANBÜTÜNSERMAYESİ GEÇMİŞİNE VE KÖKLERİNE ÇEMKİRMEKTEN İBARET,

HİÇ BİR FİKRİ ALT YAPISI VE DAHA DA ACISI BÖYLEBİR DERDİ OMAYAN,SEYRETTİĞİMKANALİZASYONLARDAN CÜŞA GELEREK; HAYATA MUTFAKYATAKODASI VE TUVALET ÜÇGENİNDEN BAKTIĞIM SÜRECE ANLAMAM DA, GÜNEŞİN BATIDAN DOĞUP, DOĞUDAN BATMASI GİBİ MÜMKÜN MÜ?

 

 

SAF VE MÜCEERET FİKİR KARŞISINDA ONU ANLAMAKYERİNE ,KOLERA MİKROBU GÖRMÜŞ GİBİ ÜZERİNE KİREÇ DÖKMEKTEN BAŞKA BİR ÇARESİ OLMAYAN GENCİM

NE YAPSIN DEĞİL Mİ? MESELEYİÇÖZEMİYORSAM İDRAKİM GELİŞMEMİŞ , DOĞUM SIRASINDA EBE ÇOK OLUNCA ÇOCUK TERS GELMİŞ, OKSİJENSİZ KALINCA BU DURUMA DÜŞMÜŞ.GENCİM, SUÇSUZUM HÂKİM AMCA!!!

 

DOLDURMA VE BOŞALTMA İŞİNİ, MUTFAKTA HOR HOR!! YATAK ODASINDA HI HIR!! TUVALETTE ZOR ZOR!!! OLARAK GÖREN GENCİM BEN, NE ANLARIM DOLU OLANDAN BOŞ OLANDAN.HAYATIMKANALİZASYONLARA DOLDUR BOŞALTLA GEÇİYOR. YENİ VE ESKİ MÜSLÜMANLIK DİYE BİRSÖZLLANMIŞIM.BU SÖZ,MANDA B.....'NUN İÇİNDE BİR ÇİÇEK NASIL BEDİÎ DURUYORSA,KIYMETİ O NİSPETTEDİR. ''İSLÂM SOLMAZ VE PÖRSÜMEZ , ESKİMEYENYENİ'' ESKİYEN , SOLAN , PÖRSÜYEN BEYNİM VE FİKİRLERİMDİR.

 

 

DÜNYADA DÖRT ÇEŞİT İNSAN VARDIR. '' BİLMEYEN, BİLMEDİĞİNİ BİLMEYEN, O AHMAKTIR UZAK DURUN. BİLMEYEN, BİLMEDİĞİNİ BİLEN, O SÂFTIR, TEMİZDİR. ONA ÖĞRET. BİLEN, BİLDİĞİNİ BİLMEYEN, O UYKUDADIR. ONU UYANDIR. BİLEN, BİLDİĞİNİ BİLEN. O ÂRİF İNSANDIR. TAKİP ET. SİR WALTER SCOOT'''

İSLÂM BİN DÖRTYÜZ OTUZ İKİ YIL ÖNCE NASIL EŞİ BENZERİ OLMAYAN BİR GÜNEŞ GİBİ DOĞDU İSE,HÂLÂ YÖRÜNGESİNDE ANLI VE ŞANLIDIR.

 

MÜSLÜMANLIK BİR MARKA DEĞİL, ALNIMDA BİR ŞEREFTİR.

 

 

 

BİN DOKUZ YÜZ OTUZ DÖRTTEN ÖNCE, SULTANI ŞUAARA ( ŞAİRLERİN SULTANI) DİYE ZITLARI TARAFINDAN BİLE YERE ĞÖĞE SIĞDIRILAMAYAN ÜSTAD, KENDİ İFADESİYLE '' TAM OTUZ YIL, SAATİM İŞLEMİŞ BEN DURMUŞUM--- GÖKLERDEN HABERSİZ UÇURTMA UÇURMUŞUM'' DİYEREK, HAKİKİ MÜRŞİDİNİ BULUNCA,GERÇEK ADALETİ VE HALİS HÜRRİYETİ HAK'KA KÖLELİKTE BULDUĞU İÇİN Mİ DEĞERİNDEN OLDU? UNUTMAYALIM ELMAS DEĞERİNDEN BİR ŞEY KAYBETMEZ

 

 

ŞU CÜMLEYE YÜREKTEN KATILIYORUM. ALLÂH YOLUMUZUDA , SONUMUZUDA HAYIR EYLEYE!!

CE
07.01.2011 21:50
#4

EVET GENÇLİĞE AĞIR GELDİĞİ MUHAKKAK. BU TESBİTİNİZE CANI GÖNÜLDEN KATILIRIZ.

KÖKLERİMDENVE SAHİP OLDUĞUMDEĞERLERDEN UMACI GÖRMÜŞ GİBİ UZAKLAŞANBÜTÜNSERMAYESİ GEÇMİŞİNE VE KÖKLERİNE ÇEMKİRMEKTEN İBARET,

HİÇ BİR FİKRİ ALT YAPISI VE DAHA DA ACISI BÖYLEBİR DERDİ OMAYAN,SEYRETTİĞİMKANALİZASYONLARDAN CÜŞA GELEREK; HAYATA MUTFAKYATAKODASI VE TUVALET ÜÇGENİNDEN BAKTIĞIM SÜRECE ANLAMAM DA, GÜNEŞİN BATIDAN DOĞUP, DOĞUDAN BATMASI GİBİ MÜMKÜN MÜ?

 

 

SAF VE MÜCEERET FİKİR KARŞISINDA ONU ANLAMAKYERİNE ,KOLERA MİKROBU GÖRMÜŞ GİBİ ÜZERİNE KİREÇ DÖKMEKTEN BAŞKA BİR ÇARESİ OLMAYAN GENCİM

NE YAPSIN DEĞİL Mİ? MESELEYİÇÖZEMİYORSAM İDRAKİM GELİŞMEMİŞ , DOĞUM SIRASINDA EBE ÇOK OLUNCA ÇOCUK TERS GELMİŞ, OKSİJENSİZ KALINCA BU DURUMA DÜŞMÜŞ.GENCİM, SUÇSUZUM HÂKİM AMCA!!!

 

DOLDURMA VE BOŞALTMA İŞİNİ, MUTFAKTA HOR HOR!! YATAK ODASINDA HI HIR!! TUVALETTE ZOR ZOR!!! OLARAK GÖREN GENCİM BEN, NE ANLARIM DOLU OLANDAN BOŞ OLANDAN.HAYATIMKANALİZASYONLARA DOLDUR BOŞALTLA GEÇİYOR. YENİ VE ESKİ MÜSLÜMANLIK DİYE BİRSÖZLLANMIŞIM.BU SÖZ,MANDA B.....'NUN İÇİNDE BİR ÇİÇEK NASIL BEDİÎ DURUYORSA,KIYMETİ O NİSPETTEDİR. ''İSLÂM SOLMAZ VE PÖRSÜMEZ , ESKİMEYENYENİ'' ESKİYEN , SOLAN , PÖRSÜYEN BEYNİM VE FİKİRLERİMDİR.

 

 

DÜNYADA DÖRT ÇEŞİT İNSAN VARDIR. '' BİLMEYEN, BİLMEDİĞİNİ BİLMEYEN, O AHMAKTIR UZAK DURUN. BİLMEYEN, BİLMEDİĞİNİ BİLEN, O SÂFTIR, TEMİZDİR. ONA ÖĞRET. BİLEN, BİLDİĞİNİ BİLMEYEN, O UYKUDADIR. ONU UYANDIR. BİLEN, BİLDİĞİNİ BİLEN. O ÂRİF İNSANDIR. TAKİP ET. SİR WALTER SCOOT'''

İSLÂM BİN DÖRTYÜZ OTUZ İKİ YIL ÖNCE NASIL EŞİ BENZERİ OLMAYAN BİR GÜNEŞ GİBİ DOĞDU İSE,HÂLÂ YÖRÜNGESİNDE ANLI VE ŞANLIDIR.

 

MÜSLÜMANLIK BİR MARKA DEĞİL, ALNIMDA BİR ŞEREFTİR.

 

 

 

BİN DOKUZ YÜZ OTUZLU YILLARDAN ÖNCE, SULTANI ŞUAARA ( ŞAİRLERİN SULTANI) DİYE ZITLARI TARAFINDAN BİLE YERE ĞÖĞE SIĞDIRILAMAYAN ÜSTAD, KENDİ İFADESİYLE '' TAM OTUZ YIL, SAATİM İŞLEMİŞ BEN DURMUŞUM--- GÖKLERDEN HABERSİZ UÇURTMA UÇURMUŞUM'' DİYEREK, HAKİKİ MÜRŞİDİNİ BULUNCA,GERÇEK ADALETİ VE HALİS HÜRRİYETİ HAK'KA KÖLELİKTE BULDUĞU İÇİN Mİ DEĞERİNDEN OLDU? UNUTMAYALIM ELMAS DEĞERİNDEN BİR ŞEY KAYBETMEZ

 

 

ŞU CÜMLEYE YÜREKTEN KATILIYORUM. ALLÂH YOLUMUZUDA , SONUMUZUDA HAYIR EYLEYE!!