Çok şey yazıldı çizildi film vizyona girmeden önce.İsrailden büyük tepkiler bekliyoruz ama hazırız dedi film yapımcıları.Ve en sonunda gösterime başladı KV Filistin.Filmin vizyona girdiği ilk haftada yoğunluktan ötürü gidemedim.İkinci haftasında gitmek ve izlemek nasip oldu.Gidemediğim bu bir hafta içerisinde o kadar çok övgü ve yorum dinledim ki,izledikten sonra günlerce etkisinden kurtulamayacağımı düşünüyordum.Öyle olmadı ne yazık ki.Bu sözlerimden filmi beğenmediğim veya başarısız bulduğum düşünülmesin.Sadece ekşından fazla hoşlanmayan birisi olarak,ekşın arası diyalog ve konu biraz sıktı beni.Siyasi olarak biraz daha kaşıyabilirlerdi mesela.Filistin halkına daha çok yer verebilirlerdi.Ama neticesinde şu da var Kurtlar Vadisi seyrediyoruz, ve genel olarak tarzları bu.Pusuyu devamlı olmasa da fırsat buldukça seyretmeye çalışan bir insanım.Bana göre film diziye nazaran çok daha başarılı olmuş.Efektler,müzikler,oyuncuların performansı diziyi en az ikiye katlardı.Kurtlar Vadisi Irakla hemen hemen aynı olaylar zincirlemesi var.Hapishane sahneleri,zikir çeken dervişler buna küçük bir örnek olabilir.Allahtan en sonunda Polatla Moşenin birebir dövüş sahnesi falan yoktu.:) İlginç ve ince bir nokta da başroldeki kadının Amerikalı ve Yahudi bir insanı canlandırması olmuş.Sadece yaraya odaklanan bir cerrah gözüyle bakmış yapımcılar.Hiçbir dine ya da millete boş yere hakarete girecek veyahut inciticek ne bir diyalog ne de unsur kullanılmış.
Her zaman en beğendiğim Türk oyunculardan birisi olan Erdal Beşikçioğlu rolünün hakkını başarılı bir şekilde vermiş.Tebrik etmek gerek.Sokakta adama saldırmaya falan kalkanlar olmamıştır umarım.Malum, Vadinin halkımız üzerinde çok büyük bir etkisi var.Mavi Marmara sahnesiyle başlayan filmin bazı bölümleri duygulanmama bazıları ise sinirden tırnakları avuçlarımın içerisine batırmama sebep oldu.Gerek dini,gerekse milli değerlerimizle umarsızca dalga geçen Muhteşem Rezalet dizisinden sonra böyle bir yapıma ihtiyacımız da vardı. Biz hasta olacak çocuğu cephede bile öldürmeyip düşünen milletiz sabrederiz, hata yaptığını anlar deriz sabrederiz, adam olur deriz baktık olmuyor gökten kurban inmesini beklemeyiz masumun tek teline dünyayı kurban ederiz. diyen Polata Senelerdir nerelerdeydiniz? diye sormadı Allahtan bir Filistinli.Cevap veremezdik çünkü. :(
Bir filmi sadece bir kurgu,senaryo olduğunu bilerek izlemekle,tamamen acı çok çok acı gerçekleri yansıttığını bilerek izlemek arasında oldukça büyük farklar var.Böylesi, insanın içini fena halde acıtıyormuş. Hele ki aylar öncesinde yüreklerimize taş gibi oturan Mavi Marmara olayının filmde giriş olarak kullanılması, unuttuklarımızı tekrar hatırlatıyor bizlere.Olaylar yaşanıyor, Gazzede katliam yapılıyor, insaniyet namına tamamen iyilik ve yardım amacıyla yola çıkmış bir gemiye saldırılıyor,ve biz dışarıdan izleyiciler birkaç gün üzülüp kendi meşgalemize geri dönüyoruz.Halbuki silah ve patlama sesi duymadan,gözlerini sakin ve huzurlu bir dünyaya açmanın ne demek olduğunu hayal dahi edemeyen yavrular var biraz ötemizde.Başarılı veya başarısız sadece unuttuklarımızı tekrar hatırlamamıza (ki sadece bu da değil) sebep olduğu için takdire şayan bir yapım.
Filmi izleyenlerde hakkındaki yorumlarını yazarlarsa görüş çeşitliliği bakımından oldukça iyi olur.
