(Sen de ne olduğunu ve ne olmadığını ve İslam'ın, müslümanlığın, kendi müslümanlığının neresinde olduğu gör...)
Utan Türk Utan!...
Utan Müslüman Türk Utan!... Olmayan Ahlakından Utan!... Müslüman Türk Utan!...
Neden, demeden evvel utan!... Hiç kimseye hiçbir şey sormadan evvela kendine sor ve utan!... Vicdan denen yalan bilmez, korku bilmez, yanlış bilmez aynanın karşısına geç ve utan!...
Utandıktan sonra dinle, oku!... Yüzlerce, binlerce, milyonlarca utanç sebebini bir kenara koyarak seni ölene dek utandıracak bir nedeni dinle ve oku!... Utandıktan sonra dinlediğin, okuduğun bir sebebi; işittikten, göz attıktan sonra duyarsan, duyar gibi olursan ve görürsen, görür gibi olursan tekrar utan!... Utandığına da utan!...
Neden?!!!...
Rahmetli(!) vergi rekortmenimiz; evet bizim, bizim, bizim rekortmenimiz Matild Manukyan için utan!... Utan, utan, utan!... O'nun için Müslümanlığın'dan utan!...
Ahlakı satışa çıkaran ahlaksız işindeki, fahişe pazarlamacılığı sanatındaki, senin de gayretlerinle onca ödüle layık görülen mesleğindeki iş ahlakını duy ve utan!...
Müslüman Türk utan!... Yahudilik sevdasıyla yanıp tutuşan Ermeni asıllı; hanlar ve hamamlar, katlar ve yatlar, haneler ve kerhaneler kraliçesinin gayesi için utan!...
Dükkanlarında; ya zevk için, ya ekmek için; ya çoşkuyla, ya korkuyla; ya bilerek, ya gülerek, ya da işini icra ederken dahi içinden hıçkıra hıçkıra ağlayarak çalışmak isteyen kadınlardan, senin, benim, bizim kadınlarımızdan;
"T.C . vatandaşı bu kadının, yasalara uygun olarak vücudunu para ile satması uygun görülmüştür" kaydının olduğu vesikaya ilaveten hatta malum resmi vesikaya ek olmadan evvela, en başta asıl şart olarak; "Müslüman" evet ey müslüman Türk; işyerlerinde maaş ile (yada belki de parasız ama can emniyeti, korunma, sığınma gibi herhangi bir şey karşılığında) çalışmak arzusunu duyan ve müracaat eden kadınlarda "Müslüman!... Müslüman!... Evet yalnız müslüman!..." olması şartını arayan Manukyan'a ve işine ve kendi içine; haline, ahvaline, niyyet ve gayretine bak ve utan!...
Dilindekini kalbine indiremeyişine utan!...
Müslümanım, dediğin halde İslam'dan yana bir nasibe eremeyişine utan!...
Allah Rasulü aleyhisselam'ı, "Allah'ın kulu ve rasulü" olarak kabul ettikten sonra; O'ndan (aleyhisselam), O'nun hayatından, sünnetinden hayatına hiçbir şey aksettirememiş oluşuna utan!...
Utanırsan ne mi olur!...
...
(Ne olacağını Allah dilerse "Seriyye Dergisi"nin Temmuz sayısında okuyabilirsiniz!...)