AYASOFYA'YI KİM AÇAMAZ?
İşte Ayasofya'nın tapu senedi ilk defa!
Ayasofya'nın ibadete açılması isteğini dillendirmek çok mu ayıp, çok mu ufuksuz bir istek? Ayasofya sadece kanun hükmünde bir kararname ile müze yıllardır!
02 Eylül 2011 Cuma 12:00
Ayasofya’nın Ramazan süresince TRT’de her gün arz-ı endam etmiş olmasına sevinmeli miyiz? Bu zamana kadar unut(tur)ulan bir mekanı TRT’nin hatırlamasına sevinmeliyiz belki. Belki seyretmişsinizdir; TRT’nin sahur programları Ayasofya Camii’nde yapılıyordu. Hem de canlı olarak. İlk gün Dursun Ali Erzincanlı’nın konuğu Emin Işık hoca idi. Erzincanlı belki boş bulundu da sordu belki sormadı demesinler diye şöyle bir değindi. Orasını bilmiyorum. Emin Işık’a, Ayasofya ibadete açılsa iyi olmaz mı gibi bir dilekçik cümlesi idi bu. Emin Işık, TRT’de bulunduğunu, durumun gayet nazik olduğunu unutmadı ve bunlar siyasi işler deyip meseleyi kapattı.
Meseleyi kapatmıyorum
Belki ben de kapatabilirdim ama 16 Ağustos 2011 tarihli Hürriyet gazetesi kapatmama fırsat vermedi. DHA muhabirleri Ömür Avcı, Osman Şişko, Hayati Yalçın bildiriyor. Özetliyorum:
Trabzon’un Maçka İlçesi’ndeki tarihi Sümela Manastırı’nda 88 yıl aradan sonra geçen yıl ilk kez düzenlenen ayin ardından ikinci ayin (15 Ağustos 2011) yapılmış. Geceyi Maçka İlçesi’ndeki otelinde geçiren Fener Rum Patriği Bartholomeos, Sümela Manastırı’na giden patika yolun başına gelmiş ve manastıra yürümüş. Sümela Manastırı’na girdiği anda alkışlarla karşılanan Bartholomeos, dini ritüellerin yerine getirilmesinden sonra sunağa çıkmış ve manastırdakileri kutsamış. Bartholomeos, önce Yunanca sonra da Türkçe yaptığı konuşmasında, şunları söylemiş:
Başbakan’a şükran
“Sevgili Müslüman kardeşlerimiz. Tarihi Sümela Manastırı’nda bu sene de gelip dua etmeyi bize nasip eden Allah’a hamdolsun. Bu konuda anlayış ve hassasiyetleri için hükümetimize ve özellikle sayın Başbakanımıza, Sayın Kültür ve Turizm Bakanımıza şükranlarımızı sunmayı borç biliyoruz.”
Hırıstiyanlar Sümela Manastırı’nda Meryem Ana’nın göğe yükseldiğine inanıyorlarmış. 15 Ağustos’ta düzenlenen ayine, seksen sekiz yıl aradan sonra ilk kez geçen yıl izin verilmişti. Saat 10.15’te Bartholomeos’un manastıra girmesiyle başlayan ayin iki saat sürmüş. Sümela Manastırı’na giremeyenler için sosyal tesislerin çevresine dev ekran kurulmuş. Ekranın çevresinde biriken yabancı konuklar, mum yakmışlar, Patrik Bartholomeos’un yönettiği ayini dev ekrandan izlemişler.
Ayasofya'da namaz kılabildiğimiz zaman
Biz de teşekkür etmek istiyoruz Başbakanımıza. Ne zaman mı? Ayasofya’da ezan okunursa ve namaz kılabilirsek… (GYY'ni notu: Ayasofya'da ezan okunuyor, göstermelik namaz da kılınıyor. Arka tarafta küçük bir bölümde kılınabiliyor namaz, yıllardan beri hem de!)
Ayasofya’da ezan ve namaz dendi mi bir kısım insanlar İstanbul’da cami mi yok, sanki bütün camiler doldu taştı da Ayasofya mı dolacak gibi lakırdılar söylüyorlar. Ayasofya’dan ezan okunması, orada namaz kılınması neden önemli, isterseniz bunu benden değil; Yahya Kemal’den dinleyin: (Aziz İstanbul s. 120)
Ayasofya Camii'ni müzeye çeviren kararname!
İşte bunun için önemli Ayasofya'da ezan ve namaz. Ancak 1934'ten beri ezan sesine ve secde eden mü’minlere hasrettir Ayasofya. O artık turistik bir mekân ve program çekim yeri. Ayasofya’nın başına bunlar nasıl geldi bir de ona bakalım: 1934'te Ayasofya Camii’ni Müzeye Çeviren Bakanlar Kurulu Kararnamesi’nin metni şöyle:
“Kararname
Sayı: 2/1589
Maarif Vekilliğinden yazılan 14.11.1934 tarih ve 94041 sayılı tezkerede; Eşsiz bir mimarlık sanat âbidesi olan İstanbul'daki Ayasofya câmiinin tarihi vaziyeti itibarile müzeye çevrilmesi bütün şark âlemini sevindireceği ve insanlığa yeni bir ilim müessesesi kazandıracağı cihetle bunun müzeye çevrilmesi, çevresindeki evkafa ait dükkânların yıktırılması ve diğerlerinin de evkafça istimlâk edilmesi suretile güzelleştirilmesi ve tamiri ve daimî muhafazası masraflarına karşılık da evkafça bu sene ve gelecek seneler bütçelerinden muayyen bir para ayrılması hakkında bir karar ittihazı istenilmiş ve Evkaf Umum Müdürlüğünden yazılan 7.11.1934 tarih 153197/107 sayılı mütalâanamede, bu Camiin Bizanslılardan kalma bir eser olması hasebile hiç bir vakfı olmadığı ve her ne kadar cami olduktan sonra Sultanlar ve halk tarafından bazı gelirler bağlanmışsa da bunlardan âşâr olarak bağlanan Sultan gelirlerinin kaldırılmış olduğu ve halk tarafından bağlanan gelirler ise Kur'an okumak ve buna benzer belli ve nerede olursa olsun yapılabilir dinî emekler için olup müzeye çevrilmesi ve korunması için verilecek bir geliri bulunmadığı ve şimdiye kadar tamiri, gelirine bakmadan diğer vakıflarla bir arada yapılabilmekte olan bu bina cami olmaktan çıkınca artık buna da imkân kalmayacağı ve bütçelerinin bugünkü vaziyeti herhangi bir yardıma da yol bırakmamakta olduğu ve çevresindeki yapılardan evkafa ait olanları yıkmak ve kaldırmak elden gelirse de, ötekine berikine ait olanların evkafça satın alınmasına imkân bulunmadığı bildirilmiştir.
Bu iş icra vekilleri heyetinde 24.11.1934’te görüşülerek, camiin çevresindeki evkafa ait binaların Evkaf Umum Müdürlüğünce yıktırılarak temizlettirilmesi ve diğer binaların istimlâk, yıkma ve binanın tamir ve muhafazası masrafları da Maarif Vekilliğince verilmek suretile Ayasofya Câmiinin müzeye çevrilmesi tasvip ve kabul olunmuştur.
24.11.1934
Reisicumhur K. Atatürk
Başvekil Ad. V. M.M.V. Da. V .
İ.İnönü Ş. Saraçoğlu Z. Apaydın Ş. Kaya
Har. V. V. Maliye V. Mf. V. Na. V.
Ş. Kaya F. Agralı A. Özmen A. Çetinkaya
İkt. V. S.İ.M.V. G İ.V. Zr. V.
C. Bayar R. Saydam A. R. Tarlan M. Erkmen